TFF etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TFF etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ağustos 2017 Cuma

Futbol taraftarına "TERÖR OPERASYONU"

TFF 1. Lig Play Off maçı esnasında sahaya atılan havai fişek ve meşaleler sebebiyle yürütülen soruşturma neticesinde kamera görüntülerinden elde edilen bilgiler ile suçlular tespit edilmiş. Bu durum hepimizi sevindirdi.
Çünkü böylesine kritik bir maçta maçın uzun süre durması her iki takımı da olumsuz etkilemiştir.
Yasak olan bir fiil gerçekleştirilmiş ve bir suç ortaya çıkmıştır.
Bunun akabinde yapılan soruşturma neticesinde kamera kayıtları incelenmiş ve gerçek suçlular tespit edilmiştir.
Buraya kadar her şey normal...
***
Suçluların tespit edilmesiyle birlikte yaşananlar ise, akıllara durgunluk verecek derecede.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı bu kişiler hakkında gözaltı kararı alıyor.
Durum hem İzmir polisine, hem de Eskişehir polisine bildirilip, gereğinin yapılması isteniyor.
Ve bu sabaha karşı Eskişehir'de operasyon başlatılıyor.
İnsanların henüz uykuda olduğu bir saatte.
Tıpkı vatan haini teröristlere karşı yapılan operasyonlar gibi.
***

Böylesine büyük bir operasyonun sebebi nedir!?
O maça gidenlerin hemen hemen tamamı 18-25 yaş aralığında gençler.
Kimisi işçi, kimisi öğrenci.
Böylesine kritik bir maçın verdiği heyecan ile hiçbir zaman tasvip etmediğim bir suçu işlemişler.
Mesela trafik kurallarının ihlal edilmesi gibi bir suç.
Mesela "Köprüde balık tutmak yasaktır" tabelasının dibinde balık tutmak gibi bir suç.
Mesela beklediği otobüs bir türlü gelmeyince sinirlenip otobüs durağının camını kırmak gibi bir suç.
Mesela trene biletsiz binmek gibi bir suç.
Yani sıradan bir suç.
Suçu savunmak değil maksadımız.
Bu suç için yapılan uygulamayadır karşı duruşumuz.
***
Bir şafak operasyonu ile yapılan gözaltıların muhataplarının işlediği suç;
Asla bir polis otosuna atılan molotof suçu gibi değil.
Bir askere kurşun sıkmak gibi hiç değil.
Bir polisi darp etmek gibi değil.
Devletin manevi şahsiyetine karşı işlenmiş bir suç gibi de değil.
Teröriste yardım ve yataklık gibi bir suç da değil.
O halde bu insanlara terörist muamelesi yapmak neden?
Bu insanların kaç tanesi normal bir şekilde karakola çağrıldığı vakit gitmeyecek insanlardır?
Bu insanlar işledikleri suçtan dolayı yurt dışına mı kaçacaklardı?
Evlerinde yapılan aramalar nedir?
Evlerinde terör örgütü dökümanları mı vardı?
Evlerinde canlı bomba eyleminde kullanılacak bombaları mı imal ediyorlardı?
***
Bir maçta sahaya meşale, torpil, ya da havai fişek atmanın cezası nedir?
Bu suçu işleyen insanlara "vatan haini" mi diyoruz?
Futbol taraftarı neden hep sahipsiz kalıyor?
Bu maddelerin stada sokulmasında ihmali olanlara ne olacak?
Bir Passolig belası çıkardınız başımıza.
Ne işe yarıyor bu Passoliginiz?
Bu güne kadar tribünlerde şiddeti azaltmak yönünde ne faydası olmuştur bu Passolig'in?
Tek amaç futbol taraftarının armasına olan sevgisini kullanıp bir bankaya para kazandırmak mıydı?
***
Futbol taraftarı artık uyanmalıdır!
Futbol taraftarı yönetimler tarafından "Müşteri"
Futbolcular tarafından "Enayi"
Devlet tarafından "Terörist" olarak görülmeye devam etmektedir.
Yaşanan bu son gelişme ile futbol taraftarının yalnızlığı bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Futbol taraftarı harcadığı paralar ile futbol endüstrisinin acımasız çarklarını beslerken iyi oluyor ama en ufak bir hatasında terörist oluyor.
***
Artık bu çark durdurulmalıdır.
Futbol taraftarı kendisine yapılan terörist muamelesinin hesabını sormalıdır.
Kulüp yönetimleri sezon boyunca "Taraftara güveniyoruz" masalını bırakıp taraftarına sahip çıkmalıdır.
Taraftara güvenmeyi bırakın, bir kere de "Taraftar bize güvensin" demeyi öğrenin.
Onlar öğrenmiyorsa taraftar öğretmelidir bunu!
Son olarak tekrar belirtmek istiyorum:
Ortada bir suç var.
Bu suçu işleyenler tespit edildiyse kanun gereğince cezaları mutlaka verilmelidir.
Ama futbol taraftarına terörist muamelesi yapmadan verilmelidir.
BU VATAN EN GÜZEL TRİBÜNLERDEN SEVİLİR!!!

