Öyle demişti Eskişehirspor sevdalıları...
Kanatlanıp uçtuğun yerde bahtiyar ol Ediz Bahtiyaroğlu...
Ömrünün baharında cennetteki meleklerin safına katılan Ediz Bahtiyaroğlu.
Çocukluğundan itibaren çektiği tüm sıkıntıları ''Futbolcu olacağım, çok para kazanıp annemi babamı en iyi şekilde yaşatacağım onları rahat ettireceğim'' hayaliyle bertaraf eden bir güzel adamdır Ediz Bahtiyaroğlu...
***
Evlatlarına haram lokma yedirmemek için hayatın tüm zorluklarıyla mücadele eden bir babanın en küçük evladı o anaya ve babaya daha iyi bir hayat yaşatmak uğruna genç yaşta başlamış çalışmaya.
Bıkmamış, usanmamış...
Her olumsuzluk onu daha da güçlendirmiş, daha da hırslandırmış.
Ve başarmış o Yusuf yüzlü, Yunus gönül genç adam.
Ankara'da başlayan profesyonel futbol yaşamından kazandığı her kuruşu anasına babasına vermiş.
Onlara bir ev almış.
Futbolcu olup, para kazanan bir çok şımarık zibidi gibi altına son model araç çekip caka satmamış.
Hep ''Anam, babam ailem'' demiş.
***
Bir melek gibi yaşamış.
Ve bir melek gibi yaşayan bu genç adamın yolu Eskişehirspor'a düşmüş.
Eskişehirspor'u aşk ile seven onbinlerin gönlüne düşmüş Ediz Bahtiyaroğlu'nun o tertemiz yüreği.
Ailesini aşk ile seven, mesleğine aşk ile bağlanan bu güzel adam, bir futbol takımını aşk ile seven onbinlerce yürekle aynı kutsal sevda etrafında buluşmuşlar.
Giydiği formaya sevdalanan Ediz'i, Agop Mehmet'i, İsmail Arca'yı, Fethi Heper'i, Ender Konca'yı ve daha nice kahramanı sever gibi sevmişler...
Aşk ile...
***
Ve bir güzel ömrün sonuna gelmiştik.
Hepimizi yıkan, hepimizi hüzün deryasında boğan o acı haber bir kara bulut gibi çökmüştü üzerimize...
Ediz ölmüş dediler!
Olacak iş mi bu!
Ediz mücadele dolu kısacık yaşamını noktalarken onbinlerce sevdalı yüreğin baştacı olmuştu.
Ona olan sevgimi tribünlerden haykırmıştık:
KANATLANIP UÇTUĞUN YERDE BAHTİYAR OL EDİZ BAHTİYAROĞLU...
Necdet Yıldırım gibi, Yalçın Kılıçoğlu gibi, Sinan Alağaç gibi Ediz Bahtiyaroğlu da artık ESES sevdalılarının gönlünde taze bir yara olarak kalacaktı sonsuza kadar.
***
İnternational Sport Summit (ISS) tarafından bir ödül töreni düzenlenmişti.
EDİZ BAHTİYAROĞLU YILIN SPOR ÖDÜLLERİ
Üzerindeki aşk ile özdeşleşmiş Eskişehirspor formasıyla cennete uçup giden bir güzel adamı yaşatmak için bundan daha güzel bir etkinlik olamazdı.
Uluslararası Spor Zirvesi - İnternational Sport Summit yetkililerine bu etkinlikten dolayı minnettarız.
Bu güzel etkinliğe evsahipliği yapan Nişantaşı Üniversitesi'ne minnet ve şükran duygularımızı sunuyoruz.
Eskişehirsporlu Ediz Bahtiyaroğlu olarak cennete uçup giden o güzel adam için düzenlenen bu güzel etkinliğin açılış konuşmasını yapan Eskişehirspor kulübü başkanı sayın Mustafa Akgören'in de dediği gibi ESES sevdalıları Ediz'i ve Ediz'in adını yaşatmak için elinden geleni yapan herkesi gönlünde yaşatacaktır.
***
Törende bir çok kişi ve kuruluşa ödül verildi.
Ödül alan sporcu ve spor gazetecileri Eskişehirspor taraftarından bahsetti, Eskişehirspor'un bir an evvel layık olduğu yerlere dönmesi gerektiğini vurguladı.
Ve bu etkinliğin en anlamlı ödülünü BİZ aldık.
Yılın en iyi taraftar grubu ödülünü kazanan NEFER grubu lideri Murat Diri ödülü aldıktan sonra yaptığı kısa teşekkür konuşmasında ''Bu ödülü hakettiysek tüm Eskişehirspor taraftarları olarak hakettik. Benlikten kurtulup BİZ olabildiğimiz için bugün bütün Türkiye Eskişehirspor taraftarını imrenerek izliyor'' demişti.
Ne güzel dedin be reis!
Benlikten kurtulup BİZ olabilmek.
Tükenmiş Nefesler'e verdiğimiz sözü tutabilmenin tek reçetesi BİZ olabilmek.
***
Yıllar öncesini düşündüm Murat Diri o ödülü alırken.
Tribünlerimiz ne hale gelmişti.
Olabilecek her türlü olumsuzluk varken Nefer grubu kuruldu ve bugünlere geldik.
Bugün Eskişehirspor tribünlerinde o ambiyansı yaşayabilmek için İstanbul'dan kalkıp Eskişehir'e maça giden başka takım taraftarları var.
Onca acımasız eleştir, yalan dolan iftira o ADAM'ı bezdirmedi.
Eskişehirspor tribünlerini yeniden bütün Türkiye'nin imreneceği bir hale getirmek için mücadele etti.
Bir çoğumu bu mücadelede yorulduk, bıktık, usandık ama o yılmadı.
Kenara çekilenlerimiz oldu O gelip omuzlarımızdan tutarak bizi ayağa kaldır.
Nefer'i kurduğumuz yıllarda ettiğimiz yemini hatırlattı bize:
SENİ TAHTINA OTURTMADAN ÖLMEK HARAM OLSUN BİZE!
***
Biz o adamla, yani Murat Diri ile hep ayakta kaldık.
Eskişehirspor düşmanlarına karşı omuz omuza mücadele ederken önce BİZ olabilmeyi başardık.
Ve sonunda en anlamlı ödülü 1 milyon katılımcının oylarıyla aldık.
Bu başarının mimarı Murat Diri'dir, Neferleri de BİZ olabilen tüm Eskişehirspor sevdalılarıdır.
YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR!
YAŞASIN YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR Mücadelemiz!
Nefer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nefer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Şubat 2020 Perşembe
24 Eylül 2018 Pazartesi
Taraftar Sizinle, Güç Sizde, Fırsat Elinizde. BİRAZ DAHA GAYRET ÇOCUKLAR!
Bizim Çocuklar dedik...
Çünkü, bizim kentin çocukları...
Bizim mahallenin,
Bizim semtin çocukları.
Transfer tahtamız kapanmasa belki bir çoğunu hiç tanımayacaktık.
Adlarını bilmeyecektik.
''Her şerde bir hayır vardır'' düsturu bir kere daha tecelli etti ve hepimizin içini kaplayan karamsarlık genç oyuncularımızın elde ettiği başarılar ile içimizde umutlar yeşerdi...
Bu Yeterli mi!?
ASLA!
Sadece genç futbolcularımız değil, tüm camia olarak yıllardır çaba sarfettiğimiz YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR ülkümüzün gerçekleşmesi için önümüzde büyük bir fırsat var.
Bu fırsatı çok iyi değerlendirmeliyiz.
Kravatlılardan, atkılılara kadar...
Formalılardan, sokaktaki vatandaşa kadar...
Hepimiz bir seferberlik bilinci içinde bu büyük mücadeleye katkı sağlamalıyız...
***
#BİZİMÇOCUKLAR'a...
Bizim Çocuklar!..
En iyi oynayanından en vasat oynayanına kadar, hepiniz hayatınızın fırsatını yakaladınız.
