Kasımpaşa yönetimi ve bu yönetime yakın olan daha doğrusu yönetimin kontrolündeki medya gurubunda çalışan futbol yazar ve yorumcuları feryat figan ediyorlar.
Bir kısım medyanın BJK maçındaki olaylarla ilgili yayınlarını yanlı buluyor ve "Kasımpaşa'yı yok sayamazsınız" diyorlar...
Ben de kendilerine bir hatırlatmada bulunmak istiyorum.
Belki unutmuş olabilirler. Sizler bu kulübün futbol takımını satın aldığınızda koskoca Kasımpaşa taraftarını ve halkını YOK SAYARAK, kulübün bir asırlık ARMA'sını bir gecede değiştirip, yeni bir logoyu bu semte dayatmıştınız unuttunuz mu!?
Başta tüm varlık sebebini "3 Büyükler" olarak tanımlanan takımlara endeksleyen yayıncı kuruluş olmak üzere, medya kuruluşlarının büyük bir bölümü olaylı Kasımpaşa - BJK maçı sonrasında Kasımpaşa'ya karşı adeta bir linç girişiminde bulunuyorlar.
***
Yapılan yayınlar tamamen tek taraflı...
Tam anlamıyla Kasımpaşa kulübü yok sayılıyor.
Yapılan tüm yorumlarda odak noktası BJK...
Haliyle Kasımpaşa Kulübü yönetimi de bu durumdan şikayetçi.
Turgay Ciner'in medya gurubunda çalışan yazar ve yorumcular da patronlarının sahibi olduğu takımı savunmak zorundalar.
Eminim Turgay Ciner olmasa onların da umurunda bile olmazdı Kasımpaşa...
Türkiye'deki futbol camiasının algısı budur...
Bir tarafta "Üç Büyükler (!)";
Diğer tarafta "Küçük takımlar (!)"
Bu algı değişmediği sürece ligde mücadele eden diğer takımlar hep yok sayılacaktır.
***
Ciner medyasının yazar ve yorumcuları "Kasımpaşa'yı yok sayamazsınız!" diye feryat ediyor...
Son derece haklı bir feryattır.
Ancak "yok sayılmanın" ne kadar acı bir durum olduğunu yeni farkeden bu yazar ve yorumcu takımına sormak lazım:
"Sizin patronunuzun da içinde bulunduğu bu yönetim onbinlerce Kasımpaşa taraftarını ve kulübün 1 asırlık tarihini yok sayarak, tamamen bir oldu bitti ile bir gecede 92 yıllık ARMA'yı değiştirdiklerinde neredeydiniz?
ARMA sevdalıları 2 sezondur boykot yapıyorlar...
Binlerce Kasımpaşa taraftarı bu boykot nedeniyle 2 sezondur yok sayılmanın acısını çekiyor...
Sizlere onca mailler atıldı.
"Sesimizi duyun" denildi...
"Kasımpaşa taraftarı Kasımpaşa yönetimince yok sayılıyor" denildi...
Neden duymadınız bu sesi?
Yok sayılmak nasıl bir duyguymuş şimdi anladınız mı?
***
Sizler kendi taraftarınızı yok saydığınız sürece birileri de sizi yok sayacaktır.
Bu kaçınılmaz bir durum.
Ektiğinizi biçersiniz.
Şimdi Kasımpaşa Kulübü yönetimin maddi destekleri ve olumlu transferleri sayesinde önemli bir noktaya geldi.
Belki de bu sezon tarihinin en büyük başarısına/başarılarına imza atacak Kasımpaşa...
İşte tam bu noktada kulüp yönetimi tarihi bir adım atmalı ve boykot eyleminde olan taraftarına barış elini uzatmalıdır.
Bugüne kadar ARMA sevdası ile sayılamayacak kadar cefalar çekmiş olan ARMA ALTI TAYFA gurubunu yok saymaktan vazgeçmeli ve semtimizde en çok ihtiyaç duyduğumuz birlik ve beraberlik ortamını tesis etmelidir.
Bu saatten sonra hiç kimsenin biz şunu isteriz biz bunu isteriz deme lüksü yoktur.
Boykotta olan taraftarların boykot amacı bellidir.
Para için rant için boykot yapmıyorlar bu insanlar.
Bu insanların boykot gerekçesi taraftarın yok sayılarak ARMA'nın değiştirilmesidir.
Yönetim bugüne kadar bu konuda bir tek açıklama yapmamıştır.
Bir açıklama dahi yapılmaması ARMA sevdalılarını yok saymaktır.
Boykotçu taraftarlar sonuna kadar haklıdır.
***
Bu nokta hem boykotçu taraftarların hem de yönetimin geçmişin üzerine bir sünger çekmeleri gerekmektedir.
Yönetimin taraftara uzatacağı barış elinde 92 yıllık şanlı ARMA olmalıdır.
Bir maçta protokol tribününe oturan tüm yöneticilerin şanlı ARMA'nın bulunduğu atkıları boyunlarına takmaları ve "Bu ARMA bizimdir, bu ARMA bizim şanımız, şerefimiz, mazimizdir" mesajını vermeleri taraftar için yeterli olmalıdır.
Boykotçu taraftarların bir "Efsane ARMA" projesi var...
Bu gurubun tepkisi yeni logoya değil zaten.
Bütün tepkileri taraftarın ve şanlı gecmişin yok sayılarak bu yeni logonun dayatılmasınadır tepki...
Yok sayılmanın acısını hisseden yönetim, kendi taraftarını yok saymaktan vazgeçmelidir.
Yönetimin atacağı küçücük bir adım, bundan böyle hiç bir gücün Kasımpaşa'yı yok sayamayacağı güzel günlerin habercisi olacaktır.
Unutmayalım, birilerinin sizi yok saymasını istemiyorsanız, siz de kendi taraftarınızı yok saymayacaksınız...
arma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Aralık 2013 Salı
1 Mart 2013 Cuma
Tribünde yine yoktular; Çocukların tertemiz yüreklerindeydiler...
Ülkemizdeki spor medyasını anlamak mümkün değil efendim!
Spor camiasını da anlamak mümkün değil!
Sporda şiddetin önlenmesi için olmadık işler yaparlar;
Fakat sporda örnek teşkil edecek davranışları görmezden gelirler...
Birileri tribünlere meşale sokmuşlar...
Günlerdir televizyon ekranlarında,
Gazete sütunlarında bu konu tartışılıyor...
Bir maçta, ufacık bir sürtüşme olsa taraftarlar arasında,
Sanki kıyamet kopmuş gibi günlerce yazılır, çizilir, tartışılır...
Sonuç!?
Sonuç hep aynı, değişen bir şey yok!
Aynı tas aynı hamam!
***
Sporda şiddetin önlenmesi için akla ziyan işlere imza atanlar
Ne yazık ki, tüm spor camiasına örnek teşkil edecek davranışları,
Etkinlikleri görmezden gelirler...
Bir çok tribün gurubu, taraftar gurupları,
Sosyal sorumluluk bilinci çerçevesinde hepimizin takdirini kazanan etkinliklere imza atıyor...
Fakat onların umurunda bile değil...
Onlar pusuya yatmış bekliyorlar...
"Şu taraftarlar bir dövüşseler, biraz küfür etseler, yasak maddelerle tribüne girseler de;
biz de günlerce bunları yazıp çizsek" diye...
***
Kasımpaşa tribünlerinin en güçlü guruplarından biri olan Arma Altı Tayfa'yı bilirsiniz...
Burada kendilerinin etkinliklerine elimizden geldiğince yer vermeye çalışıyoruz.
Sezon başında kulübü satın alanların Arma değişikliği sebebiyle başlattıkları boykot eylemini halen sürdürüyorlar...
Sezon sonuna kadar da bu boykot sürecek gibi...
Sosyal medyada demokratik haklarını kullanarak dertlerini anlatmaya çalıştılar;
Olmadı,,,
Seslerini duyan olmadı...
Onlara; "tribünlere girin olay çıkartın, ancak öyle medya sesinizi duyar" telkinleri yapıldı...
Onlar kendilerine yakışanı yaptılar ve sadece sosyal medyada yazarak Arma'ya sahiplendiler...
***
Arma Altı Tayfa gurubu tribünde yok...
Zaman zaman Arma Altı meydanında portatif tribün kurup,
Hep birlikte izlediler televizyondan maçlarını...
Arma sevdasının sadece tribünde yaşanmayacağını hepimize öğrettiler...
Dağılmadılar...
Daha da bütünleştiler...
Kasımpaşa taraftarının sosyal sorumluluk bilincini başlattıkları "Kardeş Okul" projesi ile tüm futbol camiasına ezberlettiler...
Kardeş camia Eskişehirspor sevdalısı olan öğretmenlerin görev yaptığı köy okullarına defalarca yardım paketleri yolladılar...
Ağrı'da bir köy okulunun bir sınıfının tadilatına katkıda bulundular...
Son olarak da Ardahan'da idiler...
***
Evet onlar tribünde yoktular...
Bir köy okulunda,
Minik yavruların yüreklerindeydi onlar...
Ülkemizin bir ucunda...
Ardahan'ın Gölbelen Köyü İlkokulu'ndaki minik yüreklerdeydi onlar...
Belki yolladıkları malzemeler son derece mütevaziydiler...
Fakat işin içinde sevda olunca,
Emek olunca o paketlerin her bir zerresinde...
Maddi değer görülmüyor bile...
***
Arma Altı Tayfa...
Bir kere daha gözlerimizi yaşarttınız...
Bir kere daha içimizi titrettiniz...
Bir kere daha ARMA SEVDASI'nın ne kadar değerli olduğunu bizlere anımsattınız...
Kasımpaşa sizleri unutmayacak...
Sağolun çocuklar...
Sizler varoldukça, içimizdeki umut ışığı hep yanacak!
Spor camiasını da anlamak mümkün değil!
Sporda şiddetin önlenmesi için olmadık işler yaparlar;
Fakat sporda örnek teşkil edecek davranışları görmezden gelirler...
Birileri tribünlere meşale sokmuşlar...
Günlerdir televizyon ekranlarında,
Gazete sütunlarında bu konu tartışılıyor...
Bir maçta, ufacık bir sürtüşme olsa taraftarlar arasında,
Sanki kıyamet kopmuş gibi günlerce yazılır, çizilir, tartışılır...
Sonuç!?
Sonuç hep aynı, değişen bir şey yok!
Aynı tas aynı hamam!
***
Sporda şiddetin önlenmesi için akla ziyan işlere imza atanlar
Ne yazık ki, tüm spor camiasına örnek teşkil edecek davranışları,
Etkinlikleri görmezden gelirler...
Bir çok tribün gurubu, taraftar gurupları,
Sosyal sorumluluk bilinci çerçevesinde hepimizin takdirini kazanan etkinliklere imza atıyor...
Fakat onların umurunda bile değil...
Onlar pusuya yatmış bekliyorlar...
"Şu taraftarlar bir dövüşseler, biraz küfür etseler, yasak maddelerle tribüne girseler de;
biz de günlerce bunları yazıp çizsek" diye...
***
Kasımpaşa tribünlerinin en güçlü guruplarından biri olan Arma Altı Tayfa'yı bilirsiniz...
Burada kendilerinin etkinliklerine elimizden geldiğince yer vermeye çalışıyoruz.
Sezon başında kulübü satın alanların Arma değişikliği sebebiyle başlattıkları boykot eylemini halen sürdürüyorlar...
Sezon sonuna kadar da bu boykot sürecek gibi...
Sosyal medyada demokratik haklarını kullanarak dertlerini anlatmaya çalıştılar;
Olmadı,,,
Seslerini duyan olmadı...
Onlara; "tribünlere girin olay çıkartın, ancak öyle medya sesinizi duyar" telkinleri yapıldı...
Onlar kendilerine yakışanı yaptılar ve sadece sosyal medyada yazarak Arma'ya sahiplendiler...
***
Arma Altı Tayfa gurubu tribünde yok...
Zaman zaman Arma Altı meydanında portatif tribün kurup,
Hep birlikte izlediler televizyondan maçlarını...
