boykot etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
boykot etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ekim 2012 Pazartesi

Kasımpaşalı merak ediyor: AŞK mı İŞ mi!?

Kasımpaşa futbol takımını zapteden zengin zümre adına yapılan açıklama halen zihinlerimizde duruyor...
Zengin zümre adına başkanlık koltuğuna oturan şahıs aynen şunları söylemişti...
"Bizim için Beşiktaş AŞK, Kasımpaşa ise, iştir"
Şimdi o büyük gün geldi çattı...
Daha henüz dakka 1 gol 1 pozisyonunda kaldık.
FB maçında astronomik bilet fiyatı ile ülke gündemine gelen BJK aşığı yönetim bilet fiyatlarında yüzde 50 indirime gitti...
Evet BJK maçında yüzde 50 indirim var...
***
Neymiş efendim taraftardan yoğun talep varmış...
Peki hangi taraftardan yoğun talep var...
ARMAsını gaspettiğiniz için sizi protesto ederek maçları boykot eden ARMA sevdalısı taraftardan mı!?
Semtinin takımı Kasımpaşa için yanan yüreklerden mi geldi!?
Yoksa sizin AŞK ile bağlı olduğunuzu açıkça ilan ettiğiniz BJK taraftarından mı!?
Söyleyin efendiler hangi taraftardan geldi bu yoğun talep!?
***
Allah için bir tane adamı yakasından tutun da;
"Kardeşim ahanda bu adam 1 haftadır kafamızın etini yedi, nolur bu BJK maçında fiyatlarda yüzde 50 indirim yapın diye bize yalvardı" deyinde biz de görelim o yoğun talepte bulunan taraftarı.
Siz bu taraftarın sevdasına pranga vurdunuz...
Siz bu taraftarın ARMAsını çaldınız...
Siz bu taraftarı yok saydınız...
Sonra da çıkıp "taraftarımızdan gelen yoğun talep" lafını ediyorsunuz...Söyler misiniz sizin taraftarınız kim!?
AKP'nin gençlik kolları mı!?
Beyoğlu Belediyesi Gençlik Merkezi mi!?
Okullara dağıttığınız bedava biletler gelen çocuklar mı!?
Söyleyin sizin taraftarınız kim!?
Size yoğun talep de bulunan taraftar nerde!?
Yoksa sizin taraftarınız AŞK ile bağlı olduğunuz Beşiktaşlılar mı!?
***
Şundan kesinlikle eminim ki;
BJK maçları dışında hiçbir maçta o meçhul taraftar indirim için yoğun talepte bulunmayacaktır...
Çünkü onların taraftarı Beşiktaşlılardır...
Bu hafta sonu oynanacak olan maçta hepimiz göreceğiz, tribün üstünlüğü tamamen BJKde olacaktır...
BJK hayatının en rahat deplasman maçını oynayacaktır...
ARMA için boykot eylemine katılmayanlar bu olayla birlikte şunu çok iyi anlamalıdırlar:
Kasımpaşa artık Beşiktaş'ın uydu takımı olma yolunda emin adımlarla ilerliyor...
***
Bu maçın sonucunda es kaza BJK bir galibiyet alırsa neler olacak neler...
Kasımpaşa Başkanının "Bizim için BJK AŞK, Kasımpaşa ise, İŞ'tir" açıklaması doğrultusunda bir çok yorumcu ve taraftar gurupları "Kasımpaşa AŞK ile bağlı olduğu BJK'ye yattı" yorumunu haklı olarak yapmayacaklar mı!?
Bu maçta alınacak bir mağlubiyet ile Kasımpaşa sevdalılarının onurları bu açıklamanın altında ezilmeyecek mi!?
ARMA sevdalılarının şeref ve haysiyyetleri ayaklar altına alınmayacak mı!?
***
Kasımpaşa taraftarı birlik içinde hareket etmediği sürece Kasımpaşa adına leke sürülmeye devam edecektir...
Sezon başında ortaya konulan BOYKOT kararına uymayıp maçlara giden ARMA sevdalıları keşke böyle bir davranış içinde olmasalardı. Keşke "kötü bir karar" bile olsa birlik ve beraberlik içinde hareket edebilselerdi. Fakat her şeyin sonuna gelmiş değiliz. Bu zengin zümreye, bu ARMA hırsızlarına, Bu sevda düşmanlarına, Bu BJK yalakalarına hadlerini bildirmek için henüz çok geç olmamıştır...
Özellikle bu maçta bari tüm ARMA sevdalıları çoğunluğun aldığı kararları riayet etmeli vi gerçek taraftarın birlik beraberlik içinde bulunduğu herkese gösterilmelidir...
***
Bu maçta alınacak bir mağlubiyet Kasımpaşamızın adına büyük bir leke sürecektir...
Bu lekeye ortak olmamak için ya hiçbir ARMA sevdalısı bu maça girmemeli ya da tüm ARMA sevdalıları bu maça girerek 90 dakika boyunca büyük bir protesto eylemi yapılmalıdır...
Kasımpaşa adının şerefi ancak bu şekilde kurtarılabilir...

