EsEs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EsEs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Nisan 2020 Perşembe

Aydın Begiter'e cevaben: ''KURTAR BİZİ BABA!''

Aydın Begiter...
Adı Eskişehirspor ile özdeşleşen kurucular kurulu üyesi ve eski başkanlarımızdan.
Eskişehirspor'un kazandığı her başarı ve başarısızlıkta bire bir payı bulunan nadir insanlardan biridir Aydın Begiter.
Aydın Begiter'in ''Eskişehirspor benim üçüncü evladımdır'' sözleri son derece manidardır.
Bu sözler beni az da olsa umutlandırdı.
Çünkü hiçbir baba evladının düştüğü zor durumda çaresiz kalamaz.
Mutlaka evladının kurtuluşu için, evladının sağlığına kavuşabilmesi için yapılması gereken tüm fedakarlıkları yapar.
Servetini de harcar, ömrünü de harcar...
***
Geçtiğimiz günlerde Eskişehir basınında çıkan beyanatında önemli ifadeler kullandı sayın Aydın Begiter.
Bunlardan birisi ''Eskişehirspor'un tüm borçları 50 milyona kapatılabilir'' şeklindeki cümlesiydi.
Bence son derece haklı Aydın Begiter başkan.
Kendisi de mutlaka hesabını kitabını yapmış ve 3. evladının kurtuluş reçetesini bu şekilde ortaya koymuştur.
Alacaklılar ile yapılacak ciddi ve sıkı bir pazarlık ile 50 milyon olmasa da 70-80 milyona çözülür bu işler.
***
50 milyon olur, 80 milyon olur...
Hiç farketmez.
Aydın Begiter'in bu reçetesinden benim anladığım şudur: Ciddi anlamda eğer bu 3. evlat kurtarılmak isteniyorsa kurtarılır. Eskişehirspor'un doğuşundan bu yana bu camianın içinde olan Begiter Baba insiyatifi ele alır da meydanlara çıkarsa bu iş mutlaka çözülür ve 3. evlat mutlaka komadan çıkarak normal servise alınır en azından.
Evlat bu...
Hem de 3. evlat..
En küçüğü...
Son numara...
Yani en sevilen, en özlenen...
***
Eskişehirspor'un kuruluşundaki emekleri, Eskişehirspor'un bir efsane haline gelmesindeki emekleri yadsınamaz bir gerçektir Aydın Begiter'in.
Ve bugün çıkıp, 3. evladım dediği Eskişehirspor'un kurtuluşu için en azından bir şeyler söyleyen nadir kişilerden biridir Aydın Begiter.
Aydın Begiter şimdi daha fazlasını yapmalıdır artık.
Aydın Begiter'in açıklamasında katılmadığım sözler de var tabii.
Örneğin reçeteye yazdığı 50 milyon liranın asla bulunamayacağını söylüyor sayın Begiter.
Ben buna katılmıyorum.
Büyük bir sanayi kenti olan Eskişehir için 50 milyon lira çok bir para değildir.
Organize Sanayi Bölgesi'nden tutun da fabrikaları, tüccarları, milletvekilleri ve gurbette bulunan cebi de gönlü de zengin Eskişehir evlatlarını elimize kalem alıp tek tek yazsak bu paranın toplanmasının çok da zor olmadığını hatta çok kolay olduğunu net bir şekilde anlarız.
***
Yeter ki insanlar güvensin.
Bu güven ortamını sağlamak da Eskişehirspor'un Kurucular Kurulu Üyesi sayın Aydın Begiter'e düşer bu noktada.
Evladı yoğun bakımda olan bir baba edasıyla onbinlerce ESES sevdalısının önüne düşüp ''Bismillah'' diyerek ilk adımı atması gerekir artık sayın Begiter'in.
Yanına bu kentin güvendiği isimleri de alabilir.
Sayın Prof. Dr. Fethi Heper...
Sayın İsmail Arca...
Sayın Ender Konca...
Sayın Amigo Orhan ağabeyimiz.
Sayın Vahap Özbayer...
Sayın Ayhan Aşut...
Ve daha niceleri...
Bir ordu ve bir komutan olup, düşelim yollara...
Kapıları tek tek çalalım.
Evladımız ölüyor, gelin birlik olup evladımızı kurtaralım diyelim...
***
''Çok çabaladık ama olmuyor!''
Bu cümlenin ardına gizlenmeye gerek yok!
Bu cümleyi hakkıyla kullanabilecek sadece Eskişehirspor sevdalısı taraftarlarımız vardır.
Çok çabaladık.
Yüreğimizi koyduk.
Cebimizde ne var ne yok verdik.
Ömrümüzü adadık, nefeslerimizi tükettik ama ''...... olmuyor'' demedik, diyemedik.
Olacak bu iş!
Merhum hocamız Abdullah Gegiç'in mezartaşına adını yazdırdığı evlat mutlaka yoğun bakımdan çıkacak ve Anadolu insanının yüreğinde bir Yıldız gibi parlayacak...
***
Evlat, mezar taşında bile yaşatılandır sayın Begiter başkanım.
Allah ömrünüzü uzun etsin.
3. evladım dediğiniz Eskişehirspor'u kurtarmak için yazdığınız reçeteyi gerçekleştirmek sizin elinizde.
Ardınıza asker arıyorsanız biz hazırız.
İMECE ruhu ile düşelim yollara.
Bir liste yapın, kimden ne kadar alabiliriz, kim hangi borcu üstlenebilir, kimin sözü kime geçer?
Yapın listeyi, kurtarın evladınızı...
Aydın Begiter adının da bu kentte 50 milyon lira toplamaya gücü yetmiyorsa, biz Anadolu Yıldızı'nı 2. amatör kümede bile olsa yaşatmaya yeminliyiz...
3. evladınızı yaşatmaya var mısınız sayın Begiter başkanım!?




7 Mart 2020 Cumartesi

''KURTULUŞ KURULUŞTA'' Kampanyasından BİR AŞK HİKAYESİ

1965'ten bu yana, yani Türk futboluna Eskişehirspor'un adı yazıldığından bu yana nice aşk hikayeleri yazıldı Anadolu Yıldızı sevdasına dair.
Anlatmakla bitmez.
Yazmakla tükenmez.
Yaşamak gerekliydi, yaşadık.
Nice Siyah Kırmızı aşk hikayesini yüreklerimizin en ücra köşelerinde doya doya yaşadık....
***
Eskişehirspor çok zor günler geçiriyor.
Türk futbolunun içine düştüğü bataklık ve beceriksiz yöneticilerin basiretsiz ve sorumsuzca icraatları sonucunda adını dünya futboluna yazdıran Eskişehirspor bugün bu bataklıktan kurtulmanın mücadelesini veriyor.
Yok olan bir çok kent takımı gibi al takke ver külah kolaylığına kaçmadan.
Adını, namını, şanını, şöhretini ve şanlı mazisini bir kenara bırakıp farklı bir isimle yaşama kolaylığına kaçmadan.
Şanlı armasıyla, sevdayı anlatan renkleriyle ve elbette dillere destan mazisiyle varolma mücadelesi veren Eskişehirspor ve Eskişehirspor'a gönül veren taraftarları varolma mücadelesini kurtuluş mücadelesine dönüştürürken bir çok kampanyalar düzenlediler.
***
Ayakkabı boyacılığı yapan çocuk ilk boyadığı ayakkabı parasını getirip verdi.
Kimisi okul harçlığını verdi.
Kimisi bir kaç hafta sigara içmedi ve biriken parayı kulübe verdi.
Kimisi hatıra bilet aldı, kimisi bardak, kimisi hatıra forma alarak varoluş mücadelesine destek oldu.
Şimdi yeni bir kampanya başlattı Eskişehirspor yönetimi.
KURTULUŞ KURULUŞTA sloganıyla tüm Eskişehirliler'den 1965 TL ile KURTULUŞ mücadelesine destek olmalarını istediler.
Eskişehirspor sevdalıları hemen harekete geçtiler tabii ki bu çağrı karşısında.
***
Her taraftar bir kerede 1965 TL veremeyebilirdi.
Bu sebeple 10-20 kişilik gruplar halinde birleşip 1965 TL toplamaya başladılar.
Bazı atanmış ve seçilmişlerimiz harekete geçtiler, kampanya katıldılar.
Esnafımız, tüccarımız ve iş insanlarımız yavaş yavaş bu kurtuluş destanında yerlerini almaya başladı.
Başkanlığını yaptığım Boğazın Kırmızı Şimşekleri Derneği olarak biz de kurucumuz ve Divan Kurulu Üyemiz merhum Dr. Ateş Ülker ağabeyimizin aziz hatırası adına 1965 TL kampanyasına katılmaya karar verdik ve üyelerimizin destekleriyle bu miktarı toplamaya başladık.
***
Ve bir sabah telefonuma bir mesaj geldi.
Tüylerimi diken diken yapan, gözlerimdeki yaşları damla damla düşüren, yüreğimi sızlatan bir mesaj.
Mesaj İstanbul'da üniversite öğrenimini sürdüren bir öğrenci kardeşimden geliyor.
Şuraya yazarken bile hıçkıra hıçkıra ağlamak geliyor içimden:
- Başkanım ben bir aylık bursumu 1965 TL kampanyasına vermek istiyorum.
- !?
- Ama 1965 TL yok
- !?
- Ayın 9'unda tamamlayabilirim üstünü
Kelimelerin ilmek ilmek boğaza düğümlendiği an.
***
Gözyaşlarıma hakim olamadım.
Bir süre cevap yazamadım bu ESES yürekli kardeşime.
Sonra uzun uzun anlattım.
- Hepsini gönderme iki gözüm. Sen de öğrencisin. Ama o güzel gönlünden kopmuş, Seni zorlamayacak kadarını yolla. Senin yüreğin kadar temiz o para kurtuluşumuza vesile olur inşaallah.
Diyebildim.
- Ama başkanım küme düşecekmişiz.
Dedi.
Bir daha bir daha bir daha ağladım.
Bir daha ağlamazsam namerdim dedim bir daha ağladım.
***
Dedik ya,
FUTBOLDA AŞK VARSA ADI ESKİŞEHİRSPOR'dur!
Kim bir futbol takımını bu kadar güzel sevebilir ki!?
Kim yahu kim Eskişehirspor için böylesi bir fedakarlığı göze alabilir!?
Kim Eskişehirspor için bu öğrenci kardeşim kadar duyarlı olabilir!?
Kim Eskişehirspor için bu öğrenci kardeşim kadar destek olmaya taliptir!?
Evet bu yazımızı buraya kadar okuyup ''BEN VARIM'' diye haykıracak kaç kişi var acaba şu koskoca Eskişehir'de.
Böylesi muhteşem bir aşk hikayesine yeni hikayeler ekletecek ve bu hikayelerin sonunda Eskişehirspor'un KURTULUŞ DESTANI'nda yer almaya gönüllü kaç kişi var memleketimde!?
***
Eskişehirspor yönetimi kampanyayı başlatırken 10 bin kişiden ses bekliyoruz demişti.
Böylesi aşk öyküleriyle sevilen Eskişehirspor eminim 10 binlerin haykırışlarıyla YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR olarak yeniden doğacak bu sinsi kuşatmalardan kurtulacaktır.

16 Şubat 2020 Pazar

Hatayspor'u nasıl yeneriz?

