bingöl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bingöl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ağustos 2014 Salı

Bingöl'ün yiğit evladı : Hikmet Tekin


HİKMET TEKİN (13.08.1979)


1950 yılında Bingöl'de doğan Hikmet Tekin Üniversite mezunudur. 1977 Belediye seçimlerinde, MHP'den Bingöl Belediye Başkan adayı olmuştur. MHP'nin Bingöl'de %33 oy oranı ile birinci parti olmasıyla birlikte Bingöl Belediye Başkanlığı'na seçilmiştir.

MHP'li Bingöl Belediye Başkanı Hikmet Tekin, olay günü bir ziyaretten otomobiliyle dönerken yaylım ateşine tutularak şehit edildi. Olayda, Hikmet Tekin'in annesi Hamdiye Tekin ve kardeşi İhsan Tekin de şehit oldular. Cenazesi Bingöl'de toprağa verildi. Ruhu şad olsun.


BİR ŞEHİDİN ÖYKÜSÜ
  

1976 senesinin sonbahar aylarıydı... İstanbul'a gelirken Cezayir Baysal isimli Bingöl'lü arkadaşım, Hikmet Tekin'e bir mektup yollamıştı. Bu vesile ile tanışmış ve köklü bir kardeşlik oluşturmuştuk. Bazen Beyazıt semtinde ki "küllük" isimli kafeterya'ya birlikte gider saatlerce sohbet ederdik.

1977 yılının başlarında, İstanbul'da ki Atatürk Öğrenci Sitesi müdürü rahmetli Oktay Aras idari binada bir odayı bize tahsis etmişti. Yanımızda ki odada ise Hikmet Tekin kalıyor aynı zamanda yurdumuzun ikinci müdürlüğünü yapıyordu. Bizde yurtta spor faaliyetlerini yürütürdük. On bloktan oluşan AÖS ağır bir çatışma ortamının sinyallerini veriyordu. Onuncu blokta Polis , dokuzuncu blokta ise kızlar kalmakta idi. Bir, iki, üç ve sekizinci blok bizde diğer dört blok ise komünistlerde idi. Yurt kapısının girişinde ufak tefek çatışmalar oluyor fakat topyekün bir kavgaya dönüşmüyordu. Beyazıt bölgesine giden Sabah 8;15 otübüsü bizde, 8;30 ise karşı gurupta idi.

Nihayet o kutsal gün gelmiş "yurt ya bizim ya hiç kimsenin" sloganı her tarafı kaplamıştı. İki tarafta bu güne hazırlanmış ve kozların paylaşılacağı muhteşem an gelip çatmıştı. Üç gün üç gece devam eden ve ağır silahların kullanıldığı bu çatışmanın orta yerinde Hikmet Tekin ve başkan konumunda ki bir kaç kişiyi, açtığımız bir güvenlik koridorundan lojmanların olduğu arka tarafa geçirmek istediğimizde hepsi buna karşı çıkmıştı. Hikmet Tekin kavga gürültüyü sevmeyen ama inadına cesur ve yiğit bir ülkücüydü. Bize ;

-Siz burada ateş yağmuru altında iken ben nasıl bırakıp giderim, binlerce can verdiğimiz bu yüce vatan toprağına bir de Hikmet Tekin verseniz ne çıkar.

-Aman abi ağzından yel alsın diye söze atıldı "Ringo Metin". Metin de Bingöllü idi ve o da birkaç ay sonra vurularak şehit olacaktı.

Üçüncü günün sonunda karşı taraftan ateş kesilmişti, neden sonra dört bloğunda boşaltıldığı ve yurdun tamamında ülkücülerden başka kimse olmadığını farkettik. Kale artık bizimdi ve nazlı bayrağımız dalgalanmaya başladı.

Biz o dönemlerde hapishane ye düştük. Seçimlerde Hikmet Tekin Bingöl'den Belediye Başkan adayı idi ve biz sonuçları radyolardan merakla takip ediyorduk. Hikmet Tekin Bingöl belediye başkanı seçilmiş ama sevincimiz fazla uzun sürmemişti. Kalleş pusu onu 13.08.1979 günü yolda yakalıyor ve ailesi ile birlikte şehit ediliyordu...


