Öyle demişti Eskişehirspor sevdalıları...
Kanatlanıp uçtuğun yerde bahtiyar ol Ediz Bahtiyaroğlu...
Ömrünün baharında cennetteki meleklerin safına katılan Ediz Bahtiyaroğlu.
Çocukluğundan itibaren çektiği tüm sıkıntıları ''Futbolcu olacağım, çok para kazanıp annemi babamı en iyi şekilde yaşatacağım onları rahat ettireceğim'' hayaliyle bertaraf eden bir güzel adamdır Ediz Bahtiyaroğlu...
***
Evlatlarına haram lokma yedirmemek için hayatın tüm zorluklarıyla mücadele eden bir babanın en küçük evladı o anaya ve babaya daha iyi bir hayat yaşatmak uğruna genç yaşta başlamış çalışmaya.
Bıkmamış, usanmamış...
Her olumsuzluk onu daha da güçlendirmiş, daha da hırslandırmış.
Ve başarmış o Yusuf yüzlü, Yunus gönül genç adam.
Ankara'da başlayan profesyonel futbol yaşamından kazandığı her kuruşu anasına babasına vermiş.
Onlara bir ev almış.
Futbolcu olup, para kazanan bir çok şımarık zibidi gibi altına son model araç çekip caka satmamış.
Hep ''Anam, babam ailem'' demiş.
***
Bir melek gibi yaşamış.
Ve bir melek gibi yaşayan bu genç adamın yolu Eskişehirspor'a düşmüş.
Eskişehirspor'u aşk ile seven onbinlerin gönlüne düşmüş Ediz Bahtiyaroğlu'nun o tertemiz yüreği.
Ailesini aşk ile seven, mesleğine aşk ile bağlanan bu güzel adam, bir futbol takımını aşk ile seven onbinlerce yürekle aynı kutsal sevda etrafında buluşmuşlar.
Giydiği formaya sevdalanan Ediz'i, Agop Mehmet'i, İsmail Arca'yı, Fethi Heper'i, Ender Konca'yı ve daha nice kahramanı sever gibi sevmişler...
Aşk ile...
***
Ve bir güzel ömrün sonuna gelmiştik.
Hepimizi yıkan, hepimizi hüzün deryasında boğan o acı haber bir kara bulut gibi çökmüştü üzerimize...
Ediz ölmüş dediler!
Olacak iş mi bu!
Ediz mücadele dolu kısacık yaşamını noktalarken onbinlerce sevdalı yüreğin baştacı olmuştu.
Ona olan sevgimi tribünlerden haykırmıştık:
KANATLANIP UÇTUĞUN YERDE BAHTİYAR OL EDİZ BAHTİYAROĞLU...
Necdet Yıldırım gibi, Yalçın Kılıçoğlu gibi, Sinan Alağaç gibi Ediz Bahtiyaroğlu da artık ESES sevdalılarının gönlünde taze bir yara olarak kalacaktı sonsuza kadar.
***
İnternational Sport Summit (ISS) tarafından bir ödül töreni düzenlenmişti.
EDİZ BAHTİYAROĞLU YILIN SPOR ÖDÜLLERİ
Üzerindeki aşk ile özdeşleşmiş Eskişehirspor formasıyla cennete uçup giden bir güzel adamı yaşatmak için bundan daha güzel bir etkinlik olamazdı.
Uluslararası Spor Zirvesi - İnternational Sport Summit yetkililerine bu etkinlikten dolayı minnettarız.
Bu güzel etkinliğe evsahipliği yapan Nişantaşı Üniversitesi'ne minnet ve şükran duygularımızı sunuyoruz.
Eskişehirsporlu Ediz Bahtiyaroğlu olarak cennete uçup giden o güzel adam için düzenlenen bu güzel etkinliğin açılış konuşmasını yapan Eskişehirspor kulübü başkanı sayın Mustafa Akgören'in de dediği gibi ESES sevdalıları Ediz'i ve Ediz'in adını yaşatmak için elinden geleni yapan herkesi gönlünde yaşatacaktır.
***
Törende bir çok kişi ve kuruluşa ödül verildi.
Ödül alan sporcu ve spor gazetecileri Eskişehirspor taraftarından bahsetti, Eskişehirspor'un bir an evvel layık olduğu yerlere dönmesi gerektiğini vurguladı.
Ve bu etkinliğin en anlamlı ödülünü BİZ aldık.
Yılın en iyi taraftar grubu ödülünü kazanan NEFER grubu lideri Murat Diri ödülü aldıktan sonra yaptığı kısa teşekkür konuşmasında ''Bu ödülü hakettiysek tüm Eskişehirspor taraftarları olarak hakettik. Benlikten kurtulup BİZ olabildiğimiz için bugün bütün Türkiye Eskişehirspor taraftarını imrenerek izliyor'' demişti.
Ne güzel dedin be reis!
Benlikten kurtulup BİZ olabilmek.
Tükenmiş Nefesler'e verdiğimiz sözü tutabilmenin tek reçetesi BİZ olabilmek.
***
Yıllar öncesini düşündüm Murat Diri o ödülü alırken.
Tribünlerimiz ne hale gelmişti.
Olabilecek her türlü olumsuzluk varken Nefer grubu kuruldu ve bugünlere geldik.
Bugün Eskişehirspor tribünlerinde o ambiyansı yaşayabilmek için İstanbul'dan kalkıp Eskişehir'e maça giden başka takım taraftarları var.
Onca acımasız eleştir, yalan dolan iftira o ADAM'ı bezdirmedi.
Eskişehirspor tribünlerini yeniden bütün Türkiye'nin imreneceği bir hale getirmek için mücadele etti.
Bir çoğumu bu mücadelede yorulduk, bıktık, usandık ama o yılmadı.
Kenara çekilenlerimiz oldu O gelip omuzlarımızdan tutarak bizi ayağa kaldır.
Nefer'i kurduğumuz yıllarda ettiğimiz yemini hatırlattı bize:
SENİ TAHTINA OTURTMADAN ÖLMEK HARAM OLSUN BİZE!
***
Biz o adamla, yani Murat Diri ile hep ayakta kaldık.
Eskişehirspor düşmanlarına karşı omuz omuza mücadele ederken önce BİZ olabilmeyi başardık.
Ve sonunda en anlamlı ödülü 1 milyon katılımcının oylarıyla aldık.
Bu başarının mimarı Murat Diri'dir, Neferleri de BİZ olabilen tüm Eskişehirspor sevdalılarıdır.
YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR!
YAŞASIN YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR Mücadelemiz!
Murat Diri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Murat Diri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Şubat 2020 Perşembe
2 Haziran 2019 Pazar
Murat Diri ve ANADOLU TARAFTARLAR BİRLİĞİ
Eskişehirspor'un kurulduğu günden bu yana Türk futboluna nice ilkler ve nice güzellikler kazandıran Eskişehirspor taraftarları bugün de aynı yolda devam ediyor ve Türk futbolunun seyir zevki yüksek bir hale gelmesi için elinden geleni yapıyor.
Eskişehispor taraftarı son yıllardaki Milli maçlarda gösterdiği performans ile de ''Milli Taraftar'' ünvanıyla Türk milletinin gönlüne girmeyi başardı.
***
1965 yılından itibaren ''Milli Amigo'' Orhan Erpek ile başlayan süreçte tribünlerde yapılan gösteri ve tezahüratlar ile sahadaki 11 oyuncuya +1 katkıda bulunarak Türk futboluna ''12. adam'' kavramını kazandıran Eskişehirspor sevdalıları yaptıkları her güzellik ile diğer takım taraftarlarına da örnek oldu.
Tribün dışında da pek sosyal sorumluluk projesine imza atan Eskişehirspor sevdalıları, İngiltere kraliçesine mektup yazan ve kraliçeden mektup alan dünyanın ilk ve tek taraftar topluluğu ünvanının yanısıra, bir deplasmana en kalabalık giden dünyanın 1. taraftarı olma özelliğiyle de dünya futbol tarihine geçmiş bir taraftar topluluğudur.
***
Eskişehirspor sevdalılarının Türk futbolunda yaptıkları görsel şovlar ve sosyal sorumluluk projeleri saymakla bitmez. Son olarak geçtiğimiz aylarda bir deplasman dönüşü genç yaşta hayatlarını kaybeden 2 Ankaragüçlü taraftarın ardından ''Sokakta dostluk, tribünde kardeşlik'' sloganıyla başlatılan dostluk buluşmalarının en dikkat çekicisi Eskişehir'de oynanan bir milli maç öncesinde onlarca tribün liderinin, ülkemizin çeşitli illerinden gelip, Eskişehir'de toplanması oldu.
Nefer tribün lideri ve Eskişehir Taraftarlar Birliği başkanı Murat Diri ile eski Kızılcıklı tribün liderlerinden ve Eskişehirspor yöneticilerinden Mustafa Akgören'in önderliğinde gerçekleşen buluşma tüm yurdumuzdaki futbol taraftarlarınca büyük bir memnuniyetle karşılanmıştır.
***
Eskişehirspor tribünlerinin bir çok olumsuz hallerden uzaklaşması noktasında büyük bir başarı gösteren, Eskişehirspor kulübünün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı bir dönemde tüm kenti harekete geçirerek büyük bir direniş hareketine önderlik eden ETB başkanı ve Nefer Lideri Murat Diri'yi şimdi çok daha önemli ve tarihi bir görev beklemektedir.
Onbinlerce insanın gönül verdiği kent takımlarının birer birer yok olduğu, bir çoğunun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı günümüzde kentlilerin kendi takımlarına sahip çıkma duyguları Eskişehirspor taraftarları sayesinde daha ileri boyutlara ulaştı. Bunda en büyük pay sahibi elbette ki, Eskişehir'deki diriliş hareketine önderlik eden Murat Diri'nindir.
Murat Diri şimdi de ANADOLU TARAFTARLAR BİRLİĞİ'nin kurulmasına önderlik ederek Türk futbolunda bir çığır açacak, Anadolu futbol taraftarları arasında devrim etkisi yapacak yeni bir dönemin de mimarı olabilir.