Hatayspor, TFF 1. Lig'in en güçlü şampiyonluk adayı.
Son maçında yine şampiyonluk mücadelesi veren bir başka ekip Akhisar Bld. Spor'a kendi sahasında yenildi.
Yani bu ligde yenilmez takım yoktur.
Eskişehirspor da 5 maçlık yenilmezliğin ardından Menemen Bld. Spor'a kaybetti.
Neden kaybettik, eksiklerimiz neydi?
Bu soruların cevabını hocamız Mustafa Özer mutlaka arayıp, çözüme kavuşturacaktır.
***
Menemen Bld. maçını kaybetmek Eskişehirspor için çok büyük bir kayıp değildir.
Hatta şöyle de düşünebiliriz:
Hatayspor maçını kazanmak için Menemen Bld. maçını kaybetmemiz gerekiyordu belki de...
Ancak Hatayspor maçını kazanmak çok büyük bir kazanç olacaktır.
Hatayspor maçını ne yapıp, edip kazanmak zorundayız.
Ama nasıl?
İşin teknik boyutunu Mustafa Özer ve ekibi halleder.
Rakibin zaaflarını, kendi takımının noksanlarını iyice tahlil edip, gerekli önlemleri mutlaka alacaktır.
***
Biz işin tribün boyutuna bakalım.
Biz taraftarız.
Taraftar olarak bu maçın kazanılmasında katkımız ne olur ona bakmalıyız.
Maç Cuma günü saat 19:00'da oynanacak.
Bu nokta da en büyük sıkıntımız bilet satış gişelerinin olmayışıdır.
Çalışan taraftarlarımız yoğunluktan ötürü bilet alamıyorlar.
Tahmin ettiğimizden çok daha fazla taraftarımız bu sebepten ötürü maçlara gelemiyor.
Bu sıkıntı mutlaka giderilmeli ve yüreğinde ESES sevgisi olan her taraftarımızın kolayca bilet alarak maça gelmesi sağlanmalıdır.
Bunda da en önemli görev sayın başkanımız Mustafa Akgören'e düşmektedir.
Başkanımızın ilgililerle yapacağı görüşmeler bu konuda büyük fayda sağlayacaktır.
***
Bu maçta tribünlerde onbinlerce sevdalı yürek tüm gücümüzle takımımıza destek olmalıyız.
Eskişehir'e gelen her takım oyuncusunun en büyük korkusu tribünlerdir.
Yapılacak gösteriler, söylenecek besteler ve tezahüratlar rakip takım oyuncuları için kabus, kendi oyuncularımız için doping etkisi yapmalıdır.
Geçmişe şöyle bir dönüp baktığımızda ESES sevdalılarının nice maçı çevirdiğini ve nice zaferlerin kazanılmasına öncülük ettiğini göreceğiz.
Klasik söylemde olduğu gibi tribünde 12. adam olmayacağız.
Futbolcularımızın dizlerinde derman, yüreklerinde 65 Ruhu ve gözlerinde yanan zafer meşalesi olmalıyız.
Binlerce sevdalı yürekle bir destan daha yazmak bizim için hiç de zor olmayacaktır.
***
Hafta boyunca özellikle sosyal medyada çok dikkatli olmalıyız.
Rakip takım oyuncularını motive edecek paylaşımlardan kesinlikle kaçınmalıyız.
Futbolcularımızı rehavete sokmadan yüreklendirmeli ve onlara olan desteğimizi abartılı düzeylere çıkarmadan göstermeliyiz.
80 bin civarında passolig kartı bulunan her tanıdığımızı maça gelmesi için teşvik etmeliyiz.
Gerekirse ''Bu maça gelmezsen hakkımı helal etmem sana'' deyip duygu sömürüsü de yapmalıyız.
Maça davet ettiğimiz her gönüldaşımıza da ''AMAN HACIM, MAÇA GELİRKEN KIRMIZI GİYİNMEYİ UNUTMA'' diye de sıkı sıkı tenbih edelim.
***
BİZ, kendi sahasında Akhisar Bld. Spor'a yenilen Hatayspor'u çok rahat yeneriz.
Yeter ki BİZ olmaya devam edelim.
Yüksek Eskişehirsporluluk Bilinci çerçevesinde Yeniden Büyük Eskişehirspor ülkümüz için savaşmaya devam edelim.
Tribünlerde maç izlemek yerine sahadaki evlatlarımızın yüreklerindeki ateşi daha da alevlendirelim.
Unutmayalım ki, BİZ 1965'te Anadolu semalarında parlayan ANADOLU YILDIZI'nı yeniden parlatmak için savaşıyoruz. BİZ, karanlık gecelerde Bizans zihniyetinin üzerine düşen KIRMIZI ŞİMŞEKLERiz...
İnanıyoruz, başaracağız...
Makus talihin prangalarını kıracağız...

17 Eylül 2019 Salı

ESKİŞEHİRSPOR KURULDU! YAŞAYACAK MI!?

İyi niyet çok önemlidir.
Ancak bu iyi niyetin sonuçlarının da iyi olması çok daha önemlidir.
Osman TAŞ başkanlığındaki son yönetim kurulunun iyi niyetinden hiç şüphem yoktur.
Yönetim içinde yakınen tanıdığım isimlerin başında gelen, Osman TAŞ, Mehmet ŞİMŞEK, Selim DEMİRCİOĞLU, Tamer YAVUZ ve Özgür MARANKOZ gibi isimlerin Eskişehirspor sevdası ve samimiyetlerinden zerre şüphem yoktur.
Ancak geldiğimiz nokta göstermektedir ki, geçmiş dönemler ile kıyaslanamayacak kadar az da olsa camia mevcut yönetimin ya da başkan Osman TAŞ'ın bazı icraatlarının yanlış olduğunu düşünmekte ya da özellikle başkan Osman TAŞ'ın vaatlerini yerine getirmediğini dile getirmektedir.

***
Osman TAŞ bütün iyi niyeti ile büyük bir çaba sarfetmiş ancak kulübün içinde bulunduğu ve geçmiş yıllardan gelen kaos ortamı Osman TAŞ'ı da bir takım hataların içine sürüklemiştir. Alt Kurul Yedek Üye olarak bu yönetim içinde bulunmaktan hiçbir zaman pişman olmadım, bilakis gurur duydum. Buna rağmen Genel Kurul kararı alınması için de sürekli olarak çağrıda bulundum ve buna devam edeceğim.
***
Osman TAŞ sın basın toplantısında bir gazetecinin ''Camia size güvenmiyor'' şeklindeki sorusu üzerine; ''Camia bize neden güvenmiyor!? Osman TAŞ ya da yönetimi 3,5 ay gibi kısa bir sürede bu kulübü büyük bir borç yükünün altına mı soktu? Kulübün parasını mı yedi?Yanlış transfer yaparak kulübü zarara mı uğrattı?'' tarzında son derece haklı sorularla karşılık verdi. Ancak şu da bir hakikattir ki, camia hiçbir dönemde olmadığı kadar yalnızlaştırdı, sahipsiz bıraktı bu yönetimi. Olması gerekenler bile olmaz hale geldi. Bunun sebebi nedir? Camia içindeki bezginlik mi? Yıllardır yöneticilerin yaptığı yanlışlar mı? Mevcut yönetimin başarısız olması için gayret sarfedenler mi var? Bu soruların cevabını bulmak da yönetimin görevidir.
***
Bir şeyin farkına varmak lazım.
Eskşehirspor yok olmasın diye cansiperane mücadele edenlerin sayısı çok ama çok azaldı. Osman TAŞ'ın göreve geldiğinde yaptığı son derece iddialı açıklamalar ile camianın beklentileri çok üst seviyelere çıktı ve icraat döneminde bu iddialı söylemlerin bazılarının gerçekleşmemesi camiada hayal kırıklığı yarattı bunun da ötesinde büyük bir toplumsal bıkkınlık hali oluştu. Bu 3-4 aylık süreçte şahsım adına hiçbir zaman büyük beklentiler içine girmedim ve Osman TAŞ başkanın her açıklamasında ''Eyvah'' dedim.
***
Osman TAŞ başkan ile yaptığımız görüşmelerde kendisine de ilettim.
''Bu camianın Osman TAŞ'a ihtiyacı var, lütfen Osman TAŞ'a yazık etmeyin'' dedim.
Osman TAŞ'ın bir başkan olarak çok faydalı olacağına gerçekten inandım. Ancak büyük bir kaos ortamının dibine kadar çöken bir camiada çok iddialı sözler ederseniz ne yazık ki sonu hüsran olur. Tanıyabildiğim kadarıyla cebindeki son kuruşu dahi Eskişehirspor için harcayabilecek bir adam Osman TAŞ. Ben cebindeki paradan çok zihnindeki fikirler ve kalbindeki ESES sevdası ile ilgilendim. Aklı selim bir yol izlenirse, Osman TAŞ kafasındaki projeleri Mehmet ŞİMŞEK, Selim DEMİRCİOĞLU, Tamer YAVUZ ve Özgür MARANKOZ (Burada sadece yakınen tanıdığım isimleri zikrediyorum, yönetimde bulunup da yakınen tanımadığım arkadaşlardan özür dilerim.) gibi dürüstlüğünden, samimiyetinden ve yüreklerindeki ESES sevdasından zerre şüphemiz olmayan bir ekiple yavaş yavaş hayata geçirmeye çalışırsa çok güzel işler çıkartılırdı.
***
Sonuç olarak yolun başında beklentiler çok yüksek olunca camianın bıkkınlığı ve bezginliği dolayısıyla da yönetim karşıtı bir tavır takınması kaçınılmaz oldu. Şu an camiada azımsanmayacak bir kesim Olağanüstü Kongre istiyor. Kongre olursa ne olacak!? Değişen hiç bir şey olmayacak. Kulisler yapılacak, bazı isimler ortalıkta dolaşacak. Birileri kongre salonunda esip gürleyecek ama sonuçta çeşitli bahaneler ortaya atılarak kimse liste falan çıkartmayacak. Osman TAŞ bu durum karşısında yenilediği listesi ile bir gürültü patırtı çıkmadan tek liste ile işine devam edecek. Yani güven tazeleyecek.
***
Benim Genel Kurul istemekteki tek amacım mevcut yönetim kadrosunun yapılacak yeniliklerle güven tazelemiş bir şekilde görevine devam etmesidir.
Bu durumun alternatifi sadece ve sadece bir ''Milli Mutabakat Yönetimi''dir.
Nasıl olacak!?
Hatta neden böyle bir yönetim oluşturulmalı sorusuna cevap vermek gerek öncelikle.
Hepimiz kentimizin ileri gelenlerinin, sanayici ve tüccarlarının yöneticilere güvenmediğini dillendiriyoruz. Doğrudur. Bir güven ortamı olsaydı kentin en büyük marka değeri Eskişehirspor bu kadar sahipsiz kalmazdı. Hem Türkiye genelinde hem de dünya genelinde söz sahibi olan sanayici ve tüccarları olan bir kent bu duruma düşmezdi...
***
O halde ben Genel Kurul tarafından göreve getirilen hiçbir yöneticiye güvenmeyenleri Eskişehirspor'u yönetmeye davet ediyorum. Buyrun hodri meydan diyelim. Siz bize güvenmiyorsanız biz size güvenelim. Şirketlerinizi, kurum ve kuruluşlarınızı nasıl başarıyla yönetiyorsanız buyrun gelin Eskişehirspor'u da aynı başarıyla yönetin. Yazımın sonunda temsili bir YÖNETİM KURULU LİSTESİ yayınlıyorum. Valiliğimiz başta olmak üzere tüm belediyelerimiz, sanayi, ticaret, esnaf ve meslek odalarımız, sivil toplum kuruluşlarımız...
Gelin hepiniz bir araya gelin ve Eskişehir kentinin en büyük marka değerine sahip olan Eskişehirspor'u YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR haline getirin.
***
Son zamanlarda taraftarlarımızın sosyal medya üzerinden ısrarla göreve davet ettiği Büyükşehir Belediye Başkanımız sayın Yılmaz BÜYÜKERŞEN yine aynı uyarıyla karşılık verdi bu ısrarlı davetlere: ''Bu iş böyle olmaz. Şirketleşin!'' 
Evet son derece doğru. Bu yönetim sistemi ile bazı şeylerin yanlış gittiği ortada. Şirketleşelim ama gelin birlikte yapalım. Siz bu şehrin abisi olarak bir önderlik edin. ''Eskişehirspor nasıl kurtulur'' konu başlığı altında bir seri toplantılar yapın ve kurtarın şu takımı. Cebinizden ya da belediye kasasından 5 kuruş harcamadan sayın valimizle de işbirliği yaparak yıllardır dile getirdiğiniz ve camia tarafından da kabul gören o yönetim tarzını getirin lütfen!
***
Bizim yörükler ''Lafın fazlası aptala söylenir'' derler.
Sözü fazla uzatmadan Cumhuriyetimizin kurucusu Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Eskişehirliler için söylediği şu sözleri hepimiz bir kez daha anımsayalım:
''Eskişehir halkı, seçkin özelliklerle bezenmiş bir halktır!''
15 Ocak 1923
Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk

***
Aşağıda paylaştığım Yönetim Kurulu Listesi tamamen hayal Ürünüdür. Eskişehirspor'un kurtuluş reçetesi olarak gördüğüm bu MİLLİ MUTABAKAT YÖNETİMİ'nin gerçekleşmesine dönük zerre umudum olmasa da umut dünyası deyip sizlerle paylaşıyorum...