Arma sevdasının sadece tribünde yaşanmayacağını hepimize öğrettiler...
Dağılmadılar...
Daha da bütünleştiler...
Kasımpaşa taraftarının sosyal sorumluluk bilincini başlattıkları "Kardeş Okul" projesi ile tüm futbol camiasına ezberlettiler...
Kardeş camia Eskişehirspor sevdalısı olan öğretmenlerin görev yaptığı köy okullarına defalarca yardım paketleri yolladılar...
Ağrı'da bir köy okulunun bir sınıfının tadilatına katkıda bulundular...
Son olarak da Ardahan'da idiler...
***
Evet onlar tribünde yoktular...
Bir köy okulunda,
Minik yavruların yüreklerindeydi onlar...
Ülkemizin bir ucunda...
Ardahan'ın Gölbelen Köyü İlkokulu'ndaki minik yüreklerdeydi onlar...
Belki yolladıkları malzemeler son derece mütevaziydiler...
Fakat işin içinde sevda olunca,
Emek olunca o paketlerin her bir zerresinde...
Maddi değer görülmüyor bile...
***
Arma Altı Tayfa...
Bir kere daha gözlerimizi yaşarttınız...
Bir kere daha içimizi titrettiniz...
Bir kere daha ARMA SEVDASI'nın ne kadar değerli olduğunu bizlere anımsattınız...
Kasımpaşa sizleri unutmayacak...
Sağolun çocuklar...
Sizler varoldukça, içimizdeki umut ışığı hep yanacak!
13 Şubat 2013 Çarşamba
Arma Altı Tayfa, Ardahan yollarında...
Kasımpaşa'nın en büyük taraftar gurubu olan Arma Altı Tayfa ARMA Değişikliği protestosu nedeniyle maçlara gitmeme kararını sürdürürken üstlenmiş olduğu sosyal sorumluluklarını ihmal etmiyor. "Kardeş Okul" projesi kapsamında "Eskişehirli öğretmenlerin" görev yaptığı köy okullarına yardım elini uzatmaya devam eden Arma Alta Tayfa'nın yolu bu kez Ardahan'a düştü.
Arndahan'ın Gölbelen Köyü İlköğretimokulu'nda görev yapan Eskişehirli bir öğretmenimizin sınıfına kırtasiye ve giyecek yardımı için kolları sıvayan Arma Altı Tayfa yardımsever vatandaşlarımızın da katkılarıyla kırtasiye malzemeleri ve giyim eşyaları gönderecek.
Futbol taraftarlığının en güzel halini bizlere yaşatan Arma Altı Tayfa gurubunun tüm elemanlarını ve liderleri Selim Güvey'i huzurunuzda bir kez daha tebrik etmeden geçemeyeceğim. Pek çok taraftar gurubunun "futbol holiganlıktır" sloganıyla hareket ederek stadları tam bir savaş alanına çevirdiği günümüzde bir taraftar gurubunun böylesi güzel etkinliklere imza atması elbette ülkemiz adına büyük bir sevinç ve gurur kaynağıdır.
İşin acı tarafı böylesine güzel etkinliklere imza atan bir taraftar gurubunun bu etkinliklerinin spor medyası tarafından görmezden gelinmesidir.
Yurtdışından getirtilen ve kalitesi tartışılan bir futbolcu için haftalarca memleketi ayağa kaldıran spor bsasınımız ne yazık ki, Kasımpaşa taraftarının bu güzel etkinliğini yok saymaktadır. Görmezden geliyorlar. Kasımpaşa maçlarında meydana gelen en ufak bir olayı dahi abartarak sayfalarına, ekranlarına taşıyanlar ne yazık ki böylesine bütün ülkemize örnek olacak etkinlikler söz konusu olunca, sağır, kör ve dilsiz oluyor.
Elbette Arma Altı Tayfa'nın amacı yaptıkları bu yardım kampanyasının reklam edilmesi değil. Ancak örnek teşkil etmesi açısından basının bu tür etkinliklere yer vermesi futbol camiamız için ne kadar önemlidir bilinmiyor. Bizleri üzen de budur.
Ulusal basını bir kenara bırakıyoruz.
Kasımpaşa camiası bile böylesi bir güzelliği görmezden geliyor. Arma Altı Tayfa'nın "Kardeş Okul Projesi" üçüncü durağında. Bu etkinlikler sürekli olarak sosyal medyada duyuruluyor. Gerek Kasımpaşa yönetimi, gerekse Beyoğlu Belediyesi bir şekilde bu etkinliklerden mutlak surette haberdar oluyordur. partili gençlerin ve Arma değişikliğini protesto etmeyen taraftarların maçlara girebilmesi için bedava bilet dağıtırken acaba böylesine duyarlı bir taraftar gurubunun maçlara neden girmediğini hiç sorguladılar mı?
Arma Altı Tayfa sezon başından bu yana sürdürdüğü protesto eylemi sırasında çevreden gelen gazlama ve provakasyonlara rağmen hiç bir şekilde demokratik haklarının dışına çıkmamışlar, son derece medeni bir şekilde bu eylemlerini sürdürmüşlerdir. Yaptıkları bu etkinlikler ile de ne kadar duyarlı ve düzgün bir taraftar gurubu olduklarını tüm ülkemize ispat etmişlerdir. Kasımpaşa yönetimi ya da Beyoğlu belediyesi bu insanları neden muhatap alıp da "Arkadaş gelin bakalım, siz böylesine güzel etkinlikler yapıyorsunuz, yaptığınız etkinliklerle Kasımpaşamızın adını tüm ülkemize en güzel şekilde tanıtıyorsunuz. Fakat neden maçlara gelmiyorsunuz.? Gelin bu meseleyi halledelim ve aylardır hasretini çektiğiniz tribünlerinize yeniden girin, camiamızda yeniden size kavuşmanın mutluluğunu yaşasın" denilmiyor?
Bu iş bu kadar zor mudur!?
Arma sevdalısı bir gurubu harcamak, yok saymak bu kadar kolay mıdır!?
Arndahan'ın Gölbelen Köyü İlköğretimokulu'nda görev yapan Eskişehirli bir öğretmenimizin sınıfına kırtasiye ve giyecek yardımı için kolları sıvayan Arma Altı Tayfa yardımsever vatandaşlarımızın da katkılarıyla kırtasiye malzemeleri ve giyim eşyaları gönderecek.
Futbol taraftarlığının en güzel halini bizlere yaşatan Arma Altı Tayfa gurubunun tüm elemanlarını ve liderleri Selim Güvey'i huzurunuzda bir kez daha tebrik etmeden geçemeyeceğim. Pek çok taraftar gurubunun "futbol holiganlıktır" sloganıyla hareket ederek stadları tam bir savaş alanına çevirdiği günümüzde bir taraftar gurubunun böylesi güzel etkinliklere imza atması elbette ülkemiz adına büyük bir sevinç ve gurur kaynağıdır.
İşin acı tarafı böylesine güzel etkinliklere imza atan bir taraftar gurubunun bu etkinliklerinin spor medyası tarafından görmezden gelinmesidir.
Yurtdışından getirtilen ve kalitesi tartışılan bir futbolcu için haftalarca memleketi ayağa kaldıran spor bsasınımız ne yazık ki, Kasımpaşa taraftarının bu güzel etkinliğini yok saymaktadır. Görmezden geliyorlar. Kasımpaşa maçlarında meydana gelen en ufak bir olayı dahi abartarak sayfalarına, ekranlarına taşıyanlar ne yazık ki böylesine bütün ülkemize örnek olacak etkinlikler söz konusu olunca, sağır, kör ve dilsiz oluyor.
Elbette Arma Altı Tayfa'nın amacı yaptıkları bu yardım kampanyasının reklam edilmesi değil. Ancak örnek teşkil etmesi açısından basının bu tür etkinliklere yer vermesi futbol camiamız için ne kadar önemlidir bilinmiyor. Bizleri üzen de budur.
Ulusal basını bir kenara bırakıyoruz.
Kasımpaşa camiası bile böylesi bir güzelliği görmezden geliyor. Arma Altı Tayfa'nın "Kardeş Okul Projesi" üçüncü durağında. Bu etkinlikler sürekli olarak sosyal medyada duyuruluyor. Gerek Kasımpaşa yönetimi, gerekse Beyoğlu Belediyesi bir şekilde bu etkinliklerden mutlak surette haberdar oluyordur. partili gençlerin ve Arma değişikliğini protesto etmeyen taraftarların maçlara girebilmesi için bedava bilet dağıtırken acaba böylesine duyarlı bir taraftar gurubunun maçlara neden girmediğini hiç sorguladılar mı?
Arma Altı Tayfa sezon başından bu yana sürdürdüğü protesto eylemi sırasında çevreden gelen gazlama ve provakasyonlara rağmen hiç bir şekilde demokratik haklarının dışına çıkmamışlar, son derece medeni bir şekilde bu eylemlerini sürdürmüşlerdir. Yaptıkları bu etkinlikler ile de ne kadar duyarlı ve düzgün bir taraftar gurubu olduklarını tüm ülkemize ispat etmişlerdir. Kasımpaşa yönetimi ya da Beyoğlu belediyesi bu insanları neden muhatap alıp da "Arkadaş gelin bakalım, siz böylesine güzel etkinlikler yapıyorsunuz, yaptığınız etkinliklerle Kasımpaşamızın adını tüm ülkemize en güzel şekilde tanıtıyorsunuz. Fakat neden maçlara gelmiyorsunuz.? Gelin bu meseleyi halledelim ve aylardır hasretini çektiğiniz tribünlerinize yeniden girin, camiamızda yeniden size kavuşmanın mutluluğunu yaşasın" denilmiyor?
Bu iş bu kadar zor mudur!?
Arma sevdalısı bir gurubu harcamak, yok saymak bu kadar kolay mıdır!?
23 Ekim 2012 Salı
Kasımpaşa Bir Olsun...
Beşiktaş'ı AŞK, Kasımpaşa'yı İŞ olarak gören zengin zümrenin ARMA gaspıyla başlayan süreçte bu hafta önemli bir dönüm noktasına geldik...
Kasımpaşa bu hafta Beşiktaş ile oynayacak...
Buram buram şaibe kokan bir maç olacağı beklentisindeyim...
Zira Kasımpaşa'nın zengin başkanı BJK'ye olan aşkını açık açık söylemişti...
Bakalım bu hafta aşk mı galip gelecek iş mi!?
***
Bugüne kadar maçları boykot ederek sessiz direniş sergileyen ARMAALTI ve APAÇİLER gurupları içinde önemli bir dönüm noktası olacak bu maç.
Zihinlerimizde zengin zümrenin elindeki Kasımpaşa'nın BJK'nin uydu takımı olup olmayacağı yönündeki soru işaretleri yönetimin bilet fiyatlarında %50 indirime gitmesiyle birlikte daha da netlik kazanmış durumda.
Bu maçta boykot kararı devam ederse ARMA sevdalıları açısından değişen bir şey olmayacak...
ARMA düşmanları yine umursamaz tavırlarını sürdürecekler...
BJK taraftarı bilet fiyatlarının düşürülmesiyle birlikte belki de ilk kez bu tribünlerde üstünlüğü ele geçirecekler...
Karagümrük tayfası da bizim stadımızda bize gider yapacak...
Aslan aslanlığını yapmazsa aslanın yuvasına çakallar da girer sırtlanlar da girer...
Bu nedenle bu maç farklı bir maç olmalı bizim için...
***
Semt Aşkı Taraftar Platformu "Kasımpaşa Medya" facebook'ta Kasımpaşa Bir Olsun başlığı altında bir kampanya başlattı....
Ben acizane bu kampanyayı sonuna kadar destekliyorum...
Bugüne kadar boykot kararını başarıyla uygulayan guruplarımızın artık boykot kararını sonlandırıp eylem yapma zamanının geldiğine inanıyorum..
Eylem zamanı için de en uygun maç BJK maçıdır...
Bu maçta yapılacak eylem ne olursa olsun kampanyanın başmlığında olduğu gibi KASIMPAŞA BİR OLMALI...
