dersane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dersane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Kasım 2013 Salı

Dersaneler Hemen Kapatılmalı! Çünkü...

Padişahımız emir buyurdular:
- Tiz kapatula dershaneler!
Emir büyük yerden.
Padişah hazretlerinin kapatma gerekçesini sorgulamak mümkün değil.

Kendisi geldiği vakit ayağa kalkmayan Paşa'yı içeri attırdığını itiraf ettiği an geliyor aklımıza...
Onun gerekçeleri ortaya atılan gerekçelerden çok farklı olabilir.
Muhtemelen cemaatin ipini çekmeye çalışıyor.
Halk arasında yer alan "AKP oylarının yarısı cemaat oyları" düşüncesini silip "En büyük benim!" imajını vermeye çalışıyor olabilir.
Dersanelerin kapatılması ile ilgili olarak teb'ası gerekçeler üretmekle mükellef...
"Dersaneler kapatılmalı; çünkü ..." kısmı teb'asına kalıyor.
Ve onlar da işlerini çok iyi yapıyorlar.
***
Dersanelerin kapatılması gerekçeleri pek çok.
Benim en çok ilgimi çeken ise, yandaş bir TV kanalında dile getirilen gerekçe...
Bu çok mühim bir gerekçe.
Dersanelere çocuklarını yollayan bir çok aile dersane parasını ödeyemedikleri için icralık olmuşlar.
Bu nedenle de dersaneler kapatılmalı imiş!
Vay anasına sayın seyirciler.
Hani ekonomi çok iyiydi.
Vatandaş gayet güzel geçinip gidiyordu.
Nerden çıktı şimdi bu haciz meselesi.
Demekki halkın ekonomik durumu o kadar da iyi değilmiş.
Mesela bir bakanın dediği gibi 700-800 TL tutarındaki para "iyi para" değilmiş!
Millet evladına iyi bir gelecek sağlamak için uğraşırken bu kadarcık gelirle icralık oluyormuş demekki...
***
Milletin bir kuruma olan borcundan dolayı o sektördeki tüm kurumların kapatılması icraların sona erdirilmesi için iyi bir çare!
Mesela bir çok vatandaş bankalara olan borcunu ödeyemediği için icralık.
Napıcaksınız o zaman!?
AKP'de çözüm kolay!
"Tüm bankalar tiz elden kapatula!"
Efendim vatandaşların büyük bir çoğunluğu mahalle bakkalına borçlu...
Çözüm kolay!
"Tüm mahalle bakkalları tiz elden kapatula!"
Milyonlarca vatandaşın borçlarını ödeyemedikleri için elektrikleri kesiliyor.
AKP hemen çözüm bulur...
"Tüm elektrik santrallerinin köküne dinamit konulup patlatula!"
Milyonlarca icra dosyası var adalet (!) saraylarında!
İcra'ya giden tüm sektörler yok edilsin!
***
Tıpkı terör meselesinde yaptıkları gibi.
TSK terööristlerle mücadele ediyor ve terör örgütü ağır zayiatlar veriyor.
Tüm komutanlar bir bir içeri atılıp, zayiatlar durdurulsun...
TC, kaldırılsın...
Andımız kaldırılsın...
Her yere Türk Bayrağı asılmasın...
Hatta Türk Bayrağı'nın adı değiştirilsin...
Teröristlere katil denilmesin.
Terörist başına bebek katili denilmesin, sayın denilsin...
Kökünden çözüm efendim.
Ver kurtul!
Kapat kurtul!

