Söyleyen güzel söylemiş...
SEVGİ EYLEM GEREKTİRİR!
ARMA'sı elinden çalınan Kasımpaşa taraftarı bugüne kadar sessizce protestosunu yaptı. Maçları boykot kararı taraftarın büyük kesimi tarafından uygulandı ve Kasımpaşa tribünleri boş kaldı. Kasımpaşa'nın yeni zengin zümreden oluşan ARMA düşmanı yönetimi dağıttığı bedava bilet ve kombinelerle tribünlere yeni bir ses getireceğini umdu ancak olmadı. Tribünde taraftar değil sadece yönetimin yandaşı olan ve bedava biletle maça giren SEYİRCİler vardı. Maçlara giren az sayıdaki taraftar da yönetimi istifaya davet etti. Takımın başarılı olduğu halde taraftarın neden yönetimi istifaya davet ettiğini anlamaya çalışan bazı spor yorumcuları da vardı. Biz de onları anlamaya çalışıyoruz. Yönetim İstifa diye bağıran taraftarın ARMA'nın gaspedilmesinden dolayı bu çağrıyı yaptığını bile anlamayacak kadar uzaylı olan yorumcuları anlamaya çalışıyoruz....
***
ARMA sevdalısı taraftarlar bugüne kadar pasif bir şekilde tepki gösterdi demiştik. Aslında bu sessiz bir direnişti. Zengin Zümre yönetimi çok büyük paralar harcayarak, ulusal medyaya boy boy ilanlar vererek, bilbooard reklamları yaparak ve Kasımpaşa'ya onbinlerce yeni logolu promosyon ürünü dağıtarak kendi logolarını benimsetmeye çalıştılar. Ancak bir kaç bilinçsiz Kasımpaşalı dışında kimse bu hamleyi yemedi. Dağıtılan onca promosyon ürünü ortadan kayboldu. Halen Kasımpaşa sokaklarında ARMA, LOGO'dan daha çok görülebiliyor. ARMA sevdalıları bu sessiz ama güçlü dirençle onların ilk hamlesini boşa çıkarmıştır.
***
Şimdi eylem zamanı gelmiştir...
Yaşadığı ülkede 100 yıla yakın bir tarihi bulunan, ARMA'sında AYYILDIZ taşımayı hakeden bir kaç kulüpten biri olma şerefine erişen Kasımpaşa'nın ARMA'sının gaspedildiğini bilmeyen yalaka medyaya gerçekleri göstermek için bir basın bülteni hazırlanarak, faks ve mail yoluyla göndermek eylem sürecinin ilk ayağı olmalı.
***
Eylem sürecinin ikince ayağında ise, sessiz bir yürüyüş olabilir. Tüm katılımcıların elinde bir ARMA taşıyacağı bu yürüyüş Kasımpaşa'dan başlayarak futbol takımını satın alan Turgay Ciner'in sahibi olduğu Habertürk gazetesine kadar sürebilir. Bu yürüyüş sessiz olmalı, hatta herkes ağzına birer siyah bant yapıştırarak eylemi daha anlamlı kılabilirler.
***
Eylem sürecinin üçüncü ayağında ise, Galatasaray ya da Taksim Meydanı'nda bir basın açıklaması olabilir. Basın açıklamasında ARMA gerçeği (eğer haber yapmaya güçleri yeterse) tv ve gazeteler sayesinde tüm ülkeye uygun bir dille anlatılmalıdır. Kamuoyu bu konuda bilgilendirilmelidir.
***
Eylem sürecinin dördüncü ayağında her zaman her yerde Kasımpaşalılığı ile övünen sayın Başbakan'a binlerce imzalı bir dilekçe gönderilebilir. Kızılay Meydanı ve Taksim Meydanı'nda kurulacak standlarda topalanan imzalar eşliğinde yazılan dilekçe yine Galatasaray'da bulunan PTT idaresinden topluca gönderilebilir.
***
Eylem sürecinin son aşamasında ise, tüm bu yapılanlardan sonuç alınamazsa Kızılay Meydanı'nda bir açlık grevi başlatılabilir. Açlık grevi en son aşamadır ve sonuç alınıncaya kadar devam etmelidir.
***
Eylem sürecinde en önemli etken Kasımpaşa taraftarının bu güne kadar sürdürdüğü sağduyulu tavranın devam etmesidir. Demokratik haklarını kullanarak sevdasına yapılan saldırıyı bertaraf ederek ARMA'sını geri almaya çalışırken, gereksiz taşkınlıklarla haklı iken haksız duruma düşmemelidirler. Unutmamak gerekir ki, şiddet sadece akıl olarak yetersiz kalanların başvuracağı bir yöntemdir. Kasımpaşa taraftarı, ARMA sevdalısı Kasımpaşa taraftarı ARMA'sını koruyacak akıl ve yüreğe sahiptir. Aklı ve yüreğindeki sevda ateşiyle çıktığı bu kutlu mücadelede elbet zafere uzanan taraf olacaktır...
Kasımpaşa arması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kasımpaşa arması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Ekim 2012 Perşembe
23 Eylül 2012 Pazar
Bir "KASIMPAŞALI" aranıyor...