***
Yıllardır hayalini kurduğum Anadolu Taraftarlar Birliği'nin kurulması için Murat Diri'ye bir görev addetmek elbette hakkımız olmayabilir. Eskişehirspor ile ilgili çalışmaları nedeniyle evinin sıcaklığını bile özlediğini hepimiz çok çok iyi biliyoruz. Geride bıraktığımız süreçte Eskişehirspor'un tribün liderliğini, yöneticiliğini, divan kurulu başkanlığını yapan Murat Diri'ye tüm Anadolu taraftarlarının sorumluluğunu yüklemekte belki bir haksızlık olabilir. Ancak şu da bir gerçektir ki, benim yıllardır hayallerini kurduğum, hatta bir federasyona dönüşmesini istediğim bu oluşumun meşalesini yakabilecek tek isim de Murat Diri'dir.
***
Biz kendi adımıza bu düşüncemizi ve önerimizi buradan sevgili Murat Diri'ye iletelim. Eminim gün gelecek Murat Diri benim bu hayalimi gerçekleştirecektir.
Çünkü o bu vatana sevdalı bir vatan evladıdır.
Çünkü o Amigo Orhan'ın bıraktığı mirasın son bayraktarıdır.
Çünkü o bir Eskişehispor sevdalısıdır...
Eskişehispor taraftarı son yıllardaki Milli maçlarda gösterdiği performans ile de ''Milli Taraftar'' ünvanıyla Türk milletinin gönlüne girmeyi başardı.
***
1965 yılından itibaren ''Milli Amigo'' Orhan Erpek ile başlayan süreçte tribünlerde yapılan gösteri ve tezahüratlar ile sahadaki 11 oyuncuya +1 katkıda bulunarak Türk futboluna ''12. adam'' kavramını kazandıran Eskişehirspor sevdalıları yaptıkları her güzellik ile diğer takım taraftarlarına da örnek oldu.
Tribün dışında da pek sosyal sorumluluk projesine imza atan Eskişehirspor sevdalıları, İngiltere kraliçesine mektup yazan ve kraliçeden mektup alan dünyanın ilk ve tek taraftar topluluğu ünvanının yanısıra, bir deplasmana en kalabalık giden dünyanın 1. taraftarı olma özelliğiyle de dünya futbol tarihine geçmiş bir taraftar topluluğudur.
***
Eskişehirspor sevdalılarının Türk futbolunda yaptıkları görsel şovlar ve sosyal sorumluluk projeleri saymakla bitmez. Son olarak geçtiğimiz aylarda bir deplasman dönüşü genç yaşta hayatlarını kaybeden 2 Ankaragüçlü taraftarın ardından ''Sokakta dostluk, tribünde kardeşlik'' sloganıyla başlatılan dostluk buluşmalarının en dikkat çekicisi Eskişehir'de oynanan bir milli maç öncesinde onlarca tribün liderinin, ülkemizin çeşitli illerinden gelip, Eskişehir'de toplanması oldu.
Nefer tribün lideri ve Eskişehir Taraftarlar Birliği başkanı Murat Diri ile eski Kızılcıklı tribün liderlerinden ve Eskişehirspor yöneticilerinden Mustafa Akgören'in önderliğinde gerçekleşen buluşma tüm yurdumuzdaki futbol taraftarlarınca büyük bir memnuniyetle karşılanmıştır.
***
Eskişehirspor tribünlerinin bir çok olumsuz hallerden uzaklaşması noktasında büyük bir başarı gösteren, Eskişehirspor kulübünün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı bir dönemde tüm kenti harekete geçirerek büyük bir direniş hareketine önderlik eden ETB başkanı ve Nefer Lideri Murat Diri'yi şimdi çok daha önemli ve tarihi bir görev beklemektedir.
Onbinlerce insanın gönül verdiği kent takımlarının birer birer yok olduğu, bir çoğunun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı günümüzde kentlilerin kendi takımlarına sahip çıkma duyguları Eskişehirspor taraftarları sayesinde daha ileri boyutlara ulaştı. Bunda en büyük pay sahibi elbette ki, Eskişehir'deki diriliş hareketine önderlik eden Murat Diri'nindir.
Murat Diri şimdi de ANADOLU TARAFTARLAR BİRLİĞİ'nin kurulmasına önderlik ederek Türk futbolunda bir çığır açacak, Anadolu futbol taraftarları arasında devrim etkisi yapacak yeni bir dönemin de mimarı olabilir.
***
Yıllardır hayalini kurduğum Anadolu Taraftarlar Birliği'nin kurulması için Murat Diri'ye bir görev addetmek elbette hakkımız olmayabilir. Eskişehirspor ile ilgili çalışmaları nedeniyle evinin sıcaklığını bile özlediğini hepimiz çok çok iyi biliyoruz. Geride bıraktığımız süreçte Eskişehirspor'un tribün liderliğini, yöneticiliğini, divan kurulu başkanlığını yapan Murat Diri'ye tüm Anadolu taraftarlarının sorumluluğunu yüklemekte belki bir haksızlık olabilir. Ancak şu da bir gerçektir ki, benim yıllardır hayallerini kurduğum, hatta bir federasyona dönüşmesini istediğim bu oluşumun meşalesini yakabilecek tek isim de Murat Diri'dir.
***
Biz kendi adımıza bu düşüncemizi ve önerimizi buradan sevgili Murat Diri'ye iletelim. Eminim gün gelecek Murat Diri benim bu hayalimi gerçekleştirecektir.
Çünkü o bu vatana sevdalı bir vatan evladıdır.
Çünkü o Amigo Orhan'ın bıraktığı mirasın son bayraktarıdır.
Çünkü o bir Eskişehispor sevdalısıdır...
25 Şubat 2019 Pazartesi
Bir Mehmet ŞİMŞEK Kolay Yetişmiyor...
''Eskişehir'de bir futbol takımı için her şey var. Eskişehirspor'un tek eksiği bir LİDER'' demişti merhum Abdullah GEGİÇ...
1965 öncesinde Eskişehir Demirspor ile, 1965 sonrasında da Eskişehirspor ile tam bir futbol kenti olan Eskişehir, Aziz Bolel döneminin bitişiyle birlikte beceriksiz ve art niyetli bir çok yönetici sayesinde bugün içine düştüğü bataktan bir türlü kurtulamadı.
Aralarda iyi niyetli yöneticilerimizin gayretleri de yetmedi ve ne yazık ki, Eskişehirspor yıllardır makus talihin pençesinden kurtulamadı.
***
2018-2019 sezonu başında transfer tahtasını açamayışımız, açılması için verdiğimiz muazzam mücadele ve yaşadığımız dayanılmaz yürek acıları...
Tüm futbol otoriteleri Eskişehirspor için üzüntü mesajları yayınlıyor...
taraflı tarafsız bütün futbolseverler, bizim için adeta taziye mesajları yayınlıyordu...
Bitti...
Tükendi...
Kapanıyor...
Dediler...
Bizler de bu tükenişi kabullenmiş gibiydik.
Çaresizdik.
Üzgün ve bitkindik...
***
İşte tam bu sırada bir kaç ARMA SEVDALISI ya da ARMA DELİSİ çıktı meydana.
Ailelerini, işlerini, güçlerini, sevdiklerini, arkadaşlarını...
Her şeylerini bir kenara bırakarak; YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR diye haykırdılar...
Hepimiz irkildik!
Gaflet uykusundan uyanır gibi silkelendik...
İşte bizi uyandıran, direniş ve mücadele meşalesini ateşleyen o ARMA SEVDALILARINDAN biri de Mehmet ŞİMŞEK...
1 yıl önce adını bile bilmediğim bir adam...
Yolda görsem tanımayacağım bir adam...
Zaman zaman tribünlerde omuz omuza vermiş olsak da bir kere bile selamlaşmadığımız bir adamdı Mehmet Şimşek...
***
Kendisiyle ilk kez bir çay muhabbetine oturmuştuk.
Bir telefon geldi.
Uzun uzun konuştu.
Konuşurken yerinde duramıyor, küçücük odada küçük adımlarla sürekli volta atıyordu.
Mevzu derindi.
Yani mevzu Eskişehirspor.
Bir ara yere çöktü.
Yalvarır bir ses tonuyla ''Ya abi Allah aşkına gelin bitirelim şu işi. Yetmedi mi bu taraftarın çektiği acı!'' dedi.
İşte o an gönlüme bir sızı indi.
Tüylerim diken diken oldu.
İçim ürperdi.
Eskişehirspor ile dertlenmek, Eskişehirspor için ağlamak bizim için bir sanat haline gelmişti.
***
Onunla içtiğim ilk çayın lezzeti ve o cümlesinin verdiği manevi lezzet yüreğimde her daim yaşıyor, yaşayacak.
Bir gün önce yapılan Eskişehirspor kongresinde Murat Diri'yi Divan Kurulu Başkanı, Erkan Koca'yı da Divan Kurulu Üyesi olarak görmenin mutluluğu ve manevi lezzeti gibi Mehmet Şimşek ile bu ilk muhabbetimizin manevi lezzeti de hep yaşayacak yüreğimde.
Mehmet Şimşek yönetim kurulundan yapılan görev bölümünde Mali Asbaşkan olmuştu.
Bu haberi okuduğum an merhum Abdullah Gegiç hocamızın Eskişehirspor kulübünü ziyaretimizden sonra bana söylediği o cümle geldi aklıma. ''Eskişehir'in tek eksiği bir lider''
Kulüp başkanı değil.
Zengin bir yönetici değil.
Eskişehirspor'u Avrupa'ya götüreceğini vaat eden bir siyasetçi değil.
Bir lidere ihtiyacımız vardı.
Ve içine düştüğümüz bu zorlu süreçte bize liderlik yapan bir Mehmet Şimşek vardı.
