Bu devirde en zor meselelerden biridir.
Dost bulabilmek.
Çıkarsız,
Karşılıksız,
Harbi dostluklar...
Artık kalmadı denilecek kadar az kaldı.
Dost hançerlerinin yarası kalbimizi sardı.
Acılarından kıvranıyoruz nefes aldıkça.
***
Allah'a şükürler olsun ki, o gerçek dostluklardan biz de nasiplendik.
Zor zamanlarımızda dost elini gördük yanımızda.
Dertlerimizi dinleyecek, derman olamasa da ortak olabilecek bizim de bir dostumuz var....
Elhamdulillah...
Ne güzel bir duygudur dara düşünce bir dost elinin omzunuza dokunması bilir misiniz?
Biz bildik!
Elhamdulillah...
Allah'a sığındığımız anlar vardır...
- Allahım sen bana yardım et, dara düştüm, zordayım!
Diye Allah'a yalvardığınız anlarda;
- Abi nasılsın var mı bir sıkıntın!?
Diyeniniz oldu mu?
Bizim oldu!
Elhamdulillah!...
***
Elhamdulillah!
Ulu Allah bir şekilde bizi bir araya getirdi sevgili Osman GÜR ile.
Kibirsiz,
Fitnesiz,
Çıkarsız!
Sevgi ve saygı dolu bir dostluk yaşadık biz Osman GÜR ile.
Gönlümüze sevgili, beynimize saygılı.
Aynı yaşta olmamıza rağmen bugüne kadar bir kez olsun bana adımla hitap etmeyen ya "Hocam" ya da "Abi" diyen benlikten ve kibirden hiç nasiplenmemiş bir dost...
Osman GÜR!
Dost'un adı Osman GÜR...
***
Dost acı söyler!
Evet hep acı söyledik birbirimize.
Kendi kendimize yalakalık etmedik.
Tartıştık, dövüştük ama küsmedik, darılmadık.
Belki bir kaç saat, belki bir kaç gün...
Dostça!
Arkadaşça!
Kardeşçe!
***
Siyasette başlayan dostluğumuz, hayatımızın her alanını sardı sarmaladı.
Öyle ki; Eskişehirspor'u bile benim kadar sevdi nerdeyse...
Evet gönlü güzel adam Osman GÜR.
Herkese yardıma koşan,
Hz. Ali'nin "İnsanlara faydası dokunmayanları ölülerden sayın!" sözünün muhatabı olmamak için her anını insanlara faydalı işler yapmak için harcayan iyi yürekli adam!
Siyasette ve hayatın her alanında başarı basamaklarını ağır ağır ve emin adımlarla çıkan, sabır mefhumunu gönlüne nakşeden bir dava adamı Osman GÜR...
***
Bugün Osman GÜR doğmuş!
Elhamdulillah...
Gönlümüze doğmuş, hayatımıza girmiş!
Elhamdulillah...
Gönül soframıza dost olmuş!
Elhamdulillah...
İyi ki, doğdun, iyi ki varsın sevgili dostum.
Ulu Allah bundan sonraki yaşamını da gururdan, kibirden ve benlikten uzak etsin...
Sevdiklerinle birlikte nice güzellikler yaşamanı dilerim "Osman Başkanım"
Osman Gür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Osman Gür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Ekim 2017 Cuma
10 Nisan 2014 Perşembe
Beyoğlu'nda "ÖCÜ SİYASETİ" Kazandı, Beyoğlu halkı kaybetti...
Beyoğlu'nda oldukça ilginç bir seçim süreci ve sonucu yaşadık.
10 Yıldır görev yaptığı Beyoğlu'nda kendi tabanı tarafından bile istenmeyen adam ilan edilen Ahmet Misbah Demircan'ın oylarını arttırarak yeniden kazanması 10 yıldır Beyoğlu'na büyük hizmetler yaptığı anlamına gelmiyor.
2 dönemdir görev yaptığı Beyoğlu'nu yaşamaya layık bir yer olarak bile görmeyen Demircan'ın bu kadar önemli bir fark atarak kazanmasının belli nedenleri var.
Bu nedenlere şöyle bir göz attığımız vakit belirgin olarak iki sebep öne çıkıyor.
1. Recep Tayyip Erdoğan faktörü
2. Öcü siyaseti.
***
2002'den bu yana Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı her işin, söylediği her sözün doğru olduğuna sorgusuz sualsiz inanan büyük bir halk kitlesi oluştu.
Bu kitleyi oluşturmak büyük bir maharet.
Bu gerçeği inkar etmek mümkün değil.
Halkımız inanmak istemediğine, akıl ve mantığının kabul etmediğine bile "Tayyip yapıyorsa, Tayyip söylüyorsa vardır bir bildiği" tarzında bir düşünce ile kabul gösterebiliyor.
Hal böyle olunca Recep Tayyip Erdoğan kimi işaret ederse o seçilmek zorundadır.
Beyoğlu'nda da bu gerçek değişmedi.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP)'nin temayül yoklamalarında bile en alt sıralarda kalan A. Misbah Demircan bu sayede oylarını arttırarak seçimi kazandı.
***
Bir diğer önemli faktör de AKP'nin yürüttüğü "öcü siyaseti"...
Yıllar önce CHP'nin yürüttüğü bu öcü siyaseti bu kez CHP'ye yöneldi.
Bilenler bilir.
Anımsayınız...
CHP yıllarca din eksenli siyaset yürütenleri öcü olarak gösterdi millete.
"Bunlar gelirse laiklik elden gider"
"Bunlar gelirse kadınları evlere kapatırlar"
"Bunlar gelirse rakı içenleri idam ederler"
"Bunlar gelirse Cuma günleri tatil olur, namaz kılmayanları hapse atarlar"
Bu tarz nice söylem ortaya atmıştı CHP vakti zamanında.
Bu öcü siyaseti sayesinde zaman zaman merkez sağ ve milliyetçi kesimin oylarına da talip olmuşlardı.
***
Gün geldi devran döndü öcü siyaseti bu kez de CHP üzerinden yapılmaya başlandı.
30 Mart 2014 seçimlerinde AKP'nin öcüsü CHP oldu.
"Bize oy vermezseniz CHP gelir"
"CHP gelirse başörtüsü yeniden yasak olur"
"CHP gelirse her tarafı çöp götürür"
"CHP gelirse camiler ahır olur"
Ve daha bir çok söylemle CHP bir öcü olarak gösterildi.
Halkımız düşünmekten erinen bir halk.
Kim daha etkili söylerse ona inanmayı daha kolay görüyor.
Hakkını yemeyelim başbakan bu konuda çok mahir.
AKP'liler de din ekseninde söyledikleri her şeye halkı inandırabiliyorlar.
Hiç kimse "Yahu arkadaş İzmir'de CHP var acaba İzmir'de çöpler toplanmıyor mu?" diye kendi kendine soran olmaz.
***
Öcü siyaseti Beyoğlu'nda da çok etkili oldu.
Özellikle MHP ve SP seçmenine yönelik olarak "Osman GÜR'e oy verirseniz CHP kazanır, Mustafa Kaya'ya oy verirseniz CHP kazanır" tarzındaki kara propaganda söylemleri ile her iki partinin de oylarını çalmayı başardılar.
Her iki partininde geçtiğimiz dönemdeki oyları ile bu dönemdeki oylarını kıyasladığımız vakit aradaki farkın AKP hanesine yazıldığını görebiliyoruz.
Hem MHP seçmeni hem de SP seçmeni bu öcü siyasetinin rüzgarına kapılıp CHP gelmesin diye istemeyerek de olsa AKP'ye oy verdi.
Ancak şunu düşünemediler.
Beyoğlu için bugüne kadar bir kaç sokak ve meydan düzenlemesi ile sokakları süpürmekten başka hiç bir iş yapmayan, bir nikah salonu bile yapamayan bir belediye başkanına karşı kendi partilerinden en az 3-4 tane Meclis Üyesi sokarak bu kötü gidişe dur diyebilirlerdi.
CHP de gelmiş olsa meclisde kendilerini temsil eden birileri olabilirdi.
***
Bana göre bu seçimlerde kaybeden sadece Beyoğlu halkı oldu.
Bugüne kadar sadece rant lobisine hizmet eden, kentsel dönüşüm adı altında zenginlerin daha da zenginleşmesi üzerine projelere imza atan Misbah Demircan bir 5 sene daha bu hizmetlerine devam edecek.
Bunun karşısında, Beyoğlu'nda seçimlere ciddi anlamda tek proje ile çıkan, hazırladığı tüm projeleri sadece halka hizmet amacı taşıyan tek aday MHP'li Osman GÜR büyük bir çoğunluğun istemesine rağmen büyük bir hüsran yaşadı.
Bu hüsranın asıl muhatabının Beyoğlu halkı olduğunu halkımız ilerleyen zamanlarda çok daha iyi anlayacaktır.
10 Yıldır görev yaptığı Beyoğlu'nda kendi tabanı tarafından bile istenmeyen adam ilan edilen Ahmet Misbah Demircan'ın oylarını arttırarak yeniden kazanması 10 yıldır Beyoğlu'na büyük hizmetler yaptığı anlamına gelmiyor.
2 dönemdir görev yaptığı Beyoğlu'nu yaşamaya layık bir yer olarak bile görmeyen Demircan'ın bu kadar önemli bir fark atarak kazanmasının belli nedenleri var.
Bu nedenlere şöyle bir göz attığımız vakit belirgin olarak iki sebep öne çıkıyor.
1. Recep Tayyip Erdoğan faktörü
2. Öcü siyaseti.
***
2002'den bu yana Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı her işin, söylediği her sözün doğru olduğuna sorgusuz sualsiz inanan büyük bir halk kitlesi oluştu.
Bu kitleyi oluşturmak büyük bir maharet.
Bu gerçeği inkar etmek mümkün değil.
Halkımız inanmak istemediğine, akıl ve mantığının kabul etmediğine bile "Tayyip yapıyorsa, Tayyip söylüyorsa vardır bir bildiği" tarzında bir düşünce ile kabul gösterebiliyor.
Hal böyle olunca Recep Tayyip Erdoğan kimi işaret ederse o seçilmek zorundadır.
Beyoğlu'nda da bu gerçek değişmedi.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP)'nin temayül yoklamalarında bile en alt sıralarda kalan A. Misbah Demircan bu sayede oylarını arttırarak seçimi kazandı.
***
Bir diğer önemli faktör de AKP'nin yürüttüğü "öcü siyaseti"...
Yıllar önce CHP'nin yürüttüğü bu öcü siyaseti bu kez CHP'ye yöneldi.
Bilenler bilir.
Anımsayınız...
CHP yıllarca din eksenli siyaset yürütenleri öcü olarak gösterdi millete.
"Bunlar gelirse laiklik elden gider"
"Bunlar gelirse kadınları evlere kapatırlar"
"Bunlar gelirse rakı içenleri idam ederler"
"Bunlar gelirse Cuma günleri tatil olur, namaz kılmayanları hapse atarlar"
Bu tarz nice söylem ortaya atmıştı CHP vakti zamanında.
Bu öcü siyaseti sayesinde zaman zaman merkez sağ ve milliyetçi kesimin oylarına da talip olmuşlardı.
***
Gün geldi devran döndü öcü siyaseti bu kez de CHP üzerinden yapılmaya başlandı.
30 Mart 2014 seçimlerinde AKP'nin öcüsü CHP oldu.
"Bize oy vermezseniz CHP gelir"
"CHP gelirse başörtüsü yeniden yasak olur"
"CHP gelirse her tarafı çöp götürür"
"CHP gelirse camiler ahır olur"
Ve daha bir çok söylemle CHP bir öcü olarak gösterildi.
Halkımız düşünmekten erinen bir halk.
Kim daha etkili söylerse ona inanmayı daha kolay görüyor.
Hakkını yemeyelim başbakan bu konuda çok mahir.
AKP'liler de din ekseninde söyledikleri her şeye halkı inandırabiliyorlar.
Hiç kimse "Yahu arkadaş İzmir'de CHP var acaba İzmir'de çöpler toplanmıyor mu?" diye kendi kendine soran olmaz.
***
Öcü siyaseti Beyoğlu'nda da çok etkili oldu.
Özellikle MHP ve SP seçmenine yönelik olarak "Osman GÜR'e oy verirseniz CHP kazanır, Mustafa Kaya'ya oy verirseniz CHP kazanır" tarzındaki kara propaganda söylemleri ile her iki partinin de oylarını çalmayı başardılar.
Her iki partininde geçtiğimiz dönemdeki oyları ile bu dönemdeki oylarını kıyasladığımız vakit aradaki farkın AKP hanesine yazıldığını görebiliyoruz.
Hem MHP seçmeni hem de SP seçmeni bu öcü siyasetinin rüzgarına kapılıp CHP gelmesin diye istemeyerek de olsa AKP'ye oy verdi.
Ancak şunu düşünemediler.
Beyoğlu için bugüne kadar bir kaç sokak ve meydan düzenlemesi ile sokakları süpürmekten başka hiç bir iş yapmayan, bir nikah salonu bile yapamayan bir belediye başkanına karşı kendi partilerinden en az 3-4 tane Meclis Üyesi sokarak bu kötü gidişe dur diyebilirlerdi.
CHP de gelmiş olsa meclisde kendilerini temsil eden birileri olabilirdi.
***
Bana göre bu seçimlerde kaybeden sadece Beyoğlu halkı oldu.
Bugüne kadar sadece rant lobisine hizmet eden, kentsel dönüşüm adı altında zenginlerin daha da zenginleşmesi üzerine projelere imza atan Misbah Demircan bir 5 sene daha bu hizmetlerine devam edecek.
Bunun karşısında, Beyoğlu'nda seçimlere ciddi anlamda tek proje ile çıkan, hazırladığı tüm projeleri sadece halka hizmet amacı taşıyan tek aday MHP'li Osman GÜR büyük bir çoğunluğun istemesine rağmen büyük bir hüsran yaşadı.
Bu hüsranın asıl muhatabının Beyoğlu halkı olduğunu halkımız ilerleyen zamanlarda çok daha iyi anlayacaktır.
25 Mart 2014 Salı
Beyoğlu'nda MHP ve Osman GÜR Coşkusu...
30 mart 2014 Pazar günü yapılacak olan yerel seçimler
öncesinde tüm yurtta olduğu gibi İstanbul – Beyoğlu’nda da Milliyetçi Hareket
Partisi’ne halkımızın büyük bir teveccüh gösterdiği görülmektedir. MHP Beyoğlu
Belediye Başkan adayı Osman GÜR’in 24 Mart Pazartesi günü yaptığı “Büyük
Beyoğlu Mitingi”ne Beyoğlu halkının gösterdiği ilgi Beyoğlu’nda MHP iktidarının
çok yakın olduğunun en açık göstergesiydi.
Kasımpaşa Kızılay Meydanı’nda yapılan ve mehteran konseriyle başlayan mitinge eski bakanlarımızdan Murat Başesgioğlu ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan’da katılarak birer konuşma yaptılar ve Osman GÜR’e destek istediler. Mitinge ayrıca çok sayıda il yöneticisi ve İstanbul Ülkü Ocakları Başkanı da katıldılar.
Miting’de Beyoğlu halkına hitap eden MHP Beyoğlu Belediye Başkan Adayı Osman GÜR; 45 yıldır Beyoğlu’nda yaşadığını belirterek “Şu an Beyoğlu’nun yönetmeye talip olan adaylar arasında Beyoğlu’nda yaşayan tek aday benim. Mevcut Belediye başkanı da dahil olmak üzere diğer partilerin adaylarının tamamı yaşamaya değer görmedikleri beyoğlumuzu yönetmeye talip oluyorlar. Beyoğlu’nda yaşamaktan kaçıyorlar ama Beyoğlu’nu yönetmeye talip oluyorlar. Ey Beyoğlu halkı, Ey Kasımpaşa halkı şimdi size soruyorum, Beyoğlu’nda yaşamaktan bile kaçınan bu adaylara mı oy vereceksiniz yoksa 45 yıllık komşunuz olan bu kardeşinize mi oy vereceksiniz!?” dedi.
SORUNLARI DA ÇÖZÜM YOLLARINI DA EN İYİ BEN BİLİYORUM
MHP Beyoğlu Belediye Başkan adayı Osman GÜR konuşmasına Beyoğlu ile ilgili rakamsal bilgiler vererek devam etti. Geçmiş dönemde Beyoğlu’na hizmet eden tüm belediye başkanlarına teşekkür eden Osman Gür sözlerine şöyle devam etti: “ Beyoğlu için hizmet veren herkesten Allah razı olsun. Geçmişteki tüm belediye başkanlarımız bir şeyler yapmaya gayret ettiler. Biz bugüne kadar Beyoğlu’nun hakettiği oranda hizmet almadığını, Beyoğlu’nun kötü yönetildiğini düşünerek aday olduk. Beyoğlu’nu Beyoğlu’nda yaşayanların yönetmesi gerektiğini düşünerek aday olduk. 45 yıldır sizlerle birlikte Beyoğlu’nda yaşıyorum ve Beyoğlu’nun sorunlarını en iyi ben biliyorum. En az sizler kadar biliyorum. Beyoğlu’nda yaşamayanlar Beyoğlu’nun sorunlarını bilemez ve çözüm de üretemez. Biz hem sorunlarımızı hem de çözüm yollarını en iyi bilenleriz. Çünkü biz Beyoğlu’nda yaşıyoruz.”
KASIMPAŞA TÜRK KÜLTÜR PARKI PROJESİ
Osman GÜR, projelerini de anlattı. Kasımpaşa’da kentsel dönüşüm alanı olarak ilan edilen geniş bir arazi üzerine tesis edilmesi planlanan devas projenin adı KASIMPAŞA TÜRK KÜLTÜR PARKI. AKP’li mevcut Belediye Başkanının plazalar ve AVM’ler yapmayı planladığı bu alana MHP adayı Osman GÜR, tamamen Beyoğlu halkının ihtiyaçlarının karşılanacağı dev bir sosyal kompleks projesi hazırladı. Projenin içinde nelerin olduğunu anlatan Osman GÜR şunları söyledi “ Değerli Beyoğlu halkı, bu projenin içinde en temel ihtiyacımız olan bir evlendirme sarayımız var. Beyoğlu halkının 10 yıl sonunda başka ilçelerde nikah yapmak zorunda bırakan AKP’li belediye başkanımızın aklı başına yeni gelmiş. Biz bu projeyi açıkladıktan sonra “ben de bir nikah salonu yapacağım” diyerek milletimizi kandırmaya çalışmaktadır. Adama sormazlar mı arkadaş, sen 10 yıldır Beyoğlu’nu yönetiyorsun ve 10 yıldır Beyoğlu’na bir nikah salonu bile yapamadın, aklın başına yeni mi geldi”
SEMT HASTANESİ, KASIMPAŞA KENT MÜZESİ, EĞİTİM MERKEZLERİ, ÖĞRENCİ YURTLARI….
Beyoğlu’nda çok büyük bir sağlık sorunu olduğuna dikkat eçeken Osman GÜR projelerini anlatmaya devam ederken Taksim İlk Yardım Hastanesi’nin kapatılması konusuna da değindi. Osman GÜR sözlerine şöyle devam etti: “Taksim İlk Yardım Hastanemizin kapatılmaması için çok mücadele ettik. Özellikle sayın Genel Başkan yardımcımız celal Adan bey ve diğer İstanbul Milletvekillerimiz vasıtasıyla TBMM çatısında bu yıkımın durdurulması için çok büyük mücadeleler verdim. Önce hastanenin yıkılarak yerine yeniden daha güzel bir hastane yapılacağını söyleyen AKP’li Sağlık Bakanlığı daha sonra sus pus oldu. Çeşitli dedikodular dolaşıyor ve AKP bunları yalanlamıyor. Taksim İlk Yardım Hastanesi boşaltılalı aylar oldu ancak halen hiçbir şey yapılmadı. Seçim sonrasını bekliyorlar. Seçimlerden aynı oy oranlarını yakalayarak çıkarlarsa halkımıza oradaki gerçeği gösterecekler, Peki nedir oradaki gerçek. Ey Beyoğlu halkı Taksim İlk yardım Hastanemizin yerine büyük bir otel yapılacak. Eğer bunlara oy verirseniz bunda sizin de katkınız olacak lütfen bu gerçeği unutmayalım.”
kasımpaşa Türk Kültür Parkı Projesi içinde bir de polikilinik hizmetleri verecek olan Semt hastanesi’nin bulunacağını söyleyen Osman Gür, sözlerine şöyle devam etti: “ Kasımpaşa Türk Kültür Parkı içinde tam donanımlı uzman hekimlerimizin bulunacağı bir semt hastanemiz yer alacak. Bir turizm kenti haline gelen ilçemizdeki 35 bin yatak kapasiteli oteller ve restaurantlarda kendi gençlerimizin çalışmasını sağlamak üzere , Turizm Otelcilik Eğitim Merkezi kuracağız. Yine gençlerimizin işsizlik sorununu çözmek amacıyla bir Teknoloji Eğitim Merkezi kuracağız. Bünyesinde 7 üniversite bulunduran ilçemizde ne yazık ki, öğrenci yurdu bulunmamaktadır. Bu projemizin içinde bir de Öğrenci Yurdumuz olacaktır.”
Kasımpaşa Kızılay Meydanı’nda yapılan ve mehteran konseriyle başlayan mitinge eski bakanlarımızdan Murat Başesgioğlu ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan’da katılarak birer konuşma yaptılar ve Osman GÜR’e destek istediler. Mitinge ayrıca çok sayıda il yöneticisi ve İstanbul Ülkü Ocakları Başkanı da katıldılar.
