İstanbul'un göbeği...
Bir linç girişimi...
Bir katliam...
Esenyurt'ta BDP'li bir gurup MHP Seçim İrtibat Bürosuna saldırıyor...
Taş, sopa ve silahlarla...
Hükümetin yalakası medya olayı çatışma olarak veriyor.
Karşıt gurupların çatışması...
Karşıt guruplardan biri belli:
Milliyetçi Hareket Partisi...
Peki ya diğer taraf?
İki karşıt gurup varsa ve birisi MHP ise, diğer karşıt gurup hangisi?
Yazmıyorlar.
Söylemiyorlar.
Konuşmuyorlar.
Çözüm süreci zarar görür diye MHP'ye saldıranların BDP'li ve Pkk sempatizanı olduklarını söylemiyorlar.
***
Pkk sempatizanları ne yaparlarsa yapsınlar halktan gizliyorlar.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin bir çok ilinde Pkk hakimiyet kurmuş durumda.
TC ibareleri tabelalardan kaldırılıyor.
Türk Bayrakları indiriliyor.
Ülkemizin başbakanı teröristlerle kol kola girip pozlar veriyor.
Başbakanın zevcesi teröristler için göz yaşı döküyor.
Pkk'nın baskınları eylemleri halktan gizleniyor.
Ve İstanbul'un orta yerinde;
Pkk sloganları atarak Ülkcülere saldırı düzenleniyor.
Taşlar sopalar ve silahlar...
Medya olayı "karşıt görüşlerin çatışması" olarak veriyor...
Hükümet soruşturmayı Asayiş Şube'ye vererek adi suç kapsamına sokuyor.
Bir terör saldırısı hükümetin müdahalesiyle bir adi suç olarak sunuluyor milletime.
Nereye kadar saklayacaksınız gerçekleri bu milletten?
***
Türlü oyunlarla ülkenin tüm dinamik güçlerini sindirdiler.
Her yere girdiler, sızdılar.
Sindirdiler.
Susturdular.
Yıldırdılar.
Son direnç noktası, Son Kale ve Son umut olarak MHP kaldı.
Şimdi oyunlarını MHP üzerine yoğunlaştırmaya başladılar.
Oynanan oyunları farkeden milletimizin MHP'ye olan teveccühü arttıkça kudurdular.
Milletin paralarıyla ayakta duran TRT'de milletin vergisiyle maaş alan spiker vasıtasıyla MHP'ye hakaret edip, caiamızı sokaklara dökmeye kalkıştılar.
Yetmedi hemen ardında Esenyurt'ta kahpece bir saldırı düzenleyerek, Yusufiyeli'mizi şehit ettiler, gönüldaşlarımızı yaraladılar.
Amaçları belli.
Seçimlere az bir süre kala milletimizin MHP'ye yönelmesine mani olmak.
Ülkcü camiayı bir sokak çatışmasının içine çekip, yalaka medyanın desteğiyle Ülkücüleri halka "kavgacı, çatışmacı, anarşist ve ülkenin huzurunu kaçıran" bir gurup olarak lanse edecekler.
Türkiye'de iktidara talip olan, 2023 hedefini ortaya koyan partimizi itibarsızlaştırma girişimidir bu.
Demokrasi'ye ve camiamıza yapılmış bir darbe girişimidir bu saldırılar.
***
Bu oyunu bozacağız.
Şehadet şerbetini içmek için sırada bekleyen,
Ölümü bir bitiş değil, bir vuslat olarak gören nice Yusufiyeliler var bu hareketin içinde...
Hedefimiz bellidir.
30 Mart'ta ülkemizin bir karanlık dehlize atılmasına mani olacağız.
Gece gündüz çalışarak,
Bizi halktan uzaklaştıran medyaya inat ev ev kapı kapı dolaşarak hakikatleri anlatacağız ve 30 Mart'ta Yusufiyeli Cengiz'in intikamını almış olarak gururla fatihalar okuyacağız bütün şehitlerimize...
Yusufiyeli Cengiz yıllarını iktidar mücadelesi veren parti teşkilatlarının çalışmalarını halka duyurmak için çalıştı.
