Amigo Orhan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Amigo Orhan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Temmuz 2018 Çarşamba

Elveda Atatürk!..

Elveda!..
Elveda Atatürk!..
Bir bir tüketiyorlar,
Bir bir yıkıp geçiyorlar...
''Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklı olanını severim'' sözleriyle sporda ahlak kavramının ne kadar önemli olduğunu vurgulayan Ulu Önder Atatürk'ün adı spor tesislerinden bir bir siliniyor...;
Ve Atatürk adı silindikçe spordaki ''AHLAK'' kavramı da yavaş yavaş tükeniyor.
Spor ahlaksız emperyalizmin bir rant kapısı haline geliyor.
***
Ülkemizin bir çok kentinde futbol hep ''Atatürk Stadı''nda oynanırdı...
Adı Türk, ruhu Türk olan stadlarda...
Şimdi bir bir yıkılan bu stadların yerine ''Arena''lar açılıyor..
Ne adı Türk, ne de ruhu Türk...
Üstelik kapılarında ''Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklı olanını severim'' sözü de yok...
Ahlak da yok!
Sporun her dalı gibi futbol da artık tamamen dünyanın en büyük kumar araçlarından biri haline geldi.
Kumar'da ahlak olur mu!?
***
Ülkemizin dört bir yanındaki Atatürk Stadları'nda milyonlarca insanın acı tatlı anıları yok edildi...
Üzerlerine betonlar döküldü...
Ne Atatürk kaldı, ne de stadlar...
Ve tabii ki ahlak da tükendi...
İşte bu stadlardan biri de Eskişehir Atatürk Stadı...
Anadolu insanının yüreğine bir Kara Sevda gibi giren ve Anadolu Yıldızı ünvanı ile taçlanan Eskişehirspor'un Türk Futbol Devrimi'ne imza attığı Eskişehir Atatürk Stadı!...
***
Tribünlerini dolduran binlerce insanın ''Es Es Es Ki Ki Ki Eski Eski Es!'' tezahüratı ile rakip futbolcuların dizlerinin titrediği Eskişehir Atatürk Stadı...
Dünyanın tek tribün korosu şefi Amigo Orhan'ın ''Biiiiiiiiiiiiiiiir baba hiiindiiiiiiiii'' tezahüratına ''Heeeeeyyallaaaahhhhh!'' diye aynı anda karşılık veren, tek bir yürek, tek bir vücut, tek dil olabilen eşi benzeri bulunmayan Sevda Korosu'nun inlettiği Eskişehir Atatürk Stadı!...
Türk Futbol taraftarına tribün gösterişleri dersinin verildiği, takımlarını tezahüratla ''gaza getirme''nin öğretildiği efsane stad, Eskişehir Atatürk Stadı...
***
Türk Futbol tarihinde bir efsane olan Sevilla maçının şahidi Eskişehir Atatürk Stadı...
Kara & Kızıl sevdamızın kutlu mabedi Eskişehir Atatürk Stadı!
Sevinçlerimiz,
Hüzünlerimiz,
Kahkahalarımız,
Haykırışlarımız,
İsyanlarımız
Ve;
Gözyaşlarımız ile kutsadığımız Eskişehir Atatürk Stadı...
***
Gidiyor canımın cananı,
Tükeniyor gönlümün sultanı...
Yıkacaklar gözlerini bile kırpmadan...
Artık açık tribün olmayacak...
Hava Hastanesi tarafı olmayacak artık...
Kapalının sağı da yok olacak...
Ayder tribünü ''yıkılmayacak'' artık!...
Ve
Eskişehir Atatürk Stadı, Eskişehir marşıyla Atatürk'ü selamlayamayacak artık!...
***
Bize garip garip bakmayın öyle!..
İlk Aşkımızın mabedi burası.
Nasıl sevdiysek İlk Aşkımızı öyle seviyoruz kutlu mabedimizi...
Aşığa ''elveda'' demek ne ağır bir yüktür bilmiyorsanız, anlayamazsınız!
Anlayamazsınız kutlu mabede gözyaşlarıyla vedamızı!...
Donkişot'un Dulsinya'ya sevdasını anlamamışsanız, gülüp geçmişseniz, zararı yok bize de gülüp geçin.
Biz bedensiz bir ruha sevdalıyız!
Bilmiyorsanız gülüp geçin!...
***
4 Temmuz'da Eskişehir Atatürk Stadı yıkılıyor...
Bırakın o yıkılışı görmeyi düşünmek bile gözyaşlarımızı coşturuyor.
Ve biz bu sevdalı yürekler olarak, stadımızın yıkılışına karar verenlerden, milletimizin vekillerinden, milletimizin bakanlarından, milletimizin Cumhurbaşkanı'ndan bir tek şey istiyoruz!
En azından stadımızın adı yıkılmasın!
Yeni yapılan stadımızın adı ESKİŞEHİR ATATÜRK STADI olarak kalsın ve kapısına da ''Ben Sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklı olanını severim'' sözü yazılsın!
Bu sese kulak verseniz kıyamet mi kopar sayın Cumhurbaşkanım!?
Bunu istememizin tek sebebi;
Şu an Cumhurbaşkanlığı'nı yaptığınız devletimizin kurucusu,
Eskişehir halkını ''Eskişehir halkı üstün özelliklerle bezenmiş seçkin bir halktır'' sözüyle şereflendiren ve sporcunun da en önemli özelliğinin ''ahlaklı olması'' gerektiğini vurgulayan Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e olan sevgimiz ve bu isimle özdeşleşmiş Eskişehirspor sevdamızdır.
Sizler bizim bu sesimizi duyarsanız,
Sizler milletinizin bu sevgisine karşılık verirseniz bu millet de sevgisini sizlere en iyi şekilde gösterir!
YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR!
YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR SEVDAMIZ!

