Tayfa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tayfa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mart 2013 Pazartesi

Okçu Yücel ve Kasımpaşa'nın "vefa"lı çocukları...

Yücel Cavkaytar...
Nam-ı diğer, "Okçu Yücel"
Ecdadın vakfına, emanetine ve mirasına sahip çıkan yegane vatan evladı...
Fatih Sultan Mehmed Han tarafından, Kulaksız ile Okmeydanı arasındaki alan okçuluk için vakfedilmiş...
Memleketin gençleri bu alanda okçuluk eğitimi alsınlar ve kendilerini geliştirsinler diye...
Gel zaman git zaman, Okçuluk uluslararası bir spor branşı olur...
Ata sporumuz olan okçulukta ne yazık ki biz yokuz...
Cumhuriyet tarihi boyunca bir tek şampiyonumuz var...
Uluslararası düzeyde şampiyonluk kazanan bu vatan evladı;
Elbette Kasımpaşalı...
Kulaksız'dan...
Yani Fatih Sultan Mehmed Han'ın okçuluk sporu için vakfettiği yerden...
***
Okçu Yücel 1948 yılında dünyaya gelmiş ve küçük yaştan itibaren bu spora gönül vermiş...
14 Yaşına geldiğinde kendisini Milli Forma'nın içinde bulmuş...
Henüz çocuk yaşta Milli Forma'yı giyme şerefine nail olan Yücel Cavkaytar, aynı yıl yani 1962 yılında katıldığı ilk uluslararası şampiyona olan Avrupa Gençler Şampiyonası'nda kürsüye çıkarak Milli Marşımızı çaldırmış, bayrağımızı göndere çektirmiş...
O zamanlar Türkiye'nin ilk ve tek Avrupa Şampiyonu okçusu olarak Türkiye'de yılın sporcusu seçilmiş...
Aradan yıllar geçti Yücel Cavkaytar halen "ilk ve tek" olma ünvanını elinden bırakmadı...
Okçu Yücel, gençliğinin baharında,
Başarıdan başarıya koyarken amansız bir hastalığın pençesine düşer...
Genç bedeni bu hastalığa daha fazla dayanamaz ve 1967 yılında, henüz 19 yaşındayken hayata veda eder...
***
Kulaksız'da mütevazi bir kabristana defnedildi...
Başarılarıyla devleşen o koca yürekli genç adam yılın sporcusu seçildiği ülkemizde çok çabuk unutuldu...
Onun açtığı yoldan kimseler gidemedi...
Onun emanetine kimseler sahip çıkamadı...
O henüz çocuk yaşta Fatih'in emanetine sahip çıkarken, onun bıraktığı emanete kimseler sahiplenmedi...
O gün bu gündür bir tek şampiyon bile çıkaramadık...
Ölümünün ardından kısa bir süre üzülenler çok oldu...
Ailesi ve yakın arkadaşlarının yaşadığı acı yıllarca dinmedi...
***
Okçu Yücel'in ölümünün üzerinden 45 yıl geçti...
Nerdeyse yakınları bile Onu unutmuştu...
Sonra birileri çıktı ortaya...
Onun öldüğü yaşta gençler...
Onun gibi pırıl pırıl vefalı gençler...
Onu hiç görme şansı olmadan,
Onu tanıma fırsatını yakalayamadan Onu hatırladılar...
Onu sevdiler,
Onun manevi şahsiyyetine sahip çıktılar...
Onlar Kasımpaşa'nın "vefa"lı çocuklarıydılar...
Onlar Arma Altı Tayfa gurubunun pırıl pırıl gençleri...
***
22 Mart 2013...
Okçu Yücel'in ölüm yıldönümüydü ve Yücel Cavkaytar'ın mezarı başında sadece onlar vardı...
Ve onlar yine tribünlerde yoktular...
Ve onlar yine ARMA yoksa biz de yokuz diyorlardı...
Ve onlar yine yüreklerdeydiler...
Vefa'nın sadece İstanbul'da bir semt olmadığını bir kez daha hepimize gösterdiler ve yüreklerimizdeki yerlerini taçlandırdılar...
Teşekkürler çocuklar...
Teşekkürler Arma Altı Tayfa...
Yüreğinize, emeğinize sağlık...