Her haliyle gönlümüzü fetheden, Anadolu Yıldızı gibi parlayıp, Kırmızı Şimşekler gibi çakan ESES YÜREKLİ bir lider.
***
Mehmet Şimşek...
Aziz Bolel yönetiminden bu yana derin bir saygı ve muhabbet beslediğim ilk yöneticimiz.
Her haliyle bizi yansıtan bir adam.
Dürüstlük, şeffaflık, candanlık, samimiyet hepsi onda.
Aradığımız tüm özellikler bu adamda.
Kazanılan başarıyı dahi bizlerle paylaşıp, ''Ne başardıysak hep birlikte başardık'' diyebilen koca yürekli bir adam.
Ve zor günleri kısmen de olsa aştığımız, transfer tahtasını açtığımız şu günlerde takımımızın aldığı iyi sonuçlara sevinemiyorum.
Ben halen Murat Diri'nin Divan Başkanlığı, Mehmet Şimşek'in Mali Asbaşkanlığı ve yine tribünlerde omuz omuza verdiğimiz Selim Demircioğlu'nun yönetim kurulu üyeliğine sevinmekle meşgulüm.
Yeniden kazanmayı başardığımız 1965 Ruhu'nun ilelebet yaşaması için neler yapabilirizi düşünmekle meşgulüm.
***
Bugün bu yazıyı Mehmet Şimşek kardeşimin doğum günü vesilesiyle yazdım.
Bilirim, ESES için yaptıklarından dolayı taltif edilmeyi, övülmeyi sevmeyecek kadar alçakgönüllü bir adamdır ancak şunu da biliyorum ki, iyi işler yapan iyi yürekli adamları da tarihe not etmek gerekli.
Unutmayacağız sen ESES yürekli adam...
Ömrün bereketli, bahtın açık olsun inşaallah...
1965 öncesinde Eskişehir Demirspor ile, 1965 sonrasında da Eskişehirspor ile tam bir futbol kenti olan Eskişehir, Aziz Bolel döneminin bitişiyle birlikte beceriksiz ve art niyetli bir çok yönetici sayesinde bugün içine düştüğü bataktan bir türlü kurtulamadı.
Aralarda iyi niyetli yöneticilerimizin gayretleri de yetmedi ve ne yazık ki, Eskişehirspor yıllardır makus talihin pençesinden kurtulamadı.
***
2018-2019 sezonu başında transfer tahtasını açamayışımız, açılması için verdiğimiz muazzam mücadele ve yaşadığımız dayanılmaz yürek acıları...
Tüm futbol otoriteleri Eskişehirspor için üzüntü mesajları yayınlıyor...
taraflı tarafsız bütün futbolseverler, bizim için adeta taziye mesajları yayınlıyordu...
Bitti...
Tükendi...
Kapanıyor...
Dediler...
Bizler de bu tükenişi kabullenmiş gibiydik.
Çaresizdik.
Üzgün ve bitkindik...
***
İşte tam bu sırada bir kaç ARMA SEVDALISI ya da ARMA DELİSİ çıktı meydana.
Ailelerini, işlerini, güçlerini, sevdiklerini, arkadaşlarını...
Her şeylerini bir kenara bırakarak; YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR diye haykırdılar...
Hepimiz irkildik!
Gaflet uykusundan uyanır gibi silkelendik...
İşte bizi uyandıran, direniş ve mücadele meşalesini ateşleyen o ARMA SEVDALILARINDAN biri de Mehmet ŞİMŞEK...
1 yıl önce adını bile bilmediğim bir adam...
Yolda görsem tanımayacağım bir adam...
Zaman zaman tribünlerde omuz omuza vermiş olsak da bir kere bile selamlaşmadığımız bir adamdı Mehmet Şimşek...
***
Kendisiyle ilk kez bir çay muhabbetine oturmuştuk.
Bir telefon geldi.
Uzun uzun konuştu.
Konuşurken yerinde duramıyor, küçücük odada küçük adımlarla sürekli volta atıyordu.
Mevzu derindi.
Yani mevzu Eskişehirspor.
Bir ara yere çöktü.
Yalvarır bir ses tonuyla ''Ya abi Allah aşkına gelin bitirelim şu işi. Yetmedi mi bu taraftarın çektiği acı!'' dedi.
İşte o an gönlüme bir sızı indi.
Tüylerim diken diken oldu.
İçim ürperdi.
Eskişehirspor ile dertlenmek, Eskişehirspor için ağlamak bizim için bir sanat haline gelmişti.
***
Onunla içtiğim ilk çayın lezzeti ve o cümlesinin verdiği manevi lezzet yüreğimde her daim yaşıyor, yaşayacak.
Bir gün önce yapılan Eskişehirspor kongresinde Murat Diri'yi Divan Kurulu Başkanı, Erkan Koca'yı da Divan Kurulu Üyesi olarak görmenin mutluluğu ve manevi lezzeti gibi Mehmet Şimşek ile bu ilk muhabbetimizin manevi lezzeti de hep yaşayacak yüreğimde.
Mehmet Şimşek yönetim kurulundan yapılan görev bölümünde Mali Asbaşkan olmuştu.
Bu haberi okuduğum an merhum Abdullah Gegiç hocamızın Eskişehirspor kulübünü ziyaretimizden sonra bana söylediği o cümle geldi aklıma. ''Eskişehir'in tek eksiği bir lider''
Kulüp başkanı değil.
Zengin bir yönetici değil.
Eskişehirspor'u Avrupa'ya götüreceğini vaat eden bir siyasetçi değil.
Bir lidere ihtiyacımız vardı.
Ve içine düştüğümüz bu zorlu süreçte bize liderlik yapan bir Mehmet Şimşek vardı.
Her haliyle gönlümüzü fetheden, Anadolu Yıldızı gibi parlayıp, Kırmızı Şimşekler gibi çakan ESES YÜREKLİ bir lider.
***
Mehmet Şimşek...
Aziz Bolel yönetiminden bu yana derin bir saygı ve muhabbet beslediğim ilk yöneticimiz.
Her haliyle bizi yansıtan bir adam.
Dürüstlük, şeffaflık, candanlık, samimiyet hepsi onda.
Aradığımız tüm özellikler bu adamda.
Kazanılan başarıyı dahi bizlerle paylaşıp, ''Ne başardıysak hep birlikte başardık'' diyebilen koca yürekli bir adam.
Ve zor günleri kısmen de olsa aştığımız, transfer tahtasını açtığımız şu günlerde takımımızın aldığı iyi sonuçlara sevinemiyorum.
Ben halen Murat Diri'nin Divan Başkanlığı, Mehmet Şimşek'in Mali Asbaşkanlığı ve yine tribünlerde omuz omuza verdiğimiz Selim Demircioğlu'nun yönetim kurulu üyeliğine sevinmekle meşgulüm.
Yeniden kazanmayı başardığımız 1965 Ruhu'nun ilelebet yaşaması için neler yapabilirizi düşünmekle meşgulüm.
***
Bugün bu yazıyı Mehmet Şimşek kardeşimin doğum günü vesilesiyle yazdım.
Bilirim, ESES için yaptıklarından dolayı taltif edilmeyi, övülmeyi sevmeyecek kadar alçakgönüllü bir adamdır ancak şunu da biliyorum ki, iyi işler yapan iyi yürekli adamları da tarihe not etmek gerekli.
Unutmayacağız sen ESES yürekli adam...
Ömrün bereketli, bahtın açık olsun inşaallah...
30 Ocak 2019 Çarşamba
Kazanılan Zafer, Kazandıklarımızı Kaybettirmesin
Yıllardır futbol sektöründe sürdürülen kötü yönetim tarzına, Eskişehirspor yönetimlerinde yer alanların beceriksizlikleri ve art niyetleri de eklenince yok olma noktasına gelen Eskişehirspor'u yeniden hayata döndüren efsanevi mücadeleyi yürüten herkesi kutlayarak ve şükranlarımızı sunarak söylenecek sözlerimize bir giriş yapalım.
***
Şüphe yoktur ki, Türkiye'nin en sevilen takımı Eskişehirspor'dur.
Kendi kenti dışında çok önemli sayıda taraftarı bulunan tek takım olan Eskişehirspor, rakip taraftarlarca bile sevilen, sempati duyulan bir takımdır. Türkiye'nin bir ucundan bir diğer ucuna kadar ne kadar memleket varsa her memleketin insanı Eskişehirspor'u sever. Bu sebeple de ANADOLU YILDIZI ünvanını almıştır.
***
Hepimizin çok iyi bildiği sebepler dolayısıyla Eskişehirspor bu hallere düştü.
Türk futbol tarihine ''Yaşayan Efsane'' olarak geçen Eskişehirspor özellikle son 2 yıldır zor günler yaşadı.
Eskişehirspor sevdalıları olarak çok acılar çektik.
''Bazen sevin, bazen keder'' türküleri söylerken kederden boğulduk.
Gözyaşlarımızı ''Tükenmiş Nefesler''e armağan ettik.
Ama yılmadık, yıkılmadık...
Direndik...
Türk futbol tarihinin en büyük direniş destanını hep birlikte yazdık.
Tüm futbol camiasının bize acıyan gözlerle baktığı bir dönemde biz savaştık.
Eskişehirspor düşmanlarının kuytu köşelerde ellerini ovuşturarak beklediği makus talihin tecellisini yüreklerimizdeki Eskişehirspor aşkıyla durdurduk.
***
Bu keder dolu süreçte çok büyük kazanımlarımız oldu.
1965 - 1975 arası 10 yıllık dönemden sonra belki de ilk defa Eskişehirspor sevdalıları olarak takımımıza sahip çıkma başarısını gösterdik.
Sevdiğimiz kadar sahip çıkabileceğimizi dost düşman herkese gösterdik.
Bugün itibariyle, Eskişehirspor sevdalıları Eskişehirspor'un tek sahibidir.
Sevdamızı ne çetelere yedirdik, ne de içimizdeki İrlanda uyruklulara!
1965'ten beri yüreklerimizde beslediğimiz bu AŞK bizimdir, bizim kalacak.
