Deli Hikmet!
Toros Kaplanı Deli Hikmet!
Hikmet Tuğsuz!
Çok kısa bir süre öncesine kadar yakın çevresi dışında hiç kimsenin tanımadığı, adını bile duymadığı bu ADAM, bugün Türkiye'nin gündemine girdi.
Hikmet Tuğsuz ile aynı köydeniz.
Uzaktan yakından akrabalığımız, komşuluğumuz var.
Buna rağmen benim bile çok iyi tanımadığım bir ADAM.
***
Survivor 2019 yarışmasına müracaat ettiğini ve bu müracaatın kabul edilmesi için sosyal medyadan destek vermemiz gerektiğini duyduk köylülerimizden ve elimizden gelen desteği verdik.
Hikmet Tuğruz'un müracaatı kabul edilmiş ve Hikmet yarışmaya katılmıştı.
''Survivor'a katılacak da ne olacak sanki, bizim ''köylü''yü şampiyon mu yaparlar sanki'' diye eş dost akaraba arasında konuşurken, yarışma programı başladı ve Hikmet Tuğsuz hem bizlere hem de yarışma programını hazırlayanlara cevabı çok net bir şekilde verdi:
''Ben buraya şampiyon olmaya gelmedim. Efsane olmaya geldim''
Fesuphanallah çektik hepimiz!
''Bu adam nesine güveniyor da bu kadar iddialı konuşuyor!?'' demekten kendimizi alamadık.
***
Yarışma programı başladı.
Daha önceleri ev hali sebebiyle ilgisiz de olsa takip ettiğimiz bu yarışma programını bu kez daha bir ilgili ve heyecanlı takip etmeye başladık.
Yarışmaları izledikçe resmen bağımlı olmaya başladık.
Toros Kaplanı Deli Hikmet lakabıyla yarışmalara katılan Hikmet Tuğsuz o devasa cüssesi ve diğer yarışmacılara göre ilerlemiş yaşına inat parkurları bile ezip geçerek bütün rakiplerini tek tek yeniyordu.
Aralarında 8-10 yaş fark olan rakipleri, Hikmet'e yenilmekten adeta psikolojik travma geçiriyorlardı.
***
Hikmet'in ''Efsane olma'' iddiasının ne kadar yerinde olduğunu çok net bir şekilde gördük.
Sadece sportif başarı özelliği değildi tabii beni Hikmet Tuğsuz'a bağımlı yapan.
Bir yarışmaya çıkıyor ADAM!
Yarışma parkurunun başlangıç noktasına giderken deniz sularının üzerinde Fatih Sultan Mehmet'in atını denize sürdüğü anı yaşar gibiydi ve dilinde bir mehter marşı yükseliyordu:
- Tuna nehri akmam diyor / Etrafımı yıkmam diyor / Şanı büyük Osman Paşa / Plevne'den çıkmam diyor!
Şaşkınlık ve gururla izledik Hikmet'in Yunanlı rakibiyle oynadığı oyun öncesindeki bu tavrını!
Bu yarışma tarihinde ilk defa ''TÜRK'' olduğunu bu kadar belli eden bir yarışmacı vardı artık karşımızda.
Kısa bir zaman sonra bu mehter marşını Yunanlı oyuncular bile öğrenmiş ve Hikmet'in kazandığı her oyundan sonra onlar da bu marşı söylüyordu.
***
Oyunlarda kazandığı muhteşem başarılarla Survivor tarihinin en başarılı oyuncusu olma ünvanını oyunların henüz yarısında elde eden Hikmet Tuğsuz bununla yetinmiyor Türk kültürünü de bu yarışma da yaşatmaya çalışıyordu. Milyonlarca insanın bağımlılık derecesinde izlediği bu programda ilk defa bir mehter marşı okuyan Hikmet yine ilk defa hepimizin çok iyi bildiği ve dillendirdiği ''Gaydırı gubbak Cemilem'' türküsünü de kazandığı oyunlar sonrasında söyleyerek Türk ve Yunan arkadaşlarıyla oynuyordu.
Yarışmaya bu güne kadar katılan yarışmacıların hemen hemen tamamı TÜRK kültürüne dair zerre bir iz bırakamazken Hikmet her tavrıyla buram buram Türklük kokuyordu.
***
Bir ara yarışmacılar arasında aşk dedikoduları dönmeye başladı.
