Yenilmek bizi üzmez.
Fakat yenilirken de mücadele eden bir takım varsa sahada...
Yenilirken bile aldığı paranın hakkını veren oyuncu varsa sahada...
Yenilirken bile, taraftarın yüzünü yere düşürmemek için uğraşan teknik heyet varsa kenarda...
Üzülmeyiz...
Canınız sağolsun der geçeriz...
Sonuçta biz de biliyoruz ki;
Bu ligde hiç bir takım yenilmez değildir...
Mutlaka biz de zaman zaman mağlubiyetler alacağız...
***
Kayserispor maçında yediğimiz üç gol var.
Üç golde de defans bloğunda görev yapan 5-6 futbolcumuz hepsi bir arada...
Sanki konken partisi var...
Toplanmışlar al kızı ver papazı pişbirik oynuyorlar...
Kayserisporlu oyuncular bomboş, belki de hayatlarının en rahat gollerini atıyorlar...
Sezon başında hepimizin kuşkuyla yaklaştığı,
Umutsuzca islediğimiz kaleci Boffin belki de bu mağlubiyette kusuru olmayan tek oyuncu...
Üstelik olası bir farkı önleyen kurtarışlar da yaptı.
***
Orta sahada oyun alanımızı sürekli yatay kullandık.
Dikine topları kullanmak hiç aklımıza gelmedi.
Sahayı yanlamasına bir kaç kez tavaf ettikten sonra;
rakibin presinden bunalıp topu Boffin'e teslim ettik defalarca...
Hiçbir oyuncumuz topu Kayserispor defansının içinde oyuna sokmak için mücadele etmedi.
Zaten bir doğal afet durumunda olan Mehmet Güven var...
Ersun Yanal'ın bu tutkusuna halen anlam veremiyorum...
Acaba bizim göremeyip de Ersun hocanın gördüğü ne mahareti var bu Mehmet Güven'in...
Doğrusu çok merak ediyorum...
***
Bu maç adeta forvetsiz oynadık...
Alışıldık bir şekilde Diego bir kaç pozisyonda ileri çıktı...
Bunun dışında forvet oyuncumuz var mıydı, yok muydu anlayamadık...
Kayseri nadiren çok adamla geldiği ceza sahamızda bir çok topu bonkörce harcadı...
Rakibin çok adamla geldiği bu topları alan oyuncularımız ne hikmetse,
Hızlı bir şekilde topu rakip ceza alanına taşımak yerine geri paslar
Ya da yan paslarla rakibin geri dönmesine imkan tanımayı tercih ettiler...
Belki de centilmenlik yaptıklarını düşündüler bizimkiler...
***
Böyle yenilgi olmaz arkadaş!
Yenilecekseniz bu camiaya yakışır şekilde yenileceksiniz...
Aldığınız paranın hakkını vereceksiniz...
O stadı dolduran binlerce insanın,
Rızkından keserek, bilet parası ödediğini asla unutmayacaksınız...
O stadı dolduran insanlar, siz milyon dolar alın, sahada da ruh gibi dolaşın diye ceplerindeki paraları harcamıyorlar...
Bu maç tam bir ruhsuzlar ordusunun yenilgisiydi!
Biz böyle yenilgi istemiyoruz!
Böylesine ruhsuz bir yenilgi sonrasında bile bu taraftar size destek veriyor...
Buna sakın aldanmayın...
Bu taraftarın sabrını taşırırsanız, Eskişehir'de rahat dolaşamazsınız!
Ersun Yanal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ersun Yanal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Şubat 2013 Pazartesi
15 Aralık 2012 Cumartesi
Bu kadar iyi bir takımla nasıl puan kaybedersiniz!?
Düşünün...
Elinizdeki takım son yılların en iyi futbolunu oynuyor...
Mütevazi, fakat son derece kaliteli oyuncularınız var..
Necati Ateş ve Akaminko'nun katılımından sonra bütün futbol otoriteleri takımınızı hayranlıkla izliyor...
Taraflı tarafsız herkes takımın oynadığı futbolun güzelliğinden dem vuruyor...
Bazı futbolseverler sırf güzel futbol görebilmek için sizin maçlarınızı izliyor.
Peki böylesi bir takımla nasıl olur da puan kaybı yaşarsınız!?
***
İşte bu sorunun cevabını Ersun Yanal patlatıyor;
Mehmet Güven ile sahaya çıkarak!
Bjk maçında aynı şeyi yaşadık...