1 Mayıs 2014 Perşembe

Sevdaya kota koyan TFF...

Türkiye Cumhuriyeti'nde halka hizmet amacıyla tesis edilmiş kurumlar halkı anlamalı ve halka hizmet etmeli...
Var mı ülkemizde bunun bir örneği!?
Maalesef...
Yok demek çok kolay...
Var demek için iyice bir düşünmek gerek...
Devlet içinde millete hizmet amacıyla tesis edilmiş binlerce kurum vardır...
Amaçları devletin imkanlarını millet için kullanmaktır...
Millete hizmet etmektir...
İşte bunlardan birisi de Türkiye Futbol Federasyonu...
T
F
F
ya da TFF diyelim...
***
Ne iş yapar bu TFF?
Futbolu düzenler...
Uluslararası ilişkileri takip eder...
Ülkemizde futbol camiasının tüm sorunlarını çözer...
Futbolcunun hakkını,
Taraftarın hakkını,
Yöneticinin hakkını,
Hocaların hakkını,
Sektörde çalışanların hakkını korur kollar...
Futbol'un varlık sebebi olan taraftarın en iyi biçimde maç izlemesi için elinden geleni yapar...
Peki hangisini yapıyor bunların mevcut TFF yönetimi?
***
Önümüzde çok net bir örnek var...
Biliyorsunuz 7 Mayıs tarihinde Türkiye Kupası finali oynanacak...
Final maçını ülkemizin en çok taraftarına sahip kulüplerimizden Eskişehirspor ve Galatasaray oynayacak...
Bir tarafta ülkemizin her ilinde hatırı sayılır bir taraftar topluluğuna sahip olan Galatasaray...
Diğer tarafta ülkemizde futbol taraftarlığı konusunda devrimler yapmış, ilklere imzalar atmış, deplasmana gitme konusunda dünya rekoru kırmış, takımlarına olan sevgilerini AŞK boyutuna çıkarmış Eskişehirspor...
Nerden baksanız, ölüsüyle 25 bin + 25 bin = 50 bin taraftar izler bu maçı...
Hesap kitap ortada...
Neresinden bakarsanız bakın...
Her iki güzide takımın sevdalıları en az 50 bin kişilik bir stadı doldururlar...
Peki TFF ne yaptı?
***
Ne yapacak efendim...
Bu gerçekten habersiz,
Sanki Türkiye'nin değil de Uganda'nın federasyonuymuş gibi gittiler bu dev maçı 18 bin kişilik bir stada verdiler...
Biletler için Eskişenir'de insanlar 2 gün kuyrukta beklediler...
Çadırlar kuruldu gişe önlerinde...
Yıllardır böylesi büyük bir heyecana aç olan ESES taraftarının yüzde 80'lik bir bölümü bu maçı tribünlerden izleyemeyecek...
Tribünlere giremeyecek olmasına rağmen Konya'ya akın akın gidecekler...
TFF Konya'da stada giremeyen o kalabalığı görür de utanır yaptığından belki...
***
TFF maçı Konya'da oynatarak onbinlerce sevdalı yüreğin önüne set çekmiştir...
Sevdaya kota koymuşlardır.
Futbol taraftarının arma aşkını, renk sevdasını bilmeyen yönetimler ancak bizde vardır.
Ancak bizimkiler kadar zalim olabilirler...
Ben bu noktada sadece şunu merak ediyorum.
TFF hangi gerekçeleri düşünerek bu dev maçı 18 bin kişilik bir stada vermeyi akıl etmiştir acaba?

