Eskişehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eskişehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Eylül 2019 Salı

ESKİŞEHİRSPOR KURULDU! YAŞAYACAK MI!?

İyi niyet çok önemlidir.
Ancak bu iyi niyetin sonuçlarının da iyi olması çok daha önemlidir.
Osman TAŞ başkanlığındaki son yönetim kurulunun iyi niyetinden hiç şüphem yoktur.
Yönetim içinde yakınen tanıdığım isimlerin başında gelen, Osman TAŞ, Mehmet ŞİMŞEK, Selim DEMİRCİOĞLU, Tamer YAVUZ ve Özgür MARANKOZ gibi isimlerin Eskişehirspor sevdası ve samimiyetlerinden zerre şüphem yoktur.
Ancak geldiğimiz nokta göstermektedir ki, geçmiş dönemler ile kıyaslanamayacak kadar az da olsa camia mevcut yönetimin ya da başkan Osman TAŞ'ın bazı icraatlarının yanlış olduğunu düşünmekte ya da özellikle başkan Osman TAŞ'ın vaatlerini yerine getirmediğini dile getirmektedir.

***
Osman TAŞ bütün iyi niyeti ile büyük bir çaba sarfetmiş ancak kulübün içinde bulunduğu ve geçmiş yıllardan gelen kaos ortamı Osman TAŞ'ı da bir takım hataların içine sürüklemiştir. Alt Kurul Yedek Üye olarak bu yönetim içinde bulunmaktan hiçbir zaman pişman olmadım, bilakis gurur duydum. Buna rağmen Genel Kurul kararı alınması için de sürekli olarak çağrıda bulundum ve buna devam edeceğim.
***
Osman TAŞ sın basın toplantısında bir gazetecinin ''Camia size güvenmiyor'' şeklindeki sorusu üzerine; ''Camia bize neden güvenmiyor!? Osman TAŞ ya da yönetimi 3,5 ay gibi kısa bir sürede bu kulübü büyük bir borç yükünün altına mı soktu? Kulübün parasını mı yedi?Yanlış transfer yaparak kulübü zarara mı uğrattı?'' tarzında son derece haklı sorularla karşılık verdi. Ancak şu da bir hakikattir ki, camia hiçbir dönemde olmadığı kadar yalnızlaştırdı, sahipsiz bıraktı bu yönetimi. Olması gerekenler bile olmaz hale geldi. Bunun sebebi nedir? Camia içindeki bezginlik mi? Yıllardır yöneticilerin yaptığı yanlışlar mı? Mevcut yönetimin başarısız olması için gayret sarfedenler mi var? Bu soruların cevabını bulmak da yönetimin görevidir.
***
Bir şeyin farkına varmak lazım.
Eskşehirspor yok olmasın diye cansiperane mücadele edenlerin sayısı çok ama çok azaldı. Osman TAŞ'ın göreve geldiğinde yaptığı son derece iddialı açıklamalar ile camianın beklentileri çok üst seviyelere çıktı ve icraat döneminde bu iddialı söylemlerin bazılarının gerçekleşmemesi camiada hayal kırıklığı yarattı bunun da ötesinde büyük bir toplumsal bıkkınlık hali oluştu. Bu 3-4 aylık süreçte şahsım adına hiçbir zaman büyük beklentiler içine girmedim ve Osman TAŞ başkanın her açıklamasında ''Eyvah'' dedim.
***
Osman TAŞ başkan ile yaptığımız görüşmelerde kendisine de ilettim.
''Bu camianın Osman TAŞ'a ihtiyacı var, lütfen Osman TAŞ'a yazık etmeyin'' dedim.
Osman TAŞ'ın bir başkan olarak çok faydalı olacağına gerçekten inandım. Ancak büyük bir kaos ortamının dibine kadar çöken bir camiada çok iddialı sözler ederseniz ne yazık ki sonu hüsran olur. Tanıyabildiğim kadarıyla cebindeki son kuruşu dahi Eskişehirspor için harcayabilecek bir adam Osman TAŞ. Ben cebindeki paradan çok zihnindeki fikirler ve kalbindeki ESES sevdası ile ilgilendim. Aklı selim bir yol izlenirse, Osman TAŞ kafasındaki projeleri Mehmet ŞİMŞEK, Selim DEMİRCİOĞLU, Tamer YAVUZ ve Özgür MARANKOZ (Burada sadece yakınen tanıdığım isimleri zikrediyorum, yönetimde bulunup da yakınen tanımadığım arkadaşlardan özür dilerim.) gibi dürüstlüğünden, samimiyetinden ve yüreklerindeki ESES sevdasından zerre şüphemiz olmayan bir ekiple yavaş yavaş hayata geçirmeye çalışırsa çok güzel işler çıkartılırdı.
***
Sonuç olarak yolun başında beklentiler çok yüksek olunca camianın bıkkınlığı ve bezginliği dolayısıyla da yönetim karşıtı bir tavır takınması kaçınılmaz oldu. Şu an camiada azımsanmayacak bir kesim Olağanüstü Kongre istiyor. Kongre olursa ne olacak!? Değişen hiç bir şey olmayacak. Kulisler yapılacak, bazı isimler ortalıkta dolaşacak. Birileri kongre salonunda esip gürleyecek ama sonuçta çeşitli bahaneler ortaya atılarak kimse liste falan çıkartmayacak. Osman TAŞ bu durum karşısında yenilediği listesi ile bir gürültü patırtı çıkmadan tek liste ile işine devam edecek. Yani güven tazeleyecek.
***
Benim Genel Kurul istemekteki tek amacım mevcut yönetim kadrosunun yapılacak yeniliklerle güven tazelemiş bir şekilde görevine devam etmesidir.
Bu durumun alternatifi sadece ve sadece bir ''Milli Mutabakat Yönetimi''dir.
Nasıl olacak!?
Hatta neden böyle bir yönetim oluşturulmalı sorusuna cevap vermek gerek öncelikle.
Hepimiz kentimizin ileri gelenlerinin, sanayici ve tüccarlarının yöneticilere güvenmediğini dillendiriyoruz. Doğrudur. Bir güven ortamı olsaydı kentin en büyük marka değeri Eskişehirspor bu kadar sahipsiz kalmazdı. Hem Türkiye genelinde hem de dünya genelinde söz sahibi olan sanayici ve tüccarları olan bir kent bu duruma düşmezdi...
***
O halde ben Genel Kurul tarafından göreve getirilen hiçbir yöneticiye güvenmeyenleri Eskişehirspor'u yönetmeye davet ediyorum. Buyrun hodri meydan diyelim. Siz bize güvenmiyorsanız biz size güvenelim. Şirketlerinizi, kurum ve kuruluşlarınızı nasıl başarıyla yönetiyorsanız buyrun gelin Eskişehirspor'u da aynı başarıyla yönetin. Yazımın sonunda temsili bir YÖNETİM KURULU LİSTESİ yayınlıyorum. Valiliğimiz başta olmak üzere tüm belediyelerimiz, sanayi, ticaret, esnaf ve meslek odalarımız, sivil toplum kuruluşlarımız...
Gelin hepiniz bir araya gelin ve Eskişehir kentinin en büyük marka değerine sahip olan Eskişehirspor'u YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR haline getirin.
***
Son zamanlarda taraftarlarımızın sosyal medya üzerinden ısrarla göreve davet ettiği Büyükşehir Belediye Başkanımız sayın Yılmaz BÜYÜKERŞEN yine aynı uyarıyla karşılık verdi bu ısrarlı davetlere: ''Bu iş böyle olmaz. Şirketleşin!'' 
Evet son derece doğru. Bu yönetim sistemi ile bazı şeylerin yanlış gittiği ortada. Şirketleşelim ama gelin birlikte yapalım. Siz bu şehrin abisi olarak bir önderlik edin. ''Eskişehirspor nasıl kurtulur'' konu başlığı altında bir seri toplantılar yapın ve kurtarın şu takımı. Cebinizden ya da belediye kasasından 5 kuruş harcamadan sayın valimizle de işbirliği yaparak yıllardır dile getirdiğiniz ve camia tarafından da kabul gören o yönetim tarzını getirin lütfen!
***
Bizim yörükler ''Lafın fazlası aptala söylenir'' derler.
Sözü fazla uzatmadan Cumhuriyetimizin kurucusu Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Eskişehirliler için söylediği şu sözleri hepimiz bir kez daha anımsayalım:
''Eskişehir halkı, seçkin özelliklerle bezenmiş bir halktır!''
15 Ocak 1923
Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk

***
Aşağıda paylaştığım Yönetim Kurulu Listesi tamamen hayal Ürünüdür. Eskişehirspor'un kurtuluş reçetesi olarak gördüğüm bu MİLLİ MUTABAKAT YÖNETİMİ'nin gerçekleşmesine dönük zerre umudum olmasa da umut dünyası deyip sizlerle paylaşıyorum...

BAŞKAN: Prof. Dr. Fethi HEPER

BAŞKAN VEKİLİ: Valilik
BAŞKAN VEKİLİ: Büyükşehir Belediyesi
BAŞKAN VEKİLİ: Tepebaşı Belediyesi
BAŞKAN VEKİLİ: Odunpazarı Belediyesi

GENEL SEKRETER: Osman TAŞ
GENEL SEKRETER YARDIMCISI: Selim DEMİRCİOĞLU

MALİ ASBAŞKAN: Mehmet ŞİMŞEK

BAŞKAN YARDIMCISI: Umut CUMALI
STADYUMDAN SORUMLU

TEKNİK ASBAŞKAN: Deniz YILMAZ
TARAFTARDAN SORUMLU
TEKNİK ASBAŞKAN: İlhan KISMET
TARAFTARDAN SORUMLU

ASBAŞKAN: Engin ÖZTÜRK
HALKLA İLİŞKİLERDEN SORUMLU

ASBAŞKAN: ESKİŞEHİR BAROSU
HUKUK VE TFF İŞLERİNDEN SORUMLU

ASBAŞKAN: SANAYİ ODASI
DIŞ İLİŞKİLERDEN (UEFA FİFA Vb) SORUMLU

ASBAŞKAN: ESKİŞEHİRSPORLU PROFESYONEL FUTBOLCULAR DERNEĞİ
ALTYAPIDAN SORUMLU

ASBAŞKAN: TİCARET ODASI
İDARİ İŞLER VE TESİSLERDEN SORUMLU

ASBAŞKAN: Özgür MARANKOZ - Tamer YAVUZ
AR-GE & SOSYAL İŞLERDEN SORUMLU

ASBAŞKAN: ESKİŞEHİR ESNAF ODASI
EĞİTİM VAKFI VE İKTİSADİ İŞLETMEDEN SORUMLU

ASBAŞKAN: ESKİŞEHİR TABİPLER ODASI
FUTBOLCU SAĞLIĞINDAN SORUMLU

12 Aralık 2018 Çarşamba

''YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR'' için Taksitli Üyelik Kampanyası

