Erkan Koca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Erkan Koca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2019 Pazartesi

Bir Mehmet ŞİMŞEK Kolay Yetişmiyor...

''Eskişehir'de bir futbol takımı için her şey var. Eskişehirspor'un tek eksiği bir LİDER'' demişti merhum Abdullah GEGİÇ...
1965 öncesinde Eskişehir Demirspor ile, 1965 sonrasında da Eskişehirspor ile tam bir futbol kenti olan Eskişehir, Aziz Bolel döneminin bitişiyle birlikte beceriksiz ve art niyetli bir çok yönetici sayesinde bugün içine düştüğü bataktan bir türlü kurtulamadı.
Aralarda iyi niyetli yöneticilerimizin gayretleri de yetmedi ve ne yazık ki, Eskişehirspor yıllardır makus talihin pençesinden kurtulamadı.

***
2018-2019 sezonu başında transfer tahtasını açamayışımız, açılması için verdiğimiz muazzam mücadele ve yaşadığımız dayanılmaz yürek acıları...
Tüm futbol otoriteleri Eskişehirspor için üzüntü mesajları yayınlıyor...
taraflı tarafsız bütün futbolseverler, bizim için adeta taziye mesajları yayınlıyordu...
Bitti...
Tükendi...
Kapanıyor...
Dediler...
Bizler de bu tükenişi kabullenmiş gibiydik.
Çaresizdik.
Üzgün ve bitkindik...
***
İşte tam bu sırada bir kaç ARMA SEVDALISI ya da ARMA DELİSİ çıktı meydana.
Ailelerini, işlerini, güçlerini, sevdiklerini, arkadaşlarını...
Her şeylerini bir kenara bırakarak; YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR diye haykırdılar...
Hepimiz irkildik!
Gaflet uykusundan uyanır gibi silkelendik...
İşte bizi uyandıran, direniş ve mücadele meşalesini ateşleyen o ARMA SEVDALILARINDAN biri de Mehmet ŞİMŞEK...
1 yıl önce adını bile bilmediğim bir adam...
Yolda görsem tanımayacağım bir adam...
Zaman zaman tribünlerde omuz omuza vermiş olsak da bir kere bile selamlaşmadığımız bir adamdı Mehmet Şimşek...
***
Kendisiyle ilk kez bir çay muhabbetine oturmuştuk.
Bir telefon geldi.
Uzun uzun konuştu.
Konuşurken yerinde duramıyor, küçücük odada küçük adımlarla sürekli volta atıyordu.
Mevzu derindi.
Yani mevzu Eskişehirspor.
Bir ara yere çöktü.
Yalvarır bir ses tonuyla ''Ya abi Allah aşkına gelin bitirelim şu işi. Yetmedi mi bu taraftarın çektiği acı!'' dedi.
İşte o an gönlüme bir sızı indi.
Tüylerim diken diken oldu.
İçim ürperdi.