***
Bugün çok büyük bir kazandık.
Transfer tahtasının açılması gerçekten mucizevi bir film senaryosu gibi.
Neler oldu, neler yaşandı!?
Belki bir gün bir film senaryosu olarak tüm Türkiye ile birlikte biz de öğreniriz bu süreçte yaşananları.
Ancak hepimizin bildiği kazanımlarımız var ki, bence bu kazanımlar transfer tahtasının açılmasından bile önemlidir.
Aylar öncesinde Nefer tribün lideri Murat Diri, Eskişehirspor Taraftar Komitesi'nin kurulmasına öncülük ederek, YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR mücadelemizin meşalesini yakmıştı. Murat Diri ile birlikte ön saflarda bu kutlu mücadeleye önderlik eden Altes tribün lideri Erkan Koca Taraftar Komitesi vasıtasıyla çok önemli işler başardılar. Arkasından gelen İcra Kurulu ve bu isimlere eklenen Selim Demircioğlu ve Mehmet Şimşek de en büyük kazanımlarımız arasına girdiler.
***
Teknik Direktörümüz Fuat Çapa bizlerin direniş mücadelesine bizden biri olarak katıldı. Bu mücadeleye önderlik etti, komutanlık yaptı. Alınan olağanüstü kongre kararıyla karşılaştığımız manzara benim açımdan çok çok önemliydi. Son olağanüstü kongrenin Divan Heyeti'nde taraftar vardı. Eskişehirspor sevdalıları vardı. Daha düne kadar kongre salonlarına bile alınmayan Eskişehirspor sevdalıları bugün genel kurulu yönetiyordu.
***
Yeni üye olmam sebebiyle oy kullanma hakkım olmamasına rağmen bu kongreye katıldım. Kongre salonundaki herkes farklı hesaplar yaparken ben bacak bacak üstüne attım ve Divan Heyeti'ni izledim büyük bir keyifle. Benim için kongre Divan Heyeti'nin oluşmasıyla sonuçlanmıştı ve biz Eskişehirspor sevdalıları büyük bir zafer kazanmıştık.
Divan Kurulu'na listeler verildi.
Eskişehirspor sevdalısı Divan Başkanı Murat Diri listeleri okurken bir zafer daha kazandığımızı gördüm. Her iki listede de Eskişehirspor sevdalısı isimler vardı!
Seçime gitmeden kazanmıştık!
***
Bugün transfer tahtamızı açmanın vermiş olduğu zafer serhoşluğu elde ettiğimiz bu kazanımları yok etmemelidir. Mücadele yeni başlıyor. İlk cephede kazandığımız zaferi köhnemiş zihniyetlerden kurtulma mücadelemizin meşalesi olarak elimizden düşürmeyelim.
Biz, birlik ve beraberliğimizi koruduğumuz sürece ESKİŞEHİRSPOR YAŞAYACAKTIR!
***
Şüphe yoktur ki, Türkiye'nin en sevilen takımı Eskişehirspor'dur.
Kendi kenti dışında çok önemli sayıda taraftarı bulunan tek takım olan Eskişehirspor, rakip taraftarlarca bile sevilen, sempati duyulan bir takımdır. Türkiye'nin bir ucundan bir diğer ucuna kadar ne kadar memleket varsa her memleketin insanı Eskişehirspor'u sever. Bu sebeple de ANADOLU YILDIZI ünvanını almıştır.
***
Hepimizin çok iyi bildiği sebepler dolayısıyla Eskişehirspor bu hallere düştü.
Türk futbol tarihine ''Yaşayan Efsane'' olarak geçen Eskişehirspor özellikle son 2 yıldır zor günler yaşadı.
Eskişehirspor sevdalıları olarak çok acılar çektik.
''Bazen sevin, bazen keder'' türküleri söylerken kederden boğulduk.
Gözyaşlarımızı ''Tükenmiş Nefesler''e armağan ettik.
Ama yılmadık, yıkılmadık...
Direndik...
Türk futbol tarihinin en büyük direniş destanını hep birlikte yazdık.
Tüm futbol camiasının bize acıyan gözlerle baktığı bir dönemde biz savaştık.
Eskişehirspor düşmanlarının kuytu köşelerde ellerini ovuşturarak beklediği makus talihin tecellisini yüreklerimizdeki Eskişehirspor aşkıyla durdurduk.
***
Bu keder dolu süreçte çok büyük kazanımlarımız oldu.
1965 - 1975 arası 10 yıllık dönemden sonra belki de ilk defa Eskişehirspor sevdalıları olarak takımımıza sahip çıkma başarısını gösterdik.
Sevdiğimiz kadar sahip çıkabileceğimizi dost düşman herkese gösterdik.
Bugün itibariyle, Eskişehirspor sevdalıları Eskişehirspor'un tek sahibidir.
Sevdamızı ne çetelere yedirdik, ne de içimizdeki İrlanda uyruklulara!
1965'ten beri yüreklerimizde beslediğimiz bu AŞK bizimdir, bizim kalacak.
***
Bugün çok büyük bir kazandık.
Transfer tahtasının açılması gerçekten mucizevi bir film senaryosu gibi.
Neler oldu, neler yaşandı!?
Belki bir gün bir film senaryosu olarak tüm Türkiye ile birlikte biz de öğreniriz bu süreçte yaşananları.
Ancak hepimizin bildiği kazanımlarımız var ki, bence bu kazanımlar transfer tahtasının açılmasından bile önemlidir.
Aylar öncesinde Nefer tribün lideri Murat Diri, Eskişehirspor Taraftar Komitesi'nin kurulmasına öncülük ederek, YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR mücadelemizin meşalesini yakmıştı. Murat Diri ile birlikte ön saflarda bu kutlu mücadeleye önderlik eden Altes tribün lideri Erkan Koca Taraftar Komitesi vasıtasıyla çok önemli işler başardılar. Arkasından gelen İcra Kurulu ve bu isimlere eklenen Selim Demircioğlu ve Mehmet Şimşek de en büyük kazanımlarımız arasına girdiler.
***
Teknik Direktörümüz Fuat Çapa bizlerin direniş mücadelesine bizden biri olarak katıldı. Bu mücadeleye önderlik etti, komutanlık yaptı. Alınan olağanüstü kongre kararıyla karşılaştığımız manzara benim açımdan çok çok önemliydi. Son olağanüstü kongrenin Divan Heyeti'nde taraftar vardı. Eskişehirspor sevdalıları vardı. Daha düne kadar kongre salonlarına bile alınmayan Eskişehirspor sevdalıları bugün genel kurulu yönetiyordu.
***
Yeni üye olmam sebebiyle oy kullanma hakkım olmamasına rağmen bu kongreye katıldım. Kongre salonundaki herkes farklı hesaplar yaparken ben bacak bacak üstüne attım ve Divan Heyeti'ni izledim büyük bir keyifle. Benim için kongre Divan Heyeti'nin oluşmasıyla sonuçlanmıştı ve biz Eskişehirspor sevdalıları büyük bir zafer kazanmıştık.
Divan Kurulu'na listeler verildi.
Eskişehirspor sevdalısı Divan Başkanı Murat Diri listeleri okurken bir zafer daha kazandığımızı gördüm. Her iki listede de Eskişehirspor sevdalısı isimler vardı!
Seçime gitmeden kazanmıştık!
***
Bugün transfer tahtamızı açmanın vermiş olduğu zafer serhoşluğu elde ettiğimiz bu kazanımları yok etmemelidir. Mücadele yeni başlıyor. İlk cephede kazandığımız zaferi köhnemiş zihniyetlerden kurtulma mücadelemizin meşalesi olarak elimizden düşürmeyelim.
Biz, birlik ve beraberliğimizi koruduğumuz sürece ESKİŞEHİRSPOR YAŞAYACAKTIR!
13 Ağustos 2018 Pazartesi
BİZİM ÇOCUKLAR
Yüreklerine giydirdikleri şanlı Eskişehirspor formasının hakkını sonuna kadar veren ''Bizim Çocuklar''... Henüz hayatlarının baharında Türk Futbolu'nun ''YAŞAYAN EFSANE''si Eskişehirspor'u Giresun Atatürk Stadı'nda layıkıyla temsil eden ''Bizim Çocuklar''...
***
Atanmışları, seçilmişleri ve işadamları tarafından ''YOK SAYILAN'' Eskişehir'in en büyük MARKASI, Eskişehirspor'u onuruyla var eden ''Bizim Çocuklar''...
Eskişehir'in çocukları...
Eskişehirspor'un çocukları...
ESES sevdalılarının çocukları...
Eskişehirspor'un çocukları...
ESES sevdalılarının çocukları...
***
Bir kere daha yenildik ve biz bir kere daha sevindik yenilirken...
Armamızın onurunu koruyan çocuklar...
''Bizim Çocuklar'' hepinizi alınlarınızdan öpüyorum...
Armamızın onurunu koruyan çocuklar...
''Bizim Çocuklar'' hepinizi alınlarınızdan öpüyorum...
GİRESUN'A YAKIŞMIYOR!
Geçtiğimiz sezon Giresunspor - Eskişehirspor maçı sonrasında Giresun yerel medyasında atılan küfürlü manşet ve dün oynanan maçta tribünlerden edilen küfürler, hakaretler ve Eskişehirsporlu genç oyunculara atılan su şişeleri Giresun kentine yakışmayan görüntülerdi...
Geçtiğimiz sezon Giresunspor - Eskişehirspor maçı sonrasında Giresun yerel medyasında atılan küfürlü manşet ve dün oynanan maçta tribünlerden edilen küfürler, hakaretler ve Eskişehirsporlu genç oyunculara atılan su şişeleri Giresun kentine yakışmayan görüntülerdi...
***
Rakibiniz yaşadığı zor günler dolayısıyla sahaya 21 yaş altı takımıyla çıkıyor.
Yani 18 - 20 yaş ortalamasında olan gençler...
