9 Mayıs 2013 Perşembe

Eskişehirspor'un kaderi: Bizans Oyunlarına Mağlup Olmak!

Galatasaray'ın şampiyonluğu sonrasında sadece Eskişehir'de kutlama yapılamadı...
Bu durumu herkes eleştirdi...
Herkesin dışında bazı Eskişehirliler de eleştirdiler...
Onları herkesin dışında tutarak kınamıştım...
Dün gece oynanan ve Eskişehirspor'un Bizans zihniyeti karşısında bir kez daha mağlup olmasının ardından bu kişileri bir kez daha kınamak istedim...
Eskişehir'de Bizans zihniyetli takımların şampiyonluk kutlayamamasını "yobazlık" olarak değerlendiren sözde "medeni", gerçekte yalaka Eskişehirlileri bir kez daha kınıyorum...
***
Eskişehirspor kurulduğu günden bu yana, Bizans oyunları ile mücadele etmeye ve çoğu kez bu oyunlar karşısında mağlup olmaya alışıktır...
Biz kendimize "Neden Sadece Eskişehirspor?" sorusunu sorduğumuz vakit;
Kendimize verdiğimiz cevap her zaman şu olmuştur:
"Bizans oyunları ile kazanmaktansa, Bizans oyunlarına mağlup olmayı ŞEREF saydığımız için!"
Evet, biz sevinmek için sevmedik...
Kupalar için,
Şampiyonluklar için,
Başarılar için sevmedik Eskişehirspor'u...
Kurulduğu günden beri Bizans zihniyetinin kurduğu düzene başkaldırdığı için sevdalandık biz Eskişehirspor'a...
***
Dün gece Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda bir kez daha gördük ki;
Üç takım adına oynanan Bizans oyunlarının sonu gelmeyecek...
Bu oyunlar sürdüğü müddetçe de Eskişehirspor sevdalılarının direniş mücadelesi bitmeyecek...
Bu tür pozisyonlarda yorum yapmaktan kaçınan maç spikerinin bile çok net bir şekilde "Burada ofsayt yok!" dediği bir pozisyonda "buz" gibi golümüzü ve Türkiye Kupası'nda final oynama hakkımızı gasbettiler...
Şükrü Saraçoğlu Stadı'na çıkarken bütün hedeflerinden kopmuş olan İstanbul'un Lacivert - Sarı'lı ekibinin imdadına İstanbul Bölgesi hakemleri yetişti...
Acaba bu güne kadar Eskişehirspor'un bir maçına Eskişehir bölgesinden bir hakem verildi mi?
Bursaspor'un bir maçına Bursa bölgesinden bir hakem verildi mi?
Kocaelispor'un maçına Kocaeli bölgesinden bir hakem verildi mi?
Bu soruları çoğaltın...
Eğer bu maça Eskişehir bölgesinden bir hakem verilseydi FB yönetimi ne yapardı maçtan önce?
***
Sorduğum son soruyu Eskişehirspor Başkanı Halil Ünal'a sormayı çok isterdim...
Sezon boyu birçok hakem hatasına maruz kalan takımını bu hatalar karşısında savunmak adına bir tek kelime etmeyen Halil Ünal, bu maça İstanbul bölgesi hakemi verilmesine neden ses çıkarmadı!?
Dün gece verilmeyen golümüzü bir hakem hatası olarak nitelendirmek mümkün değil...
Bu alenen kasıtlı bir karardır...
Bu kasıtlı karar ile bir camianın umutlarının gaspedilmesine sayın Halil Ünal yine sessiz mi kalacaktır?
TFF'deki temsilcimiz efsane kaptanımız sayın Fethi Heper sessiz mi kalacaktır?
Sizler Eskişehirspor'a yapılan haksızlıklar karşısında susacaksanız oturduğunuz o koltuklar ne işe yarar?
Edindiğiniz makam ve mevkiler ne işe yarar?
Yönetim Bizans oyunları karşısında bir kez daha acziyetini ispat etmiştir...
Bu acziyet onbinlerce taraftarın hakkını gasbetmektir...
Bu sessizlik Bizans oyunlarını kabullenmektir ve bu oyunlara ortak olmaktır...
***
Dün gece oynanan maçı sadece hakemler hediye etmedi Fenerbahçe'ye...
Eskişehirspor'un attığı ilk golden sonra takımı geriye yaslayan Ersun Yanal, yedikleri golle tamamen yıkılan Lacivert - Sarılı oyunculara adeta toparlanmaları için imkan sağladı...