Miting’de Beyoğlu halkına hitap eden MHP Beyoğlu Belediye Başkan Adayı Osman GÜR; 45 yıldır Beyoğlu’nda yaşadığını belirterek “Şu an Beyoğlu’nun yönetmeye talip olan adaylar arasında Beyoğlu’nda yaşayan tek aday benim. Mevcut Belediye başkanı da dahil olmak üzere diğer partilerin adaylarının tamamı yaşamaya değer görmedikleri beyoğlumuzu yönetmeye talip oluyorlar. Beyoğlu’nda yaşamaktan kaçıyorlar ama Beyoğlu’nu yönetmeye talip oluyorlar. Ey Beyoğlu halkı, Ey Kasımpaşa halkı şimdi size soruyorum, Beyoğlu’nda yaşamaktan bile kaçınan bu adaylara mı oy vereceksiniz yoksa 45 yıllık komşunuz olan bu kardeşinize mi oy vereceksiniz!?” dedi.
SORUNLARI DA ÇÖZÜM YOLLARINI DA EN İYİ BEN BİLİYORUM
MHP Beyoğlu Belediye Başkan adayı Osman GÜR konuşmasına Beyoğlu ile ilgili rakamsal bilgiler vererek devam etti. Geçmiş dönemde Beyoğlu’na hizmet eden tüm belediye başkanlarına teşekkür eden Osman Gür sözlerine şöyle devam etti: “ Beyoğlu için hizmet veren herkesten Allah razı olsun. Geçmişteki tüm belediye başkanlarımız bir şeyler yapmaya gayret ettiler. Biz bugüne kadar Beyoğlu’nun hakettiği oranda hizmet almadığını, Beyoğlu’nun kötü yönetildiğini düşünerek aday olduk. Beyoğlu’nu Beyoğlu’nda yaşayanların yönetmesi gerektiğini düşünerek aday olduk. 45 yıldır sizlerle birlikte Beyoğlu’nda yaşıyorum ve Beyoğlu’nun sorunlarını en iyi ben biliyorum. En az sizler kadar biliyorum. Beyoğlu’nda yaşamayanlar Beyoğlu’nun sorunlarını bilemez ve çözüm de üretemez. Biz hem sorunlarımızı hem de çözüm yollarını en iyi bilenleriz. Çünkü biz Beyoğlu’nda yaşıyoruz.”
KASIMPAŞA TÜRK KÜLTÜR PARKI PROJESİ
Osman GÜR, projelerini de anlattı. Kasımpaşa’da kentsel dönüşüm alanı olarak ilan edilen geniş bir arazi üzerine tesis edilmesi planlanan devas projenin adı KASIMPAŞA TÜRK KÜLTÜR PARKI. AKP’li mevcut Belediye Başkanının plazalar ve AVM’ler yapmayı planladığı bu alana MHP adayı Osman GÜR, tamamen Beyoğlu halkının ihtiyaçlarının karşılanacağı dev bir sosyal kompleks projesi hazırladı. Projenin içinde nelerin olduğunu anlatan Osman GÜR şunları söyledi “ Değerli Beyoğlu halkı, bu projenin içinde en temel ihtiyacımız olan bir evlendirme sarayımız var. Beyoğlu halkının 10 yıl sonunda başka ilçelerde nikah yapmak zorunda bırakan AKP’li belediye başkanımızın aklı başına yeni gelmiş. Biz bu projeyi açıkladıktan sonra “ben de bir nikah salonu yapacağım” diyerek milletimizi kandırmaya çalışmaktadır. Adama sormazlar mı arkadaş, sen 10 yıldır Beyoğlu’nu yönetiyorsun ve 10 yıldır Beyoğlu’na bir nikah salonu bile yapamadın, aklın başına yeni mi geldi”
SEMT HASTANESİ, KASIMPAŞA KENT MÜZESİ, EĞİTİM MERKEZLERİ, ÖĞRENCİ YURTLARI….
Beyoğlu’nda çok büyük bir sağlık sorunu olduğuna dikkat eçeken Osman GÜR projelerini anlatmaya devam ederken Taksim İlk Yardım Hastanesi’nin kapatılması konusuna da değindi. Osman GÜR sözlerine şöyle devam etti: “Taksim İlk Yardım Hastanemizin kapatılmaması için çok mücadele ettik. Özellikle sayın Genel Başkan yardımcımız celal Adan bey ve diğer İstanbul Milletvekillerimiz vasıtasıyla TBMM çatısında bu yıkımın durdurulması için çok büyük mücadeleler verdim. Önce hastanenin yıkılarak yerine yeniden daha güzel bir hastane yapılacağını söyleyen AKP’li Sağlık Bakanlığı daha sonra sus pus oldu. Çeşitli dedikodular dolaşıyor ve AKP bunları yalanlamıyor. Taksim İlk Yardım Hastanesi boşaltılalı aylar oldu ancak halen hiçbir şey yapılmadı. Seçim sonrasını bekliyorlar. Seçimlerden aynı oy oranlarını yakalayarak çıkarlarsa halkımıza oradaki gerçeği gösterecekler, Peki nedir oradaki gerçek. Ey Beyoğlu halkı Taksim İlk yardım Hastanemizin yerine büyük bir otel yapılacak. Eğer bunlara oy verirseniz bunda sizin de katkınız olacak lütfen bu gerçeği unutmayalım.”
kasımpaşa Türk Kültür Parkı Projesi içinde bir de polikilinik hizmetleri verecek olan Semt hastanesi’nin bulunacağını söyleyen Osman Gür, sözlerine şöyle devam etti: “ Kasımpaşa Türk Kültür Parkı içinde tam donanımlı uzman hekimlerimizin bulunacağı bir semt hastanemiz yer alacak. Bir turizm kenti haline gelen ilçemizdeki 35 bin yatak kapasiteli oteller ve restaurantlarda kendi gençlerimizin çalışmasını sağlamak üzere , Turizm Otelcilik Eğitim Merkezi kuracağız. Yine gençlerimizin işsizlik sorununu çözmek amacıyla bir Teknoloji Eğitim Merkezi kuracağız. Bünyesinde 7 üniversite bulunduran ilçemizde ne yazık ki, öğrenci yurdu bulunmamaktadır. Bu projemizin içinde bir de Öğrenci Yurdumuz olacaktır.”
KASIMPAŞA KENT MÜZESİ, YÜRÜYEN MERDİVENLER VE ŞİİR PARKI
Kasımpaşa’nın tarihinin önemine de değinen MHP Beyoğlu Belediye Başkan adaya Osman GÜR Kasımpaşa halkına da önemli bir müjde verdi. Ülkemizdeki en önemli semt kültürü merkezlerinden biri olan Kasımpaşa’ya bir Müze kurulacağı müjdesi veren Osman GÜR sözlerini şöyle sürdürdü: “ Ülkemizin bir ucundan bir ucuna büyük bir nam salmış olan Kasımpaşa semtimizin bu şanlı tarihini gelecek nesillere aktarmak maksadıyla KASIMPAŞA TÜRK KÜLTÜR PARKI PROJESİ dahilinde bir de Kasımpaşa Kent Müzesi kuruyoruz değer Kasımpaşalılar. Biz öyle Kasımpaşa için hiçbir şey yapmadan orda burda Kasımpaşalıyız diye hava basmayız. Kasımpaşalıyız demekle Kasımpaşalı olunmuyor. Kasımpaşa’ya hizmetkar olmak lazım. Ecdadının kabrini bile Kasımpaşa’dan taşıyanlar Kasımpaşalıyım diye caka satamaz. İşte size hizmet; artık Kasımpaşa’nın tarihi karanlıkta kalmayacak. Kasımpaşa’nın tarihi kuracağımız müze ile genç nesillerimizin geleceğini aydınlatacak.”
Beyoğlu’ndaki dik yokuşların çokluğuna dikkat çeken Osman GÜR, yapılacak olan yürüyen merdiven sistemleri ile Beyoğlu halkının soluk soluğa yokuş tırmanmasının da önüne geçeceklerini söylerek sözlerine şöyle devam etti: “ Birileri hemen bu projemizi de araklamışlar. Biz öyle laf olsun diye proje açıklamıyoruz. Cihangir, Kasımpaşa ve Sütlüce’de üç adet yürüyen merdiven yapacağız ilk etapta. Biz bu projemizi açıkladıktan sonra diğer partilerin de bir çoğu “Biz de yapacağız” diye ortaya çıkıverdiler. Siz ancak böyle bizim projelerimizin arkasından koşarsınız. Çünkü siz Beyoğlu’nda yaşamıyorsunuz ve bu yokuşlarda bu milletin yıllardır neler çektini de bilemezsiniz. Projelerimiz bu kadar değil elbette değerli Beyoğlulu hemşehrilerim. Şundan emin olun ne sıkıntı çekiyorsanız biz MHP olarak o sıkıntıları gidermek için projeler geliştiriyoruz. Örneğin Kasımpaşa’daki otopark ve buna bağlı olarak trafik sorunu bizim için tam bir çile. Kasımpaşa Türk Kültür Parkı’nın alt kısmına yapacağımız iki katlı ve 3500 araç kapasiteli otopark ile bu sorunu da büyük ölçüde çözeceğiz. Allah’ın izni sizlerin desteği ile bu projeyi 2 yıl içinde tamamlayıp bambaşka bir Kasımpaşa sunacağız sizlere.”
Beyoğlu’nun kültürel bir merkez olduğunu da anımsatan Osman GÜR, Beyoğlu’nda artık kitapçıların kapatılamayacağını, kültür ve sanat etkinliklerine en üst düzeyde özgürlükler ve faaliyet alanları sunulacağını belirterek şunları söyledi: “Beyoğlu; şairlerimize ilham kaynağı olan Beyoğlu… Tarih boyunca bünyesinden birçok şair ve yazar yetiştirmiş Beyoğlumuz için çok önemli bir projemiz var. Beyoğlu’na bir ŞİİR PARKI armağan edeceğiz Allah’ın izniyle. Cihangir’de yapacağımız bu şiir parkında Beyoğlu’nda yaşamış ve yaşamakta olan şairlerimizin büstleri ile birlikte anıları yaşatılacak. Burada her ay şiir dinletileri düzenlenecek ve buradan söz veriyorum ülkemizin en büyük Şiir Festivalini MHP iktidarıyla birlikte biz yapacağız”
RANTSAL DÖNÜŞÜM DEĞİL, YERİNDE DÖNÜŞÜM
Konuşmasının son bölümünde kentsel dönüşüm alanı ilan
edilen bölgelerde yapılacak çalışmalara değinen Osman GÜR, özellikle
Okmeydanı’nda büyük bir talan ve vurgun projesinin yürütülmekte olduğuna dikkat
çekerek sözlerini şöyle tamamladı: “Beyoğlu’nda 50 yıllık tapu sorununu çözdük
sloganıyla caka satanlar bugüne kadar kaç vatandaşımıza tapu verdiklerini de
açıklamalıdırlar. Mevcut iktidar sadece ratn lobisine hizmet ediyor ve burada
yeni rantiye alanları açmak için projeler geliştiriyor. Beyoğlu halkı yerinden
yurdundan ediliyor ve kendi yurtları zengin zümreye peşkeş çekiliyor. MHP ikitidarında
Rantsal Dönüşüm bitecek Yerinde Dönüşüm başlayacak. Hiçbir vatandaşımız
yerinden yurdundan edilmeden yerinde dönüşüm yapılacak ve çözüm yollarını
vatandaşlardımızla birlikte tartışarak bulacağız. Kapalı kapılar ardında
yapılan pazarlıklarla değil, aynı sokaklarda, aynı evlerde vatandaşımızla
pazarlık ederek 50 yıllık tapu sorununu kökünden kazıyacağız”Kasımpaşa’nın tarihinin önemine de değinen MHP Beyoğlu Belediye Başkan adaya Osman GÜR Kasımpaşa halkına da önemli bir müjde verdi. Ülkemizdeki en önemli semt kültürü merkezlerinden biri olan Kasımpaşa’ya bir Müze kurulacağı müjdesi veren Osman GÜR sözlerini şöyle sürdürdü: “ Ülkemizin bir ucundan bir ucuna büyük bir nam salmış olan Kasımpaşa semtimizin bu şanlı tarihini gelecek nesillere aktarmak maksadıyla KASIMPAŞA TÜRK KÜLTÜR PARKI PROJESİ dahilinde bir de Kasımpaşa Kent Müzesi kuruyoruz değer Kasımpaşalılar. Biz öyle Kasımpaşa için hiçbir şey yapmadan orda burda Kasımpaşalıyız diye hava basmayız. Kasımpaşalıyız demekle Kasımpaşalı olunmuyor. Kasımpaşa’ya hizmetkar olmak lazım. Ecdadının kabrini bile Kasımpaşa’dan taşıyanlar Kasımpaşalıyım diye caka satamaz. İşte size hizmet; artık Kasımpaşa’nın tarihi karanlıkta kalmayacak. Kasımpaşa’nın tarihi kuracağımız müze ile genç nesillerimizin geleceğini aydınlatacak.”
Beyoğlu’ndaki dik yokuşların çokluğuna dikkat çeken Osman GÜR, yapılacak olan yürüyen merdiven sistemleri ile Beyoğlu halkının soluk soluğa yokuş tırmanmasının da önüne geçeceklerini söylerek sözlerine şöyle devam etti: “ Birileri hemen bu projemizi de araklamışlar. Biz öyle laf olsun diye proje açıklamıyoruz. Cihangir, Kasımpaşa ve Sütlüce’de üç adet yürüyen merdiven yapacağız ilk etapta. Biz bu projemizi açıkladıktan sonra diğer partilerin de bir çoğu “Biz de yapacağız” diye ortaya çıkıverdiler. Siz ancak böyle bizim projelerimizin arkasından koşarsınız. Çünkü siz Beyoğlu’nda yaşamıyorsunuz ve bu yokuşlarda bu milletin yıllardır neler çektini de bilemezsiniz. Projelerimiz bu kadar değil elbette değerli Beyoğlulu hemşehrilerim. Şundan emin olun ne sıkıntı çekiyorsanız biz MHP olarak o sıkıntıları gidermek için projeler geliştiriyoruz. Örneğin Kasımpaşa’daki otopark ve buna bağlı olarak trafik sorunu bizim için tam bir çile. Kasımpaşa Türk Kültür Parkı’nın alt kısmına yapacağımız iki katlı ve 3500 araç kapasiteli otopark ile bu sorunu da büyük ölçüde çözeceğiz. Allah’ın izni sizlerin desteği ile bu projeyi 2 yıl içinde tamamlayıp bambaşka bir Kasımpaşa sunacağız sizlere.”
Beyoğlu’nun kültürel bir merkez olduğunu da anımsatan Osman GÜR, Beyoğlu’nda artık kitapçıların kapatılamayacağını, kültür ve sanat etkinliklerine en üst düzeyde özgürlükler ve faaliyet alanları sunulacağını belirterek şunları söyledi: “Beyoğlu; şairlerimize ilham kaynağı olan Beyoğlu… Tarih boyunca bünyesinden birçok şair ve yazar yetiştirmiş Beyoğlumuz için çok önemli bir projemiz var. Beyoğlu’na bir ŞİİR PARKI armağan edeceğiz Allah’ın izniyle. Cihangir’de yapacağımız bu şiir parkında Beyoğlu’nda yaşamış ve yaşamakta olan şairlerimizin büstleri ile birlikte anıları yaşatılacak. Burada her ay şiir dinletileri düzenlenecek ve buradan söz veriyorum ülkemizin en büyük Şiir Festivalini MHP iktidarıyla birlikte biz yapacağız”
RANTSAL DÖNÜŞÜM DEĞİL, YERİNDE DÖNÜŞÜM
Kızılay Meydanı’nın tamamen dolduğu mitingin son bölümünde eski bakanlarımızdan ve MHP, MYK üyesi Murat Başesgioğlu AKP iktidarı tarafından yürütülen çözüm sürecinin bir ihanet sürecine dönüştüğüne dikkat çekerek, “Bu seçimlerde sadece belediye başkan adaylarımız için değil, bu ihanet sürecinin sona ermesi için de oy vereceksiniz” dedi.
MHP Genel Başkan Yardımıcısı Celal Adan ise, hükümetin yaptığı 4 binin üzerindeki imar değişikliklerine dikkat çekerek; “Hükümet 11 yılda 4 bin imar değişikliği yaptığı. Her yerde kendilerine ve yandaşlarına rant alanı açabilmek için sürekli imar değişikliği yapıyorlar. Bakınız Beyoğlu’nda Osman GÜR gerçekten mükemmel projeler hazırlamış. Gösterdiğiniz bu ilgiden de anladığım kadarıyla Beyoğlu halkı Osman GÜR’ü bağrına basmış. 30 mart günü Beyoğlu belediyesinin burçlarına üç hillal MHP bayrağı asılacak inşallah”
8 Mart 2014 Cumartesi
Beyoğlu'nda Osman GÜR fırtınası!
Herkes şaşkın!
Taraflı tarafsız herkes MHP adayı Osman GÜR'ün böylesine bir fırtına koparacağını beklemiyordu Beyoğlu'nda.
MHP'nin son yerel seçimlerde aldığı 13 bin oy hepsini yanılttı.
Yüzde 10'u bile bulmayan bir oy oranıyla seçimlere katılan Osman GÜR'ün böylesine şiddetli bir patlama gerçekleştireceğini kimse beklemiyordu.
Herkes şaşkın,
Herkes çaresiz...
MHP Beyoğlu Belediye Başkan adayı olarak Osman GÜR'ün adını açıkladığı vakit ciddiye almayanlar bugün halkımızın büyük bir çoğunluğunun Osman GÜR'e yönelmesi karşısında uğradıkları ruh halini çok merak ediyorum.
***
MHP'yi sadece slogan partisi olarak görenler,
MHP'yi seçime katılmış olmak için seçime katılan bir parti olarak görenler,
Osman GÜR "Beyoğlu'nda tarih yazacağız" dediği vakit burun kıvıranlar bugün Beyoğlu'nda esen Osman GÜR fırtınasının gazabına uğramış durumdalar.
Kara propagandalar yapıyorlar...
Pankartlarını kesiyorlar...
Medya kuruluşlarında MHP projelerine yer vermiyorlar...
Ama nafile...
Dün itibariyle MHP Beyoğlu Belediye Başkan adayı çok geriden başladığı yarışta az farkla da olsa öne geçti ve 1. parti konumuna oturdu.
ALO FATİH hattı anketleriyle halkımızı kandırmaya çalışanlara artık halkımız itibar etmiyor.
Beyoğlu halkı MHP'ye koşuyor...
MHP adayı Osman GÜR halkıyla kucaklaşıyor her semtte, her mahallede, her sokakta...
***
Beyoğlu Belediye Başkanı ve AKP'nin adayı Ahmet Misbah Demircan gittiği yerlerde esnaf tarafından protesto ediliyor.
Belediye çalışanları ve AKP üyeleriyle ev toplantıları yapıp "halkımızla buluştuk" diyor...
Belediyenin tüm imkanlarını kendi kampanyası için kullanıyor.
Osman GÜR hakkında kara propaganda yürütüyor.
"Oyları bölüyorlar" diyor.
Ey Misbah Demircan, halk gidebildiğin her sokakta sana haykırıyor duymuyor musun:
"Oyları bölme, oyları çalma, Osman GÜR'ün önünü kesme çekil aradan parazit yapma" diyor sana Beyoğlu halkı duymuyor musun!?
AKP'ye verilecek her oyun CHP'ye yarayacağını bu halk anladı artık Misbah Demircan...
Sen iyisi mi camilerde bol bol namaz kıl ve namaz kılarken çekildiğin fotoları sosyal medyada reklam aracı kullan. Başka çaren kalmadı! Hatta sakal bırakıp cübbe giy, daha etkili olur...
***
Beyoğlu halkı bütün adayların projelerini incelemeli.
AKP'nin yıkım projelerini ve CHP'nin tırtıklanmış projelerini mutlaka inceleyin.
MHP adayı Osman GÜR'ün projelerini de inceleyin.
Hangi aday HALK için proje üretiyor, hangi aday RANT için proje üretiyor halkımız görmeli.
Rant Lobisi'ne hizmet eden projeler ile Halk'a hizmet eden projeleri kıyaslayın.
Osman GÜR şu an 1 puan önde, ancak eminim medyanın görmezden geldiği dev projeleri halkımız görme fırsatı buldukça bu fark daha da açılacaktır.
CHP adayı Aylin KOTİL 10 proje açıklıyor.
Projelerden 3 tanesi MHP adayı Osman GÜR'den aşırma...
Proje olarak açıkladığı diğer 7 hizmet ise, mevcut belediye tarafından halen yürütülmekte olan projelerdir.
Yani boş, bomboş bir Aylin Kotil var önümüzde.
CHP seçmeni bu boş projelere mi oy verecek?
AKP seçmeni, Kasımpaşa'nın elde kalan son büyük arazisini yapacağı Gökdelenler ve AVM'lerle zenginlere peşkeş çekecek olan Ahmet Misbah Demircan'a mı oy verecek?
***
30 Mart'a çok az bir zaman kaldı.
30 gün önce Osman GÜR ve MHP camiası "bir tarih yazmak için" yola çıktılar.
Durmadan yılmadan yorulmadan çalıştılar.
Şimdi işleri daha da zor.
O tarihi yazmak artık an meselesi...
Gerekirse uyumadan,
Gerekirse yemeden içmeden...
Gece gündüz tempolarını arttırarak çalışmak zorundalar...
Beyoğlu'nu Beyoğlu'nda yaşamayanların elinden kurtarmak için...
Beyoğlu'nu rant ve medya lobisinin elinden kurtarıp, halka teslim etmek için...
Osman GÜR ve MHP camiasına çok iş düşüyor...
Az kaldı, kale yıkılmak üzere...
Taraflı tarafsız herkes MHP adayı Osman GÜR'ün böylesine bir fırtına koparacağını beklemiyordu Beyoğlu'nda.
MHP'nin son yerel seçimlerde aldığı 13 bin oy hepsini yanılttı.
Yüzde 10'u bile bulmayan bir oy oranıyla seçimlere katılan Osman GÜR'ün böylesine şiddetli bir patlama gerçekleştireceğini kimse beklemiyordu.
Herkes şaşkın,
Herkes çaresiz...
MHP Beyoğlu Belediye Başkan adayı olarak Osman GÜR'ün adını açıkladığı vakit ciddiye almayanlar bugün halkımızın büyük bir çoğunluğunun Osman GÜR'e yönelmesi karşısında uğradıkları ruh halini çok merak ediyorum.