Hayatlarının baharında ilk kez böylesine bir mücadele için sahaya çıkıyorlar.
Tecrübeli oyunculardan kurulu Giresunspor, futbol adına rakibinden çok kötü olmasına rağmen, genç oyuncuların çok basit bireysel hataları sonucunda takımın 3-1 galip ve sen rakip takıma sürekli küfür ediyorsun, Eskişehirsporlu genç oyunculara su şişesi atıyorsun...
Yani 18 - 20 yaş ortalamasında olan gençler...
Hayatlarının baharında ilk kez böylesine bir mücadele için sahaya çıkıyorlar.
Tecrübeli oyunculardan kurulu Giresunspor, futbol adına rakibinden çok kötü olmasına rağmen, genç oyuncuların çok basit bireysel hataları sonucunda takımın 3-1 galip ve sen rakip takıma sürekli küfür ediyorsun, Eskişehirsporlu genç oyunculara su şişesi atıyorsun...
***
Bunun adı ezikliktir.
Bunun adı acizliktir.
Bunun adı terbiyesizliktir.
Maçı kazanan Giresunspor'un taraftarına yakışan Türk Futbolu'nun yaşayan efsanesi Eskişehirspor'un armasını onurlu bir şekilde temsil eden ancak talihsiz goller yiyerek maçı kaybeden bu çocukları alkışlamak yakışırdı!
Giresunspor taraftarı bu erdemi gösteremedi.
Gösterebilseydi bütün Türkiye de Giresunspor taraftarını alkışlardı...
Ancak yüzde 90'ı Giresunspor'u 2. takımı olarak tutan bu güruh yaptığı bu terbiyesizlikle Giresun kentinin itibarını da ayaklar altına almıştır.
Bunun adı acizliktir.
Bunun adı terbiyesizliktir.
Maçı kazanan Giresunspor'un taraftarına yakışan Türk Futbolu'nun yaşayan efsanesi Eskişehirspor'un armasını onurlu bir şekilde temsil eden ancak talihsiz goller yiyerek maçı kaybeden bu çocukları alkışlamak yakışırdı!
Giresunspor taraftarı bu erdemi gösteremedi.
Gösterebilseydi bütün Türkiye de Giresunspor taraftarını alkışlardı...
Ancak yüzde 90'ı Giresunspor'u 2. takımı olarak tutan bu güruh yaptığı bu terbiyesizlikle Giresun kentinin itibarını da ayaklar altına almıştır.
BU ÇOCUKLARIN HAKKI ÖDENMEZ!
21 Yaş altı 21 çocuk...
Bıyıkları yen terlemeye başlamış, hayalleri ve umutlarıyla yatıp kalkan idealist gençler...
Henüz bu yaşta onurlu bir görev aldılar...
Eskişehirspor gibi, Türk futbolunun temel taşlarından olan bir devin geçirdiği zor günlerde onbinlerce sevdalı yüreğin sevgilisi ESES ARMASI'nı onurlarıyla taşıdılar...
21 Yaş altı 21 çocuk...
Bıyıkları yen terlemeye başlamış, hayalleri ve umutlarıyla yatıp kalkan idealist gençler...
Henüz bu yaşta onurlu bir görev aldılar...
Eskişehirspor gibi, Türk futbolunun temel taşlarından olan bir devin geçirdiği zor günlerde onbinlerce sevdalı yüreğin sevgilisi ESES ARMASI'nı onurlarıyla taşıdılar...
***
Giresunspor maçının hakemi başta olmak üzere;
Bu çocukara maç boyunca küfür eden ve pey şişe atan Giresunspor taraftarı,
Bu çocukları bu zor günde yalnız bırakan, taşıdıkları formanın asaletini görmezden gelerek Eskişehirspor'u bu durumlara düşüren yöneticiler,
Eskişehirspor'un içine düştüğü bataktan çıkarmak için kılını dahi kıpırdatmayan, belediye başkanları, milletvekilleri ve tüm siyasileri...
Bu çocukara maç boyunca küfür eden ve pey şişe atan Giresunspor taraftarı,
Bu çocukları bu zor günde yalnız bırakan, taşıdıkları formanın asaletini görmezden gelerek Eskişehirspor'u bu durumlara düşüren yöneticiler,
Eskişehirspor'un içine düştüğü bataktan çıkarmak için kılını dahi kıpırdatmayan, belediye başkanları, milletvekilleri ve tüm siyasileri...
***
Ve Eskişehirspor'un düştüğü bu darboğazda üç maymunu oynayan, ölü balık taklidi yapan, Eskişehir'in kaymağını yiyen ama Eskişehir'in en büyük markasını yok sayan herkes...
Bu çocukların hakkı ödenmez!
Bu çocukların formalarını ıslattıkları her bir damla ter alayınızdan hesap soracak unutmayın!
MURAT DİRİ'den MESAJ VAR!
13 Ağustos 2018...
Saat 08:14...
Eskişehirspor Taraftar Komitesi watsapp grubuna bir mesaj düştü...
Mesaj Murat Diri'den...
Nefer Grubu reisi ve Taraftar Birliği başkanı Murat Diri...
Aynı zamanda Eskişehirspor Taraftar Komitesi kurucusu...
Mesaj aynen şöyle:
''[08:14, 13.8.2018] Murat Diri: Abilerim bu hafta biraz fazla koşturalım. Bu hafta da olmazsa transfer ettiklerimiz de gidecek
[08:15, 13.8.2018] Murat Diri: Biz hala yoldayız. Bir şeyler düşünüp harekete geçelim. Öğleden sonra başlayalım birşeylere''
13 Ağustos 2018...
Saat 08:14...
Eskişehirspor Taraftar Komitesi watsapp grubuna bir mesaj düştü...
Mesaj Murat Diri'den...
Nefer Grubu reisi ve Taraftar Birliği başkanı Murat Diri...
Aynı zamanda Eskişehirspor Taraftar Komitesi kurucusu...
Mesaj aynen şöyle:
''[08:14, 13.8.2018] Murat Diri: Abilerim bu hafta biraz fazla koşturalım. Bu hafta da olmazsa transfer ettiklerimiz de gidecek
[08:15, 13.8.2018] Murat Diri: Biz hala yoldayız. Bir şeyler düşünüp harekete geçelim. Öğleden sonra başlayalım birşeylere''
***
Belki henüz hiç uyumadılar...
Deplasman dönüşündeler...
Henüz evlerine gitmemişler...
Evladıyla eşiyle hasret gidermemiş...
İşyeri ne olacak demiyor..
Deplasman dönüşündeler...
Henüz evlerine gitmemişler...
Evladıyla eşiyle hasret gidermemiş...
İşyeri ne olacak demiyor..
***
Tek düşüncesi var.
Eskişehir'e döner dönmez içinde bulunduğumuz sıkıntıların çözülmesi için hemen harekete geçmek...
Ne yapılacağı da belli değil.
''Düşünelim hemen yapalım'' diyor...
Çoğumuz bu saatlerde uyuyorduk.
Ya da evimizde eşimizle çocuklarımızla kahvaltı yapıyorduk...
Ya da bir börekçide, belki tatil yaptığımız otelin klimalı odasında kahvaltımızı bekliyorduk...
Eskişehir'e döner dönmez içinde bulunduğumuz sıkıntıların çözülmesi için hemen harekete geçmek...
Ne yapılacağı da belli değil.
''Düşünelim hemen yapalım'' diyor...
Çoğumuz bu saatlerde uyuyorduk.
Ya da evimizde eşimizle çocuklarımızla kahvaltı yapıyorduk...
Ya da bir börekçide, belki tatil yaptığımız otelin klimalı odasında kahvaltımızı bekliyorduk...
***
Ama onlar onca yorgunluğa rağmen döner dönmez bir şeyler yapabilmenin telaşında...
Allah razı olsun...
Eskişehirspor Taraftar Komitesi'nde bu ruhla mücadele veren herkesten Allah razı olsun ve Allah yar ve yardımcıları olsun...
Allah razı olsun...
Eskişehirspor Taraftar Komitesi'nde bu ruhla mücadele veren herkesten Allah razı olsun ve Allah yar ve yardımcıları olsun...
24 Temmuz 2018 Salı
Eskişehirspor Taraftar Komitesi
Yıllardır süren yönetimsel hataların sonucunda kötü günler geçiren Eskişehirspor camiasında adeta ufuktan doğan bir güneş gibi taptaze umutların habercisi olan bir oluşum ortaya çıktı: ESKİŞEHİRSPOR TARAFTAR KOMİTESİ...
Tıpkı kuruluş yıllarında olduğu gibi...
Tıpkı 1965 Ruhu gibi...
Tıpkı Dr. Aziz Bolel'in etrafında kenetlenilen efsane dönem gibi...
Tıpkı Eskişehirspor'un futbolda devrimler yaptığı dönemdeki gibi...
Tüm kenti, kadın - erkek, genç - yaşlı, zengin - fakir demeden ortak sevdamız Eskişehirspor için harekete geçirmek için oluşturulan bu komite daha kurulduğu anda icraatlarına başladı.
Allah utandırmasın, Eskişehirspor'un makus talihinin yıkılışına vesile olsun inşaallah...
***
Bizler;
''Türkiye'de bir takım tutulur, bir de Eskişehirspor'a aşık olunur'' diyerek sevdalandık Eskişehirspor'a...
''Aşk varsa; adı ESKİŞEHİRSPOR, renkleri SİYAH - KIRMIZI'dır'' dedik ve kutlu bir sevdanın ateşine attık yüreklerimizi...
Yıllar süren ayrılıktan sonra çıktığımız süper denilen ligte Halil Ünal döneminde yine eski günlerde olduğu gibi İstanbul takımlarının korkulu rüyası olduk, yeniden şampiyonluk şarkıları söylemeye başladık.
Ancak olmadı...
Halil Ünal sonrası dönemde muazzam derecedeki hatalar ile yeniden düşüşe geçtik ve bugün kurtulmaya çalıştığımız bataklığın içinde debelendik durduk...
