telmaşa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
telmaşa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ekim 2012 Salı

Telmaşa....

Dünya bir tiyatro sahnesi,
Yaşam bir tiyatro oyunu,
Bizlerde bu oyunun aktörleriyiz...
Senaryo çok evvellerden yazılmış...
Aralara doğaçlamalar koysak sonuçta biz yazılanları oynuyoruz...
Bazen güzelliklerle alkışlarız kendimizi,
Bazende kantarın topuzu öbür yana kayar biraz isyan ederiz...
Aradan yıllar geçip "tecrübe" hakim olunca yaşamınızın geneline,
Geçmişteki güzellikleri özlersiniz,
Kötü yanlarını hep buruşturup atıverirsiniz bir kenara yaşamın...
Güzellikleri ise, allayıp pullayıp, hayatınızın her yerine serpiştirmeye çalışırsınız...
***
İşte bende bugün öyle yapacağım...
Hayatımın güzelliklerinden birini allayıp pullayıp sizlerle paylaşacağım...
Hani allayıp pullamaya da gerek yok ya...
Ben yine de tedbiri elden bırakmayayım dedim...
***
O gün bir kardeşimin doğduğundan habersizdim.
Trabzon'daki öğrencilik yaşamını tamamlayıp, 
İstanbul'a geldiği gün, meğerse benim de bir kardeşim doğmuş. İlk görev yeri İstanbul Çevik Kuvvet.
Koca bir elbisenin içinde kaybolmamak için çabalayan bir çocuk...
Gözleri ışıl ışıl...
Hayat dolu...
O halini görünce telmaşa dedim ona...
Telmaşa dediğime kanmayın siz...
O gün karşımda o kocaman elbisenin içinde kaybolmamak için çabalayan çocuk çakı gibi bir polis oldu...
Telmaşa dediğim adam, adamın hası oldu..
Hayatıma mana katan yaşam sevinçlerimden biri oldu...
***
O Erhan Kuşçu...
Benim kardeşim...
Telmaşam...
Hani öylesine kardeş değil,
Benim için mesleğini, hayatını ortaya koyup, bana laf edene meydan okur,
Ama ben onlarca arkadaşının arasında azarlarım,
Başını eğer, oturur bir köşeye ağlar...
Öyle bir kardeş bu...
***
Seneler çok çabuk geçti...
Hasretlik düştü aramıza...
Çok ötelere gitti...
Çok özledik birbirimizi, 
Bir gün kızçocuğu
Bir web kamera ile geldi yanıma...
Bu ne be kızım milletlen görüntülü chat mi yapcam dedim...
"Yok abim benim, telmaşa telefon etti, abime bir web kamera al da arada bir internetten bari yüzünü göreyim"
Vay arkadaş ya!
İşte o gün,
Hani o kocaman elbisenin içinde kaybolmamak izin çabalayarak bana geldiği gün,
O meğerse benim bir kardeşim doğmuş..
Tanrım bana bir lütufta bulunmuş ki, bu lütfun teşekkürü nasıl olur bilemedim halen...
***
Yıllar çabuk geçiyor...
Belki yarın,
Benim daha çocuk diye baktığım o çocuk kucağında bir çocukla çıkıverecek karşıma...
Ele avuca sığmaz,
Bu çocuk adam olmaz,
Bu çocuğun başını bağlamak lazım,
diye düşünürken biz...
Benim kardeşim ulaşılması en güç olana ulaşmış bile...
Cennetin yedinci katına kadar çıkıp Firdevs'e ermiş...
***
Firdevs cennetin en yüce makamı...
Sanki Rabbim benim kardeşime armağanını bu dünyada sunmuş...
Firdevs kadar güzel yürekli bir de gelinim var artık...
Adı Firdevs,
Tadı Firdevs...
Allah'tan tek dileğim ikisinin de makamı Firdevs olur inşallah...
***
Değerli dostlar,
Bugün affınıza sığınarak kardeşimi anlatmak istedim size...
Rabbim hepinize "Kardeş" tadında dostlar nasip etsin...


30 Eylül 2012 Pazar

Kasımpaşa mı yendi, Fb mi yenildi!?

Bu nasıl bir soru arkadaş!?
Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, bu soru bence son derece normal...
Hele ki, Kasımpaşa - Fenerbahçe maçından sonra tv ekranlarındaki yorumcuları izledikten sonra bu soruyu sormaktan başka çare kalmıyor...
Kanal kanal dolaşıyoruz...
Hepsi Fenerbahçe yenildi diyor...
Sonra devam ediyorlar Fenerbahçe Kasımpaşa gibi bir takıma nasıl yenilir yahu!
Kasımpaşa telmaşa(!) ya !
Fb, Gs, Bjk dışındaki bütün takımlar piyon ya!
Onlar bu takımları yenemezler....
Ancak bu takımlar onlara arada bir yenilebilirler...
***
Aynı durum bir önceki gün oynanan Orduspor - Galatasaray maçında da yaşanıyor...
Hem Orduspor hem de Kasımpaşa çatır çatır yenmişler...
Eze eze...
Ama tv ekranlarındaki yorumcular öyle düşünmüyorlar...
Galatasaray yenilmiş...
Orduspor yenememiş...
Kasımpaşa yenmemiş Fenerbahçe yenilmiş...
bütün kanallarda 30 tane yorumcu varsa otuzu da aynı...
Fenerbahçe nasıl olur da yenilir!...
Nerdeyse feryadı figan edecekler!
Kasımpaşa'la çıkışmaya ramak kaldı...
"Siz nasıl olur da koskoca Fb'yi yenersiniz kardeşim!"
***
Fenerbahçe'nin nasıl yenildiği, neden yenildiği, bugünlere nasıl geldiği...
Yenilgiye neden olan her şey en ince ayrıntısına kadar konuşuldu.
Neredeyse bir tek "futbolcuların helada oturma şekilleri maçın sonucuna etki etmiş midir etmemiş midir!?" mevzusu konuşulmadı...
Fenerbahçe'nin Kasımpaşa karşısında aldığı yenilgi için milyon tane sebep uydurabileceklerine inandım.
Fb'nin bu yenilgisinde etkisi olmayan tek etken ise, Kasımpaşa...
Kasımpaşa takımı iyi mi oynamış!?
Bilmiyoruz, kimse bahsetmiyor Kasımpaşa'dan...
Kasımpaşa ne yapmış, nasıl kazanmış belli değil...
Sadece Fb yenilmiş...
Kendi kendine mi yenilmiş!?
Onu da bilmiyoruz...
***
İşte ülkemiz futbolunun içine düştüğü kısır döngü budur...
Üç takım var...
Üç takımın taraftarları var...
Üç takımın yazarları var...
Üç takımın yorumcuları var...
Üç takımın topçuları var...
Üç takımın hocaları var...
Üç takımın ulusal takımı var...
***
Ülkemizdeki diğer futbol takımları bu üç takım için var...
Sadece bu üç takım yener ya da yenilir...
Diğerleri konu mankeni bile olamazlar zaman zaman...
Bir futbolcu bu üç takımın birinde oynarsa yıldızdır...
Diğer takımlarda harikalar da yaratsalar gazoz kapağı olmaktan öteye gidemezler...
Ulusal takımı da ancak canlı yayınlarda izlerler...
Bu üç takımın taraftarıdır tribünlerde en büyük gösterileri yapanlar...
Onlar tribünde osursa haber olur ama Eskişehirspor taraftarı devasa gösteriler yapar, Avrupa'da bile haber olur ama ülkemizde kimsenin haberi bile olmaz...
***
Bu hafta Gs ve Fb yenildiler...
Orduspor ve Kasımpaşa ne yaptı!?
Onları bilmiyoruz ama bildiğimiz bir tek şey var ülkemizin iki güzide(!) takımı yenildi...
Bu hafta tv ekranlarında ve gazete sütunlarında kıyametler kopacak...
Krizler başgösterecek...
Memleketin durumu daha da vahim olacak...
Bu durumda Allah'tan tek isteğimiz üçüncü güzide (!) takım yenilmesin!...