1 Mart 2013 Cuma

Tribünde yine yoktular; Çocukların tertemiz yüreklerindeydiler...

Ülkemizdeki spor medyasını anlamak mümkün değil efendim!
Spor camiasını da anlamak mümkün değil!
Sporda şiddetin önlenmesi için olmadık işler yaparlar;
Fakat sporda örnek teşkil edecek davranışları görmezden gelirler...
Birileri tribünlere meşale sokmuşlar...

Günlerdir televizyon ekranlarında,
Gazete sütunlarında bu konu tartışılıyor...
Bir maçta, ufacık bir sürtüşme olsa taraftarlar arasında,

Sanki kıyamet kopmuş gibi günlerce yazılır, çizilir, tartışılır...
Sonuç!?

Sonuç hep aynı, değişen bir şey yok!
Aynı tas aynı hamam!
***
Sporda şiddetin önlenmesi için akla ziyan işlere imza atanlar
Ne yazık ki, tüm spor camiasına örnek teşkil edecek davranışları,
Etkinlikleri görmezden gelirler...
Bir çok tribün gurubu, taraftar gurupları,
Sosyal sorumluluk bilinci çerçevesinde hepimizin takdirini kazanan etkinliklere imza atıyor...
Fakat onların umurunda bile değil...
Onlar pusuya yatmış bekliyorlar...
"Şu taraftarlar bir dövüşseler, biraz küfür etseler, yasak maddelerle tribüne girseler de;
biz de günlerce bunları yazıp çizsek" diye...
***
Kasımpaşa tribünlerinin en güçlü guruplarından biri olan Arma Altı Tayfa'yı bilirsiniz...
Burada kendilerinin etkinliklerine elimizden geldiğince yer vermeye çalışıyoruz.

Sezon başında kulübü satın alanların Arma değişikliği sebebiyle başlattıkları boykot eylemini halen sürdürüyorlar...
Sezon sonuna kadar da bu boykot sürecek gibi...
Sosyal medyada demokratik haklarını kullanarak dertlerini anlatmaya çalıştılar;
Olmadı,,,
Seslerini duyan olmadı...
Onlara; "tribünlere girin olay çıkartın, ancak öyle medya sesinizi duyar" telkinleri yapıldı...
Onlar kendilerine yakışanı yaptılar ve sadece sosyal medyada yazarak Arma'ya sahiplendiler...

***
Arma Altı Tayfa gurubu tribünde yok...
Zaman zaman Arma Altı meydanında portatif tribün kurup,
Hep birlikte izlediler televizyondan maçlarını...
Arma sevdasının sadece tribünde yaşanmayacağını hepimize öğrettiler...
Dağılmadılar...
Daha da bütünleştiler...
Kasımpaşa taraftarının sosyal sorumluluk bilincini başlattıkları "Kardeş Okul" projesi ile tüm futbol camiasına ezberlettiler...
Kardeş camia Eskişehirspor sevdalısı olan öğretmenlerin görev yaptığı köy okullarına defalarca yardım paketleri yolladılar...
Ağrı'da bir köy okulunun bir sınıfının tadilatına katkıda bulundular...
Son olarak da Ardahan'da idiler...
***
Evet onlar tribünde yoktular...
Bir köy okulunda,
Minik yavruların yüreklerindeydi onlar...
Ülkemizin bir ucunda...
Ardahan'ın Gölbelen Köyü İlkokulu'ndaki minik yüreklerdeydi onlar...
Belki yolladıkları malzemeler son derece mütevaziydiler...
Fakat işin içinde sevda olunca,
Emek olunca o paketlerin her bir zerresinde...
Maddi değer görülmüyor bile...
***
Arma Altı Tayfa...
Bir kere daha gözlerimizi yaşarttınız...
Bir kere daha içimizi titrettiniz...

Bir kere daha ARMA SEVDASI'nın ne kadar değerli olduğunu bizlere anımsattınız...
Kasımpaşa sizleri unutmayacak...
Sağolun çocuklar...

Sizler varoldukça, içimizdeki umut ışığı hep yanacak!

13 Şubat 2013 Çarşamba

Arma Altı Tayfa, Ardahan yollarında...