Umutlarımız tükenmese azalmıştı...
Takımın transfer yasağı var...
Mevcut oyuncuların bile paraları zor bela ödeniyor...
Küme düşme korkularıyla bir sezon atlattık...
***
Bugün yeni bir sezonun eşiğindeyiz.
Halil Ünal yeniden görev başında.
Ancak sıkıntılar öyle sihirli değnek ile çözülecek kadar basit değil...
Şehrin ileri gelenleri;
GÖRMÜYOR!
DUYMUYOR!
KONUŞMUYOR!
Herkes suskun, herkes köşe bucak kaçıyor...
İçerde, dışarda, uzakta, yakında, karda, yağmurda...
Hemen her yer ve durumda takımını yalnız bırakmayan çilekeş ve vefalı Eskişehirspor sevdalıları bir kere daha ''O SENE BU SENE'' diyerek kendini ateşe atıyor sevdası uğruna...
Bir adam var...
Seversiniz ya da sevmezsiniz hiç önemli değil...
Fikirleriniz uyuşur ya da uyuşmaz, bununda önemi yok...
Bu adam öyle bir meşale yaktı ki, belki Eskişehirspor'un son derece karanlık olan tüm geleceği bu meşale ile aydınlanacak...
***
Murat Diri...
Evet, Nefer grubunun lideri ve Eskişehirspor Taraftar Birliği'nin başkanı...
Dr. Aziz Bolel'in tüm kent halkına seslenirken söylediği ''Eskişehir'de bir fabrika kurar gibi Eskişehirspor'u kuracağız'' sözlerinin devamı niteliğinde ''Eskişehir'in en büyük markasını BİZ yaşatacağız'' dedi ve Eskişehirspor Taraftar Komitesi'nin kuruluşunu açıkladı.
Lütfettiler bizi de aldılar bu komiteye.
hayatımız boyunca kazandığımız en büyük şeref nişanelerinden biridir bu komitenin bir ğyesi olabilmek...
Murat Diri'nin yaktığı meşale ile nice ESES sevdalısı gönüldaşımız günlerdir büyük bir çabanın içinde...
Sabahın erken saatlerinden gecenin geç saatlerine kadar süren bir çalışma temposu...
Ziyaretler, basın toplantıları, olanlar, programlar...
***
Efendiler öyle basit bir hal değil bu...
Her gün, işinizi gücünüzü bırakıp, kutlu bir görevi yerine getireceksiniz...
Gün boyu işyerinize uğramadan Eskişehirspor'a kaynak bulma derdine düşeceksiniz...
Geç vakit eve gittiğinizde evladınız çoktan uyumuş olacak...
Çoğu zaman yemek yemeyi bile unutacaksınız...
Bir ziyaretten bir başka ziyarete giderken yolda arkadaşınızın selam verdiğini bile farkedemeyecek kadar kafanız Eskişehirspor ile dopdolu olacak...
Kolay bir durum değil bu...
Bu komite çok önemlidir!..
Eskişehirspor'un geleceğidir bu komite!..
Bu komitenin başarılı olarak, Eskişehirspor'un makus talihinin yenilmesi adına tüm özel yaşamlarını bir kenara bırakarak; her gün, her an sadece Eskişehirspor için mücadele veren Murat Diri ve Erkan Koca başta olmak üzere tüm komite üyelerine saygı ve muhabbetlerimi sunuyorum.
***
Bu komiteye destek olmak şu an her türlü kişisel düşünce ve duygunun üzerindedir.
Bu komiteye destek olmak Eskişehirspor'un yeniden 1965 Ruhu'na kavuşmasına destek olmaktır!
Bu komiteye destek olmak, Necdet Yıldırım'ın, Sinan Alağaç'ın, Ediz Bahtiyaroğlu'nun anısına sahip çıkmaktır...
Bu komiteye destek olmak, Eskişehirspor'un geleceğine ışık tutmaktır...
Bu komiteye destek olmak, Yeniden Büyük Eskişehirspor idealimizin gerçekleşmesine katkı sağlamaktır.
Bu komiteye destek olmak, Yüksek Eskişehirsporluluk Bilinci'nin 1 numaralı kuralıdır...
Bu komiteye destek olmak, Eskişehirspor'u sevdiğimiz kadar sahip çıkabilmektir...
Bu komiteye destek olmak, kutlu sevdamızın yeniden Bizansa korku salmasıdır...
***
Nasıl destek oluruz!?
En önemli destek, manevi destek...
Bu komitenin başarısını istemek, başarısı için dua etmek en güzel manevi destek...
Bununla beraber, komitenin çalışmalarını sosyal medya hesaplarımızda paylaşmak...
Komitenin ziyaretleriyle kulübümüze destek olanları en azından sosyal medya hesaplarımız üzerinden onura edelim ki; kentimizin tamamında bir teşvik rüzgarı estirelim...
Komitenin ziyaretleri dolayısıyla kulübümüze destek olanları onure edelim ki, kentin tüm dinamikleri komite vasıtasıyla kulübümüze destek olsun ve kulübümüz bu karanlık günlerden aydınlık yarınlara kavuşsun...
Daha fazla mı destek olmak istiyorsunuz!?
Komitemizin öncülerini hepiniz tanıyorsunuz...
Bir telefon edin, bir mesaj yazın yeter...
Çevrenizdeki işadamları, esnaflar, bürokratlar, seçilmişler, atanmışlar...
Her kim varsa onların da kulübümüze destek olmasını sağlayın ve komite üyeleri ile bağlantı kurarak bu desteklerinin gerçekleşmesi için ziyaret yapılmasını isteyin...
Hiç bir şey yapamıyorsak;
Büyük bir fedakarlık örneği sergileyen bu arkadaşlarımıza bir teşekkür edin!!!
***
Başta Murat Diri olmak üzere bu komitede zerre emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Sağolun, varolun...
Tıpkı kuruluş yıllarında olduğu gibi...
Tıpkı 1965 Ruhu gibi...
Tıpkı Dr. Aziz Bolel'in etrafında kenetlenilen efsane dönem gibi...
Tıpkı Eskişehirspor'un futbolda devrimler yaptığı dönemdeki gibi...
Tüm kenti, kadın - erkek, genç - yaşlı, zengin - fakir demeden ortak sevdamız Eskişehirspor için harekete geçirmek için oluşturulan bu komite daha kurulduğu anda icraatlarına başladı.
Allah utandırmasın, Eskişehirspor'un makus talihinin yıkılışına vesile olsun inşaallah...
***
Bizler;
''Türkiye'de bir takım tutulur, bir de Eskişehirspor'a aşık olunur'' diyerek sevdalandık Eskişehirspor'a...
''Aşk varsa; adı ESKİŞEHİRSPOR, renkleri SİYAH - KIRMIZI'dır'' dedik ve kutlu bir sevdanın ateşine attık yüreklerimizi...
Yıllar süren ayrılıktan sonra çıktığımız süper denilen ligte Halil Ünal döneminde yine eski günlerde olduğu gibi İstanbul takımlarının korkulu rüyası olduk, yeniden şampiyonluk şarkıları söylemeye başladık.
Ancak olmadı...
Halil Ünal sonrası dönemde muazzam derecedeki hatalar ile yeniden düşüşe geçtik ve bugün kurtulmaya çalıştığımız bataklığın içinde debelendik durduk...
Umutlarımız tükenmese azalmıştı...
Takımın transfer yasağı var...
Mevcut oyuncuların bile paraları zor bela ödeniyor...
Küme düşme korkularıyla bir sezon atlattık...
***
Bugün yeni bir sezonun eşiğindeyiz.
Halil Ünal yeniden görev başında.
Ancak sıkıntılar öyle sihirli değnek ile çözülecek kadar basit değil...
Şehrin ileri gelenleri;
GÖRMÜYOR!
DUYMUYOR!
KONUŞMUYOR!
Herkes suskun, herkes köşe bucak kaçıyor...
İçerde, dışarda, uzakta, yakında, karda, yağmurda...
Hemen her yer ve durumda takımını yalnız bırakmayan çilekeş ve vefalı Eskişehirspor sevdalıları bir kere daha ''O SENE BU SENE'' diyerek kendini ateşe atıyor sevdası uğruna...
Bir adam var...
Seversiniz ya da sevmezsiniz hiç önemli değil...
Fikirleriniz uyuşur ya da uyuşmaz, bununda önemi yok...
Bu adam öyle bir meşale yaktı ki, belki Eskişehirspor'un son derece karanlık olan tüm geleceği bu meşale ile aydınlanacak...
***
Murat Diri...
Evet, Nefer grubunun lideri ve Eskişehirspor Taraftar Birliği'nin başkanı...
Dr. Aziz Bolel'in tüm kent halkına seslenirken söylediği ''Eskişehir'de bir fabrika kurar gibi Eskişehirspor'u kuracağız'' sözlerinin devamı niteliğinde ''Eskişehir'in en büyük markasını BİZ yaşatacağız'' dedi ve Eskişehirspor Taraftar Komitesi'nin kuruluşunu açıkladı.
Lütfettiler bizi de aldılar bu komiteye.
hayatımız boyunca kazandığımız en büyük şeref nişanelerinden biridir bu komitenin bir ğyesi olabilmek...
Murat Diri'nin yaktığı meşale ile nice ESES sevdalısı gönüldaşımız günlerdir büyük bir çabanın içinde...
Sabahın erken saatlerinden gecenin geç saatlerine kadar süren bir çalışma temposu...
Ziyaretler, basın toplantıları, olanlar, programlar...
***
Efendiler öyle basit bir hal değil bu...
Her gün, işinizi gücünüzü bırakıp, kutlu bir görevi yerine getireceksiniz...
Gün boyu işyerinize uğramadan Eskişehirspor'a kaynak bulma derdine düşeceksiniz...
Geç vakit eve gittiğinizde evladınız çoktan uyumuş olacak...
Çoğu zaman yemek yemeyi bile unutacaksınız...