Esprili bir şekilde de olsa arkadaşları Hikmet'e bir Yunanlı kadın yarışmacının kendisini beğendiğini söylediler.
Hikmet bu sözlere de öyle bir cevap verdi ki, hepimize ders verdi adeta:
'' Yok be! Ben kendi memleketimden, Toroslardan bir kızla evlenirim, hani adı Ayşe, Fatma, Hacer, Zeynep olan kendi kızlarımızdan biriyle evlenirim ben''
İşte bu adamdı Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ''Efendiler Toroslar'a gidip bakın. Halen bir Yörük ocağı tütüyorsa Anadolu Topraklarında Türklük asla tükenmemiş, tükenmeyecek demektir'' derken işaret ettiği ADAM!
***
Ve Hikmet Tuğsuz öyle bir veda etti ki, Survivor'a Yunanlı oyuncular bile gözyaşlarına hakim olamadı.
Hikmet kendisinin ödül kazanamayacağı bir yarışmada Survivor tarihinin en ağır sakatlığıyla yüzleşti.
''Ben nasılsa ödül kazanamayacağım kendimi zorlamayayım'' diyerek oyunu kazanmak için büyük bir çaba sarfetmeseydi bugün Hikmet Tuüsuz yarışmaya devam edebilecekti.
Yunanlı oyunculardan Kyriakos gözyaşları içinde durumu şöyle özetliyordu: ''Bu adam insan üstü biri! Kendisi ödül kazanamayacakken arkadaşları için Survivor hayatını bitirdi!'' Daha fazla konuşamadı.
O yarışmaya katılanların hepsi Hikmet'in bu dürüstlük abidesi olacak davranışı karşısında bir kez daha psikolojik travma yaşıyorlardı. Eminim hayatlarında bu kadar ahlaklı ve dürüst birini görmemişlerdir ve bundan böyle de görmeyeceklerdir.
***
Hikmet Tuğsuz en başta dediği gibi şampiyon olamamıştı ama tam bir EFSANE olmuştu gerçekten.
Sakatlığı nedeniyle oyunlarda çekilen Hikmet Tuğsuz'un hayatı spor ile bütünleşmiş.
Adnan Menderes Ünizesitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nu bitiren Hikmet Tuğsuz milli atlet ve milli antrenör.
Decatlon branşında yıllarca geçilemeyen sporcu olarak spor tarihimize geçti. Kazandığı sayısız şampiyonluklarla bir efsane oldu. Hikmet Tuğsuz şu anda; Ali Gürbüz, Okan Acar, Ertuğrul Dağdeviren ve Bayram Arslantaş gibi nice değerli milli sporcumuzun antrenörlüğünü yapıyor.
***
Hikmet Tuğsuz hakkında yazılacak çok şey var.
Belki zaman içinde fırsat bulabilirsem yazmaya devam edeceğim. Ancak Hikmet sakatlığı sebebiyle oyunlardan çıktıktan 1 gün sonra öyle bir olaya tanıklık ettim ki, tam bir şok vakası oldu benim için.
Hikmet'in Yunanlı takım arkadaşlarından Nikos oldukça başarısız bir yarışmacı olmasına rağmen bir oyun kazandı ve sağ eliyle yarım yamalak da olsa Türklüğün sembolü BOZKURT işareti yaparak ''Senin için Hikmet Abi!'' diye bağırdı!
O an tüylerimiz diken diken oldu!
ADAM, adada Yunanlı'ya bile Türklüğü öğretmişsin!
İşte Hikmet Tuğsuz böyle bir deli!
Memleket delisi!
Türklük delisi!
Vatan delisi!
Ve dürüstlük delisi bir ADAM geldi geçti hayatımızdan...
Akseki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Akseki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Mayıs 2019 Pazar
6 Temmuz 2014 Pazar
"Zor" mantının "kolay" şekli HOLUSKA...
Efendim hep siyaset yazıyoruz...
Bir de Eskişehirspor...
Bu gün bir değişiklik yapalım dedik.
Sizlere bir yemek tanıtımıyla sesleneceğiz bugün...
Mantı yemeği dillere destandır.
Sabır ve incelik isteyen ülkemize has lezzetlerden biri...
Hemen hemen her meşhur yemekte olduğu gibi mantı için de "bizim" der birçok memleketin insanı...