16 Nisan 2018 Pazartesi

BEN SENİ KASIMPAŞA SOKAKLARINDA SEVDİM

Merhaba sevgilim!
Kara kaşı, kara gözü, sırma saçı, ince beli olmayan sevgilim...
Bedensiz ruhu, Anadolu'yu aydınlatan ışığı ve gönlüme doğan sevdasına sevdalandığım sevgilim...
ESESİM!
İLK AŞKIM!
Biricik sevgilim!
Merhaba!
Merhaba KARA&KIZIL SEVDAM!
Merhaba!
***
Akseki'de doğdum, yaşım dolmadan Kasımpaşa'ya geldim...
Kasımpaşa sokaklarında tanıdım seni.
Ve Kasımpaşa sokaklarında sevdim, sevdalandım!
Doğamadım Eskişehir'de...
Herkese nasip olmuyormuş o güzel kentte doğmak.
Elhamdulillah en azından sana sevdalanmak nasip oldu bana.
Küçücüktü yüreğim.
''El kadar''dım belki...
Eskişehir'de doğamadım amma,
Adını nüfus kağıdıma yazdıramadım amma,
Sevdanı yazdım yüreğime!
Aşkını yazdım kimliğime!
***
Kasımpaşa sokaklarında sevdim ben seni.
Çocuklar bile biliyor artık kimliğimi.
45 senedir herkes ''ESESLİ SELO'' diye okur kimliğimi...
Kasımpaşa'da Hoca Ahmet sokakta...
Bazen tek kale, bazen minyatür kale maç yaparken, topumuz gazoz kapağı olsa da ben hep İsmail Arca olurdum.
Bir arkadaşım Fenerli Lefter, biri Gassaraylı Metin, bir diğeri BJK'li Sanlı olurken ben ESESli İsmail Arca olurdum...
Hatta bir ara saçlarım da kirpi gibi olsa düşünmüşlüğüm bile vardır!
Sevgilim!
Anadolu duruşlu sevgilim!
Ben seni Kasımpaşa sokaklarında sevdim...
***
Ben seni hep özledim!
Uzaktan sevmenin en büyük acısını, özlemeyi en çok ben yaşadım belki de...
Ve ben senin özlemeye bile sevdalandım sevgilim!
Yolda, sokakta, çarşıda, pazarda...
Nerede olursam olayım, her Siyah'ın yanına bir Kırmızı aradım...
Sırf Siyah - Kırmızı forma giyiyorlar diye her pazar günü Bayramyeri sahasında Tozkoparanspor'u seyrettim.
Hayallerimi seninle süsledim.
Sana kavuşmayı imkansız bildim o küçücük yüreğimde...
Ama hep sevdim.
Ben seni, seni hiç görmeden, Kasımpaşa sokaklarında sevdim ESESİM!
***
Tercüman gazetesinin taşra baskısı için 1 saat önceden sıraya girdim Kasımpaşa Pazariçi'nde...
Elimde çiçeklerim hiç olmadı ama hep bekledim.
Akşam saatlerinde gazeteler gelince heyecandan yüreğim yerinden oynardı.
İlk gazeteyi hep ben alırdım.
Sana sevdalı bir tek ben vardım.
Kızılay Meydanı'nda,
Arnavut kaldırımda,
Sokak lambasının ışığında,
Gazetenin son sayfasında kocaman fotoğraflarını görünce,
Ankara gazozu içmiş kadar sevindim sevgilim!
İstanbul baskısında küçücük yazılar olurken taşra baskısında en büyük fotoğraflarla seni anlatırdı gazeteler...
Ben seni Kasımpaşa sokaklarında, Tercüman'ın taşra baskılarında sevdim sevgilim!
***
Ne kupalarını bekledim,
Ne de şampiyonluklarını...
Anadolu Yıldızı olmana sevdalandım...
Kırmızı Şimşekler diye haykırışlara sevdalandım...
Seni sevenlere sevdalandım ESESİM!
Babadan oğula miras kalan bu kutlu sevdaya sevdalandım...
Hangi kupa, hangi şampiyonluk beni sana sevdalanmak kadar mutlu eder ki!?
Senin için verilen kavgalara sevdalandım,
Senin için dökülen gözyaşlarına sevdalandım,
Senin için yazılan şiirlere sevdalandım,
Senin için söylenen şarkılara sevdalandım,
Amigo Orhanlara,
Yufka İlhanlara,
Deli Kubilaylara,
Maça gitmek için evinin kiremitlerini satan Şemsettinlere,
Ve daha nice destansı sevenlere sevdalandım ESESİM!
***