***
MHP'yi sadece slogan partisi olarak görenler,
MHP'yi seçime katılmış olmak için seçime katılan bir parti olarak görenler,
Osman GÜR "Beyoğlu'nda tarih yazacağız" dediği vakit burun kıvıranlar bugün Beyoğlu'nda esen Osman GÜR fırtınasının gazabına uğramış durumdalar.
Kara propagandalar yapıyorlar...
Pankartlarını kesiyorlar...
Medya kuruluşlarında MHP projelerine yer vermiyorlar...
Ama nafile...
Dün itibariyle MHP Beyoğlu Belediye Başkan adayı çok geriden başladığı yarışta az farkla da olsa öne geçti ve 1. parti konumuna oturdu.
ALO FATİH hattı anketleriyle halkımızı kandırmaya çalışanlara artık halkımız itibar etmiyor.
Beyoğlu halkı MHP'ye koşuyor...
MHP adayı Osman GÜR halkıyla kucaklaşıyor her semtte, her mahallede, her sokakta...
***
Beyoğlu Belediye Başkanı ve AKP'nin adayı Ahmet Misbah Demircan gittiği yerlerde esnaf tarafından protesto ediliyor.
Belediye çalışanları ve AKP üyeleriyle ev toplantıları yapıp "halkımızla buluştuk" diyor...
Belediyenin tüm imkanlarını kendi kampanyası için kullanıyor.
Osman GÜR hakkında kara propaganda yürütüyor.
"Oyları bölüyorlar" diyor.
Ey Misbah Demircan, halk gidebildiğin her sokakta sana haykırıyor duymuyor musun:
"Oyları bölme, oyları çalma, Osman GÜR'ün önünü kesme çekil aradan parazit yapma" diyor sana Beyoğlu halkı duymuyor musun!?
AKP'ye verilecek her oyun CHP'ye yarayacağını bu halk anladı artık Misbah Demircan...
Sen iyisi mi camilerde bol bol namaz kıl ve namaz kılarken çekildiğin fotoları sosyal medyada reklam aracı kullan. Başka çaren kalmadı! Hatta sakal bırakıp cübbe giy, daha etkili olur...
***
Beyoğlu halkı bütün adayların projelerini incelemeli.
AKP'nin yıkım projelerini ve CHP'nin tırtıklanmış projelerini mutlaka inceleyin.
MHP adayı Osman GÜR'ün projelerini de inceleyin.
Hangi aday HALK için proje üretiyor, hangi aday RANT için proje üretiyor halkımız görmeli.
Rant Lobisi'ne hizmet eden projeler ile Halk'a hizmet eden projeleri kıyaslayın.
Osman GÜR şu an 1 puan önde, ancak eminim medyanın görmezden geldiği dev projeleri halkımız görme fırsatı buldukça bu fark daha da açılacaktır.
CHP adayı Aylin KOTİL 10 proje açıklıyor.
Projelerden 3 tanesi MHP adayı Osman GÜR'den aşırma...
Proje olarak açıkladığı diğer 7 hizmet ise, mevcut belediye tarafından halen yürütülmekte olan projelerdir.
Yani boş, bomboş bir Aylin Kotil var önümüzde.
CHP seçmeni bu boş projelere mi oy verecek?
AKP seçmeni, Kasımpaşa'nın elde kalan son büyük arazisini yapacağı Gökdelenler ve AVM'lerle zenginlere peşkeş çekecek olan Ahmet Misbah Demircan'a mı oy verecek?
***
30 Mart'a çok az bir zaman kaldı.
30 gün önce Osman GÜR ve MHP camiası "bir tarih yazmak için" yola çıktılar.
Durmadan yılmadan yorulmadan çalıştılar.
Şimdi işleri daha da zor.
O tarihi yazmak artık an meselesi...
Gerekirse uyumadan,
Gerekirse yemeden içmeden...
Gece gündüz tempolarını arttırarak çalışmak zorundalar...
Beyoğlu'nu Beyoğlu'nda yaşamayanların elinden kurtarmak için...
Beyoğlu'nu rant ve medya lobisinin elinden kurtarıp, halka teslim etmek için...
Osman GÜR ve MHP camiasına çok iş düşüyor...
Az kaldı, kale yıkılmak üzere...
4 Mart 2014 Salı
Beyoğlu'nda ALO FATİH ANKETİ: MHP'de artış 1 puan (!)
ORC adlı şirket Beyoğlu'ndaki yerel seçimler öncesinde bir anket yayınladı.
Ankete baktığımız vakit ALO FATİH hattı mahsulü bir anket olduğunu hemen anlayabiliyoruz.
Geçtiğimiz günlerde bir ağabey anlattı.
Sevdiğimiz saydığımız lafına sözüne güvendiğimiz abdestli namazlı bir ağabey...
Kızılay Meydanı'nda bir hanım anket yapıyor.
Anketin ana teması "Beyoğlu'nda kime oy vereceksiniz?" sorusunun cevabı...
İki tane hanım ablamıza yanaşıyorlar.
Bu ağabeyimiz de anket yapıldığını görünce tezgaha yanaşıp sırasını bekliyor.
Hanımlar rahatsız olmasın diye bir iki adım geri çekiliyor...
Bilirsiniz bu anket soruları bir gariptir.
Falan olsaydı da filan olmasaydı...
O olaydı da bu olmayaydı...
Cart curt tarzı sorulardan sonra can alıcı soru gelir...
"30 Mart Yerel Seçimleri'nde oyunuzu hangi partiye vereceksiniz?"
Bayanlardan biri cevap verir...
- Osman GÜR, MHP yani...
- Hımmmmm
- ?
- Peki biliyor musunuz, MHP'nin oy oranı çok düşük, oyunuz boşa gitmez mi sizce?
***
Zurnanın zırt dediği nokta burası işte...
Duruma tanıklık eden ağabeyimiz oraya kadar sabredebilmiş,
Ama kibarlığı da elden bırakmamış...
- Hanımefendi sen bir anketörsün insanları bu şekilde yönlendirmeye utanmıyor musun?
Diye kibarca çıkışır.
Kadın şirrettir çıkar.
- Biz hanımefendilerle sohbet ediyoruz size ne?
Diyerek ağabeyimize karşılık verir.
Kısa bir tartışma sonrasında kadın tezgahı toplayıp uzaklaşır...
İşte bu yayınlanan son anketi görünce bu vakıa geldi aklıma.
AKP Beyoğlu'nu kaybetmek istemiyor.
CHP'nin elinden seçim almak çok kolay geliyor onlara...
Ötesi berisi bir ampul söndürmeye bakar.
CHP'liler çıkar seçimi kazandık diye şampanya patlatır, bir yerlerde ampuller söner ve bir de bakmışsınız, Zati Sungur misali şapkadan tavşan çıkmış.
Fakat rakip MHP ve Osman GÜR olunca durum değişiyor...
Osman GÜR Beyoğlu halkının en çok sevdiği aday.
Halkın içinden biri...
Adaylığını açıkladığı günden bu yana Beyoğlu halkının müthiş ilgisiyle karşılanıyor her sokakta...
Hal böyle olunca da bir takım ayak oyunları devreye giriyor tabii ki...
***
ALO FATİH hattından yayınlanan ORC imzalı anketin sonuçlarına bir bakalım.
Misbah Demircan : % 36.5
Aylin Kotil : % 31.9
Osman GÜR: % 10.5
Mustafa Kaya: % 4.1
Diğer: 5.4
Kararsız: % 11.6
AKP yüzde 1 oy kaybına uğramış geçen seçimlere göre.
CHP yüzde 6 artış göstermiş.
MHP de yüzde 1 artış sağlamış.
SP ise yüzde 6'lık bir kayıp yaşamış ankete göre...
***
Bağımsız tNt adlı bir şirkete yaptırılan bir ankette ise, durum şöyle:
AKP: Yüzde 27.8
CHP: Yüzde 24.0
MHP: Yüzde 22.3
HDP Yüzde 5.7
SP: Yüzde 4.2
Diğer: Yüzde 2.3
Kararsızlar: Yüzde 13.7
İki anketin sonuçlarına baktığımız vakit, ALO FATİH hattının nasıl çalıştığını gayet net anlayabiliyoruz.
Halka "Osman GÜR'e oy verirseniz CHP kazanır" şeklinde bir kara propaganda yapan güçler işte bu manzaradan korkuyorlar. MHP'nin adayı her geçen gün yükselen oy grafiği ile Misbah Demircan ve AKP'yi ürkütüyor.
Beyoğlu halkı Osman GÜR'ün bu denli güçlü olduğunu görürse birinci parti olur korkusuyla ALO FATİH hattı devreye giriyor.
- Alo Fatih, MHP'nin oylarını al çöpe at!
***
Beyoğlu'nda Osman GÜR tarih yazacak.
Çünkü Osman GÜR, halkın adamı, halkın adayı...
10 yıldır Beyoğlu'nu yönetip, halen Beyoğlu'nu yaşanacak bir yer olarak görmeyip Beyoğlu dışında ikamet eden bir adayın korkması son derece doğaldır elbette...
2 aydır pankart avcılığı yapan güçler, şimdi de anket avcılığına başladılar.
Amaçları yürüttükleri kara propagandayı bu tür anketlerle desteklemek.
Beyoğlu halkı artık bu tür oyunları yutmuyor.
Halk kendi anketini kendisi yapıyor.
Pankart avcılığınız ve anket oyunlarınız kaçınılmaz sonu geciktiremeyecek...
Vakit geliyor...
Beyoğlu'nu yaşamaya değer görmeyenler, Beyoğlu'nu yönetemeyecekler...
Ankete baktığımız vakit ALO FATİH hattı mahsulü bir anket olduğunu hemen anlayabiliyoruz.
Geçtiğimiz günlerde bir ağabey anlattı.
Sevdiğimiz saydığımız lafına sözüne güvendiğimiz abdestli namazlı bir ağabey...
Kızılay Meydanı'nda bir hanım anket yapıyor.
Anketin ana teması "Beyoğlu'nda kime oy vereceksiniz?" sorusunun cevabı...
İki tane hanım ablamıza yanaşıyorlar.
Bu ağabeyimiz de anket yapıldığını görünce tezgaha yanaşıp sırasını bekliyor.
Hanımlar rahatsız olmasın diye bir iki adım geri çekiliyor...
Bilirsiniz bu anket soruları bir gariptir.
Falan olsaydı da filan olmasaydı...
O olaydı da bu olmayaydı...
Cart curt tarzı sorulardan sonra can alıcı soru gelir...
"30 Mart Yerel Seçimleri'nde oyunuzu hangi partiye vereceksiniz?"
Bayanlardan biri cevap verir...
- Osman GÜR, MHP yani...
- Hımmmmm
- ?
- Peki biliyor musunuz, MHP'nin oy oranı çok düşük, oyunuz boşa gitmez mi sizce?
***
Zurnanın zırt dediği nokta burası işte...
Duruma tanıklık eden ağabeyimiz oraya kadar sabredebilmiş,
Ama kibarlığı da elden bırakmamış...
- Hanımefendi sen bir anketörsün insanları bu şekilde yönlendirmeye utanmıyor musun?
Diye kibarca çıkışır.
Kadın şirrettir çıkar.
- Biz hanımefendilerle sohbet ediyoruz size ne?
Diyerek ağabeyimize karşılık verir.
Kısa bir tartışma sonrasında kadın tezgahı toplayıp uzaklaşır...
İşte bu yayınlanan son anketi görünce bu vakıa geldi aklıma.
AKP Beyoğlu'nu kaybetmek istemiyor.
CHP'nin elinden seçim almak çok kolay geliyor onlara...
Ötesi berisi bir ampul söndürmeye bakar.
CHP'liler çıkar seçimi kazandık diye şampanya patlatır, bir yerlerde ampuller söner ve bir de bakmışsınız, Zati Sungur misali şapkadan tavşan çıkmış.
Fakat rakip MHP ve Osman GÜR olunca durum değişiyor...
Osman GÜR Beyoğlu halkının en çok sevdiği aday.
Halkın içinden biri...
Adaylığını açıkladığı günden bu yana Beyoğlu halkının müthiş ilgisiyle karşılanıyor her sokakta...
Hal böyle olunca da bir takım ayak oyunları devreye giriyor tabii ki...
***
ALO FATİH hattından yayınlanan ORC imzalı anketin sonuçlarına bir bakalım.
Misbah Demircan : % 36.5
Aylin Kotil : % 31.9
Osman GÜR: % 10.5
Mustafa Kaya: % 4.1
Diğer: 5.4
Kararsız: % 11.6
AKP yüzde 1 oy kaybına uğramış geçen seçimlere göre.
CHP yüzde 6 artış göstermiş.
MHP de yüzde 1 artış sağlamış.
SP ise yüzde 6'lık bir kayıp yaşamış ankete göre...
***
Bağımsız tNt adlı bir şirkete yaptırılan bir ankette ise, durum şöyle:
AKP: Yüzde 27.8
CHP: Yüzde 24.0
MHP: Yüzde 22.3
HDP Yüzde 5.7
SP: Yüzde 4.2
Diğer: Yüzde 2.3
Kararsızlar: Yüzde 13.7
İki anketin sonuçlarına baktığımız vakit, ALO FATİH hattının nasıl çalıştığını gayet net anlayabiliyoruz.
Halka "Osman GÜR'e oy verirseniz CHP kazanır" şeklinde bir kara propaganda yapan güçler işte bu manzaradan korkuyorlar. MHP'nin adayı her geçen gün yükselen oy grafiği ile Misbah Demircan ve AKP'yi ürkütüyor.
Beyoğlu halkı Osman GÜR'ün bu denli güçlü olduğunu görürse birinci parti olur korkusuyla ALO FATİH hattı devreye giriyor.
- Alo Fatih, MHP'nin oylarını al çöpe at!
***
Beyoğlu'nda Osman GÜR tarih yazacak.
Çünkü Osman GÜR, halkın adamı, halkın adayı...
10 yıldır Beyoğlu'nu yönetip, halen Beyoğlu'nu yaşanacak bir yer olarak görmeyip Beyoğlu dışında ikamet eden bir adayın korkması son derece doğaldır elbette...
2 aydır pankart avcılığı yapan güçler, şimdi de anket avcılığına başladılar.
Amaçları yürüttükleri kara propagandayı bu tür anketlerle desteklemek.
Beyoğlu halkı artık bu tür oyunları yutmuyor.
Halk kendi anketini kendisi yapıyor.
Pankart avcılığınız ve anket oyunlarınız kaçınılmaz sonu geciktiremeyecek...
Vakit geliyor...
Beyoğlu'nu yaşamaya değer görmeyenler, Beyoğlu'nu yönetemeyecekler...
26 Şubat 2014 Çarşamba
Osman GÜR de kim oluyormuş!?
Osman GÜR'ü tanımayanlar böyle diyorlar...
"Osman GÜR de kim oluyormuş!?"
Şaşkın ördekler!..
Anketler yaptırıyorlar, yayınlayamıyorlar...
Çünkü kendi yaptırdıkları anketlerde bile MHP adayı Osman GÜR almış başını gidiyor.
"Olamaz yahu! Bu Osman GÜR de kim oluyormuş!?" diye hayıflanıyorlar...
Çünkü onlar Osman GÜR'ü tanımıyorlar...
Çünkü onlar Beyoğlu'nda yaşamıyorlar.
Beyoğlu'nda yaşasalardı Osman GÜR'ü tanırlardı...
Osman GÜR'ü tanısaydılar;
"Kaybedeceğimiz seçime girmeyelim" deyip aday olmazlar ve kendilerini böyle heder etmezlerdi.
***
Evet MHP Beyoğlu Belediye Başkan adayı Osman GÜR seçime 1 ay kadar bir zaman kala bütün tahminleri alt üst ediyor.
Yayınlanamayan anketlerde MHP oyları her geçen gün artıyor.
Osman GÜR ile göz göze gelen her vatandaşımız;
Kararsızlar safından çıkıp, Osman GÜR safına geçiyor.
Çünkü halk Osman GÜR'ün gözlerinde kendisini görüyor.
Hayatını Beyoğlu'na adamış, bir Beyoğlu sevdalısı görüyor halkımız Osman GÜR'ün gözlerinde.
Osman GÜR ile tokalaşıp selamlaşan her vatandaşımız;
"Osman GÜR kazanırsa ben kazanacağım" diyebiliyor...
***
Beyoğlu'nu tanımayanlar Osman GÜR'ü de tanımazlar elbet...
Beyoğlu'nda yaşamayanlar Osman GÜR'ü de tanımazlar elbet...
Rant lobisinin ve medya lobisinin adayları Osman GÜR'ü tanıyamazlar elbet...
Çünkü Osman GÜR, Beyoğlu'nda yaşıyor,
Çünkü Osman GÜR, Beyoğlu'nu iyi tanıyor,
Çünkü Osman GÜR, ne rant lobisini, ne de medya lobisini tanır;
Osman GÜR sadece MİLLETİNİ TANIR!
***
Beyoğlu halkı Osman GÜR'ü tanır...
Osman GÜR;
Beyoğlu halkı ile aynı manavdan portakal alıyor,
aynı fırından ekmek alıyor,
aynı kasaptan kıyma alıyor,
aynı marketten çay şeker alıyor,
aynı bakkaldan püskevit, çikolata alıyor,
aynı mağazadan pantolon gömlek alıyor,
aynı pastaneden poğaça börek alıyor,
aynı lokantadan çorba içiyor,
aynı sokakta esnaflık yapıyor...
Siz bunu anlayamazsınız...
Beyoğlu'nda yaşamak, Beyoğlu halkı olmak nedir siz bunu bilemezsiniz, çünkü siz yönetmeye talip olduğunuz, yollardır yönettiğiniz Beyoğlu'nu yaşamaya değer bir yer olarak görmüyor ve Beyoğlu dışında yaşıyorsunuz...
***
Merak ediyorum;
Mesela CHP adayı ve AKP adayı,
Kurdela Sokak'taki melemenci İsmail ustadan kaç kere kurufasulye-pilav yemiştir?
Kızılay Meydanı'ndaki Eskişehir Çibörekçisi'nden kaç kere çibörek yemişlerdir?
Marla Pastanesi Hür Usta'dan kaç kere Mutluluk Topu almışlar?
Arma Altı Meydanı'ndaki çay ocağından kaç kere çay içmişlerdir...
Mesela;
CHP ve AKP adayları Türk Sinemasının emektar figüranları ile kaç kere kucaklaşmışlardır?
Kelleci Muammer Usta'nın tezgahına kaç kere konuk olmuşlardır acaba?
Tophane'de Karabaş Camii'nin önünde tabirelerde halkımızla oturup kaç bardak çay yudumlamışlardır acaba?
Seçim dönemlerini kastetmiyorum tabii ki!
Şimdi bunlar sadece seçim döneminde gidiyorlar ya buralara.
Hemen fırlamasınlar yerlerinden
"Ben üç kere gittim",
"Ben iki kere gittim" diyerek...
***
"Osman GÜR de kimmiş!?" diyerek;
Şaşkın ördek moduna girenler, siz bilmeseniz de olur...
Beyoğlu halkı çok iyi biliyor MHP adayı Osman GÜR'ün kim olduğunu...
Siz artık Beyoğlu Belediye Başkanı Osman GÜR'ü tanımanın hazırlıklarına başlayın bence...
"Osman GÜR de kim oluyormuş!?"
Şaşkın ördekler!..
Anketler yaptırıyorlar, yayınlayamıyorlar...
Çünkü kendi yaptırdıkları anketlerde bile MHP adayı Osman GÜR almış başını gidiyor.
"Olamaz yahu! Bu Osman GÜR de kim oluyormuş!?" diye hayıflanıyorlar...
Çünkü onlar Osman GÜR'ü tanımıyorlar...
Çünkü onlar Beyoğlu'nda yaşamıyorlar.
Beyoğlu'nda yaşasalardı Osman GÜR'ü tanırlardı...
Osman GÜR'ü tanısaydılar;
"Kaybedeceğimiz seçime girmeyelim" deyip aday olmazlar ve kendilerini böyle heder etmezlerdi.
***
Evet MHP Beyoğlu Belediye Başkan adayı Osman GÜR seçime 1 ay kadar bir zaman kala bütün tahminleri alt üst ediyor.
Yayınlanamayan anketlerde MHP oyları her geçen gün artıyor.
Osman GÜR ile göz göze gelen her vatandaşımız;
Kararsızlar safından çıkıp, Osman GÜR safına geçiyor.
Çünkü halk Osman GÜR'ün gözlerinde kendisini görüyor.
Hayatını Beyoğlu'na adamış, bir Beyoğlu sevdalısı görüyor halkımız Osman GÜR'ün gözlerinde.
Osman GÜR ile tokalaşıp selamlaşan her vatandaşımız;
"Osman GÜR kazanırsa ben kazanacağım" diyebiliyor...
***
Beyoğlu'nu tanımayanlar Osman GÜR'ü de tanımazlar elbet...
Beyoğlu'nda yaşamayanlar Osman GÜR'ü de tanımazlar elbet...
Rant lobisinin ve medya lobisinin adayları Osman GÜR'ü tanıyamazlar elbet...
Çünkü Osman GÜR, Beyoğlu'nda yaşıyor,
Çünkü Osman GÜR, Beyoğlu'nu iyi tanıyor,
Çünkü Osman GÜR, ne rant lobisini, ne de medya lobisini tanır;
Osman GÜR sadece MİLLETİNİ TANIR!
***
Beyoğlu halkı Osman GÜR'ü tanır...
Osman GÜR;
Beyoğlu halkı ile aynı manavdan portakal alıyor,
aynı fırından ekmek alıyor,
aynı kasaptan kıyma alıyor,
aynı marketten çay şeker alıyor,
aynı bakkaldan püskevit, çikolata alıyor,
aynı mağazadan pantolon gömlek alıyor,
aynı pastaneden poğaça börek alıyor,
aynı lokantadan çorba içiyor,
aynı sokakta esnaflık yapıyor...