Eskişehirspor camiasında yaşanan son olaylar bize bir kez daha gösterdi ki, Eskişehirspor'un tek sahibi Eskişehirspor sevdalılarıdır.
Yıllardır her türlü fedakarlığa katlanan Eskişehirspor sevdalıları Eskişehirspor'un yaşaması için olağanüstü bir mücadele ortaya koydu ve bu mücadeleyi tüm hızıyla sürdürüyorlar.
Kapı kapı dolaşıp para toplamaktan tutun da hazırlık maçına bile para ödeyerek girmeye kadar yapmadıkları fedakarlık kalmadı neredeyse.
***
Bugün Türk futbolunun içine düştüğü berbat durumdan dolayı bir çok köklü takım yok olup giderken Eskişehirspor, efsane taraftarının olağanüstü mücadelesi ile yaşamaya devam ediyor.
Gelinen son noktada takımın mutfak masraflarından tutun da deplasman masraflarına kadar tüm masrafları Eskişehirspor sevdalıları kendi imkanları ile topladıkları paralarla karşılıyorlar...
Cebindeki son 3 lirasını kulübüne bağışlamak için sıraya giren boyacı çocuktan tutun, kredi kartına otomatik ödeme talimatı verenlere kadar muazzam bir mücadelenin içinde olan Eskişehirspor sevdalıları tüm olumsuzluklara rağmen takımlarını yaşatmayı başarıyorlar.
***
1965'ten bu yana Türk futbol tarihinde bir çok ilke imza atan ve futbol oyununu tribünlerde yaptıkları gösterilerle Türk halkına daha çok sevdiren Eskişehirspor sevdalıları için son noktaya gelinmiştir. Bu son nokta Eskişehirspor takımının tek sahibinin Eskişehirspor sevdalılarının olduğunun tescillenmesidir.
Nasıl olacak bu tescilleme!?
Tabii ki tüm Eskişehirspor sevdalılarının kulübe üye olmasıyla.
Son dönemde Halil Ünal yönetimince üyeliklerin ünündeki tüm engeller kaldırıldı. Ancak bu yeterli olmadı. Beklenen üye kayıt sayısına ulaşılamadı.
Bunun tek sebebi de taraftar profilinin büyük çoğunluğunun gelir düzeyinin düşük olması ve 740 TL tutarındaki giriş aidatı ve 1 yıllık aidat toplamının tek seferde ödenmesinin mümkün olmamasıdır.
***
Büyük çoğunluğu 1600 - 2500 TL arasında gelire sahip olan taraftarların büyük çoğunluğu için bu 740 TL'yi bir seferde ödemek mümkün olmuyor.
Bu durumu göz önünde bulundurarak kulüp yönetimi ve icra kurulu TAKSİTLİ ÜYELİK kampanyası başlatmalıdır. Bu kampanya makul bir şekilde yapıldığı vakit Eskişehirspor'un 2 yıl içinde 5000 üyeye ulaşması ihtimali çok yüksektir.
Taksitli üyelik kampanyası nasıl olmalı!?
Ayda 70 TL ödeme yapılacak ve 12 ay sonunda 840 TL tahsil edilmiş olacak.
Geçmiş yönetimlerce konulan KOTA ve REFERANS gibi engeller ortadan kalkmışken bu kampanya bir an evvel başlatılmalı.
***
Bu kampanya herhangi bir aracı kurum olmadan, Taraftar dernekleri, Taraftarlar Birliği ve Taraftar gruplarımızın vereceği lojistik destekle yürütülmelidir. Yani kulübümüze üye olan vatandaşın verdiği her kuruş kulübümüzün kasasına girmelidir.
Maç günlerinde stad önüne standlar kurularak, ESstore'dan, kentin işlek yerlerine kurulabilecek standlardan kayıtlar ve aylık tahsilatlar yapılabilir.
Sistemin oluşturulması detaylandırılması konuşulur tartışılır ve mutlak surette olumlu bir sistem kurulur.
Kulüp kapanma noktasına gelmeden ya da siyasi unsurların eline geçmeden bu kampanya mutlaka yapılmalı ve Eskişehirspor sevdalılarının tamamı kulüp üyesi olmalıdır.
***
Taksitli Üyelik kampanyası ''Eskişehirspor Halkın Takımıdır'' söyleminin içinin doldurulmasıdır.
Tribünleri doldurup, kongre salonlarına giremeyen Eskişehirspor sevdalıları için son fırsattır.
Eskişehirspor'u sevdiğimiz kadar sahip çıkamadığımız gerçeğinin tarihe karışması için bir fırsattır.
Bu önerimiz sonrasında ''Yapılmalı mı yapılmamalı mı'' tartışması yerine ''Nasıl yapılmalı'' tartışması yapılmalı ve gerekirse kentimizin üniversitelerinden, ticaret ve sanayi odalarından da sistemin oluşturulması noktasında destek alınarak bir an önce bu sistem başlatılmalıdır.

5 Kasım 2018 Pazartesi

5 Liraya YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR!

Bir türlü başarılı olunamıyordu.
Eskişehir'de uzun zamandır süren Eskişehirspor'u kurma çalışmaları bir türlü neticelenmiyor, sürekli bir sıkıntı çıkıyordu.
Kentin ileri gelenleri bu işi başarıyla sonuçlandıracağına inandıkları Dr. Aziz BOLEL'e bir kaç gitmişler ancak ondan da olumlu cevap alamamışlardı.
Bir sabah beklenen oldu.
Asle Muğla - Fethiyeli olan Dr. Aziz BOLEL ''Yaşadığım kentin takımı için ben de bir şeyler yapmalıyım'' dedi ve kısa bir süre sonra BOLEL'in ''Eskişehir'de bir fabrika kurar gibi Eskişehirspor'u kuracağız'' sözleri arasında Eskişehirspor kurulmuştu.
Anadolu semalarının beklenen yıldızı parlamış, mahzun yüreklerde Kırmızı Şimşekler çakmaya başlamıştı.
***
Eskişehirspor kısa sürede tam bir halk hareketine dönüştü.
Aziz BOLEL ve arkadaşlarının önderliğinde başlayan bu halk hareketi Türkiye'nin futbol tarihini alt üst eden bir hareket haline dönüştü.
7'den 70'e bütün Eskişehir halkı takımına sahipleniyordu.
Kadın - erkek, çoluk - çocuk!...
Herkes bir işin ucundan tutuyor ve Eskişehirspor'u 10 yıl gibi kısa bir zamanda yaşayan efsane haline getiriyorlardı.
Artık Eskişehirspor sadece Eskişehir'in takımı olmaktan çıkmış, bütün Türk milletinin gönlüne taht kurmuştu.
Türkiye'de ilk defa FB, GS ve BJK takımları dışında bir takımın Anadolu'nun bir çok kentinde taraftarları vardı. Eskişehirspor artık ANADOLU YILDIZI olmuştu.
***
Eskişehirspor tüm Türkiye'nin sevgilisi olmanın ötesinde oynadığı futbol ve kazandığı başarılar ile Avrupa'da da adını duyurmuş büyük bir futbol takımı haline gelmişti.
Bugünlere geldiğimizde ise bizler, yani Eskişehirspor sevdalıları stadyum önünde 5 Liralık makbuzlarla kulübümüzü yaşatmak için büyük bir mücadele veriyoruz.
200 Milyonu aşkın borç batağına saplananve bütün gelirleri temlik altında olan kulübümüzü stada maç izlemek için gelen ESES sevdalılarından toplayacağımız 5'er liralarla ayakta tutmaya çalışıyoruz!
YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR idealimizi 5 Lira ile gerçekleştirmeye çalışıyoruz.
Hayal mi!?
Evet belki bir çok kişiye göre hayal olabilir!
Ancak bu bizim için verdiğimiz büyük savaşın bir cephesi!
***
Stadda görev yapan polislerimizin bile ''Eskişehirspor yaşamalı arkadaş, bana da kes 4 tane makbuz!'' diyerek bizim bu mücadelemize destek vermesi, stad çevresinde dolaşan bir çocuğun ''Abi ben de 3 lira var, 3 liralık makbuz yok mu!?'' demesi bu sevdalı yüreklerin verdiği savaşa güç katmaktadır ve mücadelemizi daha da büyütmektedir.
5 Lira!..
Kimi yerde çay bile vermiyorlar!
Bir paket cıgara bile alamazsınız artık bu parayla!
Bu parayla sahip olamayağımız bir çok şey olabilir ancak bu kadarcık parayla YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR ülkümüzün hayat bulmasında, gerçekleşmesinde önemli bir pay sahibi olabilirsiniz!
***
Neden 5 Lira!?
''Türkiye'nin en çok sevilen takımı olan Eskişehirspor kendi kentinde bu kadar mı acziyet içine düştü!?'' diye düşünebilirsiniz!
Evet!
Ne yazık ki, bu kadar zor durumdayız ama acziyet içinde değiliz.
Bir halk hareketi olarak Türk futbol tarihindeki yerini alan Eskişehirspor yine bir halk hareketi ile yaşam mücadelesi veriyor ve bu mücadeleyi kazanacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın!
Eskişehir kentinin ileri gelen zevatı, zengini umursamasa da biz varız.
Atatürk'ün ''Eskişehir halkı üstün özelliklere sahip bir halktır!'' sözleriyle övdüğü Eskişehir halkı yaşayan bir efsane haline getirdiği Eskişehirspor'u geleceğe taşımasını da bilecek kudrete sahiptir.
***
Osmanlıspor maçında stad önünde başlayan 5TL kampanyası için arkadaşlarımız bu hafta ve her hafta şehrin tüm cadde ve sokaklarında çalışmaya devam edecekler.
Sokak sokak, cadde cadde, dükkan dükkan gezilecek.
Bir kaç zenginin verebileceği miktarda bir parayı onbinlerce Eskişehirspor sevdalısından tek tek toplayacağız.
Eskişehirspor yaşasın diye gırtlak patlatan sevdalılar Eskişehirspor yaşasın diye yürekjlerini de patlatırlar!
Bundan kimsenin şüphesi olmasın!
***
Bugüne kadar içinde bulunduğumuz berbat durumdan kurtulabilmek için insanüstü bir çaba sarfeden bütün Eskişehirspor sevdalılarına teşekkür ederken, Murat Diri ve Erkan Koca'ya özellikle teşekkür etmeden geçmek büyük haksızlık olacaktır.
Evet herkes elinden geldiğince bir şeyler yapmanın derdine düştü ama Murat Diri ve Erkan Koca öyle bir noktaya geldiler ki ellerinden gelmesi mümkün almayanı da yapmayı başardılar.
Aylardır gece gündüz demeden toplantılar düzenlediler, toplantılara katıldılar, işadamlarına, siyasetçilere ziyaretlere katıldılar. Bir çoğumuz hiç destek olamadık uzaktan dualarımızla destek olmaya çalıştık, bir çoğumuz da birine katıldık üçüne katılamadık.
Murat Diri ve Erkan Koca ise günlerinin her saatini Eskişehirspor için harcadılar.
Allah razı olsun. Allah emeklerini boşa çıkarmasın...
***

BİZİM ÇOCUKLAR!
Bugün Bizim Çocuklar için de bir şeyler söylemek gerekli.
Biz onlara Bizim Çocuklar derken sadece Eskişehirspor'un altyapısından yetiştikleri için ya da çoğunun Eskişehirli olmasından dolayı Bizim Çocuklar demedik.
Bizden oldukları için Bizim Çocuklar dedik!
Bizim gibi ESES sevdalısı, bizim gibi mücadeleci, bizim gibi hırslı, bizim gibi azimli oldukları için Bizim Çocuklar dedik.
Zaman zaman eleştirdik, çünkü biz onlardan bu şanlı formanın onurunu kurtarmalarını istedik.
Zaman zaman bu kutsal görevi kavrayamamış olsalar da son iki maçta olduğu gibi bu kutsal görevi tam olarak özümsemiş bir şekilde mücadele etmelerini istedik.
Hep böyle devam edin çocuklar!
Barlarda kafelerde eğlenmek gezmek tozmak sizin de hakkınız.
Ancak şu an bir seferberlik görevindesiniz.
Kutlu bir görev!
Onbinlerce sevdalı yüreğin umutları size bağlanmış durumda.
Artık sevincimizde sizsiniz kederimiz de sizsiniz!
Siz son 2 maçta verdiğiniz mücadeleyi her maçta verin bu onbinlerce sevdalı yürek sizin hakkınızı mutlaka teslim edecektir. Bundan şüpheniz olmasın.

YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR!
YAŞASIN YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR MÜCADELEMİZ!

30 Ekim 2018 Salı

Eskişehir'den Van'a BİR İNSANLIK ÖYKÜSÜ...