11 Ekim 2012 Perşembe

Sevgi eylem gerektirir!

Söyleyen güzel söylemiş...
SEVGİ EYLEM GEREKTİRİR!
ARMA'sı elinden çalınan Kasımpaşa taraftarı bugüne kadar sessizce protestosunu yaptı. Maçları boykot kararı taraftarın büyük kesimi tarafından uygulandı ve Kasımpaşa tribünleri boş kaldı. Kasımpaşa'nın yeni zengin zümreden oluşan ARMA düşmanı yönetimi dağıttığı bedava bilet ve kombinelerle tribünlere yeni bir ses getireceğini umdu ancak olmadı. Tribünde taraftar değil sadece yönetimin yandaşı olan  ve bedava biletle maça giren SEYİRCİler vardı. Maçlara giren az sayıdaki taraftar da yönetimi istifaya davet etti. Takımın başarılı olduğu halde taraftarın neden yönetimi istifaya davet ettiğini anlamaya çalışan bazı spor yorumcuları da vardı. Biz de onları anlamaya çalışıyoruz. Yönetim İstifa diye bağıran taraftarın ARMA'nın gaspedilmesinden dolayı bu çağrıyı yaptığını bile anlamayacak kadar uzaylı olan yorumcuları anlamaya çalışıyoruz....
***
ARMA sevdalısı taraftarlar bugüne kadar pasif bir şekilde tepki gösterdi demiştik. Aslında bu sessiz bir direnişti. Zengin Zümre yönetimi çok büyük paralar harcayarak, ulusal medyaya boy boy ilanlar vererek, bilbooard reklamları yaparak ve Kasımpaşa'ya onbinlerce yeni logolu promosyon ürünü dağıtarak kendi logolarını benimsetmeye çalıştılar. Ancak bir kaç bilinçsiz Kasımpaşalı dışında kimse bu hamleyi yemedi. Dağıtılan onca promosyon ürünü ortadan kayboldu. Halen Kasımpaşa sokaklarında ARMA, LOGO'dan daha çok görülebiliyor. ARMA sevdalıları bu sessiz ama güçlü dirençle onların ilk hamlesini boşa çıkarmıştır.
***
Şimdi eylem zamanı gelmiştir...
Yaşadığı ülkede 100 yıla yakın bir tarihi bulunan, ARMA'sında AYYILDIZ taşımayı hakeden bir kaç kulüpten biri olma şerefine erişen Kasımpaşa'nın ARMA'sının gaspedildiğini bilmeyen yalaka medyaya gerçekleri göstermek için bir basın bülteni hazırlanarak, faks ve mail yoluyla göndermek eylem sürecinin ilk ayağı olmalı.
***
Eylem sürecinin ikince ayağında ise, sessiz bir yürüyüş olabilir. Tüm katılımcıların elinde bir ARMA taşıyacağı bu yürüyüş Kasımpaşa'dan başlayarak futbol takımını satın alan Turgay Ciner'in sahibi olduğu Habertürk gazetesine kadar sürebilir. Bu yürüyüş sessiz olmalı, hatta herkes ağzına birer siyah bant yapıştırarak eylemi daha anlamlı kılabilirler.
***
Eylem sürecinin üçüncü ayağında ise, Galatasaray ya da Taksim Meydanı'nda bir basın açıklaması olabilir. Basın açıklamasında ARMA gerçeği (eğer haber yapmaya güçleri yeterse) tv ve gazeteler sayesinde tüm ülkeye uygun bir dille anlatılmalıdır. Kamuoyu bu konuda bilgilendirilmelidir.
***
Eylem sürecinin dördüncü ayağında her zaman her yerde Kasımpaşalılığı ile övünen sayın Başbakan'a binlerce imzalı bir dilekçe gönderilebilir. Kızılay Meydanı ve Taksim Meydanı'nda kurulacak standlarda topalanan imzalar eşliğinde yazılan dilekçe yine Galatasaray'da bulunan PTT idaresinden topluca gönderilebilir. 
***
Eylem sürecinin son aşamasında ise, tüm bu yapılanlardan sonuç alınamazsa Kızılay Meydanı'nda bir açlık grevi başlatılabilir. Açlık grevi en son aşamadır ve sonuç alınıncaya kadar devam etmelidir.
***
Eylem sürecinde en önemli etken Kasımpaşa taraftarının bu güne kadar sürdürdüğü sağduyulu tavranın devam etmesidir. Demokratik haklarını kullanarak sevdasına yapılan saldırıyı bertaraf ederek ARMA'sını geri almaya çalışırken, gereksiz taşkınlıklarla haklı iken haksız duruma düşmemelidirler. Unutmamak gerekir ki, şiddet sadece akıl olarak yetersiz kalanların başvuracağı bir yöntemdir. Kasımpaşa taraftarı, ARMA sevdalısı Kasımpaşa taraftarı ARMA'sını koruyacak akıl ve yüreğe sahiptir. Aklı ve yüreğindeki sevda ateşiyle çıktığı bu kutlu mücadelede elbet zafere uzanan taraf olacaktır...

