Ergenekon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ergenekon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mart 2013 Cuma

Barış Süreci kimin için!? (2)

Öyle ya kardeşim!
Madem bir barış sürecinin içine girdik...
Madem ki, bebek katili teröristler ile, kanın durması için pazarlığa oturduk...
Madem ki, Ergenekon da bir terör örgütü...

Buyrun o zaman barış ve demokrasi için Ergenekoncularla da oturun pazarlık masasına...
Her ne kadar onların üzerine henüz bir suçu sabitleyememiş olsanız da;
Her ne kadar onların suçsuz olduklarını kendiniz de biliyor olsanız da,

Size göre onlar da bir terör örgütü (!)...
****

Bebek katili ile müzakere masasına oturdunuz...
O halde buyrun Ergenekon ile de oturun masaya...
Ama yapamazlar...
Yürekleri yetmez...
Çünkü onların gerçek amacı barış, kardeşlik, demokrasi falan değil...
Onların gerçek amaçları Atatürk ve silah arkadaşları tarafından,
Yedi düvele karşı verilen şanlı Kurtuluş Savaşı sonrasında, kurulan genç Türkiye Cumhuriyeti'ni yok etmektir!
O günlerde işgalcilerle işbirliği yapan,
Amerikan mandası, İngiliz mandası peşinde koşan zihniyet,
Bugün barış ve demokrasi masalıyla insanlarımızı kandırıp ülkemizi bölünmenin eşiğine götürüyorlar...
***
Bunu aşama aşama yaptılar...
Faşist 12 Eylül Cuntacılarının açtığı yol üzerinde emin adımlarla ilerleyen günümüz iktidarı, halkı din sömürüsü ile uyutup hain emellerini gerçekleştirme yolunda ilerliyor...
Cumhuriyet tarihi boyunca tüm başbakanların yapmış oldukları "örtülü ödenek" harcamalarını nerdeyse 10 misli aşan bir başbakan kendisine saraylar yaptırırken, halk açlık sınırın çok altında kalan asgari ücretle karnını doyurmaya mahkum ediliyor. Ve bunun adı da "adalet" oluyor...
Üç beş zengin zümre paralarına para eklerken, büyük bir lüks içinde yaşarken fukara halk devlet yardımı ile geçinmeye çalışıyor. Ve bunun adı da "Kalkınma" oluyor...

ABD ve İngiltere'nin destekleriyle hükümet olan, bir Yahudi kuruluşundan "nişan" alan ilk Türk Başbakanı olarak tarihe geçen R. Tayyip Erdoğan'ın başkanlık ettiği ve bu güne kadar ülkeyi bölünmenin eşiğine getiren bir oluşum var ve bunun adı da "Parti" oluyor...
Oldu mu size Adalet ve Kalkınma Partisi!
***
Barış ve demokrasi süreci diye bu halkı kandıramayacaksınız artık!
Teröristlerle el ele verip, bu ülkenin komutanlarını, gazetecilerini, yazarlarını, bilim insanlarını, siyasetçilerini kodese tıkmanızın mantığını bu millete artık masallarla anlatamayacaksınız!...

Biz biliyoruz!...
Seçimlere 1 yıl gibi bir zaman var...
Bu 1 yıllık zamanın ilk 3-4 ayı içinde, (içinde bulunduğumuz dönemdir) bu hain planlarınızı uygulayacaksınız...
Sonra yıllardır tek başınıza iktidarda olmanıza rağmen, bir türlü çözmediğiniz başörtüsü meselesini ortaya atacaksınız...
MHP size "Gelin bu meseleyi kökünden halledelim" çağrısı yaptığında siz; "henüz zamanı değil!" demiştiniz. İşte şimdi zamanı geldi. Bu ihanet planlarını halkın gözünden başrörtüsünü örterek gizleyeceksiniz...
Ama hayvan terli...
Artık bu millet sizin bu oyunlarınızı yemiyor!
***
Aziz milletimin...
3-4 aylık sürecin sonunda başörtüsü meselesi birden hortlayacak...
Şimdiden bunun altyapısı hazırlanıyor...
Bu ihanet planları sonuca ulaşmak üzere olduğu sıralarda bu iktidar sizi başörtüsü ile oyalayacak...
Yapay başörtüsü mağdurları türeyecek...
Bunlar yine mağdur edebiyatı ve din sömürüsü yapacak...
Türkiye Cumhuriyeti'nin temeline dinamitler yerleştirilirken bunlar sizi başörtüsü ile oyalayacaklar...
2014 Mart seçimleri arefesinde meydanlara çıkıp;
"Bize oy verin, bize oy verirseniz başörtüsü yasağını tamamen kaldıracağız" diyecekler...
Sizin dini inancınız gereği başınıza örttüğünüz örtüyü bunlar siyasi simge haline getirip çarşı pazar dolaştırıyorlar...
Örtünüz namusunuz ise eğer; namusunuza sahip çıkın, onu siyasi malzeme yapmalarına müsaade etmeyin...

21 Mart 2013 Perşembe

Barış Süreci kimin için!?