Boykot kararı devam edecekse o tribünlere gerçek ARMA sevdalılarının hiçbirisi girmemeli ancak maç öncesi ve maç boyunca stad çevresinde bulunmalıdırlar. Dışardan yapılacak tezahüratlar ile ARMA sevdası ARMA düşmanlarına haykırılmalı...
Ayrıca aslan yuvasına girmeye çalışacak olan çakallara da müsaade edilmemelidir...
***
Benim şahsi görüşüm Boykot kararını uygulama yanlısı olan her iki gurubun da boykot kararını sonlandırması yönündedir. BJK maçıyla birlikte boykot kararının sonlandırılarak ARMA için mücadele mabedde devam etmelidir.
Bu maça basının ilgisinin de yoğun olacağını hesap edersek ARMA mücadelemizin basında yer alabilmesi için de önemli bir fırsat olacaktır bu maç...
AŞK için bilet fiyatlarında yüzde 50 indirim yapan zengin zümre muhtemelen bundan sonraki maçlarda yine eski fiyatlara dönerek ARMA sevdalılarının maçlara girmesine mani olmaya çalışacaktır. Bu nedenledir ki, bu maç ses getirecek pankartlar ve tezahüratlarla basına ve kamuoyuna sesimizi duyurmak için önemli bir fırsat olacaktır.
***
Bu maçta sesimizi duyuramazsak bir daha sesimizi duyurmamız çok zor görünmektedir.
Sesimizi duyurmanın, ARMA için yaptığımız mücadelenin başarılı olması için de bize yakışan tavırlarla mücadelemizi ortaya koymalıyız.
Bence bu maça gidilmeli,
Pankartlar ve dövizler ile ARMA mücadelemiz desteklenmeli...
Hatta 90 dakika boyunca sırtımız sahaya dönük olarak tezahüratlarımızı yapabiliriz...
Bu çok etkili olacaktır...
Ayrıca pankartların ters asılması gibi eylemlerde dikkat çekici eylemler olabilir...
***
ARMAALTI ve APAÇİLER gurupları bence tarihi bir kararın arefesindeler...
Tüm çabalarımıza rağmen bu mücadelemizi basına ve kamuoyuna yansıtamadık...
Bu maç bunu başarabilmemiz için son şans olabilir...
ARMA sevdası ile iyice düşünülmeli ve bu büyük şans kaçırılmamalıdır...
Kasımpaşa bu hafta Beşiktaş ile oynayacak...
Buram buram şaibe kokan bir maç olacağı beklentisindeyim...
Zira Kasımpaşa'nın zengin başkanı BJK'ye olan aşkını açık açık söylemişti...
Bakalım bu hafta aşk mı galip gelecek iş mi!?
***
Bugüne kadar maçları boykot ederek sessiz direniş sergileyen ARMAALTI ve APAÇİLER gurupları içinde önemli bir dönüm noktası olacak bu maç.
Zihinlerimizde zengin zümrenin elindeki Kasımpaşa'nın BJK'nin uydu takımı olup olmayacağı yönündeki soru işaretleri yönetimin bilet fiyatlarında %50 indirime gitmesiyle birlikte daha da netlik kazanmış durumda.
Bu maçta boykot kararı devam ederse ARMA sevdalıları açısından değişen bir şey olmayacak...
ARMA düşmanları yine umursamaz tavırlarını sürdürecekler...
BJK taraftarı bilet fiyatlarının düşürülmesiyle birlikte belki de ilk kez bu tribünlerde üstünlüğü ele geçirecekler...
Karagümrük tayfası da bizim stadımızda bize gider yapacak...
Aslan aslanlığını yapmazsa aslanın yuvasına çakallar da girer sırtlanlar da girer...
Bu nedenle bu maç farklı bir maç olmalı bizim için...
***
Semt Aşkı Taraftar Platformu "Kasımpaşa Medya" facebook'ta Kasımpaşa Bir Olsun başlığı altında bir kampanya başlattı....
Ben acizane bu kampanyayı sonuna kadar destekliyorum...
Bugüne kadar boykot kararını başarıyla uygulayan guruplarımızın artık boykot kararını sonlandırıp eylem yapma zamanının geldiğine inanıyorum..
Eylem zamanı için de en uygun maç BJK maçıdır...
Bu maçta yapılacak eylem ne olursa olsun kampanyanın başmlığında olduğu gibi KASIMPAŞA BİR OLMALI...
Boykot kararı devam edecekse o tribünlere gerçek ARMA sevdalılarının hiçbirisi girmemeli ancak maç öncesi ve maç boyunca stad çevresinde bulunmalıdırlar. Dışardan yapılacak tezahüratlar ile ARMA sevdası ARMA düşmanlarına haykırılmalı...
Ayrıca aslan yuvasına girmeye çalışacak olan çakallara da müsaade edilmemelidir...
***
Benim şahsi görüşüm Boykot kararını uygulama yanlısı olan her iki gurubun da boykot kararını sonlandırması yönündedir. BJK maçıyla birlikte boykot kararının sonlandırılarak ARMA için mücadele mabedde devam etmelidir.
Bu maça basının ilgisinin de yoğun olacağını hesap edersek ARMA mücadelemizin basında yer alabilmesi için de önemli bir fırsat olacaktır bu maç...
AŞK için bilet fiyatlarında yüzde 50 indirim yapan zengin zümre muhtemelen bundan sonraki maçlarda yine eski fiyatlara dönerek ARMA sevdalılarının maçlara girmesine mani olmaya çalışacaktır. Bu nedenledir ki, bu maç ses getirecek pankartlar ve tezahüratlarla basına ve kamuoyuna sesimizi duyurmak için önemli bir fırsat olacaktır.
***
Bu maçta sesimizi duyuramazsak bir daha sesimizi duyurmamız çok zor görünmektedir.
Sesimizi duyurmanın, ARMA için yaptığımız mücadelenin başarılı olması için de bize yakışan tavırlarla mücadelemizi ortaya koymalıyız.
Bence bu maça gidilmeli,
Pankartlar ve dövizler ile ARMA mücadelemiz desteklenmeli...
Hatta 90 dakika boyunca sırtımız sahaya dönük olarak tezahüratlarımızı yapabiliriz...
Bu çok etkili olacaktır...
Ayrıca pankartların ters asılması gibi eylemlerde dikkat çekici eylemler olabilir...
***
ARMAALTI ve APAÇİLER gurupları bence tarihi bir kararın arefesindeler...
Tüm çabalarımıza rağmen bu mücadelemizi basına ve kamuoyuna yansıtamadık...
Bu maç bunu başarabilmemiz için son şans olabilir...
ARMA sevdası ile iyice düşünülmeli ve bu büyük şans kaçırılmamalıdır...
21 Ekim 2012 Pazar
Eylem yoksa ARMA da yok!
AKP'nin son kongresinde ortaya yeni bir slogan çıktı:
BÜYÜK GÜÇ...
Nedir bu BÜYÜK GÜÇ!?.
En başta %50'dir bu büyük güç...
Sonra Arap Ülkeleri ile birlikte 2001 ve 2002 yıllarında aynı anda ABD ve İngiltere desteğiyle kurulan Türkiye'deki adı Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) olan Arap ülkelerindeki adı Adalet ve Kalkınma Hareketi olan örgüttür büyük güç...
Yandaş medyadır...
Yeni dönemin zengin zümresidir...
***
Bu büyük güçlerden birisi de Bugün Kasımpaşa Spor Kulübü Futbol takımının başındadır.
Başta medyadaki büyük güç Turgay Ciner ve ekonomik büyük güçlerden cemaatçi İhsan Kalkavan olmak üzere zengin zümreden oluşmuş bir büyük güç...
AKP desteğiyle Kasımpaşa Futbol Takımı'nı satın aldılar ve istedikleri gibi at oynatmaya devam ediyorlar...
Bu büyük güç için hiç bir manevi değer yoktur...
ARMA sevgisi nedir bilmezler...
Takım sevgisi nedir bilmezler...
Renklere duyulan aşk nedir bilmezler...
"Tek güç paradır" derler ve o an akıllarından ne geçerse onu yaparlar...
Bunlar Suudi Arabistan gibi ABD'ye teslim olmuş ülkelerdeki altın tuvalete sıçan zengin zümrelerle aynıdırlar...
Biz burada Filistin'de yahudi esareti altında yaşayan din kardeşimiz için 5'er lira toplayıp yardım yapma telaşında iken BÜYÜK GÜÇ sahibi zengin Araplar Filistin üzerinden tatil için uçarken uçaklarındaki altın tuvaletlerine işemekle meşguldürler. Aşağıda Yahudi'nin kuşatması altında kalan Filistinli çocuk onların zerre kadar umurunda olmaz....
***
Şu an Kasımpaşa Futbol Takımı'nın başındakiler de aynı bu düşünceler içindeler...
"Ötesi berisi ARMA ne olacak, neden bu kadar gürültü yapıyorsunuz" diyerek bu zengin zümreye destek olanlarda var tabii...
Onlar o ARMA'nın içinde nelerin saklandığını bilmezler...
O ARMA'nın Mecnun'un Leyla'sına duyduğu aşk ile sevildiğini bilmez onlar...
Onlar sadece BÜYÜK GÜÇ'ü sevmekle meşguldürler...
Bu noktada Hz Peygamber'in şu sözleri geliyor aklıma:
"İnsanların namaz ve abdestleri sizi kandırmasın, insanların nasıl bir kişiliğe sahip olduklarını anlamak için onların para ile olan ilişkilerine bakınız!"
Şimdi ARMA düşmanlarının para ile olan ilişkilerine bir bakın bakalım...
***
BÜYÜK GÜÇ sahileri için AKP kongresindeki BÜYÜK GÜÇ sloganı bir işaret gibiydi adeta...
Artık BÜYÜK GÜÇ'ün zamanı geldi.
Büyük Güç ile zayıfları ezin ezebildiğiniz kadar...
Çıkın tepelerine tepinin ha tepinin...
Bu gün Kasımpaşa Futsol takımının başında bulunan Büyük Güç sahipleri bunu net bir şekilde ortaya koydular...
Yeni logoyu benimsetebilmek için biz ARMA sevdalılarının hayal bile kuramayacakları kadar çok paralar harcayarak reklam yaptılar...
1 Milyon civarında yeni logolu promosyon ürünü yaptırıp dağıttılar ve dağıtmaya devam edecekler...
Maksatları ellerindeki Büyük Güç sayesinde beyinleri yıkamak ARMA'yı yüreklerden silip beyinlere LOGOyu yerleştirmek...
***
ARMA Sevdalılarının elindeki tek güç ise, sevdaları...
Sevda...
Hani bir türkü de denir ya:
Sevmek Tanrı'nın adı demek...
Evet aynen öyledir...
Sevmek Allah'ın adıdır...
Sevda, Aşk Allah'ın en sevdiği duygulardır...
Ve şunu da herkes bilmeli ki;
Bize göre,
Yani gerçekten iman edenlere göre,
TEK BÜYÜK GÜÇ ALLAH'tır..
Biz sevdamızla Allah'a sığındık...
O en BÜYÜK GÜÇ'tür...
Kendilerini büyük güç olarak gören firavunları, Ebu Cehil'leri helak ettiği gibi,
Sevdaya kafa tutan Büyük Güç sahiplerini de helak etmeye muktedir olan en BÜYÜK GÜÇ her zaman mazlumun yanındadır..
***
Zaman geçtikçe ARMA düşmanlarının galibiyet süreci işliyor...
Eylem yapılmadıkça LOGO'yu benimseyenlerin sayısı artıyor...
ARMA sevdalılarının başında bulunanlar sessiz kaldıkça zaman ARMA'nın aleyhinde işliyor...
Gazanfer Bilge'nin kemikleri sızlıyor...
Bu ARMA'yı 91 yıldır yaşatanların kemikleri sızlıyor...
Gözlerinden yaşlar akıyor ARMA sevdalılarının...
Halen susacakmıyız...
Halen suskunları mı oynayacağız...
