23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı...
Hepimize kutlu olsun.
Anadolu'daki son TÜRK Devleti'nin bekasına, çocuklarımızın huzurlu bir geleceğe kavuşmasına vesile olsun...
Bu bayramı aziz Türk Milleti'ne ve Dünya Çocuklarına armağan eden atamız Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile bu vatanın vatan olması için toprağa düşen şehitlerimizin de aziz ruhlarına rahmet olsun.
Şanlı Türk Bayrağı bu vatanın semalarından hiç inmesin...
***
23 Nisan Türk Milleti için tarihi bir dönüm noktasıdır.
Bin yıla yakın bir zamandır Anadolu topraklarında egemenliğini sürdüren Türk Milleti'nin bu egemenliğinin sonsuza kadar süreceğini yedi düvele bir kez daha haykırdığımız kutlu bir savaşın zafer sembolüdür 23 Nisan.
23 Nisan Türk Milleti'nin Egemenliğini yeniden ilan ettiği gündür.
23 Nisan Türk Milleti'nin yok edilemeyeceğinin bir kez daha Türk düşmanlarına gösterildiği gündür.
23 Nisan Kınalı Kuzular'ın zaferidir.
23 Nisan evlatlarını kınalayarak vatana kurban olmak üzere cepheye süren analarımızın zaferidir.
23 Nisan 15 yaşındaki evladıyla omuz omuza vatan için, bayrak için, ezan için son Haçlı Ordusu'na karşı çarpışarak kucak kucağa şehadet şerbetini içen babaların zaferidir.
***
23 Nisan bir Zafer türküsüdür.
23 Nisan bir kahramanlık öyküsüdür.
23 Nisan bir kurtuluş destanıdır.
23 Nisan bir özgürlük efsanesidir.
23 Nisan bir yiğitlik manzumesidir.
23 Nisan Tanrı Dağı'ndan Hıra Dağı'na uzanan Türk'ün kutlu davasının son zafer muştusudur....
***
23 Nisan'ı iyi anlamak lazımdır.
23 Nisan'ı çocuklarımıza güzel kıyafetler giydirip, tören alanlarında şarkılar türküler söyleteceğimiz basit bir çocuk bayramı olarak görürsek, başındaki ULUSAL EGEMENLİK kısmını unutursak o bayram çocuk bayramı da olmaz.
Yeryüzünde çocuklar için bir bayram günü belirleyen tek lider olan Mustafa Kemal Atatürk bunu neden yapmıştır?
Bunu da iyi anlamak lazımdır.
***
Biliyorsunuz bizim KINALI KUZULARIMIZ vardır.
14-15 yaşında anacıkları tarafından kınalanarak vatan için şehadet şerbetini içsinler diye cepheye gönderilen çocuklarımız.
Bugün bizlerin bakkala göndermeye bile kıyamadığımız yaştaydı o KINALI KUZULAR!
Sokakta bilye oynamalıydılar.
Mahallede arkadaşlarıyla çelik çomak oynamalıydılar.
Belki bir kıza sevdalanmalıydılar.
Belki de okullarında olmalıydılar.
Ama onlar cephedeydiler.
TÜRK'ün bin yıldır süren EGEMENLİĞİNİ sona erdirmeyen çalışan son Haçlı Ordusu'na karşı vatanı savunmak için, bayrağı savunmak için, ezanı savunmak için cephedeydi o KINALI KUZULAR!
***
Şimdi "Çocuk Bayramı" deyip geçiyoruz.
Yok efendiler yok!
Öyle çocuk bayramı değil!
Bu bayram ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMI'dır!
Türk Milleti'nin egemenliği için şehit olmaktan korkmayan, vatan için canını seve seve veren çocuklarımızın anısına Mustafa Kemal Atatürk tarafından ilan edilen ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMI'dır bu bayram!
TÜRK Milleti'nin Egemenlik Bayramıdır bu bayram.
Mustafa Kemal Atatürk, egemenlik ve çocuk kelimelerini bir arada kullanarak bizlere "Türk Mileti'nin asırlar süren egemenliğinin sürmesindeki en büyük pay çocuklarımıza aittir ve bu neden bu bayram EGEMENLİK ve ÇOCUK bayramıdır" mesajını vermiştir.
***
TÜRK Milleti'nin egemenliği daim olsun!
TÜRK Milleti'nin KINALI KUZULARI varolsun!
VARLIĞIMIZ TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN!
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
23 Nisan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Nisan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Nisan 2016 Cumartesi
23 Nisan 2014 Çarşamba
Günahsız bir el öpebilmek...
Senede bir gün...
Bir sürü şamata...
Bir sürü şaklabanlık...
Çocuk o gün başbakandır,
Cumhurbaşkanıdır,
Validir,
Kaymakamdır,
Belediye başkanıdır...
Vesair...
Öylesine laf ola torba dola...
Gazetelere, televizyonlara malzeme ola...
Gerisi boş...
Kimsenin umurunda değil, sokaklarda dilendirilen çocuk...
***
Çocuk...
Evde azarlanır,
Okulda azarlanır,
Camide azarlanır,
Sokakta azarlanır,
Yetmezse, yine de haylazlık ediyorsa tokatlanır...
Kim halt etmiş de demişse; "dayak cennetten çıkmadır" deyip basarlar tokadı...
Madem öyle babacan, şeytan da cennetten çıkma haydi düş şeytanın peşine...
***
Çocuk...
Evlerin neşesi,
Neşesini geç, ailelerimizin çimentosu...