İktidara geldiği günden beri bizi süreç kelimesine çok alıştırdı AKP...
Sürekli yeni süreçler başlıyor...
Her şey kademe kademe ilerliyor...
Yeni süreç hepimizin malumu...
Barış ve Çözüm süreci...
Analar ağlamasın süreci...
Kan dursun süreci...
***
Ortada bir terör örgütü var...
Bütün dünya ülkeleri tarafından kabul edilmiş bir terör örgütü...
Yani dünyanın her yerinde bu örgüt terör örgütü olarak benimsenmiş...
Çöreklenmeye çalıştıkları bir çok ülkede bunlara karşı operasyonlar yapılıyor...
Uluslararası bir boyuta varmışlar artık...
Bir çok Avrupa ülkesi dahil olmak üzere, her yerde eylemler yapıyorlar...
Farklı ülkelerde tv kanalları kuruluyor...
Uluslararası uyuşturucu ticaretinin içindeler...
Bugüne kadar;
Çocuk, genç, yaşlı, sivil, asker, polis, korucu, kadın, erkek, Türk, Kürt ayrımı gözetmeksizin,
Onbinlerce insanın ölümünden sorumlular...
Toplu katliamlara imza attılar...
***
Örgüt ele başı yakalanarak hapse atıldı...
TBMM'de yapılan oylamada,
MHP Milletvekillerinin dışındaki bütün milletvekillerinin oylarıyla idamdan kurtuldu...
Devlet bu adamı yıllardır besliyor...
Yakalandığı günlerde "Ne isterseniz yaparım" diye adeta yalvaran adam,
AKP'nin süreçleri sayesinde bugün TC Devleti ile pazarlık masasına oturmuş durumda...
Ülkemizin her yerinde terör örgütünün paçavrası sallanıyor...
Apo'nun posterleri rahatça dolaştırılırken,
Cumhuriyet'in kurucusu Atatürk'ün posteri ve Türk bayrağı tahrik unsuru olarak görülüyor...
Zaman zaman resmi dairelerden bayraklar indirildi...
Zaman zaman elinde bayrakla dolaşan vatandaşların ellerinden bayraklar alındı...
Bursa'da bir maç öncesinde kardeş ülke Azerbaycan'ın bayrakları toplatılıp çöp kutularına atıldı...
***

Bebek katillerinden oluşan terör örgütü ve yaşanan süreç özetle böyle...
Bir de iddialara göre terör örgütü olan bir yapılanma var...
TC savcıları devletin üst düzey komutanlarının,
Gazetecilerin, yazarların, siyasetçilerin, bilim insanlarının terörist olduklarını
Ve bunların bir araya gelerek Ergenekon terör örgütünü kurduklarını iddia ediyorlar...
Peki işledikleri suçlar nelermiş!?
Tek tek saymaya gerek yok...
İsnat edilen bütün suçlar henüz plan aşamasında...
Eylem yapılmamış...
Kimse öldürülmemiş...
***
Mesela bir Yalçın Küçük hangi bebeği öldürmüş olabilir!?
Bir Engin Alan kaç kere pusu kurup kaç askeri kurşuna dizmiş olabilir...
Bir Sinan Aygün uyuşturucu ticaretinin başında olabilir mi!?

Bir Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ hangi Jandarma Karakolu'na baskın emrini vermiş olabilir!?
Sorular çoğaldıkça çoğalabilir...
Ama cevaplar hep aynı olacak...

Bu kişiler plan yapmaktan öteye bir şey yapmamışlar, tabii ki o da iddia...
İspat edilmiş bir plan yok ortada henüz...
***
Karşımızda iki fotoğraf duruyor...
Birinde kan, gözyaşı, kin, nefret, ihanet...
Diğer fotoğrafta ise;
Kocaman bir soru işareti...
AKP Hükümeti şimdi yeni bir süreç başlattı...

Barış ve Çözüm süreci...
Bu süreç sadece terör örgütü olduğu bütün dünya tarafından kabul edilmiş, yaptığı katliamlar apaçık ortada olan bölücü hainler için çalışıyor.
Yıllardır süren tutukluluk ve yargı sürecine rağmen henüz haklarında kesinleşmiş hiçbir suç bulunmayan,
Devletin, komutanı, askeri, polisi...
Bu milletin bağrından çıkmış yazarı, bilim insanları için bu süreç işlemiyor...
Tam tersi, adeta eli kanlı teröristlerin özgürlüğü için mücadele verilirken, onlarla mücadele edenlerin mahkumiyeti için mücadele ediliyor...
***
Madem bu süreç bir barış süreci hiç bir suçları sabit olmayan,
Yıllardır yargılanmalarına rağmen henüz ispat edilmiş hiç bir suçları bulunmayan Ergenekon sanıkları, eli kanlı katiller kadar barış ve çözüm müzakaresi yapmayı haketmiyorlar mı!?
Madem bu ülkeyi bir barış sürecinin içine sokacaksınız neden Ergenekon sanıklarıyla da müzakereler yapmıyorsunuz!?
Bunu yapabilirler mi!?

Yapamazlar...
Çünkü...

(Sağolsun dostlarımız uzun yazı okumaktan sıkıldıkları için yazımıza yarın devam edeceğiz)