BAŞKAN: Prof. Dr. Fethi HEPER

BAŞKAN VEKİLİ: Valilik
BAŞKAN VEKİLİ: Büyükşehir Belediyesi
BAŞKAN VEKİLİ: Tepebaşı Belediyesi
BAŞKAN VEKİLİ: Odunpazarı Belediyesi

GENEL SEKRETER: Osman TAŞ
GENEL SEKRETER YARDIMCISI: Selim DEMİRCİOĞLU

MALİ ASBAŞKAN: Mehmet ŞİMŞEK

BAŞKAN YARDIMCISI: Umut CUMALI
STADYUMDAN SORUMLU

TEKNİK ASBAŞKAN: Deniz YILMAZ
TARAFTARDAN SORUMLU
TEKNİK ASBAŞKAN: İlhan KISMET
TARAFTARDAN SORUMLU

ASBAŞKAN: Engin ÖZTÜRK
HALKLA İLİŞKİLERDEN SORUMLU

ASBAŞKAN: ESKİŞEHİR BAROSU
HUKUK VE TFF İŞLERİNDEN SORUMLU

ASBAŞKAN: SANAYİ ODASI
DIŞ İLİŞKİLERDEN (UEFA FİFA Vb) SORUMLU

ASBAŞKAN: ESKİŞEHİRSPORLU PROFESYONEL FUTBOLCULAR DERNEĞİ
ALTYAPIDAN SORUMLU

ASBAŞKAN: TİCARET ODASI
İDARİ İŞLER VE TESİSLERDEN SORUMLU

ASBAŞKAN: Özgür MARANKOZ - Tamer YAVUZ
AR-GE & SOSYAL İŞLERDEN SORUMLU

ASBAŞKAN: ESKİŞEHİR ESNAF ODASI
EĞİTİM VAKFI VE İKTİSADİ İŞLETMEDEN SORUMLU

ASBAŞKAN: ESKİŞEHİR TABİPLER ODASI
FUTBOLCU SAĞLIĞINDAN SORUMLU

11 Eylül 2019 Çarşamba

YALÇIN KILIÇOĞLU VE ESKİŞEHİRSPOR...

Yalçın Kılıçoğlu...
Eskişehirspor ve Eskişehir kenti için son derece önemli bir isim.
Her ne kadar o dönemlerde kendi reklamını çok fazla yapmasa da, anlatılanlar, yaşananlardan anladığımız kadarıyla Dr. Aziz Bolel önderliğinde kurulan ve bugün bizlere dünyada eşi benzeri görülmeyen bir sevdayı yaşatan Eskişehirspor'un yaşayan bir efsane haline gelmesindeki en etkili isim Yalçın Kılıçoğlu...
***
10 yıl gibi kısa bir sürede Eskişehirspor'u dünya futboluna tanıtan, Eskişehir'in en önemli markası haline getiren ekibin en büyük maddi kaynağı Yalçın Kılıçoğlu...
1973 yılında genç yaşta elim bir trafik kazası sonucunda hayatını kaybeden Yalçın Kılıçoğlu son derece başarılı ve mütevazi bir iş insanı...
Aynı zamanda kentine ve kentinin takımına da sevdalı bir vatan evladı...
Yalçın Kılıçoğlu'nun vefatı sonrasında Dr. Aziz Bolel'in de başkanlık vazifesinden ayrılmasıyla birlikte bugün içine düştüğümüz kaçınılmaz son başlıyordu aslında...
***
Bugün Yalçın Kılıçoğlu ve Kılıçoğlu Kiremit'i, araştırdım okudum...
Cumhuriyet'in ilk yıllarında Eskişehir'de kurduğu kiremit fabrikası bugün 92. yılını kutlayan ve dünya devi olmuş büyük bir işletme haline gelmiş.
Kurulduğu ilk yıllarda zor günler yaşayan ve İş Bankası'na olan borçları dolayısıyla kapanma noktasına gelen fabrika bugün 7 kıtaya kiremit ve tuğla ihraç eden dünyaca tanınmış bir dev işletme olmuş.
Kuruluş günlerinde Cumhuriyetimizin kurucusu Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatlarıyla kapanmaktan kurtulan fabrikanın öyküsü de çok etkileyici.
Eskişehir'de bir fabrika kurulmuştur ancak, memleketin içinde bulunduğu ekonomik zorluklar fabrikayı juran Sabri Bey'ide kara kara düşündürmektedir. İş Bankası'ndan alınan krediler geri ödenememiş ve İş Bankası fabrikaya el koymak üzere. Tam bu sırada Atatürk'ün Eskişehir'e geldiğini duyan Sabri bey, bir kağıda 2 adet kiremit sararak Atatürk ile görüşmeye gider. Vilayet makamında Atatürk ile görüşme talebini ileten Sabri bey olumsuz yanıt alır, ancak ısrar eder. Kapıdaki görevliler Sabri beyi içeri almamakta ısrar edince; 'Biz silah arkadaşıyız, beraber İstiklal Savaşı'nı kazandık'' diye bağırır. Bu bağırışma üzerine dışarıya çıkan Mustafa Kemal Atatürk duruma müdahale eder.
- Neden bağırıyorsun be adam!
Sabri bey de;
- Ben bir fabrika kurdum. İş Bankası'na borçlandım ve banka şimdi fabrikamı elimden almaya çalışıyor!
Der ve kağıda sardığı 2 tane kiremiti Atatürk'ün önüne koyar.
Atatürk kiremitlerin üzerine çıkar ve kiremitler kırılır. Mustafa Kemal Atatürk Sabri beye;
- Kiremitlerin kırıldı, sağlam yapamıyorsun sen bu kiremitleri satamazsın
Der.
Bunun üzerine Sabri bey tarihi bir cevap verir:
- Paşam o çizmelere yedi düvelin orduları dayanamadı, Sabri'nin kiremitleri mi dayanacak!?
Bunun üzerine Atatürk talimat verir ve fabrika haczedilmekten kurtulur.
90 Yıl önce söylenen bir cümle bugün dünya devi bir işletmenin temeli oluyor...
***
Kılıçoğlu ailesi kendi sektörlerinde dünya devi olmuşlar.
Belki merhum Yalçın Kılıçoğlu'nun ömrü yetseydi Eskişehirspor da dünya devi bir takım olacaktı.
Olmaz olmaz diyor aklım da gönlüm ısrar ediyor...
Sabri beyin bir cümlesiyle bugün dünya çapında bir marka haline gelen Kılıçoğlu Kiremit'in bugünkü varisleri Yalçın Kılıçoğlu'nun yarım kalan Büyük Eskişehirspor hayalini gerçekleştiremez mi!?
Bırakalım dünya devi bir takım oluşturmayı, Yalçın Kılıçoğlu'nun tamamlayamadığı hayallerine bari sahip çıksalar...
***
Biliyorum olmaz...
Belki umurlarında bile değildir ama hani dedim belki bir ihtimal, bir vefalı ADAM çıkar...
Sabri beyin söylediği o sihirli cümlenin bir benzerini belki bizler söyleyemeyiz ama biz de çok seviyoruz kentimizi ve Eskişehirspor'umuzu...
Bugün merhum Yalçın Kılıçoğlu'na dualar gönderen onbinlerce sevdalı yürek mahzun...
Unutmamak gerek sevdalı yürekleri...

17 Ağustos 2019 Cumartesi

Ardabaran'ın Gözyaşıdır Eskişehirspor'u Yaşatan Güç...

Türk futbol tarihinde yaşayan bir efsanenin destanı yazıldı 1965'ten bu yana...
Kalemi AŞK, kağıdı yürek, mürekkebi gözyaşı olan bir destandır bu...
Merhum Aziz Bolel ve arkadaşlarının Eskişehir halkının muazzam desteği ile başlattığı ''Futbol'da Anadolu Devrimi'' hareketi kısa zamanda tüm Anadolu halkının desteğini aldı ve Eskişehirspor ANADOLU YILDIZI madalyasını göğsüne takarak yaşayan bir efsane olarak tarihe geçti.

***
Kolay yazılmadı bu desten.
Kolaylıkla efsane olmadı bu takım.
Öyle parayla pulla da olmadı hiçbir şey.
AŞK ile,
Sevda ile,
Zorlu şartlarda yılmadan yıkılmadan verilen büyük bir mücadele ile tüm Anadolu halkının gönlünde taht kurdu Eskişehirspor.
Ve bugün, Eskişehirspor'un yaşadığı zorlu süreçten çok daha küçük engeller karşısında bir çok Anadolu takımı yok olup giderken, Eskişehirspor yaşamaya devam ediyor.
Yaşıyor, savaşıyor Eskişehirspor!
Bozuk düzene karşı verilen mücadele tüm hatlarıyla devam ediyor.
Endüstriyel futbol anlayışının tüm acımasızlığına rağmen, yüreklerde beslenen AŞK ile Eskişehirspor yaşamaya devam ediyor.
***
Anadolu'nun bir çok başarıya imza atmış nice kent takımı bir bir yok olurken, ya da adını şirketlere satarken Eskişehirspor kurulduğu gün ortaya konulan ''Kültürü'' ile yaşamaya devam ediyorsa, bunda en büyük katkı yıllardır dökülen kutlu gözyaşlarınındır.
Nice sevdalı yürek, 1965'ten bu yana sevdası Eskişehirspor için ''Bazen sevinç, bazen keder'' diyerek gözyaşı döküyor. Bir mağlubiyetin verdiği acıyla dökülen gözyaşları değil Eskişehirspor'u yaşatan, kutlu bir sevdanın özlemiyle dökülen gözyaşlarıdır.
Beceriksiz ve art niyetli yöneticiler sayesinde çekilen acıların meyvesidir bu kutlu gözyaşları.
***
Eskişehirspor taraftarı anılarını anlatırken ''ESES için döktüğü ilk gözyaşı''ndan başlar söze...
Ben de henüz 15 yaşındayken dökmüştüm Eskişehirspor için ilk gözyaşlarımı.
Yıllarca 1. Lig'de şampiyonluk mücadelesi verirken birden bir Vefa Stadı'nın toprak sahasında toz içinde kalmasına şahitlik ettiğim için ağlamıştım...
Yıllar geçti...
Dinmedi o kutlu gözyaşları...
Bugün Ardabaran ağlıyor...
14 yaşındaki Ardabaran...
Ve daha niceleri...
Nice minik yürek...
Nice sevda ateşiyle yanan yürek ağlıyor bugün...
***
Eskişehirspor'u ayakta tutan manevi güç bu gözyaşlarıdır.
Bu kutlu gözyaşlarının sahibi Arbaran Çubuk kardeşimin sevgili babası oğluyla ilgili duygularını kaleme dökmüş.
Okuyup da duygulanmamak, ağlamamak ve Yeniden Büyük Eskişehirspor mücadelemize daha güçlü bir şekilde devam etmemek mümkün değil.
Aşağıda sizlerle paylaştığım satırları okurken ağlayalım hepimiz.
Ama yıkılmayalım...
Yılmayalım...
Daha güçlü bir şekilde YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR mücadelemize kaldığımız yerden devam edelim...
***
Noktasına virgülüne dokunmadan sizleri Ardabaran kardeşimizin babası sevgili kardeşim Muharrem Çubuk'un duygularıyla başbaşa bırakıyorum:

Oğlum Ardabaran Yürümeyi, konuşmayı, koşmayı yeni öğrendiğinde attım onu bu sevdanın kucağına. Senelerdir derdini, sevincini, kahrını çektiğim sevdama onuda dahil ettim. 6 yaşındaydı. Ne sevdadan haberi vardı ne futboldan. Ben kolundan tuttum. Eskişehirsporumuzun tesislerine götürdüm. Dedim ki " Oğlum, bundan sonra ki hayatını bu armaya, bu toprağa, bu şehire adayacaksın. Bu şehir için ter dökeceksin. " Atalarımız gibi küçük yaştan aşıladım ona şehir sevdasını, memleket sevdasını. 

7 sene oldu oğlumu bu kulübün alt yapısına teslim edeli. Tam 7 sene. Oğlum tribünde abilerini, sahada kendi armasını destekliyor. Bu armayı en az ben babası kadar seviyor artık. Sevmese bu gözyaşını dökebilir miydi ? Söyleyin. Bir çocuk dahi olsa küser mi sevdiğine, darılır mı ? Sevdiği için ağlar, sevdiği için güler..

Bu fotoğraf Göztepe finali sonrası. Oğlumla beraber gözyaşı döktüğümüz maç. Hüzünle gurur karışmış. Anlatılmaz sevda. O gün daha güçlendi, daha hırslandı oğlum. Bu arma için ter dökmeye, bu şehir için yorulmaya.
Ama şimdi... 
Hergün onun tek bir sorusuyla karşı karşıya kalıyorum. 
Bu üzüntüyü bilebilir misiniz ? Bu duyguyu tadabilir misiniz ? 

Ardabaran kendine başka kulüp bulur ama başka ESKİŞEHİRSPOR bulamaz.

Sayın büyüklerimiz, ESKİŞEHİR uyanın, silkelenin. Çocuklarımızın hayallerini kurtaralım. Onların hayallerini çalmayalım...

23 Haziran 2019 Pazar

Silkelen Eskişehir, Uyan Anadolu; 1965 Ruhu Geri Geldi!