Kasımpaşa'nın en  büyük taraftar gurubu olan Arma Altı Tayfa ARMA Değişikliği protestosu nedeniyle maçlara gitmeme kararını sürdürürken üstlenmiş olduğu sosyal sorumluluklarını ihmal etmiyor. "Kardeş Okul" projesi kapsamında "Eskişehirli öğretmenlerin" görev yaptığı köy okullarına yardım elini uzatmaya devam eden Arma Alta Tayfa'nın yolu bu kez Ardahan'a düştü.
Arndahan'ın Gölbelen Köyü İlköğretimokulu'nda görev yapan Eskişehirli bir öğretmenimizin sınıfına kırtasiye ve giyecek yardımı için kolları sıvayan Arma Altı Tayfa yardımsever vatandaşlarımızın da katkılarıyla kırtasiye malzemeleri ve giyim eşyaları gönderecek.
Futbol taraftarlığının en güzel halini bizlere yaşatan Arma Altı Tayfa gurubunun tüm elemanlarını ve liderleri Selim Güvey'i huzurunuzda bir kez daha tebrik etmeden geçemeyeceğim. Pek çok taraftar gurubunun "futbol holiganlıktır" sloganıyla hareket ederek stadları tam bir savaş alanına çevirdiği günümüzde bir taraftar gurubunun böylesi güzel etkinliklere imza atması elbette ülkemiz adına büyük bir sevinç ve gurur kaynağıdır.
İşin acı tarafı böylesine güzel etkinliklere imza atan bir taraftar gurubunun bu etkinliklerinin spor medyası tarafından görmezden gelinmesidir.
Yurtdışından getirtilen ve kalitesi tartışılan bir futbolcu için haftalarca memleketi ayağa kaldıran spor bsasınımız ne yazık ki, Kasımpaşa taraftarının bu güzel etkinliğini yok saymaktadır. Görmezden geliyorlar. Kasımpaşa maçlarında meydana gelen en ufak bir olayı dahi abartarak sayfalarına, ekranlarına taşıyanlar ne yazık ki böylesine bütün ülkemize örnek olacak etkinlikler söz konusu olunca, sağır, kör ve dilsiz oluyor.
Elbette Arma Altı Tayfa'nın amacı yaptıkları bu yardım kampanyasının reklam edilmesi değil. Ancak örnek teşkil etmesi açısından basının bu tür etkinliklere yer vermesi futbol camiamız için ne kadar önemlidir bilinmiyor. Bizleri üzen de budur.
Ulusal basını bir kenara bırakıyoruz.
Kasımpaşa camiası bile böylesi bir güzelliği görmezden geliyor. Arma Altı Tayfa'nın "Kardeş Okul Projesi" üçüncü durağında. Bu etkinlikler sürekli olarak sosyal medyada duyuruluyor. Gerek Kasımpaşa yönetimi, gerekse Beyoğlu Belediyesi bir şekilde bu etkinliklerden mutlak surette haberdar oluyordur. partili gençlerin ve Arma değişikliğini protesto etmeyen taraftarların maçlara girebilmesi için bedava bilet dağıtırken acaba böylesine duyarlı bir taraftar gurubunun maçlara neden girmediğini hiç sorguladılar mı?
Arma Altı Tayfa sezon başından bu yana sürdürdüğü protesto eylemi sırasında çevreden gelen gazlama ve provakasyonlara rağmen hiç bir şekilde demokratik haklarının dışına çıkmamışlar, son derece medeni bir şekilde bu eylemlerini sürdürmüşlerdir. Yaptıkları bu etkinlikler ile de ne kadar duyarlı ve düzgün bir taraftar gurubu olduklarını tüm ülkemize ispat etmişlerdir. Kasımpaşa yönetimi ya da Beyoğlu belediyesi bu insanları neden muhatap alıp da "Arkadaş gelin bakalım, siz böylesine güzel etkinlikler yapıyorsunuz, yaptığınız etkinliklerle Kasımpaşamızın adını tüm ülkemize en güzel şekilde tanıtıyorsunuz. Fakat neden maçlara gelmiyorsunuz.? Gelin bu meseleyi halledelim ve aylardır hasretini çektiğiniz tribünlerinize yeniden girin, camiamızda yeniden size kavuşmanın mutluluğunu yaşasın" denilmiyor?
Bu iş bu kadar zor mudur!?
Arma sevdalısı bir gurubu harcamak, yok saymak bu kadar kolay mıdır!?