Sahipleniriz yemeğimizi, lezzetimizi...
***
Bugün bahsedeceğim Holuska ise, sadece Antalya yöresinde bilinir ve halen de yapılır.
Mantıya yenik düşmemiş bir lezzet olarak halen yaşamını sürdürür Antalya - Akseki civarında ve yörük obalarında...
Holuska mantı tanelerinden çok daha büyüktür.
Bir kaşıkta ancak bir tane mideye indirebilirsiniz.
Mantı gibi susuz ve yoğurtlu olmaz.
Sulu bir yemek türüdür holuska...
İster mantının kolay türü diyelim,
İster mantının tembel işi diyelim.
Sulu olması hasebiyle biraz farklı olabilir ama mantının lezzetini bulacağınızdan eminim.
***
Annelerimizin sürekli holuska yaptığı dönemlerde mantının adını bile bilmezdik.
Yeni nesil ev hanımları biraz da özentiyle mantı kültürüne teslim olmaya başladılar.
Ama yine de yaşamını sürdürmesini biliyor annelerimiz sayesinde holuska.
Genelde Ramazan aylarında ve sahurlarda yapılır.
Oruçlu kişileri tok tuttuğuna inanılır.
Ramazan aylarının değişmez ikilisiyde bir zamanlar erişte ve holuska...
Tabii üzüm hoşafını da unutmamak lazım...
***
Efendim gelelim holuska nasıl yapılır sorusunun cevabına.
TC Kültür Bakanlığı'nın "Kültür Portalı" sitesinde yer verilmiş yemeğin tarifine.
Ben de oradan tırtıklayıp sizlerle paylaşıyorum...
Yapıp yiyenlere yarasın diyoruz ve bu vesileyle de uzun zamandır holuska yapmayanlara bir mesaj veriyoruz...
***
MALZEMELER
Hamur Malzemeleri
- Un: 4 su bardağı
- Su: 1 çay bardağı ( yaklaşık )
- Tuz: 1 tatlı kaşığı
Harç Malzemeleri
- Kıyma: 250 gram
- Soğan : 2 adet
- Zeytinyağı: 1 kahve fincanı
- Karabiber: 1 tatlı kaşığı
- Tuz: 1 tatlı kaşığı
Üst Malzemeleri
- Tereyağ: 3 yemek kaşığı
- Kırmızı pul biber: 1 tatlı kaşığı
- Yoğurt: 2 su bardağı
- Sarımsak: 2 diş
- Tuz: 1 tatlı kaşığı
HAZIRLANIŞI
Hamur Hazırlama
Unu hamur yoğurma kabına ekleyiniz. Ortasını havuz gibi açınız. Tuz ve azar azar su ilavesi ile yoğurarak sert bir hamur tutturunuz. Üzerine bez örtünüz. 20 dakika bekletiniz.
Harç Hazırlama
1.Rendelenmiş soğanları orta ateşte zeytinyağı ile birlikte sararıncaya kadar karıştırarak kavurunuz ve ocaktan alınız.
2.Kavrulmuş soğanlara kıymayı, tuzu ve karabiberi katıp, karıştırınız.
Holuska Hazırlama
1. Hazırladığınız hamuru, nohut büyüklüğü bezelere ayırınız. Her bir bezeyi parmaklarınızla
3 – 4 cm. çapında dairesel şekilde açınız.
2. Elle daire şeklinde açılmış hamur parçacıklarının yarılarına nohut büyüklüğü harç koyunuz. Diğer yarıyı harcın üzerine kapatınız. Yarım daire şekli almış hamurların uçlarını hafif sıkarak birbirine yapıştırınız.
3. Hazırladığınız Holuskaları harlı ateşte kaynayan tuzlu suda yumuşayıp, diri kalacak şekilde haşlayınız.
4. Holuskaları sulu sulu servis kabına çıkartınız. Üzerine önce tuz, ezilmiş sarımsak ile çırpılmış yoğurdu sonra da kırmızı biberli kızdırılmış tereyağını gezdiriniz. Sıcak sıcak sofraya veriniz.
NOTLAR :
1.Kıymalı harç yerine peynirli, fesleğenli harç kullanabilirsiniz.
2.Kıyma harcına da ayrıca kıyılmış fesleğen katabilirsiniz.
Kaynakça: ATAV - Antalya'nın Lezzetleri Kitabı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