Bilmeyene anlattığımız vakit bir masal dinler gibi dinliyorlar...
Bilenler ise, o şanlı armayı görür görmez heyecanla haykırıyorlar:
- Es Es Es Ki Ki Kİ Eski Eski Es!
Ömer Hayyam Yokuşu'nu tırmanıyorum yine bir gün.
Gönlümün avuntusu, ilk aşkım Eskişehirspor forması üzerimde.
Yorgun ve gururla tırmanıyorum Ömer Hayyam Yokuşu'nu.
Birden yüreğimizi yerinden fırlayacak vaziyete getiren o ses geldi arkamdan:
- Es Es Es Ki Ki Kİ Eski Eski Es!
***
Hemen geri döndüm.
65 - 70 yaşlarında, saçları dökülmemiş ama ak pak olmuş, bıyıkları cıgaradan sararmış, sesi katrandan iyice kartlaşmış bir Roman bey amca.
Es Es tezahüratı bittikten sonra benim kendisine baktığımı görünce;
- Hey gidi ESES be! Ne günlerdi...
- Fethi, Nihat, Ender filelere gönder!
Hayranlıkla dinliyordum bey amcayı.
Kendisine gülümseyerek karşılık verebildim sadece. Bey amca durmuyordu.
Bir çırpıda 15-16 civarında isim saydı.
Hepsi efsane kadromuzun oyuncuları.

Bana say deseler o kadar hızlı sayamazdım muhtemelen.
***
Benden belki 15 yaş büyük olmasına rağmen;
- Ah be abiciğim, bakma biz Beşiktaşlıyız ama Eskişehirspor bir başkaydı be!
Ben halen tek kelime konuşamamıştım.
Bey amca öyle heyecanlı ve öyle özlem dolu konuşuyordu ki, ne diyeceğimi bilemedim. Bilsem de Bey amca fırsat vermezdi zaten...
Neyse ki, biraz sohbet edebilme imkanı bulduk.
Öyle sanıyorum ki, ilk defa tanışıp, Eskişehirli olmadığım halde neden Eskişehirsporlu olduğumu sormayan tek adamdı kendisi.
Çünkü o biliyordu.
Eskişehirspor, ANADOLU YILDIZI'ydı!
Eskişehirsporlu olmak için, Eskişehirspor'a sevdalanmak için Eskişehirli olmaya gerek yoktu.
***
Belki Türkiye'de en çok taraftar sıralamasında 3 takım önde görünebilir fakat ''en çok sevilen takım'' sıralamasında kesinlikle Eskişheirspor açık ara birinci sıradadır.
Rakip taraftarlar tarafından bile bu kadar sevilen Eskişehirspor kurulduğu 1965 yılından sonraki 10 yılda kazandığı başarılar ile tüm ülkemizin gönlünde taht kurmuştu.
Eskişehirspor takımı çeşitli sebepler sonucunda bugün yok olmakla yüzyüze gelmiş olsa da Eskişehirspor sevdalıları sayesinde yaşayan bir efsane olarak varlığını sürdürdü ve Eskişehir kentinin en büyük değerlerinden biri oldu.
Bugün Türkiye'nin neresinde ''Eskişehir denilince ilk aklınıza gelen nedir?'' sorusunu sorarsanız sorun alacağınız cevap;
- ESES
- Eskişehirspor
- Kırmızı Şimşekler
ya da
- Anadolu Yıldızı olacaktır.
Yani Eskişehirspor, Eskişehir kentinin sembolü olmuş, en büyük markasıdır, en büyük değeridir.
***
Takımın sportif başarı olarak en kötü dönemlerinde olsa bile marka değeri hiç düşmemiş, büyük bir camianın ''en değerlisi'' olmaya devam etmiştir.
Eskişehirspor'un bu duruma gelmesinde şüphesiz tek sorumlu beceriksiz ve art niyetli yöneticilerdir.
Eskişehirspor'u anlamayan,
Eskişehirspor'u tanımayan,
Eskişehirspor'u yaşamayan,
Eskişehirspor'a sevdalanamayan beceriksiz ve art niyetli yöneticilerin dönemi artık bitti.
Artık yönetimde Eskişehirspor sevdalıları var.
Artık yönetimde laf üretmeyip, gece gündüz çalışanlar var.
Artık yönetimde verdiği sözü namus bilen Kara&Kızıl sevdalılar var.
Artık yönetimde Eskişehirspor'u sevdiği kadar sahip çıkmayı da bilenler var!
***
Türkiye'nin dört bir yanında, nice sevdalı yüreğin sevgilisi olan Eskişehirspor'un yeni başkanı Osman Taş, Eskişehirspor'un içinde bulunduğu durumdan kurtulması için ''26 saat yeterlidir!'' dedi.
Haksız mı!?
Haklı!
Hem de çok haklı.
Yaptığı her icraatla güven telkin eden bu yönetime bu şehrin sanayicileri ve tüccarları destek olursa, yapacakları maddi katkılarla Eskişehirspor'un mevcut borçları bir çırpıda ödeniverir. Daha evvelce gündeme getirdiğimiz Eskişehirspor'a 100 biner lira verecek 1000 işinsanı, sanayici, tüccar çıkmaz mı bu kentten.
Çıkar hem de 26 saatte biter iş.
Osman Taş başkanlığındaki yönetim kimseden karşılıksız para istemiyor.
VIP kombine alsınlar, Loca alsınlar olmadı forma alsınlar.
Sanayi odası, Ticaret odası, Esnaf odası mensubu değerli işinsanlarımız, sanayicimiz, esnafımız, tüccarımız için çok büyük bir miktar değildir 100 bin lira.
Artık bu kulübe 5 TL veren de 100 bin tl veren de verdiği paranın hesabını istediği zaman sorabilir.
Lafta güven değil icraatta güven veren bir yönetim var artık.
Bilançoları A4 kağıtta geçiştiren değil, her kongre üyesine dağıtılan kitaplarda hesap veren bir yönetim anlayışı var artık.
***
Eskişehir silkinip kendine dönmeli artık!
1965 Ruhu bu yeni yönetim anlayışı ile yeniden hayat bulmuştur.
Şimdi yeniden hayata dönen bu ruha sahip çıkma zamanıdır.
Aziz Bolel ve arkadaşlarının başlattığı Anadolu Futbol Devrimi'ni tamamlama vaktidir şimdi.
Ve bunu biz başaracağız.
Biz Eskişehiriz!
Biz Eskişehir'in sevdalılarıyız!
Biz Anadoluyuz!
Biz bunu da başarırız!

18 Mart 2019 Pazartesi

Eskişehirspor'da ''Güzel şeyler oluyor''

16 Mart 2019 Cumartesi günü Boğazın Kırmızı Şimşekleri Derneği yönetimi olarak Eskişehirspor kulübüne bir ziyarette bulunduk. Kongre'den bu yana geçen zamanda yapamadığımız hayırlı olsun ziyaretimizi gecikmeli de olsa yapabildik.
Bu ziyaretimiz, Eskişehirspor'un üstüste aldığı başarısız sonuçlarla bozulan morallerimizi düzeltti ve geleceğe yönelik umutlarımızı da yeniden tazeledi. Öncelikle bu ziyaretimizde bizleri misafir olarak değil de ev sahibi olarak gören başkanımız Kaan AY ile Mali Asbaşkanımız Mehmet Şimşek ve Teknik Asbaşkan Yardımcısı sevgili Selim Demircioğlu'na Boğazın Kırmızı Şimşekleri Derneği adına sonsuz teşekkürlerimizi sunuyorum.
***
PROJE ESES
Yaklaşık 2 saat süren ziyaretimizde alınan olumsuz sonuçlara rağmen kulübümüzün geleceği açısından güzel şeyler olduğunu görmek bizleri son derece mutlu etti.
Kulüp binasına girer girmez sol taraftaki salonun kapısı açıldı.
Kapıyı açan Ufuk Demirtaş...
Kendisini Kocaeli'de öğrenci olduğu dönemlerden beri tanırım.
Körfezin Kırmızı Şimşekleri oluşumunun kuruluşunda ve daha sonra başkanlığını yaptığı dönemlerde yüreğindeki ESES sevdasını bizzat yaşadım.
Aradan geçen yıllar onun yüreğindeki ESES sevdasını daha da güçlendirdi.
Şimdi PROJE ESES ekibini kurdu ve kulüp binasında çalışmalarına devam ediyor.
Kendisini hasretle kucaklarken sorduğu soruyla bu fakiri onurlandırmak onun neden Ufuk Demirtaş olduğunun da bir göstergesiydi:
- Vay Selahattin abim! Yahu seni Süper Lig maçlarında bile bu kadar sık Eskişehir'de göremiyorduk. Yoksa sen de mi kötü gün taraftarısın!?
Ufuk Demirtaş hocamızın bu iltifat sorusuna mahcubiyetimizden cevap veremedik sarıldık sadece kardeşimize...
Salonda, gencecik pırıl pırıl kardeşlerimizi gördük.
Yürekleri ve beyinleri Eskişehirspor için çalışıyor!
Daha düne kadar tesislere uzaktan bile bakamayan ESES sevdalıları bugün kulüp binasının içinde kendilerine tahsis edilmiş bir salonda Eskişehirspor'un geleceği için proje üretiyorlar...
İşte bu 1965 Ruhudur efendiler!
Teşekkürler Ufuk Demirtaş, Teşekkürler Eskişehirspor yönetimi...
***
ESKİŞEHİRSPOR İÇİN ÇİLEYE TALİP OLAN ''ADAM''LAR...
Toplantı halinde olan ProjeESES ekibini fazlaca meşgul etmeden çıktık odadan ve bizi karşılayan Kaan AY başkanımız, değerli yöneticilerimiz Mehmet Şimşek ve Selim Demircioğlu ile başkanımızın odasına geçtik.
Daha önceki başkanların kendilerine özel makam odası olarak gördüğü bu odada Eskişehirspor'un gerçek sahipleri olarak rahatça oturduk.
Kaan AY başkanımız, taraftarın yönetimdeki temsilcileri Mehmet Şimşek ve Selim Demircioğlu bizlere yapılan çalışmalar hakkında, kulübün mali durumu hakkında en ince detaya kadar bilgi verdiler.
Tamamen şeffaf ve net...
Önerilerimiz vardı, ilettik.
Derneğimiz divan kurulu üyesi sayın Salih Danacı ağabey kulübün tüm plaket ihtiyacını ücretsiz olarak karşılayacağını belirtti.
***
Eleştirilerimiz vardı, ilettik.
Çok samimi bir şekilde yaptığımız eleştirilere aynı samimiyet ve açıklıkla cevaplar aldık.
Özellikle siyasi konularda kamuoyunda çok sıkça yapılan eleştirileri kendilerine bizzat biz de ilettik ve yapılan her şeyin Eskişehirspor'un menfaatleri doğrultusunda yapıldığı konusunda bizler ikna olduk.
Burada bu konuya fazla girmeyeceğim ama şunu söyleyebilirim;
Özellikle siyasi konularda ''Kaan AY neden böyle böyle yapıyor'' sorusu zihninizi meşgul ediyorsa kulübümüze gidin ve kendisine bizzat sorun. Biz öyle yaptık.
Kendisiyle aynı düşünceleri paylaşmayan arkadaşlarımız bile ''Adam haklı'' demiştir görüşmemiz sonrasında.
Stadın kulübümüze devri, isim hakkı ile ilgili görüşmeler, takım içindeki son durum ve 1 yıl içinde borçlardan kurtulmaya kadar bir çok konuda yaptıkları çalışmaları sabırla bizlere anlattılar ve sorularımıza da sabırla cevap verdiler.
Kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum.
***
VE NİHAYET TAKSİTLİ ÜYELİK
Başkan Kaan AY ile görüşmemizi noktaladıktan sonra başkanımız bizi kapıya kadar uğurlamak istedi ancak kendisine ''Başkanım kapıya kadar uğurlayamazsınız ama muhasebenin kapısına kadar uğurlayabilirsiniz'' diyerek başkanımızla birlikte kulüp muhasebe odasına kadar geldik.
Başkanımızla vedalaştıktan sonra 6 yeni üyemizin başvuru formlarını ve ücretlerini muhasebeye teslim ettik. Rozet satışından elde ettiğimiz 2500 TL'yi de makbuz karşılığında kulübümüzün kasasına bıraktık çok şükür.
Yıllardır mücadelesini verdiğimiz TAKSİTLİ ÜYELİK sisteminin hayata geçtiğini görmek de ayrı bir mutluluk oldu bizler için.
Yıllardır hiçbir yönetimin yap(a)madığı bu sistemi Mehmet Şimşek başkanımız yapmış ve hayata geçirmiştir.
Daha dğne kadar birçok Eskişehirspor sevdalısının kulübe üye olabilmek için avukata müracaat ettiği üyelik sisteminde kotalar kalktı, giriş aidatı yarıya indi ve şimdi de taksitli üyelik başladı. Kulübümüzün resmi internet sitesinden sanal pos cihazıyla taksitli üyelik başvurusu yapabileceğiniz gibi kulüp binamıza giderek de taksitli üyelik başvurusu yapabileceksiniz artık.
Artık SÖZ SIRASI BİZDE!
Eskişehirspor'u sevdiğimiz kadar sahip çıkmak için bundan daha iyi bir fırsat olamaz.
Tribünlerde olduğu gibi kongre salonlarında da ''Eskişehirspor Bizimdir!'' diye haykırmak istiyorsak bu fırsatı kaçırmayalım ve hemen üyelik başvurusunda bulunalım lütfen.
***
TESİSLERDE ÇAY - KAHVE KEYFİ
Muhasebe odasında mali yükümlülüklerimiz de yerine getirdikten sonra antrenman sahasının hemen yanına açılan kafeteryayı da bir görelim dedik.
Selim Demircioğlu ile birlikte kafeteryaya geçtik.
Alın size bir güzellik daha!
Sahada geleceğin Eskişehirsporlu Yıldızları olabilmek için ter döken minik Şimşeklerimizin aileleri sıcacık salonda oturmuş, sıcak çaylarını kahvelerini yudumlayarak evlatlarını izliyorlar ve onların geleceğiyle ilgili hayaller kuruyorlar.
Biz de tostlarımızı söyledik, çaylarımızı söyledik ve derin bir muhabbetin içine daldık.
2 buçuk saat nasıl geçti bilemedik.
Onca güzellik bizlere zaman mefhumunu unutturmuştu.
Emeği geçenlere binlerce teşekkür.
YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR!
YAŞASIN YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR MÜCADELEMİZ!