Geçen zaman içinde şunu net bir şekilde anladık....
EYLEM YOKSA ARMA DA YOK!
BÜYÜK GÜÇ...
Nedir bu BÜYÜK GÜÇ!?.
En başta %50'dir bu büyük güç...
Sonra Arap Ülkeleri ile birlikte 2001 ve 2002 yıllarında aynı anda ABD ve İngiltere desteğiyle kurulan Türkiye'deki adı Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) olan Arap ülkelerindeki adı Adalet ve Kalkınma Hareketi olan örgüttür büyük güç...
Yandaş medyadır...
Yeni dönemin zengin zümresidir...
***
Bu büyük güçlerden birisi de Bugün Kasımpaşa Spor Kulübü Futbol takımının başındadır.
Başta medyadaki büyük güç Turgay Ciner ve ekonomik büyük güçlerden cemaatçi İhsan Kalkavan olmak üzere zengin zümreden oluşmuş bir büyük güç...
AKP desteğiyle Kasımpaşa Futbol Takımı'nı satın aldılar ve istedikleri gibi at oynatmaya devam ediyorlar...
Bu büyük güç için hiç bir manevi değer yoktur...
ARMA sevgisi nedir bilmezler...
Takım sevgisi nedir bilmezler...
Renklere duyulan aşk nedir bilmezler...
"Tek güç paradır" derler ve o an akıllarından ne geçerse onu yaparlar...
Bunlar Suudi Arabistan gibi ABD'ye teslim olmuş ülkelerdeki altın tuvalete sıçan zengin zümrelerle aynıdırlar...
Biz burada Filistin'de yahudi esareti altında yaşayan din kardeşimiz için 5'er lira toplayıp yardım yapma telaşında iken BÜYÜK GÜÇ sahibi zengin Araplar Filistin üzerinden tatil için uçarken uçaklarındaki altın tuvaletlerine işemekle meşguldürler. Aşağıda Yahudi'nin kuşatması altında kalan Filistinli çocuk onların zerre kadar umurunda olmaz....
***
Şu an Kasımpaşa Futbol Takımı'nın başındakiler de aynı bu düşünceler içindeler...
"Ötesi berisi ARMA ne olacak, neden bu kadar gürültü yapıyorsunuz" diyerek bu zengin zümreye destek olanlarda var tabii...
Onlar o ARMA'nın içinde nelerin saklandığını bilmezler...
O ARMA'nın Mecnun'un Leyla'sına duyduğu aşk ile sevildiğini bilmez onlar...
Onlar sadece BÜYÜK GÜÇ'ü sevmekle meşguldürler...
Bu noktada Hz Peygamber'in şu sözleri geliyor aklıma:
"İnsanların namaz ve abdestleri sizi kandırmasın, insanların nasıl bir kişiliğe sahip olduklarını anlamak için onların para ile olan ilişkilerine bakınız!"
Şimdi ARMA düşmanlarının para ile olan ilişkilerine bir bakın bakalım...
***
BÜYÜK GÜÇ sahileri için AKP kongresindeki BÜYÜK GÜÇ sloganı bir işaret gibiydi adeta...
Artık BÜYÜK GÜÇ'ün zamanı geldi.
Büyük Güç ile zayıfları ezin ezebildiğiniz kadar...
Çıkın tepelerine tepinin ha tepinin...
Bu gün Kasımpaşa Futsol takımının başında bulunan Büyük Güç sahipleri bunu net bir şekilde ortaya koydular...
Yeni logoyu benimsetebilmek için biz ARMA sevdalılarının hayal bile kuramayacakları kadar çok paralar harcayarak reklam yaptılar...
1 Milyon civarında yeni logolu promosyon ürünü yaptırıp dağıttılar ve dağıtmaya devam edecekler...
Maksatları ellerindeki Büyük Güç sayesinde beyinleri yıkamak ARMA'yı yüreklerden silip beyinlere LOGOyu yerleştirmek...
***
ARMA Sevdalılarının elindeki tek güç ise, sevdaları...
Sevda...
Hani bir türkü de denir ya:
Sevmek Tanrı'nın adı demek...
Evet aynen öyledir...
Sevmek Allah'ın adıdır...
Sevda, Aşk Allah'ın en sevdiği duygulardır...
Ve şunu da herkes bilmeli ki;
Bize göre,
Yani gerçekten iman edenlere göre,
TEK BÜYÜK GÜÇ ALLAH'tır..
Biz sevdamızla Allah'a sığındık...
O en BÜYÜK GÜÇ'tür...
Kendilerini büyük güç olarak gören firavunları, Ebu Cehil'leri helak ettiği gibi,
Sevdaya kafa tutan Büyük Güç sahiplerini de helak etmeye muktedir olan en BÜYÜK GÜÇ her zaman mazlumun yanındadır..
***
Zaman geçtikçe ARMA düşmanlarının galibiyet süreci işliyor...
Eylem yapılmadıkça LOGO'yu benimseyenlerin sayısı artıyor...
ARMA sevdalılarının başında bulunanlar sessiz kaldıkça zaman ARMA'nın aleyhinde işliyor...
Gazanfer Bilge'nin kemikleri sızlıyor...
Bu ARMA'yı 91 yıldır yaşatanların kemikleri sızlıyor...
Gözlerinden yaşlar akıyor ARMA sevdalılarının...
Halen susacakmıyız...
Halen suskunları mı oynayacağız...
Geçen zaman içinde şunu net bir şekilde anladık....
EYLEM YOKSA ARMA DA YOK!
11 Ekim 2012 Perşembe
Sevgi eylem gerektirir!
Söyleyen güzel söylemiş...
SEVGİ EYLEM GEREKTİRİR!
ARMA'sı elinden çalınan Kasımpaşa taraftarı bugüne kadar sessizce protestosunu yaptı. Maçları boykot kararı taraftarın büyük kesimi tarafından uygulandı ve Kasımpaşa tribünleri boş kaldı. Kasımpaşa'nın yeni zengin zümreden oluşan ARMA düşmanı yönetimi dağıttığı bedava bilet ve kombinelerle tribünlere yeni bir ses getireceğini umdu ancak olmadı. Tribünde taraftar değil sadece yönetimin yandaşı olan ve bedava biletle maça giren SEYİRCİler vardı. Maçlara giren az sayıdaki taraftar da yönetimi istifaya davet etti. Takımın başarılı olduğu halde taraftarın neden yönetimi istifaya davet ettiğini anlamaya çalışan bazı spor yorumcuları da vardı. Biz de onları anlamaya çalışıyoruz. Yönetim İstifa diye bağıran taraftarın ARMA'nın gaspedilmesinden dolayı bu çağrıyı yaptığını bile anlamayacak kadar uzaylı olan yorumcuları anlamaya çalışıyoruz....
***
ARMA sevdalısı taraftarlar bugüne kadar pasif bir şekilde tepki gösterdi demiştik. Aslında bu sessiz bir direnişti. Zengin Zümre yönetimi çok büyük paralar harcayarak, ulusal medyaya boy boy ilanlar vererek, bilbooard reklamları yaparak ve Kasımpaşa'ya onbinlerce yeni logolu promosyon ürünü dağıtarak kendi logolarını benimsetmeye çalıştılar. Ancak bir kaç bilinçsiz Kasımpaşalı dışında kimse bu hamleyi yemedi. Dağıtılan onca promosyon ürünü ortadan kayboldu. Halen Kasımpaşa sokaklarında ARMA, LOGO'dan daha çok görülebiliyor. ARMA sevdalıları bu sessiz ama güçlü dirençle onların ilk hamlesini boşa çıkarmıştır.
***
Şimdi eylem zamanı gelmiştir...
Yaşadığı ülkede 100 yıla yakın bir tarihi bulunan, ARMA'sında AYYILDIZ taşımayı hakeden bir kaç kulüpten biri olma şerefine erişen Kasımpaşa'nın ARMA'sının gaspedildiğini bilmeyen yalaka medyaya gerçekleri göstermek için bir basın bülteni hazırlanarak, faks ve mail yoluyla göndermek eylem sürecinin ilk ayağı olmalı.
***
Eylem sürecinin ikince ayağında ise, sessiz bir yürüyüş olabilir. Tüm katılımcıların elinde bir ARMA taşıyacağı bu yürüyüş Kasımpaşa'dan başlayarak futbol takımını satın alan Turgay Ciner'in sahibi olduğu Habertürk gazetesine kadar sürebilir. Bu yürüyüş sessiz olmalı, hatta herkes ağzına birer siyah bant yapıştırarak eylemi daha anlamlı kılabilirler.
***
Eylem sürecinin üçüncü ayağında ise, Galatasaray ya da Taksim Meydanı'nda bir basın açıklaması olabilir. Basın açıklamasında ARMA gerçeği (eğer haber yapmaya güçleri yeterse) tv ve gazeteler sayesinde tüm ülkeye uygun bir dille anlatılmalıdır. Kamuoyu bu konuda bilgilendirilmelidir.
***
Eylem sürecinin dördüncü ayağında her zaman her yerde Kasımpaşalılığı ile övünen sayın Başbakan'a binlerce imzalı bir dilekçe gönderilebilir. Kızılay Meydanı ve Taksim Meydanı'nda kurulacak standlarda topalanan imzalar eşliğinde yazılan dilekçe yine Galatasaray'da bulunan PTT idaresinden topluca gönderilebilir.
***
Eylem sürecinin son aşamasında ise, tüm bu yapılanlardan sonuç alınamazsa Kızılay Meydanı'nda bir açlık grevi başlatılabilir. Açlık grevi en son aşamadır ve sonuç alınıncaya kadar devam etmelidir.
***
Eylem sürecinde en önemli etken Kasımpaşa taraftarının bu güne kadar sürdürdüğü sağduyulu tavranın devam etmesidir. Demokratik haklarını kullanarak sevdasına yapılan saldırıyı bertaraf ederek ARMA'sını geri almaya çalışırken, gereksiz taşkınlıklarla haklı iken haksız duruma düşmemelidirler. Unutmamak gerekir ki, şiddet sadece akıl olarak yetersiz kalanların başvuracağı bir yöntemdir. Kasımpaşa taraftarı, ARMA sevdalısı Kasımpaşa taraftarı ARMA'sını koruyacak akıl ve yüreğe sahiptir. Aklı ve yüreğindeki sevda ateşiyle çıktığı bu kutlu mücadelede elbet zafere uzanan taraf olacaktır...
SEVGİ EYLEM GEREKTİRİR!
ARMA'sı elinden çalınan Kasımpaşa taraftarı bugüne kadar sessizce protestosunu yaptı. Maçları boykot kararı taraftarın büyük kesimi tarafından uygulandı ve Kasımpaşa tribünleri boş kaldı. Kasımpaşa'nın yeni zengin zümreden oluşan ARMA düşmanı yönetimi dağıttığı bedava bilet ve kombinelerle tribünlere yeni bir ses getireceğini umdu ancak olmadı. Tribünde taraftar değil sadece yönetimin yandaşı olan ve bedava biletle maça giren SEYİRCİler vardı. Maçlara giren az sayıdaki taraftar da yönetimi istifaya davet etti. Takımın başarılı olduğu halde taraftarın neden yönetimi istifaya davet ettiğini anlamaya çalışan bazı spor yorumcuları da vardı. Biz de onları anlamaya çalışıyoruz. Yönetim İstifa diye bağıran taraftarın ARMA'nın gaspedilmesinden dolayı bu çağrıyı yaptığını bile anlamayacak kadar uzaylı olan yorumcuları anlamaya çalışıyoruz....
***
ARMA sevdalısı taraftarlar bugüne kadar pasif bir şekilde tepki gösterdi demiştik. Aslında bu sessiz bir direnişti. Zengin Zümre yönetimi çok büyük paralar harcayarak, ulusal medyaya boy boy ilanlar vererek, bilbooard reklamları yaparak ve Kasımpaşa'ya onbinlerce yeni logolu promosyon ürünü dağıtarak kendi logolarını benimsetmeye çalıştılar. Ancak bir kaç bilinçsiz Kasımpaşalı dışında kimse bu hamleyi yemedi. Dağıtılan onca promosyon ürünü ortadan kayboldu. Halen Kasımpaşa sokaklarında ARMA, LOGO'dan daha çok görülebiliyor. ARMA sevdalıları bu sessiz ama güçlü dirençle onların ilk hamlesini boşa çıkarmıştır.