Çocuklar olmasa kimbilir bilmem kaç bin kere daha da çoğalır boşanmalar aldatmalar...
Bırakıp gitmeler...
Hoş çocuk olunca da, akıllanmaz bazı deyyus-u ekberler...
Aldırmadan doğurdukları çocuğun ne acılar çekeceğine,
Kendi nefisleri uğruna bırakıp giderler anasız babasız o çaresiz yavruları...
***
Çocuk...
Cennetin gülleri...
Alemlerin efendisi de öyle derdi, torunları Hasan ile Hüseyin'e...
Cennetin güllerini soldurdular ya sözde Allah'a teslim olanlar...
Minicik güllerin tomurcuklarını bedenlerinden ayırdılar ya bir kılıç darbesiyle...
Yüzyıllar geçti halen durmuyor o deyyus-u ekberlerin torunları...
Cennetin güllerini bir bir solduruyorlar, dünyanın dört bir yanında...
***
Çocuk...
Allah'ın yeryüzündeki melekleri...
Günahsız...
Tertemiz elleri...
Cennet kokan elleri...
Hiçbir yaratıkta olmayan güzellikte tenleri...
Melekleri gören gözleri...
Allah'ın bizlere armağan ettiği melekleri...
***
Çocuk...
Senede bir gün,
Sadece bir gün "adam" yerine konan çocuklarımız...
Azarlanan,
Tokatlanan,
Horlanan,
Sokaklara atılan,
Tecavüz edilen,
Öldürülen,
Köleleştirilen
Ve senede bir gün bir koltuğa oturtulup siyasi rant malzemesi haline getirilen çocuklarımız...
***
Bugün onların bayramı...
Dünya'da bir tek Gazi Mustafa Kemal Atatürk onlara bir bayram armağan etmiş...
Bırakın bu bayramı onlara armağan eden adamı eleştirmeyi,
Bırakın koltuk maskaralığını,
Bırakın sinema çevirmeyi,
Bırakın şamatayı...
Vakit sizin için geç olmadan,
Hemen şu an, çıkın dışarı önünüze ilk gelen çocuğun ellerini avuçlarınızın içine alıp, günahsız bir el öpmenin hazzını yaşayın...
Emin olun, öpmeye doyamayacaksınız o meleğin ellerini...
Bir sürü şamata...
Bir sürü şaklabanlık...
Çocuk o gün başbakandır,
Cumhurbaşkanıdır,
Validir,
Kaymakamdır,
Belediye başkanıdır...
Vesair...
Öylesine laf ola torba dola...
Gazetelere, televizyonlara malzeme ola...
Gerisi boş...
Kimsenin umurunda değil, sokaklarda dilendirilen çocuk...
***
Çocuk...
Evde azarlanır,
Okulda azarlanır,
Camide azarlanır,
Sokakta azarlanır,
Yetmezse, yine de haylazlık ediyorsa tokatlanır...
Kim halt etmiş de demişse; "dayak cennetten çıkmadır" deyip basarlar tokadı...
Madem öyle babacan, şeytan da cennetten çıkma haydi düş şeytanın peşine...
***
Çocuk...
Evlerin neşesi,
Neşesini geç, ailelerimizin çimentosu...
Çocuklar olmasa kimbilir bilmem kaç bin kere daha da çoğalır boşanmalar aldatmalar...
Bırakıp gitmeler...
Hoş çocuk olunca da, akıllanmaz bazı deyyus-u ekberler...
Aldırmadan doğurdukları çocuğun ne acılar çekeceğine,
Kendi nefisleri uğruna bırakıp giderler anasız babasız o çaresiz yavruları...
***
Çocuk...
Cennetin gülleri...
Alemlerin efendisi de öyle derdi, torunları Hasan ile Hüseyin'e...
Cennetin güllerini soldurdular ya sözde Allah'a teslim olanlar...
Minicik güllerin tomurcuklarını bedenlerinden ayırdılar ya bir kılıç darbesiyle...
Yüzyıllar geçti halen durmuyor o deyyus-u ekberlerin torunları...
Cennetin güllerini bir bir solduruyorlar, dünyanın dört bir yanında...
***
Çocuk...
Allah'ın yeryüzündeki melekleri...
Günahsız...
Tertemiz elleri...
Cennet kokan elleri...
Hiçbir yaratıkta olmayan güzellikte tenleri...
Melekleri gören gözleri...
Allah'ın bizlere armağan ettiği melekleri...
***
Çocuk...
Senede bir gün,
Sadece bir gün "adam" yerine konan çocuklarımız...
Azarlanan,
Tokatlanan,
Horlanan,
Sokaklara atılan,
Tecavüz edilen,
Öldürülen,
Köleleştirilen
Ve senede bir gün bir koltuğa oturtulup siyasi rant malzemesi haline getirilen çocuklarımız...
***
Bugün onların bayramı...
Dünya'da bir tek Gazi Mustafa Kemal Atatürk onlara bir bayram armağan etmiş...
Bırakın bu bayramı onlara armağan eden adamı eleştirmeyi,
Bırakın koltuk maskaralığını,
Bırakın sinema çevirmeyi,
Bırakın şamatayı...
Vakit sizin için geç olmadan,
Hemen şu an, çıkın dışarı önünüze ilk gelen çocuğun ellerini avuçlarınızın içine alıp, günahsız bir el öpmenin hazzını yaşayın...
Emin olun, öpmeye doyamayacaksınız o meleğin ellerini...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