3 Mart 2019 Pazar

Suçlu Fuat ÇAPA mı!?

Eskişehirspor ülkemizin en büyük futbol camialarından birine sahiptir. İçinde bulunduğu durum her ne olursa olsun Eskişehirspor'a gönül verenlerin hedefi her zaman büyüktür. Eskişehirspor sevdalıları sonuçları ne olursa olsun hep büyük hedeflerin peşinde koşar, büyük hedeflerin hesaplarını yapar.
Transfer tahtasının açılmasıyla birlikte elimizde bulunan ancak transfer yasağı nedeniyle oynatamadığımız futbolcuların kapasitesine bakmadan büyük hedefleri biz koyduk yine...
***
Ligin en iyi ekiplerinden biri olan Gençlerbirliği karşısında alınan 3-2'lik galibiyet bizlerin bu büyük hedef hesaplarını daha da güçlendirdi. Arkasından gelen ve bu sezonda ilk deplasman galibiyetimiz olma özelliğini de kazanan 0-4'lük Karabükspor galibiyeti playoff hesaplarımızı tavan yaptırdı. Transfer tahtasının açılmasından sonra en korktuğum şey olmaya başlamış, Eskişehirspor'un 1965 Ruhu'nu yakaladığı gençler yavaş yavaş unutulmaya, maç eksiği olan, henüz oturmuş bir ekip durumuna gelemeyen mevcut kadro ile şampiyonluk hesapları yapılmaya başlanılmıştı bile. Arka arkaya gelen 2 galibiyet ile hayallerimizi süsleyen büyük hedeflerimizi Berkay Dabanlı'nın akıl almaz hatası ile 2 puan kaybettiğimiz Denizlispor beraberliği ve bir hakem faciası ile deplasmanda berabere kaldığımız Gazişehir maçları bile durduramadı.
***
Görünen o ki, aylardır maç yapmayan kadro iyi motive olmuş, ancak henüz iyi bir ekip olamamanın verdiği rehavetle basit hatalar yapıyor ve puan kaybediyordu. Yine de 4 maç süren bir yenilmezlik serisi yakalamıştık ve Adanademirspor maçına da bu rehavetle çıkmıştık.
Fuat Çapa hocamız ''Bizim Çocuklar'' diye adlandırdığımız gençlerimizin büyük çoğunluğunu yedekte bırakarak, sahaya daha deneyimli olan futbolcularını sürmüştü. Başka çaresi de yoktu. Fuat Çapa tam aksine gençlere şans vermek isteyen ve Eskişehirspor'un gelecekte ''taş gibi bir takım'' olabilmesinin bu çocuklara bağlı olduğunu çok iyi bilen bir teknik adamdır. Ancak tüm camianın transfer tahtasının açılmasıyla birlikte ''Şampiyonluk hesapları'' yaptığı bir ortamda Fuat Çapa'nın çoğunluğu bizim çocuklardan bir kadro ile sahaya çıkması ne kadar doğru olurdu acaba? Böyle bir kadro ile örneğin Denizlispor maçında alınacak bir mağlubiyet sonunda hem Fuat Çapa hem de bizim çocuklar bir eleştiri lincine maruz kalır mıydı, kalmaz mıydı!? Denizlispor maçında Berkay Dabanlı'nın yaptığı hatayı Cemali yapmış olsaydı sonuçları ne olurdu!? Adanademirspor'a yenilen takımda bizim çocuklar ağırlıkta olsaydı Fuat Çapa ve o gençlere yöneltilecek eleştirilerin dozu nerelere fırlardı!?
***
Eskişehirspor'un varoluş mücadelesi verdiği zorlu süreçte, pek çok Eskişehirli'den daha büyük bir mücadele veren Fuat Çapa yine en zorlu bir süreçte son derece riskli bir hamle yapmış, bu hamlesiyle de hem kendisi hem de ''Bizim Çocuklar'' için olası bir trajik soma engel olmuştur. Şimdi geldiğimiz noktada hepimiz transfer yasağı nedeniyle oynatamadığımız futbolcuların ''dünya çapında'' futbolcular olmadığını, sihirbaz olmadıklarını net bir şekilde anladık. Maç eksikleri nedeniyle henüz bir ekip olamayan tecrübeli oyuncularımız elbette bizim için çok önemlidir. Ancak bizi büyük hedeflere götürecek kapasitede değiller. Bizim hedefimiz er ya da geç ''1965 Ruhu'' ile ''Yeniden Büyük Eskişehirspor'' olmalıdır. Bu hedefe giderken tecrübeli futbolcularımız saha içinde ve saha dışında genç kardeşlerimize ağabeylik yaparak bize katkı sağlayabilirler. Büyük hedefe giderken bize çok büyük destekler verebilirler. Ancak bu kadronun bizi ne bu sezon ne de gelecek sezon ''Küme düşmeme'' hedefinden öteye götürmeyeceği çok nettir...
***
Kanaatimce; Adanademirspor maçı sonunda Fuat Çapa hocamız rahatlamıştır. Sosyal medya üzerinden kendisine yöneltilen ''Gençlere neden daha yer vermiyorsun'' eleştirileri acımasızca ve ölçüsüzce yapılsa da bir açık çek niteliğindedir. Tecrübeli futbolcularımızın takıma katılmasıyla birlikte bu takımın küme düşmeyeceği kesinlik kazanmıştır. Ancak şampiyonluk kovalayamayacağı da aşikar hale gelmiştir. Bundan böyle Fuat Çapa kendisinin de defalarca belirttiği üzere Bizim Çocuklar'a daha çok şans tanıyacaktır. Genç kardeşlerimiz de hem Fuat Çapa'yı mahcup etmemek hem de kendi geleceklerini daha parlak bir hale getirmek için hem sahada hem de idmanlarda daha çok çalışarak Eskişehirspor'un layık olduğu yerlere gelmesinde en büyük paya sahip olacaklardır.

25 Şubat 2019 Pazartesi

Bir Mehmet ŞİMŞEK Kolay Yetişmiyor...

''Eskişehir'de bir futbol takımı için her şey var. Eskişehirspor'un tek eksiği bir LİDER'' demişti merhum Abdullah GEGİÇ...
1965 öncesinde Eskişehir Demirspor ile, 1965 sonrasında da Eskişehirspor ile tam bir futbol kenti olan Eskişehir, Aziz Bolel döneminin bitişiyle birlikte beceriksiz ve art niyetli bir çok yönetici sayesinde bugün içine düştüğü bataktan bir türlü kurtulamadı.
Aralarda iyi niyetli yöneticilerimizin gayretleri de yetmedi ve ne yazık ki, Eskişehirspor yıllardır makus talihin pençesinden kurtulamadı.

***
2018-2019 sezonu başında transfer tahtasını açamayışımız, açılması için verdiğimiz muazzam mücadele ve yaşadığımız dayanılmaz yürek acıları...
Tüm futbol otoriteleri Eskişehirspor için üzüntü mesajları yayınlıyor...
taraflı tarafsız bütün futbolseverler, bizim için adeta taziye mesajları yayınlıyordu...
Bitti...
Tükendi...
Kapanıyor...
Dediler...
Bizler de bu tükenişi kabullenmiş gibiydik.
Çaresizdik.
Üzgün ve bitkindik...
***
İşte tam bu sırada bir kaç ARMA SEVDALISI ya da ARMA DELİSİ çıktı meydana.
Ailelerini, işlerini, güçlerini, sevdiklerini, arkadaşlarını...
Her şeylerini bir kenara bırakarak; YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR diye haykırdılar...
Hepimiz irkildik!
Gaflet uykusundan uyanır gibi silkelendik...
İşte bizi uyandıran, direniş ve mücadele meşalesini ateşleyen o ARMA SEVDALILARINDAN biri de Mehmet ŞİMŞEK...
1 yıl önce adını bile bilmediğim bir adam...
Yolda görsem tanımayacağım bir adam...
Zaman zaman tribünlerde omuz omuza vermiş olsak da bir kere bile selamlaşmadığımız bir adamdı Mehmet Şimşek...
***
Kendisiyle ilk kez bir çay muhabbetine oturmuştuk.
Bir telefon geldi.
Uzun uzun konuştu.
Konuşurken yerinde duramıyor, küçücük odada küçük adımlarla sürekli volta atıyordu.
Mevzu derindi.
Yani mevzu Eskişehirspor.
Bir ara yere çöktü.
Yalvarır bir ses tonuyla ''Ya abi Allah aşkına gelin bitirelim şu işi. Yetmedi mi bu taraftarın çektiği acı!'' dedi.
İşte o an gönlüme bir sızı indi.
Tüylerim diken diken oldu.
İçim ürperdi.
Eskişehirspor ile dertlenmek, Eskişehirspor için ağlamak bizim için bir sanat haline gelmişti.
***
Onunla içtiğim ilk çayın lezzeti ve o cümlesinin verdiği manevi lezzet yüreğimde her daim yaşıyor, yaşayacak.
Bir gün önce yapılan Eskişehirspor kongresinde Murat Diri'yi Divan Kurulu Başkanı, Erkan Koca'yı da Divan Kurulu Üyesi olarak görmenin mutluluğu ve manevi lezzeti gibi Mehmet Şimşek ile bu ilk muhabbetimizin manevi lezzeti de hep yaşayacak yüreğimde.
Mehmet Şimşek yönetim kurulundan yapılan görev bölümünde Mali Asbaşkan olmuştu.
Bu haberi okuduğum an merhum Abdullah Gegiç hocamızın Eskişehirspor kulübünü ziyaretimizden sonra bana söylediği o cümle geldi aklıma. ''Eskişehir'in tek eksiği bir lider''
Kulüp başkanı değil.
Zengin bir yönetici değil.
Eskişehirspor'u Avrupa'ya götüreceğini vaat eden bir siyasetçi değil.
Bir lidere ihtiyacımız vardı.
Ve içine düştüğümüz bu zorlu süreçte bize liderlik yapan bir Mehmet Şimşek vardı.
Her haliyle gönlümüzü fetheden, Anadolu Yıldızı gibi parlayıp, Kırmızı Şimşekler gibi çakan ESES YÜREKLİ bir lider.
***
Mehmet Şimşek...
Aziz Bolel yönetiminden bu yana derin bir saygı ve muhabbet beslediğim ilk yöneticimiz.
Her haliyle bizi yansıtan bir adam.
Dürüstlük, şeffaflık, candanlık, samimiyet hepsi onda.
Aradığımız tüm özellikler bu adamda.
Kazanılan başarıyı dahi bizlerle paylaşıp, ''Ne başardıysak hep birlikte başardık'' diyebilen koca yürekli bir adam.
Ve zor günleri kısmen de olsa aştığımız, transfer tahtasını açtığımız şu günlerde takımımızın aldığı iyi sonuçlara sevinemiyorum.
Ben halen Murat Diri'nin Divan Başkanlığı, Mehmet Şimşek'in Mali Asbaşkanlığı ve yine tribünlerde omuz omuza verdiğimiz Selim Demircioğlu'nun yönetim kurulu üyeliğine sevinmekle meşgulüm.
Yeniden kazanmayı başardığımız 1965 Ruhu'nun ilelebet yaşaması için neler yapabilirizi düşünmekle meşgulüm.
***
Bugün bu yazıyı Mehmet Şimşek kardeşimin doğum günü vesilesiyle yazdım.
Bilirim, ESES için yaptıklarından dolayı taltif edilmeyi, övülmeyi sevmeyecek kadar alçakgönüllü bir adamdır ancak şunu da biliyorum ki, iyi işler yapan iyi yürekli adamları da tarihe not etmek gerekli.
Unutmayacağız sen ESES yürekli adam...
Ömrün bereketli, bahtın açık olsun inşaallah...


15 Şubat 2019 Cuma

Eskişehirspor'a BORCU olanlar...