***
Şimdi eylem zamanı gelmiştir...
Yaşadığı ülkede 100 yıla yakın bir tarihi bulunan, ARMA'sında AYYILDIZ taşımayı hakeden bir kaç kulüpten biri olma şerefine erişen Kasımpaşa'nın ARMA'sının gaspedildiğini bilmeyen yalaka medyaya gerçekleri göstermek için bir basın bülteni hazırlanarak, faks ve mail yoluyla göndermek eylem sürecinin ilk ayağı olmalı.
***
Eylem sürecinin ikince ayağında ise, sessiz bir yürüyüş olabilir. Tüm katılımcıların elinde bir ARMA taşıyacağı bu yürüyüş Kasımpaşa'dan başlayarak futbol takımını satın alan Turgay Ciner'in sahibi olduğu Habertürk gazetesine kadar sürebilir. Bu yürüyüş sessiz olmalı, hatta herkes ağzına birer siyah bant yapıştırarak eylemi daha anlamlı kılabilirler.
***
Eylem sürecinin üçüncü ayağında ise, Galatasaray ya da Taksim Meydanı'nda bir basın açıklaması olabilir. Basın açıklamasında ARMA gerçeği (eğer haber yapmaya güçleri yeterse) tv ve gazeteler sayesinde tüm ülkeye uygun bir dille anlatılmalıdır. Kamuoyu bu konuda bilgilendirilmelidir.
***
Eylem sürecinin dördüncü ayağında her zaman her yerde Kasımpaşalılığı ile övünen sayın Başbakan'a binlerce imzalı bir dilekçe gönderilebilir. Kızılay Meydanı ve Taksim Meydanı'nda kurulacak standlarda topalanan imzalar eşliğinde yazılan dilekçe yine Galatasaray'da bulunan PTT idaresinden topluca gönderilebilir.
***
Eylem sürecinin son aşamasında ise, tüm bu yapılanlardan sonuç alınamazsa Kızılay Meydanı'nda bir açlık grevi başlatılabilir. Açlık grevi en son aşamadır ve sonuç alınıncaya kadar devam etmelidir.
***
Eylem sürecinde en önemli etken Kasımpaşa taraftarının bu güne kadar sürdürdüğü sağduyulu tavranın devam etmesidir. Demokratik haklarını kullanarak sevdasına yapılan saldırıyı bertaraf ederek ARMA'sını geri almaya çalışırken, gereksiz taşkınlıklarla haklı iken haksız duruma düşmemelidirler. Unutmamak gerekir ki, şiddet sadece akıl olarak yetersiz kalanların başvuracağı bir yöntemdir. Kasımpaşa taraftarı, ARMA sevdalısı Kasımpaşa taraftarı ARMA'sını koruyacak akıl ve yüreğe sahiptir. Aklı ve yüreğindeki sevda ateşiyle çıktığı bu kutlu mücadelede elbet zafere uzanan taraf olacaktır...
4 Ekim 2012 Perşembe
Kasımpaşalı bedava bilet değil, ARMA'sını istiyor...
www.semtaski.com adlı sitenin facebook sayfasında Kasımpaşa Spor Kulübü Derneği Asbaşkanı Murat Dilme'nin twitter üzerinden yaptığı açıklamayı tüm Kasımpaşalılar okudular. Verilen habere göre Murat Dilme futbol takımında uygulanan logo değişikliği konusunda bizler gibi düşünüyor. ARMA'nın yeni logo ile değiştirilemeyeceğini belirtiyor açıklamasında. Bu sözler ARMA sevdalısı Kasımpaşa taraftarını az da olsa umutlandırdı. Ancak ben bu tür açıklamaların daha somut bir şekilde yapılmadığı sürece bir umut vesilesi olamayacağını düşünüyorum.
***
Sayın Murat Dilme bir gurup taraftarın bedava bilet verilmediği için yönetim aleyhinde tezahüratlarda bulunduğunu ve yönetimi istifaya davet ettiklerini belirtiyor. Bundan dolayı da haklı olarak serzenişte bulunuyor Murat Dilme. Eğer durum gerçekten öyleyse haklıdır. Ancak Murat Dilme'nin şu gerçeği de görmesi gerekmektedir. Şu an ARMA'nın kaldırılmasını protesto eden önemli bir kitle vardır. Yeni yönetim adına yapılan açıklamada "BJK bizim için AŞK, Kasımpaşa ise İŞ'tir" şeklinde sözler sarfedenleri protesto ederek maçlara girmeyen büyük bir gurup vardır. Bu insanlar bedava bilet verilmemesini değil ARMA'nın o şanlı formadan ÇALINMASINI protesto etmektedirler. Süper Lig'de rakibimiz olan bir takımı aşk ile seven Kasımpaşa'yı da para kazanacakları bir şirket olarak gören zihniyeti protesto etmektedirler. Acaba Murat Dilme zengin zümrenin bu sözleri hakkında ne düşünmektedir? Bir Kasımpaşalı olarak bu zengin zümrenin Kasımpaşa taraftarlarını bu denli küçük düşürmesi hiç mi zoruna gitmemiştir!?
***
Murat Dilme twitter üzerinden yaptığı açıklamaların bir bölümünde, "Taraftar ARMA konusunda haklıdır. Ben de sonuna kadar onlarla beraberim, ancak buradan yazamayacağım şeyler var" derken acaba neyi kastetmektedir!? Dünyanın hiçbir yerinde neredeyse bir asırlık bir takımın ARMA'sı bir oldu bittiyle değiştirilemez. Bu oldu bitti konusunda Murat Dilme'nin yazamayacağı, konuşamayacağı şeyler nelerdir!? Kasımpaşa ARMA'sı kimlere neden rahatsız etmiştir!? "Yönetim İstifa" şeklinde slogan atan taraftarı eleştirirken ARMA için gözyaşı döken, sevdalı olduğu takımın maçlarına gitmeme kararı alan gerçek taraftarın ne zaman yanında olacaklar!?
***
"Söz uçar yazı kalır"
Atalarımızın bu sözü tamda bu konu için söylenmiş gibi duruyor karşımızda. Murat Dilme'nin açıklamaları hepimizi umutlandırmıştır. Ancak bu açıklamaların sözde kalmaması gerekmektedir. Taraftarın MÜŞTERİ kulüplerin ise, ŞİRKET haline gelmeye başladığı bu günlerde gerçek ARMA sevdalılarının sesine kulak verilmeli. Murat Dilme bu açıklamalarından sonra taraftarın sözcüsü olmalı ve yönetim içinde bir cephe açmalıdır.
***
Artık eylem zamanı gelmiştir!
Murat Dilme'nin bu açıklamaları bana artık eylem zamanının geldiği sinyalini vermektedir. ARMA sevdalıları demokratik haklarını kullanarak demokrasi kuralları çerçevesinde eylemlerine başlamalıdırlar. Eylem olmadığı sürece ARMA konusu sürüncemede kalacaktır. Tribünlere girmeyerek protesto yapan gerçek ARMA sevdalıları artık bu eylemlerini daha çok ses getirecek bir hale getirmelidirler. Neler yapılabileceği konusunda bir toplantı yapılmalı ve bir an önce eylem planı hazırlanmalıdır. Yapılacak böyle bir toplantıya bizzat katılarak görüşlerimi belirtmek ve destek olmak isterim. Gerçek ARMA sevdalıları yeterince sabretmiş ve sağduyusunu göstermiştir. Bu noktadan sonra sesimiz daha gür çıkmalı ve birilerini rahatsız etmelidir.
***
Sayın Murat Dilme bir gurup taraftarın bedava bilet verilmediği için yönetim aleyhinde tezahüratlarda bulunduğunu ve yönetimi istifaya davet ettiklerini belirtiyor. Bundan dolayı da haklı olarak serzenişte bulunuyor Murat Dilme. Eğer durum gerçekten öyleyse haklıdır. Ancak Murat Dilme'nin şu gerçeği de görmesi gerekmektedir. Şu an ARMA'nın kaldırılmasını protesto eden önemli bir kitle vardır. Yeni yönetim adına yapılan açıklamada "BJK bizim için AŞK, Kasımpaşa ise İŞ'tir" şeklinde sözler sarfedenleri protesto ederek maçlara girmeyen büyük bir gurup vardır. Bu insanlar bedava bilet verilmemesini değil ARMA'nın o şanlı formadan ÇALINMASINI protesto etmektedirler. Süper Lig'de rakibimiz olan bir takımı aşk ile seven Kasımpaşa'yı da para kazanacakları bir şirket olarak gören zihniyeti protesto etmektedirler. Acaba Murat Dilme zengin zümrenin bu sözleri hakkında ne düşünmektedir? Bir Kasımpaşalı olarak bu zengin zümrenin Kasımpaşa taraftarlarını bu denli küçük düşürmesi hiç mi zoruna gitmemiştir!?
***
Murat Dilme twitter üzerinden yaptığı açıklamaların bir bölümünde, "Taraftar ARMA konusunda haklıdır. Ben de sonuna kadar onlarla beraberim, ancak buradan yazamayacağım şeyler var" derken acaba neyi kastetmektedir!? Dünyanın hiçbir yerinde neredeyse bir asırlık bir takımın ARMA'sı bir oldu bittiyle değiştirilemez. Bu oldu bitti konusunda Murat Dilme'nin yazamayacağı, konuşamayacağı şeyler nelerdir!? Kasımpaşa ARMA'sı kimlere neden rahatsız etmiştir!? "Yönetim İstifa" şeklinde slogan atan taraftarı eleştirirken ARMA için gözyaşı döken, sevdalı olduğu takımın maçlarına gitmeme kararı alan gerçek taraftarın ne zaman yanında olacaklar!?
***
"Söz uçar yazı kalır"
Atalarımızın bu sözü tamda bu konu için söylenmiş gibi duruyor karşımızda. Murat Dilme'nin açıklamaları hepimizi umutlandırmıştır. Ancak bu açıklamaların sözde kalmaması gerekmektedir. Taraftarın MÜŞTERİ kulüplerin ise, ŞİRKET haline gelmeye başladığı bu günlerde gerçek ARMA sevdalılarının sesine kulak verilmeli. Murat Dilme bu açıklamalarından sonra taraftarın sözcüsü olmalı ve yönetim içinde bir cephe açmalıdır.
***
Artık eylem zamanı gelmiştir!
Murat Dilme'nin bu açıklamaları bana artık eylem zamanının geldiği sinyalini vermektedir. ARMA sevdalıları demokratik haklarını kullanarak demokrasi kuralları çerçevesinde eylemlerine başlamalıdırlar. Eylem olmadığı sürece ARMA konusu sürüncemede kalacaktır. Tribünlere girmeyerek protesto yapan gerçek ARMA sevdalıları artık bu eylemlerini daha çok ses getirecek bir hale getirmelidirler. Neler yapılabileceği konusunda bir toplantı yapılmalı ve bir an önce eylem planı hazırlanmalıdır. Yapılacak böyle bir toplantıya bizzat katılarak görüşlerimi belirtmek ve destek olmak isterim. Gerçek ARMA sevdalıları yeterince sabretmiş ve sağduyusunu göstermiştir. Bu noktadan sonra sesimiz daha gür çıkmalı ve birilerini rahatsız etmelidir.
2 Ekim 2012 Salı
Isparta'nın "ESES"i Emrespor...
Eskişehirsporlu olmak...
Eskişehirspor sevdalısı olmak...
İşte bu duygu bizler için, yani ESES sevdalıları için tarif edilemez bir gurur kaynağıdır...
Gün geçmiyor ki, bu sevdanın yeni bir öyküsü çıkmasın ortaya...
Gün geçmiyor ki, 1965'te doğan bu güneşin ülkenin en ücra memleketlerinden birinde yaktığı yüreklerin bir anısı çıkmasın ortaya...