Bir ziyaretten bir başka ziyarete giderken yolda arkadaşınızın selam verdiğini bile farkedemeyecek kadar kafanız Eskişehirspor ile dopdolu olacak...
Kolay bir durum değil bu...
Bu komite çok önemlidir!..
Eskişehirspor'un geleceğidir bu komite!..
Bu komitenin başarılı olarak, Eskişehirspor'un makus talihinin yenilmesi adına tüm özel yaşamlarını bir kenara bırakarak; her gün, her an sadece Eskişehirspor için mücadele veren Murat Diri ve Erkan Koca başta olmak üzere tüm komite üyelerine saygı ve muhabbetlerimi sunuyorum.
***
Bu komiteye destek olmak şu an her türlü kişisel düşünce ve duygunun üzerindedir.
Bu komiteye destek olmak Eskişehirspor'un yeniden 1965 Ruhu'na kavuşmasına destek olmaktır!
Bu komiteye destek olmak, Necdet Yıldırım'ın, Sinan Alağaç'ın, Ediz Bahtiyaroğlu'nun anısına sahip çıkmaktır...
Bu komiteye destek olmak, Eskişehirspor'un geleceğine ışık tutmaktır...
Bu komiteye destek olmak, Yeniden Büyük Eskişehirspor idealimizin gerçekleşmesine katkı sağlamaktır.
Bu komiteye destek olmak, Yüksek Eskişehirsporluluk Bilinci'nin 1 numaralı kuralıdır...
Bu komiteye destek olmak, Eskişehirspor'u sevdiğimiz kadar sahip çıkabilmektir...
Bu komiteye destek olmak, kutlu sevdamızın yeniden Bizansa korku salmasıdır...
***
Nasıl destek oluruz!?
En önemli destek, manevi destek...
Bu komitenin başarısını istemek, başarısı için dua etmek en güzel manevi destek...
Bununla beraber, komitenin çalışmalarını sosyal medya hesaplarımızda paylaşmak...
Komitenin ziyaretleriyle kulübümüze destek olanları en azından sosyal medya hesaplarımız üzerinden onura edelim ki; kentimizin tamamında bir teşvik rüzgarı estirelim...
Komitenin ziyaretleri dolayısıyla kulübümüze destek olanları onure edelim ki, kentin tüm dinamikleri komite vasıtasıyla kulübümüze destek olsun ve kulübümüz bu karanlık günlerden aydınlık yarınlara kavuşsun...
Daha fazla mı destek olmak istiyorsunuz!?
Komitemizin öncülerini hepiniz tanıyorsunuz...
Bir telefon edin, bir mesaj yazın yeter...
Çevrenizdeki işadamları, esnaflar, bürokratlar, seçilmişler, atanmışlar...
Her kim varsa onların da kulübümüze destek olmasını sağlayın ve komite üyeleri ile bağlantı kurarak bu desteklerinin gerçekleşmesi için ziyaret yapılmasını isteyin...
Hiç bir şey yapamıyorsak;
Büyük bir fedakarlık örneği sergileyen bu arkadaşlarımıza bir teşekkür edin!!!
***
Başta Murat Diri olmak üzere bu komitede zerre emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Sağolun, varolun...
17 Mart 2018 Cumartesi
Kara&Kızıl Sevda'nın Gözyaşları
Bir sevda düşünün!
Aşık var maşuk yok!
Onbinlerce yürek sevdalanmış, bedensiz bir ruha...
Bindokuzyüzaltmışbeş'ten bu yana yüreklerde yanan bir ateş.
Ne vuslatı var, ne de hasreti.
Her daim yanıbaşımızda her daim ötelerden ötede.
Saçları siyah ise, gözleri Kırmızı,
Gözleri Siyah ise, hilal kaşları siyah...
Adı;
Anadolu Yıldızı
Adı;
Kırmızı Şimşekler
Adı;
Eskişehirspor!
***
Sizlerle paylaştığımız fotoğraftaki ADAM'a iyi bakın!
Bir aşıklar ordusunun lideri.
NEFERlerin reisi!
Bu adama sorun;
Kaç kere böyle yenilmiş!?
Kaç kere böyle yıkılmış!?
Kaç kere böyle ağlamış!?
Kaç kere böyle tükenmiş!?
Kaç kere böyle isyan etmiş!?
Hangi zorluk onu böylesine yıkabilmiş!?
Hangi acı ona böylesine yürekten gözyaşı döktürebilmiş!?
Hangi puşt zümresi onu böylesi hallere sokabilmiş!?
Hangi kumpas onu böylesine naçar bırakabilmiş!?
***
Bu ADAM Murat Diri!
Hayatın tüm zorlukları, tüm kahpelikleri, tüm acıları bir araya gelse onu böylesine yıldıramaz, böylesine yıkamaz, böylesine gözyaşı döktüremezdi.
Onu bu hallere sokan, onbinlerce sevdalı yüreğin ateşi, ESKİŞEHİRSPOR sevdasıdır.
İşte böyledir bu sevda.
Sevgili Murat Diri'yi bu vaziyette görünce, İstanbul'da Vefa Stadı'nda Eskişehirspor sevdam için döktüğüm ilk gözyaşlarımın dinmeyen sızısı nüksetti yüreğimde.
Sanki halen yanaklarımdan süzülüyor o gözyaşları.
Biz Eskişehir Atatürk Stadı'na ''Kutlu Mabet'' derken boş lakırdı etmiyorduk.
Nice sevdalı yürekten akan gözyaşları ile kutsandı o stadyum!
Nice acılarımız, nice umutlarımız, nice kahroluşlarımız halen oralardadır!
***
Eskişehirspor'u yönetenler!
Eskişehirspor'dan ekmek yiyenler!
Eskişehirspor'da forma giyenler!
Unutmayın bu gözyaşlarını!
Bu gözyaşlarımızın ahını almayın!
Umutlarımızın,
Sevdamızın,
Tükenişlerimizin,
Dirilişlermizin,
BaşKaldırıŞlarımızın,
İsyanlarımızın,
Teslimiyetlerimizin,
Lafın özü Eskişehirspor aşkımızın ahını almayın!
Çıkar aheste aheste!
***
Sevdamızın başını öne eğdirenler elbette bunun vebalini öderler.
Biz nice yenilgiler yaşadık, nice hayal kırıklıklar yaşadık!
Hiç birinde başımız öne eğilmedi!
Fakat, ruhsuzca bu kutlu sevdaya ihanet edildiği vakit gönlümüzün direkleri sızlıyor!
Gün gelecek, güneş doğacak!
Ve 1965 Ruhu ile bu kutlu sevdanın peşinde koşanlar, YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR idealimizi gerçekleitirecektir.
Başımızı öne eğmeyelim reis!
Biz dik başlı değil; Anadolu'nun Başı Dik Evlatlarıyız!
YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR!
YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR SEVDAMIZ!
Aşık var maşuk yok!
Onbinlerce yürek sevdalanmış, bedensiz bir ruha...
Bindokuzyüzaltmışbeş'ten bu yana yüreklerde yanan bir ateş.
Ne vuslatı var, ne de hasreti.
Her daim yanıbaşımızda her daim ötelerden ötede.
Saçları siyah ise, gözleri Kırmızı,
Gözleri Siyah ise, hilal kaşları siyah...
Adı;
Anadolu Yıldızı
Adı;
Kırmızı Şimşekler
Adı;
Eskişehirspor!
***
Sizlerle paylaştığımız fotoğraftaki ADAM'a iyi bakın!
Bir aşıklar ordusunun lideri.
NEFERlerin reisi!
Bu adama sorun;
Kaç kere böyle yenilmiş!?
Kaç kere böyle yıkılmış!?
Kaç kere böyle ağlamış!?
Kaç kere böyle tükenmiş!?
Kaç kere böyle isyan etmiş!?
Hangi zorluk onu böylesine yıkabilmiş!?
Hangi acı ona böylesine yürekten gözyaşı döktürebilmiş!?
Hangi puşt zümresi onu böylesi hallere sokabilmiş!?
Hangi kumpas onu böylesine naçar bırakabilmiş!?
***
Bu ADAM Murat Diri!
Hayatın tüm zorlukları, tüm kahpelikleri, tüm acıları bir araya gelse onu böylesine yıldıramaz, böylesine yıkamaz, böylesine gözyaşı döktüremezdi.
Onu bu hallere sokan, onbinlerce sevdalı yüreğin ateşi, ESKİŞEHİRSPOR sevdasıdır.
İşte böyledir bu sevda.
Sevgili Murat Diri'yi bu vaziyette görünce, İstanbul'da Vefa Stadı'nda Eskişehirspor sevdam için döktüğüm ilk gözyaşlarımın dinmeyen sızısı nüksetti yüreğimde.
Sanki halen yanaklarımdan süzülüyor o gözyaşları.
Biz Eskişehir Atatürk Stadı'na ''Kutlu Mabet'' derken boş lakırdı etmiyorduk.
Nice sevdalı yürekten akan gözyaşları ile kutsandı o stadyum!
Nice acılarımız, nice umutlarımız, nice kahroluşlarımız halen oralardadır!
***
Eskişehirspor'u yönetenler!
Eskişehirspor'dan ekmek yiyenler!
Eskişehirspor'da forma giyenler!
Unutmayın bu gözyaşlarını!
Bu gözyaşlarımızın ahını almayın!
Umutlarımızın,
Sevdamızın,
Tükenişlerimizin,
Dirilişlermizin,
BaşKaldırıŞlarımızın,
İsyanlarımızın,
Teslimiyetlerimizin,
Lafın özü Eskişehirspor aşkımızın ahını almayın!
Çıkar aheste aheste!
***
Sevdamızın başını öne eğdirenler elbette bunun vebalini öderler.
Biz nice yenilgiler yaşadık, nice hayal kırıklıklar yaşadık!
Hiç birinde başımız öne eğilmedi!
Fakat, ruhsuzca bu kutlu sevdaya ihanet edildiği vakit gönlümüzün direkleri sızlıyor!
Gün gelecek, güneş doğacak!