İyi bir Ülkücü olabilirsiniz...
İyi bir Devrimci de olabilirsiniz...
Ya da iyi bir Atatürkçü, iyi bir Kemalist de olabilirsiniz...
İyi bir dindar, iyi bir tarikat ehli falan da olabilirsiniz...
İyi bir politikacı,
İyi bir bürokrat,
İyi bir belediye başkanı,
İyi bir milletvekili falan olmak da mümkündür...
Azmederseniz zor işler değil bunlar.
Kolaydır makam mevki sahibi olabilmek.
Okuyup öğrenirseniz her şeyin en iyisi olmanız mümkündür...
***
Zor olan bir tek şey vardır!
İYİ BİR İNSAN EVLADI OLABİLMEK!..
Zor iştir insanın yüreğini, gönlünü iyiliklerle donatması...
Çünkü iyiliklerin karşılığı yoktur.
Size dua ve güzel temennilerden başka hiçbir şey kazandırmaz.
İnsanların yüzündeki tebessümlerden haz alabilirseniz iyi insan olabilmenin en büyük armağanı o minik mutluluk pırıltılarıdır...
Bütün dinlerin kutsal kitaplarında ''Allah iyilik yapanları sever''...
Dinsizlerin de en önemli kuralı ''İyi insan olmaktır''
Durum vaziyeti böyleyken bile iyi insanların sayısı her geçen gün azalıyor ne yazık ki...
***
İşte bu iyi insanlardan bir kaç tanesi iyi bir iş çıkardılar 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda...
Kim bunlar!?
Bu iyi insanların ortak paydası Eskişehirspor sevdası...
Belki her biri farklı bir ideoloji ve inanç kültürüne sahip ama hepsi Eskişehirspor sevdalısı.
Ankara'daki üniversitelerde öğrenim gören gençlerin bir araya geldiği ÜniESES - Ankara temsilciliğ mensubu bu genç iyi insanlar yüreklerindeki iyilik meşalesinin aydınlığını Van'ın Özalp ilçesine bağlı Boğazkesen Köyü'ne kadar ulaştırdılar.
Başlattıkları bir kampanya ile topladıkları kitapları bu köyün okulunda kurdukları kütüphaneye kendi elleriyle yerleştirdiler...
Sadece bir kütüphane mi kurdu bu gençler!?
Elbette hayır!..
***
Van'ın Özalp ilçesine bağlı Boğazkesen Köyü okulunda kurulan kütüphaneye bir şehidimizin adını vererek yüreklerindeki Vatan-Millet-Bayrak sevdasının da bir meşalesini yaktılar.
Eskişehirli ve Eskişehirspor sevdalısı Şehit Binbaşı Mithat Dunca'nın adı artık sonsuza kadar yaşayacak!
O kitapların içindeki her harf okundukça şehidimizin ruhu huzura erecek.
O şehidimizin adıyla büyüyen evlatlarımız Vatan, Millet, Bayrak sevgisiyle ülkemizin geleceğine ışık tutacaklar...
Şehidimizin arkasından sosyal medyada ağıtlar yakan, süslü cümleler ile daha ''layk'' alma derdine düşen tatlı su milliyetçilerine ne güzel bir ders vermiş şu ''Bizim Çocuklar''...
Şehide saygı böyle olur!
Şehide vefa böyle olur!
Şehit böyle ölümsüzleştirilir!
Sosyal medya milliyetçiliği değil bu!
Sapına kadar harbi MİLLİYETÇİLİK budur işte!!!
***
Dedik ya iyi insan olmak zor zenaattir!
İyi insan olabilmeyi başaranlar ise hep iyi işler yaparlar.
Karşılık beklemeden.
Makam mevki derdine düşmeden.
Toplanan yardımları rantiyeye dönüştürmeden.
Bir kaç iyi insan bir araya gelir ve sessiz sedasız insanlık tarihinin önemli fetihlerinden birine imzayı atıverirler...
Yürekleri fethederler.
Gönüllere girerler.
Umutsuz yüreklerin yüzünde tatlı bir tebessüm oluverirler...
***
Ankara - ÜniESES'i yürekten kutluyorum.
Sağolun çocuklar!
Varolun gençler!
Atatürk'ün Cumhuriyet'i, Atatürk'ün Türkiye'si sizlerle sonsuza kadar varolacaktır!
Bu Cumhuriyet,
Bu Türkiye,
Sonsuza kadar varolsun diye, sizler varolun çocuklar!
Hepinizi o güzel yüreklerinizden, o iyilik dağıtan ellerinizden öpüyorum gençler...
YAŞASIN CUMHURİYET!
YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR!

2 Ekim 2018 Salı

Ekmeğini yediği kente ihanet etmeyen adam: Dr. M. Aziz BOLEL

9 Mayıs 1965 tarihinde oynanan bir ulusal maçta Türk Milli Takımı, Bulgaristan'a 4-1 mağlup olmuştu.
Bu yenilgi, Türk futbolunda bir çok devrimi gerçekleştiren Eskişehirspor'un doğuşunu müjdeliyordu.
Aslen Muğla - Fethiyeli olan ve lise tahsilini bitirdikten sonra Eskişehir'e yerleşen bir ailenin evladı olarak ömrünün sonu kadar Eskişehir'de yaşayan Dr. M. Aziz Bolel, Türk Milli Takımmı'nın bu ağır yenilgisine çok üzülmüştü.
Eskişehir'de uzun zamandır devam eden ve bir türlü başarıya ulaşamayan ''Eskişehirspor''u çalışmaları sırasında kendisinden yardım ve destek istenmesine hep olumsuz cevap vermişti.
***
Eskişehir'in ileri gelenleri kentteki futbol potansiyeline güvenerek kentin adını taşıyan bir futbol takımı kurmak için geceli gündüzlü çalışıyor, ancak yeterli maddi destek sağlanamadığı için bir türlü nihai hedefe varılamıyordu.
Yunus Emre'yi Tanıtma ve Yaşatma Derneği'nde başkanlık, bir çok dernekte de yöneticilik yapan, Eskişehir Belediye Meclis üyeliği ve Belediye Meclisi Başkan Vekilliği görevlerinde de bulunan Dr. M. Aziz Bolel'in hem maddi katkılarına hem de yöneticilik alanındaki tecrübelerine çok ihtiyaç vardı.
Defalarca kendisine bu yönde yapılan teklifleri, ''Ben futboldan anlamam, benim işim avcılık. Şiir yazarım, dernekçilik yaparım, yazı yazarım ancak futboldan anlamam. Bir insanın anlamadığı bir konuda başarılı olması kuvvetli bir ihtimal değildir'' diyerek geri çevirmişti.
***
Bulgaristan'ın Sofya kentinde oynanan maçta Türkiye'nin aldığı 4-1'lik mağlubiyet onu çok üzmüştü.
Atatürk ilkelerine ve Türk Milliyetçiliği davasına gönülden bağlı olan Bolel, Türk Milleti'nin her alanda olduğu gibi futbolda da daha ileri seviyelerde olması gerektiğini düşünmeye başlamıştı.
Her fırsatta futboldan anlamadığını söyleyen Dr. M. Aziz Bolel'in aklında artık sadece futbol vardı.
Türkiye'de futbolun gelişmesi gerekliydi ve kendisinin de buna katkı sağlamasının elzem bir durum haline geldiğini görmüştü.
O gece uykuları kaçmıştı.
Eskişehir kentinin adını taşıyan bir futbol takımı kurulması fikri iyiden iyiye beynini sarmıştı.
***
O gecenin sabahına uyandığı vakit Dr. M. Aziz Bolel kararını vermişti.
Eskişehir'de doğmayan  ancak, yıllardır Eskişehir'in ekmeğini yiyen, suyunu içen havasını soluyan bir Eskişehirli olarak kendisinden istenen desteği sonuna kadar verecekti.
''Yıllardır ekmeğini yediğim bu kentin takımı için ben de bir şeyler yapmalıyım'' dedi ve o gün verilen bu karar Türk Futbolu'nda bir ''Yaşayan Efsane'' olan Eskişehirspor'un doğuşunun kararıydı.
Merhum Bolel, bu kararını takım kurma çalışmasını yürüten ekibe bildirdiği anda adeta bir bayram havası esmişti.
Uzun zamandır aranan hem maddi destek sağlanmış,  hem de yöneticilik alanındaki  en büyük eksikliklik giderilmiş oldu. Dr. M. Aziz Bolel, Eskişehirspor'un kurucu başkanı oluyor ve Türk Futbolu'nde bir çağ kapanıp, yeni bir çağ açılıyordu.
***
''Yıllardır ekmeğini yediğim bu kentin takımı için ben de bir şeyler yapmalıyım''
Bu söz bugün de çok büyük bir önem arzetmektedir.
Muğla - Fethiyeli Dr. M. Aziz Bolel'in bu sözleri sonrasında doğan ve tüm Anadolu insanının gönlünde bir AŞK MEŞALESİ olarak yanan Eskişehirspor'un bugün içine düştüğü sahipsizlik, bu sözlerden utanmalıdır!
Ekmeğini yediği,
Havasını soluduğu,
Suyunu içtiği kente karşı görevini yerine getirmeye and içen bir başkan ve Onun sayesinde kurulan Eskişehirspor'un yıllardır ekmeğini yiyip, tükettikleri Eskişehirspor'u sahipsiz bırakan yöneticiler bu sözlerden utanmalıdırlar!
***
Eskişehirspor'u tüm Anadolu'da Eskişehir kentinin simgesi haline getiren, Eskişehir kentinin en büyük markası haline getiren bu sözlerden bu simgeye, bu markaya sahip çıkmayan;
Belediye başkanları,
Milletvekilleri,
İşadamları,
Esnafı,
Ve duyarsızlıkta sınır tanımayan cümle Eskişehir halkı utanmalıdırlar!
Dr. M. Aziz Bolel ve arkadaşlarının ''Tek kuruş parası, bir tek forması, bir meşin topu dahi olmadan'' kurarak tüm dünyaya tanıttıkları, bırakın Anadolu'yu dünyanın bir çok kentinde Eskişehirspor hayranlığı oluşturdukları bir takımı bu denli sahipsiz ve zor durumda bırakan herkes utanmalıdır.
***
Bugün Eskişehirspor'un içine düştüğü buhrandan çıkması için ellerinden gelen gayreti gösteren binlerce Eskişehirspor sevdalısı merhum kurucu başkanımız Dr. M. Aziz Bolel'in bu sözlerine sahip çıkmış, bu ruhun takipçisi olmuş, ancak bu da yeterli olmamıştır.
Her ne kadar zorlu bir mücadele sonrasında kulüp lisansı alınmış da olsa, Ocak 2019'da açılacak olan ara transfer döneminde yine büyük sıkıntılar yaşayacağız.
Bu sıkıntıların aşıulmasında tek çözüm bu ''YAŞAYAN EFSANE''nin doğuşunu müjdeleyen bu sözler olacaktır.
''Yıllardır ekmeğini yediğim bu kentin takımı için ben de bir şeyler yapmalıyım''
Milletvekilleri, Belediye Başkanları, Valimiz ve Kaymakamlarımız, Meslek Odaları başkanlarımız, Sanayicilerimiz, Esnafımız...
Hasılı kelam Eskişehir kentinin ekmeğini yiyen her kim varsa;
yıllar önce söylenen bu sözleri tekrar etmeli ve Eskişehirspor'un içine düştüğü bu darboğazdan çıkması için üzerine düşeni yapmalıdır.
Bir kere daha diyoruz ki;
''Yıllardır ekmeğini yediğim bu kentin takımı için ben de bir şeyler yapmalıyım''

24 Eylül 2018 Pazartesi

Taraftar Sizinle, Güç Sizde, Fırsat Elinizde. BİRAZ DAHA GAYRET ÇOCUKLAR!

Bizim Çocuklar dedik...
Çünkü, bizim kentin çocukları...
Bizim mahallenin,
Bizim semtin çocukları.
Transfer tahtamız kapanmasa belki bir çoğunu hiç tanımayacaktık.
Adlarını bilmeyecektik.
''Her şerde bir hayır vardır'' düsturu bir kere daha tecelli etti ve hepimizin içini kaplayan karamsarlık genç oyuncularımızın elde ettiği başarılar ile içimizde umutlar yeşerdi...
Bu Yeterli mi!?
ASLA!
Sadece genç futbolcularımız değil, tüm camia olarak yıllardır çaba sarfettiğimiz YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR ülkümüzün gerçekleşmesi için önümüzde büyük bir fırsat var.
Bu fırsatı çok iyi değerlendirmeliyiz.
Kravatlılardan, atkılılara kadar...
Formalılardan, sokaktaki vatandaşa kadar...
Hepimiz bir seferberlik bilinci içinde bu büyük mücadeleye katkı sağlamalıyız...
***

#BİZİMÇOCUKLAR'a...