Siz bunu anlayamazsınız...
Beyoğlu'nda yaşamak, Beyoğlu halkı olmak nedir siz bunu bilemezsiniz, çünkü siz yönetmeye talip olduğunuz, yollardır yönettiğiniz Beyoğlu'nu yaşamaya değer bir yer olarak görmüyor ve Beyoğlu dışında yaşıyorsunuz...
***
Merak ediyorum;
Mesela CHP adayı ve AKP adayı,
Kurdela Sokak'taki melemenci İsmail ustadan kaç kere kurufasulye-pilav yemiştir?
Kızılay Meydanı'ndaki Eskişehir Çibörekçisi'nden kaç kere çibörek yemişlerdir?
Marla Pastanesi Hür Usta'dan kaç kere Mutluluk Topu almışlar?
Arma Altı Meydanı'ndaki çay ocağından kaç kere çay içmişlerdir...
Mesela;
CHP ve AKP adayları Türk Sinemasının emektar figüranları ile kaç kere kucaklaşmışlardır?
Kelleci Muammer Usta'nın tezgahına kaç kere konuk olmuşlardır acaba?
Tophane'de Karabaş Camii'nin önünde tabirelerde halkımızla oturup kaç bardak çay yudumlamışlardır acaba?
Seçim dönemlerini kastetmiyorum tabii ki!
Şimdi bunlar sadece seçim döneminde gidiyorlar ya buralara.
Hemen fırlamasınlar yerlerinden
"Ben üç kere gittim",
"Ben iki kere gittim" diyerek...
***
"Osman GÜR de kimmiş!?" diyerek;
Şaşkın ördek moduna girenler, siz bilmeseniz de olur...
Beyoğlu halkı çok iyi biliyor MHP adayı Osman GÜR'ün kim olduğunu...
Siz artık Beyoğlu Belediye Başkanı Osman GÜR'ü tanımanın hazırlıklarına başlayın bence...
16 Şubat 2014 Pazar
MHP'nin Beyoğlu'ndaki Dev Projesi: KASIMPAŞA TÜRK KÜLTÜR PARK
Eyvallah...
Peki bugün belediyeler ne yapıyorlar?
Resmen ticaret yapıyorlar...
Milletin malını, zengin zümreye peşkeş çekiyorlar.
Halk onlar için sadece oy deposu...
Küçücük hediyelerle halkı kandırıp oylarını almak ve 5 yıl boyunca sadece Rant Lobisi'ne hizmet etmek tadar kolay bir şey yok artık ülkemizde.
Beyoğlu'nda yaşıyorum ve Beyoğlu'nu düşünüyorum...
Mevcut iktidar bu güne kadar bana dair ne yaptı?
Bol bol kaldırım ve yol kazdı, yeniden yaptı...
Bir daha kazdı, bir daha yaptı...
Seçim zamanı yaklaştı yolları cilalamaya başladı...
***
Beyoğlu halkının sağlık sorunları için en önemli hastane olan Taksim İlk Yardım Hastanesi'ni kapattı...
Beyoğlu halkının en elzem ihtiyaçlarından biri olan Evlendirme Salonu'nu kapattı...
Hem sağlık ihtiyaçlarımız için hem de nikah törenlerimiz için artık başka ilçelerin kapısında sürünür hale geldik.
Başka ne yaptılar?
Rantsal Dönüşüm...
Başka?
Beyoğlu'nun Haliç'e olan tüm sahil şeridini rant lobisinin emrine sundular...
Başka?
Kaldırımları beton ve demir babalarla donatıp kaval kemiklerimizin anasını ağlattılar...
Trafik keşmekeşi sürüyor...
Başka?
Bilmiyorum, başka ne yaptılar...
Pardon birde yolları süpürüyorlar...
Malum 35 sene önce yollar süpürülmüyordu...
En çok da övündükleri bu.
"Biz çöpleri topluyoruz, yolları süpürüyoruz" diyorlar...
Ama 35 sene önce olmayan çöp vergisini de alıyoruz demiyorlar...
Emekçileri açlık sınırın altında bir ücretle taşeronlara sömürtüyoruz da demiyorlar...
***
Vaziyet bu...
Halkı düşünen yok.
Ana muhalefet partisi CHP'nin de Beyoğlu'ndaki hali içler acısı...
Halkçıyız diyorlar ama halktan ne kadar uzak olduklarını görmüyorlar...
Yıllardır halkın içinden bir aday göstermek yerine ya medya dünyasından ya da sinema/tv dünyasından ünlü bir adayla halkın karşısına çıkıp halkın oylarını heder ediyorlar.
CHP'nin tüm İstanbul ve Türkiye genelinde olduğu gibi Beyoğlu'nda da aday belirleme kriterleri belli...
Öncelikle ünlü olması gerekli...
Sonra Baykalcı olmaması gerekli...
Sonra Kılıçdaroğlu'nun benimsemesi gerekli...
En önemlisi de Sarıgül'e gönülden bağlı olması gerekli...
Halk mı!?
Halkçı bir partide halkın ne önemi var ki!..
***
MHP ise Osman GÜR ile çıktı yola...
Halkın adayı, halkın içinden biri...
Tabii ki Beyoğlu'nun sorunlarını da halkın içinden biri olarak en iyi bilen kişi...
Çözüm yolları da zadece halkın faydası gözönünde bulundurularak hazırlanıyor elbette...
Dün Osman GÜR Beyoğlu için hazırladığı en büyük projesini halka açıkladı...
Medya gelmedi...
Çünkü medyanın umurunda bile değil halk...
Medya kendi güllerini sulamakla meşgul...
Biri "yayında mıyız!?" diyor;
Diğeri, Sarıgül'e olan biatını açıklıyor...
Halkı düşünen Osman GÜR'ün halk için hazırladığı projeden onlara ne ki....
KASIMPAŞA TÜRK KÜLTÜR PARK
Osman GÜR'ün projesinin adı bu...
Dev bir kompleks...
Göğü delercesine yükselen ve rant lobisinin cebini ısıtan türden binalar yok...
Tamamen Selçuklu Mimarisi üzerine kurgulanmış bir proje...
Kasımpaşa silüetine en ufak bir zarar vermiyor...
Türkiye'nin ilk LEED sertifakalı kompleksi olacak bir proje...
Enerjisini kendisi üretiyor...
Kendi ihtiyacının üzerindeki enerjisini de yakın çevresine satabilecek bir kompleks...
***
Peki neler var bu projenin içinde?
Buyrun Osman GÜR'ün proje tanıtım kataloğunda ilgili bölüme birlikte bir göz atalım...
1) Türk-İslam Kültür Merkezi
- Öğrenci Yurdu
- Kütüphane
- Etüd Merkezi
2) Evlendirme Sarayı
- 500 kişi kapasiteli,
yüksek tavanlı, doğal havalandırma sistemleriyle ve yüksek teknolojiyle
donatılmış.
- 35 bin yatak
kapasiteli Beyoğlu ilçemizde aynı zamanda turizm sektöründe faaliyet gösteren
yüzlerce seçkin restaurant bulunmaktadır. Beyoğlu Türkiyemizin turizm merkezi
olmasına rağmen bugüne kadar hiçbir belediye yönetimi bu konuda gençlerimizi
meslek edindirme ve istihdam etmeye yönlendirilmemiştir. ve bu konuda
Beyoğlu'nde temaslarda bulunduğumuz işletme sahiplerinin nitelikli eleman
ihtiyaçlarının had safhada olduğunu gördük. Yani Beyoğlu'nda iş var ancak
yetişmiş eleman yok! Konunun uzmanları tarafından 6 ve 12 aylık eğitimlerle
gençlerimiz otellerde, ve turizmin diğer mecralarında rahatlıkla istihdam edilebilecekler.
İşte Turizm Meslek Edindirme Merkezini bu amaçla kuruyoruz. Burada hem servis
alanında eğitim verilecek hem de mutfak ve aşçılık alanında eğitim verilecek.
Mutfak alanında aşçılık eğitimi görecek gençlerimiz aynı zamanda merkezimizin
arka bölümünde yapacağımız aşevinin yiyecek ihtiyacını karşılayacak.
-TeknolojiEğitim Merkezinde
Beyoğlu gençleri için bilgisayar sertifika programları, yeni teknolojiler
eğitim seminerleri, teknoloji tanıtım programları düzenleyeceğiz. 3 ve 6 aylık kurslarla iş bulma olanaklarını
arttıracağız. Bu konuda teknoloji üreten firmalarla yaptığımız ön görüşmelerde
son derece olumlu geri dönüşler aldık, bizimle işbirliğine hazır olduklarını
belirttiler.
- Kasımpaşa Kent Müzesi:
Tarihimizin en eski yerleşimlerinden birisi olan Kasımpaşamızın tarihi önemini
genç kuşaklara aktarmak için bir kent müzesi oluşturuyoruz.
- Semt Hastahanesi: Taksim
İlkyardım Hastanesinin de kapatılmasından sonra semtimizde yaşayan insanların sağlık
ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri, acil hastalarını hızla ulaştırabileceği bir
hastanemiz yok. Bu ihtiyacı karşılamak üzere bir semt hastanesi açmak bizim en
önemli gayelerimizdendir.
5) Semt Kültür ve Sosyal Etkinlik Evi
- Çok Amaçlı Salon: Konferans,
anma, toplu yemek ve hanımlar için özel toplantı etkinliklerinde kullanılacak
alan.
- Sanatsal ve Kültürel Üretim
Evi: Ebru, Hat, Resim ve Geleneksel El Sanatlarımızın üretimi ve sergisi
yapılacak alan.
- Kermes Alanı: Semtimizdeki
hayır kurumlarının kermes ve yardımlaşma faaliyetlerini gerçekleştirecekleri
bölüm.
- İdari birim (Yönetim bölümü)
- Forum Alanı: Ramazan ayı,
Cumhuriyet Bayramı gibi Milli ve Dini günlerimizde semt sakinlerimizin kutlama
ve programlarını yapabilecekleri alanımız.
Minik yeteneklerimizi uzman spor hocalarımız tarafından keşfedileceği, yetiştireleceği spor alanlarımız. Bu spor alanlarımızı İlçemizin amatör kulüplerine yeni yıldızlar kazandırmak, çocuklarımızı ve gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için oluşturduğuk ve üretken belediyecilik anlayışımızla son derece önem verdiğimiz alanlarımızdır.
***
Beyoğlu halkı, halk için çalıştıklarını söyleyip medya ve rant lobisinin hizmetkarı olanlarla gerçekten kendi bağrından çıkmış ve sadece halkı düşünen, halkın sorunlarını en iyi bilen ve en iyi çözümler getiren Osman GÜR arasındaki tercihini şimdi daha da netleştirecektir...
14 Şubat 2014 Cuma
Beyoğlu'nda Osman GÜR, Devlet ile Milleti Buluşturuyor...
Devlet ile Milleti Buluşturan Belediyecilik...
MHP'nin "ÜRETKEN BELEDİYECİLİK" ilkelerinden birisi...
-Efendim devlet ile millet birbirinden ayrımı ki, MHP buluşturacak...
Yüzeysel baktığınız vakit her zaman devlet - millet birarada...
Ancak işin özüne indiğimiz de devlet ile millet arasında ne kadar büyük bir uçurum meydana geldiğini göreceksiniz...
Efendim bildiğiniz üzere belediyecilik hizmet kapısıdır.
Ne yapar belediyeler?
Milletten kendi payına düşen vergileri toplar...
Çöp vergisi, emlak vergisi, eğlence vergisi, tabela vergisi, vs vs...
Harç bedelleri...
Sosyal yardım bağışları...
Ve daha nice gelirler...
Bu gelirlerin tek kaynağı da millettir...
Yani BİZ...
Yani SEN...
Yani kapı komşunuz...
***
Bir de belediyelerin arazileri, binaları var...
Beyoğlu ilçe sınırları içinde de gerek Beyoğlu Belediye'sinin, gerekse İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin kontrolü altında olan çok kıymetli araziler var. Bu araziler bir yerde milletin arazileri...
Devletin malı, milletin malıdır...
Peki bu milletin malı olan arazilere neler yapılıyor, neler yapılacak!?
AKP projelerini açıklıyor...
Ne yapacaklarmış bakalım...
Büyükşehir Belediye Başkan Adayı, Beyoğlu'nun Haliç'e olan kıyı şeridinin tamamını halka kapatıyor.
Ne yapıyor peki!?
Beyoğlu sınırlarında göremediğimiz yat sahiplerine marina yapıyor...
Sosyeteye eğlence mekanları yapıyor...
Bizim Beyoğlu'nun insanı olsa olsa buralarda, kapıcı ya da garson olacak en iyi ihtimalle...
AKP'nin Beyoğlu Belediye Başkan adayı A.Misbah Demircan da proöe açıklıyor...
"Kasımpaşa'ya Dev Proje" diyorlar...
Merak ediyoruz bakıyoruz...
Kasımpaşa Stadı'nın 4 katı büyüklüğünde bir alan...
Fişekhanederesi Caddesi ile Bahriye Caddesi arasında kalan geniş arazi...
İnebolu Pazarı dediğimiz Organik Pazarın kurulduğu yer...
Burası milletin arazisi...
Daha doğrusu devletin arazisi...
***
AKP'li Beyoğlu Belediyesi burayla ilgili projesini açıklamış internet sitesinde...
Neler yapacaklar neler...
İki tane gökdelen plaza...
Satıp para kazanacaklar...
AVMler...
Satacaklar, kiralayacaklar para kazanacaklar...
Sinema salonları,
Eğlence merkezleri...
Satacaklar, kiralayacaklar...
Para kazanacaklar...
Para, para, para...
Napolyon'un torunu olsalar bu kadar para demezler...
Dinleri imanları para olmuş...
Sen Osmanlı torunusun efendi,
Sen Selçuklu torunusun efendi...
Sen Hz. Muhammed'in ümmetisin efendi...
Var mı öyle milletin malını zengine peşkeş çekip, para kazanmak!?
***
Halka hizmet hakka hizmet dediler ama halka hizmet etmediler bir türlü...
Halka biraz yiyecek, biraz giyecek, biraz yakacak yeter!
Arada bir cenaze namazlarında poz ver, facebookta paylaş ki; millet "çalıyorsa çalsın en azından namaz kılıyor" desin!
Sadece iki örnek verdim.
Devlet nerede?
Zenginin yanında.
Rant lobisinin emrinde...
Devletin/Milletin malı rant lobisinin daha çok kazanması için peşkeş çekiliyor...
Peki millet nerede?
Uçurumun dibinde?
Millet nereye giderse gitsin...
Ne yaparsa yapsın...
Memleket gelişiyor(!)...
Memleket dönüşüyor...
İnsanlarımız dönüşüyor...
Zirvede rant lobisine rantiye sağlayan devletin belediyesi, millet ise uçurumun dibinde...
İşte devlet ile millet arasında böylesi bir ayrılık var...
***
MHP'nin "Devleti Milletle Buluşturan Belediyecilik" ilkesi Allah'ın izniyle 31 Mart sabahı Beyoğlu semalarında güneş gibi doğacak...
Osman GÜR yarın (15 Şubat 2014 Cumartesi) projelerini açıklayacak...
Osman GÜR öyle projelerle geliyor ki; tam bir tam bir vuslat şöleni...
Devletin milletiyle buluşma şöleni...
Her vatandaşımızın eşit şekilde fayda sağlayacağı, sadece parası olanın değil, her vatandaşın günün her saatinde faydalanabileceği bir hizmet kervanı ile geliyor Osman GÜR...
Burada anlatamayacağım...
İnşallah çok kısa bir zaman içinde Osman GÜR'ün bu projeleriyle huzurunuza yeniden geleceğim...
MHP'nin "ÜRETKEN BELEDİYECİLİK" ilkelerinden birisi...
-Efendim devlet ile millet birbirinden ayrımı ki, MHP buluşturacak...
Yüzeysel baktığınız vakit her zaman devlet - millet birarada...
Ancak işin özüne indiğimiz de devlet ile millet arasında ne kadar büyük bir uçurum meydana geldiğini göreceksiniz...
Efendim bildiğiniz üzere belediyecilik hizmet kapısıdır.
Ne yapar belediyeler?
Milletten kendi payına düşen vergileri toplar...
Çöp vergisi, emlak vergisi, eğlence vergisi, tabela vergisi, vs vs...
Harç bedelleri...
Sosyal yardım bağışları...
Ve daha nice gelirler...
Bu gelirlerin tek kaynağı da millettir...
Yani BİZ...
Yani SEN...
Yani kapı komşunuz...
***
Bir de belediyelerin arazileri, binaları var...
Beyoğlu ilçe sınırları içinde de gerek Beyoğlu Belediye'sinin, gerekse İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin kontrolü altında olan çok kıymetli araziler var. Bu araziler bir yerde milletin arazileri...
Devletin malı, milletin malıdır...
Peki bu milletin malı olan arazilere neler yapılıyor, neler yapılacak!?
AKP projelerini açıklıyor...
Ne yapacaklarmış bakalım...
Büyükşehir Belediye Başkan Adayı, Beyoğlu'nun Haliç'e olan kıyı şeridinin tamamını halka kapatıyor.
Ne yapıyor peki!?
Beyoğlu sınırlarında göremediğimiz yat sahiplerine marina yapıyor...
Sosyeteye eğlence mekanları yapıyor...
Bizim Beyoğlu'nun insanı olsa olsa buralarda, kapıcı ya da garson olacak en iyi ihtimalle...
AKP'nin Beyoğlu Belediye Başkan adayı A.Misbah Demircan da proöe açıklıyor...
"Kasımpaşa'ya Dev Proje" diyorlar...
Merak ediyoruz bakıyoruz...
Kasımpaşa Stadı'nın 4 katı büyüklüğünde bir alan...
Fişekhanederesi Caddesi ile Bahriye Caddesi arasında kalan geniş arazi...
İnebolu Pazarı dediğimiz Organik Pazarın kurulduğu yer...
Burası milletin arazisi...
Daha doğrusu devletin arazisi...
***
AKP'li Beyoğlu Belediyesi burayla ilgili projesini açıklamış internet sitesinde...
Neler yapacaklar neler...
İki tane gökdelen plaza...
Satıp para kazanacaklar...
AVMler...
Satacaklar, kiralayacaklar para kazanacaklar...
Sinema salonları,
Eğlence merkezleri...
Satacaklar, kiralayacaklar...
Para kazanacaklar...
Para, para, para...
Napolyon'un torunu olsalar bu kadar para demezler...
Dinleri imanları para olmuş...
Sen Osmanlı torunusun efendi,
Sen Selçuklu torunusun efendi...
Sen Hz. Muhammed'in ümmetisin efendi...
Var mı öyle milletin malını zengine peşkeş çekip, para kazanmak!?
***
Halka hizmet hakka hizmet dediler ama halka hizmet etmediler bir türlü...
Halka biraz yiyecek, biraz giyecek, biraz yakacak yeter!
Arada bir cenaze namazlarında poz ver, facebookta paylaş ki; millet "çalıyorsa çalsın en azından namaz kılıyor" desin!
Sadece iki örnek verdim.
Devlet nerede?
Zenginin yanında.
Rant lobisinin emrinde...
Devletin/Milletin malı rant lobisinin daha çok kazanması için peşkeş çekiliyor...
Peki millet nerede?
Uçurumun dibinde?
Millet nereye giderse gitsin...
Ne yaparsa yapsın...
Memleket gelişiyor(!)...
Memleket dönüşüyor...
İnsanlarımız dönüşüyor...
Zirvede rant lobisine rantiye sağlayan devletin belediyesi, millet ise uçurumun dibinde...
İşte devlet ile millet arasında böylesi bir ayrılık var...
***
MHP'nin "Devleti Milletle Buluşturan Belediyecilik" ilkesi Allah'ın izniyle 31 Mart sabahı Beyoğlu semalarında güneş gibi doğacak...
Osman GÜR yarın (15 Şubat 2014 Cumartesi) projelerini açıklayacak...
Osman GÜR öyle projelerle geliyor ki; tam bir tam bir vuslat şöleni...
Devletin milletiyle buluşma şöleni...
Her vatandaşımızın eşit şekilde fayda sağlayacağı, sadece parası olanın değil, her vatandaşın günün her saatinde faydalanabileceği bir hizmet kervanı ile geliyor Osman GÜR...
Burada anlatamayacağım...
İnşallah çok kısa bir zaman içinde Osman GÜR'ün bu projeleriyle huzurunuza yeniden geleceğim...
12 Şubat 2014 Çarşamba
Halkın adayı, Halkçı Aday Osman GÜR...
Beyoğlu'nda 30 Mart'ta yapılacak yerel seçimlerin 3 aday arasında geçeceği görülmektedir.
Adayını ilk açıklayan parti MHP oldu.
CHP ve AKP ise, oldukça sıkıntılı günler geçirdikten sonra adaylarını açıklayabildiler.
AKP, tabanın tamamen karşı çıktığı Ahmet Misbah Demircan ile yola devam etmeyi uygun görürken, CHP ise uzun tartışmalar neticesinde Mustafa Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil'i aday gösterdi.
Her iki parti için de son derece sıkıntılı bir süreç yaşandı.
İstanbul'da kendini tek adam ilan eden Mustafa Sarıgül ilçe belediye başkan adayları ve encümen adaylarına müdahil oluyor. CHP örgütü bu durumdan son derece rahatsız. Kendilerini yok sayılmış hissediyorlar.
Aylin Kotil hem eski eşinin hem de medya patronlarının desteğini alarak aday olmayı başardı.
CHP'de halkın desteklediği Ali Gençel gibi isimler ise, gündeme bile alınmadı.
Halkın partisi, Halkçı parti gibi söylemlere sahip .bir partinin halkı yok sayan bu tavrı CHP'li seçmeni adeta isyana sürükledi.
***
Şimdi bir vatandaş olarak şöyle bir düşünüyorum:
AKP adayı: Ahmet Misbah Demircan...
10 yıldan beri Beyoğlu'nda iktidar olan bir isim.
Son olarak kendisine yapılacak bir yolsuzluk operasyonu başbakanın anında müdahalesi ile durduruldu.