Şu an çok ihtiyacımız var...
Bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Özü sözü bir...
Kasımpaşalı olmaktan her zaman gurur duymuş bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Burada doğmasa da burada doymuş...
Burada büyümüş...
Burada "ADAM" olmuş...
Buraların çamuruna bulanmış...
Semtin tozunu yutmuş...
Kızılay Meydanı'ndaki çeşmenin suyunu içmiş bir Kasımpaşalı arıyoruz...
***
Şu an gerçekten çok ihtiyacımız var...
Belki şimdiye kadar hiç olmadığı kadar ihtiyacımız var...
Hani öyle bir andayız ki;
Adına yapılan stadı alsınlar bizden...
Hatta Süper Lig'den de düşürsünler...
Hatta üzerimizdeki gölgesini de alsınlar o "Paşalı"nın
Hiç bir şey istemiyoruz...
Evvelden de istemedik zaten...
Ama şimdi, şimdi o Kasımpaşalı'dan bir tek isteğimiz olacak...
Bu isteğimizi yerine getirmek onun için çok kolay...
İki dudağının arasında...
***
Bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Bir zamanlar sokaklarında simit satmış olmaktan gurur duyan bir Kasımpaşalı...
Bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Bir zamanlar, top koşturduğu sahalarda giydiği formadaki ARMA'ya sevdalı bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Bir Kasımpaşalı'nın ARMA için döktüğü gözyaşlarını en iyi anlayacak bir Kasımpaşalı...
Bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Bir zamanlar kaldırımlarında oturup, rahmetli Yoğurtçu Mehmet amcanın biriktirdiği kaymakların tadını almış bir Kasımpaşalı....
Bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Semtinin insanının kendisine olan sevginin karşılığını, bir cümle ile ödeyecek bir Kasımpaşalı...
***
Evet doğru tahmin ettiniz...
O Kasımpaşalı şu an bu ülkenin Başbakanı...
Çıksa dese ki, "Ayıptır yahu 90 yıllık ARMA şimdi LOGO olur mu!?"
O an her şey bitecek...
Dökülen gözyaşları dinecek...
Sevdaya saplanan hançer yerinden çıkacak...
ARMA'ya LOGO diyen densizler, belki köşe bucak sinecekler...
BJK'yi aşk, Kasımpaşa'yı iş olarak gören zengin zümre iflas edip yol alacaklar...
***
Kısa bir süre önce buralardaydı o Kasımpaşalı...
Belki yine buralarda bir yerlerdedir.
Buralarda olmasa da semtini bu kadar çabuk unutacak kadar vefasız değildir...
Sırf o Kasımpaşalı diye,
Bir çok Kasımpşalı kendi partisini terkedip sırf onun hatırına AKP'li olmadı mı!?
O başbakan olsun diye, bir çok Kasımpaşalı geceli gündüzlü çalışmadı mı!?
Şimdi sıra onda...
Kasımpaşalı şimdi onu arıyor...
Gelmese de semtine, uzaktan ses versin yeter!
Bir cümle söylese yeter uzaklardan...
***
Çok bir şey istemiyoruz sayın Başbakan...
Elinizde tuttuğunuz formamızdaki ARMA'yı çalanlardan ARMAmızı geri almanızı istiyoruz...
Hepsi bu!
Bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Özü sözü bir...
Kasımpaşalı olmaktan her zaman gurur duymuş bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Burada doğmasa da burada doymuş...
Burada büyümüş...
Burada "ADAM" olmuş...
Buraların çamuruna bulanmış...
Semtin tozunu yutmuş...
Kızılay Meydanı'ndaki çeşmenin suyunu içmiş bir Kasımpaşalı arıyoruz...
***
Şu an gerçekten çok ihtiyacımız var...
Belki şimdiye kadar hiç olmadığı kadar ihtiyacımız var...
Hani öyle bir andayız ki;
Adına yapılan stadı alsınlar bizden...
Hatta Süper Lig'den de düşürsünler...
Hatta üzerimizdeki gölgesini de alsınlar o "Paşalı"nın
Hiç bir şey istemiyoruz...
Evvelden de istemedik zaten...
Ama şimdi, şimdi o Kasımpaşalı'dan bir tek isteğimiz olacak...
Bu isteğimizi yerine getirmek onun için çok kolay...
İki dudağının arasında...
***
Bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Bir zamanlar sokaklarında simit satmış olmaktan gurur duyan bir Kasımpaşalı...
Bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Bir zamanlar, top koşturduğu sahalarda giydiği formadaki ARMA'ya sevdalı bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Bir Kasımpaşalı'nın ARMA için döktüğü gözyaşlarını en iyi anlayacak bir Kasımpaşalı...
Bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Bir zamanlar kaldırımlarında oturup, rahmetli Yoğurtçu Mehmet amcanın biriktirdiği kaymakların tadını almış bir Kasımpaşalı....
Bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Semtinin insanının kendisine olan sevginin karşılığını, bir cümle ile ödeyecek bir Kasımpaşalı...
***
Evet doğru tahmin ettiniz...
O Kasımpaşalı şu an bu ülkenin Başbakanı...
Çıksa dese ki, "Ayıptır yahu 90 yıllık ARMA şimdi LOGO olur mu!?"
O an her şey bitecek...
Dökülen gözyaşları dinecek...
Sevdaya saplanan hançer yerinden çıkacak...
ARMA'ya LOGO diyen densizler, belki köşe bucak sinecekler...
BJK'yi aşk, Kasımpaşa'yı iş olarak gören zengin zümre iflas edip yol alacaklar...
***
Kısa bir süre önce buralardaydı o Kasımpaşalı...
Belki yine buralarda bir yerlerdedir.
Buralarda olmasa da semtini bu kadar çabuk unutacak kadar vefasız değildir...
Sırf o Kasımpaşalı diye,
Bir çok Kasımpşalı kendi partisini terkedip sırf onun hatırına AKP'li olmadı mı!?
O başbakan olsun diye, bir çok Kasımpaşalı geceli gündüzlü çalışmadı mı!?
Şimdi sıra onda...
Kasımpaşalı şimdi onu arıyor...
Gelmese de semtine, uzaktan ses versin yeter!
Bir cümle söylese yeter uzaklardan...
***
Çok bir şey istemiyoruz sayın Başbakan...
Elinizde tuttuğunuz formamızdaki ARMA'yı çalanlardan ARMAmızı geri almanızı istiyoruz...
Hepsi bu!
20 Eylül 2012 Perşembe
Vitrinine Kasımpaşa LOGOsu asan PAŞALI'lar...
Kasımpaşa'nın futbol takımını ele geçiren zengin zümre ne hikmetse takımın yeni logosunu semt halkına kabullendirebilmek için neredeyse servet harcıyor. Yaptıkları açıklamalarda 1921 yılından bu yana kullanılan ARMA'nın yerine yeni bir LOGO yapılmasını basit bir değişim olarak vurgulayan yeni zengin zümre kendilerinin tabiriyle bu kadar basit bir değişim için büyük bir servet ve çaba harcıyor. Gazetelere tam sayfa ilanlar veriliyor, bilboard reklamları tüm caddelerde boy gösteriyor. Bunlar yetmezmiş gibi , bir de semt halkına çeşitli promosyonlar dağıtılıyor.
***
Dağıtılan promosyonlar yeni LOGO'nun halka kabullendirilmesini amaçlıyor. Ancak bu oyun pek tutmadı. Kasımpaşa'da çok az sayıda esnaf dağıtılan bu promosyon ürünlerinden olan flamaları vitrinlerine asmışlar. Belli ki asan bu kişilere ya vitrine asmaları için tenbihlenmişler, ya da cemaat ya da AKP yandaşı olan bu esnaf bilinçli olarak flamayı vitrinlerine asmışlar. Bu sabah flama asan esnaflardan biri olan bir börekçi dükkanına girdim. 2 Adet peynirli poğaça istedim ve arkasından ekledim: "Buradan son kez alış veriş ediyorum. Kasımpaşa'nın ARMA'sını değiştirip yerine konulan bu LOGO sizin vitrininizde durduğu sürecede buradan alış veriş etmeyeceğim ve edenleri de uyaracağım"
***
Börekçi dükkanının sahibi LOGO'lu flamayı bugün indireceklerini söyledi. Yarın bakacağız. İndirilmiş ise, iki adat daha peynirli poğaça alacağız. Yok indirilmemişse başka bir yerden poğaça alıp o dükkanın önünde dikilerek poğaçalarımızı afiyetle yiyeceğiz. "Ne yapalım elimizden bir şey gelmiyor" bahanesinin ardına sığınan ARMA sevdalısı Kasımpaşalı dostlarımızdan en azından bunu yapmalarını isteyebiliriz.
***
Vitrinine yeni LOGO'yu asarak bizi hayal kırıklığına uğratan dostlarımız da var elbette. Hem ARMA sevdalısı olduklarını söyleyip hem de vitrinlerine LOGO reklamı alanları kınıyor ve bu kişilere karşı tüm semt halkını duyarlı olmaya çağırıyorum.
***
ARMA sevdalısı hakiki PAŞALILAR ile milyonlarca lira harcayarak gazetelerde "Paşalıyız Biz" diye reklamlar yayınlatıp parayla Kasımpaşalı olabileceklerini sana çakma PAŞALILAR arasında bundan böyle çetin bir mücadele başlayacaktır. Kasımpaşa Stadı'ndaki ilk maçta ortaya konulan BOYKOT eylemi son derece başarılı olmuştur. Maç sonrasında "Tribünlerdeki sessizliği hissettik" diyebilecek kadar yürekli olan futbolcumuz Hüseyin KALA gibi bir kaç tane yürekli gazeteci olsa ve "Kasımpaşa taraftarı ARMA değişikliği dolayısıyla maça girmedi boykot yaptı" diyebilselerdi bu boykot eylemi çok daha başarılı olabilirdi. Fakat ülkemizde ne yazık ki bu kadar yürekli gazeteciler kalmadı. Hepsi paranın ve gücün esiri oldular.
***
ARMA sevdalıları şu an için vitrininine Kasımpaşa LOGO'su asan esnafı BOYKOT ederek eylem dizisine başlamalıdır. Bu boykotu yaparken de o esnafa medeni bir şekilde vitrinine bu LOGO'yu astığı için kendisinden alış veriş yapılmayacağı ve yapılmaması için de gerekli propagandanın yapılacağı söylenmelidir ki, eylem sonuç bulabilsin. Önümüzdeki günlerde demokrasi ve hukuk kuralları çerçevesinde yeni eylemler mutlaka olacak. Bununla ilgili olarak ARMA sevdalısı birçok arkadaşımız çalışmalarını yürütüyorlar.
***
SEVDANIN KARŞISISINDA HİÇBİR GÜÇ DURAMAZ!
Bu inançla ARMA sevdalıları yakın bir gelecekte LOGO, daha doğrusu para ve güç aşıklarına karşı en büyük zaferi kazanacaklardır. Bundan herkes emin olsun...
***
Dağıtılan promosyonlar yeni LOGO'nun halka kabullendirilmesini amaçlıyor. Ancak bu oyun pek tutmadı. Kasımpaşa'da çok az sayıda esnaf dağıtılan bu promosyon ürünlerinden olan flamaları vitrinlerine asmışlar. Belli ki asan bu kişilere ya vitrine asmaları için tenbihlenmişler, ya da cemaat ya da AKP yandaşı olan bu esnaf bilinçli olarak flamayı vitrinlerine asmışlar. Bu sabah flama asan esnaflardan biri olan bir börekçi dükkanına girdim. 2 Adet peynirli poğaça istedim ve arkasından ekledim: "Buradan son kez alış veriş ediyorum. Kasımpaşa'nın ARMA'sını değiştirip yerine konulan bu LOGO sizin vitrininizde durduğu sürecede buradan alış veriş etmeyeceğim ve edenleri de uyaracağım"
***
Börekçi dükkanının sahibi LOGO'lu flamayı bugün indireceklerini söyledi. Yarın bakacağız. İndirilmiş ise, iki adat daha peynirli poğaça alacağız. Yok indirilmemişse başka bir yerden poğaça alıp o dükkanın önünde dikilerek poğaçalarımızı afiyetle yiyeceğiz. "Ne yapalım elimizden bir şey gelmiyor" bahanesinin ardına sığınan ARMA sevdalısı Kasımpaşalı dostlarımızdan en azından bunu yapmalarını isteyebiliriz.
***
Vitrinine yeni LOGO'yu asarak bizi hayal kırıklığına uğratan dostlarımız da var elbette. Hem ARMA sevdalısı olduklarını söyleyip hem de vitrinlerine LOGO reklamı alanları kınıyor ve bu kişilere karşı tüm semt halkını duyarlı olmaya çağırıyorum.
***
ARMA sevdalısı hakiki PAŞALILAR ile milyonlarca lira harcayarak gazetelerde "Paşalıyız Biz" diye reklamlar yayınlatıp parayla Kasımpaşalı olabileceklerini sana çakma PAŞALILAR arasında bundan böyle çetin bir mücadele başlayacaktır. Kasımpaşa Stadı'ndaki ilk maçta ortaya konulan BOYKOT eylemi son derece başarılı olmuştur. Maç sonrasında "Tribünlerdeki sessizliği hissettik" diyebilecek kadar yürekli olan futbolcumuz Hüseyin KALA gibi bir kaç tane yürekli gazeteci olsa ve "Kasımpaşa taraftarı ARMA değişikliği dolayısıyla maça girmedi boykot yaptı" diyebilselerdi bu boykot eylemi çok daha başarılı olabilirdi. Fakat ülkemizde ne yazık ki bu kadar yürekli gazeteciler kalmadı. Hepsi paranın ve gücün esiri oldular.
***
ARMA sevdalıları şu an için vitrininine Kasımpaşa LOGO'su asan esnafı BOYKOT ederek eylem dizisine başlamalıdır. Bu boykotu yaparken de o esnafa medeni bir şekilde vitrinine bu LOGO'yu astığı için kendisinden alış veriş yapılmayacağı ve yapılmaması için de gerekli propagandanın yapılacağı söylenmelidir ki, eylem sonuç bulabilsin. Önümüzdeki günlerde demokrasi ve hukuk kuralları çerçevesinde yeni eylemler mutlaka olacak. Bununla ilgili olarak ARMA sevdalısı birçok arkadaşımız çalışmalarını yürütüyorlar.
***
SEVDANIN KARŞISISINDA HİÇBİR GÜÇ DURAMAZ!
Bu inançla ARMA sevdalıları yakın bir gelecekte LOGO, daha doğrusu para ve güç aşıklarına karşı en büyük zaferi kazanacaklardır. Bundan herkes emin olsun...
18 Eylül 2012 Salı
Satılmış Medya ve Çift Formalıların "Paşa"sı...
Şöyle bir düşünelim....
Diyelim ki, dünyanın en zengin adamlarından biri ülkemize gelir ve FB'nin bütün hisselerini toplar...
Sonra müthiş transferler yapar...
Ronaldo ve Messi bile "Bizi almayacak mı acaba!?" diye geceleri uyuyamazlar...
Barcelona, Real Madrid, Chelsea, Bayern Münih gibi bilumum ünlü kulüpler futbolcularının FB'ye gitmesi korkusuyla büyük endişeye kapılırlar...
FB yapılan transferlerle bırakın ülkemizi bütün dünyayı sallar...
***
Herkes transferlere odaklanmıştır...
Bugün hangi bomba patlayacak diye bütün ahali sabahın erken saatlerinden itibaren gazete satıcılarında kuyruklar oluşturur, birçok kişi sabahın erken saatlerine kadar tv başında bekler...
GS yönetimi uykusuz...
BJK yönetimi istifa kararını tartışır...
TS yönetimi futbolcularını kaptırmamak için bir gemi kiralar ve futbolcularını Karadeniz açıklarında tutar...
Gazeteler yükselen tirajlarının baskısı için yeni matbalaar kurarlar...
***
Bir gün bütüh bu ahali bir de bakar ki, bu zengin adam "Bu logo ne biçim logo, biz tarım ürünleri mi satıyoruz ki, logoda ağaç dalları var" der ve FB ARMA'sını değiştirir...
Peki o zaman neler olur!?
FB taraftarları ayaklanıp, her tarafı yakıp yıkmaz mı!?
Ziya Şengül kadrolu olduğu programda kendini yerlere atmaz mı!?
Bay Toroğlu, masaya yumruğunu vurup, "Dur bakalım arkadaş!" demez mi!?
Sahbinin sesi bay Kütahyalı "yapamazsınız arkadaş, siz kim oluyorsunuz!" oiye bi taraflarını yırtmaz mı....
Gökmen Özdenak, "Bir GS'li olarak, FB armasnın değiştirilmesini kınıyorum!" demez mi...
Ali Şen, uluslararası arena da davalar açmaz mı!?
Hasılı kelam ülkemizde "kıyametler kopmaz mı!"
***
Elbette böyle bir olayı düşünmeye bile kimsenin gücü yetmez...
Çünkü FB çok büyük bir rant kaynağı...
FB büyük takım!
FB güçlü takım!
GS de aynı..
BJK de aynı...
***
Fakat söz konusu Kasımpaşa gibi küçük (!) bir semt takımı olursa kimsenin umurunda bile olmaz...
Ötesi berisi üç beş bin taraftarı var...
Bunların da büyük bir kısmı zaten sessiz sedasız maç izler...
ARMA değişikliği konusunda sesini yükseltebilecek baş ağrısı yapabilecek topu topu 1000 taraftar çıksın...
Onlar da bir şekilde sinidirilir...
Medya için bu sayı önemli değildir...
Bir şekilde bertaraf edilirler...
***
Kasımpaşa ilk kez Gaziantep maçıyla taraftarının karşısına çıktı...
Kasımpaşa taraftarı boykot yaptığı için kapalı tribün bomboştu...
Ancak bazı medya kuruluşlarının stadda 10 bini aşkın taraftar olduğu yalanını utanmadan söyledi, yazdı.
Bomboş kalan kapalı tribün ne objektiflere yansıdı, ne de kameralara...
Açık tribünde büyük çoğunluğu AKP yandaşı olan çift formalılardan oluşan bir topluluuk ve az da olsa "Sadece Kasımpaşalıyım" diyebilenlerden oluşan bir gurup vardı. Bu gurup zaman zaman protesto tezahüratlarında bulundu...
Fakat medya bunları ne gördü, ne de duydu...
Maç değerlendirmesi yapan satılık kalemler, taraftarın maza ilgisiz kalmasını eleştirerek kendileriyle çeliştiler... Hem 10 bin taraftardan bahsediliyor pem de taraftarın ilgisizliğinden...
***
Bir tek Allah'ın kulu çıkıp da delikanlı gibi "Arkadaş yıllardır bu ARMA'ya sevdalı olan Kasımpaşa taraftarı bu maçta boykot ilan etti, o nedenle tribünler boş kaldı" deme yürekliliğini gösteremedi. Herkes Turgay Ciner ve ekibinden korktu! "Acaba doğruları söylersek patronumuz bizi işten atar mı!?" korkusuyla hiç kimse doğruları söylemeye cesaret edemedi. Bizim inancımızda "haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır" Biz şimdi dilsiz şeytanların kimler olduğunu çok daha iyi anladık...
***
Turgay Ciner önderliğindeki zengin zümre son günlerde kendi logolarını Kasımpaşalılara kabul ettirmek için büyük bir promosyon kampanyasına girişti... Sokak sokak cadde cadde dolaşarak yeni logoyla bastırılan ürünler dağıtılıyor. Ne kadar yazıktır ki, bazı esnafımız da bu ürünleri alarak duvarlarına camlarına asmaktadırlar. Hiç utanmadan sıkılmadan...
ARMA'ya yapılan saldırı onlar için hiç bir anlam ifade etmiyor....
Yeni logoyu hemen kabullenip, bir de marifetmiş gibi camlarına asıyorlar...
Asarlar çünkü onlar FB'li, GS'li, ya da BJK'li...
Çünkü onlar ekmeğini yediklerini semtin kıymetini bilmezler...
Kıymet bilmeyi bırakın bu semtin kıymetini bilenlere, o ARMA'ya sevdalananlara azıcık da olsa saygı da mı gösteremezsiniz!? Gerçi sevmesini bilmeyenden saygı beklemekten biraz lükse kaçar bilmiyorum...
Camlarına yeni logoyu asanlara sesleniyorum, sizden sadece saygı bekliyoruz, birazcık saygı...
***
Satılmış medya ve çift formalı Kasımpaşalıların Paşası şimdilik ssportif başarılarla kendini ayakta tutabiliyor. Fakat şunu hiç kimse unutmasın ki, "KESER DÖNER SAP DÖNER, GÜN GELİR HESAP DÖNER"
Kasımpaşalı sevdasına yapılanları asla ve asla unutmayacaktır!
İçimizdeki hainler de dışardaki hainler de bunu asla unutmasınlar....
Diyelim ki, dünyanın en zengin adamlarından biri ülkemize gelir ve FB'nin bütün hisselerini toplar...
Sonra müthiş transferler yapar...
Ronaldo ve Messi bile "Bizi almayacak mı acaba!?" diye geceleri uyuyamazlar...
Barcelona, Real Madrid, Chelsea, Bayern Münih gibi bilumum ünlü kulüpler futbolcularının FB'ye gitmesi korkusuyla büyük endişeye kapılırlar...
FB yapılan transferlerle bırakın ülkemizi bütün dünyayı sallar...
***
Herkes transferlere odaklanmıştır...
Bugün hangi bomba patlayacak diye bütün ahali sabahın erken saatlerinden itibaren gazete satıcılarında kuyruklar oluşturur, birçok kişi sabahın erken saatlerine kadar tv başında bekler...
GS yönetimi uykusuz...
BJK yönetimi istifa kararını tartışır...
TS yönetimi futbolcularını kaptırmamak için bir gemi kiralar ve futbolcularını Karadeniz açıklarında tutar...
Gazeteler yükselen tirajlarının baskısı için yeni matbalaar kurarlar...
***
Bir gün bütüh bu ahali bir de bakar ki, bu zengin adam "Bu logo ne biçim logo, biz tarım ürünleri mi satıyoruz ki, logoda ağaç dalları var" der ve FB ARMA'sını değiştirir...
Peki o zaman neler olur!?
FB taraftarları ayaklanıp, her tarafı yakıp yıkmaz mı!?
Ziya Şengül kadrolu olduğu programda kendini yerlere atmaz mı!?
Bay Toroğlu, masaya yumruğunu vurup, "Dur bakalım arkadaş!" demez mi!?
Sahbinin sesi bay Kütahyalı "yapamazsınız arkadaş, siz kim oluyorsunuz!" oiye bi taraflarını yırtmaz mı....
Gökmen Özdenak, "Bir GS'li olarak, FB armasnın değiştirilmesini kınıyorum!" demez mi...
Ali Şen, uluslararası arena da davalar açmaz mı!?
Hasılı kelam ülkemizde "kıyametler kopmaz mı!"
***
Elbette böyle bir olayı düşünmeye bile kimsenin gücü yetmez...
Çünkü FB çok büyük bir rant kaynağı...
FB büyük takım!
FB güçlü takım!
GS de aynı..
BJK de aynı...
***
Fakat söz konusu Kasımpaşa gibi küçük (!) bir semt takımı olursa kimsenin umurunda bile olmaz...
Ötesi berisi üç beş bin taraftarı var...
Bunların da büyük bir kısmı zaten sessiz sedasız maç izler...
ARMA değişikliği konusunda sesini yükseltebilecek baş ağrısı yapabilecek topu topu 1000 taraftar çıksın...
Onlar da bir şekilde sinidirilir...
Medya için bu sayı önemli değildir...
Bir şekilde bertaraf edilirler...
***
Kasımpaşa ilk kez Gaziantep maçıyla taraftarının karşısına çıktı...
Kasımpaşa taraftarı boykot yaptığı için kapalı tribün bomboştu...
Ancak bazı medya kuruluşlarının stadda 10 bini aşkın taraftar olduğu yalanını utanmadan söyledi, yazdı.
Bomboş kalan kapalı tribün ne objektiflere yansıdı, ne de kameralara...
Açık tribünde büyük çoğunluğu AKP yandaşı olan çift formalılardan oluşan bir topluluuk ve az da olsa "Sadece Kasımpaşalıyım" diyebilenlerden oluşan bir gurup vardı. Bu gurup zaman zaman protesto tezahüratlarında bulundu...
Fakat medya bunları ne gördü, ne de duydu...
Maç değerlendirmesi yapan satılık kalemler, taraftarın maza ilgisiz kalmasını eleştirerek kendileriyle çeliştiler... Hem 10 bin taraftardan bahsediliyor pem de taraftarın ilgisizliğinden...