Tüm Eskişehirspor sevdalılarının umutlarının tükendiği bir anda sizler tükenen umutlarımızı yeşerttiniz.
Karamsarlık duygularımıza umut ışığı oldunuz.
Sadece bedenlerinize değil, yüreklerinize giydirdiğiniz o kutsal forma ile sahada akıttığınız ter ile tüm Eskişehirspor sevdalılarına can verdiniz.
Böylesi umutsuz bir ortamda sizin mücadeleniz karşısında sizlere övgüler yağdırmaktan kendimizi alamıyoruz.
Ancak bu övgülerimiz sizleri rehavete sokmasın!
Bir profesyonelin en büyük düşmanı taraftarın aşırı övgüsü karşısında rehavete girmek, daha da kötüsü ''havaya'' girmektir.
Henüz yolun başındasınız ve yolun başında kendinizi yok etmeyin!
Yeni Eskişehir Atatürk Stadı'nda oynadığınız maçlarda bizlerin de desteği ile yenilmez armada oldunuz!
Ancak deplasmanlarda rakiplerinizden fark yemekten kurtulamıyorsunuz.
Sizin gücünüz bu değil!
Siz çok daha iyilerini başarabilecek, deplasmanlarda bile rakiplerinizi dize getirebilecek güce sahipsiniz.
***
Unutmayın, Eskişehirspor'u ''YAŞAYAN EFSANE'' yapan ağabeylerinizde sizin gibiydi.
Bu kentin çocuklarıydı.
Bizim mahallenin,
Bizim semtin çocuklarıydı onlar da...
11 kişilik kadronun 9'u henüz üniversite öğrenimi gören sizin yaşınızdaki ''Çocuklar''dı...
Yeni Eskişehir Atatürk Stadı'ndaki güç sizindir.
Sizin bu gücünü sizlere anımsatan binlerce sevdalı yüreğin seslerini duyamasanız da deplasmanlarda da onların duaları sizinle.
Umutlarımız sizinle birlikte her deplasmana koşturuyor.
Siz kendi sahamızdaki gücünüzü deplasmanlara da taşımaya MECBURSUNUZ!
Koca bir kentin yükünü omuzlarınıza aldınız.
Bu yükü başarıyla taşırsanız, bitiş noktasına geldiğinizde kazanan siz olacaksınız.
Rehavetten uzak kalın!
Yükünüzün manevi ağırlığını her zaman yüreğinizde hissedin!
Ve en önemlisi de;
GÜCÜNÜZÜ FARKEDİN!
***
YÖNETİCİLERİMİZE...
Şunu hiç bir yöneticimiz unutmamalıdır ki;
Eskişehirspor bugün tamamen yönetim hataları ile bu noktaya geldi.
Ne var ki; Eskişehirspor sevdalıları her zaman olduğu gibi böylesi kritik bir dönemde suçlu arama derdine düşmeyecek.
İçine düştüğümüz bu durumdan kurtulmak için yöneticilerimize her türlü destek verilmektedir ve verilmeye devam edilecektir.
Mevcut kadromuz bizleri mutlu etse de Eskişehirspor'un hedefi her zaman ''EN İYİSİ'' olmalıdır.
Ocak ayına kadar transfer tahtamızın açılması için sadece mevcut Yönetim Kurulu ve Kulüp Başkanımız değil, bu duruma düşmemizde pay sahibi olan tüm başkan ve yöneticilerimiz ellerinden geleni yapmalıdır.
Tribünlerde, farklı siyasi görüşlere, farklı inançlara, farklı yaşam biçimlerine mensup onbinlerce Eskişehirspor sevdalısı ''Eskişehirspor ortak paydası'' etrafında ''TEK YÜREK'' olabiliyorsa, tüm eski/yeni yöneticilerimiz de en azından Ocak ayına kadar bu ortak sevda etrafında bir araya gelebilmelidirler.
Eskişehirspor sevdalılarının bunu sizlerden istemeye hakkı vardır!
Ocak ayına kadar tüm yöneticilerimiz güç birliği içinde çalışmalı ve sorunsuz bir şekilde transfer tahtası açılmalıdır!
***
ESKİŞEHİRSPOR SEVDALILARINA...
Bütün Türkiye bizi konuşuyor!
Yeni Eskişehir Atatürk Stadı'ndan yapılan naklen yayınlarda TV spikerleri nerdeyse maçtan çok bizleri anlatıyor.
Hatta iş öyle bir boyuta geldi ki, başka takım taraftarlarından bizim ortaya koyduğumuz güzelliklerin içinde olabilmek için stadımıza geldiklerini bile biliyoruz.
Yeterli mi!?
ASLA!
Biz daha iyisini yapabileceğimizi çok iyi biliyoruz.
Tüm Türkiye'nin bizi konuşması bize yetmez.
Bizi tüm dünya konuşmalı!
1965'ten bu yana Türkiye'nin en tutkulu futbol şehri olma ünvanını elimizde tutuyoruz.
Bu ünvan bizi rehavete sokmamalı ve her geçen gün çok daha iyi tribün gösterileri yapmalıyız.
İşimiz tribünde bitmiyor.
Gevşemeden, rehavete kapılmadan #BizimÇocuklar'a verdiğimiz tribün desteğinin dışında hepimiz Eskişehirspor misyoneri olarak sokaklarda, caddelerde, işyerlerimizde, okullarımızda tüm yaşam alanlarımızda YÜKSEK ESKİŞEHİRSPORLULUK BİLİNCİ'ni tüm Eskişehirspor sevdalılarına anlatmalıyız.
Artık Eskişehirspor'u sevdiğimiz kadar sahip çıkmayı da öğrenmeli ve öğretmeliyiz!
***
SEÇİLMİŞLERİMİZE ve ATANMIŞLARIMIZA...
Eskişehir kentini yönetenler...
Belediye başkanlarımız;
Valimiz;
Kaymakamlarımız;
Bürokratlarımız;
Ve en önemlisi Milletvekillerimiz...
Biz ESKİŞEHİRSPOR'a SEVDALIYIZ!
Bunu anlayın artık!
Bizim Eskişehirspor sevdamız siyaset üstüdür!
O şanlı ARMA söz konusu olunca biz her şeyden VAZGEÇERİZ!
Eskişehirspor 1965'te kurucu başkanımız merhum Aziz BOLEL'in ''Eskişehir'de bir fabrika kurar gibi Eskişehirspor'u kuracağız'' sözleriyle futbol sahalarına indiği günden bu yana kentimizin en büyük markası ve değeridir!
Bu markayı ve değeri korumak, kollamak ve geliştirmek her seçilmiş ve atanmış büyüğümüzün görevidir.
Eskişehirspor'a destek olmak bir lütuf değil GÖREVDİR!
Kendi aranızdaki siyasi çekişmelere bizim bu büyük sevdamızı alet etmeyin!
Eskişehir kentine yapacağınız hizmetlerden birisi de Eskişehirspor'u layık olduğu yerlere taşımaktır.
Bizler sizlerden bundan öteye bir şey talep etmiyoruz....
***
SANAYİCİ, TÜCCAR ve ESNAFIMIZA...
Kentimizde binlerce aileye ekmek kapısı açan, Eskişehir'in gelişmesinde önemli payları olan değerli işadamlarımız ve değerli esnafımız...
Bu şehir hepimizin...
Ve bu şehrin en büyük marka ve değeri Eskişehirspor da hepimizin.
Eskişehirspor'un büyümesi,
Eskişehirspor'un yeniden eski günlerine dönmesi eminiz ki, sizlerin de en büyük arzusudur!
Sizlerden en çok duyduğumuz bahane;
''Falancaya güvenmiyoruz!''
Ya da;
''Bize kimse gelmedi''
Burada birilerine güvenmek durumunda değilsiniz.
Güvenmemek için haklı sebepleriniz olabilir.
Eğer gerçekten güvenmediğiniz için destek vermiyorsanız kulübten alacaklı olan kişilerden birisiyle direkt olarak irtibata geçip alacağını kapatın!