9 Ekim 2012 Salı

Başbakanlık Hava Yolları

Gündemde bomba var...
Afyonkarahisar'daki bombaların sırrını çözemedik henüz...
Onlarca genç neden şehit oldu!?
Sorumlusu kim!?
Bilemedik bir türlü...
Hatta unuttuk bile. Öncekileri de unutmadık mı!?
Hepsini facebook sayfalarındaki paylaşımlar arasında kaybetmedik mi!?
Biz böyleyiz acılarımızı çabuk unuturuz...
***
Ama Alex'i unutmayız...
Şimdi gündemde Alex'in bombaları var...
Aziz Yıldırım da boş durmuyor...
Arada bir o da saydırıyor bombaları...
Olan arada kalan Samet'e oluyor...
Öyle değil mi Samet!?
Sameti'in günahı ne!?
Samet kimin eşeğine öte git demiş!?
Kimin kargasına kışt demiş!?
Herkes Samet'e yükleniyor..
Samet'in günahı ne ki!?
Doğru mu Samet!?...
***
Bir de Akçakale bombaları var...
Namludan yeni çıkmış bombalar...
Her gün bir iki tane düşüyor bizim sınırdaki arazimize...
Sonra biz de "misliyle" karşılık veriyoruz...
Düşenler top mermisi...
Top dediysek karıştırmayın, bu topun ne Alex ile ne de Kuşum Aydın ile alakası yok!
Alex ya da Aziz Yıldırım ile de bir ilişkisi yok bu topun...
Doğru mu Samet!?
Hay Allah gördünüz mü ben de karıştırdım...
Samet'in günahı ne yahu!?
Nerdeyse bütün soruları Samet'e soracağız...
Neyse mevzumuza dönelim bari...
***
Akçakale demiştik...
Gündem orda şimdi...
Okullar kapandı yine, dün bir top mermisi daha düştü. Biz yine misliyle cevap verdik...
Bizim toplarımız onların toplarını döver bi kere...
Bizimkiler Obüs topu onlarınkisi anüs topu mu acaba!?
Tövbe Bismillaahh...
Memlekette herkes top mevzusuna dalınca hatlar karışıyor biraz...
Alex, Aziz Yıldırım, Samet, Akçakale, Suriye, Obüs, anüs...
Anlayacağınız top meselesi yine esir aldı memeleketim insanının zihnini...
***
Bu arada başka mevzular dönmüyor mu memleketimde!?
Elbette dönüyor...
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Hükümeti çalışmalarını sürdürüyor...
Hükümet Başbakan'a bir hava filo kurmak için yoğun çalışmalara girdi.
Biliyorsunuz daha evvelce yazmıştım zahmet edip okuyanlar bilirler. Atatürk Orman Çiftliğinde binlerce ağaç katledilerek Başbakanlık Sarayı'nın yapımına başlamışlardı. Sarayı olan başbakanlığın neden bir hava yolu filosu olmasın diye düşünen hükümet erkanı hemen kolları sıvamışlar.