***
Bir tek Allah'ın kulu çıkıp da delikanlı gibi "Arkadaş yıllardır bu ARMA'ya sevdalı olan Kasımpaşa taraftarı bu maçta boykot ilan etti, o nedenle tribünler boş kaldı" deme yürekliliğini gösteremedi. Herkes Turgay Ciner ve ekibinden korktu! "Acaba doğruları söylersek patronumuz bizi işten atar mı!?" korkusuyla hiç kimse doğruları söylemeye cesaret edemedi. Bizim inancımızda "haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır" Biz şimdi dilsiz şeytanların kimler olduğunu çok daha iyi anladık...
***
Turgay Ciner önderliğindeki zengin zümre son günlerde kendi logolarını Kasımpaşalılara kabul ettirmek için büyük bir promosyon kampanyasına girişti... Sokak sokak cadde cadde dolaşarak yeni logoyla bastırılan ürünler dağıtılıyor. Ne kadar yazıktır ki, bazı esnafımız da bu ürünleri alarak duvarlarına camlarına asmaktadırlar. Hiç utanmadan sıkılmadan...
ARMA'ya yapılan saldırı onlar için hiç bir anlam ifade etmiyor....
Yeni logoyu hemen kabullenip, bir de marifetmiş gibi camlarına asıyorlar...
Asarlar çünkü onlar FB'li, GS'li, ya da BJK'li...
Çünkü onlar ekmeğini yediklerini semtin kıymetini bilmezler...
Kıymet bilmeyi bırakın bu semtin kıymetini bilenlere, o ARMA'ya sevdalananlara azıcık da olsa saygı da mı gösteremezsiniz!? Gerçi sevmesini bilmeyenden saygı beklemekten biraz lükse kaçar bilmiyorum...
Camlarına yeni logoyu asanlara sesleniyorum, sizden sadece saygı bekliyoruz, birazcık saygı...
***
Satılmış medya ve çift formalı Kasımpaşalıların Paşası şimdilik ssportif başarılarla kendini ayakta tutabiliyor. Fakat şunu hiç kimse unutmasın ki, "KESER DÖNER SAP DÖNER, GÜN GELİR HESAP DÖNER"
Kasımpaşalı sevdasına yapılanları asla ve asla unutmayacaktır!
İçimizdeki hainler de dışardaki hainler de bunu asla unutmasınlar....
15 Eylül 2012 Cumartesi
Kasımpaşalılar için büyük sınav: ARMA Sevdası mı, Sportif Başarı mı!?
Zengin bir zümre tarafından satın alınan ve 1921 yılından bu yana şerefle taşınan ARMA'sı değiştirilen Kasımpaşa futbol takımı bugün yeni sezonda ilk kez taraftarının huzuruna çıkacak. Bu maç Kasımpaşa taraftarı için önemli bir sınav niteliği taşımaktadır. Bugüne kadar ARMA sevgisiyle sürekli gündemde kalan ve kamuoyunda büyük takdir toplayan Kasımpaşa sevdalıları bugün ARMA ve sportif başarı arasında bir tercih yapacak.
***
Kulübün futbol şubesini satın alarak AŞ yapan yeni yönetim, yapılan flaş transferlerin arasında küstahça bir eylem yapmış ve 1921 yılından bu yana sporun bir çok dalında büyük başarıların kazanıldığı formalarda şerefle taşınan ARMA sessiz sedasız değiştirilmişti. Bu küstahlık yapılırken yıllardır yüreklerindeki büyük sevdayla o ARMA'ya bağlanan binlerce insana tek kelime bile söylenmedi. Bu değişikliği yapmadan bu ARMA'nın aşıklarına danışılsaydı, bir kamuoyu oluşturulsaydı belki bu denli büyük bir tepki olmayacaktı. Kasımpaşalılar, yeniliğe, değişime hiçbir zaman karşı çıkmamışlardır. Ancak sevdalarına uzatılan elleri her zaman kırıp sahibine iade etmesini de bilmiştir.
***
Yönetim gelen tepkiler üzerine yaptığı açıklamalarla, Kasımpaşa sevdalılarının yüreğine bir hançer daha sokmuştur. Ay-Yıldız ile süslenmiş ARMA'yı herhangi bir şirket logosu gibi tasvir eden, binlerce sevdalısı olan Kasımpaşa kulubünü de bir iş alanı olarak gören ve bunu açıkça ifade edebilen yönetim bu tavırları ile Kasımpaşalıları derinden yaralamıştır. Onlar zannediyorlar ki, kazanılacak sportif başarılarla Kasımpaşa sevdalıları yapılan bu küstahça eylemleri kabullenecek. Kasımpaşalı sevdası yapılan zulmü unutmaz. Affetmez. Kasımpaşalı gavat değildir. Sevdasına yapılan tecavüzü asla ve asla affetmez!
***
Muhtemelen bugün sırtında çift forma, yüreğinde çifte sevda yaşayanlar bu maça gideceklerdir.
