1965'ten bu yana, yani Türk futboluna Eskişehirspor'un adı yazıldığından bu yana nice aşk hikayeleri yazıldı Anadolu Yıldızı sevdasına dair.
Anlatmakla bitmez.
Yazmakla tükenmez.
Yaşamak gerekliydi, yaşadık.
Nice Siyah Kırmızı aşk hikayesini yüreklerimizin en ücra köşelerinde doya doya yaşadık....
***
Eskişehirspor çok zor günler geçiriyor.
Türk futbolunun içine düştüğü bataklık ve beceriksiz yöneticilerin basiretsiz ve sorumsuzca icraatları sonucunda adını dünya futboluna yazdıran Eskişehirspor bugün bu bataklıktan kurtulmanın mücadelesini veriyor.
Yok olan bir çok kent takımı gibi al takke ver külah kolaylığına kaçmadan.
Adını, namını, şanını, şöhretini ve şanlı mazisini bir kenara bırakıp farklı bir isimle yaşama kolaylığına kaçmadan.
Şanlı armasıyla, sevdayı anlatan renkleriyle ve elbette dillere destan mazisiyle varolma mücadelesi veren Eskişehirspor ve Eskişehirspor'a gönül veren taraftarları varolma mücadelesini kurtuluş mücadelesine dönüştürürken bir çok kampanyalar düzenlediler.
***
Ayakkabı boyacılığı yapan çocuk ilk boyadığı ayakkabı parasını getirip verdi.
Kimisi okul harçlığını verdi.
Kimisi bir kaç hafta sigara içmedi ve biriken parayı kulübe verdi.
Kimisi hatıra bilet aldı, kimisi bardak, kimisi hatıra forma alarak varoluş mücadelesine destek oldu.
Şimdi yeni bir kampanya başlattı Eskişehirspor yönetimi.
KURTULUŞ KURULUŞTA sloganıyla tüm Eskişehirliler'den 1965 TL ile KURTULUŞ mücadelesine destek olmalarını istediler.
Eskişehirspor sevdalıları hemen harekete geçtiler tabii ki bu çağrı karşısında.
***
Her taraftar bir kerede 1965 TL veremeyebilirdi.
Bu sebeple 10-20 kişilik gruplar halinde birleşip 1965 TL toplamaya başladılar.
Bazı atanmış ve seçilmişlerimiz harekete geçtiler, kampanya katıldılar.
Esnafımız, tüccarımız ve iş insanlarımız yavaş yavaş bu kurtuluş destanında yerlerini almaya başladı.
Başkanlığını yaptığım Boğazın Kırmızı Şimşekleri Derneği olarak biz de kurucumuz ve Divan Kurulu Üyemiz merhum Dr. Ateş Ülker ağabeyimizin aziz hatırası adına 1965 TL kampanyasına katılmaya karar verdik ve üyelerimizin destekleriyle bu miktarı toplamaya başladık.
***
Ve bir sabah telefonuma bir mesaj geldi.
Tüylerimi diken diken yapan, gözlerimdeki yaşları damla damla düşüren, yüreğimi sızlatan bir mesaj.
Mesaj İstanbul'da üniversite öğrenimini sürdüren bir öğrenci kardeşimden geliyor.
Şuraya yazarken bile hıçkıra hıçkıra ağlamak geliyor içimden:
- Başkanım ben bir aylık bursumu 1965 TL kampanyasına vermek istiyorum.
- !?
- Ama 1965 TL yok
- !?
- Ayın 9'unda tamamlayabilirim üstünü
Kelimelerin ilmek ilmek boğaza düğümlendiği an.
***
Gözyaşlarıma hakim olamadım.
Bir süre cevap yazamadım bu ESES yürekli kardeşime.
Sonra uzun uzun anlattım.
- Hepsini gönderme iki gözüm. Sen de öğrencisin. Ama o güzel gönlünden kopmuş, Seni zorlamayacak kadarını yolla. Senin yüreğin kadar temiz o para kurtuluşumuza vesile olur inşaallah.
