Ediz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ediz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Eylül 2012 Pazar
Ediz için galibiyet değil, 11 sarı kart istiyoruz...
Dün ağız birliği etmiş O'nu eleştiriyorduk.
Dün kızabiliyorduk O'na...
Tribünden bağırıp yaptığı hatayı düzeltmesini isteyebiliyorduk...
Takımdan gitmesini bile isteyenimiz vardı...
Bugün!?...
Bugün Ediz yok!
Yüzündeki tebessüm yok...
Gözlerindeki ışıltı yok...
Yüreğindeki güzellikler yok!...
Yok ulan işte yok!
Ediz Bahtiyaroğlu yok artık...
***
Bir acı daha yaktı yüreğimizi
Necdet abimizin acısını henüz atlatamadan, Sinan'ımızın halen bir yerlerden çıkıp gelebileceğini düşünürken, Ediz'in yokluğunu sardı tüm bedenimizi. Bir alev topu gibi. Yıllardır süren bir hasret acısı gibi çöktü kaldı Ediz'in yokluğu böğrümüze...
Sabahın bu saatinde kalkmışım, bu akşam maçı nasıl izleyebileceğimi düşünüyorum. Hani maç var da, puana ihtiyacımız var, kazanmaya ihtiyacımız var, o kutlu forma, o kutlu arma, o büyük taraftar, hepsi var da Ediz yok!
Ola ne olacaktı ki, hangimizin umurunda olacaktı!?
Belki, yine kızacaktık, belki sövecektik inceden inceden...
Ama olsaydı ya!
O olsaydı da biz kızsaydık!
Hatta, bir top kaçırsa, bir adam kaçırsa, bir gol yesek...
Yediğimiz ol gol ile maçı kaybetseydik ya!
Nolurdu yani kıyamet mi kopardı!?
***
Bugün kötü olacak!
Ölüm haberini aldığımız gün gibi ikinci kez alacağız sanki bu acı haberi!
Birçok gönüldaşım yine, Atatürk Stadı'nın basamaklarını ıslatacak gözyaşlarıyla...
Biz TV başında ağlayacağız...
Hayat bir kez daha vuracak gerçeği suratımıza...
Ediz öldü!
Bugün maç saati bir kez daha alacağız bu haberi....
Kendimi hazırlamaya çalışıyorum...
Maç anını düşündükçe sarsılıyorum oturduğum koltukta...
Göz göre göre Ediz bugün ölecek!
Hepimiz biliyoruz,
Cümle alem biliyor...
Ediz bugün Atatürk Stadı'nda bir kez daha ölecek!
***
Bugün Ediz'in arkadaşları var olacak sahada...
Ediz için oynayacaklar...
Yaşam "Ediz Yok Artık Ulan" diyerek gerçeği haykırdıkça, onlar "Ediz var, hepimiz Ediz Bahtiyaroğlu'yuz" diye haykıracaklar yürekleriyle...
Ben kendi adıma bugün onlardan bir tek şey istiyorum...
Bir gol ve bu golün ardından 11 sarı kart...
Biliyorum belki biraz haddimi aşacağım ama, bir istekte daha bulunabilirim...
İkinci bir gol ve ikinci sarıdan 11 kırmızı kart...
5 Eylül 2012 Çarşamba
Yuh be Ediz!!!
En son hangi maçta böyle kızmıştım sana hatırlamıyorum. Yine bir top mu kaptırmıştın, yoksa kademeye girmekte geç mi kalmıştın hiç anımsamıyorum. Ama iyi biliyorum kızmıştım. Hatta hepimiz kızmıştık zaman zaman. Hani biz hepinizden iyi biliriz ya bu futbol denen mereti. Hani TV karşısında ya da tribünde sizlerden daha iyi oynarız ya! İşte öylesine kızardık sana.
"Yuh be Ediz, o top kaptırılır mı!?"
"Haydi be Ediz koş biraz ya!"
***
Kızmamak elde değil ki, bazen iki gözüm.
Olmadık işler yapıyorsun. Bak yine yaptın yapacağını.
Alıp başını gittin. Bizi hiç mi düşünmedin be kardeşim.
Sana kızıyoruz diye sevmiyoruz mu zannettin yoksa!?
Bilmiyor musun ki biz sevdiğimiz adama kızarız.
Sahadaki hallerine kızdık belki ama, efendiliğin, karakterin, insanlığınla kalbimizdeki yerini almıştın be kardeşim. Bak yine bize saç baş yoldurdun be Ediz!
Hani en azından topu taca atsaydın ya!
Olmadı şişir gitsin, o da olmadı kaleciye geri pas yap.
