TFF 1. Lig Play Off maçı esnasında sahaya atılan havai fişek ve meşaleler sebebiyle yürütülen soruşturma neticesinde kamera görüntülerinden elde edilen bilgiler ile suçlular tespit edilmiş. Bu durum hepimizi sevindirdi.
Çünkü böylesine kritik bir maçta maçın uzun süre durması her iki takımı da olumsuz etkilemiştir.
Yasak olan bir fiil gerçekleştirilmiş ve bir suç ortaya çıkmıştır.
Bunun akabinde yapılan soruşturma neticesinde kamera kayıtları incelenmiş ve gerçek suçlular tespit edilmiştir.
Buraya kadar her şey normal...
***
Suçluların tespit edilmesiyle birlikte yaşananlar ise, akıllara durgunluk verecek derecede.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı bu kişiler hakkında gözaltı kararı alıyor.
Durum hem İzmir polisine, hem de Eskişehir polisine bildirilip, gereğinin yapılması isteniyor.
Ve bu sabaha karşı Eskişehir'de operasyon başlatılıyor.
İnsanların henüz uykuda olduğu bir saatte.
Tıpkı vatan haini teröristlere karşı yapılan operasyonlar gibi.
***
Böylesine büyük bir operasyonun sebebi nedir!?
O maça gidenlerin hemen hemen tamamı 18-25 yaş aralığında gençler.
Kimisi işçi, kimisi öğrenci.
Böylesine kritik bir maçın verdiği heyecan ile hiçbir zaman tasvip etmediğim bir suçu işlemişler.
Mesela trafik kurallarının ihlal edilmesi gibi bir suç.
Mesela "Köprüde balık tutmak yasaktır" tabelasının dibinde balık tutmak gibi bir suç.
Mesela beklediği otobüs bir türlü gelmeyince sinirlenip otobüs durağının camını kırmak gibi bir suç.
Mesela trene biletsiz binmek gibi bir suç.
Yani sıradan bir suç.
Suçu savunmak değil maksadımız.
Bu suç için yapılan uygulamayadır karşı duruşumuz.
***
Bir şafak operasyonu ile yapılan gözaltıların muhataplarının işlediği suç;
Asla bir polis otosuna atılan molotof suçu gibi değil.
Bir askere kurşun sıkmak gibi hiç değil.
Bir polisi darp etmek gibi değil.
Devletin manevi şahsiyetine karşı işlenmiş bir suç gibi de değil.
Teröriste yardım ve yataklık gibi bir suç da değil.
O halde bu insanlara terörist muamelesi yapmak neden?
Bu insanların kaç tanesi normal bir şekilde karakola çağrıldığı vakit gitmeyecek insanlardır?
Bu insanlar işledikleri suçtan dolayı yurt dışına mı kaçacaklardı?
Evlerinde yapılan aramalar nedir?
Evlerinde terör örgütü dökümanları mı vardı?
Evlerinde canlı bomba eyleminde kullanılacak bombaları mı imal ediyorlardı?
***
Bir maçta sahaya meşale, torpil, ya da havai fişek atmanın cezası nedir?
Bu suçu işleyen insanlara "vatan haini" mi diyoruz?
Futbol taraftarı neden hep sahipsiz kalıyor?
Bu maddelerin stada sokulmasında ihmali olanlara ne olacak?
Bir Passolig belası çıkardınız başımıza.
Ne işe yarıyor bu Passoliginiz?
Bu güne kadar tribünlerde şiddeti azaltmak yönünde ne faydası olmuştur bu Passolig'in?
Tek amaç futbol taraftarının armasına olan sevgisini kullanıp bir bankaya para kazandırmak mıydı?
***
Futbol taraftarı artık uyanmalıdır!
Futbol taraftarı yönetimler tarafından "Müşteri"
Futbolcular tarafından "Enayi"
Devlet tarafından "Terörist" olarak görülmeye devam etmektedir.
Yaşanan bu son gelişme ile futbol taraftarının yalnızlığı bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Futbol taraftarı harcadığı paralar ile futbol endüstrisinin acımasız çarklarını beslerken iyi oluyor ama en ufak bir hatasında terörist oluyor.
***
Artık bu çark durdurulmalıdır.
Futbol taraftarı kendisine yapılan terörist muamelesinin hesabını sormalıdır.
Kulüp yönetimleri sezon boyunca "Taraftara güveniyoruz" masalını bırakıp taraftarına sahip çıkmalıdır.