Diyebildim.
- Ama başkanım küme düşecekmişiz.
Dedi.
Bir daha bir daha bir daha ağladım.
Bir daha ağlamazsam namerdim dedim bir daha ağladım.
***
Dedik ya,
FUTBOLDA AŞK VARSA ADI ESKİŞEHİRSPOR'dur!
Kim bir futbol takımını bu kadar güzel sevebilir ki!?
Kim yahu kim Eskişehirspor için böylesi bir fedakarlığı göze alabilir!?
Kim Eskişehirspor için bu öğrenci kardeşim kadar duyarlı olabilir!?
Kim Eskişehirspor için bu öğrenci kardeşim kadar destek olmaya taliptir!?
Evet bu yazımızı buraya kadar okuyup ''BEN VARIM'' diye haykıracak kaç kişi var acaba şu koskoca Eskişehir'de.
Böylesi muhteşem bir aşk hikayesine yeni hikayeler ekletecek ve bu hikayelerin sonunda Eskişehirspor'un KURTULUŞ DESTANI'nda yer almaya gönüllü kaç kişi var memleketimde!?
***
Eskişehirspor yönetimi kampanyayı başlatırken 10 bin kişiden ses bekliyoruz demişti.
Böylesi aşk öyküleriyle sevilen Eskişehirspor eminim 10 binlerin haykırışlarıyla YENİDEN BÜYÜK ESKİŞEHİRSPOR olarak yeniden doğacak bu sinsi kuşatmalardan kurtulacaktır.
1965 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1965 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Mart 2020 Cumartesi
22 Ekim 2012 Pazartesi
5 Gol ayak kokusunu gideremedi!
21 Ekim Pazar günü Eskişehirspor taraftarı uzun zamandan bu yana "rahat" bir lig maçı izleme fırsatı buldu...
Epey zamandır ilk defa;
Maçın son anlarında bile maçı kurtarmanın telaşında değildik.
6. golü neden atamadık...
2 Golü neden yedik...
Derdine düştük epeyce bir zaman sonra...
Boffin'in hatalarını bile pek umursamadık bu maçta...
Eskişehirspor'un 5 gol atmış olması Karabük'ün kötü oyunundan kaynaklanmadı kesinlikle...
Hatta Karabük çok iyi oynadı...
Şansı yaver gitmedi...
Eskişehirspor daha net pozisyonlar yakalayıp, daha becerikli davrandı...
Karabükspor'un direkten dönen 2 net pozisyonu var...
Ama futbol bir sonuç oyunudur ve sonuçta ESES taraftarı bu maçta hem iyi bir takım izledi hem de son zamanların en iyi skoruna şahitlik etti...
***
Necati ve Akaminko'nun takımı ateşlediğini düşünüyorum...
Her iki oyuncu da bulundukları yeri tam anlamıyla doldurdular...
Takım içinde başarı çıtasını yükselttiler...
Her ikisi de sahada ayak basmadık yer bırakmıyorlar...
Takımdaki diğer oyuncular daha çok çalışmak gerektiğinin farkına varmışlar...
Necati ve Akaminko kadar çalışmazlarsa taraftarın gözünden düşeceklerini anlamışlar ve gerçek kimliklerine bürünmüş durumdalar...
Necati ve Erkan arasındaki gerginliğin sebebi de bu durum olabilir diye düşünüyorum...
Takım içindeki rekabet her ikisini de germiş durumda...
Maç sonunda ortaya çıkan bu gerginliğin maç içinde olmaması her iki oyuncunun da takım başarısını ön planda tuttuklarının bir göstergesi. Oyun içinde birbirlerine çok destek oldular. Maç sonunda nerdeyse yumruk yumruğa gireceklerdi. Ben bu durumu fazla önemsemiyorum. Takıma zarar verecek boyuta gelmediği sürece iki futbolcu arasında hallolacak bir durum gibi görünüyor...