21 Ekim 2013 Pazartesi

Caner Erkin futbolcu musun sen?

Hani futbol kardeşlikti!?
Hani futbol sevgi ve barıştı?
Tribünlerde ya da tribünler dışında meydana gelen en ufak bir şiddet olayını en ağır şekilde eleştirenler nerde?
Bir futbolcu müsveddesi çıkıyor meydana...
Rakip oyuncu topun üzerine düşüyor...
Caner efendi insanlığından çıkıyor...
Vur ha vur!?

Sanki "Vurun Kahpeye" filmini çekiyor mübarek!
1 Tekme kesmiyor...
1 Tekme daha...

O da yetmiyor ardından bir tekme daha...
Milyonlar seyrediyor...
Tribünde taraftarlar seyrediyor...
Kenarda teknik heyet seyrediyor...
Hakemler mi!?

Evet onlar da izliyorlar yakın mesafeden Caner Erkin'in İsrail askeri tavrıyla attığı tekmeleri...
***
Oyun duruyor...
FB'li oyuncular savunmada...
Hakem nerdeyse tekme yiyen oyuncuya "Neden topun üstüne düştün!?" diye sarı kart gösterecek...
Caner efendi aynı tavırlarıyla sahada caka satıyor...
Ben!?
TV başındaki milyonlar!?
Hepimiz dehşet içinde izliyoruz...
Hakem Caner'i ödüllendiriyor...
Sanki o tekmeler atılmamış...
Biz milyonlar sanki hayal aleminde gece bekçiliği yapıyoruz...
Sanki karanlıkta bir gölge oyunu seyretmişiz...
Oyun devam ediyor...
Caner sahada...
Ersun Yanal belki cezalandırmak belki de korumak adına Caner'i dışarı alıyor...
***
Sporda şiddeti önlemek adına bir çok yasalar hazırlayan ve uygulayanlar bu durum karşısında nasıl bir yasa hazırlayacaklar.
Böylesine bir insanlık suçuna MHK, TFF ve elbetteki FB yönetimi nasıl bir karşılık verecek!?
Merakla bekliyoruz...
Aynı olay iki taraftar arasında yaşansa medya nasıl bir velvele yapardı?
Düşünmek lazım...
Gariban taraftara uygulanan Spor'da Şiddeti Önleme Yasaları bu tür futbolcular için de uygulanabilecek mi?
Kayseri Erciyes başkanının da belirttiği gibi bu bir insanlık suçudur.
Bu suçun karşılığında Caner Milli Takım forması ve FB forması giymeye devam edecek mi göreceğiz...
Caner Erkin adlı şahsa da söylenecek bir tek lafımız var;
Caner efendi sen futbolcu olamazsın, futbolcu olmak için önce insan olmak gerekli...

13 Mayıs 2013 Pazartesi

FB - GS maçının sonucu: 19 Yaşındaki Burak Yıldırım FB'li olduğu için öldürüldü...

19 Yaşında bir insanın öldürülmesi...
Sırf üzerinde FB forması var diye öldürülmesi...
Üzerinde GS forması olan 2 kişi tarafından hunharca bıçaklanarak öldürülmesi...
Sizin derbi anlayışınız bu mu?
Sizin futbol fanatizminden anladığınız bu mu?
Maçı kazanamayışınızın hıncını böyle mi alacaktınız?
Yazıklar olsun!
Artık futboldan tamamen soğudum...
Böyle futbolun Allah belasını versin...
İnsanın eli ayağı donup kalıyor...
Hepsi hepsi, GS bir maç kazanamadı...
GS Fenerbahçe'yi Şaraçoğlu'nda yenemedi...
GS'nin şampiyonluğunun üzerine FB'nin galibiyetinin gölgesi düştü diye mi öldürdünüz siz bu gencecik delikanlıyı...
Yazıklar olsun...
Allah bin türlü belanızı versin!
***
O çocuğun anası babası siz kuytu bir köşede kahpece bıçaklayıp öldürün diye mi yetiştirip bu yaşa getirdi ulan deyyuslar...
Madem kahpelik yapacaksınız;
Madem hırsınızı alacaksınız;
İkiye tek yakalamışsınız, tam kahpece...
Kolunu bacağını kırın bırakın gidin...
O çocuğun hayallerini ne olacak...
O çocuğun sevdikleri ne olacak...
Anası babası bu acıyı nasıl kaldıracak...
Beyinsiz dangalaklar...
Futbolcular milyon dolarları ceplerine indirecek,
Sizin paralarınızla zevkü sefa sürecek...
Siz de böyle genç yaşta birbirinizi öldüreceksiniz...
Beyinsizlikten başka nedir bu?
***
Günlerdir, iki takım taraftarını da tahrik eden yöneticilere ne demeli...
TV ekranlarına çıkıp taraftarları tahrik eden yorumlara imza atan sözde spor yorumcularına ne demeli...
Sahada centilmence top oynayıp ekmek paralarının peşinde koşması gerekirken tribünleri tahrik etmeye çalışan futbolculara ne demeli...
Bir maçta gol attıktan sonra genç yaşta kaybettiği takım arkadaşı Ediz Bahtiyaroğlu'na hitaben "Seni unutmadık Ediz" yazılı tişörtü formasının altından gösteren Erkan Zengin'e uyarı cezası veren, ancak bir haftadır bu cinayete zemin hazırlayan demeçler karşısında susan, yok olan TFF'ye ne demeli?
Erkan Zengin'e o cezayı verenlerin gözü sevdaya açılıyor bir tek...
Vefa gösterisi yapanlara ceza, taraftarı tahrik edenlere ise, "yol veriyor" bizim futbol disiplin kurulumuz...
Yazıklar olsun...
19 Yaşındaki Burak Yıldırım'ın hunharca öldürülmesine seyirci kalanlara yazıklar olsun...
***
Şampiyonluğunuz da batsın sizin;
Derbiniz de batsın...
Şimdi geçin kameraların karşısına kim kimi alkışlayacak tartışın bakalım...
Kim kimin sahasında sevinecek tartışın bakalım...
GS'li futbolcular 50 FB'linin önünde yenilmenize rağmen şimdi de sevinç gösterisi yapın bakalım...
Haydi durmayın insanları tahrik etmeye devam edin...
19 Yaşında bir gencin öldürülmesi yeter mi size!?
Yetmez elbette...