Bizim Çocuklar!..
En iyi oynayanından en vasat oynayanına kadar, hepiniz hayatınızın fırsatını yakaladınız.
Tüm Eskişehirspor sevdalılarının umutlarının tükendiği bir anda sizler tükenen umutlarımızı yeşerttiniz.
Karamsarlık duygularımıza umut ışığı oldunuz.
Sadece bedenlerinize değil, yüreklerinize giydirdiğiniz o kutsal forma ile sahada akıttığınız ter ile tüm Eskişehirspor sevdalılarına can verdiniz.
Böylesi umutsuz bir ortamda sizin mücadeleniz karşısında sizlere övgüler yağdırmaktan kendimizi alamıyoruz.
Ancak bu övgülerimiz sizleri rehavete sokmasın!
Bir profesyonelin en büyük düşmanı taraftarın aşırı övgüsü karşısında rehavete girmek, daha da kötüsü ''havaya'' girmektir.
Henüz yolun başındasınız ve yolun başında kendinizi yok etmeyin!
Yeni Eskişehir Atatürk Stadı'nda oynadığınız maçlarda bizlerin de desteği ile yenilmez armada oldunuz!
Ancak deplasmanlarda rakiplerinizden fark yemekten kurtulamıyorsunuz.
Sizin gücünüz bu değil!
Siz çok daha iyilerini başarabilecek, deplasmanlarda bile rakiplerinizi dize getirebilecek güce sahipsiniz.
***
Unutmayın, Eskişehirspor'u ''YAŞAYAN EFSANE'' yapan ağabeylerinizde sizin gibiydi.
Bu kentin çocuklarıydı.
Bizim mahallenin,
Bizim semtin çocuklarıydı onlar da...
11 kişilik kadronun 9'u henüz üniversite öğrenimi gören sizin yaşınızdaki ''Çocuklar''dı...
Yeni Eskişehir Atatürk Stadı'ndaki güç sizindir.
Sizin bu gücünü sizlere anımsatan binlerce sevdalı yüreğin seslerini duyamasanız da deplasmanlarda da onların duaları sizinle.
Umutlarımız sizinle birlikte her deplasmana koşturuyor.
Siz kendi sahamızdaki gücünüzü deplasmanlara da taşımaya MECBURSUNUZ!
Koca bir kentin yükünü omuzlarınıza aldınız.
Bu yükü başarıyla taşırsanız, bitiş noktasına geldiğinizde kazanan siz olacaksınız.
Rehavetten uzak kalın!
Yükünüzün manevi ağırlığını her zaman yüreğinizde hissedin!
Ve en önemlisi de;
GÜCÜNÜZÜ FARKEDİN!
***

YÖNETİCİLERİMİZE...
Şunu hiç bir yöneticimiz unutmamalıdır ki;
Eskişehirspor bugün tamamen yönetim hataları ile bu noktaya geldi.
Ne var ki; Eskişehirspor sevdalıları her zaman olduğu gibi böylesi kritik bir dönemde suçlu arama derdine düşmeyecek.
İçine düştüğümüz bu durumdan kurtulmak için yöneticilerimize her türlü destek verilmektedir ve verilmeye devam edilecektir.
Mevcut kadromuz bizleri mutlu etse de Eskişehirspor'un hedefi her zaman ''EN İYİSİ'' olmalıdır.
Ocak ayına kadar transfer tahtamızın açılması için sadece mevcut Yönetim Kurulu ve Kulüp Başkanımız değil, bu duruma düşmemizde pay sahibi olan tüm başkan ve yöneticilerimiz ellerinden geleni yapmalıdır.
Tribünlerde, farklı siyasi görüşlere, farklı inançlara, farklı yaşam biçimlerine mensup onbinlerce Eskişehirspor sevdalısı ''Eskişehirspor ortak paydası'' etrafında ''TEK YÜREK'' olabiliyorsa, tüm eski/yeni yöneticilerimiz de en azından Ocak ayına kadar bu ortak sevda etrafında bir araya gelebilmelidirler.
Eskişehirspor sevdalılarının bunu sizlerden istemeye hakkı vardır!
Ocak ayına kadar tüm yöneticilerimiz güç birliği içinde çalışmalı ve sorunsuz bir şekilde transfer tahtası açılmalıdır!
***

ESKİŞEHİRSPOR SEVDALILARINA...
Bütün Türkiye bizi konuşuyor!
Yeni Eskişehir Atatürk Stadı'ndan yapılan naklen yayınlarda TV spikerleri nerdeyse maçtan çok bizleri anlatıyor.
Hatta iş öyle bir boyuta geldi ki, başka takım taraftarlarından bizim ortaya koyduğumuz güzelliklerin içinde olabilmek için stadımıza geldiklerini bile biliyoruz.
Yeterli mi!?
ASLA!
Biz daha iyisini yapabileceğimizi çok iyi biliyoruz.
Tüm Türkiye'nin bizi konuşması bize yetmez.
Bizi tüm dünya konuşmalı!
1965'ten bu yana Türkiye'nin en tutkulu futbol şehri olma ünvanını elimizde tutuyoruz.
Bu ünvan bizi rehavete sokmamalı ve her geçen gün çok daha iyi tribün gösterileri yapmalıyız.
İşimiz tribünde bitmiyor.
Gevşemeden, rehavete kapılmadan #BizimÇocuklar'a verdiğimiz tribün desteğinin dışında hepimiz Eskişehirspor misyoneri olarak sokaklarda, caddelerde, işyerlerimizde, okullarımızda tüm yaşam alanlarımızda YÜKSEK ESKİŞEHİRSPORLULUK BİLİNCİ'ni tüm Eskişehirspor sevdalılarına anlatmalıyız.
Artık Eskişehirspor'u sevdiğimiz kadar sahip çıkmayı da öğrenmeli ve öğretmeliyiz!
***

SEÇİLMİŞLERİMİZE ve ATANMIŞLARIMIZA...
Eskişehir kentini yönetenler...
Belediye başkanlarımız;
Valimiz;
Kaymakamlarımız;
Bürokratlarımız;
Ve en önemlisi Milletvekillerimiz...
Biz ESKİŞEHİRSPOR'a SEVDALIYIZ!
Bunu anlayın artık!
Bizim Eskişehirspor sevdamız siyaset üstüdür!
O şanlı ARMA söz konusu olunca biz her şeyden VAZGEÇERİZ!
Eskişehirspor 1965'te kurucu başkanımız merhum Aziz BOLEL'in ''Eskişehir'de bir fabrika kurar gibi Eskişehirspor'u kuracağız'' sözleriyle futbol sahalarına indiği günden bu yana kentimizin en büyük markası ve değeridir!
Bu markayı ve değeri korumak, kollamak ve geliştirmek her seçilmiş ve atanmış büyüğümüzün görevidir.
Eskişehirspor'a destek olmak bir lütuf değil GÖREVDİR!
Kendi aranızdaki siyasi çekişmelere bizim bu büyük sevdamızı alet etmeyin!
Eskişehir kentine yapacağınız hizmetlerden birisi de Eskişehirspor'u layık olduğu yerlere taşımaktır.
Bizler sizlerden bundan öteye bir şey talep etmiyoruz....
***

SANAYİCİ, TÜCCAR ve ESNAFIMIZA...
Kentimizde binlerce aileye ekmek kapısı açan, Eskişehir'in gelişmesinde önemli payları olan değerli işadamlarımız ve değerli esnafımız...
Bu şehir hepimizin...
Ve bu şehrin en büyük marka ve değeri Eskişehirspor da hepimizin.
Eskişehirspor'un büyümesi,
Eskişehirspor'un yeniden eski günlerine dönmesi eminiz ki, sizlerin de en büyük arzusudur!
Sizlerden en çok duyduğumuz bahane;
''Falancaya güvenmiyoruz!''
Ya da;
''Bize kimse gelmedi''
Burada birilerine güvenmek durumunda değilsiniz.
Güvenmemek için haklı sebepleriniz olabilir.
Eğer gerçekten güvenmediğiniz için destek vermiyorsanız kulübten alacaklı olan kişilerden birisiyle direkt olarak irtibata geçip alacağını kapatın!
''Bize kimse gelmedi'' diyorsunuz.
Peki neden siz gitmiyorsunuz!?
Kulübün yolu çok uzak değil!
Hem bu kentin onuru için mücadele eden çocuklarımıza manevi destek verin tesislerimizde hem de bu kulübün gerçek sahibi olduğunuzu gösterin.
***

‪Değerli Eskişehirliler ve Eskişehirspor Sevdalıları;
Bu bir kurtuluş mücadelesidir.
1965 ruhunu yakalamalı ve üzerimize düşen sorumluluğun ağırlığını bilerek hareket etmeliyiz. Gevşemeden, rahatlamadan birbirimize daha sıkı sarılarak yolumuza bakmalıyız.

ESKİŞEHİRSPOR YOK OLUYOR, TÜRK FUTBOLU EKSİK KALIYOR!
Buna izin vermemeliyiz.!

‪Başkan ve yöneticiler,
hoca ve teknik heyet,
Futbolcular ve LİSANSI ÇIKMAYAN CESUR YÜREKLER,

Yerel ve ulusal basın,
Yerel yönetimler,
Seçilmiş ve atanmışlar....
Son olarak değerli Büyük Eskişehirspor taraftarı olarak ANADOLU YILDIZI'nın Onur mücadelesine sonuna kadar destek vermeliyiz‬..


YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR!

9 Eylül 2018 Pazar

Neden, ''YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR'' !?