Düşünün;
FB'li oyuncuların o golü yedikleri andaki ruh hallerini düşünün...
Sezon başından bu yana ortaya koydukları Lig Şampiyonluğu hedefinden sapmışlar.
Lig şampiyonluğunu ezeli rakiplerine kaptırmışlar...
Taraftarlarına bir avuntu olarak ortaya attıkları Amsterdam masalı da bitmiş...
İBB karşısında aldıkları mağlubiyet adeta yıkmış onları...
Ve son umutları Türkiye Kupası için Eskişehirspor'un karşısına çıkmışlar...
ESES maçın başlarında golü bulmuş...
FB tribünlerinde adeta ölüm sessizliği var...
Son gemisini de batıran kaptan misali Aykut Kocaman yığılmış kalmış...
Sahadaki FB'li futbolcuların;
"Eyvah son umudumuzda tükendi, kupadan elendik, böyle gidersek sahamızda GS'yi yenmek bile zor" şeklinde düşüncelere kapıldıkları yüz hatlarından çok belli...
O an FB'li futbolcular bu maçı bitirmiş, GS karşısında alacakları bir galibiyet ile taraftarlarına şirin görünebilmenin hesaplarını yapıyorlar...
***
Eskişehirspor'un bu golden sonra yıkılan, dağılan rakibi karşısında daha çok baskı kurarak farklı bir galibiyet ile finale adını yazdıracağını düşünürken Ersun Yanal çıkıyor ortaya...
Takımı geriye yaslıyor...
1-0'ın üstüne yatmak için geriye çekiliyor ve vatan - millet - sakarya anlayışıyla müdafaya geçiyor...
Aslında bu taktik Aykut Kocaman'ın yapamadığını yapmak anlamına geliyordu...
Ersun Yanal takımı geriye yaslayarak FB'li futbolculara "Haydi aslanlarım daha herşey bitmedi uyanın kendinize gelin bu maçı alacaksınız" mesajı veriyordu adeta...
Öyle de oldu...
FB'li futbolcular Eskişehirspor'un geriye yaslanmasını fırsat bildi...
Daha çok topla oynadılar...
Eskişehirspır'un bu ürkek oyunu karşısında birden aslan kesiliverdiler...
Yeniden saldırmaya başladılar ve attıkları karambol golü ile adeta yeniden hayat buldular...
Eskişehirspor golü attığı anda Ersun Yanal futbolcularına "Haydin koçlarım dağıldı bunlar, saldırın koparalım bitirelim şu maçı" dese bu maçın ilk devresi en kötü ihtimalle 0-3 biterdi...
***
Bir golümüzün gaspedilmesiyle birlikte maç uzatmalara gitmiş ve uzatmalarda da beraberlik bozulmayınca iş penaltılara kalmıştı...
Uzatmaların son anlarında topa iyi vuran Tello ve Veysel'in oyundan alınması bana çok ilginç gelmişti...
Bu oyuncuların yerine alınan Servet ve Nuhiu da toplara sert vurabilen oyuncular...
Muhtemelen bu iki oyuncu penaltı kullanacak diye düşündüm...
Çünkü o dakilarda yapılan değişiklik penaltılar için yapılırdı...
Penaltılar konusunda en büyük tereddütüm Necati Ateş idi...
Daha önce penaltı kaçıran bir oyuncuydu.
Penaltı atabileceği hiç aklıma gelmeyen oyuncu ise, Causic idi...
Ne yazık ki, Ersun Yanal bunu yaptı...
Her ikisine de penaltı kullandırttı ve her ikisi de penaltıları kaçırdı...
İkisi de acemice penaltılar kullandılar ve elimize geçen son fırsatı da kullanamadık...
***
Sonuç olarak bir sezonu daha amaçsızca geride bıraktık...
Halil Ünal özellikle kulübün haklarını koruma noktasında son derece etkisiz kalmıştır...
Muhtemelen Halil Ünal, Alper için piyasa kızıştırmakla meşguldü...
Maçı ve Eskişehirspor'a yapılan haksızlıkları düşünecek vakti yoktu...
GS ve FB Alper için kıyasıya bir mücadele girmişler...
Alper'in fiyatı Halil Ünal'ın bile hayal edemeyeceği bir noktaya gelmiş...
Halil Ünal Alper'i satıp alacağı paralarla kongreye borçsuz kulüp başkanı olarak girme derdinde olmalı...
Fakat Halil Ünal şunu da unutmamalı ki, hayallerinin Bizans oyunları ile gaspedilmesine seyirci kalan bir başkanı bu taraftar asla affetmez!!!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder