Alex de Souza...
Aziz Yıldırım...
Recep Tayyip Erdoğan...
İlginç bir üçleme...
Alex ve Aziz Yıldırım'ın aynı olay dahilinde bulunmaları son derece normal.
Ancak Ülkemizin Başbakanı'nın bu olayın içine girmesi bana çok ilginç geldi...
***
Türkiye'de bugüne kadar Alex olayına benzer bir çok olay yaşandı...
Nice topçular geldi geçti...
Nicesine haksızlıklar yapıldı...
Hiçbirisi ülkenin başbakanı tarafından bu kadar büyük bir ilgi ve alaka görmedi...
Ülkedeki bir çok futbolsever gibi bende Alex olayını halen tam olarak anlamış değilim...
Alex bildiğim kadarıyla Aziz Yıldırım'ı çok seviyordu...
Aziz Yıldırım da onu çok seviyordu...
Hatta Aykut Kocaman bile Alex'i çok seviyordu...
Birden bu aşk bitti...
Aziz Yıldırım Alex'i sevmez oldu...
Aykut Kocaman Alex'e sahip çıktı...
Alex Kocaman'ın sevgisini kendisi de "Aykut Hoca olmasaydı ben yoktum" diyerek dile getirdi...
Aziz Yıldırım hapse girmekten bir şekilde kurtulup dışarı çıktıktan sonra bu aşk üçgenindeki gariplikler ortaya çıkmaya başladı...
Ve sonuçta Alex gitti...
Olan Samet'e oldu...
***
Aziz Yıldırım'ın serbest bırakılmasının hemen akabinde ortaya çıkan bu Alex krizi aslında farklı bir boyut kazandırdı olaya bakış açımıza. Alex'in gönderilme kararının ardında Aziz Yıldırım kısmende olsa FB taraftarının gözünde itibarsızlaştırıldı. Bir gurup Yıldırım'ın resimleri bulunan tişörtleri yaktı. Medyanın gözleri önünde yapılan bu eylem ile FB taraftarının başkanlarına olan bağlılığının zedelendiği mi gösterilmek istendi!?
FB taraftarı yıldırım içerde iken ölümüne bağlı olduklarını yaptıkları eylemlerle ortaya koymuşlardı. Bu bağlılık bir Alex'in gidişiyle mi sarsıldı!? Hapse girmesine kesin gözüyle bakılan Aziz Yıldırım'ın suç işlemiş olmasına rağmen serbest bırakılması zaten tam bir muamma. Acaba önümüzdeki yerel seçimlerden sonra Aziz Yıldırım yeniden içeri alınacak mı!?
***
Kafamızda bir sürü soru işareti oluşmuşken birden bire yeni bir sevgi yumağının içinde bulduk kendimizi...
Meğer ülkemizin başbakanı da Alex'i pek seviyormuş...
Acaba birden bire ortaya çıkan bu sevgi Recep Tayyip Erdoğan ve Aziz Yıldırım arasındaki husumetin bir eseri olabilir mi!? Düşmanımın düşmanı benim dostumdur sözünden kaynaklanan bir sevgi yumağı mı oluşmuştur başbakan ile Alex arasında...
R. T. Erdoğan Alex'i okadar sevmişki, Dolmabahçe Sarayı'nda kendisini kabul etmiş, duygusal anlar eşleğinde ülkesine uğurlamış... Hediyeler de verilmiş...
Basından bugün öğrenebildiğimize göre Alex'e başbakan tarafından bir de ulusal görev verilmiş...
***
Bu olaya ilişkin kafamızda oluşan muamma sürüyor...
Düşündükçe yeni soru işaretleri beliriyor...
Bugün Alex ile Başbakan arasındaki muhabbeti düşünürken aklıma bir soru daha geldi...
Ediz Bahtiyaroğlu bu mamlakatin çocuğu değil miydi!?
Genç yaşta hayatını kaybeden bu futbolcumuza yapılan haksızlık, Alex'e yapılan haksızlıktan da daha beter değil miydi!?
26 Yaşında hayatını kaybeden Ediz evladımız, kardeşimiz oynadığı kulüplerden halen alacaklı durumda...
Parasını ödemiyorlar çocuğun...
Kimsenin umurunda değil...
Ulusal medyada bir kaç muhabir - yazar konuyu dile getirdi...
Ama kimse umursamadı...
Ediz'in alacaklarının ödenmemesi Alex'in gönderilmesinden daha önemli değildi...
Alex gönderiliyor diye Dolmabahçe Sarayı'nda nerdeyse yas ilan edecek olanlar Ediz'e yapılan haksızlıktan haberdar bile değillerdir eminim...
***
Alex için haftalardır ülkenin gündemini meşgul edenler Ediz Bahtiyaroğlu için tek kelime etmeye cesaret edemiyorlar...
Alex'in mağduriyeti nedir!?
Parasını mı alamamıştır!?
Kendisine sövülmüş müdür!?
Dövülmüş müdür!?
Hakarete mi uğramıştır!?
Kulüp yönetimi karar vermiş bizim işimize yaramaz artık demiş yollamış...
Şeytan bunun neresinde!?
***
Fakat rahmetli Ediz Bahtiyaroğlu'nun manevi şahsiyeti büyük bir haksızlıkla karşı karşıyadır...
Ediz'in parasını ödemiyorlar...
Ediz'in bilinen alacaklarının yanı sıra bilinmeyen alacakları var mıdır henüz bilmiyoruz!?
Eskişehirspor yönetimi çıkıp "Ediz'e borcumuz vardır" ya da "Ediz evladımıza borcumuzu yoktur" diye bir açıklama bile yapamadı...
Alex için yeri göğü ayağa kaldıranlar...
Biriniz sadece biriniz yüreğiniz yetiyorsa Ediz Bahtiyaroğlu'nun alacaklarını işgal ettiğiniz köşelerde ekranlarda dile getirin.
Yüreğiniz yetiyorsa buyrun meydana....
ulusal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ulusal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Ekim 2012 Pazar
30 Eylül 2012 Pazar
Kasımpaşa mı yendi, Fb mi yenildi!?
Bu nasıl bir soru arkadaş!?
Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, bu soru bence son derece normal...
Hele ki, Kasımpaşa - Fenerbahçe maçından sonra tv ekranlarındaki yorumcuları izledikten sonra bu soruyu sormaktan başka çare kalmıyor...
Kanal kanal dolaşıyoruz...
Hepsi Fenerbahçe yenildi diyor...
Sonra devam ediyorlar Fenerbahçe Kasımpaşa gibi bir takıma nasıl yenilir yahu!
Kasımpaşa telmaşa(!) ya !
Fb, Gs, Bjk dışındaki bütün takımlar piyon ya!
Onlar bu takımları yenemezler....
Ancak bu takımlar onlara arada bir yenilebilirler...
***
Aynı durum bir önceki gün oynanan Orduspor - Galatasaray maçında da yaşanıyor...
Hem Orduspor hem de Kasımpaşa çatır çatır yenmişler...
Eze eze...
Ama tv ekranlarındaki yorumcular öyle düşünmüyorlar...
Galatasaray yenilmiş...
Orduspor yenememiş...
Kasımpaşa yenmemiş Fenerbahçe yenilmiş...
bütün kanallarda 30 tane yorumcu varsa otuzu da aynı...
Fenerbahçe nasıl olur da yenilir!...
Nerdeyse feryadı figan edecekler!
Kasımpaşa'la çıkışmaya ramak kaldı...
"Siz nasıl olur da koskoca Fb'yi yenersiniz kardeşim!"
***
Fenerbahçe'nin nasıl yenildiği, neden yenildiği, bugünlere nasıl geldiği...
Yenilgiye neden olan her şey en ince ayrıntısına kadar konuşuldu.
Neredeyse bir tek "futbolcuların helada oturma şekilleri maçın sonucuna etki etmiş midir etmemiş midir!?" mevzusu konuşulmadı...
Fenerbahçe'nin Kasımpaşa karşısında aldığı yenilgi için milyon tane sebep uydurabileceklerine inandım.
Fb'nin bu yenilgisinde etkisi olmayan tek etken ise, Kasımpaşa...
Kasımpaşa takımı iyi mi oynamış!?
Bilmiyoruz, kimse bahsetmiyor Kasımpaşa'dan...
Kasımpaşa ne yapmış, nasıl kazanmış belli değil...
Sadece Fb yenilmiş...
Kendi kendine mi yenilmiş!?
Onu da bilmiyoruz...
***
İşte ülkemiz futbolunun içine düştüğü kısır döngü budur...
Üç takım var...
Üç takımın taraftarları var...
Üç takımın yazarları var...
Üç takımın yorumcuları var...
Üç takımın topçuları var...
Üç takımın hocaları var...
Üç takımın ulusal takımı var...
***
Ülkemizdeki diğer futbol takımları bu üç takım için var...
Sadece bu üç takım yener ya da yenilir...
Diğerleri konu mankeni bile olamazlar zaman zaman...
Bir futbolcu bu üç takımın birinde oynarsa yıldızdır...
Diğer takımlarda harikalar da yaratsalar gazoz kapağı olmaktan öteye gidemezler...
Ulusal takımı da ancak canlı yayınlarda izlerler...
Bu üç takımın taraftarıdır tribünlerde en büyük gösterileri yapanlar...
Onlar tribünde osursa haber olur ama Eskişehirspor taraftarı devasa gösteriler yapar, Avrupa'da bile haber olur ama ülkemizde kimsenin haberi bile olmaz...