***
Siyah - Kırmızılı takımın bu hafta Karabük'e attığı 5 gol, kentimizi boğan ayak kokusunu gideremeyecektir...
Bu koku çok keskin bir koku...
Yıllardır pisliğin içinde kalmış ayakların kokusu öyle kolay kolay ört bas edilemez...
Şike, teşvik ve maşa oyunları ile kirlenen ayaklar Eskişehir'i kokutmaya devam ediyor...
Bu sivri zeka ürünü projeyi gerçekleştiren, halktan uzak yöneticiler bir de bu oyunlarına ESES'in efsane isimlerini de alet ettiler...
ESES taraftarı ile Eskişehirspor'un efsane isimlerini karşı karşıya getirmeye çalıştılar...
Bizi böylesi bir oyunla susturmaya çalışanlar,
Efsane isimleri karşımıza dikerek üç takımın armalarının Eskişehir sokaklarını kirletmesine göz yumacağımızı sananlar sanırım şunu anlayamadılar:
Biz isimlere sevdalanmadık...
Biz Eskişehirspor'u Fethi Heper için sevmedik...
Biz Aziz Bolel var diye sevdalanmadık bu takıma...
Biz Eskişehirspor'u üç İstanbul takımının emperyalist işgaline başkaldırdığı için sevdik...
Bizim sevdamız ARMA'yadır...
Bizim sevdamız Siyah ile Kırmızı'ya dır...
Bizim sevdamız 1965 Ruhu'nadır...
***
Bizim sevdamızı yaşatanlar,
O efsane isimler,
Sonsuza kadar bizim yüreğimizde yaşayacaklardır...
Bu tür oyunlarla onların yüreğimizdeki yerlerinden silebilirisiniz,
Ne de onları önümüze sürerek bu kahpe düzene baş eğdirebilirsiniz...
Gerçekten bir vefa duygusu içindeyseniz gelin öncelikle bizimle karşı karşıya getirme cüretini gösterdiğiniz o efsanelerin tek tek anıtlarını yapın...
Bir otobüs verin taraftara, "Arkadaşlar imkanlarınız yetersiz olabilir ancak biz VEFAlı Eskişehirliler olarak bu efsane takımın varolmasında büyük emekleri olan futbol şehitlerimizden Necdet Yıldırım ağabeyimizin kabri başında anılması için karınca kararınca size destek oluyoruz. Yolunuz açık olsun gidin Necdet ağabeyimizi Samsun'daki kabri başında ziyaret edin!" diyebilin de görelim sizin vefa duygunuzu...
Sizin tek emeliniz var...
İstanbul'un üç takımını kullanarak kendi popülaritenizi arttırmak...
Ulusal kanallar belki sizden bahsederler...
Üç İstanbul takımına yalakalık yaparsanız belki gündeme gelir de önümüzdeki dönem milletvekili olabilirsiniz...
Vefa sizin için sadece İstanbul'da bir semt adıdır...
Siz kim Vefa kim...
Epey zamandır ilk defa;
Maçın son anlarında bile maçı kurtarmanın telaşında değildik.
6. golü neden atamadık...
2 Golü neden yedik...
Derdine düştük epeyce bir zaman sonra...
Boffin'in hatalarını bile pek umursamadık bu maçta...
Eskişehirspor'un 5 gol atmış olması Karabük'ün kötü oyunundan kaynaklanmadı kesinlikle...
Hatta Karabük çok iyi oynadı...
Şansı yaver gitmedi...
Eskişehirspor daha net pozisyonlar yakalayıp, daha becerikli davrandı...
Karabükspor'un direkten dönen 2 net pozisyonu var...
Ama futbol bir sonuç oyunudur ve sonuçta ESES taraftarı bu maçta hem iyi bir takım izledi hem de son zamanların en iyi skoruna şahitlik etti...
***
Necati ve Akaminko'nun takımı ateşlediğini düşünüyorum...
Her iki oyuncu da bulundukları yeri tam anlamıyla doldurdular...
Takım içinde başarı çıtasını yükselttiler...