Biz Eskişehirspor sevdalıları hiçbir zaman bugünün taraftarı olamadık...
Bundan sonra da olmayız zaten...
Sonsuza kadar sevdamızı tanımakla geçecek ömrümüz...
Her gün yeniden tanıyacağız....
Her gün yeni bir ESES öyküsü dinleyeceğiz...
***
İşte bugün sizlerle böyle bir öykü paylaşmak istiyorum.
Yıl 1965...
Eskişehir'de merhum Dr. Aziz Bolel ve arkadaşları hararetli toplantılar yaparlar...
Son toplantı da kesin karar çıkar...
Bolel ve arkadaşları Türk Futbol Tarihi'ne bir DEVRİM HAREKETİ olarak geçecek olan tarihi karara imza atarlar...
"Eskişehir'de bir fabrika kurar gibi Eskişehirspor'u kuracağız" diyen Aziz Bolel üç takımın birleşmesiyle kurulan Eskişehirspor'un ilk başkanı olur....
Kurulduğu yıl bu devrim hareketini herkese hissettirir....
Bırakın ülke futbol tarihini, "Dünya'da kurulduğu yıl 1. Lig'e çıkan iki takımdan biri" olarak dünya futbol tarihine adını yazdırır...
İşte bu kuruluş sırasında ülkemizin her yerinde Eskişehirspor'u örnek alan kulüpler kurulur...
Bugün adı Süper Lig olarak değiştirilen 1. Lig'te Ankara, İstanbul ve İzmir illeri dışında mücadele eden ilk kent takımı olur Eskişehirspor...
***
Eskişehirspor bu devrim rüzgarının tüm ülkeyi sardığından o yıllarda habersizdir...
Bizler bile aradan geçen onca yıla rağmen halen o rüzgar ülkenin her karış toprağındaki esintilerini yeni yeni öğrenebiliyoruz...
Yine yıl 1965'tir...
Eskişehirspor'un kurulmasından ilham alan ve Isparta'da yaşayan bir gurup Eskişehirli genç yaşadıkları mahallede bir takım kurarlar. Emre Mahallesi'nde yaşayan bu gençler takıma mahallenin adını verirler Emrespor. Renkleri Siyah - Kırmızı'dır. Arması da Eskişehirspor armasına çok benzeyen bir armadır. Onlar da takımlarına kısaca "ESES" derler...
Emrespor uzun yıllar amatör kümelerde mücadele ederler...
Büyük maddi zorluklara rağmen ayakta kalmayı başarır ve geçtiğimiz sezon çok büyük bir başarı kazanarak 3. Lig'e yükselir...
İlk kez katıldığı Türkiye Kupası'nda uzatmalarda yediği bir gol ile Gaziantepspor'a 1-0 yenilerek ilk turda elendiler...
***
Öğrenebildiğimiz kadarıyla Emrespor'un öyküsünü sizlerle paylaşmak istedim.
Umarım bu öyküyü biz ESES sevdalılarıyla birlikte Eskişehirspor yönetimi de okur ve Emrespor'a sahip çıkarlar...
Eskişehirspor için bulunmaz bir fırsattır bu...
Her ne kadar umutsuz da olsam böyle bir beklenti içine girmeden edemiyorum.
Milan zırvasının ardından Eskişehirspor yönetiminin Isparta'ya kadar gidip bu güzel insanlarla tanışarak en azından bir işbirliği anlaşması yapabileceklerine pek kanaat getiremiyorum. Umarım biz yanılırız...
Umarım Halil Ünal bizi yanıltır ve Emrespor'a sahip çıkarlar...
Emrespor'a sahip çıkmak Eskişehirspor'un geleceğine sahip çıkmak olacaktır...
Eskişehirspor'u kuran ruh ile Emrespor'u kuran ruh aynı ruhtur...
En azından bay Zafer Tüzün kiralanan mercedesler ile antrenman sahaları arasında cirit atacağına Isparta'ya gidiversin de Emrespor'un yöneticileri ile bir tanışıversin...
Bize bu da yeter...
Eğer yönetim bunu yapamayacaksa "Bu taraftar Isparta'ya da gider"...
Eskişehirspor sevdalısı olmak...
İşte bu duygu bizler için, yani ESES sevdalıları için tarif edilemez bir gurur kaynağıdır...
Gün geçmiyor ki, bu sevdanın yeni bir öyküsü çıkmasın ortaya...
Gün geçmiyor ki, 1965'te doğan bu güneşin ülkenin en ücra memleketlerinden birinde yaktığı yüreklerin bir anısı çıkmasın ortaya...
Biz Eskişehirspor sevdalıları hiçbir zaman bugünün taraftarı olamadık...
Bundan sonra da olmayız zaten...
Sonsuza kadar sevdamızı tanımakla geçecek ömrümüz...
Her gün yeniden tanıyacağız....
Her gün yeni bir ESES öyküsü dinleyeceğiz...
***
İşte bugün sizlerle böyle bir öykü paylaşmak istiyorum.
Yıl 1965...
Eskişehir'de merhum Dr. Aziz Bolel ve arkadaşları hararetli toplantılar yaparlar...
Son toplantı da kesin karar çıkar...
Bolel ve arkadaşları Türk Futbol Tarihi'ne bir DEVRİM HAREKETİ olarak geçecek olan tarihi karara imza atarlar...
"Eskişehir'de bir fabrika kurar gibi Eskişehirspor'u kuracağız" diyen Aziz Bolel üç takımın birleşmesiyle kurulan Eskişehirspor'un ilk başkanı olur....
Kurulduğu yıl bu devrim hareketini herkese hissettirir....
Bırakın ülke futbol tarihini, "Dünya'da kurulduğu yıl 1. Lig'e çıkan iki takımdan biri" olarak dünya futbol tarihine adını yazdırır...
İşte bu kuruluş sırasında ülkemizin her yerinde Eskişehirspor'u örnek alan kulüpler kurulur...
Bugün adı Süper Lig olarak değiştirilen 1. Lig'te Ankara, İstanbul ve İzmir illeri dışında mücadele eden ilk kent takımı olur Eskişehirspor...
***
Eskişehirspor bu devrim rüzgarının tüm ülkeyi sardığından o yıllarda habersizdir...
Bizler bile aradan geçen onca yıla rağmen halen o rüzgar ülkenin her karış toprağındaki esintilerini yeni yeni öğrenebiliyoruz...
Yine yıl 1965'tir...
Eskişehirspor'un kurulmasından ilham alan ve Isparta'da yaşayan bir gurup Eskişehirli genç yaşadıkları mahallede bir takım kurarlar. Emre Mahallesi'nde yaşayan bu gençler takıma mahallenin adını verirler Emrespor. Renkleri Siyah - Kırmızı'dır. Arması da Eskişehirspor armasına çok benzeyen bir armadır. Onlar da takımlarına kısaca "ESES" derler...
Emrespor uzun yıllar amatör kümelerde mücadele ederler...
Büyük maddi zorluklara rağmen ayakta kalmayı başarır ve geçtiğimiz sezon çok büyük bir başarı kazanarak 3. Lig'e yükselir...
İlk kez katıldığı Türkiye Kupası'nda uzatmalarda yediği bir gol ile Gaziantepspor'a 1-0 yenilerek ilk turda elendiler...
***
Öğrenebildiğimiz kadarıyla Emrespor'un öyküsünü sizlerle paylaşmak istedim.
Umarım bu öyküyü biz ESES sevdalılarıyla birlikte Eskişehirspor yönetimi de okur ve Emrespor'a sahip çıkarlar...
Eskişehirspor için bulunmaz bir fırsattır bu...
Her ne kadar umutsuz da olsam böyle bir beklenti içine girmeden edemiyorum.
Milan zırvasının ardından Eskişehirspor yönetiminin Isparta'ya kadar gidip bu güzel insanlarla tanışarak en azından bir işbirliği anlaşması yapabileceklerine pek kanaat getiremiyorum. Umarım biz yanılırız...
Umarım Halil Ünal bizi yanıltır ve Emrespor'a sahip çıkarlar...
Emrespor'a sahip çıkmak Eskişehirspor'un geleceğine sahip çıkmak olacaktır...
Eskişehirspor'u kuran ruh ile Emrespor'u kuran ruh aynı ruhtur...
En azından bay Zafer Tüzün kiralanan mercedesler ile antrenman sahaları arasında cirit atacağına Isparta'ya gidiversin de Emrespor'un yöneticileri ile bir tanışıversin...
Bize bu da yeter...
Eğer yönetim bunu yapamayacaksa "Bu taraftar Isparta'ya da gider"...
Etiketler:
arma,
Aziz Bolel,
Emre,
Emrespor,
EsEs,
Halil Ünal,
Isparta,
Spor,
yönetim
23 Eylül 2012 Pazar
Bir "KASIMPAŞALI" aranıyor...
Şu an çok ihtiyacımız var...
Bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Özü sözü bir...
Kasımpaşalı olmaktan her zaman gurur duymuş bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Burada doğmasa da burada doymuş...
Burada büyümüş...
Burada "ADAM" olmuş...
Buraların çamuruna bulanmış...
Semtin tozunu yutmuş...
Kızılay Meydanı'ndaki çeşmenin suyunu içmiş bir Kasımpaşalı arıyoruz...
***
Şu an gerçekten çok ihtiyacımız var...
Belki şimdiye kadar hiç olmadığı kadar ihtiyacımız var...
Hani öyle bir andayız ki;
Adına yapılan stadı alsınlar bizden...
Hatta Süper Lig'den de düşürsünler...
Hatta üzerimizdeki gölgesini de alsınlar o "Paşalı"nın
Hiç bir şey istemiyoruz...
Evvelden de istemedik zaten...
Ama şimdi, şimdi o Kasımpaşalı'dan bir tek isteğimiz olacak...
Bu isteğimizi yerine getirmek onun için çok kolay...
İki dudağının arasında...
***
Bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Bir zamanlar sokaklarında simit satmış olmaktan gurur duyan bir Kasımpaşalı...
Bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Bir zamanlar, top koşturduğu sahalarda giydiği formadaki ARMA'ya sevdalı bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Bir Kasımpaşalı'nın ARMA için döktüğü gözyaşlarını en iyi anlayacak bir Kasımpaşalı...
Bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Bir zamanlar kaldırımlarında oturup, rahmetli Yoğurtçu Mehmet amcanın biriktirdiği kaymakların tadını almış bir Kasımpaşalı....
Bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Semtinin insanının kendisine olan sevginin karşılığını, bir cümle ile ödeyecek bir Kasımpaşalı...
***
Evet doğru tahmin ettiniz...
O Kasımpaşalı şu an bu ülkenin Başbakanı...
Çıksa dese ki, "Ayıptır yahu 90 yıllık ARMA şimdi LOGO olur mu!?"
O an her şey bitecek...
Dökülen gözyaşları dinecek...
Sevdaya saplanan hançer yerinden çıkacak...
ARMA'ya LOGO diyen densizler, belki köşe bucak sinecekler...
BJK'yi aşk, Kasımpaşa'yı iş olarak gören zengin zümre iflas edip yol alacaklar...
***
Kısa bir süre önce buralardaydı o Kasımpaşalı...
Belki yine buralarda bir yerlerdedir.
Buralarda olmasa da semtini bu kadar çabuk unutacak kadar vefasız değildir...
Sırf o Kasımpaşalı diye,
Bir çok Kasımpşalı kendi partisini terkedip sırf onun hatırına AKP'li olmadı mı!?
O başbakan olsun diye, bir çok Kasımpaşalı geceli gündüzlü çalışmadı mı!?
Şimdi sıra onda...
Kasımpaşalı şimdi onu arıyor...
Gelmese de semtine, uzaktan ses versin yeter!
Bir cümle söylese yeter uzaklardan...
***
Çok bir şey istemiyoruz sayın Başbakan...
Elinizde tuttuğunuz formamızdaki ARMA'yı çalanlardan ARMAmızı geri almanızı istiyoruz...
Hepsi bu!
Bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Özü sözü bir...