Tahrik etmeye devam edin...
Sokak çatışmaları olmalı daha...
İnsanlar toplu halde birbirleriyle çatışmalı...
İyice tahrik edemediniz milleti...
Biraz daha gayret edin...
***
Şimdi her şey unutulacak...
TV ekranlarına çıkıp 1 haftadır taraftarı tahrik eden eyyamcılar ordusu timsah gözyaşı dökecekler...
Emniyeti suçlayacaklar...
TFF'yi suçlayacaklar...
Taraftarı suçlayacaklar...
FB'nin stadında yenilmesine rağmen sevinen GS'li futbolcular başta olmak üzere ilk maçta herkes siyah bant takıp çıkacak belki maça...
Ama hiç birisinin gücü 19 Yaşındaki Burak Yıldırım'ı geri getirmeyecek...
***
Bu acı GS'nin şampiyonluğunun üzerine düşmüş kara bir gölgedir...
Bu acı olay Türk Futbolu'nun üzerine düşmüş kara bir lekedir...
Bu kadar acı yetmedi mi?
Bu olayların önlenmesi için yetkililer halen neyi bekliyorlar...
Reyhanlı'daki olaylar üzerine yayın yasağı getirenler;
Taraftarları tahrik edenlere karşı neden sessiz kalıyorlar...
Daha kaç tane gencin ölmesini bekliyorsunuz?
Kimse timsah gözyaşları dökmesin Burak Yıldırım'ın ardından...
Yetkililer acilen bu üç takımın maçları öncesinde yapılan tahrik girişimleri konusunda tedbir almalı ve sorumlular tek tek cezalandırılmalıdırlar...
***
Maç sonrası çıkan olaylar var...
Tahrip edilen araçlar...
Bu araçların hemen hemen tamamı TV kanallarının canlı yayın araçları...
FB taraftarı hemen hemen tamamını taş ve sopalar tahrip etmiş araçların...
TV kanallarındaki spor programlarının sunucuları taraftarı veryansın ediyor...
Peki hiç şu soruyu soruyor musunuz?
Neden acaba sadece TV kanallarının araçları tahrip edilmiş?
Bunun sebebi günlerdir sürdürülen tahrik dolu yayınlarınız olamaz mı?
***
Bu tür olayları günlerce konuşuyorsunuz...
Bütün futbol taraftarlarına örnek olsun diye bu tür görüntüleri sergiliyorsunuz...
Fakat Kasımpaşa - Eskişehirspor arasındaki dostluk görüntülerine hiç yer vermiyorsunuz...
Yenilen takımın yenen takımı alkışlamasını istiyorsunuz ancak;
Kasımpaşa Stadı'nda,
Ya da Eskişehir Atatürk Stadı'nda,
İki takımdan birisi gol atınca her iki takım tribünlerinin de "Goooolll!" diye bağırarak sevinç gösterisi yaptıklarından hiç bahsetmiyorsunuz...
Bu kardeşlik ve dostluğu örnek olsun diye birkaç saniye bile göstermiyorsunuz...
Günlerce taraftarı tahrik ediyorsunuz,
Sonra da böyle veryansın ediyorsunuz...
***
Yazıklar Olsun...
Bir kere daha yazıklar olsun...
Bir mağlubiyetin acısını 19 yaşında bir genci öldürerek çıkarmaya çalışanlara yazıklar olsun...
Burak Yıldırım kardeşime Allah'tan rahmet ve mağfiret diliyorum...
Kederli ailesine de Allah sabırlar versin...