Halk arasında rüşvet ve ayrımcılık söylentileri ayyuka çıkmış.
10 yıldan beri yönettiği Beyoğlu'nu yaşanacak bir kent olarak görmeyip lüks bir semtte ikamet eden bir aday.
Halktan uzak.
Halka karşı kibirli.
Halkı sadece 2 aylık seçim sürecinde anımsayan biri.
4 yıl 10 ay boyunca sadece zengin AKP'lilerin cenazelerinde görebildiğimiz Demircan'ı son iki ayda bütün cenazelerde görebiliyoruz.
Sadece zenginlerin düğünlerine katılır.
Sadece AKP'lilerin hakim olduğu derneklere gider.
Artık kendi seçmeninin bile "Yeter artık düş yakamızdan" dediği bir aday.
Seçim irtibat bürolarını dahi kendi posterleri yerine başbakanın posterleriyle donatacak kadar kendine güvenemeyen biri.
Bütün inşaatlara asılan devasa Tayyip Erdoğan posterlerinin gölgesinde seçimlere katılabilen bir belediye başkanı.
***
Gelelim seçimlerin diğer güçlü adayı Aylin Kotil'e.
Beyoğlu CHP örgütünde hiçbir faaliyeti yok.
Malum kendileri bir gazeteci.
Öncelikle kendisine bırakılan en büyük siyasi miras olan soyadı ile sahne aldı siyaset arenasında.
Sonra mensubu bulunduğu medya dünyasının baskın desteğini aldı arkasına.
Son olarak da eski eşinin adeta nafaka olarak verdiği destekle çıktı bu yola.
Halk nerede?
CHP örgütü nerede?
CHP delegesinin desteği nerede?
Şeytan aldı götürdü.
Egemen güçlerin desteğini aldıysanız gerisi laf-ı güzaftır ülkemizde.
Medya destekliyor.
Sarıgül destekliyor.
Kılıçdaroğlu mecburen destekliyor...
En son sıra halka geliyor.
Egemen güçlerin gösterdiği adayı eli mahkum destekleyecek halk.
***
Milli İrade'yi yok sayan iki zihniyetin iki adayı.
Muhtemelen ikincilik ve üçüncülük için kıyasıya yarışacaklar.
Aslında onlar yarışmayacaklar bu arenada.
Ahmet Misbah Demircan adına; Recep Tayyip Erdoğan ve Kadir Topbaş ikilisi, Aylin Kotil adına da Mustafa Sarıgül ve Kemal Kılıcdaroğlu ikilisi yarışacaklar rakipleriyle.
Aylin Kotil'in henüz ele avuca gelir bir projesi yok.
MHP'li Osman GÜR'ün BEYKART projesini kopyalayıp tvde anlatıyor.
Ahmet Misbah Demircan'ın projeleri ise, tamamen ranta hizmet eden, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Başbakanlık destekli projeler.
Kamu malı olan araziler üzerine Gökdelenler, plazalar, yat limanları, marinalar dikip zenginlere hizmet eden projeler.
***
Gelelim üçüncü isim MHP'li Osman GÜR'e...
Beyoğlu İstiklal Caddesi'nde esnaf...
40 yıldır Beyoğlu'nda yaşıyor...
Aslen Erzincanlı...
Dr. Tevfik Sağlam İlkokulu'nda ve Kasımpaşa Lisesi'nde okumuş...
Halen Sütlüce Mahallesi'nde ikamet ediyor...
Sıkı bir Beyoğlu sevdalısı...
Tophane, Cihangir, Çıksalın, Kasımpaşa, Okmeydanı, Kulaksız...
MHP İlçe Başkanı olarak görev yaptığı 8 yıl içinde girmediği cadde sokak kalmamış.
Hiçbir ayrım yapmadan Beyoğlu halkının her sorununda yanlarında olmuş...
Düğün, kına, nişan, doğum günü, cenaze, asker uğurlaması...
Halkını hiç bir zaman yalnız bırakmamış.
Davet edildiği her yere koşmuş gitmiş...
Yetişebildiği kadar tüm cenazelere katılmış halkının acılarını paylaşmış...
Okul, hastane, karakol, belediye, kaymakamlık...
Kimin nerede bir sıkıntısı varsa Osman GÜR, Hızır olup yetişmiş...
Ömrünü "Kimsesizlerin Kimsesi" olmaya adamış bir halk adamı...
***
Aday olurken sadece halkına ve Rabbine güvenmiş...
Arkasında medya desteği yok...
Arkasında patronların desteği yok...
Arkasında başbakanın desteği yok...
Arkasında İBB başkanının desteği yok...
Arkasında faiz lobisinin desteği yok...
Arkasında rant lobisinin desteği yok...
Sadece Beyoğlu halkı var...
Biz varız sadece...
Her konuşmasının başında "Bu yola çıkarken bir tek Rabbime ve sizlere güvenerek, ateşten bir gömlek giyerek ilk adımı attım" diyen bir Osman GÜR var karşımızda...
Şimdi Beyoğlu'nda yaşayan tüm Beyoğlu halkı onu konuşuyor...
Rizeli, Aksekili, Diyarbakırlı, Kastamonulu, Gümüşhaneli, Batmanlı, Mardinli, Samsunlu, Ordulu, Tokatlı, Giresunlu...
Nereli olursa olsun halkımız artık gerçekleri görüyor ve kendi bağrından çıkan, Beyoğlu'nu kendileriyle paylaşan, her sıkıntılarında, her sevinçlerinde yanlarında olan halkın adamı, halkçı aday MHP'li Osman GÜR'ü konuşuyor milletimiz her yerde...
***
Halkı artık kandıramıyorlar..
Halk artık gerçekleri görüyor...
MHP'nin "artık yeter şimdi söz sırası sende" çağrısına kulak veren Beyoğlu halkı akın akın Osman GÜR'e destek için koşuyor. Daha dün Osman GÜR'ün adaylığgını ciddiye almayanlar bugün Osman GÜR'ün projelerini aşırmanın peşine düştüler...
Osman GÜR'ün pankartlarına saldırıyorlar...
Osman GÜR'ün seçim irtibat bürolarına saldırılar yapılıyor...
Bir telaş içindeler...
Bir panik içindeler...
Rant lobisinin bütün inşaatlarını halkın paralarıyla yaptırılan devasa Tayyip Erdoğan posterleriyle donatıyorlar...
Korkunun ecele faydası yok...
Halkın adayı, halkçı aday Osman GÜR gümbür gümbür geliyor...
***
Son sözüm;
SP adayı Mustafa Kaya'ya haksızlık etmeyelim.
Halkın desteğiyle emin adımlarla ilerliyor.
2.'lik, 3.'lük yarışında CHP ve AKP'yi zorlayacak gibi görünüyor...
Adayını ilk açıklayan parti MHP oldu.
CHP ve AKP ise, oldukça sıkıntılı günler geçirdikten sonra adaylarını açıklayabildiler.
AKP, tabanın tamamen karşı çıktığı Ahmet Misbah Demircan ile yola devam etmeyi uygun görürken, CHP ise uzun tartışmalar neticesinde Mustafa Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil'i aday gösterdi.
Her iki parti için de son derece sıkıntılı bir süreç yaşandı.
İstanbul'da kendini tek adam ilan eden Mustafa Sarıgül ilçe belediye başkan adayları ve encümen adaylarına müdahil oluyor. CHP örgütü bu durumdan son derece rahatsız. Kendilerini yok sayılmış hissediyorlar.
Aylin Kotil hem eski eşinin hem de medya patronlarının desteğini alarak aday olmayı başardı.
CHP'de halkın desteklediği Ali Gençel gibi isimler ise, gündeme bile alınmadı.
Halkın partisi, Halkçı parti gibi söylemlere sahip .bir partinin halkı yok sayan bu tavrı CHP'li seçmeni adeta isyana sürükledi.
***
Şimdi bir vatandaş olarak şöyle bir düşünüyorum:
AKP adayı: Ahmet Misbah Demircan...
10 yıldan beri Beyoğlu'nda iktidar olan bir isim.
Son olarak kendisine yapılacak bir yolsuzluk operasyonu başbakanın anında müdahalesi ile durduruldu.
Halk arasında rüşvet ve ayrımcılık söylentileri ayyuka çıkmış.
10 yıldan beri yönettiği Beyoğlu'nu yaşanacak bir kent olarak görmeyip lüks bir semtte ikamet eden bir aday.
Halktan uzak.
Halka karşı kibirli.
Halkı sadece 2 aylık seçim sürecinde anımsayan biri.
4 yıl 10 ay boyunca sadece zengin AKP'lilerin cenazelerinde görebildiğimiz Demircan'ı son iki ayda bütün cenazelerde görebiliyoruz.
Sadece zenginlerin düğünlerine katılır.
Sadece AKP'lilerin hakim olduğu derneklere gider.
Artık kendi seçmeninin bile "Yeter artık düş yakamızdan" dediği bir aday.
Seçim irtibat bürolarını dahi kendi posterleri yerine başbakanın posterleriyle donatacak kadar kendine güvenemeyen biri.
Bütün inşaatlara asılan devasa Tayyip Erdoğan posterlerinin gölgesinde seçimlere katılabilen bir belediye başkanı.
***
Gelelim seçimlerin diğer güçlü adayı Aylin Kotil'e.
Beyoğlu CHP örgütünde hiçbir faaliyeti yok.
Malum kendileri bir gazeteci.
Öncelikle kendisine bırakılan en büyük siyasi miras olan soyadı ile sahne aldı siyaset arenasında.
Sonra mensubu bulunduğu medya dünyasının baskın desteğini aldı arkasına.
Son olarak da eski eşinin adeta nafaka olarak verdiği destekle çıktı bu yola.
Halk nerede?
CHP örgütü nerede?
CHP delegesinin desteği nerede?
Şeytan aldı götürdü.
Egemen güçlerin desteğini aldıysanız gerisi laf-ı güzaftır ülkemizde.
Medya destekliyor.
Sarıgül destekliyor.
Kılıçdaroğlu mecburen destekliyor...
En son sıra halka geliyor.
Egemen güçlerin gösterdiği adayı eli mahkum destekleyecek halk.
***
Milli İrade'yi yok sayan iki zihniyetin iki adayı.
Muhtemelen ikincilik ve üçüncülük için kıyasıya yarışacaklar.
Aslında onlar yarışmayacaklar bu arenada.
Ahmet Misbah Demircan adına; Recep Tayyip Erdoğan ve Kadir Topbaş ikilisi, Aylin Kotil adına da Mustafa Sarıgül ve Kemal Kılıcdaroğlu ikilisi yarışacaklar rakipleriyle.
Aylin Kotil'in henüz ele avuca gelir bir projesi yok.
MHP'li Osman GÜR'ün BEYKART projesini kopyalayıp tvde anlatıyor.
Ahmet Misbah Demircan'ın projeleri ise, tamamen ranta hizmet eden, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Başbakanlık destekli projeler.
Kamu malı olan araziler üzerine Gökdelenler, plazalar, yat limanları, marinalar dikip zenginlere hizmet eden projeler.
***
Gelelim üçüncü isim MHP'li Osman GÜR'e...
Beyoğlu İstiklal Caddesi'nde esnaf...
40 yıldır Beyoğlu'nda yaşıyor...
Aslen Erzincanlı...
Dr. Tevfik Sağlam İlkokulu'nda ve Kasımpaşa Lisesi'nde okumuş...
Halen Sütlüce Mahallesi'nde ikamet ediyor...
Sıkı bir Beyoğlu sevdalısı...
Tophane, Cihangir, Çıksalın, Kasımpaşa, Okmeydanı, Kulaksız...
MHP İlçe Başkanı olarak görev yaptığı 8 yıl içinde girmediği cadde sokak kalmamış.
Hiçbir ayrım yapmadan Beyoğlu halkının her sorununda yanlarında olmuş...
Düğün, kına, nişan, doğum günü, cenaze, asker uğurlaması...
Halkını hiç bir zaman yalnız bırakmamış.
Davet edildiği her yere koşmuş gitmiş...
Yetişebildiği kadar tüm cenazelere katılmış halkının acılarını paylaşmış...
Okul, hastane, karakol, belediye, kaymakamlık...
Kimin nerede bir sıkıntısı varsa Osman GÜR, Hızır olup yetişmiş...
Ömrünü "Kimsesizlerin Kimsesi" olmaya adamış bir halk adamı...
***
Aday olurken sadece halkına ve Rabbine güvenmiş...
Arkasında medya desteği yok...
Arkasında patronların desteği yok...
Arkasında başbakanın desteği yok...
Arkasında İBB başkanının desteği yok...
Arkasında faiz lobisinin desteği yok...
Arkasında rant lobisinin desteği yok...
Sadece Beyoğlu halkı var...
Biz varız sadece...
Her konuşmasının başında "Bu yola çıkarken bir tek Rabbime ve sizlere güvenerek, ateşten bir gömlek giyerek ilk adımı attım" diyen bir Osman GÜR var karşımızda...
Şimdi Beyoğlu'nda yaşayan tüm Beyoğlu halkı onu konuşuyor...
Rizeli, Aksekili, Diyarbakırlı, Kastamonulu, Gümüşhaneli, Batmanlı, Mardinli, Samsunlu, Ordulu, Tokatlı, Giresunlu...
Nereli olursa olsun halkımız artık gerçekleri görüyor ve kendi bağrından çıkan, Beyoğlu'nu kendileriyle paylaşan, her sıkıntılarında, her sevinçlerinde yanlarında olan halkın adamı, halkçı aday MHP'li Osman GÜR'ü konuşuyor milletimiz her yerde...
***
Halkı artık kandıramıyorlar..
Halk artık gerçekleri görüyor...
MHP'nin "artık yeter şimdi söz sırası sende" çağrısına kulak veren Beyoğlu halkı akın akın Osman GÜR'e destek için koşuyor. Daha dün Osman GÜR'ün adaylığgını ciddiye almayanlar bugün Osman GÜR'ün projelerini aşırmanın peşine düştüler...
Osman GÜR'ün pankartlarına saldırıyorlar...
Osman GÜR'ün seçim irtibat bürolarına saldırılar yapılıyor...
Bir telaş içindeler...
Bir panik içindeler...
Rant lobisinin bütün inşaatlarını halkın paralarıyla yaptırılan devasa Tayyip Erdoğan posterleriyle donatıyorlar...
Korkunun ecele faydası yok...
Halkın adayı, halkçı aday Osman GÜR gümbür gümbür geliyor...
***
Son sözüm;
SP adayı Mustafa Kaya'ya haksızlık etmeyelim.
Halkın desteğiyle emin adımlarla ilerliyor.
2.'lik, 3.'lük yarışında CHP ve AKP'yi zorlayacak gibi görünüyor...
7 Şubat 2014 Cuma
Osman GÜR gelecek; Beyoğlu Gülecek...
Beyoğlu, 31 Mart sabahında yeni bir döneme merhaba demek için adım adım ilerliyor.
Beyoğlu, Ankara'dan değil, Beyoğlu'ndan yönetilmek için artık gün sayıyor.
Beyoğlu'ndan doğacak güneşi, artık bütün ülke bekliyor.
Spot ampulleriyle aydınlatılmış, gizlenmiş karanlıklardan kurtulmak için "Güneş Beyoğlu'ndan Doğacak" diyen MHP Beyoğlu Belediye Başkan Adayı Osman GÜR, "Osman GÜR iyi adam ama kazanamaz" diyerek halkımızı umutsuzluk dehlizlerine itip, önünü kesmek isteyenlere inat gönüllere girmeye devam ediyor.
Kendi tabanın bile istemediği bir adayı dayatan;
Seçimlere çok az bir zaman kalmasına rağmen halen adayını bile açıklayamayan;
AKP ve CHP'den umudunu kesen Beyoğlu halkı Osman GÜR ile kucaklaşıyor.
***
MHP Genel Merkez yönetimi, halkın istediği aday olan Osman GÜR'ün ismini açıklamakta hiç tereddüt etmedi. Beyoğlu'nda adayını ilk açıklayan parti oldu. AKP, kendi seçmen kitlesinin istememesine rağmen yeniden mevcut belediye başkanını aday göstererek, AKP'ye oy veren vatandaşlarımızı yok saydı. Seçimin bir başka iddialı partisi olan CHP ise, onlarca aday adayı arasından halen bir aday tespit edip açıklayamadı.
Bir yanda kendi seçmenini bile yok sayan iktidar ve ana muhalefet partisi;
Bir yanda halkın bağrından çıkan adayını açıklamakta bir an bile tereddüt etmeyen Milliyetçi Hareket Partisi...
Söyleyin şimdi hangisi halkın partisi...
Halkın partisi, halkın sesine ulak veren partidir.
Halkın partisi halkın beklentilerini, isteklerini göz ardı etmeyen, halkın hizmetkarı olan partidir.
Beyoğlu'nda bunu yapabilen tek partidir MHP.
***
Bu seçimde Beyoğlu'nda bir tarih yazılacak.
Bu tarihin yazılmasını engellemek için yapılanlar halkımız tarafından görülmektedir.
Halkımız artık yapılan kara propagandalara kanmamaktadır.
Osman GÜR'ün aday gösterilmesinden duyulan endişe gün gibi ortadır.
Dindar AKP seçmeni üzerinde "Osman GÜR'e oy verirseniz biz de kazanamayız, Osman GÜR de kazanamaz ve CHP kazanır. Siz de bundan dolayı günaha girersiniz" şeklindeki kara propagandanın tutmadığını görenler, şimdilerde "MHP Beyoğlu'nu yönetecek kadroya sahip değil, MHP'nin projesi bile yok" diyerek kendi başarısızlıklarının üstünü örtmeye ve MHP adayı Osman GÜR'ün yükselişine engel olmaya çalışıyorlar.
MHP adayı Osman GÜR, bu iddialara gülüp geçiyor.
Katıldığı toplantılarda bunlara cevap vermeye dahi gerek görmüyor.
Çünkü MHP ve Osman GÜR, halkın huzuruna boş teneke gürültüsü ile çıkmıyor.
MHP adayı Osman GÜR, halkın özlediği, halkın beklediği projeleriyle çıkıyor Beyoğlulu hemşehrilerinin huzuruna.
***
"Bizi bekleyenler var" diyerek çıkılan bu yolda, Osman GÜR henüz yolun başındayken, henüz ilk adımlarını atmışken bile bazı çevrelere korku saldı. İlk başlarda Onu ciddiye almayanlar şimdi EYVAH EYVAH filminin en yeni versiyonlarını çekmekle meşguller.
Evek "Bizi bekleyenler var" demişti Osman GÜR...
Şimdi vuslat vakti...
Şimdi halkın ve haklının kazanma vakti.
Şimdi Adalet vakti...
Şimdi rantın ve ihale lobisinin tükeniş vakti...
Şimdi güneşin doğma vakti...
Beyoğlu, Ankara'dan değil, Beyoğlu'ndan yönetilmek için artık gün sayıyor.
Beyoğlu'ndan doğacak güneşi, artık bütün ülke bekliyor.
Spot ampulleriyle aydınlatılmış, gizlenmiş karanlıklardan kurtulmak için "Güneş Beyoğlu'ndan Doğacak" diyen MHP Beyoğlu Belediye Başkan Adayı Osman GÜR, "Osman GÜR iyi adam ama kazanamaz" diyerek halkımızı umutsuzluk dehlizlerine itip, önünü kesmek isteyenlere inat gönüllere girmeye devam ediyor.
Kendi tabanın bile istemediği bir adayı dayatan;
Seçimlere çok az bir zaman kalmasına rağmen halen adayını bile açıklayamayan;
AKP ve CHP'den umudunu kesen Beyoğlu halkı Osman GÜR ile kucaklaşıyor.
***
MHP Genel Merkez yönetimi, halkın istediği aday olan Osman GÜR'ün ismini açıklamakta hiç tereddüt etmedi. Beyoğlu'nda adayını ilk açıklayan parti oldu. AKP, kendi seçmen kitlesinin istememesine rağmen yeniden mevcut belediye başkanını aday göstererek, AKP'ye oy veren vatandaşlarımızı yok saydı. Seçimin bir başka iddialı partisi olan CHP ise, onlarca aday adayı arasından halen bir aday tespit edip açıklayamadı.
Bir yanda kendi seçmenini bile yok sayan iktidar ve ana muhalefet partisi;
Bir yanda halkın bağrından çıkan adayını açıklamakta bir an bile tereddüt etmeyen Milliyetçi Hareket Partisi...
Söyleyin şimdi hangisi halkın partisi...
Halkın partisi, halkın sesine ulak veren partidir.
Halkın partisi halkın beklentilerini, isteklerini göz ardı etmeyen, halkın hizmetkarı olan partidir.
Beyoğlu'nda bunu yapabilen tek partidir MHP.
***
Bu seçimde Beyoğlu'nda bir tarih yazılacak.
Bu tarihin yazılmasını engellemek için yapılanlar halkımız tarafından görülmektedir.
Halkımız artık yapılan kara propagandalara kanmamaktadır.
Osman GÜR'ün aday gösterilmesinden duyulan endişe gün gibi ortadır.
Dindar AKP seçmeni üzerinde "Osman GÜR'e oy verirseniz biz de kazanamayız, Osman GÜR de kazanamaz ve CHP kazanır. Siz de bundan dolayı günaha girersiniz" şeklindeki kara propagandanın tutmadığını görenler, şimdilerde "MHP Beyoğlu'nu yönetecek kadroya sahip değil, MHP'nin projesi bile yok" diyerek kendi başarısızlıklarının üstünü örtmeye ve MHP adayı Osman GÜR'ün yükselişine engel olmaya çalışıyorlar.
MHP adayı Osman GÜR, bu iddialara gülüp geçiyor.
Katıldığı toplantılarda bunlara cevap vermeye dahi gerek görmüyor.
Çünkü MHP ve Osman GÜR, halkın huzuruna boş teneke gürültüsü ile çıkmıyor.
MHP adayı Osman GÜR, halkın özlediği, halkın beklediği projeleriyle çıkıyor Beyoğlulu hemşehrilerinin huzuruna.