Kasımpaşalı olmaktan her zaman gurur duymuş bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Burada doğmasa da burada doymuş...
Burada büyümüş...
Burada "ADAM" olmuş...
Buraların çamuruna bulanmış...
Semtin tozunu yutmuş...
Kızılay Meydanı'ndaki çeşmenin suyunu içmiş bir Kasımpaşalı arıyoruz...
***
Şu an gerçekten çok ihtiyacımız var...
Belki şimdiye kadar hiç olmadığı kadar ihtiyacımız var...
Hani öyle bir andayız ki;
Adına yapılan stadı alsınlar bizden...
Hatta Süper Lig'den de düşürsünler...
Hatta üzerimizdeki gölgesini de alsınlar o "Paşalı"nın
Hiç bir şey istemiyoruz...
Evvelden de istemedik zaten...
Ama şimdi, şimdi o Kasımpaşalı'dan bir tek isteğimiz olacak...
Bu isteğimizi yerine getirmek onun için çok kolay...
İki dudağının arasında...
***
Bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Bir zamanlar sokaklarında simit satmış olmaktan gurur duyan bir Kasımpaşalı...
Bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Bir zamanlar, top koşturduğu sahalarda giydiği formadaki ARMA'ya sevdalı bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Bir Kasımpaşalı'nın ARMA için döktüğü gözyaşlarını en iyi anlayacak bir Kasımpaşalı...
Bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Bir zamanlar kaldırımlarında oturup, rahmetli Yoğurtçu Mehmet amcanın biriktirdiği kaymakların tadını almış bir Kasımpaşalı....
Bir Kasımpaşalı arıyoruz...
Semtinin insanının kendisine olan sevginin karşılığını, bir cümle ile ödeyecek bir Kasımpaşalı...
***
Evet doğru tahmin ettiniz...
O Kasımpaşalı şu an bu ülkenin Başbakanı...
Çıksa dese ki, "Ayıptır yahu 90 yıllık ARMA şimdi LOGO olur mu!?"
O an her şey bitecek...
Dökülen gözyaşları dinecek...
Sevdaya saplanan hançer yerinden çıkacak...
ARMA'ya LOGO diyen densizler, belki köşe bucak sinecekler...
BJK'yi aşk, Kasımpaşa'yı iş olarak gören zengin zümre iflas edip yol alacaklar...
***
Kısa bir süre önce buralardaydı o Kasımpaşalı...
Belki yine buralarda bir yerlerdedir.
Buralarda olmasa da semtini bu kadar çabuk unutacak kadar vefasız değildir...
Sırf o Kasımpaşalı diye,
Bir çok Kasımpşalı kendi partisini terkedip sırf onun hatırına AKP'li olmadı mı!?
O başbakan olsun diye, bir çok Kasımpaşalı geceli gündüzlü çalışmadı mı!?
Şimdi sıra onda...
Kasımpaşalı şimdi onu arıyor...
Gelmese de semtine, uzaktan ses versin yeter!
Bir cümle söylese yeter uzaklardan...
***
Çok bir şey istemiyoruz sayın Başbakan...
Elinizde tuttuğunuz formamızdaki ARMA'yı çalanlardan ARMAmızı geri almanızı istiyoruz...
Hepsi bu!
20 Eylül 2012 Perşembe
Vitrinine Kasımpaşa LOGOsu asan PAŞALI'lar...
Kasımpaşa'nın futbol takımını ele geçiren zengin zümre ne hikmetse takımın yeni logosunu semt halkına kabullendirebilmek için neredeyse servet harcıyor. Yaptıkları açıklamalarda 1921 yılından bu yana kullanılan ARMA'nın yerine yeni bir LOGO yapılmasını basit bir değişim olarak vurgulayan yeni zengin zümre kendilerinin tabiriyle bu kadar basit bir değişim için büyük bir servet ve çaba harcıyor. Gazetelere tam sayfa ilanlar veriliyor, bilboard reklamları tüm caddelerde boy gösteriyor. Bunlar yetmezmiş gibi , bir de semt halkına çeşitli promosyonlar dağıtılıyor.
***
Dağıtılan promosyonlar yeni LOGO'nun halka kabullendirilmesini amaçlıyor. Ancak bu oyun pek tutmadı. Kasımpaşa'da çok az sayıda esnaf dağıtılan bu promosyon ürünlerinden olan flamaları vitrinlerine asmışlar. Belli ki asan bu kişilere ya vitrine asmaları için tenbihlenmişler, ya da cemaat ya da AKP yandaşı olan bu esnaf bilinçli olarak flamayı vitrinlerine asmışlar. Bu sabah flama asan esnaflardan biri olan bir börekçi dükkanına girdim. 2 Adet peynirli poğaça istedim ve arkasından ekledim: "Buradan son kez alış veriş ediyorum. Kasımpaşa'nın ARMA'sını değiştirip yerine konulan bu LOGO sizin vitrininizde durduğu sürecede buradan alış veriş etmeyeceğim ve edenleri de uyaracağım"
***
Börekçi dükkanının sahibi LOGO'lu flamayı bugün indireceklerini söyledi. Yarın bakacağız. İndirilmiş ise, iki adat daha peynirli poğaça alacağız. Yok indirilmemişse başka bir yerden poğaça alıp o dükkanın önünde dikilerek poğaçalarımızı afiyetle yiyeceğiz. "Ne yapalım elimizden bir şey gelmiyor" bahanesinin ardına sığınan ARMA sevdalısı Kasımpaşalı dostlarımızdan en azından bunu yapmalarını isteyebiliriz.
***
Vitrinine yeni LOGO'yu asarak bizi hayal kırıklığına uğratan dostlarımız da var elbette. Hem ARMA sevdalısı olduklarını söyleyip hem de vitrinlerine LOGO reklamı alanları kınıyor ve bu kişilere karşı tüm semt halkını duyarlı olmaya çağırıyorum.
***
ARMA sevdalısı hakiki PAŞALILAR ile milyonlarca lira harcayarak gazetelerde "Paşalıyız Biz" diye reklamlar yayınlatıp parayla Kasımpaşalı olabileceklerini sana çakma PAŞALILAR arasında bundan böyle çetin bir mücadele başlayacaktır. Kasımpaşa Stadı'ndaki ilk maçta ortaya konulan BOYKOT eylemi son derece başarılı olmuştur. Maç sonrasında "Tribünlerdeki sessizliği hissettik" diyebilecek kadar yürekli olan futbolcumuz Hüseyin KALA gibi bir kaç tane yürekli gazeteci olsa ve "Kasımpaşa taraftarı ARMA değişikliği dolayısıyla maça girmedi boykot yaptı" diyebilselerdi bu boykot eylemi çok daha başarılı olabilirdi. Fakat ülkemizde ne yazık ki bu kadar yürekli gazeteciler kalmadı. Hepsi paranın ve gücün esiri oldular.
***
ARMA sevdalıları şu an için vitrininine Kasımpaşa LOGO'su asan esnafı BOYKOT ederek eylem dizisine başlamalıdır. Bu boykotu yaparken de o esnafa medeni bir şekilde vitrinine bu LOGO'yu astığı için kendisinden alış veriş yapılmayacağı ve yapılmaması için de gerekli propagandanın yapılacağı söylenmelidir ki, eylem sonuç bulabilsin. Önümüzdeki günlerde demokrasi ve hukuk kuralları çerçevesinde yeni eylemler mutlaka olacak. Bununla ilgili olarak ARMA sevdalısı birçok arkadaşımız çalışmalarını yürütüyorlar.
***
SEVDANIN KARŞISISINDA HİÇBİR GÜÇ DURAMAZ!
Bu inançla ARMA sevdalıları yakın bir gelecekte LOGO, daha doğrusu para ve güç aşıklarına karşı en büyük zaferi kazanacaklardır. Bundan herkes emin olsun...
***
Dağıtılan promosyonlar yeni LOGO'nun halka kabullendirilmesini amaçlıyor. Ancak bu oyun pek tutmadı. Kasımpaşa'da çok az sayıda esnaf dağıtılan bu promosyon ürünlerinden olan flamaları vitrinlerine asmışlar. Belli ki asan bu kişilere ya vitrine asmaları için tenbihlenmişler, ya da cemaat ya da AKP yandaşı olan bu esnaf bilinçli olarak flamayı vitrinlerine asmışlar. Bu sabah flama asan esnaflardan biri olan bir börekçi dükkanına girdim. 2 Adet peynirli poğaça istedim ve arkasından ekledim: "Buradan son kez alış veriş ediyorum. Kasımpaşa'nın ARMA'sını değiştirip yerine konulan bu LOGO sizin vitrininizde durduğu sürecede buradan alış veriş etmeyeceğim ve edenleri de uyaracağım"
***
Börekçi dükkanının sahibi LOGO'lu flamayı bugün indireceklerini söyledi. Yarın bakacağız. İndirilmiş ise, iki adat daha peynirli poğaça alacağız. Yok indirilmemişse başka bir yerden poğaça alıp o dükkanın önünde dikilerek poğaçalarımızı afiyetle yiyeceğiz. "Ne yapalım elimizden bir şey gelmiyor" bahanesinin ardına sığınan ARMA sevdalısı Kasımpaşalı dostlarımızdan en azından bunu yapmalarını isteyebiliriz.
***
Vitrinine yeni LOGO'yu asarak bizi hayal kırıklığına uğratan dostlarımız da var elbette. Hem ARMA sevdalısı olduklarını söyleyip hem de vitrinlerine LOGO reklamı alanları kınıyor ve bu kişilere karşı tüm semt halkını duyarlı olmaya çağırıyorum.
***
ARMA sevdalısı hakiki PAŞALILAR ile milyonlarca lira harcayarak gazetelerde "Paşalıyız Biz" diye reklamlar yayınlatıp parayla Kasımpaşalı olabileceklerini sana çakma PAŞALILAR arasında bundan böyle çetin bir mücadele başlayacaktır. Kasımpaşa Stadı'ndaki ilk maçta ortaya konulan BOYKOT eylemi son derece başarılı olmuştur. Maç sonrasında "Tribünlerdeki sessizliği hissettik" diyebilecek kadar yürekli olan futbolcumuz Hüseyin KALA gibi bir kaç tane yürekli gazeteci olsa ve "Kasımpaşa taraftarı ARMA değişikliği dolayısıyla maça girmedi boykot yaptı" diyebilselerdi bu boykot eylemi çok daha başarılı olabilirdi. Fakat ülkemizde ne yazık ki bu kadar yürekli gazeteciler kalmadı. Hepsi paranın ve gücün esiri oldular.
***
ARMA sevdalıları şu an için vitrininine Kasımpaşa LOGO'su asan esnafı BOYKOT ederek eylem dizisine başlamalıdır. Bu boykotu yaparken de o esnafa medeni bir şekilde vitrinine bu LOGO'yu astığı için kendisinden alış veriş yapılmayacağı ve yapılmaması için de gerekli propagandanın yapılacağı söylenmelidir ki, eylem sonuç bulabilsin. Önümüzdeki günlerde demokrasi ve hukuk kuralları çerçevesinde yeni eylemler mutlaka olacak. Bununla ilgili olarak ARMA sevdalısı birçok arkadaşımız çalışmalarını yürütüyorlar.
***
SEVDANIN KARŞISISINDA HİÇBİR GÜÇ DURAMAZ!
Bu inançla ARMA sevdalıları yakın bir gelecekte LOGO, daha doğrusu para ve güç aşıklarına karşı en büyük zaferi kazanacaklardır. Bundan herkes emin olsun...
18 Eylül 2012 Salı
Satılmış Medya ve Çift Formalıların "Paşa"sı...
Şöyle bir düşünelim....
Diyelim ki, dünyanın en zengin adamlarından biri ülkemize gelir ve FB'nin bütün hisselerini toplar...
Sonra müthiş transferler yapar...
Ronaldo ve Messi bile "Bizi almayacak mı acaba!?" diye geceleri uyuyamazlar...
Barcelona, Real Madrid, Chelsea, Bayern Münih gibi bilumum ünlü kulüpler futbolcularının FB'ye gitmesi korkusuyla büyük endişeye kapılırlar...