Olmadı...
***
Olmadı değil mi Ediz?...
Azrail'in pençesinden kurtulmak olmadı.
Ne geri pas yapabildin, ne de topu taca atabildin.
Sen bize aldırma,
Bizim dediğimiz kadar kolay olaydı topu taça atmak sen mutlaka atardın.
***
Bu aralar yine seni çekiştiriyorduk Ediz...
Nerde bu adam, niye kadroya giremiyor diye hayıflanıp duruyorduk
Mersin maçından sonra bir arkadaşa "Yahu bu Ediz yok ortalıkta biz bu adamı niye transfer ettik ki!" diye hayıflanmıştım. O da "Abi boş ver zamanı gelir oynar, en azından efendi adam, Eskişehirspor'a yakışan biri" demişti. Doğru demişti...
Biz ESES sevdalıları için önemli olan da oydu zaten.
Duruşuyla Eskişehirspor'a yakışmalıydı bizim futbolcumuz..
Ve sen gerçekten o kutlu formaya yakışmıştın be Edizim...
***
Şimdi anladım ben seni neden transfer ettiğimizi...
Biz senin acını yaşamak için getirdik Eskişehir'e...
Her şeyi hepimizden iyi bilen Tanrımız seni bize yolladı ki, adın hiç unutulmasın. Dualar üzerinden hiç eksik olmasın. Aradan yıllar da geçse, bir miras gibi adın nesilden nesile geçsin. Tıpkı Necdet abimiz gibi, Sinanımız gibi, Sör Gegiç gibi... Abdullah Matay gibi... Aziz Bolel gibi...
Allah seni bize gönderdi, çünkü biliyordu ki, seni bizim gibi seven olmazdı.
***
Mekanın cennet olsun kardeşim. Kabrin nur ile dolsun.
Tüm camiamıza ve ailesine sabırlar diliyorum. Başımız sağolsun....
"Yuh be Ediz, o top kaptırılır mı!?"
"Haydi be Ediz koş biraz ya!"
***
Kızmamak elde değil ki, bazen iki gözüm.
Olmadık işler yapıyorsun. Bak yine yaptın yapacağını.
Alıp başını gittin. Bizi hiç mi düşünmedin be kardeşim.
Sana kızıyoruz diye sevmiyoruz mu zannettin yoksa!?
Bilmiyor musun ki biz sevdiğimiz adama kızarız.
Sahadaki hallerine kızdık belki ama, efendiliğin, karakterin, insanlığınla kalbimizdeki yerini almıştın be kardeşim. Bak yine bize saç baş yoldurdun be Ediz!
Hani en azından topu taca atsaydın ya!
Olmadı şişir gitsin, o da olmadı kaleciye geri pas yap.
Olmadı...
***
Olmadı değil mi Ediz?...
Azrail'in pençesinden kurtulmak olmadı.
Ne geri pas yapabildin, ne de topu taca atabildin.
Sen bize aldırma,
Bizim dediğimiz kadar kolay olaydı topu taça atmak sen mutlaka atardın.
***
Bu aralar yine seni çekiştiriyorduk Ediz...
Nerde bu adam, niye kadroya giremiyor diye hayıflanıp duruyorduk
Mersin maçından sonra bir arkadaşa "Yahu bu Ediz yok ortalıkta biz bu adamı niye transfer ettik ki!" diye hayıflanmıştım. O da "Abi boş ver zamanı gelir oynar, en azından efendi adam, Eskişehirspor'a yakışan biri" demişti. Doğru demişti...
Biz ESES sevdalıları için önemli olan da oydu zaten.
Duruşuyla Eskişehirspor'a yakışmalıydı bizim futbolcumuz..
Ve sen gerçekten o kutlu formaya yakışmıştın be Edizim...
***
Şimdi anladım ben seni neden transfer ettiğimizi...
Biz senin acını yaşamak için getirdik Eskişehir'e...
Her şeyi hepimizden iyi bilen Tanrımız seni bize yolladı ki, adın hiç unutulmasın. Dualar üzerinden hiç eksik olmasın. Aradan yıllar da geçse, bir miras gibi adın nesilden nesile geçsin. Tıpkı Necdet abimiz gibi, Sinanımız gibi, Sör Gegiç gibi... Abdullah Matay gibi... Aziz Bolel gibi...
Allah seni bize gönderdi, çünkü biliyordu ki, seni bizim gibi seven olmazdı.
***
Mekanın cennet olsun kardeşim. Kabrin nur ile dolsun.
Tüm camiamıza ve ailesine sabırlar diliyorum. Başımız sağolsun....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