Yusuf Ziya Arpacık

22 Eylül 2012 Cumartesi

Afyonkarahisar ve Bingöl'ün üzerine örtülen örtü: BALYOZ

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) döneminde en güzel uygulanan sistem "Örtü Sistemi" oldu. Ülkede yaşanan her türlü olumsuzluğun üzerini örtmek için kıyıda köşede bekletilen bir örtümüz mutlaka var. Eskiden devletin örtülü bir tek kavramı vardı. Arada bir duyardık. "Örtülü Ödenek" diye bir şey varmış. Babaşbakanın emrine verilirmiş ve buradan başbakan kimseye hesap verme gereği duymadan devlet işleri için istediği harcamayı yaparmış. Bugün AKP ile birlikte "Örtülü Siyaset" kavramı da beyinlerimizdeki yerini almış durumda.
***
Bundan önceki örnekleri defalarca yazdık, anlattık.
Anlayan anladı anlamayan zaten anlamak istemediği için anlamadı...
Görmek istemeyen göz kadar kör bir göz olamaz...
Görme engelli vatandaşımız, gözleriyle görmese de başka uzuvları ile hissedebiliyor.
Elleriyle, ayaklarıyla...
Görmeye çalışıyor ve görebiliyor...
Gözleri her daim karanlıkta kalsa da o bazı gerçekleri bilebiliyor...
Fakat görmek istemeyen körler gözleri açık olduğu halde bile göremeyebiliyorlar...
Biz ne kadar yazarsak yazalım,
Ne kadar anlatırsak anlatalım,
Anlamak istemiyorsa vatandaş anlamıyor...
***
Son olarak Afyonkarahisar'da büyük bir facia yaşadık.
Aynı facia 1 yıl kadar önce Kıbrıs Rum Kesiminde yaşandı. Rum Kesimi'nde meydana gelen olayın nedeni belli. Aşırı sıcaklardan dolayı yaşanan bir patlama. Olayda 12 Rum askeri ölüyor. Bu olayın sorumluluğunu taşıyan Genelkurmay başkanı ve bakanlar istifa ediyorlar. 
Afyonkarahisar'da yaşanan felaketin henüz sebebi belli değil...
İstifa eden de yok...
Sorumlusu belli değil...
Vatandaş umursamıyor...
Gazeteciler, aydınlar (!) suskun...
Uludere'de yanlışlıkla vurulan kaçakçılara tazminat ödeyen hükümet, olayın Allah'ın takdiri olduğunu söylemekle yetiniyor. Üstelik bu tür olaylar dünyanın her yerinde olabilecek olaylar olarak görüyor ve boş veriyor...
***
Sonra Bingöl'de bir şeyler olmaya başlıyor...
Terör örgütü eylemleri Bingöl'de sürdürüyor...
Onlarca şehidimiz var...
25 saat uykusuz görev yapan polislerimiz, yine uyumadan bir başka görev yerine bırakın zırhlı aracı neredeyse hurdaya çıkmış araçlarla nakledilirlerken hainler saldırıyor... 
İzin dönüşü birliklerine katılmaz üzere sivil olarak memleketlerinden gelen Mehmetçiklerimiz toplama merkezinde mülteci gibi balık istifi bekletiliyor...
Bir sandalye bulup oturabilen oracıkta uyuyabiliyorsa uyuyor...
Sonra savunmasız bir şekilde, silahsız olarak otobüslere doldurulup görev yerlerine götürülüyorlar...
Ve sonuç aynı...
Pusuda bekleyen hainler saldırıyorlar...
Onlarca asker ve polisimiz şehit oluyor iki olayda...
***
Sadece bu iki olay, medeni bir ülkede yaşansa hükümetin istifa etmesi için yeterli olurdu...
O makamlarda oturan insanlar, böylesine büyük sorumsuzlukların yaşandığı bu iki olayın vicdan azabıyla istifalarını basarlardı...
Ama bizde öyle olmuyor...
Henüz bu üç olayın sebepleri, sorumluları bile tespit edilemedi...
Bingöl'de askeri konvoya yapılan saldırıda şehitlerimizin kimlikleri bile açıklanmadan defin işlemleri apar topar yapıldı. 
Gözlerimiz sürekli televizyon ekranlarında idi...
Uludere'de yanlışlıkla öldürülen kaçakçıların haklarını aramak için feryadı figan eden demokrasi şövalyelerini aradık. Ortalığı birbirine katan Nagehan Alçı Mehmetçikler için de bağırır çağırır dedik, bekledik ama nafile...
Hırant Dink öldürüldüğünde "Hepimiz Ermeniyiz" diye meydanları dolduran onbinlerce demokrat aydını aradık meydanlarda ama nafile...
***
Hiç kimsenin kılı bile kıpırdamadı...
Hırant Dink'in cenazesinde slogan atanlar "demokrasi şövalyesi" oldu...
Şehit cenazesinde slogan atanlar, "halkı kin ve nefrete teşvik eden" terörist oldular...
Halk sindirilmiş, susturulmuş vaziyette...
Hiç kimse bu olayların failleri ve sorumluları hakkında konuşmuyor...
***
Bu olayların hemen ardından "minik" bir benzin indirimi geldi...
AKP yandaşları bunu bir bayram sevinci gibi her yerde konuşmaya başladı...
Ertesi gün "minik" bir indirim daha...
"Bakın gördünüz mü benzinde indirim oldu. Ekonomi çok iyi gidiyor" safsataları köşe bucak her yerde anlatılmaya başlandı...
Ve asıl bomba dün patladı...
Balyoz davası kararları açıklandı...
Devasa bir örtü Balyoz davası kararlarının açıklanması....
Afyonkarahisar'dan Bingöl'e kadar uzanan büyüklükte bir örtü...
Her şeyin üstü örtüldü bir anda...
Şimdi bütün demokrasi şövalyeleri ekranlarda boy gösterecekler...
Sütunlarında AKP'nin ne kadar demokrat olduğundan dem vuracaklar...
"Yaşasın demokrasi"
***
Evet demokrasi yaşasın, üç beş tane Mehmet ölsün!..
Kıyamet mi kopar yani!..
Afyonkarahisar'da ne olduysa oldu size ne!?
Bingöl'de ne olduysa oldu size ne!?
Siz bulgurunuza makarnanıza bakın...
Benzinde de 10 kuruş indirim yapıldı, Allah'tan belanızı mı istiyorsunuz!?
Darbe yapma teşebbüsünde bulunanları da hapse attık, daha ne istiyorsunuz!?
***
"Ya Allah, Bismillah!" "Durmak yok yola devam!"