Yine küme düşmeme derdindesin sevgilim.
Bizim umurumuzda mı sanki!
Kümeler umurumuzda mı!?
Sen düştükçe, sen yenildikçe bizim sana sevdamız şampiyon olmadı mı!?
Sen üçüncü liglere düştüğünde bile, bizim aşkımız stadları yakmadı mı!?
Hangi köy stadında sana sevdalı yürekler yanmadı ki!?
Hangi stadın çürük betonlarına göz yaşlarımızı akıtmadık ki!?
Düşsen de düşmesen de biz seni hep seveceğiz sevgilim.
***
Fakat bu sefer düşme be sevgilim!
ben seni Kasımpaşa sokaklarında sevdim.
Bugün Eskişehir'de ve memleketin bir çok sokağında sana sevdalanan, gönlü sana düşen minicik yürekler var!
Biz seni severken üzüldük ama asla yorulmadık sevgilim!
Bugün sana sevdalanan çocuklar üzülmesin sevgilim!
Düşme sevgilim!
Düşme ESESİM!

12 Ekim 2012 Cuma

Türkiye'nin tek milli taraftarı!?

Yıllar önceydi...
Eskişenhirspor kurulalı henüz 3 yıl olmuş...
3 Yıl içinde ülkemizde futbol adına hep ilkleri yaşatmış Eskişehirspor ve ESES sevdalıları...
Eskişehirspor, kurulduğu yıl kazandığı başarı ile halen dünyada kurulduğu yıl 1. Lig'e çıkan iki takımdan biri olma ünvanını koruyarak dünya futbol tarihine adını yazdırmıştır. Bu durum tüm futbolseverlerin gurur duyacağı büyük bir başarıdır.
***
1965 yılından 1968 yılına gelindiğinde ülkemiz futbolu farklı bir boyuta gelmişti....
Artık tribünlerde "seyirci" yok "taraftar" vardı...
Her maçını 20.000 sevdalının desteğiyle oynayan Eskişehirspor, artık taraftarıyla da bütün ülkenin gündemindeydi...
Türkiye'nin ilk Amigo'su olan Orhan Erpek önderliğindeki taraftar kitlesine bütün İstanbul medyası Dünyanın En Büyük Korosu adını vermişlerdi. Amigo Orhan da bu büyük koronun şefi...
Türk futbolu Eskişehirspor ile birlikte taraftarlık ve tribün kültürü ile de tanışmış oluyordu...
***
1968 yılında Avrupa kupalarında mücadele eden takımlarımızdan birisi de Fenerbahçe idi....
Fenerbahçe Şampiyon Kulüpler Kupası maçında İngiltere'nin ünlü takımı Manchester City ile karşılacaktı. İlk maç İngiltere'de oynandı ve FB rakibiyle 0-0 birabere kalarak ülkemize avantajlı bir şekilde dönmüştü. Fenerbahçe yönetimi İstanbul'da oynanacak olan maçı mutlak surette kazanmak istiyordu. Bunun için de mutlak surette tribün desteğinin sağlanması gerektiğini düşünen yöneticiler, sonunda bir çıkış yolu buldular