Sezon boyunca takıma girmekte zorlanan Mehmet Güven'i ilk 11'de sahaya sürdük...
Böylesine önemli bir maçta, takıma girmekte zorlanan bir adamla sahaya çıkıyoruz...
2-0 mağlup duruma düşüyoruz...
Maçın Mehmet Güvensiz bölümünde ise, 2-0 galibiz...
***
Mehmet Güven'i Ersun hocamız çok seviyor olabilir...
Aslında iyi bir futbolcu da olabilir...
Kazanılması gereken ve bunun içinde arada şans verilmesi gereken bir futbolcu da olabilir...
Ama böyle şans verilmez ki arkadaş...
Bu tür futbolcular önemsiz maçlarda oynatılır benim bildiğim kadarıyla...
Ya da takımınız skoru kendi lehinde garantileyecek konuma getirdikten sonra şans verirsiniz...
Fakat anlaşılmaz bir şekilde Ersun hocamız tam tersini yapıyor...
***
Bjk maçında yaşadık gördük...
Mehmet Güven ilk onbirde sahaya sürülecek bir form grafiği yakalayamış...
Bjk maçı gibi önemli bir maçta onu ilk onbirde oynatmak büyük bir hata olmuştur...
Bunu sıradan bir futbol seyircisi bile görmüştür...
Aynı hata aynı derecede önem arzeden Bursa maçında neden tekrarlanır arkadaş!
Bunu anlamak mümkün değil!
Bu Mehmet Güven aşkı birdenbire nasıl hasıl oldu?
***
Efendim her iki maçtada mutlak hakem hataları vardı.
Fakat Türkiye'nin en güzel futbolunu oynayan bu takım o hataları da yenebilecek güçtedir.
Önümüzde ilk 4 iddiamızı sürdürebilmemiz için hayati önem taşıyan bir maç daha var.
Antalyaspor maçı bizim için kilit bir maçtır.
Dönüm noktası olacak bir maçtır.
Bu maç ile ilgili tek endişem ilk onbirde yine Mehmet Güven'in yer almasıdır...
Hoca aynı hatayı bu maçtada tekrarlayacak olursa artık hayal görmeyi bırakmamız gerekecektir...
Elinizdeki takım son yılların en iyi futbolunu oynuyor...
Mütevazi, fakat son derece kaliteli oyuncularınız var..
Necati Ateş ve Akaminko'nun katılımından sonra bütün futbol otoriteleri takımınızı hayranlıkla izliyor...
Taraflı tarafsız herkes takımın oynadığı futbolun güzelliğinden dem vuruyor...
Bazı futbolseverler sırf güzel futbol görebilmek için sizin maçlarınızı izliyor.
Peki böylesi bir takımla nasıl olur da puan kaybı yaşarsınız!?
***
İşte bu sorunun cevabını Ersun Yanal patlatıyor;
Mehmet Güven ile sahaya çıkarak!
Bjk maçında aynı şeyi yaşadık...
Sezon boyunca takıma girmekte zorlanan Mehmet Güven'i ilk 11'de sahaya sürdük...
Böylesine önemli bir maçta, takıma girmekte zorlanan bir adamla sahaya çıkıyoruz...
2-0 mağlup duruma düşüyoruz...
Maçın Mehmet Güvensiz bölümünde ise, 2-0 galibiz...
***
Mehmet Güven'i Ersun hocamız çok seviyor olabilir...
Aslında iyi bir futbolcu da olabilir...
Kazanılması gereken ve bunun içinde arada şans verilmesi gereken bir futbolcu da olabilir...
Ama böyle şans verilmez ki arkadaş...
Bu tür futbolcular önemsiz maçlarda oynatılır benim bildiğim kadarıyla...
Ya da takımınız skoru kendi lehinde garantileyecek konuma getirdikten sonra şans verirsiniz...
Fakat anlaşılmaz bir şekilde Ersun hocamız tam tersini yapıyor...
***
Bjk maçında yaşadık gördük...
Mehmet Güven ilk onbirde sahaya sürülecek bir form grafiği yakalayamış...
Bjk maçı gibi önemli bir maçta onu ilk onbirde oynatmak büyük bir hata olmuştur...
Bunu sıradan bir futbol seyircisi bile görmüştür...
Aynı hata aynı derecede önem arzeden Bursa maçında neden tekrarlanır arkadaş!
Bunu anlamak mümkün değil!
Bu Mehmet Güven aşkı birdenbire nasıl hasıl oldu?
***
Efendim her iki maçtada mutlak hakem hataları vardı.