Biz;
Sürekli dillendiriyoruz.
Sesleniyoruz.
Haykırıyoruz.
YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR!
Evet, Eskişehirspor yaşamalı.
Sonsuza kadar yaşamalı.
Hem Eskişehir kenti için yaşamalı, hem de Türk futbolu için yaşamalı...
Neden, Yaşasın Eskişehirspor!?
Eskişehirspor neden yaşamalı!?
Neden varolmalı Eskişehirspor!?
O kadar çok sebebi var ki, Eskişehirspor'un yaşamasının üşenmeyip yazacak adam olsa kitap olur...
***
Fakat ne yazık ki, bazı kesimler bunu anlamıyor.
Ya da biz yeterince anlatamıyoruz.
Dilimizin döndüğünce, elimizin vardığınca yazıp anlatmaya çalışıyoruz.
Duygusal sebeplerden tutun da ekonomik sebeplere kadar bir çok sebep var.
Şimdi bunlardan birine örnek teşkil edecek bir anımı kısaca anlatacağım sizlere.
Umarım anlaması gerekenlere anlatabiliriz.
Anlaması gerekenler de anlamak için birazcık çaba sarfederler umuduyla buyrun okuyalım.
***
Efendim 8 Eylül 2018 Cumartesi günü, Boğazın Kırmızı Şimşekleri Derneği başkanı sıfatıyla bir ziyaret gerçekleştirdi.
Dernek yönetiminde bulunan diş hekimi arkadaşımız Oğuz Şengel'in bir kaç kez bahsettiği fakat bir türlü ziyaret etmek nasip olmayan Şişli - Bomonti'deki ES PİLAV'ı ziyaret ettim.
Ziyaret etmeden evvel karşı kaldırımda tahminen bir 5 dakika tabeladaki ES yazısına baktım.
Bu civarda hiç Eskişehirli yaşamaz desek yeri var.
Adamın maksadı burada yaşayan Eskişehirlileri dükkanına çekmek olamaz.
Eskişehirspor logosundaki E ve S harflerini almış farklı renklerle hoş bir tabela asmış.
ES PİLAV...
***
Bir süre bu ''enfes manzara''yı izledikten sonra dükkana girdim.
Yakınlarda bir sağlık kuruluşunda çalışan Adem Sarıçoban kardeşimi aradım.
O da tatilden henüz dönmüş ve işbaşı yapmamıştım.
Ziyareti tek başıma gerçekleştirdim.
Dükkan sahibi ile tanıştık.
- Beyfendi kolay gelsin, ben Boğazın Kırmızı Şimşekleri Dernek başkanı. Eskişehirsporluyuz!
Genç adam birden elindeki tabakları bırakıp;
- Ooooooo abim hoşgeldiniz, şeref verdiniz.
Dedi, heyecanla.
Tokalaştık.
Dükkanın önünde bulunan masalardan birine oturduk.
- Nerelisiniz?
- Rizeliyim başkanım.
- Memnun oldum ben de Antalyalıyım.
***
Ziyareti bitirip, derneğe döndükten sonra farkettim.
45 Dakikalık sohbet boyunca ne o bana adımı sordu, ne de ben ona sordum.
Eskişehirspor sevdalısı olmamız tanışmamız için yeterli olmuştu.
Ama ikimizde Eskişehirli değildik!
Birimiz Rizeli, birimiz Antalyalı...
Birbirine ''Eskişehirli değilsin, neden Eskişehirspor!?'' diye sorma gereği duymayan iki adam!
Bu çok güzel bir duygu inanın...
Başta Eskişehirli Eskişehirspor sevdalıları olmak üzere pek çok insanın anlayamadığı bir hal...
***
Ben, İstanbul'da Eskişehirsporlular'ın evi, ailesi durumundaki bir derneğin başkanıyım. Bu arkadaşımızda Eskişehir ile hiç bir ilişkisi olmadan ESES'e sevdalanan, üstelik İstanbul'da hiç Eskişehirli'nin yaşamadığı bir semtte işyerinin adını ES koyan bir adam...
İşte bunun için YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR!
Eskişehir'in tanıtımında, Eskişehir kentinin ülkemiz insanınca sevilmesinde en büyük etken olan ESKİŞEHİRSPOR Yaşasın elbette!
Ve Eskişehir'i yönetenler,
Eskişehir'de yatırım yapıp ekmek parası kazananlar,
Eskişehir'in daha çok tanınması, daha çok büyümesi için Eskişehirspor'u yaşatmalı ve bunun için ellerinden geleni yapmalıdırlar...
***
Eskişehir'i yönetenlere buradan bir kere daha sesleniyorum.
Varsa bir ''Eskişehir'i Tanıtma Fonu'' bu fondan en büyük payı Eskişehirspor almalı.
Bugün Türkiye'nin neresine gidilirse gidilsin ''Eskişehirliyim'' dediği vakit bir hemşehrimiz hemen karşısındaki vatandaş ''Vaaaayyy ESES'' diye gıpta ediyorsa Eskişehir'e;
Eskişehir'i yöneten atanmış ve seçilmişler Eskişehir'in bu en büyük markasını korumalı, kollamalı ve yaşatmalıdır. Bu Eskişehirspor'a karşı bir lütuf değil, Eskişehir kentine karşı bir görevdir.
Balıkesirspor maçı öncesiydi!
İstanbul'da yaşayan bir GS taraftarı arkadaşım; ''Abi Eskişehir'i çok merak ediyorum. Bu hafta sonu gidip, hem Eskişehir'i gezmek hem de o muhteşem taraftarın içinde maç izlemek istiyorum'' dedi ve hafta sonunda 3 gün Eskişehir'de kaldı.
Otele para kazandırdı.
Kafeye para kazandırdı.
Lokantaya para kazandırdı.
Çay ocağına para kazandırdı.
Simitçiye, börekçiye para kazandırdı.
Ve son olarak en büyük hayali olan Eskişehirspor taraftarının arasında maraton altta o muazzam ambiyansı da yaşayarak geri döndü.
Bir Galatasaray sevdalısı, kendi tribünlerinde yaşayamadığı güzellikleri bizim tribünlerimizde yaşadı.
O anı yaşamak için de 3 gün Eskişehir esnafına para kazandırdı.
Daha sonra aynı şekilde Eskişehirspor taraftarına hayranlığını defalarca dile getiren bir Fenerbahçe taraftarı olan başka bir arkadaşım da Karabükspor maçına gitti 2 günlüğüne...
***
YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR diye haykırırken, Eskişehirspor'un sadece bir futbol takımı olmadığının bilincini yaşıyoruz biz.
Efendim bunca borcu belediyeler mi yaptı ki belediyeler ödesin!?
Elbette belediyeler yapmadı. Elbette belediyeler ödemesin!
Efendim bunca borcu Vali bey mi yaptı ki, valilik ödesin!?
Elbette ne vali bey bu borçları yaptı ne de valilik ödemeli!
Ancak olağanüstü bir durum var ortada.
Eskişehir'in en büyük markası beceriksiz yönetimler tarafından çarçur edilen kaynaklar ve yapılan borçlar sebebiyle yok oluyor!
Bugüne kadar sevdiği kadar sahip çıkamayan taraftar artık fiilen yönetimin içindedir ve bir çok konuda söz sahibi olmuştur.
Kurulan ESKİŞEHİRSPOR TARAFTAR KOMİTESİ Türkiye'de yine diğer kulüplere örnek teşkil eden bir ilke imza attı ve bu zor günlerde Eskişehirspor'un yaşaması için büyük bir mücadele başlattı.
Taraftarın yetemediği yerde, Milletvekillerimiz, Belediye Başkanlarımız ve Valimiz bu komiteye maddi ya manevi bir destek olsa kıyamet mi kopar!?
***
Sokaktaki ayakkabı boyacısından tutun da Organize Sanayi'deki sanayicilerimize kadar, küçük esnafımızdan, büyük tüccarlarımıza kadar, Eskişehir'de ekmek parası kazanan her işletmecimiz, hemşehrimiz az demeden, çok demeden ''Çorbada benim de tuzum olsun, çünkü ben de bu çorbayı çok içtim ve içeceğim'' dese kıyamet mi kopar!?
''Efendim kulübe yardım için beni aramadılar!''
Aramasınlar efendim!
Bu takım sizin!
Bu kulüp Eskişehir kentinin.
İstanbul'da bir Fenerbahçeli ve Antalyalı arkadaşım bana telefon edip, ''Arkadaş bir yardım kampanyası açılırsa bize de haber ver, biz de 5-6 arkadaş gücümüz yettiğince destek vereceğiz'' diyebiliyorsa sen neyin davetini bekliyorsun.
***
Eskişehir halkı, Eskişehir halkının tüm Türkiye'ye armağan ettiği ve bugün bile Türkiye'de en çok sempatizanı olan Eskişehirspor'a sahip çıkmalıdır.
Sebep aramadan,
Davet beklemeden...
ve biz yine haykıracağız sonsuza kadar YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR!!!

18 Ağustos 2018 Cumartesi

ONURUN İÇİN YÜREĞİNİ AL TRİBÜNE GEL!...

Ondokuz Ağustos İkibinonsekiz...
Eskişehir!
Eskişehirspor!
Ve;
Yeni Eskişehir Atatürk Stadyumu...
Bizim çocuklar,
Bizim kentimizde,
Bizim stadyumumuzda,
Tüm Eskişehir'in onur mücadelesini verecekler...
Tıpkı;
Ondokuz Haziran Bindokuzyüzaltmışbeş'te olduğu gibi...
Bizim kentimiz, bizim çocuklarımız ve bizim stadyumumuz...
***
Pazar günü saat 21:45'te,
Aziz Bolel orada olacak!
Abdullah Gegiç orada olacak!
Necdet Yıldırım orada olacak!
Agop Mehmet orada olacak!
Sinan Alağaç orada olacak!
Ediz Bahtiyaroğlu orada olacak!
Peki ya sen!?
Bu efsaneyi efsane yapanlar oradayken sen Porsuk'un kenarında çekirdek mi çitleyeceksin!?
Deli Kubilay ''Üçlü çektirirken tayfaya'' sen Kanlıkavak'ta hikaye için video mu çekeceksin!?
Mehmet Yağcı tribünde Eskişehir marşını söylerken binlerce gönüldaşıyla sen manitana Yıldız Tilbe şarkısı mı söyleyeceksin!?
***
19 Ağustos Pazar günü...
Saat 21:45'te...
Bizim kentimizde, bizim stadımızda, bizim çocuklarımız bu kentin onur mücadelesini verecek!
1965'te bu şanlı takımın alın teri kokan formalarını her maçtan sonra yıkayıp, paklayan teyzeler, bacılar da orada olacaklar.
Söküklerini diken, kömürlü ütülerle ütülerini yapan analarımız da orada olacaklar!
Bugün sevdamızın sembolü olan bu kutlu armayı çizen Selahattin Vapur ağabeyimiz de Yeni Eskişehir Atatürk Stadı'nda olacak!
Sen nerede olacaksın!?
Evinin balkonunda komşularınla çay mı içeceksin!?
Barlar sokağında rakı mı içeceksin, biranı mı yudumlayacaksın!?
Bizim Çocuklar senin onur mücadeleni verirken sen o çocuklara destek olmak yerine, bir düğün salonunda çiftetelli mi oynayacaksın!?
***
19 Ağustos...
Günlerden pazar...
Saatler 21:45'i gösterdiğinde bir yıldız yeniden parlayacak Anadolu semalarında...
Trabzon'da bir çocuğun yüreğini ısıtacak o yıldız.
Hakkari'de bir delikanlının umudu olacak o yıldız.
Gaziantep'te bir adamın gözlerini güldürecek o yıldız.
Edirne'de, İzmir'de, Aydın'da, Afyon'da, Konya'da, Antalya'da, Mersin'de...
Anadolu'nun en ücra köşesinde suskunların haykırışı olacak o yıldız...
Ve;
O gece ANADOLU YILDIZI yeniden doğacak...
Sen bu doğuşa,
Sen bu dirilişe,
Sen bu haykırışa,
Sen bu direnişe seyirci mi kalacaksın Şahin Tepesi'nde yoksa; ANADOLU YILDIZI'nın ışığıyla mı aydınlatacaksın yüreğini...
Haydi Eskişehirli, durma artık YÜREĞİNİ DE AL TRİBÜNE GEL!
***
19 Ağustos 2018 Pazar...
Saat 21:45
Fethi, Nihat, Ender orada olacaklar!
Sen haykırmayacak mısın ''Filelere gönder!'' diye...
Ayhan Aşut, biryantinli saçlarıyla genç kızların, kıvrak çalımlarıyla futbolseverlerin gönlünü fethedecek bir kere daha...
Ve bir kere daha bütün Türkiye'nin gönlünde taht kuracak efendiliğiyle İsmail Arca...
Sen onları özlemedin mi!?
Onlar ''Bizim Çocuklar''dı, işte yine sahada ''Bizim Çocuklar''
Yürekleriyle sahada yıldızlaşıp, Eskişehirspor'u Eskişehir'in en büyük markası yapan bizim çocuklar, şimdi bu marka için onur mücadelesi veren ''Bizim Çocuklar''ın yanında olacaklar...
Yürekleriyle gelecekler maça...
Ve yürekleriyle oynayacak sahadaki 11 ''Çocuk''...
Haydi Eskişehirli!
Sen de yüreğini al ve tribüne gel artık...
***
Seni yok sayanlar var bir de!
Sen çok iyi biliyorsun onları!
Onlar bu onur mücadelesinde Bizim Çocuklar'ın yanında ol(a)mayacaklar!
Senin gücüne inanmayanlar!
''ESES taraftarından bi cacık olmaz'' diyenler
''Biz ne yaparsak yapalım onlar yine bizi destekler'' diyenler vardı.
Unutma onları!
Ve şimdi!
İşte tam da şimdi;
''Ben buradayım'' diye haykırarak 30 bin yürekli tek bir vücutla  gücünü gösterme vaktidir!
Seni kongre salonlarına almayanlara,
Sevdana kota koyanlara
Meydanlarda ESES atkılarıyla boy gösterip oyunu çalanlara
Ve biricik sevdamız Eskişehirspor'u bu durumlara düşürenlere ve bu zor günlerinde yalnız bırakanlara, düşene tekme vuranlara ŞİMŞEK olup çakma vaktidir 19 Ağustos akşamı!
Karanlıkların arasından KIRMIZI ŞİMŞEKLER olup, ESES düşmanlarına korku salma vaktidir!
Haydi kardeşim,
Haydi bacım,
Haydi amcam,
Haydi dostum,
Haydi ablam,
Haydi yengeciğim,
Haydi be emmi sen de gel,
Haydi arkadaşım...
Haydi Eskişehir!!!
YÜREĞİNİ AL DA GEL!!!