ve Amigo Orhan'ı bu maçta FB taraftarının başına geçirmeye karar verdiler. FB yönetimi resmi bir yazı ile Eskişehirspor kulübüne başvurdu ve Amigo Orhan ve 40 kişilik bir ESES taraftar gurubunu maça davet etti. Amigo Orhan ve arkadaşlarının desteği ile bu maçı kazanacaklarını ümit eden FB yöneticilerinin bu talebini bir Milli Görev kabul eden Eskişehirspor yönetimi durumu Amigo Orhan'a aktarır. Amigo Orhan ve arkadaşları da aynı Milli duygular içersinde görevi kabul ederler. FB bu maçı 2-1 kazanarak bir üst tura atladı. FB yöneticileri o gün Amigo Orhan ve 40 Arkadaşının performansından o kadar etkilendiler ki resmi olarak transfer teklifinde bulundular. Elbette bu teklif kabul edilmedi. FB yöneticileri daha sonraki Avrupa Kupaları maçlarında da bu müthiş taraftarı tekrar maçlarına davet ettiler.
***
Eskişehirspor taraftarı bu ulusal maç ile birlikte Türkiye'de ilk Milli Taraftar ünvanını kazanmış oldu. Ayrıca Türkiye'nin transfer teklifi alan ilk Amigosu olma ünvanını da Orhan Erpek gururla bugünlere kadar taşımıştır...
***
Bugün tarih Eskişehirspor taraftarının bir kez daha Milli gururu yaşamasına tanıklık edecek....
Eskişehirspor taraftarı Amigo Orhan ve arkadaşlarından aldığı bayrağı layıkıyla bugünlere kadar taşımış ve yine Türkiye'de bir ilki gerçekleştirerek BandoESES'i kurmuştur. Tüm kulüplerin gıpta ile baktığı BandoESES bugün Milli bir görevle Romanya maçında tribünlerdeki yerini alacak. ESES sevdalısı yürekler onlarla birlikte olacak. Dünyanın her yanından dualar, sevgiler onlarla olacak. Bizi bir kez daha Milli olma gururuyla onurlandıran BandoESES'i minnet duygularıyla izleyeceğiz bu akşam...
***
Türkiye şunu bir kez daha anlamalı ki, tribünlerde en büyük olmak en çok olmakla eşdeğer değildir. Tribünlerde en büyük olmak yapılamayanı yapmaktır. İlklere imza atmaktır, öncü olmaktır ve tabii MİLLİ GÖREV İLE ONURLANRIDILMAKTIR...
Eskişehirspor taraftarı ikinci kez Milli olma onurunu yaşarken ülkemizin dört bir  yanındaki taraftar guruplarının bizleri örnek almasını ve taklit etmesini öneriyorum. Taklit etmek bazen çok da kötü değildir. Eskişehirspor taraftarını taklit etmekten hiç kimse çekinmesin...

27 Eylül 2011 Salı

Eskişehirspor’u ve sevdalılarını örnek almaktan korkmayın!...