Fakat Türkiye'nin en güzel futbolunu oynayan bu takım o hataları da yenebilecek güçtedir.
Önümüzde ilk 4 iddiamızı sürdürebilmemiz için hayati önem taşıyan bir maç daha var.
Antalyaspor maçı bizim için kilit bir maçtır.
Dönüm noktası olacak bir maçtır.
Bu maç ile ilgili tek endişem ilk onbirde yine Mehmet Güven'in yer almasıdır...
Hoca aynı hatayı bu maçtada tekrarlayacak olursa artık hayal görmeyi bırakmamız gerekecektir...
23 Eylül 2012 Pazar
Emek hırsızı Boffin!
Süper Lig'e yıllar süren aradan sonra çıktığımızdan bu yana Halil Ünal ve yönetimine rağmen bu ligde kalabiliyor olmamızın şaşkınlığını yaşıyorum. Sadece Halil Ünal ve yönetimi mi!? Teknik heyetleri de bunların arasına koymamak mümkün mü!? Geçtiğimiz yıllarda yaşananları hepimiz biliyoruz. Eskişehirspor'un adı pavyon şartıcısının göğüslerine atılan fındık fıstıktan tutun da şike soruşturmalarına kadar karıştı. Süper Lig'e çıkmanın sevincini bile yaşayamadan ne utançlar yaşadık!
***
Bu sezon yapılan bunca hatadan ders alınır diye düşündük....
Yanıldık...
Alışmış kıçta don durmaz sözü misali...
Hata yapmaya alışmış bir yönetim ve teknik heyet yine yapacağını yaptı...
Malecki, Nuhiu, Servet ve Boffin adlarında 4 bomba patlattılar...
Bu bombalar meğerse gaz bombası imiş...
Eskişehirspor sevdalılarının üzerine sıkılan mide gazı bombası...
***
Malecki ve Nuhiu adlı şahıslar şükürler olsun ki yedek soyunduruluyorlar en azından...
Diğer ikisi...
Sadece tribünlerdeki değil dünyanın dört bir yanındaki Eskişehirspor sevdalılarına osuruk gazı sıkmaya devam ediyorlar.
Servet, sanki dünkü çocuk gibi...
Eli ayağı dolaşıyor...
Ayağını topa vuracağına yere vuruyor...
Sürekli adam kaçırıyor...
Top kaçırıyor...
Gaz kaçırıyor...
Başkaca bir maharetini göremedik...
Fakat halen ilk onbirde oynuyor...
Halen bu takımın kaptanlığını yapıyor...
***
Boffin...
Bize gelmeden önce kadrolu yedek...
Bize geldi...
Halil Ünal öyle bir anlattı ki...
Adam sanki Real Madrid'in kalesinden kalkıp bize gelmiş...
Hani bazı laf cambazı emlakçılar vardır...
Yıkık dökük bir evi size öyle bir anlatır ki, sanırsınız saray...
İşte Halil Ünal da aynı bu tür bir emlakçı gibi...
Hadi diyelimki, emlakçı ekmek parası için yapıyor bunu...
Evi kiralayacak ya da satacak ki komisyon alsın, ekmek parasını kazansın...
Peki ya Halil Ünal!?...
***
Boffin şu an maç başına 2 gol ortalaması ile oynuyor...
Elazığ'daki İvesa ile yarış koşuyor sanki...
Servet & Boffin ikilisinin yaptığı hatalar sonucu yediğimiz gollerle mağlup duruma düşüyoruz...
Diğer futbolcularımız canlarını dişlerine takıp mücadele ediyorlar...
Koşuyorlar, didiniyorlar, çırpınıyorlar...
Ama nafile...
Meşhur ikili onların bu çabalarına karşılık yine hata yapıyor ve takım mağlup oluyor...
Buna emek hırsızlığı denir!
Arkadaşlarının emeklerine saygısızlık denir...
Yazıklar olsun denir!
***
Şimdi öncelikle bay Ersun Yanal'a sormak lazım:
Bu Kayseri ve Akhisar maçlarında kalede Kayacan oynasaydı ne olurdu!?
Bu takım şu an 12 puan ile ligin zirvesinde olur muydu!?
Vicdan sahibi olan herkes bu sorunun cevabını verebilir.
Ancak Halil Ünal ve Ersun Yanal bu sorunun cevabını veremezler...
***
Buradan yönetime bir çağrıda bulunuyorum.
Ersun Yanal ve yaptığınız acar transferlerden bu takımı masrafsız kurtarmak ister misiniz!?