***
Filoyu oluşturmak için önce bir kurumsal yapıya ihtiyaç duyulmuş ve Başbakanlık Havacılık Başkanlığı tesis edilmiş. Bu kurumda çalışmak üzere 15 adet deneyimli pilot alınacak. Şu an filoda OBA helikopterinin yanısıra ATA, ANA ve DAP adlarında üç adet de uçak bulunuyor. Bunlara ek olarak Amerika'dan yeni alınan iki adet Sikorsky S92 helikopterde ve Fransa'dan alınan Airbus A330 tipi uçak da filoda yer alacak. Şu ana kadar zikrettiğimiz uçak ve helikopterler Başbakanımızın emrinde olacak. Hükümet bakanları da unutmuyor tabii ki. Onlar için de İtalya'dan 7 adet helikopter alınıyor. İhalesi sonuçlanmak üzere. Sonuç itibariyle Başbakanlık Hava Yolları 4 Uçak ve 10 helikopter ile sayın başbakan ve bakanlara hizmet verecek. Memleketimize hayırlı uğurlu olsun...
***
Efendim, bu arada bir ayrıntıya değinmek, sizlerle paylaşmak isterim.
Hani biz her acıyı çok çabuk unuturuz ya, işte o açıdan bir hatırlatma yapmak isterim..
Henüz 1 yıl dolmadı bile. Gectiğimiz yıl Aralık ayı içersinde Fransa sözde Ermeni Soykırımı ile ilgili bir yasayı kabul etmişti. Buna göre bu sözde soykırımı inkar edenler Fransa sınırları içinde hapse atılacaklardı. "Yani Türkler Ermeni soykırımı yapmamıştır" diyenler hapse atılacaklardı.
Bunun ardından milletimiz facebookta galeyana geldi. Hükümet teyakkuza geçti. Başbakan çok ağır konuştu. "Fransa ile tüm ekonomik ve askeri ilişkilerimizi gözden geçireceğiz. Eğer bu yasa tasarısı uygulamaya geçerse tüm ilişkilerimizi keseceğiz" Bu sözler 21 Aralık 2011 tarihinde Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından söylenmişti. Peki ne oldu!?
***
Fransa tasarıyı geri çekmedi.
Şu an Fransa'da "Ermeni soykırımı yoktur" demek suç!
Facebook üzerinden galeyana gelerek Fransız mallarına boykot uygulayacak olan halkımız, yoğun gündem arasında bu boykotu çoktaaannn unuttu bile. Peki ya devletimiz!?
Devletimizin zihni unutmaya müsait midir!?
Devlet zihni unutur mu!?
Başbakanlık için gelen A330 tipi uçak bize devlet zihninin de unutkan olduğu gerçeğini gösterdi...
Başbakan'ın o tarihte esip gürlediği saatlerde bu uçağın siparişi verilmiş bile.
Babaşkan'ın hitabet gücü, halkımızın bu gerçeği görmesine yine mani olmuş anlaşılan...
Öyle bir gider yaptı ki Fransa'ya nerdeyse hepimiz Allah Allah nidalarıyla Paris kapılarına dayanacaktık...
Ancak durum hiç de öyle değilmiş...
Halkın karşısına çıkıp meydan muharebesi nutukları atanlar meğer perde arkasından Fransız uçağı sipariş etmişler kendilerine...
***
Muhtemelen bir çok memleket evladı, yazının üçüncü paragrafında "hoca yine çok uzun yazmışsın" deyip bizim sayfayı kapatarak facebook sayfasında Alex ya da Samet paylaşımları yapmaya devam edecektir. Belki bu gerçek yine satır aralarında kalmaya devam edecek. Ama biz yine de "Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır" ilkesi gereğince yazmaya devam edeceğiz...
Ulan ey halkım, ırzımıza geçiyorlar...

5 Ekim 2012 Cuma

Tribünler sizinse, Sokaklar bizimdir...

