Mustafa Akgören etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mustafa Akgören etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2013 Perşembe

"Önce Güven" ve Susan Yönetim...

Eskişehirspor camiası ilk kez bir seçim atmosferinde buldu kendini.
Bazı çevreler seçimde oy kullanacak olan delegelerin şaibeli olduğunu iddia ediyor.
Bu iddiaların doğru olması durumunda bu seçim atmosferinin camiaya bir fayda sağlamayacağı açık...
Kendilerini alternatif iktidar olarak lanse eden Mesut Hoşcan ve ekibinin çabaları boş...
Kendileri çalıp kendileri söyleyip, kendileri dinlemiş olacak...
Şaibe derken de ortada öyle usulsüz bir durum yok gibi.
İddialara göre Halil Ünal başkanlığı döneminde kendi akrabalarını ve yandaşlarını üye yapmış...
Aidatları ödenmiş mi? Ödenmiş...
Kulübe üye olmalarında bir sakınca var mı? Yok...
Tek problem Halil Ünal'ın yakını ya da adamı olmaları...
Bu da bir nevi şaibe anlamına gelebilir tabii ki...
***
Seçim atmosferine iyice girdiğimiz şu günlerde her iki tarafı da tahlil ediyorum.
Kulübe üye olma imkanımız olmadığı için genel kurulda söz hakkımız da yok.
Ancak 43 yıllık bir Eskişehirspor sevdalısı olarak en azından yazılarımızla, yorumlarımızla biz de bir şeyler söyleme hakkına sahibiz diye düşünüyor ve herhangi bir adayın destekçisi değil de birileri tarafından putperest olarak tanımlanabilecek bir şekilde ESES sevdalısı olarak kendimde bu hakkı görüyorum.
Genel kurulda söz sahibi olan değerli dostlarımız, ağabeylerimiz, kardeşlerimiz var...
Belki düşüncelerimiz, eleştirilerimiz ve yorumlarımız onlara da bir görüş açısı sağlayabilir...
***
Mustafa Akgören var bir tarafta...
Taraftarın tanıdığı, bildiği, sevdiği, saydığı bir adam...
Tribünlerden yetişmiş,
Deplasman lezzetini iliklerine kadar hissetmiş,
Tribün kültürünü beynine kalbine nakşetmiş biri...
Önce Güven sloganı ile ortaya çıkan bu gurubun kuşkusuz en dikkat çeken adamı Mustafa Akgören...
Taraftar elbette önce ona güvenmek isteyecektir...
Bir diğer önemli isim de Mesut Hoşcan...
Mesut Hoşcan'ı hiç tanımam...
Yönetimde bulunduğu dönemlerden bilirim...
Kris Boyd'un görkemli bir şekilde getirilmesini sağlamıştı...
En aklımda kalan yönü bu...
Bugün seçim ofisinin açılışındaki fotoğraflarını gördüm...
Yüz ifadesi ve giyim tarzı ile bir güven veriyor...
Yıllar nöce Halil Ünal'a yönelik ilk eleştirimi anımsıyorum bu noktada...

Kendisine yönelik ilk eleştirim bir fotoğrafından dolayı olmuştu...
Bu fotoğraf Eskişehirspor'un kutsal başkanlık makamına yakışacak bir fotoğraf değil diyerek günlerce eleştirmiştim...
Aradan yıllar geçti, şimdi yine bir başkan adayına ilk olumlu eleştirimi yine bir fotoğraf üzerinden yapıyorum...
***
Mesut Hoşcan ekibinin çalışmalarına baktığımız vakit;
"Önce Güven" sloganlarının boş olmadığını anlayabiliyoruz...
Son derece ciddi bir çalışma yürütüyorlar...
Seçim ofisi açılmış...
Seçim kampanyası bir sloganla netleştirilmiş...
Sosyal medya ağı çok iyi kullanılıyor...
Basın ile ilişkileri en üst düzeyde devam ediyor...
Mevcut yönetimin tüm başarısızlıklarını Eskişehirspor camiasına çok hızlı ve net bir şekilde ulaştırıyorlar...
Kendi adıma şu ana kadar bu ekibe inanma noktasına gelmedim...
Fakat şu da bir gerçek ki;
Eskişehirspor'a yakışır bir anlayışla çalışıyorlar...
Göreve gelir ve seçim sürecinde kendileri için çalıştıkları kadar Eskişehirspor için çalışırlarsa bir şeyler değişebilir düşüncesi ister istemez oluşuyor kafamızda...

Mesut Hoşcan ve ekibinin artıları var...
Karşılarında yıpranmış bir yönetim var...
Yıllarca da birlikte çalıştıkları bu yönetimin elbette zaafiyetlerini de çok iyi biliyorlar...
Bu noktada şaibeli üyelik iddiaları geliyor aklımıza...
Yıllardır bu yönetim içinde olan kişiler,
Böyle bir şaibenin gerçekten var olduğunu bilselerdi herhalde bunca emeği boşa sarfetmezlerdi...
***
Mesut Hoşcan ve ekibi hakkında bunca güzel laf ettikten sonra neden halen onlara inanmadığımı sorgulayanlar çıkabilir tabii ki...
Öncelikle şunu belirtmek isterim;
Halil Ünal'ın bugüne kadar yaptıkları ortada...
Pek çok noksanları olmasına rağmen, bugün Eskişehirspor'u iki adaylı bir seçim atmosferine sokacak kadar güçlü bir hale getirmiştir.
Hepimiz çok iyi biliyoruz...
Bu takım zamanı geldi sahipsiz kaldı...
Kayyuma devredilme dedikoduları ortada dolaştı...
Kişiler zoraki olarak aday yapıldı...
Bugünleri hepimiz gördük...
Ancak Halil Ünal yönetiminde ilk kez 2 adaylı bir seçim yaşayacağız...
İlk kez muhalif bir ekip çıktı ve "Bu görevi ben mevcut yönetimden daha iyi yaparım" dedi...
Halil Ünal döneminde Eskişehirspor tarihinin en kötü günlerini yaşamadı...
O günleri yaşadığımız zamanlarda yönetici bulamadık..
Bugün ise, 2 adaylı bir seçim süreci yaşıyoruz...
Mesut Hoşcan ve ekibinin yürüttüğü bu güzel seçim çalışmalarını ilk görüyoruz ve bu da Halil Ünal döneminde oluyor...
***
Eskişehirspor, yıllar sonra çıktığı süper ligde asansör takım olmadı...
Geldiği gibi giden onca takım oldu ama Eskişehirspor geldi ve kaldı...
Kalmakla da yetinmedi...
Üst sıralarda iddialı oldu...
Avrupa Kupaları'na katıldı...
İskoçya'da bir kente Eskişehirspor sevgisini aşıladı...
Türkiye Kupası'nda iki kez finalden döndü...
Taraflı tarafsız herkesin kabul ettiği bir gerçek daha var;
Halil Ünal döneminde Türkiye'nin en iyi kadrolarından biri oluşturuldu...
Eskişehirspor Kulübü başkanı ilk kez Kulüpler Birliği Başkanı oldu..
Halil Ünal başkanlığındaki yönetimin sayılabilecek artıları daha da vardır mutlaka...
Benim bir çırpıda aklıma gelenler bunlar...
Eksileri yok mu!?
Elbette var...
Benim de sürekli eleştirdiğim bir çok yanlış uygulamaları oldu...
Bir çok hatalar yapıldı...
Eskişehirspor'u belki çok daha iyi yerlere getirebilecekken yapamadı...
Yüksek Eskişehirsporluluk Bilinci'ne ters düşen bir çok uygulaması oldu...
En önemlisi de, Eskişehirspor sevdalılarının Eskişehirspor üyeliklerine kota koyması oldu...
Sevdaya kota koyan yönetim olarak tarihe geçti bu yönetim...
Ancak tüm bu yanlışlıklar yapılırken Halil Ünal yönetiminin içinde Mesut Hoşcan da vardı...
***
Mesut Hoşcan ve ekibi, insana güven veren bir çalışma temposunun içindeyken,
Aynı süreci yaşayan Halil Ünal ve ekibi ne yapıyor peki?
Bu sorunun cevabı koca bir hiç...
Özellikle son dönemde futbolcuların ve personelin alacakları ile ilgili söylentiler ayyuka çıkmışken Halil Ünal ve yönetimi susuyor...
Hiçbir suçlamaya adam akıllı bir cevap verilmiyor...
Hiçbir şekilde camiaya yönelik bir seçim çalışması yapılmıyor...
Sosyal medya kullanılmıyor...
Seçim ofisi açılmıyor...
Seçimlerle ilgili hiçbir takvim belirlenmemiş...
Yönetim hep susuyor...
Transfer dedikoduları ayyuka çıkmış,
Yönetim susuyor...
Eskişehirspor, oynadığı son kupa maçında ve ondan önceki maçlarda tam bir hakem faciası ile karşı karşıya kalmış,
Yönetim yine susuyor...
Ses seda yok...
Halil Ünal belki de bunları yapmak için sezonun bitmesini bekliyor...
Belki genel kurulda yarışacak olan ekibini alıp kameralar karşısına geçerek tüm suçlamalara yanıt verecek...
Bunu da zamanla göreceğiz...
***
Mesut Hoşcan ve ekibi "Önce Güven" sloganı ile camiadan önemli ölçüde destek sağlamış durumda...
Bu destek genel kurul üyelerine de yansırsa işi kolay olacak demektir...
Mesut Hoşcan'dan beklentim,
Vaatlerini bir seçim bildirgesi halinde camiaya sunmasıdır...
Şu ana kadar tıpkı Halil Ünal'ın önceki dönemlerde yaptığı gibi sadece beyanatlarını görüyoruz...
Halil Ünal yönetiminde yapılan son mali kongredeki gelirler hanesinde yöneticilerin kulübe ne kadar katkı yaptığına dair bir gelir kalemi göremedim ben...
Mesut Hoşcan ve ekibi bu gelir hanesini dolduracak mı?
Mesut Hoşcan ve ekibi yönetime gelmeleri durumunda bu kulübe ne kadar maddi katkı sağlayacaklar?
Yapılacak ilk mali kongrede "yöneticiler kulübe şu kadar para bağışlamışlardır" şeklinde bir gelir kaynağı görebilecek miyiz?
Mesut Hoşcan ve ekibi seçimleri kazanmaları durumunda hangi transferleri yapmayı planlıyor?
Mevcut yönetimin Alper'i satmasını varsayarak Mesut Hoşcan bir plan geliştirmiş midir?
Mevcut yönetim borçlarını ödemek için sadece Alper değil; Veysel, Kamara, Erkan ve Necati Ateş'i de satacak gibi görünüyor. Mesut Hoşcan bu ihtimali düşünerek bir plan yapmış mıdır?
Mesut Hoşcan seçimleri kazanması durumunda yeni bir teknik direktör getirecek midir?
Üyelikler üzerindeki kota kaldırılacak ve Eskişehirspor sevdalılarının kulüplerine daha kolay üye olabilmeleri sağlanacak mıdır!?
Kurumsallaşma adına neler yapılacaktır?
Mesut Hoşcan'ın bu tür sorulara cevap veren bir seçim bildirgesi ile yoluna devam etmesi eminim aradığı güven ortamını çok daha hızlı bir şekilde sağlamasına yardımcı olacaktır.
***
Eskişehirspor'u seven her gönüldaşım bu soruları sormalıdır...
Sonuçta biz ne Halil Ünal sevdalısıyız, ne de Mesut Hoşcan...
Biz Eskişehirspor sevdalısıyız...
Halil Ünal'ı destekleyenlerimiz Halil Ünal'a sorulması gereken soruları sormalı...
Mesut Hoşcan&ı destekleyenlerimiz de Mesut Hoşcan'a sorulması gerekenleri sormalıdır...
Bunu başarabilirsek,
Halil Ünalcı ya da Mesut Hoşcancı olmak yerine Eskişehirspor sevdalısı kalmayı başarabilirsek bu süreçte, işte o zaman kazanan isimler değil, Eskişehirspor olacaktır...
Her iki isim de saygıdeğerdir...
Her iki isim de bu kulübe hizmet etmişlerdir...
Her iki isim de hatalarıyla doğrularıyla bu camiaya yıllarını vermişlerdir...
Bu insanlar da sonuçta peygamber, evliya, ermiş değiller, hatasız olmalarını bekleyemeyiz...
Mesut Hoşcan bu hizmet kervanında bir adım öne geçmiş ve camiamızı ilk kez iki listeli bir seçim sürecine sokmuştur...
Bu bile önemli bir hizmettir...
Muhalefetin olmadığı yerde iktidar daha çok yanlış yapar...
Seçimi kazanamasa bile Mesut Hoşcan ve ekibi böylesine tarihi bir hizmete imza atmış olacaktır...
Bu göreve talip olan herkese gereken saygının gösterilmesi ve Eskişehirspor'a yakışır bir genel kurul yaşanması dileklerimle her iki ekibe de başarılar diliyorum...
YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR!




15 Şubat 2013 Cuma

Eskişehirspor kazanıyor!

Haziran ayında yapılacak olan kongrede iki listeli bir seçim yaşanacak muhtemelen...
Şu an itibariyle yıllardır Halil Ünal ile yol arkadaşlığı yapan,
Ancak geçtiğimiz günlerde düştükleri fikir ayrılıkları nedeniyle yolunu ayıran Mesut Hoşcan ve eski tribün liderlerimizden Mustafa Akgören (Tatar Mustafa)'in Halil Ünal yönetimindeki birlikteliklerini bundan böyle Halil Ünal'a karşı kullanacaklar. Halil Ünal yönetimlerinin etkin isimlerinden biri olan Mesut Hoşcan ve aynı ekipte hizmet veren, Eskişehirspor sevdalılarının büyük bir muhabbet besledikleri Mustafa Akgören tüm hızlarıyla Haziran ayında yapılacak kongreye hazırlarnıyorlar.

Bu hazırlık sürecinde Mesut Hoşcan ve ekibinin en büyük avantajı, Halil Ünal yönetiminin yapmış olduğu yanlış uygulamalar. Fısıltı gazetesinin manşetinde pek çok konu var. Halil Ünal'ın kulübü tam bir çiftlik gibi kullandığı görüşü oldukça yaygın fısıltı gazetesinde. Ancak şu ana kadar resmi olarak gazete sütunlarına yansıyan, kamuoyuna yetkili ağızlarca açıklanan iki konu var. Bunlardan birisi Jeep meselesi diğeri ise, Otel bahsi.

Bu iki konuyla alakalı gelişmeleri hep birlikte basınımızdan takip ediyoruz. Yönetim Jeep konusunun bir hata olduğunu belirterek olayı faili olan yöneticisine sahip çıktı. Ancak cezasını da kesmeyi ihmal etmedi. Adı geçen yönetici kulübe aynı Jeep'ten 1 adet alarak hibe edecek. Şu ana kadar bu ceza infaz edilmiş değil. Bu cezanın yerine getirilmesini sabırsızlıkla bekliyor kamuoyu.

Otel meselesinde ise, doyurucu bir açıklama yapılmadı. Kimlerin misafir edildiği, özellikle misafir edilen bayanların Zafer Tüzün'e olan akrabalık ya da diğer bağları hakkında bir malumat yok. Meneje ve futbolcu konaklamalarına denilecek bir şey yok. Etik olarak belki farklı olabilirdi ancak futbolcu ve menjerlerin konaklama masraflarının karşılanmasına çok da fazla karşı çıkmak mantıklı olmuyor.

Bu iki konu hakkında yönetim topu taca atmaya devam ediyor.

Halil Ünal yönetimi ilk kez bir rakip ile mücadele etmek durumunda kalıyor. Üstelik de bu rakipleri kendi içlerinden birileri. İç dünyalarını çok iyi biliyorlar. Fısıltı gazetesinde manşetlerde dolaşan bir çok konunun gerçek olabilme ya da ispat edilir olabilme ihtimali varsa Halil Ünal yönetimi o makamda bir gün bile kalamaz. Fısıltı gazetesinde manşetlerde dolaşan ithamların doğru ya da yanlış olduğunu da Hoşcan ve ekibinin söylemlerinden anlayabileceğiniz sadece. Eğer Hoşcan ve ekibi bu argümanları medya önünde ortaya dökerse doğruluğunu anlarız. Yok böyle bir söylem içine girmezlerse demek ki tüm bu söylentiler sadece Halil Ünal'ı yıpratmak için uydurulmuş dedikodular olarak ortaya atılmıştır.

Hem mevcut yönetimin hem de istifa ederek karşı cephe açan eski yöneticilerimizin cevaplaması için uzun zamandır bazı sorular soruyorum. Fakat bu soruların cevaplarını iki taraftan da bir türlü alamıyorum. Bu sorularımı buradan tekrarlamak isterim.

Geçen yıl Haziran ayında yapılan mali kongrede açıklanan rakamlar üzerinden sorduğumuz sorular. Bu soruları hem Mesut Hoşcan hem de Halil Ünal cephesi cevaplandırmalıdır.

1. Mali tabloda yöneticiler ya da başka kişi/kurumlar tarafından yapılan bağışlar görülmemektedir. Yöneticiler kulübe hiç bağış yapmadan mı yönetici olmuşlardır.? Eğer bağış yapmışlarsa bu bağışlar neden mali tabloda görülmemektedir!?

2. Dergi için yapılan yüklü bir harcama var. Ancak bunun karşısısında dergiden ne kadar gelir sağlandığı belirtirmemiştir. Neden belirtilmemiştir ve ne kadar gelir sağlanmıştır?

3. Yine aynı mali tabloda "Temsil ve Ağırlama  Giderleri" hanesi bulunmaktadır. Bu temsil ve ağırlama giderlerinin açılımının "tamamı" neden yayınlanmıyor? 


4. Mevcut yönetimle birlikte yıllarca çalıştıktan sonra istifa eden yöneticilerimizin en büyük şikayet konusu "Halil Ünal'ın kulübü tek adam olarak yönetmesi"... Eskişehirspor kulübü bir dernek yapısıyla yönetilmektedir. Alınan kararlara tüm yönetim kurulu üyeleri imza vermek durumundadır. Bu imzalar atılırken olumsuz görüşte olanlar karara "şerh koydurabilirler". Şu an muhalefette bulunanlar bugüne kadar kaç tane karara şerh koydurmuşlardır!?

5. Özellikle kulüp üyeliklerine kota konulması kararının altında sayın Mesut Hoşcan ve Mustafa Akgören'in imzası var mıdır!? Bu karar Eskişehirspor'u korumak için alınmışsa kimden korunmaktadır. FB, GS, BJK sempatizanlarından mı!? Eğer öyle ise, şu an hem iktidar hem de muhalefet kadrolarında bu takımların taraftarları olan isimler yok mudur!?

29 Kasım 2012 Perşembe

Tatar Mustafa Muhalefet Lideri Olabilecek mi!?

Tatar Mustafa olarak tanıdığımız, eski tribün lideri Mustafa Akgören'in istifasını üzüntüyle öğrendik. Kendisine ve içinde bulunduğu yönetime karşı tüm eleştirilerimize rağmen Mustafa Akgören'in o yönetimde kalmasını arzu ederdim. Ancak Mustafa Akgören fevri davranışlar içinde bulunacak birisi değildir. Mutlaka bu kararı almadan önce iyice düşünmüş ve öyle karar vermiştir. Öncelikle bu kararın camiamız ve Tatar Mustafa için hayırlı olmasını temenni ediyorum.
***
Bugüne kadar hep söylediğim bir şey vardır. Eskişehirspor camiasında en büyük eksiklik açık ve net bir muhalif gücün olmamasıdır. Eğer ki, açık ve net bir muhalif güç olmuş olsaydı belki de mevcut yönetim bu kadar hata yapmayacaktı. Mustafa Akgören'in yönetim içinde etkili bir muhalif güç olduğunu hepimiz biliyoruz. En azından taraftarın içinden çıkmış, taraftarın ne düşündüğünü ne istediğini çok iyi bilen bir isimdi. Mutlak surette O'nun da hata yapmaya hakkı var ve hata da yapmıştır. Bizler de o hatalarını eleştirmiş olabiliriz. Ancak bu eleştirilerimiz hiç bir zaman kendisini rencide edecek ya da camiamız için önemini yok sayacak nitelikte olmamıştır. Mustafa Akgören bu camia için son derece önemli bir kişiliktir. Mustafa Akgören dün itibariyle yönetimden istifa etmiştir. Asıl mesele bu noktada başlamaktadır. Mustafa Akgören bundan sonra ne yapacaktır?
***
Şu an için en büyük umudumuz, tüm bu yaşananlar ve kendisine yönelik acımasız eleştiriler neticesinde camiaya küsmemiş olması ve bundan böyle özlenen anlamda bir muhalefet lideri olarak bu camiaya hizmet etmesidir. Taraftarımızın bu istifayı çok iyi değerlendirmesi gerekmektedir. Şu an camiada güvenebileceğimiz tek isim olarak karşımızda durmaktadır. takım sportif başarı olarak çok iyi noktalara gelmiş olabilir ancak, bu kulübün kötü yönetildiği gerçeğini ört bas edemez. Kaldı ki, takımın böylesine iyi durumda olduğu bir dönemde Mustafa Akgören gibi bir isim yönetimden istifa ediyorsa bu istifa kararı çok daha büyük bir önem taşır. Öncelikle biz ESES sevdalıları içimizden biri olması hasebiyle Mustafa Akgören'e sahip çıkmalıyız. Gönülden desteğimizi her fırsatta Mustafa Akgören'e hissettirmeliyiz.
***
Mustafa Akgören'in bundan sonraki misyonu camianın en etkili ve en net muhalefet lideri olması gerekmektedir. Bu taraftarın şu an itibariyle ondan başka güvenecek kimsesi yoktur. Çocukluğundan bu yana bu kutlu davaya baş koyduğunu bildiğimiz Mustafa Akgören bu misyonu yüklenmek zorundadır. Ve bizler de onun ihtiyaç duyduğu desteği mutlak surette vermeliyiz kendisine. Tribün gurupları, taraftar oluşumları, gurbet oluşumları olarak yek vücut olup, Eskişehirspor'u sevdiğimiz kadar sahip çıkabilme adına yepyeni bir fırsattır bu istifa kararı. 

21 Kasım 2012 Çarşamba

GFB Pankartı kimin talimatıyla asıldı!?

17 Kasım 2012 tarihinde oynanan Eskişehirspor - Fenerbahçe maçı için İstanbul'dan yaptığımız otobüs etkinliği ile memleketimize vardık. Bizi karşılayan Nefer gurubu lideri Mesut Arıbakan son derece sinirli idi. Bunun sebebini öğrendiğimiz vakit bizde hem sinir krizinin içine daldık hem de şaşkınlığımızdan ne yapacağımızı bilemedik. Böyle bir olay karşısında insan dut yemiş bülbül gibi kalıveriyor bir an. Mesut Arıbakan'ın anlattıkları gerçekten bir Eskişehirspor sevdalısı için kabul edilebilecek bir durum değildi.
***
Önce cep telefonuna kaydettiği görüntüleri izlettirdi bize Mesut Arıbakan...
Kendi tribünlerindeki hazırlıkları tamamlamak için stada giden Nefer gurubu stadda bir sürpriz ile karşılaştılar.
Deplasman tribününün önünde tribünün tamamını kaplayan bir GFB pankartı var. Bu pankart buraya nasıl asılmış. Kim tarafından asılmış belli değil. FB taraftarı henüz Eskişehir'e bile gelmemiş. Mutlak surette yönetimden birilerinin talimatıyla asılmış pankart. Ya da yönetime yakın birileri tarafından. Çünkü stad sorumluluğu yönetimde. Yönetimin izni olmadan bu tribünlere hiç kimse bir ip dahi bağlayamaz.
***
Bu durumu gören Mesut Arıbakan ve arkadaşları pankartı yerinden sökerler.
Stad güvenliğinden sorumlu ekip alarm durumuna geçer ve Nefer tarafından indirilen pankartı aynı güvenlik elemanları yerine takarlar. Mesut Arıbakan ve arkadaşlarının itirazları sonuç vermez. Güvenlik elemanları en üst seviye alarma geçer ve pankartı korumaya alırlar. Nefer üyeleri de olayın daha da büyümemesi için olay yerini terkeder.
***
Şimdi soruyoruz:
Bu pankartın oraya asılması talimatını kim verdi!?
Güvenlik elemanlarını rakip takımın pankartını koruma pahasına kendi taraftarına karşı harekete geçiren talimatı kim verdi!?
Bu olayda FB'li olduğu tescillenen yönetici Güvensoy'un etkisi var mıdır!?
FB başkanı Aziz Yıldırım ile iyi ilişkiler içinde olduğu bilinen Başkan Halil Ünal bu yönde bir talimat vermiş midir!?
Biz Eskişehirspor sevdalıları şimdi bu soruların cevaplarını bekliyoruz...
Birileri çıkıp bu soruların cevabını vermek zorundadır...
***
Dün FB maçındaki taraftar performansı ile ilgili bir açıklama yapan Mustafa Akgören'den de bu konuyla alakalı bir açıklama bekliyoruz. Mustafa Akgören'in açıklamalarında belirttiği husus kısmen doğrudur. Ediz Bahtiyaroğlu tribününün büyük bir kısmı tezahüratlara katılmadı. Özellikle FB golü geldikten sonra Ediz Bahtiyaroğlu tribünününde bulunan ESES sevdalıları suskunluğa büründü. Nefer tribünü de bu durum karşısısında birkaç kez "Böyle olmaz Açık, böyle olmaz!" şeklinde tezahürat yaptı. Ancak bu ilk kez olmadı. Açık tribünde bulunanların klasik yapısıdır bu. Coştuğu vakit kimse durduramaz, sustuğu vakit de kimse coşturamaz. Mustafa Akgören yaptığı açıklamasında taraftarımızı adeta yerin dibine sokmuş ve çok ağır eleştirilerde bulunmuştur. Eleştirilerinde haklı olabilir. Fakat maç öncesinde yaşanan bu pankart olayı ile ilgili olarak da yönetim adına bir açıklama yapmak zorundadır.
***
Bir çift sözümüz de Eskişehir Emniyeti'ne olacak.
Ey Eskişehir Emniyeti sizler Eskişehirspor taraftarını küçük düşürmek için mi bu şehirde görev yapıyorsunuz?
Yapmış olduğunuz ayakkabı çıkarttırma zulmünün ülkemizde bir örneği daha var mıdır!?
Çamur deryasına dönmüş bir mekanda insanların ayakkabılarını çıkarttırıp sallattırmak ne demektir?
Tek ayak üstünde ayakkabı sallamak ne kadar onur kırıcı bir davranıştır biliyor musunuz?
O ayakkabıların içinde aradıklarınızı insanlar iç çamaşırlarının içinde sokuyorlar içeriye şimdi iç çamaşırlarımızı da mı çıkarttıracaksınız bizlere!?

Eskişehir Emniyeti'nin Eskişehirspor taraftarına olan bu düşmanlığının sebebi nedir?
Yönetim bu uygulamaya neden sessiz kalmaktadır?

Taraftarını yerden yere vuran bir yönetici bu onur kırıcı davranış karşısında neden sessiz kalmaktadır!?