***
"Bizi bekleyenler var" diyerek çıkılan bu yolda, Osman GÜR henüz yolun başındayken, henüz ilk adımlarını atmışken bile bazı çevrelere korku saldı. İlk başlarda Onu ciddiye almayanlar şimdi EYVAH EYVAH filminin en yeni versiyonlarını çekmekle meşguller.
Evek "Bizi bekleyenler var" demişti Osman GÜR...
Şimdi vuslat vakti...
Şimdi halkın ve haklının kazanma vakti.
Şimdi Adalet vakti...
Şimdi rantın ve ihale lobisinin tükeniş vakti...
Şimdi güneşin doğma vakti...
5 Şubat 2014 Çarşamba
Kasımpaşa AKP'ye sarı kart gösterdi...
Başbakan sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın eski Kasımpaşalı olması nedeniyle Kasımpaşa ve Beyoğlu AKP'nin kalesi olarak bilindi yıllardır. Ancak geçen yıllarla birlikte Başbakan'ın Kasımpaşa'ya olan bağları da giderek zayıfladı. Babasının mezarını dahi Kasımpaşa Kulaksız mezarlığından taşıttırması sayın Recep Tayyip ERDOĞAN'ın Kasımpaşa ile olan tüm bağlarını koparması anlamını taşıyordu Kasımpaşalılar için. Evini Üsküdar'a taşımasına "eyvallah" diyen Kasımpaşalılar, babasının kemiklerini bile Kasımpaşa topraklarına layık görmemesi tüm Kasımpaşalıları üzmüş ve kendisine Kasımpaşalılık ortak paydası sebebiyle duyulan sevgi büyük ölçüde azalmıştı.
***
Kentsel dönüşüm çerçevesinde başlatılan çalışma ve projeler de Kasımpaşalıları son derece rahatsız etmeye başlamıştı. Bir sahil semti olan Kasımpaşa'da vatandaşların faydanalanabileceği 100 metre dahi bir sahil şeridinin kalmaması, bu sahil şeridinin tamamen zengin zümreye hizmet etmek için yat limanları ve eğlence merkezlerine ayrılmış olması Kasımpaşa halkının AKP'ye karşı tutumunu gün geçtikçe ters yönde değiştirmişti. Yıllardır rakip partilerin adaylarına geçer not vermeyen Kasımpaşa halkı 30 Mart 2014'te yapılacak olan yerel seçimler öncesinde tıpkı başbakan Recep Tayyip Erdoğan gibi kendi bağırlarından çıkan bir adaya tam destek vermeye başladı. MHP'nin Beyoğlu Belediye Başkan adayı Osman GÜR yıllardır partili partisiz tüm Beyoğlu halkını kucaklayan, tüm Beyoğlu halkının yardımına koşan ve halk tarafından sevilen bir aday olarak Kasımpaşalıların tam desteğini aldı. Bu durumu gören ve rahatsız olan AKP kurmayları kendi tabanından dahi destek alamayan Beyoğlu Belediye Başkanı'na destek olabilmek için farklı yollara başvurmaya başladı.
***
İlk olarak Başbakanı uyduruk bir tapu dağıtım töreni için Sütlüce'ye getirdiler. İstanbul'un çeşitli yerlerinden getirilen bindirilmiş kıtalarla salonu doldurdular ancak Kasımpaşa ve Okmeydanı halkının salon dışında protesto eylemi yapmalarına engel olamadılar. Arkasından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ı "Kasımpaşa'nın abisi" sloganıyla Kasımpaşa'ya getirdiler. Günlerce duyurular, anonslar yapıldı. Kızılay Meydanı'nda yapılacak olan mitinge Kasımpaşalılar davet edildi. Kızılay Meydanı'na dev bir çadır kuruldu. Mobil büfeler, gezici seçim otobüsleri, onlarca insan Kasımpaşa halkını o çadırın altına toplanmaya çalıştı. Ancak olmadı. Kasımpaşa halkı tepkisini çok sert bir şekilde gösterdi. Yoldan gelip geçenler dahi meydana gitmedi. Kadir Topbaş uzun süre miting alanına gelmedi. Belirtilen saatten yaklaşık 1 saat sonra geldi ve gördüğü manzara karşısında moralinin ne kadar bozulduğunu yüzünden okumak çok da zor değildi.
***
Kasımpaşa halkı AKP'ye sarı kartı göstermişti. Kızılay Meydanı'nın yarısı bile dolmamıştı. Kadir Topbaş bu meydana Beyoğlu'na yapılan yatırımları anlatmaya gelmişti ancak, yaşadığı hayal kırıklığı ile bunu bile yapamadı. Klasik AKP söylemi olan "Buraların çok eski hallerini hatırlarsınız, çöp dolu sokaklarımı istersiniz, yoksa bugünkü gibi temiz sokakları mı!?" diye sordu vatandaşlara. Böylesi söylemlere artık oradakiler bile gülüp geçiyordu. Nerdeyse "60 yıl önce ülkemizde ekmek karneyle alınıyordu, ama bakın biz karneyi kaldırdık" diyecekler. Ülkemizin duayen siyasetçilerinden Süleyman Demirel'in mitinglerle ilgili söylediği bir söz vardır: "Miting alanına toplananların hal ve davranışları önemli değildir, önemli olan o miting alanının etrafından geçenlerin ve miting alanına girmeyenlerin hal, hareket ve düşünceleri önemlidir" Demirel'in bu sözlerine çok önem veririm ve her miting ve siyasi toplantıda alanın çevresinden geçenlere kulak misafiri olmak için çabalarım. Dün de öyle yaptım. Kızılay Meydanı'nın etrafında birbirleriyle neler konuştuklarını dinledim.
***
Kızılay Meydanı'nın etrafından geçenler şöyle bir gözlerinin ucuyla meydana bakıp gülümsüyorlar. Bir vatandaşımız kendine kendine söylendi: "Yıllardır bizi uyuttunuz, artık yeter anasını satim, hayvan terli yemezler"
Bir başka vatandaşımız yanındaki arkadaşına: "Görüyon mu bak usta, kimse yok Osman GÜR'ün adını duyan bir daha bunların yüzüne bile bakmıyor"
Bir hanım yanındaki yaşlı teyzeye "Abla dün bize de geldiler mitinge katılır mısınız diyerek, bizim adam da yok kardeşim AKP'ye artık oy moy yok deyip kapıyı kapattı"
Üç - dört genç kardeşimiz bir köşe başında toplanmışlar meydanı seyredip aralarında konuşuyorlar:
- Yok oğlum lan bunlar bitti artık burda.
- Yok ya millet yine bunlara oy verir başka kime verecekler
- Osman GÜR var aga artık, herkes Osman GÜR'ü konuşuyor, bizimkiler bile bugüne kadar hep AKP'ye verdiler ama bu seçim Osman GÜR'e verecekler...
***
Artık her yerde Osman GÜR konuşuluyor.
Gençler, kadınlar, yaşlılar, esnaf...
Artık herkes Osman GÜR'ün bu seçimi kazanacağından bahsediyor.
Kızılay Meydanı'nda da bunu net bir şekilde gördük.
AKP'nin kalesi olarak bilinen Kasımpaşa'da Kasımpaşa halkı AKP'ye sarı kartı gösterdi.
Kırmızı kartı görmeleri çok yakındır.
Muhtemelen önümüzdeki günler de Osman GÜR'ün bu önlenemez yükselişini durdurmak için Başbakan sayın Recep Tayip Erdoğan'ı da getireceklerdir Kasımpaşa sokaklarına...
Kasımpaşa ve Beyoğlu halkının gönlündeki Osman GÜR sevgisini yıkabilecek bir güç var mı yok mu zaman içinde göreceğiz...
***
Kentsel dönüşüm çerçevesinde başlatılan çalışma ve projeler de Kasımpaşalıları son derece rahatsız etmeye başlamıştı. Bir sahil semti olan Kasımpaşa'da vatandaşların faydanalanabileceği 100 metre dahi bir sahil şeridinin kalmaması, bu sahil şeridinin tamamen zengin zümreye hizmet etmek için yat limanları ve eğlence merkezlerine ayrılmış olması Kasımpaşa halkının AKP'ye karşı tutumunu gün geçtikçe ters yönde değiştirmişti. Yıllardır rakip partilerin adaylarına geçer not vermeyen Kasımpaşa halkı 30 Mart 2014'te yapılacak olan yerel seçimler öncesinde tıpkı başbakan Recep Tayyip Erdoğan gibi kendi bağırlarından çıkan bir adaya tam destek vermeye başladı. MHP'nin Beyoğlu Belediye Başkan adayı Osman GÜR yıllardır partili partisiz tüm Beyoğlu halkını kucaklayan, tüm Beyoğlu halkının yardımına koşan ve halk tarafından sevilen bir aday olarak Kasımpaşalıların tam desteğini aldı. Bu durumu gören ve rahatsız olan AKP kurmayları kendi tabanından dahi destek alamayan Beyoğlu Belediye Başkanı'na destek olabilmek için farklı yollara başvurmaya başladı.
***
İlk olarak Başbakanı uyduruk bir tapu dağıtım töreni için Sütlüce'ye getirdiler. İstanbul'un çeşitli yerlerinden getirilen bindirilmiş kıtalarla salonu doldurdular ancak Kasımpaşa ve Okmeydanı halkının salon dışında protesto eylemi yapmalarına engel olamadılar. Arkasından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ı "Kasımpaşa'nın abisi" sloganıyla Kasımpaşa'ya getirdiler. Günlerce duyurular, anonslar yapıldı. Kızılay Meydanı'nda yapılacak olan mitinge Kasımpaşalılar davet edildi. Kızılay Meydanı'na dev bir çadır kuruldu. Mobil büfeler, gezici seçim otobüsleri, onlarca insan Kasımpaşa halkını o çadırın altına toplanmaya çalıştı. Ancak olmadı. Kasımpaşa halkı tepkisini çok sert bir şekilde gösterdi. Yoldan gelip geçenler dahi meydana gitmedi. Kadir Topbaş uzun süre miting alanına gelmedi. Belirtilen saatten yaklaşık 1 saat sonra geldi ve gördüğü manzara karşısında moralinin ne kadar bozulduğunu yüzünden okumak çok da zor değildi.
***
Kasımpaşa halkı AKP'ye sarı kartı göstermişti. Kızılay Meydanı'nın yarısı bile dolmamıştı. Kadir Topbaş bu meydana Beyoğlu'na yapılan yatırımları anlatmaya gelmişti ancak, yaşadığı hayal kırıklığı ile bunu bile yapamadı. Klasik AKP söylemi olan "Buraların çok eski hallerini hatırlarsınız, çöp dolu sokaklarımı istersiniz, yoksa bugünkü gibi temiz sokakları mı!?" diye sordu vatandaşlara. Böylesi söylemlere artık oradakiler bile gülüp geçiyordu. Nerdeyse "60 yıl önce ülkemizde ekmek karneyle alınıyordu, ama bakın biz karneyi kaldırdık" diyecekler. Ülkemizin duayen siyasetçilerinden Süleyman Demirel'in mitinglerle ilgili söylediği bir söz vardır: "Miting alanına toplananların hal ve davranışları önemli değildir, önemli olan o miting alanının etrafından geçenlerin ve miting alanına girmeyenlerin hal, hareket ve düşünceleri önemlidir" Demirel'in bu sözlerine çok önem veririm ve her miting ve siyasi toplantıda alanın çevresinden geçenlere kulak misafiri olmak için çabalarım. Dün de öyle yaptım. Kızılay Meydanı'nın etrafında birbirleriyle neler konuştuklarını dinledim.
***
Kızılay Meydanı'nın etrafından geçenler şöyle bir gözlerinin ucuyla meydana bakıp gülümsüyorlar. Bir vatandaşımız kendine kendine söylendi: "Yıllardır bizi uyuttunuz, artık yeter anasını satim, hayvan terli yemezler"
Bir başka vatandaşımız yanındaki arkadaşına: "Görüyon mu bak usta, kimse yok Osman GÜR'ün adını duyan bir daha bunların yüzüne bile bakmıyor"
Bir hanım yanındaki yaşlı teyzeye "Abla dün bize de geldiler mitinge katılır mısınız diyerek, bizim adam da yok kardeşim AKP'ye artık oy moy yok deyip kapıyı kapattı"
Üç - dört genç kardeşimiz bir köşe başında toplanmışlar meydanı seyredip aralarında konuşuyorlar:
- Yok oğlum lan bunlar bitti artık burda.
- Yok ya millet yine bunlara oy verir başka kime verecekler
- Osman GÜR var aga artık, herkes Osman GÜR'ü konuşuyor, bizimkiler bile bugüne kadar hep AKP'ye verdiler ama bu seçim Osman GÜR'e verecekler...
***
Artık her yerde Osman GÜR konuşuluyor.
Gençler, kadınlar, yaşlılar, esnaf...
Artık herkes Osman GÜR'ün bu seçimi kazanacağından bahsediyor.
Kızılay Meydanı'nda da bunu net bir şekilde gördük.
AKP'nin kalesi olarak bilinen Kasımpaşa'da Kasımpaşa halkı AKP'ye sarı kartı gösterdi.
Kırmızı kartı görmeleri çok yakındır.
Muhtemelen önümüzdeki günler de Osman GÜR'ün bu önlenemez yükselişini durdurmak için Başbakan sayın Recep Tayip Erdoğan'ı da getireceklerdir Kasımpaşa sokaklarına...
Kasımpaşa ve Beyoğlu halkının gönlündeki Osman GÜR sevgisini yıkabilecek bir güç var mı yok mu zaman içinde göreceğiz...
4 Şubat 2014 Salı
Beyoğlu'nda iktidarı sallayan isim: Osman GÜR
30 Mart 2014 tarihinde yapılacak olan yerel seçimler için adayını ilk açıklayan parti MHP olmuştu.
MHP'nin bir önceki seçimlerde yüzde 10 barajının altında bir oy aldığını biliyoruz.
Bu nedenle siyasi çevreler MHP'nin Beyoğlu'nda ciddi bir alternatif olabileceğini düşünmüyorlardı.
Bu düşünceye sahip olanların başında da iktidar partisi AKP vardı elbette.
Fakat hiç kimse Osman GÜR faktörünü hesaba katmamıştı. Osman GÜR'ün aday olabileceğine ihtimal vermeyenler seçim yarışının geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi AKP ile CHP arasında geçeceği üzerine hesapyar yapıyorlar ve AKP'nin geçmiş dönemlerde olduğu gibi yine seçimlerin galibi olacağı düşünülüyordu.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli Beyoğlu Belediye Başkanlığı adayı olarak eski İlçe Başkanı Osman GÜR'ün ismini açıkladığı anda özellikle iktidar partisi cenahında br şaşkınlık ve panik havası oluştu.
***
AKP, Beyoğlu halkı tarafından çok sevilen , tanınan ve büyük bir destek gören Osman GÜR'ün adaylığından büyük bir rahatsızlık duydu. Hemen kara propagandaya başladılar. Kendi tabanları üzerinde etkili bir kara propaganda yürütmek için ev ev dükkan dükkan dolaşıp halkımızın kafasını bulandırmaya çalıştılar. "Osman GÜR çok iyi bir adam, biz de onu çok severiz fakat, seçimi kazanma ihtimali yok, ona oy verirseniz CHP kazanır!" diyerek Osman GÜR'e yönelen oyları geri döndürmeye çalıştılar. Bu kara propaganda çalışmaları tutmadı. Milleti aptal yerine koyanlara milletimiz bir Osmanlı Şamarı daha patlattı. OsmanĞÜR'ün adaylığının açıklanmasıyla birlikte anketlerde MHP'nin oyları hızla yükselmeye başladı. MHP'nin oylarının yüzde 17'lere kadar yükseldiğini görenler Osman GÜR'ün pankartlarına saldırılar yapmaya başladılar. Bir çok yerde MHP pankartlarındaki Osman GÜR fotoğrafları ve MHP logosu kesildi. Bir çok yerde de pankartlar yerinden sökülüp, çöp kamyonlarına atıldı. Halkın MHP'yi ve Osman GÜR'ü görmesine mani olmaya çalışıyorlar, akıllarınca Beyoğlu halkı ile Osman GÜR arasına bir duvar örmeye çalışütılar.
***
Olmadı...
Yaptıkları hiçbir oyun tutmadı.
Onlar oyun ve hile yaptıkça MHP'li Osman GÜR'ün oyları hızla yükseliyordu.
Kendi yaptırdıkları anketlerde MHP oylarının yüzde 20 bandını geçtiğini gördüler.
Bütün Beyoğlu'nu sayın Başbakan'ın devasa pankartları ile kapladılar.
AKP Beyoğlu'nda kendi adayından umudunu kesmişti.
Çünkü Beyoğlu'ndaki AKP seçmeni dahi mevcut adayı desteklemiyordu. Kendi seçmenini yok sayıp halkın istemediği bir adayı yeniden halkın karşısına çıkardılar.
Açtıkları seçim irtibat bürolarına bile kendi belediye başkan adaylarının, kendi encümen adaylarının fotoğraflarını koymak yerine sadece sayın Başbakan'ın fotoğraflarını koydular.
Beyoğlu halkının bağrından çıkardığı Osman GÜR'ün karşısına eski bir Kasımpaşalı olan başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı çıkarmaktan başka çareleri kalmamıştı.
İstanbul'un her yerinden otobüslerle vatandaşları getirmek suretiyle doldurdukları salonda uyduruk bir Tapu Dağıtım töreni yaptılar. Salonun dışında ise, kentsel dönüşüm, daha doğrusu rantsal dönüşüm sebebiyle mağdur olan Beyoğlu halkı protesto gösterisi yapıyordu.
***
Osman GÜR ile yola çıkan MHP'nin önlenemeyen yükselişi karşısında AKP en güçlü silahlarını Beyoğlu'na kanalize ediyor. Başbakan sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan sonra bugün de yine eski bir Kasımpaşalı olarak lanse edilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı sayın Kadir Topbaş Kasımpaşa'da bir miting yapıyor. Osman GÜR'ün karşısına çıkarılan ikinci aday da Kadir Topbaş oldu. Kadir Topbaş bugün Kasımpaşa'ya yaptıkları yatırımları anlatacakmış Kasımpaşa halkına. Fakat asıl maksadın Osman GÜR'ün önlenemez yükselişine engel olmak olduğunu artık AKP tabanı bile biliyor. MHP adayı Osman GÜR şimdi yüzde 25 bandını zorluyor. Gittiği her mahallede oyları daha da artıyor. Osman GÜR'ün samimiyeti, mütevaziliği, candan davranışları halkın gönlünü fethediyor. Osman GÜR gönülleri fethediyor. Osman GÜR rantiye çevrelerinin değil, halkın adayı olarak çıktığı bu yolda Beyoğlu halkı tarafından büyük bir sevgi ve coşkuyla bağırlara basılıyor.
***
Osman GÜR'ün önünü kesmek için oynanan oyunlardan birisi de iktidar güdümlü anket firmalarının yaptıkları anketler. İktidar partisi Beyoğlu'nda sürekli olarak anket yaptırıyor, ancak bir türlü sonuçlar açıklanmıyor. Bunun sebebi ise, oldukça açık. Osman GÜR ile MHP oyları aldı başını gidiyor. Her ankette hızlı bir yükseliş var. Anketörlerin anketler sırasında halkı açık bir şekilde yönlendirmesine rağmen bu yükseliş önlenemiyor. Bir dostumuz bizzat şahit olmuş. Beyoğlumuzun kalabalık bir noktasında anket yapan bir anketör, "Hangi partiye oy vereceksiniz?" sorusunua "MHP" şeklinde cevap veren başörtülü bayanlara "MHP diyorsunuz ama MHP 4.5. sıralarda, oyunuz boşa gitmez mi!?" şeklinde karşılık verebiliyor.
Bütün bu oyunlara rağmen, Beyoğlu halkı kendi bağrından çıkan Osman GÜR'e destek olmaya devam ediyor. MHP, Osman GÜR ile sadece AKP tabanından oy almıyor. CHP tabanından da büyük bir kesim Osman GÜR'e yönelmiş durumda. Seçimlere 2 aydan az bir zaman kalmış olmasına rağmen halen adayını açıklayamayan CHP'nin tabanı bu durumdan büyük bir rahatsızlık duyuyor ve MHP'li Osman GÜR'e destek oluyor.
***
Beyoğlu seçmeni artık bir takım ayak oyunlarına gelmiyor. Dinin istismar edilmesine, dinin siyasete alet edilmesine tepki veriyor. Atatürk ilkelerinin siyasi zırh olarak kullanılmasında rahatsızlık duyuyor artık Beyoğlu seçmeni. Hiçbir milli ve manevi değeri istismar etmeyen, dini siyasete alet etmekten kaçınan "AYRIŞTIRAN DEĞİL; BİRLEŞTİREN BELEDİYECİLİK" sloganıyla MHP adayı Osman GÜR, halkın tek umudu olarak yükselişini sürdürüyor. Osman GÜR gücünü halktan ve haktan alıyor. İnanıyorum ki, halkın ve Hakk'ın gücü karşısında hiçbir Büyük Güç ayakta kalamayacaktır...
MHP'nin bir önceki seçimlerde yüzde 10 barajının altında bir oy aldığını biliyoruz.
Bu nedenle siyasi çevreler MHP'nin Beyoğlu'nda ciddi bir alternatif olabileceğini düşünmüyorlardı.
Bu düşünceye sahip olanların başında da iktidar partisi AKP vardı elbette.
Fakat hiç kimse Osman GÜR faktörünü hesaba katmamıştı. Osman GÜR'ün aday olabileceğine ihtimal vermeyenler seçim yarışının geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi AKP ile CHP arasında geçeceği üzerine hesapyar yapıyorlar ve AKP'nin geçmiş dönemlerde olduğu gibi yine seçimlerin galibi olacağı düşünülüyordu.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli Beyoğlu Belediye Başkanlığı adayı olarak eski İlçe Başkanı Osman GÜR'ün ismini açıkladığı anda özellikle iktidar partisi cenahında br şaşkınlık ve panik havası oluştu.