Eğer isterseniz, Ersun Yanal antrenör olarak çalışsın, acar transferleriniz de kalsın takımda...
Maç günü takımın başında sahaya, İstiklal Caddesi, Mis Sokak, Boş Zamanlar Biranesi'nde maç izleyen arkadaşlardan birisi çıksın bu takım şu halinden çok daha iyi olur. Kadroyu ve maç tiktiğini onlardan birisi ayarlasın, inanın Ersun Yanal'dan daha başarılı olur...
Böylece Ersun Yanal'a tazminat ödemek zorunda da kalmazsınız!
Hem bizim çocuklar para da istemezler sizden!!!
***
Bu sezon yapılan bunca hatadan ders alınır diye düşündük....
Yanıldık...
Alışmış kıçta don durmaz sözü misali...
Hata yapmaya alışmış bir yönetim ve teknik heyet yine yapacağını yaptı...
Malecki, Nuhiu, Servet ve Boffin adlarında 4 bomba patlattılar...
Bu bombalar meğerse gaz bombası imiş...
Eskişehirspor sevdalılarının üzerine sıkılan mide gazı bombası...
***
Malecki ve Nuhiu adlı şahıslar şükürler olsun ki yedek soyunduruluyorlar en azından...
Diğer ikisi...
Sadece tribünlerdeki değil dünyanın dört bir yanındaki Eskişehirspor sevdalılarına osuruk gazı sıkmaya devam ediyorlar.
Servet, sanki dünkü çocuk gibi...
Eli ayağı dolaşıyor...
Ayağını topa vuracağına yere vuruyor...
Sürekli adam kaçırıyor...
Top kaçırıyor...
Gaz kaçırıyor...
Başkaca bir maharetini göremedik...
Fakat halen ilk onbirde oynuyor...
Halen bu takımın kaptanlığını yapıyor...
***
Boffin...
Bize gelmeden önce kadrolu yedek...
Bize geldi...
Halil Ünal öyle bir anlattı ki...
Adam sanki Real Madrid'in kalesinden kalkıp bize gelmiş...
Hani bazı laf cambazı emlakçılar vardır...
Yıkık dökük bir evi size öyle bir anlatır ki, sanırsınız saray...
İşte Halil Ünal da aynı bu tür bir emlakçı gibi...
Hadi diyelimki, emlakçı ekmek parası için yapıyor bunu...
Evi kiralayacak ya da satacak ki komisyon alsın, ekmek parasını kazansın...
Peki ya Halil Ünal!?...
***
Boffin şu an maç başına 2 gol ortalaması ile oynuyor...
Elazığ'daki İvesa ile yarış koşuyor sanki...
Servet & Boffin ikilisinin yaptığı hatalar sonucu yediğimiz gollerle mağlup duruma düşüyoruz...
Diğer futbolcularımız canlarını dişlerine takıp mücadele ediyorlar...
Koşuyorlar, didiniyorlar, çırpınıyorlar...
Ama nafile...
Meşhur ikili onların bu çabalarına karşılık yine hata yapıyor ve takım mağlup oluyor...
Buna emek hırsızlığı denir!
Arkadaşlarının emeklerine saygısızlık denir...
Yazıklar olsun denir!
***
Şimdi öncelikle bay Ersun Yanal'a sormak lazım:
Bu Kayseri ve Akhisar maçlarında kalede Kayacan oynasaydı ne olurdu!?
Bu takım şu an 12 puan ile ligin zirvesinde olur muydu!?
Vicdan sahibi olan herkes bu sorunun cevabını verebilir.
Ancak Halil Ünal ve Ersun Yanal bu sorunun cevabını veremezler...
***
Buradan yönetime bir çağrıda bulunuyorum.
Ersun Yanal ve yaptığınız acar transferlerden bu takımı masrafsız kurtarmak ister misiniz!?
Eğer isterseniz, Ersun Yanal antrenör olarak çalışsın, acar transferleriniz de kalsın takımda...
Maç günü takımın başında sahaya, İstiklal Caddesi, Mis Sokak, Boş Zamanlar Biranesi'nde maç izleyen arkadaşlardan birisi çıksın bu takım şu halinden çok daha iyi olur. Kadroyu ve maç tiktiğini onlardan birisi ayarlasın, inanın Ersun Yanal'dan daha başarılı olur...
Böylece Ersun Yanal'a tazminat ödemek zorunda da kalmazsınız!
Hem bizim çocuklar para da istemezler sizden!!!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