27 Eylül 2011 Salı

Eskişehirspor’u ve sevdalılarını örnek almaktan korkmayın!...

Ülkemizde futbol kültürünün içinde bulunan, az buçuk ucundan kıyısından futbol ile ilgisi olan herkes çok iyi bilir ki, Eskişehirspor ve Eskişehirspor sevdalıları bu ülkede futbol adına birçok ilklere imza atmış ve örnek davranışlar sergilemişlerdir. Kurulduğu günlerden bu yana Türk futbol kültürüne kazandırmış olduğu değerleri, yapılan ilkleri sıralamaya kalksak eminim arada unuttuklarımız olacaktır. Biz Eskişehirspor sevdalıları olarak yaptıklarımızı anlatmaktan ziyade yeni bir şeyler yapma peşinde koştuk bugüne kadar. Futbol kültürümüze sürekli yeni değerler kazandırma peşinde koşarken geçmişte yaptıklarımızı, futbolseverlerin değerlendirmesine bırakıyor ve adeta unutuyoruz…

Pirimiz Amigo Orhan (Erpek)’in futbol kültürümüze kazandırdıklarını eskiler iyi bilirler, yeni nesil futbolseverlerimizin de biraz araştırmaları gerekirken, araştırırken öğrenmek en güzelidir. İngiltere kraliçesine Eskişehir’den çiçek göndererek, merhum futbolcumuz Necdet Yıldırım ağabeyimizin tedavisi konusunda hassasiyet göstermelerini isteyen ağabeylerimiz belki de bir kraliçeden mektup alan tek taraftar topluluğudur halen…

Son günlerde ülke gündemine damgasını vuran ve tribünlerimizde küfür ve şiddetin önlenmesi yolundaki en önemli girişim olarak değerlendirilen BandoESES’i tüm Türkiye hayranlıkla takip ediyor. Tüm futbol eleştirmenleri ve spor insanları BandoESES’ten övgüyle bahsederken sporda şiddet ve küfürü önlemek için dev bütçeler hazırlayan ve harcayan ilgili devlet kuruluşları BandoESES’i delici (!) ve kesici (!) alet taşıyan potansiyel futbol teröristi (!) olarak görüyor ve deplasman maçlarında stadın çevresinde bile dolaşmalarına izin verilmiyor. BandoESES hiç de hak etmediği bu muameleye tabi tutulurken Galatasaray’ın Arena stadında insanların kafalarına rakı şişeleri yağıyor. Stad içinde satılan bu şişeler ise, ne hikmetse kesici ve delici alet kapsamına girmiyor. Bu da “Burası Türkiye” dedirten ilginç durumlarımızdan birisidir… Ordu’daki bir maçta da Eskişehirspor futbolcularının eli bıçaklı bir kişi tarafından saha içinde nasıl kovalandığını hepimiz biliyoruz. Onlar tehlike değil ama BandoESES’in müzik aletleri tehlike arzediyor ilgili devlet kuruluşlarına karşı…

BandoESES’in maruz kaldığı bu muamele ülkemizin bir ayıbıdır. Sayın Başbakan bu olaya bizzat el atarak bu ayıbı temizlemeli ve TFF sporda küfür ve şiddetin önlenmesi adına harcanan milyonlarca liradan BandoESES’in yaşaması için pay ayırmalıdır. Biliyorum bu önerime Eskişehirspor sevdalıları mutlaka karşı çıkacaktır. “BandoESES sevdasını yüreklerine yazan biz Eskişehirspor sevdalılarının onurudur, gururudur, bugüne kadar olduğu gibi bundan böyle de biz BandoESES’i yaşatacağız” diyeceklerdir fakat ben artık BandoESES ulusal bir yapıya kavuştuğunu düşünüyorum. Ulusal Takım ve ve kulüplerimizin uluslararası maçlarında TFF tarafından BandoESES tribünlere davet edilmeli ve tüm ihtiyaçları karşılanmalıdır. İlk kurulduğu yıllarda Eskişehirspor da Eskişehir’in ve Eskişehirlilerin takımı idi fakat kısa bir süre sonra GS, FB, BJK’den sonra tüm Türkiye’nin gönlünü fethedip Eskişehir ili dışından çok büyük taraftar kitlesine sahip olarak Türkiye’nin takımı olmuştur. BandoESES de böyledir. BandoESES artık tüm Türkiye’nin sevgi ve hayranlığını kazanmış bir oluşumdur. Bu oluşuma herkes sahip çıkmak zorundadır…

Eskişehirspor sevdalıları Türk futboluna her zaman güzellikler katmıştır. Bu güzellikleri taklit etmekten, örnek almaktan ve örnek göstermekten hiç kimse korkmasın…

YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR!..