***
AKP, Beyoğlu halkı tarafından çok sevilen , tanınan ve büyük bir destek gören Osman GÜR'ün adaylığından büyük bir rahatsızlık duydu. Hemen kara propagandaya başladılar. Kendi tabanları üzerinde etkili bir kara propaganda yürütmek için ev ev dükkan dükkan dolaşıp halkımızın kafasını bulandırmaya çalıştılar. "Osman GÜR çok iyi bir adam, biz de onu çok severiz fakat, seçimi kazanma ihtimali yok, ona oy verirseniz CHP kazanır!" diyerek Osman GÜR'e yönelen oyları geri döndürmeye çalıştılar. Bu kara propaganda çalışmaları tutmadı. Milleti aptal yerine koyanlara milletimiz bir Osmanlı Şamarı daha patlattı. OsmanĞÜR'ün adaylığının açıklanmasıyla birlikte anketlerde MHP'nin oyları hızla yükselmeye başladı. MHP'nin oylarının yüzde 17'lere kadar yükseldiğini görenler Osman GÜR'ün pankartlarına saldırılar yapmaya başladılar. Bir çok yerde MHP pankartlarındaki Osman GÜR fotoğrafları ve MHP logosu kesildi. Bir çok yerde de pankartlar yerinden sökülüp, çöp kamyonlarına atıldı. Halkın MHP'yi ve Osman GÜR'ü görmesine mani olmaya çalışıyorlar, akıllarınca Beyoğlu halkı ile Osman GÜR arasına bir duvar örmeye çalışütılar.
***
Olmadı...
Yaptıkları hiçbir oyun tutmadı.
Onlar oyun ve hile yaptıkça MHP'li Osman GÜR'ün oyları hızla yükseliyordu.
Kendi yaptırdıkları anketlerde MHP oylarının yüzde 20 bandını geçtiğini gördüler.
Bütün Beyoğlu'nu sayın Başbakan'ın devasa pankartları ile kapladılar.
AKP Beyoğlu'nda kendi adayından umudunu kesmişti.
Çünkü Beyoğlu'ndaki AKP seçmeni dahi mevcut adayı desteklemiyordu. Kendi seçmenini yok sayıp halkın istemediği bir adayı yeniden halkın karşısına çıkardılar.
Açtıkları seçim irtibat bürolarına bile kendi belediye başkan adaylarının, kendi encümen adaylarının fotoğraflarını koymak yerine sadece sayın Başbakan'ın fotoğraflarını koydular.
Beyoğlu halkının bağrından çıkardığı Osman GÜR'ün karşısına eski bir Kasımpaşalı olan başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı çıkarmaktan başka çareleri kalmamıştı.
İstanbul'un her yerinden otobüslerle vatandaşları getirmek suretiyle doldurdukları salonda uyduruk bir Tapu Dağıtım töreni yaptılar. Salonun dışında ise, kentsel dönüşüm, daha doğrusu rantsal dönüşüm sebebiyle mağdur olan Beyoğlu halkı protesto gösterisi yapıyordu.
***
Osman GÜR ile yola çıkan MHP'nin önlenemeyen yükselişi karşısında AKP en güçlü silahlarını Beyoğlu'na kanalize ediyor. Başbakan sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan sonra bugün de yine eski bir Kasımpaşalı olarak lanse edilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı sayın Kadir Topbaş Kasımpaşa'da bir miting yapıyor. Osman GÜR'ün karşısına çıkarılan ikinci aday da Kadir Topbaş oldu. Kadir Topbaş bugün Kasımpaşa'ya yaptıkları yatırımları anlatacakmış Kasımpaşa halkına. Fakat asıl maksadın Osman GÜR'ün önlenemez yükselişine engel olmak olduğunu artık AKP tabanı bile biliyor. MHP adayı Osman GÜR şimdi yüzde 25 bandını zorluyor. Gittiği her mahallede oyları daha da artıyor. Osman GÜR'ün samimiyeti, mütevaziliği, candan davranışları halkın gönlünü fethediyor. Osman GÜR gönülleri fethediyor. Osman GÜR rantiye çevrelerinin değil, halkın adayı olarak çıktığı bu yolda Beyoğlu halkı tarafından büyük bir sevgi ve coşkuyla bağırlara basılıyor.
***
Osman GÜR'ün önünü kesmek için oynanan oyunlardan birisi de iktidar güdümlü anket firmalarının yaptıkları anketler. İktidar partisi Beyoğlu'nda sürekli olarak anket yaptırıyor, ancak bir türlü sonuçlar açıklanmıyor. Bunun sebebi ise, oldukça açık. Osman GÜR ile MHP oyları aldı başını gidiyor. Her ankette hızlı bir yükseliş var. Anketörlerin anketler sırasında halkı açık bir şekilde yönlendirmesine rağmen bu yükseliş önlenemiyor. Bir dostumuz bizzat şahit olmuş. Beyoğlumuzun kalabalık bir noktasında anket yapan bir anketör, "Hangi partiye oy vereceksiniz?" sorusunua "MHP" şeklinde cevap veren başörtülü bayanlara "MHP diyorsunuz ama MHP 4.5. sıralarda, oyunuz boşa gitmez mi!?" şeklinde karşılık verebiliyor.
Bütün bu oyunlara rağmen, Beyoğlu halkı kendi bağrından çıkan Osman GÜR'e destek olmaya devam ediyor. MHP, Osman GÜR ile sadece AKP tabanından oy almıyor. CHP tabanından da büyük bir kesim Osman GÜR'e yönelmiş durumda. Seçimlere 2 aydan az bir zaman kalmış olmasına rağmen halen adayını açıklayamayan CHP'nin tabanı bu durumdan büyük bir rahatsızlık duyuyor ve MHP'li Osman GÜR'e destek oluyor.
***
Beyoğlu seçmeni artık bir takım ayak oyunlarına gelmiyor. Dinin istismar edilmesine, dinin siyasete alet edilmesine tepki veriyor. Atatürk ilkelerinin siyasi zırh olarak kullanılmasında rahatsızlık duyuyor artık Beyoğlu seçmeni. Hiçbir milli ve manevi değeri istismar etmeyen, dini siyasete alet etmekten kaçınan "AYRIŞTIRAN DEĞİL; BİRLEŞTİREN BELEDİYECİLİK" sloganıyla MHP adayı Osman GÜR, halkın tek umudu olarak yükselişini sürdürüyor. Osman GÜR gücünü halktan ve haktan alıyor. İnanıyorum ki, halkın ve Hakk'ın gücü karşısında hiçbir Büyük Güç ayakta kalamayacaktır...
27 Aralık 2013 Cuma
30 Mart'a doğru Beyoğlu'nda son durum...
30 Mart 2014 tarihinde yapılacak olan yerel seçimler öncesinde Beyoğlu'nda siyasi partilerin son durumlarına bir göz atalım dedik.
Geçen seçimlerin galibi AKP'de suskunluk sürüyor...
Aday tespiti noktasında içten içe kazan kaynarken dışarıya su sızdırılmıyor.
Kimse konuşmuyor.
Öyle bir hale gelmiş ki, Türkiye genelinde 1. parti olarak görülen AKP'nin Beyoğlu Belediye Başkanlığı için aday adayı bile yok.
Her şey gizli kapaklı yürütülüyor.
Anlaşılan o ki, yine karar en tepeden verilecek.
Halk yok sayılacak.
AKP kendi tabanına bir isim verecek ve bu ismi seçin diyecek bunun adı da demokrasi olacak.
Şu ana kadar iki isim var AKP'nin gündeminde.
Birisi mevcut belediye başkanı Ahmet Misbah Demircan, diğeri ise eski ANAP'lı Şaban Sarı.
Geçtiğimiz seçimlerde istemeyerek de olsa tepeden gelen emri uygulayarak Misbah Demircan'a oy veren AKP seçmeni bu kez Demircan'ı istemediğini açık açık dile getirmeye başladı.
Elbettte Ahmet Misbah Demircan'ı destekleyen önemli bir kesim var.
Ancak bir o kadar da istemeyen ve bunu açıkça dile getirmeye cesaret edebilen bir seçmen kitlesi de oluşmuş durumda.
***
Geçtiğimiz seçimleri yediği son dakika golü ile kaybeden CHP'de ise değişen bir şey yok.
30'a yakın aday adayı olduğu biliniyor.
Beyoğlu'nda CHP tabanının makus talihi bu seçimde de değişmeyecek gibi görünüyor.
İsmindeki HALK vurgusuna rağmen yine halkı yok sayacak gibi görünüyor CHP.
Örgütün içinde bir çok aday adayı var.
Ancak kulislerde konuşulan yine örgüt dışından, bir gazeteci, yazar ya da sanatçının aday yapılabileceğine bütün çevreler kesin gözüyle bakıyor.
CHP Seçmeninin önemli bir kesimi örgütten gelen ve Beyoğlu'nun insanı olan Ali Gençel ve Hüseyin Aslan gibi isimler üzerinde yoğunlaşıyor.
Ancak CHP Genel Merkezi'nde bu isimlere sıcak bakılmıyor.
Geçtiğimiz seçimlerde gazeteci Mustafa Dolu ile hüsran yaşayan CHP üst yönetimi yine bir gazeteci olan Aylin Kotil adı üzerinde duruyor. Ancak her an yine örgüt dışından sürpriz bir sanatçının adı da ön plana çıkabilir.
Anlayacağınız adında HALK olan ancak halkı yok sayan bir zihniyet tarafından idare edilen CHP bu seçimde de halktan uzak tavrını sürdürecek ve elit kesimden birini aday gösterecek gibi görünüyor.
***
30 Mart 2014 tarihinde yapılacak olan yerel seçimler için Beyoğlu'nda adayını açıklayan tek parti olan MHP ise, yarışa bir adım önde başlamanın avantajı ile oylarını arttırmaya devam ediyor.
MHP, Beyoğlu'nda kendi tabanın istediği ismi aday yapan tek parti.
Yaklaşık 8 yıldır delegelerinin tamamının desteği ile ilçe başkanlığı görevini başarıyla yürüten Osman GÜR MHP'nin Beyoğlu Belediye Başkan adayı oldu.
Beyoğlu'nda kendi tabanına ve Beyoğlu halkına saygı duyan tek parti olarak şu an önümüzde MHP durmaktadır.
Halkçıyım demekle halkçı olunmuyor.
Mesele icraatta bitiyor.
Bunun en açık örneğini de MHP'nin aday belirleme noktasındaki tavrı ile görmüş olduk.
Halk Osman GÜR'ü istedi ve MHP yönetimi de bunu onayladı.
Diğer partilerde ise bunun tam tersi yaşanıyor.
Parti yönetimleri bir isim belirliyor ve halk da bu ismi onaylıyor.
Beyoğlu halkı artık bu gerçeği görmeli ve halkı yok sayanların peşinden gitmeyi bırakmalıdır.
***
AKP'nin adayı kesinlikle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın adamı olarak seçimlere girecek.
AKP seçmeni de belirlenecek bu ismi başbakan emretti diye onaylayacak.
CHP adayı da benzer bir aday konumunda olacak.
Medya ve İş dünyasının genel merkeze dayattığı isim genel merkez tarafından aday olarak belirlenecek ve halk da bu ismi onaylamak zorunda kalacak.
MHP'nin adayı Osman GÜR ise kimsenin adamı değil.
Yıllardır Beyoğlu'na ilçe başkanı olarak hizmet eden bir siyasetçi.
Medya guruplarından ve işadamlarından destek alan bir seçim siyasetçisi de değil.
Tek gücü halk.
Halk da bu gerçeği görerek Osman GÜR'e olan desteğini her geçen gün arttırmakta.
MHP adayı Osman GÜR sokak sokak, kapı kapı dolaşarak çalışmalarını sürdürüyor.
Diğerleri ise, halkı kandırmanın peşinde.
Bakalım halkımız bu kez bu halk düşmanlarının oyununu bozabilecek mi, hep birlikte göreceğiz...
Geçen seçimlerin galibi AKP'de suskunluk sürüyor...
Aday tespiti noktasında içten içe kazan kaynarken dışarıya su sızdırılmıyor.
Kimse konuşmuyor.
Öyle bir hale gelmiş ki, Türkiye genelinde 1. parti olarak görülen AKP'nin Beyoğlu Belediye Başkanlığı için aday adayı bile yok.
Her şey gizli kapaklı yürütülüyor.
Anlaşılan o ki, yine karar en tepeden verilecek.
Halk yok sayılacak.
AKP kendi tabanına bir isim verecek ve bu ismi seçin diyecek bunun adı da demokrasi olacak.
Şu ana kadar iki isim var AKP'nin gündeminde.
Birisi mevcut belediye başkanı Ahmet Misbah Demircan, diğeri ise eski ANAP'lı Şaban Sarı.
Geçtiğimiz seçimlerde istemeyerek de olsa tepeden gelen emri uygulayarak Misbah Demircan'a oy veren AKP seçmeni bu kez Demircan'ı istemediğini açık açık dile getirmeye başladı.
Elbettte Ahmet Misbah Demircan'ı destekleyen önemli bir kesim var.
Ancak bir o kadar da istemeyen ve bunu açıkça dile getirmeye cesaret edebilen bir seçmen kitlesi de oluşmuş durumda.
***
Geçtiğimiz seçimleri yediği son dakika golü ile kaybeden CHP'de ise değişen bir şey yok.
30'a yakın aday adayı olduğu biliniyor.
Beyoğlu'nda CHP tabanının makus talihi bu seçimde de değişmeyecek gibi görünüyor.
İsmindeki HALK vurgusuna rağmen yine halkı yok sayacak gibi görünüyor CHP.
Örgütün içinde bir çok aday adayı var.
Ancak kulislerde konuşulan yine örgüt dışından, bir gazeteci, yazar ya da sanatçının aday yapılabileceğine bütün çevreler kesin gözüyle bakıyor.
CHP Seçmeninin önemli bir kesimi örgütten gelen ve Beyoğlu'nun insanı olan Ali Gençel ve Hüseyin Aslan gibi isimler üzerinde yoğunlaşıyor.
Ancak CHP Genel Merkezi'nde bu isimlere sıcak bakılmıyor.
Geçtiğimiz seçimlerde gazeteci Mustafa Dolu ile hüsran yaşayan CHP üst yönetimi yine bir gazeteci olan Aylin Kotil adı üzerinde duruyor. Ancak her an yine örgüt dışından sürpriz bir sanatçının adı da ön plana çıkabilir.
Anlayacağınız adında HALK olan ancak halkı yok sayan bir zihniyet tarafından idare edilen CHP bu seçimde de halktan uzak tavrını sürdürecek ve elit kesimden birini aday gösterecek gibi görünüyor.
***
30 Mart 2014 tarihinde yapılacak olan yerel seçimler için Beyoğlu'nda adayını açıklayan tek parti olan MHP ise, yarışa bir adım önde başlamanın avantajı ile oylarını arttırmaya devam ediyor.
MHP, Beyoğlu'nda kendi tabanın istediği ismi aday yapan tek parti.
Yaklaşık 8 yıldır delegelerinin tamamının desteği ile ilçe başkanlığı görevini başarıyla yürüten Osman GÜR MHP'nin Beyoğlu Belediye Başkan adayı oldu.
Beyoğlu'nda kendi tabanına ve Beyoğlu halkına saygı duyan tek parti olarak şu an önümüzde MHP durmaktadır.
Halkçıyım demekle halkçı olunmuyor.
Mesele icraatta bitiyor.
Bunun en açık örneğini de MHP'nin aday belirleme noktasındaki tavrı ile görmüş olduk.
Halk Osman GÜR'ü istedi ve MHP yönetimi de bunu onayladı.
Diğer partilerde ise bunun tam tersi yaşanıyor.
Parti yönetimleri bir isim belirliyor ve halk da bu ismi onaylıyor.
Beyoğlu halkı artık bu gerçeği görmeli ve halkı yok sayanların peşinden gitmeyi bırakmalıdır.
***
AKP'nin adayı kesinlikle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın adamı olarak seçimlere girecek.
AKP seçmeni de belirlenecek bu ismi başbakan emretti diye onaylayacak.
CHP adayı da benzer bir aday konumunda olacak.
Medya ve İş dünyasının genel merkeze dayattığı isim genel merkez tarafından aday olarak belirlenecek ve halk da bu ismi onaylamak zorunda kalacak.
MHP'nin adayı Osman GÜR ise kimsenin adamı değil.
Yıllardır Beyoğlu'na ilçe başkanı olarak hizmet eden bir siyasetçi.
Medya guruplarından ve işadamlarından destek alan bir seçim siyasetçisi de değil.
Tek gücü halk.
Halk da bu gerçeği görerek Osman GÜR'e olan desteğini her geçen gün arttırmakta.
MHP adayı Osman GÜR sokak sokak, kapı kapı dolaşarak çalışmalarını sürdürüyor.
Diğerleri ise, halkı kandırmanın peşinde.
Bakalım halkımız bu kez bu halk düşmanlarının oyununu bozabilecek mi, hep birlikte göreceğiz...
8 Aralık 2013 Pazar
Hayatımda ilk defa "OY İSTİYORUM"
Oldum olası hayatı hep siyasi olarak yaşatım ancak politik yaşamı bir türlü sevemedim...
Lise yıllarımdan bu hayatta hep "siyasi" oldum...
"Siyasi" yaşadım...
Siyasetten uzak durmak meydanı boş bırakmaktı benim için...
Elimden geldiğince siyasetin içinde yer almaya çalıştım...
Politik oyunları hiç sevmedim, bir türlü de beceremedim...
Bir kaç kez seçim listelerinde yer aldım...
Nasıl oyunlar döndüğünü gördüm...
En yakın dostum dediğiniz insanların bile ayağınızı altına nasıl sabun yerleştirdiğini siyasetin içinde anlıyorsunuz...
Hep doğrunun yanında oldum...
Doğruları anlatmaya çalıştım...
Hak yolunda olanı sevdim...
***
Allah'ın bana bir lütfu olarak gördüğüm hiç bir değerimi politik amaçlarıma kurban etmedim...
Sevdiğim hiç kimseden bugüne kadar bir kez bile olsun oy istemedim...
Beni seven gerekiyorsa benim sevdiğime oy verir diye düşündüm...
Öyle de oldu...
Bugüne kadar çıktığımız yolda bizlere destek veren bütün dostlarımdan Allah razı olsun...
Bugün farklı bir boyuttayım...
Bugün hayatımda ilk kez bütün sevenlerimden ve sevdiklerimden oy istemeye karar verdim...
Bu kararı verirken elbette çok düşündüm...
Kötü bir şey yapmayacağıma, değerlerimi siyasete alet etmeyeceğime kanaat getirdim...
Ve bütün sevenlerimden, sevdiklerimden Beyoğlu'nda değerli dostum can yoldaşım Osman GÜR için oy istiyorum...
Sadece Osman Gür değil...
Partim için...
Encümen listesinde yer alan ve samimiyetlerine kefil olduğum bütün arkadaşlarım için oy istiyorum hepinizden.
***
Osman Gür'e kefilim...
Öyle bir "adam" ki bu Osman Gür, çocukluğunda bile okuldan çıkar çıkmaz çantasını, önlüğünü evin kapısından fırlatıp hastane önüne, hastalara yardım etmeye koşan bir yardımsever adam...
Beyoğlu'nda yaşayıp, Osman Gür'e hasbel kader işi düşüp de, Osamn Gür'ün yardım edemediği kimse yoktur...
Tanısın tanımasın, herkesin yardımına koşan bir insan...
Aç görürse doyuran,
Açık görürse giydiren,
Dertli görürse derdine derman olan bir "adam" Osman Gür...
İşsize iş bulan, fukaraya aş olan bir "adam" Osman Gür...
İşte ben böyle bir adama kefil oluyorum ve hayatımda ilk kez sizlerden oy istiyorum...
***
Bugüne kadar eşimden ve çocuklarımdan dahi oy istememiş, onlara bile "şu partiye, şu adama oyunuzu verin" dememiş bir kardeşiniz, dostunuz, arkadaşınız olarak...
Bugün sizlerden Osman Gür için oy istiyorum...
Sadece sizin oyunuzu değil;
Eşinizin,
Çocuklarınızın,
İlkokul arkadaşlarınızın,
Askerlik arkadaşlarınızın,
Sevgilinizin,
Öğretmeninizin,
İş arkadaşınızın,
Müşterinizin,
Hasılı kelam dostluk ile selamlaştığınız herkesin oyunu istiyorum sizlerden...
***
İnanın Osman Gür için verdiğiniz ve istediğiniz her oy değer...
Önümüzde 4 ay gibi bir zaman var...
Bu kısa zaman içersinde böylesine iyi yürekli bir insan için çalışalım...
"Benim 1 oyumla mı kazanacak" demeyin...
O sandıkların sizlerin 1'er oyuyla dolduğunu unutmayın...
50 bine giden yolun başı 1'dir değerli dostlar...
Bismillah deyip, 1 diye saymaya başladığınızda o sayının 50 bin olduğunu mutlaka göreceksiniz...
Osman Gür Beyoğlu'nda büyüdü...
Beyoğlu'nda yaşadı...
Sizinle aynı yağmurun altında ıslatıp, aynı çamurlu yollarda yürüdü...
Haliç'in kokusunu sizin kadar o da teneffüs etti...
Beyoğlu'nun bütün sokaklarında onu gördünüz...
Sütlüce'de kapı komşunuz...
İstiklal caddesi'nde esnaf...
Yani sizden biri, sizin evladınız,
Kardeşiniz,
Dostunuz,
Arkadaşınız...
***
"Osman Gür çok iyi adam ama kazanamaz ki" derseniz önce kendinize ihanet edersiniz...
Unutmayın Allah her zaman iyilerin yanında olur...
Bize de iyilerin yanında olmak farzdır...
İyilerin yanında olmak ibadet gibidir.
Allah'ın emridir...
Osman Gür iyi adamdır diyebiliyorsanız, bu cümlenin arkasına "fakat" ı eklemeyin...
Onun yanında olun...