Taraftara güvenmeyi bırakın, bir kere de "Taraftar bize güvensin" demeyi öğrenin.
Onlar öğrenmiyorsa taraftar öğretmelidir bunu!
Son olarak tekrar belirtmek istiyorum:
Ortada bir suç var.
Bu suçu işleyenler tespit edildiyse kanun gereğince cezaları mutlaka verilmelidir.
Ama futbol taraftarına terörist muamelesi yapmadan verilmelidir.
BU VATAN EN GÜZEL TRİBÜNLERDEN SEVİLİR!!!
terörist etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
terörist etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Ağustos 2017 Cuma
21 Mayıs 2013 Salı
Tövbe edeni Allah'a Havale Etmek!
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) milletvekili sayın Halil Ürün ülkemizden kaçmalarına göz yumdukları Pkk'lı teröristler için "Tövbe eden teröristleri Allah'a havale edelim. Bırakalım gitsinler.." şeklinde bir ifadeyle teröristlerin ülkemiz topraklarından kaçırılmaları konusunda halkın tepkisini yumuşatmaya çalışıyor.
Malum bunların en büyük silahı zaten din sömürüsü...
Sıkıştıkları anda hepsi bir din uleması oluveriyor...
Halkımızın zayıf noktasını çok iyi biliyorlar ve sürekli bu zayıf noktadan vuruyorlar...
Bu din sömürüsünü öyle bir noktaya getirdiler ki;
Bazı yandaşlar AKP'yi desteklemeyenlerin cehennemlik olduğu yönünde fetvaları bile bulunmaktadır.
***
Şimdi gelelim AKP milletvekilinin sözlerine...
Tövbe edeni Allah'a havale edelim diyor...
Elbette Allah'a havale edeceğiz, başka kime havale edebiliriz ki!?
Ancak, bu insanların tövbe ettiklerini görmek gerekmiyor mu?
Bu tövbeyi ne zaman nerede yaptılar?
Hele bir gelsinler;
Şehit analarıyla, babalarıyla;
Şehitlerin çocuklarıyla, yavuklularıyla, nişanlılarıyla;
Arkadaşlarıyla, kardeşleriyle, amcalarıyla, dayılarıyla;
Halalarıyla, teyzeleriyle, enişteleriyle, ağabeyleriyle;
Dostlarıyla, can yoldaşlarıyla...
Hasılı kelam bu teröristler canlarına kıydıkları Mehmetçiklerin yakınlarıyla oturup bir helalleşsinler;
Sonra Allah'ın huzuruna geçip bir tövbe istiğfar çeksinler bakalım...
***
İslam hukukunda bizim bildiğimiz kadarıyla kul hakkı diye bir durum var...
Ulu Tanrı Allah-ü Teala bizim bildiğimiz kadarıyla insanlar arasındaki "hak" meselesinde önce insanların kendi aralarında helalleşmelerini emrediyor...
Yani ulu yaratan "önce siz bir helalleşin, sonra benim kapıma gelip tövbe edin" buyurmaktadır...
İki insan arasındaki hukuk üçüncü bir kişi tarafından giderilemez...
Hele ki devleti yönetenler bu hukuk hakkında hiçbir hüküm veremez...
Madem sizin dediğiniz kadar basittir bu konu;
Bir "Tövbe İstiğfar Kurumu" oluşturun her suç işleyeni oraya götürüp tövbe ettirin ve Allah'a havale ettik deyip salıverin...
Bu ülke ne yazık ki; 14 yaşında bir çocuğa tecavüz eden deyyuslara "iyi hal indirimi" yapan bir hukuk sistemine sahiptir. Böylesi bir hukuk sisteminde teröristlere tövbe ettirip, Allah'a havale etmek de çok normaldir aslında...
***
Otuz yılı aşkın zamandır, çoluk - çocuk, genç - yaşlı, asker - sivil, Türk - Kürt demeden binlerce insanımızı katledenlerin kurtuluşu AKP iktidarı ile işte bu kadar kolay olmuştur.
AKP iktidara geldiği günlerde devlete "kulunuz köleniz olayım, ne isterseniz yaparım, her türlü ispiyonu en iyi yaparım, sakın beni asmayın" diye yalvaranlar bugün AKP iktidarının "ustalık" döneminde devletin muhatabı olmuşlardır.