Futbol'un bir spor faaliyeti olmasından çıkıp bir iş alanı olduğu gerçeğini, Kasımpaşa Futbol Takımı'nı satın alan zengin zümrenin açıklamaları sayesinde bir kez daha öğrenmiş olduk. Cebi dolar ile dolu olan birçoğu cemaat mensubu olan bu zengin zümre yaptıkları açıklamada şunu söylemişlerdi: "BJK bizim için AŞK, Kasımpaşa ise, İŞ'tir.." Yani Kasımpaşa'nın herhangi bir bakkal dükkanı, bir nalbur dükkanı, bir işkembe salonu, bir holding şirketi, bir ısmarlarma terzi dükkanı gibi bir şey olduğunu söylediler...
***
Bir başkasının AŞK'ına saygı duymasını bilmeyenler AŞK'tan nasıl sözederler!?
Bu söz söylendikten sonra benim nazarımda BJK-Kasımpaşa maçları hep şaibe altında olacaktır....
Bu zengin zümre bu sözlerden sonra AŞKlarının menfaatleri için mi çalışacaklar, yoksa İŞlerinin menfaatleri için mi!?
AŞK ve İŞ karşılaşmasında Şeref (!) tribününde otururken hangi taraftan olacaklardır...
***
Binlerce insanın yüreğindeki sevdaya aldırış etmeden ARMA yerine LOGO kullanmaya başlayan bu zengin zümre ARMA sevdalısı taraftarları tribünlerden uzaklaştırmak için de bir adım attı. Maç bilet fiyatlarını fahiş düzeylere çekerek özellikle kapalı tribünde yıllardır bu takımı destekleyen ARMAALTI tribün gurubunun maçlara girmesine engel oldular. ARMA sevdalısı taraftar zaten ARMA-LOGO değişikliği sebebiyle maçları boykot ediyordu. Ama onlar her ihtimale karşı fahiş fiyat uygulamasıyla tedbirlerini aldılar.
***
Zengin zümrenin yalakası maç yayınlarında kapalı tribünlerin boş olduğunu göstermiyor. Hatta 10 binin üzerinde taraftar desteğinden bahsederek büyük bir yalana imza atıyorlar. Kameralar sadece "BEDAVA BİLET" dağıtılarak Beyoğlu Belediyesi Gençlik Merkezi üyeleri farklı bölgelerden gelen yandaşlar ve okullardan toplanan öğrencilerle doldurulan açık tribün ve kale arkasını gösteriyorlar.
***
ARMA sevdalısı taraftar maçları boykot ediyor.
Boykot kararından vazgeçip maçlara gitmeye kalksalar zaten büyük çoğunluğu ekonomik olarak zorlanacaklar. Kapalı tribünün tamamını VİP yapma keyfiyetini gösteren TÜCCAR yönetim Kasımpaşalıların yüreklerindeki sevdaya pranga vurmaya çalışmaktadır. ceplerindeki ekonomik güç ile yüreklerdeki sevdaları mahpus edebileceklerini sananlar bilmelidirler ki, SEVDANIN KARŞISINDA HİÇBİR GÜÇ DURAMAZ!
***
Taraftar şimdi ARMAALTI meydanında toplanıp kurdukları platformda maçlarını izliyorlar. Açık tribün misali. Boykot kararı sürdüğü müddetçe taraftar "açık tribünde" olacak. Taraftar yüreklerindeki sevdanın çığlıklarını duymayan "Kasımpaşalı" başbakana, "Paşalıyız biz" diye gazetelere ilan vererek Kasımpaşalı olduklarını sanan TELMAŞAlara, Yalaka medya kalemşörlerine, bir iki promosyon ürünü için semtin gurunu ayaklar altına alarak vitrinlerine LOGO asanlara, ARMA katliamına duyarsız tüm spor kamuoyuna o meydandan sesleniyor bir kez daha: 
TRİBÜNLER SİZİN İSE, SOKAKLAR BİZİMDİR...
Parayla her şeyi satın alabileceklerini zannedenler...
Paranın ve gücün esiri olanlar...
Taraftarı tribününden ve sevdasından uzaklaştırmaya çalışanlar...
Unutmayın...
TRİBÜNLER SİZİN İSE, SOKAKLAR BİZİMDİR...

20 Eylül 2012 Perşembe

Vitrinine Kasımpaşa LOGOsu asan PAŞALI'lar...