Eskişehirspor ile dertlenmek, Eskişehirspor için ağlamak bizim için bir sanat haline gelmişti.
***
Onunla içtiğim ilk çayın lezzeti ve o cümlesinin verdiği manevi lezzet yüreğimde her daim yaşıyor, yaşayacak.
Bir gün önce yapılan Eskişehirspor kongresinde Murat Diri'yi Divan Kurulu Başkanı, Erkan Koca'yı da Divan Kurulu Üyesi olarak görmenin mutluluğu ve manevi lezzeti gibi Mehmet Şimşek ile bu ilk muhabbetimizin manevi lezzeti de hep yaşayacak yüreğimde.
Mehmet Şimşek yönetim kurulundan yapılan görev bölümünde Mali Asbaşkan olmuştu.
Bu haberi okuduğum an merhum Abdullah Gegiç hocamızın Eskişehirspor kulübünü ziyaretimizden sonra bana söylediği o cümle geldi aklıma. ''Eskişehir'in tek eksiği bir lider''
Kulüp başkanı değil.
Zengin bir yönetici değil.
Eskişehirspor'u Avrupa'ya götüreceğini vaat eden bir siyasetçi değil.
Bir lidere ihtiyacımız vardı.
Ve içine düştüğümüz bu zorlu süreçte bize liderlik yapan bir Mehmet Şimşek vardı.
Her haliyle gönlümüzü fetheden, Anadolu Yıldızı gibi parlayıp, Kırmızı Şimşekler gibi çakan ESES YÜREKLİ bir lider.
***
Mehmet Şimşek...
Aziz Bolel yönetiminden bu yana derin bir saygı ve muhabbet beslediğim ilk yöneticimiz.
Her haliyle bizi yansıtan bir adam.
Dürüstlük, şeffaflık, candanlık, samimiyet hepsi onda.
Aradığımız tüm özellikler bu adamda.
Kazanılan başarıyı dahi bizlerle paylaşıp, ''Ne başardıysak hep birlikte başardık'' diyebilen koca yürekli bir adam.
Ve zor günleri kısmen de olsa aştığımız, transfer tahtasını açtığımız şu günlerde takımımızın aldığı iyi sonuçlara sevinemiyorum.
Ben halen Murat Diri'nin Divan Başkanlığı, Mehmet Şimşek'in Mali Asbaşkanlığı ve yine tribünlerde omuz omuza verdiğimiz Selim Demircioğlu'nun yönetim kurulu üyeliğine sevinmekle meşgulüm.
Yeniden kazanmayı başardığımız 1965 Ruhu'nun ilelebet yaşaması için neler yapabilirizi düşünmekle meşgulüm.
***
Bugün bu yazıyı Mehmet Şimşek kardeşimin doğum günü vesilesiyle yazdım.
Bilirim, ESES için yaptıklarından dolayı taltif edilmeyi, övülmeyi sevmeyecek kadar alçakgönüllü bir adamdır ancak şunu da biliyorum ki, iyi işler yapan iyi yürekli adamları da tarihe not etmek gerekli.
Unutmayacağız sen ESES yürekli adam...
Ömrün bereketli, bahtın açık olsun inşaallah...