Eskişehirspor...
1965 yılında Anadolu insanının ayaz gecelerini aydınlatan büyük bir yıldız olarak parlayan Eskişehirspor, bugün içine düştüğü borç batağı sebebiyle bir varolma savaşı veriyor.
Ortaya konulan bilançolara bakıldığında adeta uçan kuşa borcu var Eskişehirspor'un.
Rakamları okuduğumuz vakit herkes alacaklı Eskişehirspordan...
Formasını giyen futbolcu, o formaları yıkayıp ütüleyen malzemeci, aşçı, çaycı, kasap, manav, market, eski yöneticiler, antrenörler, futbolcu simsarları, bazı kulüpler, tefeciler (factoring diyorlar şimdi), bankalar, sanayiciler, avukatlar...
Dedik ya bir uçan kuş kalmış.
Hesap kitap bilse belki o da alacaklı çıkacak.
Ama bilançolarda uçan kuşların adı yok çok şükür.
***
İyi de bu Eskişehirspor'un hiç mi alacağı yok!?
Borçların rakamlarla ifade edildiği bir yerde alacaklar nasıl ifade edilecek?
Düşündüm.
Örneğin benim Eskişehirspor'a borcum olabilir mi!?
Eskişehirspor ile hiç para ilişkim olmadı.
Eskişehirspor'a rakamsal borç yapacak hiç bir girişimim olmadı.
Para harcamışlığımız var Eskişehirspor için ama para almadık, para kazanmadık.
Bu durumda borcum yok gibi görünüyor.
Daha derin düşünmek lazım belki de...
***
Düşündüm...
Derin derin düşündüm.
Ve ne kadar da çok borçlu olduğum çıktı ortaya.
Daha ilk gün borçlanmışım meğer.
Kasımpaşa'da, Hastane Yokuşu'nun hemen dibindeki okulumuzun bahçesinde Gassarayı tutan arkadaşlarıma büyük bir sevinçle ''Nasıl yendik ama'' diye haykırırdığım anda başlamışım borçlanmaya...
Hep onlar söylüyordu bu cümleyi; ''Nasıl yendik ama''
Bense, hem onların tuttukları takımları tutup onlardan biri olmak istemiyordum hem de onların tuttukları 3 takımı da yenebilecek ve onlara ''Nasıl yendik ama'' dedirtecek bir takım tutmak istiyordum.
***
Acaba var mıydı öyle bir takım diye düşünürken, babamın okuduğu Tercüman gazetesinde okumuştum. ''Anadolu Yıldızı Eskişehirspor, Gassarayı 3-2 yenip en büyük kupayı kazanmıştı''
İşte bu!
Onların tuttuğu takımı yenen ve onlardan biri olmayan bir takım.
Hem de öyle aslan, kanarya, kartal falan değil!
Anadolu Yıldızı!
Sonradan öğrendim.
Bir de Kırmızı Şimşekler deniliyormuş Eskişehirspor'a!
Hep farklı!
Onlardan değil.
Onlardan çok farklı!
***
İşte ben böylesine muazzam bir sevda kazanmışım.
Bir ölümsüz aşk kazanmışım.
Şu dünyada AŞK'tan gayrı büyük bir kazanç ne olabilir ki!?
Daha yolun başında Eskişehirspor'a olan borcumdam ötürü belim büküldü.
Sadece bu kadar mı!?
Benim gibi Eskişehirspor sevdalısı nice güzel insan kazandım Eskişehirspor sayesinde...
Dostlar kazandım, hem de kötü gün dostları!
En darda kaldığım anlarda Hızır gibi yetişen can dostlar kazandım Eskişehirspor sayesinde.
Kardeşlerim oldu.
Öyle laf olsun diye kardeş değil.
Sevmelere kıyamadığım,
Özlemeye doyamadığım, candan öte can kardeşlerim oldu Eskişehirspor sayesinde...
***
Hepimiz borçluyuz Eskişehirspor'a.
Hem de çok borçluyuz.
Özellikle de Eskişehir'de yaşayanlar.
Eskişehir Türkiye'de bir marka kent olduysa bu marka değerinin en paha biçilmez kısmı Eskişehirspor'dur.
Bugün Türkiye'nin en ücra köşesinde bile ''Eskişehir'' denildiği anda akla gelen ve en çok telaffuz edilen kelimeler ESES, KIRMIZI ŞİMŞEKLER, ANADOLU YILDIZI ve ESKİŞEHİRSPOR'dur.
Belediye'den önce, çibörekten önce, arab aşından önce, Eskişehir çiftetellisinden önce, hatta Yunus Emre'den bile önce Eskişehirspor geliyorsa insanların aklına ve diline Eskişehir kentinin en büyük marka değeri Eskişehirspor'dur.
***
Bu sebeple hepimiz borçluyuz.
Uçan kuşlarımız bile borçludur Eskişehirspor'a.
Atanmışlarımızdan, seçilmişlerimize
Siyasetçilerimizden, sanayicilerimize
Esnafımızdan, işportacımıza
Gençlerimizden, yaşlılarımıza
Kadın - erkek alayımız borçluyuz Eskişehşirspor'a...
Ve hepimiz bu borcumuzu ödeyebilmek için elimizden geleni yapmalıyız.
Yapmalıyız ki;
Eskişehirspor Yaşasın!
Eskişehirspor yaşasın ki;
Tüm Türkiye Eskişehir'in adını unutmasın!
***
1965 yılında Dr. Aziz Bolel bir sabah uykusundan uyanıp, aynanın karşısına geçtiğinde ''Ben de yaşadığım bu kentin takımı için bir şeyler yapmalıyım'' demiş ve Eskişehirspor'un kurulmasına önderlik ederek 10 yıl gibi kısa bir sürede Eskişehirspor'u yaşayan bir EFSANE haline getirmişti.
Bu yazımızı okuma zahmetinde bulunan değerli dostlarım hemen Dr. Aziz Bolel'in bu sözlerini tekrar etmeli ve Eskişehir'in en büyük markası için bir şeyler yapmalıdır.

Yaşasın YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR davamız!

30 Ocak 2019 Çarşamba

Kazanılan Zafer, Kazandıklarımızı Kaybettirmesin

Yıllardır futbol sektöründe sürdürülen kötü yönetim tarzına, Eskişehirspor yönetimlerinde yer alanların beceriksizlikleri ve art niyetleri de eklenince yok olma noktasına gelen Eskişehirspor'u yeniden hayata döndüren efsanevi mücadeleyi yürüten herkesi kutlayarak ve şükranlarımızı sunarak söylenecek sözlerimize bir giriş yapalım.
***
Şüphe yoktur ki, Türkiye'nin en sevilen takımı Eskişehirspor'dur.
Kendi kenti dışında çok önemli sayıda taraftarı bulunan tek takım olan Eskişehirspor, rakip taraftarlarca bile sevilen, sempati duyulan bir takımdır. Türkiye'nin bir ucundan bir diğer ucuna kadar ne kadar memleket varsa her memleketin insanı Eskişehirspor'u sever. Bu sebeple de ANADOLU YILDIZI ünvanını almıştır.
***
Hepimizin çok iyi bildiği sebepler dolayısıyla Eskişehirspor bu hallere düştü.
Türk futbol tarihine ''Yaşayan Efsane'' olarak geçen Eskişehirspor özellikle son 2 yıldır zor günler yaşadı.
Eskişehirspor sevdalıları olarak çok acılar çektik.
''Bazen sevin, bazen keder'' türküleri söylerken kederden boğulduk.
Gözyaşlarımızı ''Tükenmiş Nefesler''e armağan ettik.
Ama yılmadık, yıkılmadık...
Direndik...
Türk futbol tarihinin en büyük direniş destanını hep birlikte yazdık.
Tüm futbol camiasının bize acıyan gözlerle baktığı bir dönemde biz savaştık.
Eskişehirspor düşmanlarının kuytu köşelerde ellerini ovuşturarak beklediği makus talihin tecellisini yüreklerimizdeki Eskişehirspor aşkıyla durdurduk.
***
Bu keder dolu süreçte çok büyük kazanımlarımız oldu.
1965 - 1975 arası 10 yıllık dönemden sonra belki de ilk defa Eskişehirspor sevdalıları olarak takımımıza sahip çıkma başarısını gösterdik.
Sevdiğimiz kadar sahip çıkabileceğimizi dost düşman herkese gösterdik.
Bugün itibariyle, Eskişehirspor sevdalıları Eskişehirspor'un tek sahibidir.
Sevdamızı ne çetelere yedirdik, ne de içimizdeki İrlanda uyruklulara!
1965'ten beri yüreklerimizde beslediğimiz bu AŞK bizimdir, bizim kalacak.
***
Bugün çok büyük bir kazandık.
Transfer tahtasının açılması gerçekten mucizevi bir film senaryosu gibi.
Neler oldu, neler yaşandı!?
Belki bir gün bir film senaryosu olarak tüm Türkiye ile birlikte biz de öğreniriz bu süreçte yaşananları.
Ancak hepimizin bildiği kazanımlarımız var ki, bence bu kazanımlar transfer tahtasının açılmasından bile önemlidir.
Aylar öncesinde Nefer tribün lideri Murat Diri, Eskişehirspor Taraftar Komitesi'nin kurulmasına öncülük ederek, YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR mücadelemizin meşalesini yakmıştı. Murat Diri ile birlikte ön saflarda bu kutlu mücadeleye önderlik eden Altes tribün lideri Erkan Koca Taraftar Komitesi vasıtasıyla çok önemli işler başardılar. Arkasından gelen İcra Kurulu ve bu isimlere eklenen Selim Demircioğlu ve Mehmet Şimşek de en büyük kazanımlarımız arasına girdiler.
***
Teknik Direktörümüz Fuat Çapa bizlerin direniş mücadelesine bizden biri olarak katıldı. Bu mücadeleye önderlik etti, komutanlık yaptı. Alınan olağanüstü kongre kararıyla karşılaştığımız manzara benim açımdan çok çok önemliydi. Son olağanüstü kongrenin Divan Heyeti'nde taraftar vardı. Eskişehirspor sevdalıları vardı. Daha düne kadar kongre salonlarına bile alınmayan Eskişehirspor sevdalıları bugün genel kurulu yönetiyordu.
***
Yeni üye olmam sebebiyle oy kullanma hakkım olmamasına rağmen bu kongreye katıldım. Kongre salonundaki herkes farklı hesaplar yaparken ben bacak bacak üstüne attım ve Divan Heyeti'ni izledim büyük bir keyifle. Benim için kongre Divan Heyeti'nin oluşmasıyla sonuçlanmıştı ve biz Eskişehirspor sevdalıları büyük bir zafer kazanmıştık.
Divan Kurulu'na listeler verildi.
Eskişehirspor sevdalısı Divan Başkanı Murat Diri listeleri okurken bir zafer daha kazandığımızı gördüm. Her iki listede de Eskişehirspor sevdalısı isimler vardı!
Seçime gitmeden kazanmıştık!
***
Bugün transfer tahtamızı açmanın vermiş olduğu zafer serhoşluğu elde ettiğimiz bu kazanımları yok etmemelidir. Mücadele yeni başlıyor. İlk cephede kazandığımız zaferi köhnemiş zihniyetlerden kurtulma mücadelemizin meşalesi olarak elimizden düşürmeyelim.
Biz, birlik ve beraberliğimizi koruduğumuz sürece ESKİŞEHİRSPOR YAŞAYACAKTIR!