''Bize kimse gelmedi'' diyorsunuz.
Peki neden siz gitmiyorsunuz!?
Kulübün yolu çok uzak değil!
Hem bu kentin onuru için mücadele eden çocuklarımıza manevi destek verin tesislerimizde hem de bu kulübün gerçek sahibi olduğunuzu gösterin.
***
Değerli Eskişehirliler ve Eskişehirspor Sevdalıları;
Bu bir kurtuluş mücadelesidir.
1965 ruhunu yakalamalı ve üzerimize düşen sorumluluğun ağırlığını bilerek hareket etmeliyiz. Gevşemeden, rahatlamadan birbirimize daha sıkı sarılarak yolumuza bakmalıyız.
ESKİŞEHİRSPOR YOK OLUYOR, TÜRK FUTBOLU EKSİK KALIYOR!
Buna izin vermemeliyiz.!
Başkan ve yöneticiler,
hoca ve teknik heyet,
Futbolcular ve LİSANSI ÇIKMAYAN CESUR YÜREKLER,
Yerel ve ulusal basın,
Yerel yönetimler,
Seçilmiş ve atanmışlar....
Son olarak değerli Büyük Eskişehirspor taraftarı olarak ANADOLU YILDIZI'nın Onur mücadelesine sonuna kadar destek vermeliyiz..
YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR!
Çünkü, bizim kentin çocukları...
Bizim mahallenin,
Bizim semtin çocukları.
Transfer tahtamız kapanmasa belki bir çoğunu hiç tanımayacaktık.
Adlarını bilmeyecektik.
''Her şerde bir hayır vardır'' düsturu bir kere daha tecelli etti ve hepimizin içini kaplayan karamsarlık genç oyuncularımızın elde ettiği başarılar ile içimizde umutlar yeşerdi...
Bu Yeterli mi!?
ASLA!
Sadece genç futbolcularımız değil, tüm camia olarak yıllardır çaba sarfettiğimiz YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR ülkümüzün gerçekleşmesi için önümüzde büyük bir fırsat var.
Bu fırsatı çok iyi değerlendirmeliyiz.
Kravatlılardan, atkılılara kadar...
Formalılardan, sokaktaki vatandaşa kadar...
Hepimiz bir seferberlik bilinci içinde bu büyük mücadeleye katkı sağlamalıyız...
***
#BİZİMÇOCUKLAR'a...
Bizim Çocuklar!..
En iyi oynayanından en vasat oynayanına kadar, hepiniz hayatınızın fırsatını yakaladınız.
Tüm Eskişehirspor sevdalılarının umutlarının tükendiği bir anda sizler tükenen umutlarımızı yeşerttiniz.
Karamsarlık duygularımıza umut ışığı oldunuz.
Sadece bedenlerinize değil, yüreklerinize giydirdiğiniz o kutsal forma ile sahada akıttığınız ter ile tüm Eskişehirspor sevdalılarına can verdiniz.
Böylesi umutsuz bir ortamda sizin mücadeleniz karşısında sizlere övgüler yağdırmaktan kendimizi alamıyoruz.
Ancak bu övgülerimiz sizleri rehavete sokmasın!
Bir profesyonelin en büyük düşmanı taraftarın aşırı övgüsü karşısında rehavete girmek, daha da kötüsü ''havaya'' girmektir.
Henüz yolun başındasınız ve yolun başında kendinizi yok etmeyin!
Yeni Eskişehir Atatürk Stadı'nda oynadığınız maçlarda bizlerin de desteği ile yenilmez armada oldunuz!
Ancak deplasmanlarda rakiplerinizden fark yemekten kurtulamıyorsunuz.
Sizin gücünüz bu değil!
Siz çok daha iyilerini başarabilecek, deplasmanlarda bile rakiplerinizi dize getirebilecek güce sahipsiniz.
***
Unutmayın, Eskişehirspor'u ''YAŞAYAN EFSANE'' yapan ağabeylerinizde sizin gibiydi.
Bu kentin çocuklarıydı.
Bizim mahallenin,
Bizim semtin çocuklarıydı onlar da...
11 kişilik kadronun 9'u henüz üniversite öğrenimi gören sizin yaşınızdaki ''Çocuklar''dı...
Yeni Eskişehir Atatürk Stadı'ndaki güç sizindir.
Sizin bu gücünü sizlere anımsatan binlerce sevdalı yüreğin seslerini duyamasanız da deplasmanlarda da onların duaları sizinle.
Umutlarımız sizinle birlikte her deplasmana koşturuyor.
Siz kendi sahamızdaki gücünüzü deplasmanlara da taşımaya MECBURSUNUZ!
Koca bir kentin yükünü omuzlarınıza aldınız.
Bu yükü başarıyla taşırsanız, bitiş noktasına geldiğinizde kazanan siz olacaksınız.
Rehavetten uzak kalın!
Yükünüzün manevi ağırlığını her zaman yüreğinizde hissedin!
Ve en önemlisi de;
GÜCÜNÜZÜ FARKEDİN!
***
YÖNETİCİLERİMİZE...
Şunu hiç bir yöneticimiz unutmamalıdır ki;
Eskişehirspor bugün tamamen yönetim hataları ile bu noktaya geldi.
Ne var ki; Eskişehirspor sevdalıları her zaman olduğu gibi böylesi kritik bir dönemde suçlu arama derdine düşmeyecek.
İçine düştüğümüz bu durumdan kurtulmak için yöneticilerimize her türlü destek verilmektedir ve verilmeye devam edilecektir.
Mevcut kadromuz bizleri mutlu etse de Eskişehirspor'un hedefi her zaman ''EN İYİSİ'' olmalıdır.
Ocak ayına kadar transfer tahtamızın açılması için sadece mevcut Yönetim Kurulu ve Kulüp Başkanımız değil, bu duruma düşmemizde pay sahibi olan tüm başkan ve yöneticilerimiz ellerinden geleni yapmalıdır.
Tribünlerde, farklı siyasi görüşlere, farklı inançlara, farklı yaşam biçimlerine mensup onbinlerce Eskişehirspor sevdalısı ''Eskişehirspor ortak paydası'' etrafında ''TEK YÜREK'' olabiliyorsa, tüm eski/yeni yöneticilerimiz de en azından Ocak ayına kadar bu ortak sevda etrafında bir araya gelebilmelidirler.
Eskişehirspor sevdalılarının bunu sizlerden istemeye hakkı vardır!
Ocak ayına kadar tüm yöneticilerimiz güç birliği içinde çalışmalı ve sorunsuz bir şekilde transfer tahtası açılmalıdır!
***
ESKİŞEHİRSPOR SEVDALILARINA...
Bütün Türkiye bizi konuşuyor!
Yeni Eskişehir Atatürk Stadı'ndan yapılan naklen yayınlarda TV spikerleri nerdeyse maçtan çok bizleri anlatıyor.
Hatta iş öyle bir boyuta geldi ki, başka takım taraftarlarından bizim ortaya koyduğumuz güzelliklerin içinde olabilmek için stadımıza geldiklerini bile biliyoruz.
Yeterli mi!?
ASLA!
Biz daha iyisini yapabileceğimizi çok iyi biliyoruz.
Tüm Türkiye'nin bizi konuşması bize yetmez.
Bizi tüm dünya konuşmalı!
1965'ten bu yana Türkiye'nin en tutkulu futbol şehri olma ünvanını elimizde tutuyoruz.
Bu ünvan bizi rehavete sokmamalı ve her geçen gün çok daha iyi tribün gösterileri yapmalıyız.
İşimiz tribünde bitmiyor.
Gevşemeden, rehavete kapılmadan #BizimÇocuklar'a verdiğimiz tribün desteğinin dışında hepimiz Eskişehirspor misyoneri olarak sokaklarda, caddelerde, işyerlerimizde, okullarımızda tüm yaşam alanlarımızda YÜKSEK ESKİŞEHİRSPORLULUK BİLİNCİ'ni tüm Eskişehirspor sevdalılarına anlatmalıyız.
Artık Eskişehirspor'u sevdiğimiz kadar sahip çıkmayı da öğrenmeli ve öğretmeliyiz!
***
SEÇİLMİŞLERİMİZE ve ATANMIŞLARIMIZA...
Eskişehir kentini yönetenler...
Belediye başkanlarımız;
Valimiz;
Kaymakamlarımız;
Bürokratlarımız;
Ve en önemlisi Milletvekillerimiz...
Biz ESKİŞEHİRSPOR'a SEVDALIYIZ!
Bunu anlayın artık!
Bizim Eskişehirspor sevdamız siyaset üstüdür!
O şanlı ARMA söz konusu olunca biz her şeyden VAZGEÇERİZ!
Eskişehirspor 1965'te kurucu başkanımız merhum Aziz BOLEL'in ''Eskişehir'de bir fabrika kurar gibi Eskişehirspor'u kuracağız'' sözleriyle futbol sahalarına indiği günden bu yana kentimizin en büyük markası ve değeridir!
Bu markayı ve değeri korumak, kollamak ve geliştirmek her seçilmiş ve atanmış büyüğümüzün görevidir.
Eskişehirspor'a destek olmak bir lütuf değil GÖREVDİR!
Kendi aranızdaki siyasi çekişmelere bizim bu büyük sevdamızı alet etmeyin!
Eskişehir kentine yapacağınız hizmetlerden birisi de Eskişehirspor'u layık olduğu yerlere taşımaktır.
Bizler sizlerden bundan öteye bir şey talep etmiyoruz....
***
SANAYİCİ, TÜCCAR ve ESNAFIMIZA...
Kentimizde binlerce aileye ekmek kapısı açan, Eskişehir'in gelişmesinde önemli payları olan değerli işadamlarımız ve değerli esnafımız...
Bu şehir hepimizin...
Ve bu şehrin en büyük marka ve değeri Eskişehirspor da hepimizin.
Eskişehirspor'un büyümesi,
Eskişehirspor'un yeniden eski günlerine dönmesi eminiz ki, sizlerin de en büyük arzusudur!
Sizlerden en çok duyduğumuz bahane;
''Falancaya güvenmiyoruz!''
Ya da;
''Bize kimse gelmedi''
Burada birilerine güvenmek durumunda değilsiniz.
Güvenmemek için haklı sebepleriniz olabilir.
Eğer gerçekten güvenmediğiniz için destek vermiyorsanız kulübten alacaklı olan kişilerden birisiyle direkt olarak irtibata geçip alacağını kapatın!
''Bize kimse gelmedi'' diyorsunuz.
Peki neden siz gitmiyorsunuz!?
Kulübün yolu çok uzak değil!
Hem bu kentin onuru için mücadele eden çocuklarımıza manevi destek verin tesislerimizde hem de bu kulübün gerçek sahibi olduğunuzu gösterin.
***
Değerli Eskişehirliler ve Eskişehirspor Sevdalıları;
Bu bir kurtuluş mücadelesidir.
1965 ruhunu yakalamalı ve üzerimize düşen sorumluluğun ağırlığını bilerek hareket etmeliyiz. Gevşemeden, rahatlamadan birbirimize daha sıkı sarılarak yolumuza bakmalıyız.
ESKİŞEHİRSPOR YOK OLUYOR, TÜRK FUTBOLU EKSİK KALIYOR!
Buna izin vermemeliyiz.!
Başkan ve yöneticiler,
hoca ve teknik heyet,
Futbolcular ve LİSANSI ÇIKMAYAN CESUR YÜREKLER,
Yerel ve ulusal basın,
Yerel yönetimler,
Seçilmiş ve atanmışlar....
Son olarak değerli Büyük Eskişehirspor taraftarı olarak ANADOLU YILDIZI'nın Onur mücadelesine sonuna kadar destek vermeliyiz..
YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR!
Etiketler:
Altes,
Efeler,
EsEs,
Eskişehir,
Eskişehirspor,
futbol,
Halil Ünal,
Nefer,
tribün
8 Temmuz 2013 Pazartesi
NEFER olabilmek!
10 Yıl önceydi...
Biz Boğaz'ın Kırmızı Şimşekleri idik...
Boğaz'a nazır oturmuştuk...
Kadıköy sahildeydik...
İki tabure, bir masa ve biz...
Genç bir adam,
Mesut Arıbakan ve bendeniz...
Yeni tanışıyoruz,
Çaylarımızı yudumluyoruz...
Derdimiz ortak,
Sevdamız ortak...
İkimizde Eskişehirspor'u seviyoruz...
Sevdalıyız, dertliyiz, Eskişehirsporluyuz...
***
Şartlar yeniden doğuşu gerektiriyordu...
Mesut Arıbakan Eskişehir'den kalkıp İstanbul'a gelmiş...
Boğazın Kırmızı Şimşekleri'ne yeniden doğuşun öyküsünü anlatıyor...
- Biz Eskişehirspor'a sevdalıyız, hiç bir karşılık beklemeden Eskişehirsporumuz için savaşacağız, doğrudan sapmamaya, büyüklerimizden aldığımız mirası layıkıyla üzerimizde taşımaya ve bizden sonrakilere tertemiz bir şekilde emanet etmeye talibiz... Biz NEFER'iz diyordu...
Dinledik...
Sorular sorduk...
Beklediğimiz cevapları aldık...
Çekincelerimizi söyledik, anlattık...
O genç adam,
Mesut Arıbakan tane tane anlattı her şeyi...
Bütün soru işaretlerimizi silip attı...
Tamam dedik;
Tamam...
Biz de NEFER'iz...
***
Son sözüm dedi Mesut Arıbakan...
Yüreği ESES sevdasıyla dolu o genç adam...
Son bir söz söyledi...
- Bütün Eskişehirsporlular sizin sevdanızdan emindir abi. Biz de bu nedenle sana geldik seninle konuştuk. Ve sana şunu söylüyoruz, bir gün gelir de sen bize "Siz Eskişehirsporluluğa yakışmayan işler yapıyorsunuz" dediğin an biz bu NEFER'i bitiririz!
Bu son söz çok ağır olmuştu...
Ağır bir yük yüklemişti omuzlarımıza o genç adam...
Yüklendik yükümüzü,
Beraber çıktık bu zorlu yola...
Yıllar geçti...
Zorlu yıllar geride kaldı...
Pek çok hatalarımız oldu ama ben hiçbir an o sözü aklıma bile getirmedim...
Hata bizlere mahsustu...
Hatasız kul olmazdı...
Bu inançla hatalarımızı gidermeye çalıştık...
O genç adamın Kadıköy sahilde omuzlarımıza yüklediği yükün ağırlığını 10 yıldır hiç unutmadık hep hissettik...
***
Onlarca idik, yüzler olduk, binler olduk...
Azdık çok olduk...
Ama her daim NEFER olduk...
Karşılıksız sevenlerin sığınağı olduk...
Tekerine çomak sokulanlara hedef olduk...
Yılmadık, yıkılmadık direndik...
Bugünlere geldik...
Eskişehirspor artık layık olduğu yerde...
Şimdi tahtına oturtma vakti Anadolu insanının yüreğindeki kralı...
Hatalarımızla yüzleşerek,
Yeniden Büyük Eskişehirspor idealimizi gerçekleştirmek için,
Boyun eğmeden, yılmadan, yıkılmadan bu yolda yürümeye devam edeceğiz...
Kimsenin adamı olmadan,
Üzerimize yöneltilen haksız eleştiriler karşısında bezginliğe uğramadan, küsmeden,
"Doğruları yaparsak, doğruları konuşursak herkes bize cephe alır" korkusunu yaşamadan
Yüksek Eskişehirsporluluk Bilinci'ne hizmet etmeye devam edeceğiz...
***
10 yılı geride bırakırken,
Emeği geçen bütün arkadaşlarıma, kardeşlerime, ağabeylerime
Yüreği ESES sevdası ile yanan bütün gönüldaşlarıma teşekkür ediyor,
Bugünlere gelmemizi sağlayan en küçük emek damlası karşısında saygıyla eğiliyorum...
***
Sonra dedim ki; İyi ki NEFER'im!...
Biz Boğaz'ın Kırmızı Şimşekleri idik...
Boğaz'a nazır oturmuştuk...
Kadıköy sahildeydik...
İki tabure, bir masa ve biz...
Genç bir adam,
Mesut Arıbakan ve bendeniz...
Yeni tanışıyoruz,
Çaylarımızı yudumluyoruz...
Derdimiz ortak,
Sevdamız ortak...
İkimizde Eskişehirspor'u seviyoruz...
Sevdalıyız, dertliyiz, Eskişehirsporluyuz...
***
Şartlar yeniden doğuşu gerektiriyordu...
Mesut Arıbakan Eskişehir'den kalkıp İstanbul'a gelmiş...
Boğazın Kırmızı Şimşekleri'ne yeniden doğuşun öyküsünü anlatıyor...
- Biz Eskişehirspor'a sevdalıyız, hiç bir karşılık beklemeden Eskişehirsporumuz için savaşacağız, doğrudan sapmamaya, büyüklerimizden aldığımız mirası layıkıyla üzerimizde taşımaya ve bizden sonrakilere tertemiz bir şekilde emanet etmeye talibiz... Biz NEFER'iz diyordu...
Dinledik...
Sorular sorduk...
Beklediğimiz cevapları aldık...
Çekincelerimizi söyledik, anlattık...
O genç adam,
Mesut Arıbakan tane tane anlattı her şeyi...
Bütün soru işaretlerimizi silip attı...
Tamam dedik;
Tamam...
Biz de NEFER'iz...
***
Son sözüm dedi Mesut Arıbakan...
Yüreği ESES sevdasıyla dolu o genç adam...
Son bir söz söyledi...
- Bütün Eskişehirsporlular sizin sevdanızdan emindir abi. Biz de bu nedenle sana geldik seninle konuştuk. Ve sana şunu söylüyoruz, bir gün gelir de sen bize "Siz Eskişehirsporluluğa yakışmayan işler yapıyorsunuz" dediğin an biz bu NEFER'i bitiririz!
Bu son söz çok ağır olmuştu...
Ağır bir yük yüklemişti omuzlarımıza o genç adam...
Yüklendik yükümüzü,
Beraber çıktık bu zorlu yola...
Yıllar geçti...
Zorlu yıllar geride kaldı...
Pek çok hatalarımız oldu ama ben hiçbir an o sözü aklıma bile getirmedim...
Hata bizlere mahsustu...
Hatasız kul olmazdı...
Bu inançla hatalarımızı gidermeye çalıştık...
O genç adamın Kadıköy sahilde omuzlarımıza yüklediği yükün ağırlığını 10 yıldır hiç unutmadık hep hissettik...
***
Onlarca idik, yüzler olduk, binler olduk...
Azdık çok olduk...
Ama her daim NEFER olduk...
Karşılıksız sevenlerin sığınağı olduk...
Tekerine çomak sokulanlara hedef olduk...
Yılmadık, yıkılmadık direndik...
Bugünlere geldik...
Eskişehirspor artık layık olduğu yerde...
Şimdi tahtına oturtma vakti Anadolu insanının yüreğindeki kralı...
Hatalarımızla yüzleşerek,
Yeniden Büyük Eskişehirspor idealimizi gerçekleştirmek için,
Boyun eğmeden, yılmadan, yıkılmadan bu yolda yürümeye devam edeceğiz...
Kimsenin adamı olmadan,
Üzerimize yöneltilen haksız eleştiriler karşısında bezginliğe uğramadan, küsmeden,
"Doğruları yaparsak, doğruları konuşursak herkes bize cephe alır" korkusunu yaşamadan
Yüksek Eskişehirsporluluk Bilinci'ne hizmet etmeye devam edeceğiz...
***
10 yılı geride bırakırken,
Emeği geçen bütün arkadaşlarıma, kardeşlerime, ağabeylerime
Yüreği ESES sevdası ile yanan bütün gönüldaşlarıma teşekkür ediyor,
Bugünlere gelmemizi sağlayan en küçük emek damlası karşısında saygıyla eğiliyorum...
***
Sonra dedim ki; İyi ki NEFER'im!...
20 Ekim 2012 Cumartesi
Bu şehir başka şehir, bu şehir ESKİŞEHİR...
Öyle sanıyorum ki, AKP yandaşı gazeteciler Eskişehir'i başka şehirler ile karıştırıyorlar...
"Biz ne söylesek millet yutar!"
"Nasılsa sayın başbakanımız din sömürüsü ile halkı uyutuyor"
Şeklindeki düşünceler içersinde, Eskişehir'de de her akıllarına geleni söyleyeceklerini zannettiler...
Aslında Star yazarı Yusuf Ziya Eskişehir'e gelirken idmanlı gelmiş...
Birileri ona söylemesi gerekenleri söylemiş...
AKP'nin bir türlü ele geçiremediği son kale Eskişehir'i ele geçirmek için belden aşağı vurmak gerektiğini anlatmış birileri ona...
Eskişehir'e adım atar atmaz tarif edilen adreslere gitmiş...
Belki de hiç gitmedi...
Önceden ezberletilenleri çıktı söyledi...
Hani derler ya ağzı olan konuştu yine...
***
Sosyal Medya üzerinden yayılan ilk haberlerde orada bulunan AKP'li belediye başkanı ve diğer yetkililerden bir tepki olduğu şeklinde bilgiler yoktu. Daha sonra yerel basında çıkan haberlerde tepkiler olduğu yönünde bilgiler yer aldı. Fakat tepkinin ne boyutta olduğu yazılmadı. Böylesine bir kenti fuhuş merkezi gibi ifşa edecek kadar rezil bir suçlama karşısında o toplantıyı terketmeleri gerekirdi. Bunu yapmadıkları belli. Fakat nasıl bir tepki gösterdiklerini de bilmiyoruz. Eskişehir'i ve Eskişehir halkını yönetenlerin bu hassasiyetlerden uzak kalmaları gerçekten çok düşündürücü...
***
Yusuf Ziya'nın Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Yılmaz Büşükerşen'i itibarsızlaştırmaya yönelik bu beyanatı Eskişehir'de anında tepki gördü. Halk sosyal medya üzerinden anında tepki verdi. CHP'li Belediye Meclis Üyesi Erdal Şanlı Cumhuriyet Savcılığı'na giderek suç duyurusunda bulundu. CHP'li Erdal Şanlı'ya hepimiz adına teşekkür ediyorum. Aynı hassasiyeti Eskişehir'de siyaset yapan ve Eskişehir'i yönetmeye talip olan diğer siyasilerden de bekliyoruz. Siyasiler dışında halkımızdan da Yusuf Ziya hakkında suç duyurusunda bulunulması gereklidir. Eskişehir'in uyuyan şehir olmadığını Yusuf Ziya ve onun gibiler anlamalı. Onlarca suç duyurusu ile karşı karşıya kaldığında Eskişehir'in bir fuhuş merkezi mi yoksa bir direnç merkezi mi olduğunu çok daha iyi anlasınlar...
***
AKP yerel seçimler için taktik çalışmalarına hız verdi...
Şehirlerde kandıramadıkları oyların yerine köylerdeki oylara göz diktiler...
Köylerin oylarını da kent merkezine dahil etmek gibi garip bir uygulama ile direnç merkezlerini ele geçirmenin hesaplarını yapıyorlar...
Şişli Belediyesi'ni ele geçiremeyeceklerini anladılar...
Şişli'nin bazı mahallelerini Sarıyer'e bağlamaya kalkıştılar...
Böylece hem Sarıyer'i hem de Şişli'yi ele geçirme planını ortaya koydular...
AKP bu manevralarla bizlere şunu anlatıyor...
"Ben milletin ancak yarısını uyutabildim, diğer yarısını din sömürüsü ile uyutmam mümkün değil. Bu nedenle bu tür çirkef planlar ve itibarsızlaştırma eylemleri ile diğer yüzde 50'nin elinde olan yerleri de kazanacağım"
Plan çok açık bir şekilde böyle işletiliyor...
Ancak Eskişehir halkı bu yöntemlere pabuç bırakmayacaktır...
İlk hamleyi yapan Yusuf Ziya nezdinde bu hamlenin boşa çıktığını göstermek açısından bu şahıs hakkında vatandaşlarımızdan ve diğer siyasilerden de suç duyurusunda bulunmalarını rica ediyorum...
***
Eskişehirspor taraftarı olarak da bir suç duyurusunda bulunulmalıdır.
Nefer bu konuda öncülük yapabilir...
Bir avukat nezaretinde Eskişehirspor taraftarı adına savcılığa suç duyurusunda bulunmak bu densizlere verilmiş iyi bir ders olacaktır.
Nefer Yusuf Ziya'ya da gider, diyerek bu konuda öncülük etmelerini bekliyorum.
Ayrıca Ultras Problem Oluşumu, 1965 Eskişehirliler Derneği, Altes, BandoESES, KoreoESES gibi dernek ve taraftar gruplarımız da bu duruma tepkilerini birer suç duyurusu ile ortaya koymalı ve ortak bir basın açıklaması ile bunu duyurmalıdırlar.
Eskişehirspor sevdalılarının sadece futbol takımına değil tüm kente sevdalı olduğunu bu yolla da tüm halkımıza duyurmalıyız...
***
Yusuf Ziya bu sözleri ettiğine çok pişman olacak...
Yalnız ben halen merak ediyorum;
Acaba bay Yusuf Ziya AKP'li Kadir Topbaş ile yine AKP'li A. Misbah Demircan'ın el ele yönettikleri İstanbul'un Beyoğlu ilçesindeki travesti genelevleri hakkında neden bu güne kadar bir iki lakırdı etmedi. Kadınların çalıştığı genelevleri kapatan AKP zihniyeti Bayram Sokak'ta bir travesti genelevinin oluşmasına neden göz yumdu. Beyoğlu'nda yaşayanlar bilir bu genelevler son 10 içersinde oluştu... Haydi bakalım Yusuf Ziya, Bayram Sokağa bekliyoruz seni...
"Biz ne söylesek millet yutar!"
"Nasılsa sayın başbakanımız din sömürüsü ile halkı uyutuyor"
Şeklindeki düşünceler içersinde, Eskişehir'de de her akıllarına geleni söyleyeceklerini zannettiler...
Aslında Star yazarı Yusuf Ziya Eskişehir'e gelirken idmanlı gelmiş...
Birileri ona söylemesi gerekenleri söylemiş...
AKP'nin bir türlü ele geçiremediği son kale Eskişehir'i ele geçirmek için belden aşağı vurmak gerektiğini anlatmış birileri ona...
Eskişehir'e adım atar atmaz tarif edilen adreslere gitmiş...
Belki de hiç gitmedi...
Önceden ezberletilenleri çıktı söyledi...
Hani derler ya ağzı olan konuştu yine...
***
Sosyal Medya üzerinden yayılan ilk haberlerde orada bulunan AKP'li belediye başkanı ve diğer yetkililerden bir tepki olduğu şeklinde bilgiler yoktu. Daha sonra yerel basında çıkan haberlerde tepkiler olduğu yönünde bilgiler yer aldı. Fakat tepkinin ne boyutta olduğu yazılmadı. Böylesine bir kenti fuhuş merkezi gibi ifşa edecek kadar rezil bir suçlama karşısında o toplantıyı terketmeleri gerekirdi. Bunu yapmadıkları belli. Fakat nasıl bir tepki gösterdiklerini de bilmiyoruz. Eskişehir'i ve Eskişehir halkını yönetenlerin bu hassasiyetlerden uzak kalmaları gerçekten çok düşündürücü...
***
Yusuf Ziya'nın Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Yılmaz Büşükerşen'i itibarsızlaştırmaya yönelik bu beyanatı Eskişehir'de anında tepki gördü. Halk sosyal medya üzerinden anında tepki verdi. CHP'li Belediye Meclis Üyesi Erdal Şanlı Cumhuriyet Savcılığı'na giderek suç duyurusunda bulundu. CHP'li Erdal Şanlı'ya hepimiz adına teşekkür ediyorum. Aynı hassasiyeti Eskişehir'de siyaset yapan ve Eskişehir'i yönetmeye talip olan diğer siyasilerden de bekliyoruz. Siyasiler dışında halkımızdan da Yusuf Ziya hakkında suç duyurusunda bulunulması gereklidir. Eskişehir'in uyuyan şehir olmadığını Yusuf Ziya ve onun gibiler anlamalı. Onlarca suç duyurusu ile karşı karşıya kaldığında Eskişehir'in bir fuhuş merkezi mi yoksa bir direnç merkezi mi olduğunu çok daha iyi anlasınlar...
***
AKP yerel seçimler için taktik çalışmalarına hız verdi...
Şehirlerde kandıramadıkları oyların yerine köylerdeki oylara göz diktiler...
Köylerin oylarını da kent merkezine dahil etmek gibi garip bir uygulama ile direnç merkezlerini ele geçirmenin hesaplarını yapıyorlar...
Şişli Belediyesi'ni ele geçiremeyeceklerini anladılar...
Şişli'nin bazı mahallelerini Sarıyer'e bağlamaya kalkıştılar...
Böylece hem Sarıyer'i hem de Şişli'yi ele geçirme planını ortaya koydular...
AKP bu manevralarla bizlere şunu anlatıyor...
"Ben milletin ancak yarısını uyutabildim, diğer yarısını din sömürüsü ile uyutmam mümkün değil. Bu nedenle bu tür çirkef planlar ve itibarsızlaştırma eylemleri ile diğer yüzde 50'nin elinde olan yerleri de kazanacağım"
Plan çok açık bir şekilde böyle işletiliyor...
Ancak Eskişehir halkı bu yöntemlere pabuç bırakmayacaktır...
İlk hamleyi yapan Yusuf Ziya nezdinde bu hamlenin boşa çıktığını göstermek açısından bu şahıs hakkında vatandaşlarımızdan ve diğer siyasilerden de suç duyurusunda bulunmalarını rica ediyorum...
***
Eskişehirspor taraftarı olarak da bir suç duyurusunda bulunulmalıdır.
Nefer bu konuda öncülük yapabilir...
Bir avukat nezaretinde Eskişehirspor taraftarı adına savcılığa suç duyurusunda bulunmak bu densizlere verilmiş iyi bir ders olacaktır.
Nefer Yusuf Ziya'ya da gider, diyerek bu konuda öncülük etmelerini bekliyorum.
Ayrıca Ultras Problem Oluşumu, 1965 Eskişehirliler Derneği, Altes, BandoESES, KoreoESES gibi dernek ve taraftar gruplarımız da bu duruma tepkilerini birer suç duyurusu ile ortaya koymalı ve ortak bir basın açıklaması ile bunu duyurmalıdırlar.
Eskişehirspor sevdalılarının sadece futbol takımına değil tüm kente sevdalı olduğunu bu yolla da tüm halkımıza duyurmalıyız...
***
Yusuf Ziya bu sözleri ettiğine çok pişman olacak...
Yalnız ben halen merak ediyorum;
Acaba bay Yusuf Ziya AKP'li Kadir Topbaş ile yine AKP'li A. Misbah Demircan'ın el ele yönettikleri İstanbul'un Beyoğlu ilçesindeki travesti genelevleri hakkında neden bu güne kadar bir iki lakırdı etmedi. Kadınların çalıştığı genelevleri kapatan AKP zihniyeti Bayram Sokak'ta bir travesti genelevinin oluşmasına neden göz yumdu. Beyoğlu'nda yaşayanlar bilir bu genelevler son 10 içersinde oluştu... Haydi bakalım Yusuf Ziya, Bayram Sokağa bekliyoruz seni...
19 Eylül 2012 Çarşamba
KartES Nereye koşuyor!
"yazmak zorundayım,niye yazılmadığının da şaşkınlığı içindeyim.
KoreoESES diye bir gizli kahramanlar var.kabul edilmiş Camia tarafından,hiç kimsenin sorgusu suali yok.biz bu Ülkeye vedalaşmanın nasıl olduğunu gösterecez demişler ortaya çıkmışlar.
Allah kenarından köşesinden tutan herkesten razı olsun.BAŞARDILAR.
bu hareket Eskişehirspor avantasız taraftarınının hareketiyken,
avantacı FENER'mi yazıyordu?anlam veremediğim ilkokul 2. sınıf seviyesindeki zihniyetin açmış olduğu pankart ile bugün kirletilmiştir.
maalesef bu olay tüm Ülkemizde görülmüştür.nasıl izah ederiz bilemem???????
ortada bir acı var;yapıFENER,FENER diye ortada dolaşanlar var.daha fazlası bende yok."
Yukarıdaki satırlar, 60 küsur yaşında bir ağabeyimize ait.
Erkan Akçoray...
Yazılan yazıyı iki gündür okuyor ve bir anlam çıkarmaya çalışıyorum...
KoreoESES gurubunun son yaptığı gösteri ve öncekiler sadece biz Eskişehirspor sevdalılarının değil, tüm futbol sevenlerin takdirini topluyor. KoreoESES ile ilgili düşüncelerimizi daha önceki yazılarımızda belirtmiştik. Buradan tekrar kendilerine başta Emre Angı kardeşim olmak üzere minnet duygularımı sunuyorum...
***
Erkan ağabey'in de dediği gibi kenarından köşesinden tutan herkesten Allah razı olsun...
Buraya kadar hislerimize tercüman olmuş ağabeyimiz...
Buradan sonrasını iki gündür çözmeye çalışıyorum...
Hangi maksatla yazmış!?
Ne anlatmaya çalışıyor!?
Neyin peşinde koşuyor!?
Maksadı bu güne kadar sürdürdüğünüz fitne fesat politikanıza bir yenisini daha ekleyerek KoreoESES ve NEFER'i karşı karşıya getirmek midir!?
***
Tamam biz NEFER gurubu olarak ilköğretim (ilkokul değil) 2. sınıf talebeleri gibiyiz. Onlar kadar TEMİZ seviyoruz biz ESESimizi... Onlar kadar samimiyiz yaptığımız işlerde... Onlar kadar temiz kalmak en büyük emelimiz...
İlköğretim 2. sınıf zihniyeti yukarıda saydıklarımdan farklı mıdır!!
Hayır kesinlikle hiçbir kişi yazdıklarımızdan farklı bir şey söyleyemez...
İlköğretim 2. sınıf öğrencisi temizdir, saftır, samimidir...
Peki KoreoESES'in yaptığı gösteriyi İlköğretim 2. sınıf zihniyetiyle yapılan NEFER pankartı nasıl kirletebilir!? Bu zihniyetin kirlilik neresinde olabilir!? Sayın Akçoray somut bir şey söyleyin de bu kirliliği çözelim lütfen...
***
Maalesef olay tüm ülkemizde görülmüş...
Evet NEFER'in gençlerinin, pardon ilköğretim 2. sınıf zihniyetli bebelerinin, el emeği göz nuru dökerek günlerce sıcak, soğuk demeden, yarı aç yarı tok yaptıkları pankart ne yazık ki(!) tüm ülkede görülmüş. Bu durumu nasıl izah edebiliriz diye üzülen ey KartES sen hele bu olayın vehamet noktasını bize bir anlatsan... Olayın vehametini biz bir anlasak çıkalım sizlerden, hem camiadan hem de tüm ulusumuzdan özür dileriz... "Kusura bakmayın biz çocukça bir pankart yaptık göz zevkinizi bozduk özür dileriz" deriz...
***
Gelelim zurnanın ZORT dediği yere...
İşte bu noktada saygı sınırlarını zorlayacağım için tüm dostlarımdan özür dilerim...
Ey Erkan Akçoray!
Sen Bugün Eskişehirspor tribünlerinin en büyük tribün gurubu konumunda olan NEFER'in adını hangi cüretle FENER diye yazarsın...
Bunda dayanağın nedir!?
Amacın nedir!
Nereye varmak istiyorsun!?
Senin maksadını biz yıllardır çok iyi biliyoruz aslında...
Senin maksadın bu taraftarın arasına sürekli fitne fesat sokarak bu camianın büyümesine engel olmaktır. Yıllardır aynı şeyi yapıyorsun. Nefer'e olan düşmanlığın, senin ESES sevginin önüne geçmiş... NEFER düşmanlığın senin gözlerini kör etmiş, kalbini karartmış...
Yeter artık!
Yaşının ağırlığını bil... Torun torba sahibi oldun. Milletin arasına fitne sokmaktan bıkıp usanmadın... Tüm saldırılara rağmen Nefer'in büyümesine mani olamadığın için kuduruyorsun. İstanbul'da yaptığın tahrikler neticesinde Nefer'li gençlerin sana saldırmasını sağladın ve bunu Nefer aleyhinde her yerde kullandın... Aynı oyunu oynamaya devam ediyorusun... Nefer'i tahrik edip olaylar çıkmasını arzu ediyorsun ama NEFER artık senin bu oyunlarına gelmeyecek...
NEFER bundan böyle senin bu tür davranışlarına gülüp geçecek...
***
Son olarak Eskişehirspor camiasına seslenmek istiyorum. KartES yani Erkan Akçoray adlı şahsın forumda yazdığı bu yazıyı eminim herkes görmüştür. Fakat ne hikmetse Nefer'in en küçük bir hatasında kıyameti koparanlar KartES'in şu nifak kokan yazısı hakkında hiçbir şey yazmamışlar. Eskişehirspor camiası olarak artık bu fitne ve fesat üreten örümcek kafalardan kurtulmamız gerekmektedir. Yaşananları iyi takip edelim ve Eskişehirspor'un geleceği bu örümcek kafalardan kurtaralım...
30 Ağustos 2012 Perşembe
Murat Diri'nin ne olduğunu anlayanlar beri gelsin bakalım...
29 Ağustos 2012 tarihinde Eskişehirspor camiası olarak korkunç bir iftira ile karşı karşıya kaldık. Eskişehirspor tribünlerinin en önemli gurubu olan NEFER gurubu lideri Murat Diri gözaltına alındı. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her vatandaş gibi O da herhangi bir olaydan dolayı gözaltına alınabilir elbette. Yapılan sorgulama ve tahkikat neticesinde ise, suçsuz bulunarak serbest bırakılmış olabilir. Bu da gayet doğal bir durum. Buraya kadar bizi üzmesinden öteye bir sıkıntı yok.
***
Bizi asıl sıkıntıya sokan durum emniyet tarafından basına sızdırılan suçlamalar. Bu suçlamalardan ikisine gülüp geçtik. Neymiş efendim Murat Diri konumunu güçlendirmek amacıyla Nefer'i kullanıp maç öncelerinde olaylar çıkartarak milletin gözünü korkutup konumunu güçlendirmek istiyormuş. Bu tamamen bir masal. Kaldı ki Murat Diri böylesine çocuksu bir oyunun içinde olmayacak kadar da güçlüdür zaten.
***
Bir başka suçlama ise, Murat Diri ve Nefer gurubu şehit cenazelerinde halkı kin ve nefret duygularına sürükleyecek eylemler yapıyorlarmış. Provakatif eylemler. Nedir peki bu eylemler?! Halkın cenaze katılması için çağrıda bulunmak, "Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez" sloganı atmak. Bu mudur evet hepsi budur...
Meclisteki malum şahıslar teröristlere "saygılı çocuklar" derler kimsenin kılı kıpırdamaz, ama bu millet şehidine sahip çıkar kodesi boylar. Bu bir gözdağıdır. Bundan sonra kemsi şehit cenazelerine katılmasın diye yapılan bir korkutma planı. Millet evimiz taşlanır korkusuyla balkonuna bayrak asmasın, kodese gireriz korkusuyla şehit cenazesine katılmasın, "kandan besleniyorlar" suçlamasıyla yüz yüze gelmemek için şehidin hakkını korumasın, o.... çocukları da rahat rahat ellerini kollarını sallaya sallaya Mehmetçiklerimizi şehit etsin. Kundaktaki bebeleri bile gözlerini kırpmadan öldürsünler. Teröristlere öldürüldü bile diyemeyen basın ve hükümet şehidinin cenaze namazını kılan vatandaşı kin ve nefret provakatörü olarak suçlayabiliyor.
***
Bir başka suçlama ise, Murat Diri'nin uyuşturucu ticareti yaptığı ve gençleri uyuşturucuya alıştırdığı yönünde. Gençleri bu beladan kurtarmak için yıllardır çabalayan, emniyet ile ortak uyuşturucu panelleri düzenleyen, gençleri namaz kılmaya teşvik eden Murat Diri uyuşturucu ticareti yapıyormuş!!! Vay anasına sayın seyirciler!!!
***
Allah'ın izniyle tüm bu suçlamaların ayrı ayrı masallar olduğunu gördük. Murat Diri kısa bir gözaltı süresinden sonra serbest bırakıldı. Murat Diri'nin gözaltına alınıp sorgulanmasına kadar geçen kısa süre içersinde yüreğimizi yakan bazı yorumlar yapıldı. Eskişehirspor camiası içinden birileri yattıkları pusu nöbetinden uyanmışlar ve linç kampanyasına bıraktıkları yerden devam etmişlerdir. "Murat Diri'nin ve NEFER'in ne olduğunu anladık" diyerek yapılan bu saçma sapan suçlamaların doğruluğunu ilk anda kabullenenler acaba şimdi özür dileme erdemini gösterebilecekler mi!?
***
Emniyetten sızdırılan ve doğruluğunu onaylanmayan suçlamaları gazete sütunlarında tv ekranlarında, internet sitelerinde yayanlar acaba şimdi Murat Diri'nin karşısında yüzlerini kızartacaklar mı!? Seven sevmeyen herkes Murat Diri'nin nasıl biri olduğunu bilir ve bu haber karşısında hemen murat Diri'ye sahip çıkar. Ancak bazı Nefer düşmanları var ki, onlar pusuya yatmış beklerler ve en ufak bir tökezlemede aynen dün olduğu gibi hemen ortaya çıkıp salyalarını akıtarak içlerindeki kin ve nefreti kusarlar.
***
Şunu hiçz kimse unutmasın ki, NEFER Yeniden Büyük Eskişehirsphor idealimizin en büyük savunucusudur ve bu yoldan asla ve asla dönmeyecektir. Belki zaman zaman bitkin düşebiliriz, yorulabiliriz, diz çökebiliriz. Fakat her diz çöküşün ardından ayağa kalkıp dimdik durmasını da biliriz. Ve şunu da bizler çok iyi biliyoruz ki; "ZAFER HER DİZ ÇÖKÜŞÜN ARDINDA AYAĞA KALKABİLENLERİNDİR!"
***
YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR, VAROLSUN NEFER!!!
***
Bizi asıl sıkıntıya sokan durum emniyet tarafından basına sızdırılan suçlamalar. Bu suçlamalardan ikisine gülüp geçtik. Neymiş efendim Murat Diri konumunu güçlendirmek amacıyla Nefer'i kullanıp maç öncelerinde olaylar çıkartarak milletin gözünü korkutup konumunu güçlendirmek istiyormuş. Bu tamamen bir masal. Kaldı ki Murat Diri böylesine çocuksu bir oyunun içinde olmayacak kadar da güçlüdür zaten.
***
Bir başka suçlama ise, Murat Diri ve Nefer gurubu şehit cenazelerinde halkı kin ve nefret duygularına sürükleyecek eylemler yapıyorlarmış. Provakatif eylemler. Nedir peki bu eylemler?! Halkın cenaze katılması için çağrıda bulunmak, "Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez" sloganı atmak. Bu mudur evet hepsi budur...
Meclisteki malum şahıslar teröristlere "saygılı çocuklar" derler kimsenin kılı kıpırdamaz, ama bu millet şehidine sahip çıkar kodesi boylar. Bu bir gözdağıdır. Bundan sonra kemsi şehit cenazelerine katılmasın diye yapılan bir korkutma planı. Millet evimiz taşlanır korkusuyla balkonuna bayrak asmasın, kodese gireriz korkusuyla şehit cenazesine katılmasın, "kandan besleniyorlar" suçlamasıyla yüz yüze gelmemek için şehidin hakkını korumasın, o.... çocukları da rahat rahat ellerini kollarını sallaya sallaya Mehmetçiklerimizi şehit etsin. Kundaktaki bebeleri bile gözlerini kırpmadan öldürsünler. Teröristlere öldürüldü bile diyemeyen basın ve hükümet şehidinin cenaze namazını kılan vatandaşı kin ve nefret provakatörü olarak suçlayabiliyor.
***
Bir başka suçlama ise, Murat Diri'nin uyuşturucu ticareti yaptığı ve gençleri uyuşturucuya alıştırdığı yönünde. Gençleri bu beladan kurtarmak için yıllardır çabalayan, emniyet ile ortak uyuşturucu panelleri düzenleyen, gençleri namaz kılmaya teşvik eden Murat Diri uyuşturucu ticareti yapıyormuş!!! Vay anasına sayın seyirciler!!!
***
Allah'ın izniyle tüm bu suçlamaların ayrı ayrı masallar olduğunu gördük. Murat Diri kısa bir gözaltı süresinden sonra serbest bırakıldı. Murat Diri'nin gözaltına alınıp sorgulanmasına kadar geçen kısa süre içersinde yüreğimizi yakan bazı yorumlar yapıldı. Eskişehirspor camiası içinden birileri yattıkları pusu nöbetinden uyanmışlar ve linç kampanyasına bıraktıkları yerden devam etmişlerdir. "Murat Diri'nin ve NEFER'in ne olduğunu anladık" diyerek yapılan bu saçma sapan suçlamaların doğruluğunu ilk anda kabullenenler acaba şimdi özür dileme erdemini gösterebilecekler mi!?
***
Emniyetten sızdırılan ve doğruluğunu onaylanmayan suçlamaları gazete sütunlarında tv ekranlarında, internet sitelerinde yayanlar acaba şimdi Murat Diri'nin karşısında yüzlerini kızartacaklar mı!? Seven sevmeyen herkes Murat Diri'nin nasıl biri olduğunu bilir ve bu haber karşısında hemen murat Diri'ye sahip çıkar. Ancak bazı Nefer düşmanları var ki, onlar pusuya yatmış beklerler ve en ufak bir tökezlemede aynen dün olduğu gibi hemen ortaya çıkıp salyalarını akıtarak içlerindeki kin ve nefreti kusarlar.
***
Şunu hiçz kimse unutmasın ki, NEFER Yeniden Büyük Eskişehirsphor idealimizin en büyük savunucusudur ve bu yoldan asla ve asla dönmeyecektir. Belki zaman zaman bitkin düşebiliriz, yorulabiliriz, diz çökebiliriz. Fakat her diz çöküşün ardından ayağa kalkıp dimdik durmasını da biliriz. Ve şunu da bizler çok iyi biliyoruz ki; "ZAFER HER DİZ ÇÖKÜŞÜN ARDINDA AYAĞA KALKABİLENLERİNDİR!"
***
YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR, VAROLSUN NEFER!!!
Etiketler:
EsEs,
Eskişehirspor,
Murat Diri,
Nefer,
taraftar,
tribün
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