13 Ağustos 2018 Pazartesi

BİZİM ÇOCUKLAR

Yüreklerine giydirdikleri şanlı Eskişehirspor formasının hakkını sonuna kadar veren ''Bizim Çocuklar''... Henüz hayatlarının baharında Türk Futbolu'nun ''YAŞAYAN EFSANE''si Eskişehirspor'u Giresun Atatürk Stadı'nda layıkıyla temsil eden ''Bizim Çocuklar''...
***
Atanmışları, seçilmişleri ve işadamları tarafından ''YOK SAYILAN'' Eskişehir'in en büyük MARKASI, Eskişehirspor'u onuruyla var eden ''Bizim Çocuklar''...
Eskişehir'in çocukları...
Eskişehirspor'un çocukları...
ESES sevdalılarının çocukları...
***
Bir kere daha yenildik ve biz bir kere daha sevindik yenilirken...
Armamızın onurunu koruyan çocuklar...
''Bizim Çocuklar'' hepinizi alınlarınızdan öpüyorum...
GİRESUN'A YAKIŞMIYOR!
Geçtiğimiz sezon Giresunspor - Eskişehirspor maçı sonrasında Giresun yerel medyasında atılan küfürlü manşet ve dün oynanan maçta tribünlerden edilen küfürler, hakaretler ve Eskişehirsporlu genç oyunculara atılan su şişeleri Giresun kentine yakışmayan görüntülerdi...
***
Rakibiniz yaşadığı zor günler dolayısıyla sahaya 21 yaş altı takımıyla çıkıyor.
Yani 18 - 20 yaş ortalamasında olan gençler...
Hayatlarının baharında ilk kez böylesine bir mücadele için sahaya çıkıyorlar.
Tecrübeli oyunculardan kurulu Giresunspor, futbol adına rakibinden çok kötü olmasına rağmen, genç oyuncuların çok basit bireysel hataları sonucunda takımın 3-1 galip ve sen rakip takıma sürekli küfür ediyorsun, Eskişehirsporlu genç oyunculara su şişesi atıyorsun...
***
Bunun adı ezikliktir.
Bunun adı acizliktir.
Bunun adı terbiyesizliktir.
Maçı kazanan Giresunspor'un taraftarına yakışan Türk Futbolu'nun yaşayan efsanesi Eskişehirspor'un armasını onurlu bir şekilde temsil eden ancak talihsiz goller yiyerek maçı kaybeden bu çocukları alkışlamak yakışırdı!
Giresunspor taraftarı bu erdemi gösteremedi.
Gösterebilseydi bütün Türkiye de Giresunspor taraftarını alkışlardı...
Ancak yüzde 90'ı Giresunspor'u 2. takımı olarak tutan bu güruh yaptığı bu terbiyesizlikle Giresun kentinin itibarını da ayaklar altına almıştır.
BU ÇOCUKLARIN HAKKI ÖDENMEZ!
21 Yaş altı 21 çocuk...
Bıyıkları yen terlemeye başlamış, hayalleri ve umutlarıyla yatıp kalkan idealist gençler...
Henüz bu yaşta onurlu bir görev aldılar...
Eskişehirspor gibi, Türk futbolunun temel taşlarından olan bir devin geçirdiği zor günlerde onbinlerce sevdalı yüreğin sevgilisi ESES ARMASI'nı onurlarıyla taşıdılar...
***
Giresunspor maçının hakemi başta olmak üzere;
Bu çocukara maç boyunca küfür eden ve pey şişe atan Giresunspor taraftarı,
Bu çocukları bu zor günde yalnız bırakan, taşıdıkları formanın asaletini görmezden gelerek Eskişehirspor'u bu durumlara düşüren yöneticiler,
Eskişehirspor'un içine düştüğü bataktan çıkarmak için kılını dahi kıpırdatmayan, belediye başkanları, milletvekilleri ve tüm siyasileri...
***
Ve Eskişehirspor'un düştüğü bu darboğazda üç maymunu oynayan, ölü balık taklidi yapan, Eskişehir'in kaymağını yiyen ama Eskişehir'in en büyük markasını yok sayan herkes...
Bu çocukların hakkı ödenmez!
Bu çocukların formalarını ıslattıkları her bir damla ter alayınızdan hesap soracak unutmayın!

MURAT DİRİ'den MESAJ VAR!
13 Ağustos 2018...
Saat 08:14...
Eskişehirspor Taraftar Komitesi watsapp grubuna bir mesaj düştü...
Mesaj Murat Diri'den...
Nefer Grubu reisi ve Taraftar Birliği başkanı Murat Diri...
Aynı zamanda Eskişehirspor Taraftar Komitesi kurucusu...
Mesaj aynen şöyle:
''[08:14, 13.8.2018] Murat Diri: Abilerim bu hafta biraz fazla koşturalım. Bu hafta da olmazsa transfer ettiklerimiz de gidecek
[08:15, 13.8.2018] Murat Diri: Biz hala yoldayız. Bir şeyler düşünüp harekete geçelim. Öğleden sonra başlayalım birşeylere''
***
Belki henüz hiç uyumadılar...
Deplasman dönüşündeler...
Henüz evlerine gitmemişler...
Evladıyla eşiyle hasret gidermemiş...
İşyeri ne olacak demiyor..
***
Tek düşüncesi var.
Eskişehir'e döner dönmez içinde bulunduğumuz sıkıntıların çözülmesi için hemen harekete geçmek...
Ne yapılacağı da belli değil.
''Düşünelim hemen yapalım'' diyor...
Çoğumuz bu saatlerde uyuyorduk.
Ya da evimizde eşimizle çocuklarımızla kahvaltı yapıyorduk...
Ya da bir börekçide, belki tatil yaptığımız otelin klimalı odasında kahvaltımızı bekliyorduk...
***
Ama onlar onca yorgunluğa rağmen döner dönmez bir şeyler yapabilmenin telaşında...
Allah razı olsun...
Eskişehirspor Taraftar Komitesi'nde bu ruhla mücadele veren herkesten Allah razı olsun ve Allah yar ve yardımcıları olsun...

19 Temmuz 2018 Perşembe

AYDER TRİBÜNÜ YIKILMASIN!!!

Eskişehirspor kurulduğu tarihten itibaren Türk futboluna büyük yenilikler getirdi.
Özellikle futbolda seyir zevki ve tribün kültürü noktasında getirdiği yenilikler adeta bir devrim niteliğindedir.
Eskişehirspor tarihine bakıldığında takımın kazandığı başarılar kadar Eskişehirspor sevdalılarının tribünlerdeki gösterileri, yaptıkları görsel şovlar, tezahüratlar, hepsi birer devrim niteliğinde ve Türk futbol tribün kültürünün öncüsü olmuştur...
***
Zaman geçtikçe bazı değerlerimiz tükeniyor.
Göründüğünden çok fazla anlamlar yüklediğimiz, büyük bir aşk ile sevdiğimiz eşyalarımız, binalarımız, yapılarımız bir bir yok olup, gidiyor.
İşte bunlardan biri de Eskişehirspor sevdalılarının bir mabet olarak tanımladığı Eskişehir Atatürk Stadı.
Her ne kadar yıkılması yüreklerimizi dağlasa da geçen zamanla birlikte bazı şeylerin değişmesi gerektiğinin de bilincindeyiz.
Büyük bir sevdanın haykırışları ile inlettiğimiz Eskişehir Atatürk Stadı yakın bir zamanda yıkılacak ve yerine hükümetin yeni projesi olan bir Millet Bahçesi yapılacak.
***
Bütün bunların hepsine içimiz yana yana ''eyvallah'' diyebiliyoruz..
Fakat Türk futbol tarihinde önemli bir yeri olan bu stadın bir bölümü anıt olarak yıkılmadan korunabilir.
Amigo Orhan efsanesinden sonra Eskişehirspor ve Türk futbol camiasında efsane olan AYDER grubunun bulunduğu ve AYDER tribünü olarak anılan bölüm yapılacak olan Millet Bahçesi'nin tarihi bir parçası olarak kalmalıdır.
Ayder tribünün, Türkiye'nin en tutkulu futbol kenti olan Eskişehir'in orta yerinde anıtlaştırılmak suretiyle yaşatılması, bu efsanenin gelecek nesillere aktarılması noktasında olddukça önemli bir hizmet olacaktır.
Hatta bu bölüm küçük çaplı bir Eskişehirspor Açık Hava Müzesi haline getirilebilir.
Merhum Başkanımız Dr. Aziz Bolel başta olmak üzere, efsane olmuş yöneticilerimiz, futbolcularımız, teknik direktörlerimiz ve elbette efsane Amigo Orhan'ımızın heykelleri ile süslenen bir Açık Hava Müzesi tüm Eskişehir halkı ve Eskişehirspor sevdalılarının gönlünde mutluluk rüzgarları estirecektir.
***
Efsaneler kolaylık ortaya çıkmıyor.
Hele ki, futbolda kolay kolay efsane olunmuyor.
Eskişehirspor'dan önce futbola sadece ''seyirci'' olan futbolseverlerin, futbolun içine girmesi, takımın 12. oyuncusu haline gelmesi, takımın galip gelebilmesi için tribünlerde muazzam bir motivasyon gösterisi yapılması Eskişehirspor sevdalıları tarafından gerçekleştirilmiş ve Eskişehirspor sevdalıları tüm ülkemizde efsane haline gelmiştir.
Muazzam emekler var.
Muazzam anılar var.
Muazzam gösteriler var.
Muazzam mücadeleler var.
Muazzam sevinçler var.
Muazzam hüzünler var.
Ve tüm bunların sonun muazzam bir efsane var.
Bu efsane tarihe gömülmemeli.
Bu efsane gelecek kuşaklara aktarılmalı, gelecek kuşaklar bu efsaneyi yaşayarak öğrenmelidir.
***
Başta Millet Parkı projesinin fikir babası Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere,
Sayın Spor Bakanımıza,
Sayın Eskişehir Milletvekillerimize,
Sayın Valimize,
Sayın Belediye Başkanımıza,
Sayın Gençlik Spor İl Müdürümüze,
Sayın Kulüp Başkanımıza
Ve Eskişehir'de tüm atanmış ve seçilmişlerimize sesleniyorum;
Millet için yapılacak olan Millet Parkı'ında Millet'in sesine kulak veriniz.
Eskişehir halkı için büyük bir değer taşıyan Eskişehir Atatürk Stadı'nın Ayder Tribünü yıkılmasın.
Yapılacak olan Millet Parkı'nın bir parçası olarak yaşatılsın.
***
Ayder Tribünü'nün bulunduğu bölümde bir Eskişehirspor Açık Hava Müzesi oluşturulsun.
Bu tüm Eskişehir halkının isteğidir, arzusudur, beklentisidir.
Millet için yapılan hizmetlerde Millet'in arzu ve istekler esas alınmalıdır.
YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR!
YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR SEVDAMIZ!

4 Temmuz 2018 Çarşamba

Elveda Atatürk!..