Sadece maç günü Kasımpaşa taraftarı olanlar, bir hafta boyunca fb, gs, bjk sevdası yaşayıp, sadece maç gününde doğup büyüdüğü semtin takımını desteklemek için o stada gidecek olanlar da unutmasınlar, bu yönetim resmen Kasımpaşa sevdalılarının sevgilisi olan ARMA'ya ve o büyük sevdaya tecavüz etmişlerdir. Beşiktaş'ı AŞK, Kasımpaşa'yı ise, İŞ olarak gördüklerini açıkça beyan eden yeni yönetim haftada bir gün de olsa hatırladığınız o kutlu formaya en ağır hakaretleri yapmışlardır. Bu maça giderek Kasımpaşa takımına değil ARMA'nın katillerine destek vereceksiniz...
***
Yağmurda, çamurda, karda, boranda, fırtınada çöl sıcaklarında her zaman her yerde, yüreklerindeki sevdanın gereği olarak bu ARMA'nın peşinde koşanlar bugün Kasımpaşa Stadı'na gitmeme kararı aldılar. Belki stad kapısına kadar gelip yönetimi protesto edecekler belki de o stadın yanına bile uğramayacaklar. Muhtemelen Kasımpaşa sevdasını yüreklerine yerleştiremeyen bazı siyasi guruplar yönetimi desteklemek için o stada sokulacaklar. Bütün kamuoyu bilsin ki, o stada gidenler Kasımpaşa sevdalıları değillerdir. Onlar ARMA'yı bir şirket logosu, Kasımpaşa kulübünü de bir iş alanı gibi gören zengin zümreye yalakalık yapmak için orada bulunan emir erleridirler. (Maça gitmeme kararına uymayarak maça gidecek olan samimi ARMA sevdalılarını tenzih ederim)
***
Kulübün futbol şubesini satın alarak AŞ yapan yeni yönetim, yapılan flaş transferlerin arasında küstahça bir eylem yapmış ve 1921 yılından bu yana sporun bir çok dalında büyük başarıların kazanıldığı formalarda şerefle taşınan ARMA sessiz sedasız değiştirilmişti. Bu küstahlık yapılırken yıllardır yüreklerindeki büyük sevdayla o ARMA'ya bağlanan binlerce insana tek kelime bile söylenmedi. Bu değişikliği yapmadan bu ARMA'nın aşıklarına danışılsaydı, bir kamuoyu oluşturulsaydı belki bu denli büyük bir tepki olmayacaktı. Kasımpaşalılar, yeniliğe, değişime hiçbir zaman karşı çıkmamışlardır. Ancak sevdalarına uzatılan elleri her zaman kırıp sahibine iade etmesini de bilmiştir.
***
Yönetim gelen tepkiler üzerine yaptığı açıklamalarla, Kasımpaşa sevdalılarının yüreğine bir hançer daha sokmuştur. Ay-Yıldız ile süslenmiş ARMA'yı herhangi bir şirket logosu gibi tasvir eden, binlerce sevdalısı olan Kasımpaşa kulubünü de bir iş alanı olarak gören ve bunu açıkça ifade edebilen yönetim bu tavırları ile Kasımpaşalıları derinden yaralamıştır. Onlar zannediyorlar ki, kazanılacak sportif başarılarla Kasımpaşa sevdalıları yapılan bu küstahça eylemleri kabullenecek. Kasımpaşalı sevdası yapılan zulmü unutmaz. Affetmez. Kasımpaşalı gavat değildir. Sevdasına yapılan tecavüzü asla ve asla affetmez!
***
Muhtemelen bugün sırtında çift forma, yüreğinde çifte sevda yaşayanlar bu maça gideceklerdir.
Sadece maç günü Kasımpaşa taraftarı olanlar, bir hafta boyunca fb, gs, bjk sevdası yaşayıp, sadece maç gününde doğup büyüdüğü semtin takımını desteklemek için o stada gidecek olanlar da unutmasınlar, bu yönetim resmen Kasımpaşa sevdalılarının sevgilisi olan ARMA'ya ve o büyük sevdaya tecavüz etmişlerdir. Beşiktaş'ı AŞK, Kasımpaşa'yı ise, İŞ olarak gördüklerini açıkça beyan eden yeni yönetim haftada bir gün de olsa hatırladığınız o kutlu formaya en ağır hakaretleri yapmışlardır. Bu maça giderek Kasımpaşa takımına değil ARMA'nın katillerine destek vereceksiniz...
***
Yağmurda, çamurda, karda, boranda, fırtınada çöl sıcaklarında her zaman her yerde, yüreklerindeki sevdanın gereği olarak bu ARMA'nın peşinde koşanlar bugün Kasımpaşa Stadı'na gitmeme kararı aldılar. Belki stad kapısına kadar gelip yönetimi protesto edecekler belki de o stadın yanına bile uğramayacaklar. Muhtemelen Kasımpaşa sevdasını yüreklerine yerleştiremeyen bazı siyasi guruplar yönetimi desteklemek için o stada sokulacaklar. Bütün kamuoyu bilsin ki, o stada gidenler Kasımpaşa sevdalıları değillerdir. Onlar ARMA'yı bir şirket logosu, Kasımpaşa kulübünü de bir iş alanı gibi gören zengin zümreye yalakalık yapmak için orada bulunan emir erleridirler. (Maça gitmeme kararına uymayarak maça gidecek olan samimi ARMA sevdalılarını tenzih ederim)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