12 Aralık 2018 Çarşamba

''YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR'' için Taksitli Üyelik Kampanyası

Eskişehirspor camiasında yaşanan son olaylar bize bir kez daha gösterdi ki, Eskişehirspor'un tek sahibi Eskişehirspor sevdalılarıdır.
Yıllardır her türlü fedakarlığa katlanan Eskişehirspor sevdalıları Eskişehirspor'un yaşaması için olağanüstü bir mücadele ortaya koydu ve bu mücadeleyi tüm hızıyla sürdürüyorlar.
Kapı kapı dolaşıp para toplamaktan tutun da hazırlık maçına bile para ödeyerek girmeye kadar yapmadıkları fedakarlık kalmadı neredeyse.
***
Bugün Türk futbolunun içine düştüğü berbat durumdan dolayı bir çok köklü takım yok olup giderken Eskişehirspor, efsane taraftarının olağanüstü mücadelesi ile yaşamaya devam ediyor.
Gelinen son noktada takımın mutfak masraflarından tutun da deplasman masraflarına kadar tüm masrafları Eskişehirspor sevdalıları kendi imkanları ile topladıkları paralarla karşılıyorlar...
Cebindeki son 3 lirasını kulübüne bağışlamak için sıraya giren boyacı çocuktan tutun, kredi kartına otomatik ödeme talimatı verenlere kadar muazzam bir mücadelenin içinde olan Eskişehirspor sevdalıları tüm olumsuzluklara rağmen takımlarını yaşatmayı başarıyorlar.
***
1965'ten bu yana Türk futbol tarihinde bir çok ilke imza atan ve futbol oyununu tribünlerde yaptıkları gösterilerle Türk halkına daha çok sevdiren Eskişehirspor sevdalıları için son noktaya gelinmiştir. Bu son nokta Eskişehirspor takımının tek sahibinin Eskişehirspor sevdalılarının olduğunun tescillenmesidir.
Nasıl olacak bu tescilleme!?
Tabii ki tüm Eskişehirspor sevdalılarının kulübe üye olmasıyla.
Son dönemde Halil Ünal yönetimince üyeliklerin ünündeki tüm engeller kaldırıldı. Ancak bu yeterli olmadı. Beklenen üye kayıt sayısına ulaşılamadı.
Bunun tek sebebi de taraftar profilinin büyük çoğunluğunun gelir düzeyinin düşük olması ve 740 TL tutarındaki giriş aidatı ve 1 yıllık aidat toplamının tek seferde ödenmesinin mümkün olmamasıdır.
***
Büyük çoğunluğu 1600 - 2500 TL arasında gelire sahip olan taraftarların büyük çoğunluğu için bu 740 TL'yi bir seferde ödemek mümkün olmuyor.
Bu durumu göz önünde bulundurarak kulüp yönetimi ve icra kurulu TAKSİTLİ ÜYELİK kampanyası başlatmalıdır. Bu kampanya makul bir şekilde yapıldığı vakit Eskişehirspor'un 2 yıl içinde 5000 üyeye ulaşması ihtimali çok yüksektir.
Taksitli üyelik kampanyası nasıl olmalı!?
Ayda 70 TL ödeme yapılacak ve 12 ay sonunda 840 TL tahsil edilmiş olacak.
Geçmiş yönetimlerce konulan KOTA ve REFERANS gibi engeller ortadan kalkmışken bu kampanya bir an evvel başlatılmalı.
***
Bu kampanya herhangi bir aracı kurum olmadan, Taraftar dernekleri, Taraftarlar Birliği ve Taraftar gruplarımızın vereceği lojistik destekle yürütülmelidir. Yani kulübümüze üye olan vatandaşın verdiği her kuruş kulübümüzün kasasına girmelidir.
Maç günlerinde stad önüne standlar kurularak, ESstore'dan, kentin işlek yerlerine kurulabilecek standlardan kayıtlar ve aylık tahsilatlar yapılabilir.
Sistemin oluşturulması detaylandırılması konuşulur tartışılır ve mutlak surette olumlu bir sistem kurulur.
Kulüp kapanma noktasına gelmeden ya da siyasi unsurların eline geçmeden bu kampanya mutlaka yapılmalı ve Eskişehirspor sevdalılarının tamamı kulüp üyesi olmalıdır.
***
Taksitli Üyelik kampanyası ''Eskişehirspor Halkın Takımıdır'' söyleminin içinin doldurulmasıdır.
Tribünleri doldurup, kongre salonlarına giremeyen Eskişehirspor sevdalıları için son fırsattır.
Eskişehirspor'u sevdiğimiz kadar sahip çıkamadığımız gerçeğinin tarihe karışması için bir fırsattır.
Bu önerimiz sonrasında ''Yapılmalı mı yapılmamalı mı'' tartışması yerine ''Nasıl yapılmalı'' tartışması yapılmalı ve gerekirse kentimizin üniversitelerinden, ticaret ve sanayi odalarından da sistemin oluşturulması noktasında destek alınarak bir an önce bu sistem başlatılmalıdır.

10 Aralık 2018 Pazartesi

BU ÇOCUKLARA SAHİP ÇIK TÜRKİYE!

Eskişehir'de bir şeyler oluyor!
Türkiye'nin alışık olmadığı bir şeyler!
Türk futbolunda ''Yaşayan bir Efsane'' olan Eskişehirspor'un içine düştüğü darboğazdan kurtulması için verilen mücadele adeta bir DİRİLİŞ DESTANI'na dönüştü...
Sahada mücadele eden lise çağlarındaki çocukların arkasında, 7'den 70'e bir sevdalılar ordusu var.
Eskişehirspor sevdalıları...
Vatan sevdası gibi...
Bayrak sevdası gibi...
Memleket sevdası gibi...
Müthiş bir sevdanın neferleri Eskişehirspor'un kurtuluşu için sahada mücadele eden 17-18 yaşındaki kardeşlerine destek oluyorlar...
***
Kutlu bir sevda ve kutlu bir direniş öyküsü yaşanıyor Eskişehir'de...
Kentin zenginleri sürekli bahaneler üreterek Eskişehirspor gibi bir efsanenin yok oluşuna seyirci kalırken, kentin siyasetçileri de aday olabilme ya da seçim kazanma telaşına düşmüşler, Eskişehirspor'un yok oluşuna seyirci bile kalamıyorlar...
Eskişehirspor'u bu durumlara düşüren yöneticiler adları bile duyulmuyor...
Ve #BizimÇocuklar....
Sahada bir efsaneyi yaşatmak için onurlu bir mücadelenin içine giren. Bizim Çocuklar...
Bir çoğu henüz lise öğrencisi ya da üniversite 1. sınıf öğrencisi...
Daha bir kaç ay önce aynı tribünlerde Eskişehirspor'un başarısı için marşlar söyleyen, bayrak sallayan bu çocuklar bugün bir kentin onurunu kurtarmak için cepheye gönüllü girdiler ve savaşmaya devam ediyorlar...
***
Ve Yeni Eskişehir Atatürk Stadı'nı dolduran sevdalı yürekler...
Sahada mücadele eden kardeşlerine en büyük desteği veren Tribün Çocukları...
Hazırlık maçına bilet alarak giren, lig maçına bilet parasının yanı sıra bağış makbuzu alarak giren, fedakâr ve de vefakâr tribün çocukları...
Ceplerindeki son kuruşu bile sahada mücadele eden kardeşlerinin masrafları için kulübüne bağışlayan sevdalı yürekler...
YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR diye haykırarak bu kutlu direnişin bir neferi olan çocuklar, gençler, kadınlar, kızlar, işçiler, memurlar ve daha niceleri...
Tekerlekli sandalye ile bu coşkunun bir yerinde olmaya çalışan koca yürekli adamlar ve SİYAH - KIRMIZI renkleri, o kutlu armayı, tribünlerde sallanan bayrakları, sahada verilen mücadeleyi görme ihtimali dahi olmayan görme engelli evlatlar, canlar, ciğerler...
***
Eskişehir'de bir şeyler oluyor Türkiye!
Ülke futbolunun yok olduğu DEV olarak görülen kulüplerimizin bile çöktüğü, Avrupa ve Dünya futbolunda yok olduğumuz şu günlerde bu kötü gidişe karşı direnen bir kent var...
Eskişehir!
1965 Yılında Dr. Aziz Bolel'in ''Yaşadığım kentin takımı için ben de bir şeyler yapmalıyım'' sözleriyle başlayan ve 70'li yıllarda Avrupa'nın dev takımlarını hezimete uğratacak kadar büyüyen Eskişehirspor ülkemiz genelinde futbolun kötü yönetilmesi neticesinde yok olmak üzere...
Fakat Eskişehirspor sevdalıları teslim olmuyor...
Savaşıyorlar!
Direniyorlar!
Kazanıyorlar!
Lig başında tüm futbol otoritelerinin ''Tek puan alamazlar'' dedikleri Bizim Çocuklar, 15 puana ulaştılar.
Türkiye'nin süper liginde en devasa takımların bile tribünleri boş kalırken 1. Lig'de yaşam mücadelesi veren Eskişehirspor'un bir hazırlık maçına bilet 10 bin biletli seyirci geliyor...
***
Eskişehirspor'un başarısı için sahada mücadele eden bu çocuklar Türk futbolunun geleceğini aydınlatacak pırıl pırıl çocuklar.
Bu çocuklara sahip çıkmak sadece Eskişehirspor sevdalılarının değil memleketimizin dört bir yanında farklı takımlara gönül vermiş tüm futbol severlerin görevidir!
Buradan farklı renklere gönül vermiş tüm futbol severlere çağrıda bulunuyorum.
Türk futbolunun geleceği için bu çocuklara destek verin.
ESES yazıp 7979'a göndererek ayda 10 TL katkıda bulunup, bu çocukların deplasman masraflarına, tesislerde yemek masraflarına, hatta belki de ceplerine az da olsa bir harçlık girmesi için katkıda bulunalım.
Ayda sadece 10 TL!
Futbolu seven, Türk futbolunun içine düştüğü buhrandan çıkmasını isteyen her futbol severden sadece ayda 10 TL tutarında bir katkıda bulunmalarını istiyoruz...
***
ESES yazıp 7979'a göndereceğiniz mesajla faturanıza yansıyacak olan 10 TL, bir paket sigara parası... 2 Poğaça 2 çay parası... Bir tas mercimek çorbası bile vermiyorlar bir çok yerde 10 Liraya...
Ulusal TV kanallarında program yapan değerli spor adamlarımız, programlarınızda yapacağınız bir anons ile Eskişehir'de yazılan bu destansı kurtuluş öyküsünün kahramanlarından olmak istemez misiniz!?
Saatler süren programlarınızda ''ESES Yaz 7979'a gönder ESKİŞEHİRSPOR'A HAYAT VER'' anonsu yapmanız 10 saniyenizi bile almaz.
Türk futbolu Eskişehirspor'a çok şey borçludur!
Futbol tarihimizde ulusal ve uluslararası alanlarda bir çok ilke imza atan Eskişehirspor Yaşamalı diyen her futbolseverden bu desteği bekliyoruz.
***
Biz Eskişehirspor sevdalıları olarak YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR diyerek elimizden gelen mücadeleyi veriyoruz. Sizler de ESKİŞEHİRSPOR YAŞASIN diyorsanız çağrımıza kulak verin. Türk futbolunun yaşayan efsanesi Eskişhirspor için 7979'a ESES yazıp göndermeniz yeterli olacaktır.
Bu kampanyamıza destek veren tüm sanatçılarımıza ve teknik direktör ve futbolcularımıza teşekkür ediyor katkı sağlayacak olan herkese şimdiden şükranlarımızı sunuyoruz...