31 Ekim 2011 Pazartesi

Şehit Bingöl Belediye Başkanımız Hikmet Tekin'i rahmetle anıyoruz...


1950 yılında Bingöl'de doğan Hikmet Tekin Üniversite mezunudur. 1977 Belediye seçimlerinde, MHP'den Bingöl Belediye Başkan adayı olmuştur. MHP'nin Bingöl'de %33 oy oranı ile birinci parti olmasıyla birlikte Bingöl Belediye Başkanlığı'na seçilmiştir.

MHP'li Bingöl Belediye Başkanı Hikmet Tekin, olay günü bir ziyaretten otomobiliyle dönerken yaylım ateşine tutularak şehit edildi. Olayda, Hikmet Tekin'in annesi Hamdiye Tekin ve kardeşi İhsan Tekin de şehit oldular. Cenazesi Bingöl'de toprağa verildi. Ruhu şad olsun.

BİR ŞEHİDİN ÖYKÜSÜ

1976 senesinin sonbahar aylarıydı... İstanbul'a gelirken Cezayir Baysal isimli Bingöl'lü arkadaşım, Hikmet Tekin'e bir mektup yollamıştı. Bu vesile ile tanışmış ve köklü bir kardeşlik oluşturmuştuk. Bazen Beyazıt semtinde ki "küllük" isimli kafeterya'ya birlikte gider saatlerce sohbet ederdik.

1977 yılının başlarında, İstanbul'daki Atatürk Öğrenci Sitesi müdürü rahmetli Oktay Aras idari binada bir odayı bize tahsis etmişti. Yanımızda ki odada ise Hikmet Tekin kalıyor aynı zamanda yurdumuzun ikinci müdürlüğünü yapıyordu. Bizde yurtta spor faaliyetlerini yürütürdük. On bloktan oluşan AÖS ağır bir çatışma ortamının sinyallerini veriyordu. Onuncu blokta Polis , dokuzuncu blokta ise kızlar kalmakta idi. Bir, iki, üç ve sekizinci blok bizde diğer dört blok ise komünistlerde idi. Yurt kapısının girişinde ufak tefek çatışmalar oluyor fakat topyekün bir kavgaya dönüşmüyordu. Beyazıt bölgesine giden Sabah 8;15 otübüsü bizde, 8;30 ise karşı gurupta idi.


Nihayet o kutsal gün gelmiş "yurt ya bizim ya hiç kimsenin" sloganı her tarafı kaplamıştı. İki tarafta bu güne hazırlanmış ve kozların paylaşılacağı muhteşem an gelip çatmıştı. Üç gün üç gece devam eden ve ağır silahların kullanıldığı bu çatışmanın orta yerinde Hikmet Tekin ve başkan konumunda ki bir kaç kişiyi, açtığımız bir güvenlik koridorundan lojmanların olduğu arka tarafa geçirmek istediğimizde hepsi buna karşı çıkmıştı. Hikmet Tekin kavga gürültüyü sevmeyen ama inadına cesur ve yiğit bir ülkücüydü. Bize ;


-Siz burada ateş yağmuru altında iken ben nasıl bırakıp giderim, binlerce can verdiğimiz bu yüce vatan toprağına bir de Hikmet Tekin verseniz ne çıkar. 


-Aman abi ağzından yel alsın diye söze atıldı "Ringo Metin". Metin de Bingöllü idi ve o da birkaç ay sonra vurularak şehit olacaktı. 


Üçüncü günün sonunda karşı taraftan ateş kesilmişti, neden sonra dört bloğunda boşaltıldığı ve yurdun tamamında ülkücülerden başka kimse olmadığını farkettik. Kale artık bizimdi ve nazlı bayrağımız dalgalanmaya başladı.


Biz o dönemlerde hapishane ye düştük. Seçimlerde Hikmet Tekin Bingöl'den Belediye Başkan adayı idi ve biz sonuçları radyolardan merakla takip ediyorduk. Hikmet Tekin Bingöl Belediye Başkanı seçilmiş ama sevincimiz fazla uzun sürmemişti. Kalleş pusu onu 13.08.1979 günü yolda yakalıyor ve ailesi ile birlikte şehit ediliyordu...


Yusuf Ziya Arpacık...