***
Cemaatçi değilim...
Cemaat yapılanmasını da hiç bir zaman tasvip etmedim.
Cemaat ve tarikat yapılanmalarını İslam'daki bölünme ve parçalanmanın en büyük unsurları olarak gördüm ve her zaman eleştirdim.
Ancak ortada bir adaletsizlik var.
Kin ile devlet yönetme hali var.
Bir zulüm var ortada.
Ve bizim inancımıza göre de "Zalime ve mazluma adres sorulmaz!"
Halen bu ülkede 40-50 kişilik sınıflarda eğitim ve öğretim verilmeye çalışılıyorsa, dersaneler bu ülkede bir ihtiyaçtır.
Ayrıca insanların ihtiyaçlarını devlet belirleyemez.
Dikta rejimlerinde bile böyle bir uygulama olamaz.
Vatandaşa "senin ihtiyaçların şunlar şunlar" şeklinde bir düzenleme yapmak diktatörlüğün dik alasıdır.
***
Dersaneler bir ihtiyaç olmasaydı milyonlarca ana-baba evlatlarını neden dersaneye göndersin!
Mesela bir insan ihtiyacı olmadığı halde eden gidip nalbur dükkanından 7 buçuk kilo saten alçı alsın?
Bir insanın karnı toksa neden bol kepçe lokantasına gidip kuru-pilav yemeye kalkışabilir ki!?
Bu millet dangalak mı, ihtiyacı olmadığı halde çocuklarını dersanelere gönderiyor.
Aptal mı demek istiyorsunuz bu millete!
Mesela yarın bir gün "çocuk parkları bir ihtiyaç değildir, çocuklar evlerinde ya da sokaklarda da oynayabilir" demeyeceğinizin garantisini kim verebilir bu düşünce sisteminizle...
Başbakan hazretleri minareyi çaldı, yandaşları da kılıf ayarlamaya çalışıyor...
Biraz mert olun.
Vatandayşa karşı birazcık dürüst olun.
Kendi seçmenlerinize karşı birazcık dürüst olun!
Ve çıkın gerçeği söyleyin.
"Biz cemaat kamburunu sırtımızdan atmak istiyoruz, bizim kimseye ihtiyacımız yok, en büyük biziz, en güçlü biziz!" deyiverin
***
Vatandaştan aldığı güç ile vatandaşın ihtiyaçlarını dahi belirleme cüretine kalkışan bu iktidar, daha öncekilerde olduğu gibi bir güç zehirlenmesi ile karşı karşıya kalmıştır ve kendi kendini imha planını adım adım uygulamaktadır.
Vakit yakın!
Halkından aldığı gücü halkına karşı kullanmaya kalkışan her diktatörün sonu yok olmaktır.
O gün çok yakındır!..

19 Kasım 2013 Salı

Tarlabaşı'ndaki Dersane ve Kerane ikilemi!

Tarlabaşı...
Kimisi için korkulan bir semt...
Uyuşturucu,

Gasp,
Hırsızlık,
Fuhuş...
Gayri meşru ne isterseniz burada var.
Bırakın gece vaktini gündüz vakti dahi bir çok kişi buraya uğramaktan imtina eder.
Gerekirse yolunu bile değiştirir.
Şimdi bir dönüşüm projesi başlatıldı.
Bazı binalar yıkılıyor, bazıları restore ediliyor ve yenileniyor...
Yeni bir Tarlabaşı yaratma projesi aslında bu...