FB yapılan transferlerle bırakın ülkemizi bütün dünyayı sallar...
***
Herkes transferlere odaklanmıştır...
Bugün hangi bomba patlayacak diye bütün ahali sabahın erken saatlerinden itibaren gazete satıcılarında kuyruklar oluşturur, birçok kişi sabahın erken saatlerine kadar tv başında bekler...
GS yönetimi uykusuz...
BJK yönetimi istifa kararını tartışır...
TS yönetimi futbolcularını kaptırmamak için bir gemi kiralar ve futbolcularını Karadeniz açıklarında tutar...
Gazeteler yükselen tirajlarının baskısı için yeni matbalaar kurarlar...
***
Bir gün bütüh bu ahali bir de bakar ki, bu zengin adam "Bu logo ne biçim logo, biz tarım ürünleri mi satıyoruz ki, logoda ağaç dalları var" der ve FB ARMA'sını değiştirir...
Peki o zaman neler olur!?
FB taraftarları ayaklanıp, her tarafı yakıp yıkmaz mı!?
Ziya Şengül kadrolu olduğu programda kendini yerlere atmaz mı!?
Bay Toroğlu, masaya yumruğunu vurup, "Dur bakalım arkadaş!" demez mi!?
Sahbinin sesi bay Kütahyalı "yapamazsınız arkadaş, siz kim oluyorsunuz!" oiye bi taraflarını yırtmaz mı....
Gökmen Özdenak, "Bir GS'li olarak, FB armasnın değiştirilmesini kınıyorum!" demez mi...
Ali Şen, uluslararası arena da davalar açmaz mı!?
Hasılı kelam ülkemizde "kıyametler kopmaz mı!"
***
Elbette böyle bir olayı düşünmeye bile kimsenin gücü yetmez...
Çünkü FB çok büyük bir rant kaynağı...
FB büyük takım!
FB güçlü takım!
GS de aynı..
BJK de aynı...
***
Fakat söz konusu Kasımpaşa gibi küçük (!) bir semt takımı olursa kimsenin umurunda bile olmaz...
Ötesi berisi üç beş bin taraftarı var...
Bunların da büyük bir kısmı zaten sessiz sedasız maç izler...
ARMA değişikliği konusunda sesini yükseltebilecek baş ağrısı yapabilecek topu topu 1000 taraftar çıksın...
Onlar da bir şekilde sinidirilir...
Medya için bu sayı önemli değildir...
Bir şekilde bertaraf edilirler...
***
Kasımpaşa ilk kez Gaziantep maçıyla taraftarının karşısına çıktı...
Kasımpaşa taraftarı boykot yaptığı için kapalı tribün bomboştu...
Ancak bazı medya kuruluşlarının stadda 10 bini aşkın taraftar olduğu yalanını utanmadan söyledi, yazdı.
Bomboş kalan kapalı tribün ne objektiflere yansıdı, ne de kameralara...
Açık tribünde büyük çoğunluğu AKP yandaşı olan çift formalılardan oluşan bir topluluuk ve az da olsa "Sadece Kasımpaşalıyım" diyebilenlerden oluşan bir gurup vardı. Bu gurup zaman zaman protesto tezahüratlarında bulundu...
Fakat medya bunları ne gördü, ne de duydu...
Maç değerlendirmesi yapan satılık kalemler, taraftarın maza ilgisiz kalmasını eleştirerek kendileriyle çeliştiler... Hem 10 bin taraftardan bahsediliyor pem de taraftarın ilgisizliğinden...
***
Bir tek Allah'ın kulu çıkıp da delikanlı gibi "Arkadaş yıllardır bu ARMA'ya sevdalı olan Kasımpaşa taraftarı bu maçta boykot ilan etti, o nedenle tribünler boş kaldı" deme yürekliliğini gösteremedi. Herkes Turgay Ciner ve ekibinden korktu! "Acaba doğruları söylersek patronumuz bizi işten atar mı!?" korkusuyla hiç kimse doğruları söylemeye cesaret edemedi. Bizim inancımızda "haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır" Biz şimdi dilsiz şeytanların kimler olduğunu çok daha iyi anladık...
***
Turgay Ciner önderliğindeki zengin zümre son günlerde kendi logolarını Kasımpaşalılara kabul ettirmek için büyük bir promosyon kampanyasına girişti... Sokak sokak cadde cadde dolaşarak yeni logoyla bastırılan ürünler dağıtılıyor. Ne kadar yazıktır ki, bazı esnafımız da bu ürünleri alarak duvarlarına camlarına asmaktadırlar. Hiç utanmadan sıkılmadan...
ARMA'ya yapılan saldırı onlar için hiç bir anlam ifade etmiyor....
Yeni logoyu hemen kabullenip, bir de marifetmiş gibi camlarına asıyorlar...
Asarlar çünkü onlar FB'li, GS'li, ya da BJK'li...
Çünkü onlar ekmeğini yediklerini semtin kıymetini bilmezler...
Kıymet bilmeyi bırakın bu semtin kıymetini bilenlere, o ARMA'ya sevdalananlara azıcık da olsa saygı da mı gösteremezsiniz!? Gerçi sevmesini bilmeyenden saygı beklemekten biraz lükse kaçar bilmiyorum...
Camlarına yeni logoyu asanlara sesleniyorum, sizden sadece saygı bekliyoruz, birazcık saygı...
***
Satılmış medya ve çift formalı Kasımpaşalıların Paşası şimdilik ssportif başarılarla kendini ayakta tutabiliyor. Fakat şunu hiç kimse unutmasın ki, "KESER DÖNER SAP DÖNER, GÜN GELİR HESAP DÖNER"
Kasımpaşalı sevdasına yapılanları asla ve asla unutmayacaktır!
İçimizdeki hainler de dışardaki hainler de bunu asla unutmasınlar....
Diyelim ki, dünyanın en zengin adamlarından biri ülkemize gelir ve FB'nin bütün hisselerini toplar...
Sonra müthiş transferler yapar...
Ronaldo ve Messi bile "Bizi almayacak mı acaba!?" diye geceleri uyuyamazlar...
Barcelona, Real Madrid, Chelsea, Bayern Münih gibi bilumum ünlü kulüpler futbolcularının FB'ye gitmesi korkusuyla büyük endişeye kapılırlar...
FB yapılan transferlerle bırakın ülkemizi bütün dünyayı sallar...
***
Herkes transferlere odaklanmıştır...
Bugün hangi bomba patlayacak diye bütün ahali sabahın erken saatlerinden itibaren gazete satıcılarında kuyruklar oluşturur, birçok kişi sabahın erken saatlerine kadar tv başında bekler...
GS yönetimi uykusuz...
BJK yönetimi istifa kararını tartışır...
TS yönetimi futbolcularını kaptırmamak için bir gemi kiralar ve futbolcularını Karadeniz açıklarında tutar...
Gazeteler yükselen tirajlarının baskısı için yeni matbalaar kurarlar...
***
Bir gün bütüh bu ahali bir de bakar ki, bu zengin adam "Bu logo ne biçim logo, biz tarım ürünleri mi satıyoruz ki, logoda ağaç dalları var" der ve FB ARMA'sını değiştirir...
Peki o zaman neler olur!?
FB taraftarları ayaklanıp, her tarafı yakıp yıkmaz mı!?
Ziya Şengül kadrolu olduğu programda kendini yerlere atmaz mı!?
Bay Toroğlu, masaya yumruğunu vurup, "Dur bakalım arkadaş!" demez mi!?
Sahbinin sesi bay Kütahyalı "yapamazsınız arkadaş, siz kim oluyorsunuz!" oiye bi taraflarını yırtmaz mı....
Gökmen Özdenak, "Bir GS'li olarak, FB armasnın değiştirilmesini kınıyorum!" demez mi...
Ali Şen, uluslararası arena da davalar açmaz mı!?
Hasılı kelam ülkemizde "kıyametler kopmaz mı!"
***
Elbette böyle bir olayı düşünmeye bile kimsenin gücü yetmez...
Çünkü FB çok büyük bir rant kaynağı...
FB büyük takım!
FB güçlü takım!
GS de aynı..
BJK de aynı...
***
Fakat söz konusu Kasımpaşa gibi küçük (!) bir semt takımı olursa kimsenin umurunda bile olmaz...
Ötesi berisi üç beş bin taraftarı var...
Bunların da büyük bir kısmı zaten sessiz sedasız maç izler...
ARMA değişikliği konusunda sesini yükseltebilecek baş ağrısı yapabilecek topu topu 1000 taraftar çıksın...
Onlar da bir şekilde sinidirilir...
Medya için bu sayı önemli değildir...
Bir şekilde bertaraf edilirler...
***
Kasımpaşa ilk kez Gaziantep maçıyla taraftarının karşısına çıktı...
Kasımpaşa taraftarı boykot yaptığı için kapalı tribün bomboştu...
Ancak bazı medya kuruluşlarının stadda 10 bini aşkın taraftar olduğu yalanını utanmadan söyledi, yazdı.
Bomboş kalan kapalı tribün ne objektiflere yansıdı, ne de kameralara...
Açık tribünde büyük çoğunluğu AKP yandaşı olan çift formalılardan oluşan bir topluluuk ve az da olsa "Sadece Kasımpaşalıyım" diyebilenlerden oluşan bir gurup vardı. Bu gurup zaman zaman protesto tezahüratlarında bulundu...
Fakat medya bunları ne gördü, ne de duydu...
Maç değerlendirmesi yapan satılık kalemler, taraftarın maza ilgisiz kalmasını eleştirerek kendileriyle çeliştiler... Hem 10 bin taraftardan bahsediliyor pem de taraftarın ilgisizliğinden...
***
Bir tek Allah'ın kulu çıkıp da delikanlı gibi "Arkadaş yıllardır bu ARMA'ya sevdalı olan Kasımpaşa taraftarı bu maçta boykot ilan etti, o nedenle tribünler boş kaldı" deme yürekliliğini gösteremedi. Herkes Turgay Ciner ve ekibinden korktu! "Acaba doğruları söylersek patronumuz bizi işten atar mı!?" korkusuyla hiç kimse doğruları söylemeye cesaret edemedi. Bizim inancımızda "haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır" Biz şimdi dilsiz şeytanların kimler olduğunu çok daha iyi anladık...
***
Turgay Ciner önderliğindeki zengin zümre son günlerde kendi logolarını Kasımpaşalılara kabul ettirmek için büyük bir promosyon kampanyasına girişti... Sokak sokak cadde cadde dolaşarak yeni logoyla bastırılan ürünler dağıtılıyor. Ne kadar yazıktır ki, bazı esnafımız da bu ürünleri alarak duvarlarına camlarına asmaktadırlar. Hiç utanmadan sıkılmadan...
ARMA'ya yapılan saldırı onlar için hiç bir anlam ifade etmiyor....
Yeni logoyu hemen kabullenip, bir de marifetmiş gibi camlarına asıyorlar...
Asarlar çünkü onlar FB'li, GS'li, ya da BJK'li...
Çünkü onlar ekmeğini yediklerini semtin kıymetini bilmezler...
Kıymet bilmeyi bırakın bu semtin kıymetini bilenlere, o ARMA'ya sevdalananlara azıcık da olsa saygı da mı gösteremezsiniz!? Gerçi sevmesini bilmeyenden saygı beklemekten biraz lükse kaçar bilmiyorum...
Camlarına yeni logoyu asanlara sesleniyorum, sizden sadece saygı bekliyoruz, birazcık saygı...
***
Satılmış medya ve çift formalı Kasımpaşalıların Paşası şimdilik ssportif başarılarla kendini ayakta tutabiliyor. Fakat şunu hiç kimse unutmasın ki, "KESER DÖNER SAP DÖNER, GÜN GELİR HESAP DÖNER"
Kasımpaşalı sevdasına yapılanları asla ve asla unutmayacaktır!
İçimizdeki hainler de dışardaki hainler de bunu asla unutmasınlar....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