Ve 1965 Ruhu ile bu kutlu sevdanın peşinde koşanlar, YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR idealimizi gerçekleitirecektir.
Başımızı öne eğmeyelim reis!
Biz dik başlı değil; Anadolu'nun Başı Dik Evlatlarıyız!
YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR!
YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR SEVDAMIZ!
30 Ağustos 2012 Perşembe
Murat Diri'nin ne olduğunu anlayanlar beri gelsin bakalım...
29 Ağustos 2012 tarihinde Eskişehirspor camiası olarak korkunç bir iftira ile karşı karşıya kaldık. Eskişehirspor tribünlerinin en önemli gurubu olan NEFER gurubu lideri Murat Diri gözaltına alındı. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her vatandaş gibi O da herhangi bir olaydan dolayı gözaltına alınabilir elbette. Yapılan sorgulama ve tahkikat neticesinde ise, suçsuz bulunarak serbest bırakılmış olabilir. Bu da gayet doğal bir durum. Buraya kadar bizi üzmesinden öteye bir sıkıntı yok.
***
Bizi asıl sıkıntıya sokan durum emniyet tarafından basına sızdırılan suçlamalar. Bu suçlamalardan ikisine gülüp geçtik. Neymiş efendim Murat Diri konumunu güçlendirmek amacıyla Nefer'i kullanıp maç öncelerinde olaylar çıkartarak milletin gözünü korkutup konumunu güçlendirmek istiyormuş. Bu tamamen bir masal. Kaldı ki Murat Diri böylesine çocuksu bir oyunun içinde olmayacak kadar da güçlüdür zaten.
***
Bir başka suçlama ise, Murat Diri ve Nefer gurubu şehit cenazelerinde halkı kin ve nefret duygularına sürükleyecek eylemler yapıyorlarmış. Provakatif eylemler. Nedir peki bu eylemler?! Halkın cenaze katılması için çağrıda bulunmak, "Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez" sloganı atmak. Bu mudur evet hepsi budur...
Meclisteki malum şahıslar teröristlere "saygılı çocuklar" derler kimsenin kılı kıpırdamaz, ama bu millet şehidine sahip çıkar kodesi boylar. Bu bir gözdağıdır. Bundan sonra kemsi şehit cenazelerine katılmasın diye yapılan bir korkutma planı. Millet evimiz taşlanır korkusuyla balkonuna bayrak asmasın, kodese gireriz korkusuyla şehit cenazesine katılmasın, "kandan besleniyorlar" suçlamasıyla yüz yüze gelmemek için şehidin hakkını korumasın, o.... çocukları da rahat rahat ellerini kollarını sallaya sallaya Mehmetçiklerimizi şehit etsin. Kundaktaki bebeleri bile gözlerini kırpmadan öldürsünler. Teröristlere öldürüldü bile diyemeyen basın ve hükümet şehidinin cenaze namazını kılan vatandaşı kin ve nefret provakatörü olarak suçlayabiliyor.
***
Bir başka suçlama ise, Murat Diri'nin uyuşturucu ticareti yaptığı ve gençleri uyuşturucuya alıştırdığı yönünde. Gençleri bu beladan kurtarmak için yıllardır çabalayan, emniyet ile ortak uyuşturucu panelleri düzenleyen, gençleri namaz kılmaya teşvik eden Murat Diri uyuşturucu ticareti yapıyormuş!!! Vay anasına sayın seyirciler!!!
***
Allah'ın izniyle tüm bu suçlamaların ayrı ayrı masallar olduğunu gördük. Murat Diri kısa bir gözaltı süresinden sonra serbest bırakıldı. Murat Diri'nin gözaltına alınıp sorgulanmasına kadar geçen kısa süre içersinde yüreğimizi yakan bazı yorumlar yapıldı. Eskişehirspor camiası içinden birileri yattıkları pusu nöbetinden uyanmışlar ve linç kampanyasına bıraktıkları yerden devam etmişlerdir. "Murat Diri'nin ve NEFER'in ne olduğunu anladık" diyerek yapılan bu saçma sapan suçlamaların doğruluğunu ilk anda kabullenenler acaba şimdi özür dileme erdemini gösterebilecekler mi!?
***
Emniyetten sızdırılan ve doğruluğunu onaylanmayan suçlamaları gazete sütunlarında tv ekranlarında, internet sitelerinde yayanlar acaba şimdi Murat Diri'nin karşısında yüzlerini kızartacaklar mı!? Seven sevmeyen herkes Murat Diri'nin nasıl biri olduğunu bilir ve bu haber karşısında hemen murat Diri'ye sahip çıkar. Ancak bazı Nefer düşmanları var ki, onlar pusuya yatmış beklerler ve en ufak bir tökezlemede aynen dün olduğu gibi hemen ortaya çıkıp salyalarını akıtarak içlerindeki kin ve nefreti kusarlar.
***
Şunu hiçz kimse unutmasın ki, NEFER Yeniden Büyük Eskişehirsphor idealimizin en büyük savunucusudur ve bu yoldan asla ve asla dönmeyecektir. Belki zaman zaman bitkin düşebiliriz, yorulabiliriz, diz çökebiliriz. Fakat her diz çöküşün ardından ayağa kalkıp dimdik durmasını da biliriz. Ve şunu da bizler çok iyi biliyoruz ki; "ZAFER HER DİZ ÇÖKÜŞÜN ARDINDA AYAĞA KALKABİLENLERİNDİR!"
***
YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR, VAROLSUN NEFER!!!
***
Bizi asıl sıkıntıya sokan durum emniyet tarafından basına sızdırılan suçlamalar. Bu suçlamalardan ikisine gülüp geçtik. Neymiş efendim Murat Diri konumunu güçlendirmek amacıyla Nefer'i kullanıp maç öncelerinde olaylar çıkartarak milletin gözünü korkutup konumunu güçlendirmek istiyormuş. Bu tamamen bir masal. Kaldı ki Murat Diri böylesine çocuksu bir oyunun içinde olmayacak kadar da güçlüdür zaten.
***
Bir başka suçlama ise, Murat Diri ve Nefer gurubu şehit cenazelerinde halkı kin ve nefret duygularına sürükleyecek eylemler yapıyorlarmış. Provakatif eylemler. Nedir peki bu eylemler?! Halkın cenaze katılması için çağrıda bulunmak, "Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez" sloganı atmak. Bu mudur evet hepsi budur...
Meclisteki malum şahıslar teröristlere "saygılı çocuklar" derler kimsenin kılı kıpırdamaz, ama bu millet şehidine sahip çıkar kodesi boylar. Bu bir gözdağıdır. Bundan sonra kemsi şehit cenazelerine katılmasın diye yapılan bir korkutma planı. Millet evimiz taşlanır korkusuyla balkonuna bayrak asmasın, kodese gireriz korkusuyla şehit cenazesine katılmasın, "kandan besleniyorlar" suçlamasıyla yüz yüze gelmemek için şehidin hakkını korumasın, o.... çocukları da rahat rahat ellerini kollarını sallaya sallaya Mehmetçiklerimizi şehit etsin. Kundaktaki bebeleri bile gözlerini kırpmadan öldürsünler. Teröristlere öldürüldü bile diyemeyen basın ve hükümet şehidinin cenaze namazını kılan vatandaşı kin ve nefret provakatörü olarak suçlayabiliyor.
***
Bir başka suçlama ise, Murat Diri'nin uyuşturucu ticareti yaptığı ve gençleri uyuşturucuya alıştırdığı yönünde. Gençleri bu beladan kurtarmak için yıllardır çabalayan, emniyet ile ortak uyuşturucu panelleri düzenleyen, gençleri namaz kılmaya teşvik eden Murat Diri uyuşturucu ticareti yapıyormuş!!! Vay anasına sayın seyirciler!!!
***
Allah'ın izniyle tüm bu suçlamaların ayrı ayrı masallar olduğunu gördük. Murat Diri kısa bir gözaltı süresinden sonra serbest bırakıldı. Murat Diri'nin gözaltına alınıp sorgulanmasına kadar geçen kısa süre içersinde yüreğimizi yakan bazı yorumlar yapıldı. Eskişehirspor camiası içinden birileri yattıkları pusu nöbetinden uyanmışlar ve linç kampanyasına bıraktıkları yerden devam etmişlerdir. "Murat Diri'nin ve NEFER'in ne olduğunu anladık" diyerek yapılan bu saçma sapan suçlamaların doğruluğunu ilk anda kabullenenler acaba şimdi özür dileme erdemini gösterebilecekler mi!?
***
Emniyetten sızdırılan ve doğruluğunu onaylanmayan suçlamaları gazete sütunlarında tv ekranlarında, internet sitelerinde yayanlar acaba şimdi Murat Diri'nin karşısında yüzlerini kızartacaklar mı!? Seven sevmeyen herkes Murat Diri'nin nasıl biri olduğunu bilir ve bu haber karşısında hemen murat Diri'ye sahip çıkar. Ancak bazı Nefer düşmanları var ki, onlar pusuya yatmış beklerler ve en ufak bir tökezlemede aynen dün olduğu gibi hemen ortaya çıkıp salyalarını akıtarak içlerindeki kin ve nefreti kusarlar.
***
Şunu hiçz kimse unutmasın ki, NEFER Yeniden Büyük Eskişehirsphor idealimizin en büyük savunucusudur ve bu yoldan asla ve asla dönmeyecektir. Belki zaman zaman bitkin düşebiliriz, yorulabiliriz, diz çökebiliriz. Fakat her diz çöküşün ardından ayağa kalkıp dimdik durmasını da biliriz. Ve şunu da bizler çok iyi biliyoruz ki; "ZAFER HER DİZ ÇÖKÜŞÜN ARDINDA AYAĞA KALKABİLENLERİNDİR!"
***
YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR, VAROLSUN NEFER!!!
Etiketler:
EsEs,
Eskişehirspor,
Murat Diri,
Nefer,
taraftar,
tribün
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