Her ikisi de sahada ayak basmadık yer bırakmıyorlar...
Takımdaki diğer oyuncular daha çok çalışmak gerektiğinin farkına varmışlar...
Necati ve Akaminko kadar çalışmazlarsa taraftarın gözünden düşeceklerini anlamışlar ve gerçek kimliklerine bürünmüş durumdalar...
Necati ve Erkan arasındaki gerginliğin sebebi de bu durum olabilir diye düşünüyorum...
Takım içindeki rekabet her ikisini de germiş durumda...
Maç sonunda ortaya çıkan bu gerginliğin maç içinde olmaması her iki oyuncunun da takım başarısını ön planda tuttuklarının bir göstergesi. Oyun içinde birbirlerine çok destek oldular. Maç sonunda nerdeyse yumruk yumruğa gireceklerdi. Ben bu durumu fazla önemsemiyorum. Takıma zarar verecek boyuta gelmediği sürece iki futbolcu arasında hallolacak bir durum gibi görünüyor...
***
Siyah - Kırmızılı takımın bu hafta Karabük'e attığı 5 gol, kentimizi boğan ayak kokusunu gideremeyecektir...
Bu koku çok keskin bir koku...
Yıllardır pisliğin içinde kalmış ayakların kokusu öyle kolay kolay ört bas edilemez...
Şike, teşvik ve maşa oyunları ile kirlenen ayaklar Eskişehir'i kokutmaya devam ediyor...
Bu sivri zeka ürünü projeyi gerçekleştiren, halktan uzak yöneticiler bir de bu oyunlarına ESES'in efsane isimlerini de alet ettiler...
ESES taraftarı ile Eskişehirspor'un efsane isimlerini karşı karşıya getirmeye çalıştılar...
Bizi böylesi bir oyunla susturmaya çalışanlar,
Efsane isimleri karşımıza dikerek üç takımın armalarının Eskişehir sokaklarını kirletmesine göz yumacağımızı sananlar sanırım şunu anlayamadılar:
Biz isimlere sevdalanmadık...
Biz Eskişehirspor'u Fethi Heper için sevmedik...
Biz Aziz Bolel var diye sevdalanmadık bu takıma...
Biz Eskişehirspor'u üç İstanbul takımının emperyalist işgaline başkaldırdığı için sevdik...
Bizim sevdamız ARMA'yadır...
Bizim sevdamız Siyah ile Kırmızı'ya dır...
Bizim sevdamız 1965 Ruhu'nadır...
***
Bizim sevdamızı yaşatanlar,
O efsane isimler,
Sonsuza kadar bizim yüreğimizde yaşayacaklardır...
Bu tür oyunlarla onların yüreğimizdeki yerlerinden silebilirisiniz,
Ne de onları önümüze sürerek bu kahpe düzene baş eğdirebilirsiniz...
Gerçekten bir vefa duygusu içindeyseniz gelin öncelikle bizimle karşı karşıya getirme cüretini gösterdiğiniz o efsanelerin tek tek anıtlarını yapın...
Bir otobüs verin taraftara, "Arkadaşlar imkanlarınız yetersiz olabilir ancak biz VEFAlı Eskişehirliler olarak bu efsane takımın varolmasında büyük emekleri olan futbol şehitlerimizden Necdet Yıldırım ağabeyimizin kabri başında anılması için karınca kararınca size destek oluyoruz. Yolunuz açık olsun gidin Necdet ağabeyimizi Samsun'daki kabri başında ziyaret edin!" diyebilin de görelim sizin vefa duygunuzu...
Sizin tek emeliniz var...
İstanbul'un üç takımını kullanarak kendi popülaritenizi arttırmak...
Ulusal kanallar belki sizden bahsederler...
Üç İstanbul takımına yalakalık yaparsanız belki gündeme gelir de önümüzdeki dönem milletvekili olabilirsiniz...
Vefa sizin için sadece İstanbul'da bir semt adıdır...
Siz kim Vefa kim...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