***
Yeni Tarlabaşı'ndan hükümetin deyimiyle Yeni Türkiye'ye giden bir yol.
Bu yolda bize gösterilenlerden farklı manzaralar var.
Farklı ayrıntılar var.
Tarlabaşı'nda sadece şer yuvaları odaklanmış değil elbette.
Örneğin bir FEM dersanesi var.
Ülkemizin oldukça önemli bir eğitim kurumu haline gelmiş bir dersane.
Fethullah Gülen Cemaati'ne ait olduğu bilinen bu dersane Tarlabaşı'nda yıllardır faaliyetlerini sürdürüyor.
Özellikle son 10 yıldır bu dersaneye yeni komşular geldi.
Hemen iki sokak ötede.
Çok uzak değil...
Küçük Bayram sokak olarak bilinen sokakta resmi kayıtlarda otel olarak görülen binalar var bu sokakta.
Pencerelerinde sonradan olma kadınlar...
Aslında travesti diyorlar onlara.
Yaşı geçince başörtü bile takanlar var aralarında.
Pencereden gelene geçene sesleniyorlar "şişt şişt baksana!"
***
Onların bu çağrısına kulak verip binalara giriş yapan çok fazla adam (!) var...
Hemen iki sokakta ötede de dersane...
Pırıl pırıl gençler eğitim için akın akın geliyorlar...
"Kızlı-erkekli" eğitim için var güçleriyle çalışıyorlar bu çatının altında.
Bu dersanede karmaşık olaylar olmuyor.
Bayram Sokaktaki evlerde ise acayip karmaşık işler dönüyor...
Kızlı erkekli değil Bayram sokaktaki binalarda yaşananlar...
Erkek erkeğe karmaşık bir durum var içerde...
Sadece içerde mi!?
Çıkın Tarlabaşı Caddesi'ne...
Yol boyu travesti ve kadınlar erkekler ile sıkı bir pazarlık içindeler.
Otobüs durağının hemen yanıbaşında.
Tarlabaşı'ndaki emniyet binasının karşısında...
Hemen cadde üzerinde bir de Daracık sokak var...
Orda da malum evlerden var...
Harıl harıl çalışıyorlar...
İşler öylesine yoğun ki seks işçileri nefes alamıyorlar desek yeridir...
***
Tarlabaşı'ndaki dönüşümün görünmeyen manzarası bu.
Yandaş medya bu ikilemi göstermiyor bize.
Bir tarafta bir eğitim yuvası diğer tarafta onlarca fuhuş yuvası ve fuhuş pazarı haline getirilmiş bir bulvar.
Siz devleti yönetseniz napardınız?
Tabii ki bir eğitim yuvasının etrafını adeta kuşatan bu fuhuş pazarını ve fuhuş yuvalarını temizlerdiniz.
Maksadım kimsenin cinsel tercihlerini eleştirmek değil.
Kimin kiminle ne yaptığı beni çok da alakadar etmiyor.
Benim kafamı kurcalayan mevzu; devletimizi yönetenlerin bu fuhuş pazarı ve yuvalarına bu güne kadar en ufak bir yaptırım uygulamadığı bir dönemde bir eğitim yuvasını kapatmaya yönelik çalışmalarıdır.
O dersane orada karanlıkları aydınlatan bir güneş gibi dururken bu güneşi karartmaya çalışanların, bunu yaparken de iki sokak ötedeki genelevlere dokunmayanların neye hizmet ettikleri mevzusudur.
Üstelik bu insanlar son derece dindar insanlar.
İmam Hatip Lisesi mezunu bir başbakanımız varken bu manzarayı görmek insanı son derece üzmektedir.
***
O genelevlerin kapatılsın derdinde değilim.
O insanların cinsel tercihine gösterilen müsamaha ve hoşgörü neden bir eğitim öğretim kurumundan esirgeniyor, bunu anlamaya çalışıyorum.
Travestiler ve onlarla ilişkiye girenler böyle bir yaşam biçimini tercih ediyor olabilirler.

Devam etsinler...
Yasalar önünde eğer bu bir suç değilse, AKP bu yaşam biçimine bile özgürlük sağlayabiliyorsa takdir ederim.
Ama bunun yanında bir eğitim kurumunun kapatılması gündeme geliyorsa orada bir "DUR" çekmek lazım.
Bu dersane kapatma meselesi ile ya  bizimle dalga geçiyorlar ya da bunu yapmayı gerçekten kafalarına koymuşlar...
Eğer bizim zeka seviyemizle dalga geçip sırf gündem değiştirmek için bu dersane meselesini ortaya attılarsa ona alışığız...
Fakat gerçekten dersaneleri kapatma fikrine kendileri de inanıyorlarsa o zaman bunlara dindar oldukları için oy verenler durup kendilerine şu soruyu sormalıdırlar.
Tarlabaşı'ndaki travesti genelevlerine dokunmayıp, yine Tarlabaşı'ndaki bir eğitim kurumunu kapatmak isteyenler ne kadar dindar olabilirler!?