Elveda!..
Elveda Atatürk!..
Bir bir tüketiyorlar,
Bir bir yıkıp geçiyorlar...
''Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklı olanını severim'' sözleriyle sporda ahlak kavramının ne kadar önemli olduğunu vurgulayan Ulu Önder Atatürk'ün adı spor tesislerinden bir bir siliniyor...;
Ve Atatürk adı silindikçe spordaki ''AHLAK'' kavramı da yavaş yavaş tükeniyor.
Spor ahlaksız emperyalizmin bir rant kapısı haline geliyor.
***
Ülkemizin bir çok kentinde futbol hep ''Atatürk Stadı''nda oynanırdı...
Adı Türk, ruhu Türk olan stadlarda...
Şimdi bir bir yıkılan bu stadların yerine ''Arena''lar açılıyor..
Ne adı Türk, ne de ruhu Türk...
Üstelik kapılarında ''Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklı olanını severim'' sözü de yok...
Ahlak da yok!
Sporun her dalı gibi futbol da artık tamamen dünyanın en büyük kumar araçlarından biri haline geldi.
Kumar'da ahlak olur mu!?
***
Ülkemizin dört bir yanındaki Atatürk Stadları'nda milyonlarca insanın acı tatlı anıları yok edildi...
Üzerlerine betonlar döküldü...
Ne Atatürk kaldı, ne de stadlar...
Ve tabii ki ahlak da tükendi...
İşte bu stadlardan biri de Eskişehir Atatürk Stadı...
Anadolu insanının yüreğine bir Kara Sevda gibi giren ve Anadolu Yıldızı ünvanı ile taçlanan Eskişehirspor'un Türk Futbol Devrimi'ne imza attığı Eskişehir Atatürk Stadı!...
***
Tribünlerini dolduran binlerce insanın ''Es Es Es Ki Ki Ki Eski Eski Es!'' tezahüratı ile rakip futbolcuların dizlerinin titrediği Eskişehir Atatürk Stadı...
Dünyanın tek tribün korosu şefi Amigo Orhan'ın ''Biiiiiiiiiiiiiiiir baba hiiindiiiiiiiii'' tezahüratına ''Heeeeeyyallaaaahhhhh!'' diye aynı anda karşılık veren, tek bir yürek, tek bir vücut, tek dil olabilen eşi benzeri bulunmayan Sevda Korosu'nun inlettiği Eskişehir Atatürk Stadı!...
Türk Futbol taraftarına tribün gösterişleri dersinin verildiği, takımlarını tezahüratla ''gaza getirme''nin öğretildiği efsane stad, Eskişehir Atatürk Stadı...
***
Türk Futbol tarihinde bir efsane olan Sevilla maçının şahidi Eskişehir Atatürk Stadı...
Kara & Kızıl sevdamızın kutlu mabedi Eskişehir Atatürk Stadı!
Sevinçlerimiz,
Hüzünlerimiz,
Kahkahalarımız,
Haykırışlarımız,
İsyanlarımız
Ve;
Gözyaşlarımız ile kutsadığımız Eskişehir Atatürk Stadı...
***
Gidiyor canımın cananı,
Tükeniyor gönlümün sultanı...
Yıkacaklar gözlerini bile kırpmadan...
Artık açık tribün olmayacak...
Hava Hastanesi tarafı olmayacak artık...
Kapalının sağı da yok olacak...
Ayder tribünü ''yıkılmayacak'' artık!...
Ve
Eskişehir Atatürk Stadı, Eskişehir marşıyla Atatürk'ü selamlayamayacak artık!...
***
Bize garip garip bakmayın öyle!..
İlk Aşkımızın mabedi burası.
Nasıl sevdiysek İlk Aşkımızı öyle seviyoruz kutlu mabedimizi...
Aşığa ''elveda'' demek ne ağır bir yüktür bilmiyorsanız, anlayamazsınız!
Anlayamazsınız kutlu mabede gözyaşlarıyla vedamızı!...
Donkişot'un Dulsinya'ya sevdasını anlamamışsanız, gülüp geçmişseniz, zararı yok bize de gülüp geçin.
Biz bedensiz bir ruha sevdalıyız!
Bilmiyorsanız gülüp geçin!...
***
4 Temmuz'da Eskişehir Atatürk Stadı yıkılıyor...
Bırakın o yıkılışı görmeyi düşünmek bile gözyaşlarımızı coşturuyor.
Ve biz bu sevdalı yürekler olarak, stadımızın yıkılışına karar verenlerden, milletimizin vekillerinden, milletimizin bakanlarından, milletimizin Cumhurbaşkanı'ndan bir tek şey istiyoruz!
En azından stadımızın adı yıkılmasın!
Yeni yapılan stadımızın adı ESKİŞEHİR ATATÜRK STADI olarak kalsın ve kapısına da ''Ben Sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklı olanını severim'' sözü yazılsın!
Bu sese kulak verseniz kıyamet mi kopar sayın Cumhurbaşkanım!?
Bunu istememizin tek sebebi;
Şu an Cumhurbaşkanlığı'nı yaptığınız devletimizin kurucusu,
Eskişehir halkını ''Eskişehir halkı üstün özelliklerle bezenmiş seçkin bir halktır'' sözüyle şereflendiren ve sporcunun da en önemli özelliğinin ''ahlaklı olması'' gerektiğini vurgulayan Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e olan sevgimiz ve bu isimle özdeşleşmiş Eskişehirspor sevdamızdır.
Sizler bizim bu sesimizi duyarsanız,
Sizler milletinizin bu sevgisine karşılık verirseniz bu millet de sevgisini sizlere en iyi şekilde gösterir!
YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR!
YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR SEVDAMIZ!

12 Şubat 2018 Pazartesi

Uyan artık Eskişehir; "ŞİMŞEK"in çakıyor, "YILDIZ"ın parlıyor!

Sene Bindokuzyüzaltmışbeş...
Günlerden 19 Haziran...
Bir Yıldız doğdu Anadolu semalarında.
Adı "ANADOLU YILDIZI"
Tüm Anadolu'nun karanlıklarını aydınlatan,
Umutlarını yeşerten parladıkça parlayan bir Yıldız...
Anadolu Yıldızı ESKİŞEHİRSPOR!...
***
Bir "BaşKaldırıŞ" öyküsüdür Eskişehirspor!
Bozuk düzene karşı isyan hareketidir!
Futbola çöreklenmiş emperyal güçlere karşı bir direniş, bir isyan hareketidir Eskişehirspor!
Ve kısa zamanda korkulu rüya olur Anadolu Yıldızı.
Futbolu kendi egemenlikleri altına alanların üzerine ŞİMŞEK gibi çakar!
Korkarlar!
Neye uğradıklarını şaşırırlar!
Çaktıkça Şimşekler, birbirlerine sarılır, kenetlenirler!
Ve en korkulu rüyasıdır artık onların KIRMIZI ŞİMŞEKLER!
***
Türk Futbol Tarihi'nin ilk yaşayan efsanesidir Eskişehirspor!
İstanbul'un egemenliğine son verendir Eskişehirspor!
Ve artık tüm Anadolu insanının sevdasıdır Eskişehirspor!
Anadolu'nun orta yerinden tüm ülkeye yayılan bir aşk ateşidir Eskişehirspor.
Eskişehir'de günaydındır Eskişehirspor!
Eskişehir'de iyi günlerdir Eskişehirspor!
Eskişehir'de merhabadır Eskişehirspor!
Eskişehir'de iyi akşamlardır Eskişehirspor!
Eskişehir'de iyi uykulardır Eskişehirspor!
Eskişehir'de bir bardak sıcak çaydır Eskişehirspor!
Eskişehir'de bir soğuk bira, bir duble rakıdır Eskişehirspor!
Eskişehir'de bir tas sıcak çorbadır Eskişehirspor!
Eskişehir'de her dost meclisinin ilk sohbet mevzusudur Eskişehirspor!
Eskişehir'de okuldur Eskişehirspor!
Eskişehir'de fabrikadır Eskişehirspor!
Eskişehir'de ekmektir Eskişehirspor!
Eskişehir'de havadır, sudur Eskişehirspor!
Ve
Eskişehir'de HAYATTIR Eskişehirspor!
TÜRKİYE'DE AŞKTIR ESKİŞEHİRSPOR!
***
Adı geçtiği vakit ilk olarak akıllara futbol takımının geldiği Türkiye'nin tek kentidir Eskişehir!
Yani Eskişehir, Eskişehirspor ile tanınır, bilinir!
Futbolu bilen bilmeyen kime sorarsanız sorun:
-Eskişehir'in nesi meşhurdur!?
Alacağınız cevap tektir!
-TABİİ Kİ ESKİŞEHİRSPOR'u!
Eskişehirspor , Eskişehir'in en tanınmış ve en ünlü markasıdır!
Hepimiz bunun bilincinde olmalıyız.
Tüm Eskişehirliler olarak, Eskişehir'in bu paha biçilemez markasına sahip çıkmak zorundayız.
Eskişehirspor adının sonsuza kadar yaşaması için yemin etmiş onbinlerce Eskişehirspor sevdalısının yanısıra Eskişehir'de "ekmek parası" kazanan herkes Eskişehirspor'a karşı görevini bilmeli ve yerine getirmelidir.
***
O efsane yılların ardından Eskişehirspor bu gün zor günler geçirmektedir.
Eskişehirspor sevdalıları hem Eskişehir'de hem de deplasmanlarda üzerine düşeni fazlasıyla yapmaktadır.
Şimdi sıra tüm kentin uyanmasına gelmiştir.
Bu kenti yönetenlerden, o yöneticileri seçenlere kadar, bu kutlu kentin havasını teneffüs eden, suyunu içen, ekmeğini yiyen herkes için Eskişehirspor'a olan borçlarını ödeme vakti gelmiştir.
Caddelerimizde, sokaklarımızda faaliyet gösteren küçük esnafımız,
Fabrikalarımız,
Organize sanayi bölgemiz,
Belediyelerimiz,
Valiliğimiz,
Kaymakamlıklarımız,
Okullarımız,
Üniversitelerimiz
Otogarımız
Diş hekimlerimiz,
Doktorlarımız,
Avukatlarımız,
Aklımıza gelen her meslek gurubu "Az çok demeden" borcunu ödemelidir Eskişeirspor'a
***
Kulüp yönetiminin başlatmış olduğu "Her eve 2 forma" kampanyası dahilinde Eskişehir'de faaliyet gösteren tüm firmalar "Her çalışanımıza 1 Forma" kampanyası yapmalıdır!
Otobüs firmaları tüm seferlerinde çalışanlarının bu formalardan giymesini sağlamalıdır.
Eskişehir'in her caddesinde sokağında faaliyet gösteren kahvehane, nargile salonu, kuaför, lokanta, restaurant, meyhane, alışveriş merkezi, mağaza sahibi çalışanlarının müşterilerine bu formalarla hizmet vermesini sağlamalıdır.
Ve en önemlisi de Eskişehir'de faaliyet gösteren tüm siyasi partiler yapılan 1 yönetim kurulu toplantısında ya da topluca bir etkinlikte bu formaları giyerek Eskişehir basınına poz vermelidirler.
***
Halil Ünal'ın başkanlık görevini devralmasıyla birlikte Eskişehirspor içine düştüğü zor durumdan bir nebze de olsa kurtulmuş, en azından kapanma tehlikesini atlatmıştır. Bundan sonraki süreç çok daha önemlidir ve bu süreçte tüm kentin uyanması gerekmektedir.
Tüm Türkiye'ye Eskişehirspor sevdasını armağan eden Eskişehir halkının artık uyuma lüksü yoktur!
1965 Ruhu uyanmalı, Anadolu'nun yıldızı yeniden parlamalı ve bozuk düzenin korkuyu rüyası Kırmızı Şimşekler yeniden çakmalıdır!


5 Şubat 2018 Pazartesi

Kayacan ERDOĞAN!

Kayacan ERDOĞAN...
Eskişehirspor'da yıllarca Boffin ve Sinan'ın gölgesinde kalmış bir yıldız.
Boffin'in gitmesiyle birlikte Eskişehirspor kalesini devralan ve akla hayale gelmedik talihsizlikler sonucunda yediği gollerle bir anda tüm camianın acımasızca eleştirilerine maruz kalan genç adam.
Kayacan'ın sezon başında takımın aldığı kötü sonuçlarda ne kadar etkisi vardı?
Neden bütün camia tüm takımın faturasını Kayacan'a kesiyordu?
Defans ataları neden görmezden geliniyordu?
Forvet mevkiinde oynayan oyuncuların akıl almaz hatalarını neden görmezden geliyorduk?
***
Ligin başlarında öyle bir av estirildi ki, sanki bütün takım çok iyi oynuyor, defans muazzam derecede iyi, forvet sürekli gol atıyor da bir tek Kayacan berbat!
Öyle değildi elbette!
Belki de takımın en atasız oyuncusu Kayacan idi.
Defans ataları sebebiyle yenilen gollerin hiçbirisinde Kayacan'ın hatası yoktu bana göre.
Eskişehirspor sevdalılarının büyük çoğunluğu Kayacan'ı acımasızca eleştirirken, bizim Kayacan'a sahip çıkmamız, Kayacan'ın çok iyi bir kaleci olduğunu söylememizin sebebi Kayacan ile olan bir bağımızdan değil, Kayacan'daki yeteneği görmemizdendir elbette.
***
Hafta boyunca sosyal medya üzerinden Kayacan'a ağır eleştiriler yapılırken o hep sustu.
Eskişehir'in bir evladı olarak susması gerekiyordu sustu.
Sabretti ve çalıştı.
Eleştiriler öylesine artmış ve edep sınırlarının dışına çıkmıştı ki, Kayacan'ın sabır sınırları zorlanıyordu.
Belki de başka bir oyuncu olsa bavulunu toplar giderdi.
Ama o böyle yapmadı.
Daha çok çalıştı.
Tüm eleştirilere rağmen yüreğindeki ESES sevgisi ağır bastı ve alıp başını gitmek kolaylığı fikrinden uzak kalarak, çalışmalarına daha da yoğun bir şekilde devam etti.
***
Kayacan, sabrının ve azminin ödülünü 5. haftadan itibaren almaya başladı.
Yaptığı kurtarışlarla Eskişehir çocuğunun kendi takımına nasıl sahip çıktığını ve tüm zorluklara rağmen nasıl yürekten hizmet ettiğini hepimize gösterdi.
Biz sonuna kadar bu takımda Eskişehir çocuklarının, kendi evlatlarımızın olmasını istedik.
Kayacan buna en açık örnektir.
Beyfendi kişiliği, mesleğine olan saygısı, memleketine olan vefa duygusu ve en önemlisi de çocukluğundan beri yüreğinde beslediği ESES aşkı ile bugün tüm camiamızın gurur kaynağı olan Kayacan...
Kayacan ERDOĞAN ile birlikte Eskişehir çocuklarının yıldızları da parlamaya başladı.
Bedirhan, Fıratcan ve Furgan...
***
Eskişehirspor kendi öz evlatlarıyla efsane oldu ve bu efsane yine kendi öz evlatları ile birlikte yaşamaya devam edecektir.
Yeter ki biz onlara iyi günlerinde kötü günlerinde sahip çıkalım.
Eskişehirspor'un alt yapı takımlarında oynayan gençlerimizi iyi takip edelim.
Onlara sahip çıkalım.
Genç yaşta Milli Takım'a seçilme başarısı gösteren gençlerimiz var.
Onlar da vakti geldiğinde tıpkı Kayacan gibi yüreklerindeki ESES sevgisi ile bu takıma hizmet etme onuruna ulaşacaklardır.
Gelecek bizimdir...
Eskişehirspor'un makus talihini sona erdirecek olan reçete bizim çocuklarımızdadır.
***
Eskişehirspor'un geleceği olan gençlerimize daha yolun başındayken eleştiri sınırlarını aşıp, küfür ve hakarete ulaşan sözlerle seslenirsek, Eskişehirspor'un geleceğini yıkmaktan başka bir şey yapmayız.
Eskişehirspor'u içine düştüğü girdaptan çıkaracak olan bizleriz.
Bizim evlatlarımız, bizim çocuklarımız...
Eskişehir'in ayazında bizimle üşüyen, Eskişehirspor'un düşüşlerinde bizimle üzülen çocukları üzmeyelim.