Göreceksiniz Allah'ın yardımı, sizlerin desteği ile Beyoğlu'nda bu sefer "İYİLER KAZANACAK!"
Allah yar ve yardımcımız olsun!
Lise yıllarımdan bu hayatta hep "siyasi" oldum...
"Siyasi" yaşadım...
Siyasetten uzak durmak meydanı boş bırakmaktı benim için...
Elimden geldiğince siyasetin içinde yer almaya çalıştım...
Politik oyunları hiç sevmedim, bir türlü de beceremedim...
Bir kaç kez seçim listelerinde yer aldım...
Nasıl oyunlar döndüğünü gördüm...
En yakın dostum dediğiniz insanların bile ayağınızı altına nasıl sabun yerleştirdiğini siyasetin içinde anlıyorsunuz...
Hep doğrunun yanında oldum...
Doğruları anlatmaya çalıştım...
Hak yolunda olanı sevdim...
***
Allah'ın bana bir lütfu olarak gördüğüm hiç bir değerimi politik amaçlarıma kurban etmedim...
Sevdiğim hiç kimseden bugüne kadar bir kez bile olsun oy istemedim...
Beni seven gerekiyorsa benim sevdiğime oy verir diye düşündüm...
Öyle de oldu...
Bugüne kadar çıktığımız yolda bizlere destek veren bütün dostlarımdan Allah razı olsun...
Bugün farklı bir boyuttayım...
Bugün hayatımda ilk kez bütün sevenlerimden ve sevdiklerimden oy istemeye karar verdim...
Bu kararı verirken elbette çok düşündüm...
Kötü bir şey yapmayacağıma, değerlerimi siyasete alet etmeyeceğime kanaat getirdim...
Ve bütün sevenlerimden, sevdiklerimden Beyoğlu'nda değerli dostum can yoldaşım Osman GÜR için oy istiyorum...
Sadece Osman Gür değil...
Partim için...
Encümen listesinde yer alan ve samimiyetlerine kefil olduğum bütün arkadaşlarım için oy istiyorum hepinizden.
***
Osman Gür'e kefilim...
Öyle bir "adam" ki bu Osman Gür, çocukluğunda bile okuldan çıkar çıkmaz çantasını, önlüğünü evin kapısından fırlatıp hastane önüne, hastalara yardım etmeye koşan bir yardımsever adam...
Beyoğlu'nda yaşayıp, Osman Gür'e hasbel kader işi düşüp de, Osamn Gür'ün yardım edemediği kimse yoktur...
Tanısın tanımasın, herkesin yardımına koşan bir insan...
Aç görürse doyuran,
Açık görürse giydiren,
Dertli görürse derdine derman olan bir "adam" Osman Gür...
İşsize iş bulan, fukaraya aş olan bir "adam" Osman Gür...
İşte ben böyle bir adama kefil oluyorum ve hayatımda ilk kez sizlerden oy istiyorum...
***
Bugüne kadar eşimden ve çocuklarımdan dahi oy istememiş, onlara bile "şu partiye, şu adama oyunuzu verin" dememiş bir kardeşiniz, dostunuz, arkadaşınız olarak...
Bugün sizlerden Osman Gür için oy istiyorum...
Sadece sizin oyunuzu değil;
Eşinizin,
Çocuklarınızın,
İlkokul arkadaşlarınızın,
Askerlik arkadaşlarınızın,
Sevgilinizin,
Öğretmeninizin,
İş arkadaşınızın,
Müşterinizin,
Hasılı kelam dostluk ile selamlaştığınız herkesin oyunu istiyorum sizlerden...
***
İnanın Osman Gür için verdiğiniz ve istediğiniz her oy değer...
Önümüzde 4 ay gibi bir zaman var...
Bu kısa zaman içersinde böylesine iyi yürekli bir insan için çalışalım...
"Benim 1 oyumla mı kazanacak" demeyin...
O sandıkların sizlerin 1'er oyuyla dolduğunu unutmayın...
50 bine giden yolun başı 1'dir değerli dostlar...
Bismillah deyip, 1 diye saymaya başladığınızda o sayının 50 bin olduğunu mutlaka göreceksiniz...
Osman Gür Beyoğlu'nda büyüdü...
Beyoğlu'nda yaşadı...
Sizinle aynı yağmurun altında ıslatıp, aynı çamurlu yollarda yürüdü...
Haliç'in kokusunu sizin kadar o da teneffüs etti...
Beyoğlu'nun bütün sokaklarında onu gördünüz...
Sütlüce'de kapı komşunuz...
İstiklal caddesi'nde esnaf...
Yani sizden biri, sizin evladınız,
Kardeşiniz,
Dostunuz,
Arkadaşınız...
***
"Osman Gür çok iyi adam ama kazanamaz ki" derseniz önce kendinize ihanet edersiniz...
Unutmayın Allah her zaman iyilerin yanında olur...
Bize de iyilerin yanında olmak farzdır...
İyilerin yanında olmak ibadet gibidir.
Allah'ın emridir...
Osman Gür iyi adamdır diyebiliyorsanız, bu cümlenin arkasına "fakat" ı eklemeyin...
Onun yanında olun...
Göreceksiniz Allah'ın yardımı, sizlerin desteği ile Beyoğlu'nda bu sefer "İYİLER KAZANACAK!"
Allah yar ve yardımcımız olsun!
11 Eylül 2012 Salı
Vazgeçmek ve Osman GÜR...
Vazgeçmek ilk başta zayıflık gibi algılansa da bana göre yeniden "sıfır kilometre" olmak ve yeniden daha güçlü bir başlangıç yapmaktır. Dava adamları için bu böyledir. Ben dava adamlarını her zaman "hamal"a benzetirim.
Hamallar kadar güçlüdür onlar...
Hamallar kadar dirençli...
Hamallar kadar helaldir emekleri, kazançları...
Tek sermayeleri yürek ve alınteridir...
Çok yorulurlar...
İçlerindeki adam :
- Yahu arkadaş hele bi dur, az dinlen
Dese de onlar durmazlar...
Dinlenmeyi bilmezler...
***
Davalar tarih boyunca hep hamalların sırtında yücelmişlerdir...
Onlar isimsiz kahramandırlar...
Öf bile demezler anaları kadar sevdikleri davanın yolunda...
Evinde bir karısı yoktur onların
Bir oğlu bir kızı da olmaz onların...
Hatta çoğu zaman evleri bile olmaz...
Hep "birileri"nin oğlunun derdindedirler
Birilerinin kızının derdine derman olurlar her daim...
Eşi'nin adı çiledir onların...
Dava adamı nasıl çileye talip olmuşsa
Evindeki karısı da bu çile yolunda onun ortağıdır...
Amcası,
Halası,
Dayısı,
Emmoğlu,
Deyzoğlu,
Çocukluk arkadaşı,
Lise arkadaşı,
Mahalleden can yoldaşı...
Dva adamları için yoktur bunlar...
Onların her şeyi
Dava yolunda hizmettir...
***
Osman GÜR, bu hamallar arasında tanıdığım en dirayetli adamdır...
Daha çocuk yaştayken,
Arkadaşları mahallede dekmancılık oynarken,
O Taksim İlkyardım Hastanesi'nin kapısında beklerdi...
Adeta pusuya yatardı...
"Hastane'den bir hasta taburcu olsa, ya da muayeneye gelen yaşlı bir amca, teze çıksada koşup ona yardım etsem" diye bir köşede pusuya yatardı Osman GÜR...
O gün bugündür hep aynı...
O bir hizmet erbabı...
Davanın en güçlü hamalı...
***
Kayınpederim rahmetliyi eşim ve ablası hastaneye götürmüşler. Muayene ettirdikten sonra tekerlekli sandalye ile hastane kapısından çıkarmışlar ve tekerlekli sandalyeden indirip yola kadar götürerek taksiye bindirecekler...
Eşim anlatıyor:
- Tekerlekli sandalyeden kaldırdık babamı ama ayakta duramıyor. Biz kadın halimizle onu tutmaya bir taraftan da taksi bulmaya çalışıyoruz. İki arada bir derede kaldık. Ne yapsak nasıl etsek diye kara kara düşünürken kel kafalı bir adam geldi. "Abla babaya taksi mi lazım" dedi. Biz de "Evet abi" dedik. Hemen yola doğru koşturdu. dakka dolmadan taksiyle önümüzde durdu. Taksi'den indi babamı kucakladığı gibi taksiye oturttu. Biz şaşkın şaşkın bakarken "Hadiyin ablalar yolu kapattık" dedi. Biz şaşkın şaşkın taksiye bindik. Taksiciye 20 lira uzattı. "Ablaları gidecekleri yere kadar bırak, para artarsa helal olsun, yetmezse beni burda bulursun mutlaka gel al" dedi. Biz öylesine şaşırmıştık ki, adama teşekkür bile edemedik...
Mevzuyu dinleyince bende şaşırdım. "Allah razı olsun insan evladıymış" deyip geçiştirdim...
Aradan uzunca bir zaman geçti. Babamı tekrar hastaneye götürdük. O ara Osman GÜR dikildi karşımıza "hayırdır hocam baba mı rahatsızlandı yine" dedi.Durumu anlattım kendisine. Eşim ve ablamız benden dolayı Osman GÜR'ün adını duyarlardı ama daha hiç görmemişlerdi. Eşim, "Nasılsın abi" diye sorunca şaşırdım. Nerden tanıdı acaba diye düşünürken, ablam usulca "Babamı kucaklayan o kel kafalı adam buydu" dedi.
***
Bunu öğrenince hiç şaşırmamıştım, böylesine bir adamlığı Osman GÜR'den başka kimsenin yapacağı en başında aklıma gelmeliydi deyip kendi eşekliğime yandım... Kaç kere kendim şahit olmuştum. Yolda yürümekte zorlanan bir amcaya yaklaştı:
- Moruk napıyon böyle tin tin tin...
Adam Osman Gür'ün neşeli haline pek sevindi, gülümseyerek;
- Gidebilirsem eve gidicem
- İyi de bu hızla sen ancak yarın varırsın eve moruk
- Yok yok akşama varırım
Osman başkan adamı kucakladığı gibi koşar adımlarla ilerlemeye başladı.
5 Dakkaya varmadı evine teslim etti yaşlı amcayı...
***
Osman GÜR ile tanışmama vesile olan Müjdat ÖZTÜRK başkanımızdır. Onun ilçe başkanı olmasıyla birlikte bizi de lütfedip kendi listesine aldı. Birlikte çalıştık bir süre. Osman başkanımız da o dönemde İlçe Başkan Vekili olarak çalışıyordu. Müjdat başkanın il yönetimine girmesiyle birlikte ilçe başkanlığı görevine getirildi ve halen bu göreve devam ediyor. Bu fakir de kendisine danışmanlık görevini sürdürmekte. Onunla çalışmak gerçekten büyük bir manevi huzur veriyor insana...
***
Onunla ilgili anlatılacak o kadar şey var ki, üç beş tanesini anlatmaya kalksam benim okurlar yine şikayete başlarlar; "Yahu usta yine çok uzun yazmışsın, biraz kısa yaz şu yazıları" Ötesi berisi 7-8 dakikanızı heder edip, şu şikayetten vazgeçmiyorsunuz ya, helal olsun size saygıdeğer okuyucularım! Şaka bir yana okumaya değer görüp okuyan herkese teşekkürler, göz nurunuza sağlık olsun...
***
Benim için çok önemli olan bir şeyi burada sizlerle paylaşmadan edemeyeceğim. Hani Ramazan ayının geleneği haline gelmiştir ya! Bütün partiler bangır bangır reklam anonslarıyla erzak dağıtırlar fakir fukaraya.. Bağrdıkları, mahalleye erzak verdikleri adamı reklam etmelerini bir yana bırakalım, koliyi açtığınız vakit de içinden bir sürü reklam broşürü çıkar. İşte bizim Osman Başkanımız bunu asla yapmaz... En fazla bir hediye babında parti logosu bulunan birer tane imsakiye koyar kolilerin içine. Mümkün mertebe gizli saklı dağıtım yaptırıp insanları rencide ettirmez. Yüce dinimiz de böyle emretmez mi!?
***
Osman GÜR vazgeçmekten bahsetmişti. Vazgeçmek ama sırtındaki dava yükünden değil, asalaklardan vazgeçmekten bahsetmiş. Sırtındaki fazlalıklarından vazgeçip, davanın yükünü daha rahat taşımak için vazgeçmek...
***
Biz bir söz verdik sana Osman GÜR...
Her daim yanındayız, sen bu davanın hamallığını yaptığın sürece gücümüzün yettiği yere kadar, dizlerimizin dermanı, gözlerimizin geri sona erinceye kadar seninleyiz dedik. Unutma, vazgeçmelerinde de seninleyiz. Yanındayız. Ben bilirim ki, Osman GÜR'ün vazgeçmeleri bile davanın selameti içindir. Bu kutlu dava yolunda günahlarının da sevaplarının da ortağı olmaktan hiçbir zaman pişman olmadım, bundan sonrada olmayacağımdan eminim... Sonuna kadar yüreğim senindir Osman GÜR...
***
Değerli dostlar son olarak, burada birilerine teşekkür etmek istiyorum.
Bahsettik, Osman GÜR, 7/24 bizim hizmetimizde. Gecenin bir yarısı bile başımız sıkışsa hemen onu ararız. Durum vaziyeti ne olursa olsun, bize yardım etmesi için ondan hemen yanımızda olmasını isteriz. Onun da bir ailesi, çocukları olduğunun farkında bile olmak istemeyiz.... Bizim dertlerimize derman olmak için eşine, çocuklarına ayıracağı zamanı bile bize ayıran Osman GÜR'ün sevgili eşine, Burcu kızımıza ve Oğuzhan evladımıza gösterdikleri sabır için hepimiz adına teşekkür ediyorum. Hakkınızı helal edin çocuklar...
***
Allah yar ve yardımcın olsun Osman GÜR....
Hamallar kadar güçlüdür onlar...
Hamallar kadar dirençli...
Hamallar kadar helaldir emekleri, kazançları...
Tek sermayeleri yürek ve alınteridir...
Çok yorulurlar...
İçlerindeki adam :
- Yahu arkadaş hele bi dur, az dinlen
Dese de onlar durmazlar...
Dinlenmeyi bilmezler...
***
Davalar tarih boyunca hep hamalların sırtında yücelmişlerdir...
Onlar isimsiz kahramandırlar...
Öf bile demezler anaları kadar sevdikleri davanın yolunda...
Evinde bir karısı yoktur onların
Bir oğlu bir kızı da olmaz onların...
Hatta çoğu zaman evleri bile olmaz...
Hep "birileri"nin oğlunun derdindedirler
Birilerinin kızının derdine derman olurlar her daim...
Eşi'nin adı çiledir onların...
Dava adamı nasıl çileye talip olmuşsa
Evindeki karısı da bu çile yolunda onun ortağıdır...
Amcası,
Halası,
Dayısı,
Emmoğlu,
Deyzoğlu,
Çocukluk arkadaşı,
Lise arkadaşı,
Mahalleden can yoldaşı...
Dva adamları için yoktur bunlar...
Onların her şeyi
Dava yolunda hizmettir...
***
Osman GÜR, bu hamallar arasında tanıdığım en dirayetli adamdır...
Daha çocuk yaştayken,
Arkadaşları mahallede dekmancılık oynarken,
O Taksim İlkyardım Hastanesi'nin kapısında beklerdi...
Adeta pusuya yatardı...
"Hastane'den bir hasta taburcu olsa, ya da muayeneye gelen yaşlı bir amca, teze çıksada koşup ona yardım etsem" diye bir köşede pusuya yatardı Osman GÜR...
O gün bugündür hep aynı...
O bir hizmet erbabı...
Davanın en güçlü hamalı...
***
Kayınpederim rahmetliyi eşim ve ablası hastaneye götürmüşler. Muayene ettirdikten sonra tekerlekli sandalye ile hastane kapısından çıkarmışlar ve tekerlekli sandalyeden indirip yola kadar götürerek taksiye bindirecekler...
Eşim anlatıyor:
- Tekerlekli sandalyeden kaldırdık babamı ama ayakta duramıyor. Biz kadın halimizle onu tutmaya bir taraftan da taksi bulmaya çalışıyoruz. İki arada bir derede kaldık. Ne yapsak nasıl etsek diye kara kara düşünürken kel kafalı bir adam geldi. "Abla babaya taksi mi lazım" dedi. Biz de "Evet abi" dedik. Hemen yola doğru koşturdu. dakka dolmadan taksiyle önümüzde durdu. Taksi'den indi babamı kucakladığı gibi taksiye oturttu. Biz şaşkın şaşkın bakarken "Hadiyin ablalar yolu kapattık" dedi. Biz şaşkın şaşkın taksiye bindik. Taksiciye 20 lira uzattı. "Ablaları gidecekleri yere kadar bırak, para artarsa helal olsun, yetmezse beni burda bulursun mutlaka gel al" dedi. Biz öylesine şaşırmıştık ki, adama teşekkür bile edemedik...
Mevzuyu dinleyince bende şaşırdım. "Allah razı olsun insan evladıymış" deyip geçiştirdim...
Aradan uzunca bir zaman geçti. Babamı tekrar hastaneye götürdük. O ara Osman GÜR dikildi karşımıza "hayırdır hocam baba mı rahatsızlandı yine" dedi.Durumu anlattım kendisine. Eşim ve ablamız benden dolayı Osman GÜR'ün adını duyarlardı ama daha hiç görmemişlerdi. Eşim, "Nasılsın abi" diye sorunca şaşırdım. Nerden tanıdı acaba diye düşünürken, ablam usulca "Babamı kucaklayan o kel kafalı adam buydu" dedi.
***
Bunu öğrenince hiç şaşırmamıştım, böylesine bir adamlığı Osman GÜR'den başka kimsenin yapacağı en başında aklıma gelmeliydi deyip kendi eşekliğime yandım... Kaç kere kendim şahit olmuştum. Yolda yürümekte zorlanan bir amcaya yaklaştı:
- Moruk napıyon böyle tin tin tin...
Adam Osman Gür'ün neşeli haline pek sevindi, gülümseyerek;
- Gidebilirsem eve gidicem
- İyi de bu hızla sen ancak yarın varırsın eve moruk
- Yok yok akşama varırım
Osman başkan adamı kucakladığı gibi koşar adımlarla ilerlemeye başladı.
5 Dakkaya varmadı evine teslim etti yaşlı amcayı...
***
Osman GÜR ile tanışmama vesile olan Müjdat ÖZTÜRK başkanımızdır. Onun ilçe başkanı olmasıyla birlikte bizi de lütfedip kendi listesine aldı. Birlikte çalıştık bir süre. Osman başkanımız da o dönemde İlçe Başkan Vekili olarak çalışıyordu. Müjdat başkanın il yönetimine girmesiyle birlikte ilçe başkanlığı görevine getirildi ve halen bu göreve devam ediyor. Bu fakir de kendisine danışmanlık görevini sürdürmekte. Onunla çalışmak gerçekten büyük bir manevi huzur veriyor insana...
***
Onunla ilgili anlatılacak o kadar şey var ki, üç beş tanesini anlatmaya kalksam benim okurlar yine şikayete başlarlar; "Yahu usta yine çok uzun yazmışsın, biraz kısa yaz şu yazıları" Ötesi berisi 7-8 dakikanızı heder edip, şu şikayetten vazgeçmiyorsunuz ya, helal olsun size saygıdeğer okuyucularım! Şaka bir yana okumaya değer görüp okuyan herkese teşekkürler, göz nurunuza sağlık olsun...
***
Benim için çok önemli olan bir şeyi burada sizlerle paylaşmadan edemeyeceğim. Hani Ramazan ayının geleneği haline gelmiştir ya! Bütün partiler bangır bangır reklam anonslarıyla erzak dağıtırlar fakir fukaraya.. Bağrdıkları, mahalleye erzak verdikleri adamı reklam etmelerini bir yana bırakalım, koliyi açtığınız vakit de içinden bir sürü reklam broşürü çıkar. İşte bizim Osman Başkanımız bunu asla yapmaz... En fazla bir hediye babında parti logosu bulunan birer tane imsakiye koyar kolilerin içine. Mümkün mertebe gizli saklı dağıtım yaptırıp insanları rencide ettirmez. Yüce dinimiz de böyle emretmez mi!?
***
Osman GÜR vazgeçmekten bahsetmişti. Vazgeçmek ama sırtındaki dava yükünden değil, asalaklardan vazgeçmekten bahsetmiş. Sırtındaki fazlalıklarından vazgeçip, davanın yükünü daha rahat taşımak için vazgeçmek...
***
Biz bir söz verdik sana Osman GÜR...
Her daim yanındayız, sen bu davanın hamallığını yaptığın sürece gücümüzün yettiği yere kadar, dizlerimizin dermanı, gözlerimizin geri sona erinceye kadar seninleyiz dedik. Unutma, vazgeçmelerinde de seninleyiz. Yanındayız. Ben bilirim ki, Osman GÜR'ün vazgeçmeleri bile davanın selameti içindir. Bu kutlu dava yolunda günahlarının da sevaplarının da ortağı olmaktan hiçbir zaman pişman olmadım, bundan sonrada olmayacağımdan eminim... Sonuna kadar yüreğim senindir Osman GÜR...
***
Değerli dostlar son olarak, burada birilerine teşekkür etmek istiyorum.
Bahsettik, Osman GÜR, 7/24 bizim hizmetimizde. Gecenin bir yarısı bile başımız sıkışsa hemen onu ararız. Durum vaziyeti ne olursa olsun, bize yardım etmesi için ondan hemen yanımızda olmasını isteriz. Onun da bir ailesi, çocukları olduğunun farkında bile olmak istemeyiz.... Bizim dertlerimize derman olmak için eşine, çocuklarına ayıracağı zamanı bile bize ayıran Osman GÜR'ün sevgili eşine, Burcu kızımıza ve Oğuzhan evladımıza gösterdikleri sabır için hepimiz adına teşekkür ediyorum. Hakkınızı helal edin çocuklar...
***
Allah yar ve yardımcın olsun Osman GÜR....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