Devlet teröristbaşını bir devlet başkanı gibi muhatap almış,
Yol haritaları hazırlattırmış ve bu yol haritası üzerinde emin adımlarla ilerlemektedir.
Şimdi kalkıyorlar tövbe kapısını açıyorlar...
Haydi açtığınız o kapıdan bir tane terörist getirin de tövbe ettirin bakalım...
Bir helalleşme merasimi hazırlayın...
Kameralar canlı olarak yayınlasınlar bir şehit ailesiyle bir teröristin helaleşmesini...
Sonra da biz o teröristi Allah'a havale edelim...
Malum bunların en büyük silahı zaten din sömürüsü...
Sıkıştıkları anda hepsi bir din uleması oluveriyor...
Halkımızın zayıf noktasını çok iyi biliyorlar ve sürekli bu zayıf noktadan vuruyorlar...
Bu din sömürüsünü öyle bir noktaya getirdiler ki;
Bazı yandaşlar AKP'yi desteklemeyenlerin cehennemlik olduğu yönünde fetvaları bile bulunmaktadır.
***
Şimdi gelelim AKP milletvekilinin sözlerine...
Tövbe edeni Allah'a havale edelim diyor...
Elbette Allah'a havale edeceğiz, başka kime havale edebiliriz ki!?
Ancak, bu insanların tövbe ettiklerini görmek gerekmiyor mu?
Bu tövbeyi ne zaman nerede yaptılar?
Hele bir gelsinler;
Şehit analarıyla, babalarıyla;
Şehitlerin çocuklarıyla, yavuklularıyla, nişanlılarıyla;
Arkadaşlarıyla, kardeşleriyle, amcalarıyla, dayılarıyla;
Halalarıyla, teyzeleriyle, enişteleriyle, ağabeyleriyle;
Dostlarıyla, can yoldaşlarıyla...
Hasılı kelam bu teröristler canlarına kıydıkları Mehmetçiklerin yakınlarıyla oturup bir helalleşsinler;
Sonra Allah'ın huzuruna geçip bir tövbe istiğfar çeksinler bakalım...
***
İslam hukukunda bizim bildiğimiz kadarıyla kul hakkı diye bir durum var...
Ulu Tanrı Allah-ü Teala bizim bildiğimiz kadarıyla insanlar arasındaki "hak" meselesinde önce insanların kendi aralarında helalleşmelerini emrediyor...
Yani ulu yaratan "önce siz bir helalleşin, sonra benim kapıma gelip tövbe edin" buyurmaktadır...
İki insan arasındaki hukuk üçüncü bir kişi tarafından giderilemez...
Hele ki devleti yönetenler bu hukuk hakkında hiçbir hüküm veremez...
Madem sizin dediğiniz kadar basittir bu konu;
Bir "Tövbe İstiğfar Kurumu" oluşturun her suç işleyeni oraya götürüp tövbe ettirin ve Allah'a havale ettik deyip salıverin...
Bu ülke ne yazık ki; 14 yaşında bir çocuğa tecavüz eden deyyuslara "iyi hal indirimi" yapan bir hukuk sistemine sahiptir. Böylesi bir hukuk sisteminde teröristlere tövbe ettirip, Allah'a havale etmek de çok normaldir aslında...
***
Otuz yılı aşkın zamandır, çoluk - çocuk, genç - yaşlı, asker - sivil, Türk - Kürt demeden binlerce insanımızı katledenlerin kurtuluşu AKP iktidarı ile işte bu kadar kolay olmuştur.
AKP iktidara geldiği günlerde devlete "kulunuz köleniz olayım, ne isterseniz yaparım, her türlü ispiyonu en iyi yaparım, sakın beni asmayın" diye yalvaranlar bugün AKP iktidarının "ustalık" döneminde devletin muhatabı olmuşlardır.
Devlet teröristbaşını bir devlet başkanı gibi muhatap almış,
Yol haritaları hazırlattırmış ve bu yol haritası üzerinde emin adımlarla ilerlemektedir.
Şimdi kalkıyorlar tövbe kapısını açıyorlar...
Haydi açtığınız o kapıdan bir tane terörist getirin de tövbe ettirin bakalım...
Bir helalleşme merasimi hazırlayın...
Kameralar canlı olarak yayınlasınlar bir şehit ailesiyle bir teröristin helaleşmesini...
Sonra da biz o teröristi Allah'a havale edelim...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