Ülkemizde futbol kültürünün içinde bulunan, az buçuk ucundan kıyısından futbol ile ilgisi olan herkes çok iyi bilir ki, Eskişehirspor ve Eskişehirspor sevdalıları bu ülkede futbol adına birçok ilklere imza atmış ve örnek davranışlar sergilemişlerdir. Kurulduğu günlerden bu yana Türk futbol kültürüne kazandırmış olduğu değerleri, yapılan ilkleri sıralamaya kalksak eminim arada unuttuklarımız olacaktır. Biz Eskişehirspor sevdalıları olarak yaptıklarımızı anlatmaktan ziyade yeni bir şeyler yapma peşinde koştuk bugüne kadar. Futbol kültürümüze sürekli yeni değerler kazandırma peşinde koşarken geçmişte yaptıklarımızı, futbolseverlerin değerlendirmesine bırakıyor ve adeta unutuyoruz…

Pirimiz Amigo Orhan (Erpek)’in futbol kültürümüze kazandırdıklarını eskiler iyi bilirler, yeni nesil futbolseverlerimizin de biraz araştırmaları gerekirken, araştırırken öğrenmek en güzelidir. İngiltere kraliçesine Eskişehir’den çiçek göndererek, merhum futbolcumuz Necdet Yıldırım ağabeyimizin tedavisi konusunda hassasiyet göstermelerini isteyen ağabeylerimiz belki de bir kraliçeden mektup alan tek taraftar topluluğudur halen…

Son günlerde ülke gündemine damgasını vuran ve tribünlerimizde küfür ve şiddetin önlenmesi yolundaki en önemli girişim olarak değerlendirilen BandoESES’i tüm Türkiye hayranlıkla takip ediyor. Tüm futbol eleştirmenleri ve spor insanları BandoESES’ten övgüyle bahsederken sporda şiddet ve küfürü önlemek için dev bütçeler hazırlayan ve harcayan ilgili devlet kuruluşları BandoESES’i delici (!) ve kesici (!) alet taşıyan potansiyel futbol teröristi (!) olarak görüyor ve deplasman maçlarında stadın çevresinde bile dolaşmalarına izin verilmiyor. BandoESES hiç de hak etmediği bu muameleye tabi tutulurken Galatasaray’ın Arena stadında insanların kafalarına rakı şişeleri yağıyor. Stad içinde satılan bu şişeler ise, ne hikmetse kesici ve delici alet kapsamına girmiyor. Bu da “Burası Türkiye” dedirten ilginç durumlarımızdan birisidir… Ordu’daki bir maçta da Eskişehirspor futbolcularının eli bıçaklı bir kişi tarafından saha içinde nasıl kovalandığını hepimiz biliyoruz. Onlar tehlike değil ama BandoESES’in müzik aletleri tehlike arzediyor ilgili devlet kuruluşlarına karşı…

BandoESES’in maruz kaldığı bu muamele ülkemizin bir ayıbıdır. Sayın Başbakan bu olaya bizzat el atarak bu ayıbı temizlemeli ve TFF sporda küfür ve şiddetin önlenmesi adına harcanan milyonlarca liradan BandoESES’in yaşaması için pay ayırmalıdır. Biliyorum bu önerime Eskişehirspor sevdalıları mutlaka karşı çıkacaktır. “BandoESES sevdasını yüreklerine yazan biz Eskişehirspor sevdalılarının onurudur, gururudur, bugüne kadar olduğu gibi bundan böyle de biz BandoESES’i yaşatacağız” diyeceklerdir fakat ben artık BandoESES ulusal bir yapıya kavuştuğunu düşünüyorum. Ulusal Takım ve ve kulüplerimizin uluslararası maçlarında TFF tarafından BandoESES tribünlere davet edilmeli ve tüm ihtiyaçları karşılanmalıdır. İlk kurulduğu yıllarda Eskişehirspor da Eskişehir’in ve Eskişehirlilerin takımı idi fakat kısa bir süre sonra GS, FB, BJK’den sonra tüm Türkiye’nin gönlünü fethedip Eskişehir ili dışından çok büyük taraftar kitlesine sahip olarak Türkiye’nin takımı olmuştur. BandoESES de böyledir. BandoESES artık tüm Türkiye’nin sevgi ve hayranlığını kazanmış bir oluşumdur. Bu oluşuma herkes sahip çıkmak zorundadır…

Eskişehirspor sevdalıları Türk futboluna her zaman güzellikler katmıştır. Bu güzellikleri taklit etmekten, örnek almaktan ve örnek göstermekten hiç kimse korkmasın…

YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR!..