30 Ocak 2019 Çarşamba

Kazanılan Zafer, Kazandıklarımızı Kaybettirmesin

Yıllardır futbol sektöründe sürdürülen kötü yönetim tarzına, Eskişehirspor yönetimlerinde yer alanların beceriksizlikleri ve art niyetleri de eklenince yok olma noktasına gelen Eskişehirspor'u yeniden hayata döndüren efsanevi mücadeleyi yürüten herkesi kutlayarak ve şükranlarımızı sunarak söylenecek sözlerimize bir giriş yapalım.
***
Şüphe yoktur ki, Türkiye'nin en sevilen takımı Eskişehirspor'dur.
Kendi kenti dışında çok önemli sayıda taraftarı bulunan tek takım olan Eskişehirspor, rakip taraftarlarca bile sevilen, sempati duyulan bir takımdır. Türkiye'nin bir ucundan bir diğer ucuna kadar ne kadar memleket varsa her memleketin insanı Eskişehirspor'u sever. Bu sebeple de ANADOLU YILDIZI ünvanını almıştır.
***
Hepimizin çok iyi bildiği sebepler dolayısıyla Eskişehirspor bu hallere düştü.
Türk futbol tarihine ''Yaşayan Efsane'' olarak geçen Eskişehirspor özellikle son 2 yıldır zor günler yaşadı.
Eskişehirspor sevdalıları olarak çok acılar çektik.
''Bazen sevin, bazen keder'' türküleri söylerken kederden boğulduk.
Gözyaşlarımızı ''Tükenmiş Nefesler''e armağan ettik.
Ama yılmadık, yıkılmadık...
Direndik...
Türk futbol tarihinin en büyük direniş destanını hep birlikte yazdık.
Tüm futbol camiasının bize acıyan gözlerle baktığı bir dönemde biz savaştık.
Eskişehirspor düşmanlarının kuytu köşelerde ellerini ovuşturarak beklediği makus talihin tecellisini yüreklerimizdeki Eskişehirspor aşkıyla durdurduk.
***
Bu keder dolu süreçte çok büyük kazanımlarımız oldu.
1965 - 1975 arası 10 yıllık dönemden sonra belki de ilk defa Eskişehirspor sevdalıları olarak takımımıza sahip çıkma başarısını gösterdik.
Sevdiğimiz kadar sahip çıkabileceğimizi dost düşman herkese gösterdik.
Bugün itibariyle, Eskişehirspor sevdalıları Eskişehirspor'un tek sahibidir.
Sevdamızı ne çetelere yedirdik, ne de içimizdeki İrlanda uyruklulara!
1965'ten beri yüreklerimizde beslediğimiz bu AŞK bizimdir, bizim kalacak.
***
Bugün çok büyük bir kazandık.
Transfer tahtasının açılması gerçekten mucizevi bir film senaryosu gibi.
Neler oldu, neler yaşandı!?
Belki bir gün bir film senaryosu olarak tüm Türkiye ile birlikte biz de öğreniriz bu süreçte yaşananları.
Ancak hepimizin bildiği kazanımlarımız var ki, bence bu kazanımlar transfer tahtasının açılmasından bile önemlidir.
Aylar öncesinde Nefer tribün lideri Murat Diri, Eskişehirspor Taraftar Komitesi'nin kurulmasına öncülük ederek, YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR mücadelemizin meşalesini yakmıştı. Murat Diri ile birlikte ön saflarda bu kutlu mücadeleye önderlik eden Altes tribün lideri Erkan Koca Taraftar Komitesi vasıtasıyla çok önemli işler başardılar. Arkasından gelen İcra Kurulu ve bu isimlere eklenen Selim Demircioğlu ve Mehmet Şimşek de en büyük kazanımlarımız arasına girdiler.
***
Teknik Direktörümüz Fuat Çapa bizlerin direniş mücadelesine bizden biri olarak katıldı. Bu mücadeleye önderlik etti, komutanlık yaptı. Alınan olağanüstü kongre kararıyla karşılaştığımız manzara benim açımdan çok çok önemliydi. Son olağanüstü kongrenin Divan Heyeti'nde taraftar vardı. Eskişehirspor sevdalıları vardı. Daha düne kadar kongre salonlarına bile alınmayan Eskişehirspor sevdalıları bugün genel kurulu yönetiyordu.
***
Yeni üye olmam sebebiyle oy kullanma hakkım olmamasına rağmen bu kongreye katıldım. Kongre salonundaki herkes farklı hesaplar yaparken ben bacak bacak üstüne attım ve Divan Heyeti'ni izledim büyük bir keyifle. Benim için kongre Divan Heyeti'nin oluşmasıyla sonuçlanmıştı ve biz Eskişehirspor sevdalıları büyük bir zafer kazanmıştık.
Divan Kurulu'na listeler verildi.
Eskişehirspor sevdalısı Divan Başkanı Murat Diri listeleri okurken bir zafer daha kazandığımızı gördüm. Her iki listede de Eskişehirspor sevdalısı isimler vardı!
Seçime gitmeden kazanmıştık!
***
Bugün transfer tahtamızı açmanın vermiş olduğu zafer serhoşluğu elde ettiğimiz bu kazanımları yok etmemelidir. Mücadele yeni başlıyor. İlk cephede kazandığımız zaferi köhnemiş zihniyetlerden kurtulma mücadelemizin meşalesi olarak elimizden düşürmeyelim.
Biz, birlik ve beraberliğimizi koruduğumuz sürece ESKİŞEHİRSPOR YAŞAYACAKTIR!