8 Ocak 2018 Pazartesi

İstanbul'da Eskişehirli olmak, Eskişehirsporlu olmak...

Gurbetçilik zor iştir efendim...
Çocukluğunuzu, gençliğinizi yüzlerce kilometre ötelerde bırakıp gelirsiniz gurbet ellere.
Rızık derdine düşüp, bilmediğiniz tanımadığınız, sokaklarında misket oynamadığınız, kaldırımlarında sek sek oynamadığınız, caddelerinde dostlarınızla gezmediğiniz koca bir kente gelip, bir "yabancı" olarak yaşamak zordur.
Hele ki; Eskişehirli iseniz!
Hele ki; Eskişehirspor sevdalısı iseniz işiniz daha da zordur.
***
Gurbette yaşamak zorunda kalan insanların tek sığınakları da hemşehri dernekleridir.
İstanbul gibi dünyanın en büyük kentlerinden birinde gurbeti yaşamak, İstanbul'un o keşmekeşi arasında yerel kültürümüze bağlı kalabilmek, geleneklerimizi, göreneklerimizi, anılarımızı, arkadaşlarımızı, dostlarımızı, akrabalarımızı unutmamak, unutmadan yaşayabilmek bu derneklerimizin varlığı ile sağlanmaktadır.
Biz de 7 Ocak 2018 Pazar günü bu derneklerimizden biri olan İstanbul Eskişehirli Yönetici ve İşadamları Derneği (ESYİAD)'nin genel kurul toplantısına katılma şerefine nail olduk.
***
ESYİAD Başkanı sayın Orhan Barda'nın açılış konuşmasıyla başlayan genel kurul toplantısında yeni yönetim kurulu oluşturuldu. Kartal ve Gebze'de faaliyet gösteren iki Eskişehirliler Derneği'nin yönetim kurulu başkanları da yeni yönetime seçildiler. Bu oldukça önemli bir gelişme. İstanbul ve Gebze'de faaliyet gösteren Eskişehir derneklerinin bir güç birliği içine girmesinin açık bir işaretidir.
Cumhuriyetimizin kurucusu Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Seçkin insanlar" olarak tanımladığı Eskişehirliler İstanbul'da yeni bir güç birliği içinde varlıkları hissettirecekler.
Yaşamın her alanında varlıklarını hissettirmenin ilk adımını bu genel kurul toplantısında ata Eskişehirliler ESYİAD'ın öncülüğünde, Eskişehir için, Eskişehirliler için ve tabii ki Eskişehirspor için daha güzel hizmetler yapabilmenin heyecanı ile yeni bir adım attılar bu genel kurulda.
***
Yüzlerce Eskişehirli'nin birlikte kahvaltı yaptığı bu genel kurul toplantısında bir kez daha gördüğümüz gibi İstanbul'da yaşayan Eskişehirliler'in en büyük sıkıntısı İstanbul'un keşmekeşi arasında birbirlerinden uzak kalmak.
Bu toplantıya katılan Eskişehirliler arasında birbirini tanımayan bir çok insan gördük.
Birbirlerine çok yakın yerlerde ikamet etmelerine rağmen, birbirlerine çok yakın yerlerde iş yaşamlarını sürdürmelerine rağmen tanışamamış bir insan gördük.
Bu durumu ortadan kaldırmak için öncelikle bir "İSTANBUL'DA YAŞAYAN ESKİŞEHİRLİLER REHBERİ" yapmak elzem bir hal almıştır.
İstanbul'dami Eskişehirspor sevdalılarının bir araya geldiği BOĞAZIN KIRMIZI ŞİMŞEKLERİ DERNEĞİ'nin yönetim kurulu başkanı olarak buradan başta ESYİAD olmak üzere tüm derneklerimize çağrıda bulunuyorum.
Geliniz ilk aşamada bu konuyu ele alalım ve acilen gerekli çalışmaları yapalım.
***
Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün övgüsüne mazhar olacak kadar seçkin özelliklere sahip olan Eskişehirliler, İstanbul'da sosyal ve kültürel her alanda bir güç odağı haline gelmeyi becerek güçtedir. Bunun yolu da;
BİR OLMAKTAN,
İRİ OLMAKTAN,
DİRİ OLMAKTAN geçer.
Biz ESKİŞEHİRLİYİZ!
Uçak yaptık!
Otomobil yaptık!
Türk futbolunda devrim yaptık!
Daha neler yapabileceğimizi gösterme zamanı gelmedi mi!?

11 Kasım 2017 Cumartesi

Eskişehir'in Seçilmişlerine ve Atanmışlarına Mektup

Eskişehir...
Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihinde son derece önemli bir yer tutan,
İlk sanayi yatırımlarının gerçekleştiği,
Cumhuriyetimizin kurucusu Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ifadesiyle "Seçkin insanların" yaşadığı önemli bir Anadolu kenti
Ve Eskişehirspor...
Türk futbol tarihinin en önemli mihenk taşlarından birisi.
Türk Futbol tarihine ve hatta dünya futbol tarihine "İLK"leri ile geçmiş önemli bir futbol takımı.
Türk futboluna kazandırdıkları tüm futbol kamuoyunun malumudur.
***
Böylesine önemli bir kent ve bu kentte kurulmuş ancak tüm Anadolu insanı tarafından büyük bir sevgiyle kucaklanmış bir Eskişehirspor.
Öyle bir hal almış ki, bugün Eskişehir'in en önemli değeri haline gelmiş.
Eskişehir'in yurt genelinde tanınmasına ve sevilmesine en önemli katkıyı sağlayan Eskişehirspor olmuş.
Eskişehirspor'u seven Anadolu insanı ister istemez Eskişehir'e de büyük bir sevgi beslemeye başlamıştır.
Ülkemizde bir çok kentimiz, çeşitli tarım ve gıda ürünleriyle ün kazanmış, bir çok kentimiz el sanatları ve tarihi değerleri ile ün kazanmışken Eskişehir'i bu kadar ünlü yapan tek değer ESKİŞEHİRSPOR olmuştur.
Bugün Türkiye'nin neresinde olursanız olun, kime sorarsanız sorun, "Eskişehir denilince ilk akla gelen" ESKİŞEHİRSPOR'dur, ESES'dir, ES ES ES Kİ Kİ Kİ ESKİ ESKİ ES'tir...
***
Durum böyle olunca Eskişehirspor'un Eskişehir'in tanıtımında en önemli etken olmaktadır.
Eskişehir'de seçilmiş belediye başkanlarımız, milletvekillerimiz ve atanmış valilerimiz, kaymakamlarımız bugün yok olma noktasına gelen Eskişehirspor kulübünün sorunlarına "Yasalar müsaade etmiyor" gerekçesiyle kayıtsız kalamazlar!
Bu duruma kayıtsız kalmak "İnsan Yasaları"na aykırıdır!
Eskişehirspor'un yerine getirdiği görev gereği Eskişehir kentine katkıları bu kadar açıkken böyle bir değeri görmezden gelmek, bu değerin tükenmesine göz yummak vatana da ihanettir, bu vatan da yaşayan insanlara da ihanettir.
***
Tükenişe doğru hızla ilerleyen Eskişehirspor'un yaşadığı bu sıkıntılı duruma dur demek her vatanseverin görevidir.
Türk futboluna yepyeni çığırlar açan Eskişehirspor'un içinde bulunduğu durumdan çıkması için çaba sarfetmek her bilinçli futbol taraftarının asli görevidir.
Bugün, Eskişehirspor'un içinde bulunduğu duruma olumlu yönde müdahil olmayan seçilmişlerimiz unutmamalıdır ki, her biri zamanı geldiği vakit en demokratik hakları olan seçim sandığına gittiklerinde oylarını Eskişehirspor'a atacaklardır.
Sandık günü oy pusulasını elimize aldığımızda o pusulada göreceğimiz tek amblem ESKİŞEHİRSPOR amblemi olacaktır!
***
Eskişehirspor ve Eskişehirspor sevdalıları sadece Türkiye genelinde Eskişehir'in tanıtımını yapmamıştır. Dünya genelinde Türkiye'nin tanıtımına da önemli bir katkı sağlamıştır Eskişehirspor ve Eskişehirspor sevdalıları.
At gözlüğü takmış ve Türk futbolunu üç takımdan ibaret gören medyanın duyarsızlığı sebebiyle Türkiye'de hiç kimsenin bilmediği muhteşem bir tanıtım etkinliğine imza atmıştır Eskişehirspor.
İskoçya'da St. Johnstone kentinde yaşayanların tamamı bir Eskişehirspor ve Türkiye hayranıdır. Bu kentin takımı olan St. Johnstone FC ile bir Avrupa kupası maçı oynayan Eskişepirspor ve ESES sevdalıları bu kent üzerinde öyle bir etki yarattılar ki, bugün St. Johnstone tribünlerinde her maçta ESES çekiliyor, tribünlerinde ve birçok işyerinde ESES bayrakları asılıyor. St. Johnstone FC takımının yöneticileri takımın renklerinin Mavi - Beyaz olmasına rağmen deplasman formasının renklerini SİYAH - KIRMIZI olarak değiştiriyor.
İşte bu Türkiye'nin tanıtımına yapılmış en büyük hizmettir.
İşte bu vatan sevgisidir!
İşte bu ülke turizmine katkıdır!
İşte bu "Futbol, dostluktur, kardeşliktir" sözünün gerçeğe dönüştüğü muhteşem bir olaydır.
***
Hırsızların, dolandırıcıların, yolsuzluk yapanların bile affa uğradığı, bir şekilde elini kolunu sallayarak sokaklarımızda dolaştığı ülkemizin böylesine büyük işler başaran bir futbol takımının yok olmasına göz yumulamaz!
Devletimiz, hükümetimiz mutlaka bir hal çaresi bulmalıdır!
Ülke futboluna ve Ülke tanıtımına hiçbir katkı sağlamamış belediye takımlarına ve hükümet desteğine bütün ülke insanı şahittir.
Biz de Eskişehirspor'a da bu katkı ve yardımlar yapılmalıdır talebinde bulunmayı hakkımız olarak görüyoruz.
Bu sesi duyun!
Eskişehirspor'un beceriksiz yönetimlerin beceriksizlikleri sonucunda yok olup gitmesine seyirci kalmayın.
***
Biz Eskişehirspor sevdalıları olarak kimseden yardım talep etmiyoruz.
Kentimizin ve ülkemizin tanıtımına bunca katkı sağlayan,
Türk futbol tarihine ve tribün kültürüne en önemli katkıları sağlayan, futbola seyir zevkini katan bir camianın HAKKI OLANI istiyoruz.
Art niyetli ve beceriksiz yöneticilerin cezasını koskoca bir camia çekmemeli!
Zamanında devletin denetim kurumlarının görevlerini yerine getirmemesinin suçunu koskoca bir camia çekmemeli!