12 Kasım 2018 Pazartesi

Eskişehirspor'un derdine çare: YUNUS EMRE

Eskişehir...
Yunus Emre'nin şehri...
Tüm dünyaya insanlık dersi veren, aradan geçen yüzyıllara rağmen halen sözleriyle gönlümüzü aydınlatan Allah dostu Yunus Emre...
Sabrın ve itaatin sembolü, huzurun ve mutluluğun anahtarı Yunus Emre...
Ve biz!..
Eskişehirliler...
Eskişehirsporlular...
Şöyle bir düşünsek, Yunus Emre gibi bir yolbaşçımız varken biz ne haldeyiz!?
***
Eskişehir denilince Türkiye'nin her yerinde, her yaş grubundan insanın ilk aklına gelen Eskişehirspor'dur...
Eskişehir'in en büyük değeri!
Eskişehir'in en büyük markası!
Tıpkı Yunus Emre gibi kurulduğu yıldan itibaren çok kısa bir sürede tüm Anadolu'nun gönlünü fethetmiş ve bugün bile Eskişehirli olmayan nice sevdalısı olan Eskişehirspor...
Peki bugün ne durumda bu gönüller fatihi Eskişehirspor!?
Hepimizin malumu!
Can çekişiyor!
Can çekişiyoruz!
Kentimizin en büyük değeri, kentimizin en büyük markası gözlerimizin önünde yok olup gidiyor ve bizler hiç bir şey yapamıyoruz.
***
Bu kadar zor mu kendi kurduğumuz bu takımı, Anadolu'nun sevgilisi yaptğımız, Anadolu Yıldızı namıyla taçlandırdığımız Eskişehirspor'u YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR yapmak bu kadar zor mu!?
Biz değil miydik bu takımı dünyaya tanıtan!?
Biz değil miydik bu takımı Eskişehir'in en büyük markası haline getiren!?
Biz değil miydik 3 İstanbul takımının egemenliğine son veren bu takımı ANADOLU YILDIZI yapan!?
Biz değil miydik, dünya devi Sevilla'yı Porsuk'a gömen!?
Biz değil miydik Eskişehirspor'a karşı 3 İstanbul takımını birleştiren!?
Biz yapmadık mı bunları!?
Elbette biz yaptık!
Çünkü biz;
''Gelin BİRLİK olalım, İşimizi kolay kılalım'' diyen Yunus Emre'nin evlatlarıydık!
***
Yıllar önce merhum hocamız Abdullah Gegiç ile ''Ne olacak bu Eskişehirspor'un durumu'' konulu klasik sohbetimizi yapıyorduk.
Hocam dedi ki;
''Eskişehirspor'un Yeniden Büyük Eskişehirspor olması için her şey hazır. Sadece kent halkının birlik beraberlik olması ve bir LİDER etrafında toplanarak takıma destek olması yeterli''
Evet ne kadar doğru söylemişti rahmetli!
Allah gani gani rahmet etsin!
Bunu yüzyıllar evvelce Yunus Emre de söylemişti!
''Gelin BİRLİK olalım, İşmizi KOLAY kılalım!''
BİRLİK olmak!
Eskişehir'in en büyük değeri, en büyük markası için BİRLİK olmak!
Bu kadar mı zor!?
Bu kadar mı çetrefilli bir durumdur!?
***
Şu anki halimize bir bakalım:
Eskişehirspor'un içinde bulunduğu duruma kimler çare olabilir?
Politikacılarımız!
Ne durumdalar!?
CHP; kendi içinde kavgalı! Belediye başkanları, İl ve İlçe başkanları kendi dertlerinde kendi hesaplarında! Milletvekilleri de aynı durumda!
AK PARTİ; Diğerlerinden farklı değil. Eskişehir halkını temsil eden vekiller bile birbirlerine mesafeli!
MHP; 1 Vekili var. Ama bu 1 Vekil Eskişehir'in en köklü ailelerinden bir isim. İstese bu birlik ve beraberliğin sağlanması için en etkili adımları atabilir.
İP; Onlar da 1 vekil ile Eskişehir'i temsil ediyor. Ancak Eskişehirspor için hiçbir etki yok!
Bunların dışında MHP'nin Eskişehirli İstanbul milletvekili İzzet Ulvi Yönter ve BBP'nin Eskişehirli Ankara milletvekili Mustafa Destici'yi de bu hesaba katmak gerek. Her ikisi de TBMM'de çok etkili isimler.
Siyasetçilerin dışında sanayici ve işadamlarımız ile esnafımızı temsil eden ESO ve ETO!
Hem kendi içlerinde hem de birbirleri ile kavgalı!
***
Tepede durum bu!
Balık baştan kokar misali yukarıda durum buysa gerisini siz düşünün!
Böyle bir yapının Eskişehirspor'a faydalı olabileceğini düşünmek bile saçmalık gibi geliyor insana!
Bu noktada tüm vekillerimize, tüm belediye başkanlarımıza ve siyasetçilerimize, İş adamlarımıza ve esnafımıza bir çağrıda bulunsak!
Gelin bir kere olsun kentimizin en büyük markası olan Eskişehirspor için BİRLİK olsak!
Bir kere olsun Yunus Emre'nin sözünü dinlesek!
BİRLİK OLSAK, İŞİMİZİ KOLAYLAŞTIRSAK!
Ne olur!?
Kıyamet mi kopar sayın büyüklerimiz!
Bir kere olsun aranızdaki tüm kırgınlıkları, küskünlükleri ve hesaplarınızı bir kenara bırakıp şu Eskişehir halkının huzuruna çıksanız; ''Ey Eskişehir halkı, biz Yunus Emre'nin sözünü dinledik BİRLİK OLDUK! Kentimizin en büyük değeri Eskişehirspor'un YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR olması için maddi - manevi HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERECEĞİZ deseniz kıyamet mi kopar Allah aşkına söyleyin!
***
Yeni Eskişehir Atatürk Stadı'nda oynanacak ilk maç öncesinde, takımlar sahaya çıkmadan bu kentin Valisi, Belediye başkanları, Milletvekilleri, Sanayi Odası ve Ticaret Odası başkanları ELELE verip sahaya çıkarak tribünleri dolduran ESES sevdalılarına ''KORKMAYIN! BİZ VARIZ! ESKİŞEHİRSPOR İÇİN BİRİZ, BERABERİZ!'' deseniz kıyamet mi kopar be sayın büyüklerim!?
Eskişehirspor sevdalıları Eskişehirspor için BİRLİK oldu!
Önce Taratarlar Birliği'ni kurdular!
Yetmedi bir Taraftar Komitesi kurdular!
Siz bir kere olsun BİR olamayacak mısınız!?
Eskişehir halkı bunu haketmiyor mu!?
Türkiye'nin dört bir yanındaki Eskişehirspor sevdalılarının karşısına bir kere olsun BİRLİK BERABERLİK mesajı iletemeyecek misiniz!?
***
Başka çare yok!
Sizler Eskişehirspor için birlik olamazsanız Eskişehispor sevdalıları #BenimOyumEskişehirspora diyerek BİRLİK olacak Eskişehispor için Birlik olamayan sizlere karşı!
Ne yapabiliriz!?
Belki bir bağımsız aday çıkartırız!
Belki hiçbirinize oy atmayız!
Belki sandığa bile gitmeyiz!
Sanayicilerimiz, Ticaret erbabımız, esnafımız!
Siz Eskişehirspor için BİRLİK olamazsanız, biz size karşı birlik oluruz. Ürünlerinizi, işyerlerinizi boykot ederiz. Yasal çerçeve içinde ne geliyorsa elimizden Eskişehirspor için yaparız bundan emin olun.
VE bir kere daha Yunus Emre'ye kulak verelim: ''GELİN BİRLİK OLALIM; İŞİMİZİ KOLAY KILALIM''

YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR!

NOT: Yunus Emre'mizi Eskişehirspor forması ile resmeden Eskişehirspor ressamı üstad Salih Danacı hocama teşekkürler...

5 Kasım 2018 Pazartesi

5 Liraya YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR!

Bir türlü başarılı olunamıyordu.
Eskişehir'de uzun zamandır süren Eskişehirspor'u kurma çalışmaları bir türlü neticelenmiyor, sürekli bir sıkıntı çıkıyordu.
Kentin ileri gelenleri bu işi başarıyla sonuçlandıracağına inandıkları Dr. Aziz BOLEL'e bir kaç gitmişler ancak ondan da olumlu cevap alamamışlardı.
Bir sabah beklenen oldu.
Asle Muğla - Fethiyeli olan Dr. Aziz BOLEL ''Yaşadığım kentin takımı için ben de bir şeyler yapmalıyım'' dedi ve kısa bir süre sonra BOLEL'in ''Eskişehir'de bir fabrika kurar gibi Eskişehirspor'u kuracağız'' sözleri arasında Eskişehirspor kurulmuştu.
Anadolu semalarının beklenen yıldızı parlamış, mahzun yüreklerde Kırmızı Şimşekler çakmaya başlamıştı.
***
Eskişehirspor kısa sürede tam bir halk hareketine dönüştü.
Aziz BOLEL ve arkadaşlarının önderliğinde başlayan bu halk hareketi Türkiye'nin futbol tarihini alt üst eden bir hareket haline dönüştü.
7'den 70'e bütün Eskişehir halkı takımına sahipleniyordu.
Kadın - erkek, çoluk - çocuk!...
Herkes bir işin ucundan tutuyor ve Eskişehirspor'u 10 yıl gibi kısa bir zamanda yaşayan efsane haline getiriyorlardı.
Artık Eskişehirspor sadece Eskişehir'in takımı olmaktan çıkmış, bütün Türk milletinin gönlüne taht kurmuştu.
Türkiye'de ilk defa FB, GS ve BJK takımları dışında bir takımın Anadolu'nun bir çok kentinde taraftarları vardı. Eskişehirspor artık ANADOLU YILDIZI olmuştu.
***
Eskişehirspor tüm Türkiye'nin sevgilisi olmanın ötesinde oynadığı futbol ve kazandığı başarılar ile Avrupa'da da adını duyurmuş büyük bir futbol takımı haline gelmişti.
Bugünlere geldiğimizde ise bizler, yani Eskişehirspor sevdalıları stadyum önünde 5 Liralık makbuzlarla kulübümüzü yaşatmak için büyük bir mücadele veriyoruz.
200 Milyonu aşkın borç batağına saplananve bütün gelirleri temlik altında olan kulübümüzü stada maç izlemek için gelen ESES sevdalılarından toplayacağımız 5'er liralarla ayakta tutmaya çalışıyoruz!
YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR idealimizi 5 Lira ile gerçekleştirmeye çalışıyoruz.
Hayal mi!?
Evet belki bir çok kişiye göre hayal olabilir!
Ancak bu bizim için verdiğimiz büyük savaşın bir cephesi!
***
Stadda görev yapan polislerimizin bile ''Eskişehirspor yaşamalı arkadaş, bana da kes 4 tane makbuz!'' diyerek bizim bu mücadelemize destek vermesi, stad çevresinde dolaşan bir çocuğun ''Abi ben de 3 lira var, 3 liralık makbuz yok mu!?'' demesi bu sevdalı yüreklerin verdiği savaşa güç katmaktadır ve mücadelemizi daha da büyütmektedir.
5 Lira!..
Kimi yerde çay bile vermiyorlar!
Bir paket cıgara bile alamazsınız artık bu parayla!
Bu parayla sahip olamayağımız bir çok şey olabilir ancak bu kadarcık parayla YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR ülkümüzün hayat bulmasında, gerçekleşmesinde önemli bir pay sahibi olabilirsiniz!
***
Neden 5 Lira!?
''Türkiye'nin en çok sevilen takımı olan Eskişehirspor kendi kentinde bu kadar mı acziyet içine düştü!?'' diye düşünebilirsiniz!
Evet!
Ne yazık ki, bu kadar zor durumdayız ama acziyet içinde değiliz.
Bir halk hareketi olarak Türk futbol tarihindeki yerini alan Eskişehirspor yine bir halk hareketi ile yaşam mücadelesi veriyor ve bu mücadeleyi kazanacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın!
Eskişehir kentinin ileri gelen zevatı, zengini umursamasa da biz varız.
Atatürk'ün ''Eskişehir halkı üstün özelliklere sahip bir halktır!'' sözleriyle övdüğü Eskişehir halkı yaşayan bir efsane haline getirdiği Eskişehirspor'u geleceğe taşımasını da bilecek kudrete sahiptir.
***
Osmanlıspor maçında stad önünde başlayan 5TL kampanyası için arkadaşlarımız bu hafta ve her hafta şehrin tüm cadde ve sokaklarında çalışmaya devam edecekler.
Sokak sokak, cadde cadde, dükkan dükkan gezilecek.
Bir kaç zenginin verebileceği miktarda bir parayı onbinlerce Eskişehirspor sevdalısından tek tek toplayacağız.
Eskişehirspor yaşasın diye gırtlak patlatan sevdalılar Eskişehirspor yaşasın diye yürekjlerini de patlatırlar!
Bundan kimsenin şüphesi olmasın!
***
Bugüne kadar içinde bulunduğumuz berbat durumdan kurtulabilmek için insanüstü bir çaba sarfeden bütün Eskişehirspor sevdalılarına teşekkür ederken, Murat Diri ve Erkan Koca'ya özellikle teşekkür etmeden geçmek büyük haksızlık olacaktır.
Evet herkes elinden geldiğince bir şeyler yapmanın derdine düştü ama Murat Diri ve Erkan Koca öyle bir noktaya geldiler ki ellerinden gelmesi mümkün almayanı da yapmayı başardılar.
Aylardır gece gündüz demeden toplantılar düzenlediler, toplantılara katıldılar, işadamlarına, siyasetçilere ziyaretlere katıldılar. Bir çoğumuz hiç destek olamadık uzaktan dualarımızla destek olmaya çalıştık, bir çoğumuz da birine katıldık üçüne katılamadık.
Murat Diri ve Erkan Koca ise günlerinin her saatini Eskişehirspor için harcadılar.
Allah razı olsun. Allah emeklerini boşa çıkarmasın...
***

BİZİM ÇOCUKLAR!
Bugün Bizim Çocuklar için de bir şeyler söylemek gerekli.
Biz onlara Bizim Çocuklar derken sadece Eskişehirspor'un altyapısından yetiştikleri için ya da çoğunun Eskişehirli olmasından dolayı Bizim Çocuklar demedik.
Bizden oldukları için Bizim Çocuklar dedik!
Bizim gibi ESES sevdalısı, bizim gibi mücadeleci, bizim gibi hırslı, bizim gibi azimli oldukları için Bizim Çocuklar dedik.
Zaman zaman eleştirdik, çünkü biz onlardan bu şanlı formanın onurunu kurtarmalarını istedik.
Zaman zaman bu kutsal görevi kavrayamamış olsalar da son iki maçta olduğu gibi bu kutsal görevi tam olarak özümsemiş bir şekilde mücadele etmelerini istedik.
Hep böyle devam edin çocuklar!
Barlarda kafelerde eğlenmek gezmek tozmak sizin de hakkınız.
Ancak şu an bir seferberlik görevindesiniz.
Kutlu bir görev!
Onbinlerce sevdalı yüreğin umutları size bağlanmış durumda.
Artık sevincimizde sizsiniz kederimiz de sizsiniz!
Siz son 2 maçta verdiğiniz mücadeleyi her maçta verin bu onbinlerce sevdalı yürek sizin hakkınızı mutlaka teslim edecektir. Bundan şüpheniz olmasın.

YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR!
YAŞASIN YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR MÜCADELEMİZ!