***
Bu hafta Gs ve Fb yenildiler...
Orduspor ve Kasımpaşa ne yaptı!?
Onları bilmiyoruz ama bildiğimiz bir tek şey var ülkemizin iki güzide(!) takımı yenildi...
Bu hafta tv ekranlarında ve gazete sütunlarında kıyametler kopacak...
Krizler başgösterecek...
Memleketin durumu daha da vahim olacak...
Bu durumda Allah'tan tek isteğimiz üçüncü güzide (!) takım yenilmesin!...
Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, bu soru bence son derece normal...
Hele ki, Kasımpaşa - Fenerbahçe maçından sonra tv ekranlarındaki yorumcuları izledikten sonra bu soruyu sormaktan başka çare kalmıyor...
Kanal kanal dolaşıyoruz...
Hepsi Fenerbahçe yenildi diyor...
Sonra devam ediyorlar Fenerbahçe Kasımpaşa gibi bir takıma nasıl yenilir yahu!
Kasımpaşa telmaşa(!) ya !
Fb, Gs, Bjk dışındaki bütün takımlar piyon ya!
Onlar bu takımları yenemezler....
Ancak bu takımlar onlara arada bir yenilebilirler...
***
Aynı durum bir önceki gün oynanan Orduspor - Galatasaray maçında da yaşanıyor...
Hem Orduspor hem de Kasımpaşa çatır çatır yenmişler...
Eze eze...
Ama tv ekranlarındaki yorumcular öyle düşünmüyorlar...
Galatasaray yenilmiş...
Orduspor yenememiş...
Kasımpaşa yenmemiş Fenerbahçe yenilmiş...
bütün kanallarda 30 tane yorumcu varsa otuzu da aynı...
Fenerbahçe nasıl olur da yenilir!...
Nerdeyse feryadı figan edecekler!
Kasımpaşa'la çıkışmaya ramak kaldı...
"Siz nasıl olur da koskoca Fb'yi yenersiniz kardeşim!"
***
Fenerbahçe'nin nasıl yenildiği, neden yenildiği, bugünlere nasıl geldiği...
Yenilgiye neden olan her şey en ince ayrıntısına kadar konuşuldu.
Neredeyse bir tek "futbolcuların helada oturma şekilleri maçın sonucuna etki etmiş midir etmemiş midir!?" mevzusu konuşulmadı...
Fenerbahçe'nin Kasımpaşa karşısında aldığı yenilgi için milyon tane sebep uydurabileceklerine inandım.
Fb'nin bu yenilgisinde etkisi olmayan tek etken ise, Kasımpaşa...
Kasımpaşa takımı iyi mi oynamış!?
Bilmiyoruz, kimse bahsetmiyor Kasımpaşa'dan...
Kasımpaşa ne yapmış, nasıl kazanmış belli değil...
Sadece Fb yenilmiş...
Kendi kendine mi yenilmiş!?
Onu da bilmiyoruz...
***
İşte ülkemiz futbolunun içine düştüğü kısır döngü budur...
Üç takım var...
Üç takımın taraftarları var...
Üç takımın yazarları var...
Üç takımın yorumcuları var...
Üç takımın topçuları var...
Üç takımın hocaları var...
Üç takımın ulusal takımı var...
***
Ülkemizdeki diğer futbol takımları bu üç takım için var...
Sadece bu üç takım yener ya da yenilir...
Diğerleri konu mankeni bile olamazlar zaman zaman...
Bir futbolcu bu üç takımın birinde oynarsa yıldızdır...
Diğer takımlarda harikalar da yaratsalar gazoz kapağı olmaktan öteye gidemezler...
Ulusal takımı da ancak canlı yayınlarda izlerler...
Bu üç takımın taraftarıdır tribünlerde en büyük gösterileri yapanlar...
Onlar tribünde osursa haber olur ama Eskişehirspor taraftarı devasa gösteriler yapar, Avrupa'da bile haber olur ama ülkemizde kimsenin haberi bile olmaz...
***
Bu hafta Gs ve Fb yenildiler...
Orduspor ve Kasımpaşa ne yaptı!?
Onları bilmiyoruz ama bildiğimiz bir tek şey var ülkemizin iki güzide(!) takımı yenildi...
Bu hafta tv ekranlarında ve gazete sütunlarında kıyametler kopacak...
Krizler başgösterecek...
Memleketin durumu daha da vahim olacak...
Bu durumda Allah'tan tek isteğimiz üçüncü güzide (!) takım yenilmesin!...
Etiketler:
FB,
fenerbahçe,
futbol,
galatasaray,
GS,
Kasımpaşa,
orduspor,
takım,
telmaşa,
Türk,
Türk futbolu,
ulusal,
yorumcu
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