Kasımpaşa'nın futbol takımını ele geçiren zengin zümre ne hikmetse takımın yeni logosunu semt halkına kabullendirebilmek için neredeyse servet harcıyor. Yaptıkları açıklamalarda 1921 yılından bu yana kullanılan ARMA'nın yerine yeni bir LOGO yapılmasını basit bir değişim olarak vurgulayan yeni zengin zümre kendilerinin tabiriyle bu kadar basit bir değişim için büyük bir servet ve çaba harcıyor. Gazetelere tam sayfa ilanlar veriliyor, bilboard reklamları tüm caddelerde boy gösteriyor. Bunlar yetmezmiş gibi , bir de semt halkına çeşitli promosyonlar dağıtılıyor.
***
Dağıtılan promosyonlar yeni LOGO'nun halka kabullendirilmesini amaçlıyor. Ancak bu oyun pek tutmadı. Kasımpaşa'da çok az sayıda esnaf dağıtılan bu promosyon ürünlerinden olan flamaları vitrinlerine asmışlar. Belli ki asan bu kişilere ya vitrine asmaları için tenbihlenmişler, ya da cemaat ya da AKP yandaşı olan bu esnaf bilinçli olarak flamayı vitrinlerine asmışlar. Bu sabah flama asan esnaflardan biri olan bir börekçi dükkanına girdim. 2 Adet peynirli poğaça istedim ve arkasından ekledim: "Buradan son kez alış veriş ediyorum. Kasımpaşa'nın ARMA'sını değiştirip yerine konulan bu LOGO sizin vitrininizde durduğu sürecede buradan alış veriş etmeyeceğim ve edenleri de uyaracağım"
***
Börekçi dükkanının sahibi LOGO'lu flamayı bugün indireceklerini söyledi. Yarın bakacağız. İndirilmiş ise, iki adat daha peynirli poğaça alacağız. Yok indirilmemişse başka bir yerden poğaça alıp o dükkanın önünde dikilerek poğaçalarımızı afiyetle yiyeceğiz. "Ne yapalım elimizden bir şey gelmiyor" bahanesinin ardına sığınan ARMA sevdalısı Kasımpaşalı dostlarımızdan en azından bunu yapmalarını isteyebiliriz.
***
Vitrinine yeni LOGO'yu asarak bizi hayal kırıklığına uğratan dostlarımız da var elbette.  Hem ARMA sevdalısı olduklarını söyleyip hem de vitrinlerine LOGO reklamı alanları kınıyor ve bu kişilere karşı tüm semt halkını duyarlı olmaya çağırıyorum.
***
ARMA sevdalısı hakiki PAŞALILAR ile milyonlarca lira harcayarak gazetelerde "Paşalıyız Biz" diye reklamlar yayınlatıp parayla Kasımpaşalı olabileceklerini sana çakma PAŞALILAR arasında bundan böyle çetin bir mücadele başlayacaktır. Kasımpaşa Stadı'ndaki ilk maçta ortaya konulan BOYKOT eylemi son derece başarılı olmuştur. Maç sonrasında "Tribünlerdeki sessizliği hissettik" diyebilecek kadar yürekli olan futbolcumuz Hüseyin KALA gibi bir kaç tane yürekli gazeteci olsa ve "Kasımpaşa taraftarı ARMA değişikliği dolayısıyla maça girmedi boykot yaptı" diyebilselerdi bu boykot eylemi çok daha başarılı olabilirdi. Fakat ülkemizde ne yazık ki bu kadar yürekli gazeteciler kalmadı. Hepsi paranın ve gücün esiri oldular.
***
ARMA sevdalıları şu an için vitrininine Kasımpaşa LOGO'su asan esnafı BOYKOT ederek eylem dizisine başlamalıdır. Bu boykotu yaparken de o esnafa medeni bir şekilde vitrinine bu LOGO'yu astığı için kendisinden alış veriş yapılmayacağı ve yapılmaması için de gerekli propagandanın yapılacağı söylenmelidir ki, eylem sonuç bulabilsin. Önümüzdeki günlerde demokrasi ve hukuk kuralları çerçevesinde yeni eylemler mutlaka olacak. Bununla ilgili olarak ARMA sevdalısı birçok arkadaşımız çalışmalarını yürütüyorlar. 
***
SEVDANIN KARŞISISINDA HİÇBİR GÜÇ DURAMAZ!
Bu inançla ARMA sevdalıları yakın bir gelecekte LOGO, daha doğrusu para ve güç aşıklarına karşı en büyük zaferi kazanacaklardır. Bundan herkes emin olsun...