Belki dev medya gurupları ile başa çıkamadı ama Kabe'ye ulaşmaya çalışan karınca misali "Vuslata eremesem de şehit olurum bu yolda" dedi ve dediğini yaptı.
Bu kutlu vazife başında şehadet şerbetini kana kana içti.
Şimdi onun en büyük emelini gerçekleştirme vaktidir.
Onun en büyük emeli Milliyetçi Hareket'i iktidar olarak görmekti.
Şimdi hepimiz birer Yusufiyeli Cengiz olup, gecemizi gündüzümüze katarak çalışmalıyız.
***
Hepimiz Türküz, hepimiz Yusufiyeliyiz diyorsak eğer;
Ey Yusufiyeli!
Artık sana uyumak haram.
Artık sana yorulmak haram.
Artık sana bezginlik haram.
Artık sana gülmek haram.
Artık sana durmak haram.
Binlerce şehidin kanıyla kutsanmış bu dava artık senden iktidar bekliyor.
Birbirimizi eleştirmeyi bırakalım.
Birbirimizle yarışmayı bırakalım.
İlk Ülkücü şehidimiz Ruhi Kılıçkıran'dan son Ülkücü şehidimiz Yusufiyeli Cengiz'e kadar, canlarını bu uğurda bir simitten bile değersiz görerek şehadet şerbetini içen binlerce şehidimizin aziz ruhları hatırına;
ARTIK YETER!
Birbirimizi sevelim, kucaklaşalım.
Bir olalım, birlik olalım.
30 Mart'a kadar şehitlerimiz için çalışıp, onlar için iktidarı alalım!
Yusufiyeli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yusufiyeli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Ocak 2014 Pazartesi
26 Ocak 2014 Pazar
Bir Yusufiyeli Masalı...
Bir varmış bir yokmuş gibi...
Bir masal gibi...
Rüyada mıyız yoksa!?
Hani birisi gelse omzumuzdan sallasa ve biz uyanıversek...
Her şey bir rüyaymış "Allah uzun ömürler versin" deyiversek...
Öyle olmuyor.
Bir kahpe kurşun yine adres sormadan saplanıverdi Yusufiyeli Cengiz'in yüreğine...
Bir garip adam...
Bir Allahlık adam...
Kahpece vurdular.
Tanımadan,
Bilmeden...
Böyle kahpece bir pusunun sonunda gitmek varmış ebediyete...
***
İstanbul'da MHP saflarında siyaset yapıp da onu tanımayanımız var mıdır?
Hangimizin fotoğrafını çekmemiştir ki...
Hangi mahallede,
Hangi ilçede,
Hangi salonda,
Hangi sokakta
Hangi meydanda
Bir MHP etkinliği varsa Yusufiyeli Cengiz elinde fotoğraf makinasıyla mutlaka oradadır.
Çoğu zaman fotoğrafınızı çektiğinden haberiniz bile olmamıştır.
Teşkilatımızla ilgili haberleri hep onun sitesinden okuduk.
Fotoğraf ihtiyacımız olsa onun sitesine başvurduk.
İstanbul'daki MHP camiasının can damarı gibiydi...
***
Yine yollardaydı Yusufiyeli Cengiz.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Rasim Acar'ın seçim gezilerini takip ediyor fotoğraflar çekiyordu.
Yolu bu kez Esenyurt'a düşmüştü...
Yine aynı coşkuyla, aynı fedakarlık duygularıyla bu soğuk havada üşenmeden, yorulmadan yollara düşmüştü...
Nerden bilebilirdi ki, kahpelerin pusu attığını...
İşini yapıyordu...
Ailesinin rızkının peşindeydi...
En temiz yerinden;
En sağlam yerinden vurdular Yusufiyeli Cengiz'i...
O kahpe kurşun;
Kahpe ellerden çıkan kahpe kurşun...
***
İstanbul'un her köşesinde görev yapan Yusufiyeli Cengiz'in son durağı oldu Esenyurt...
Çektiği fotoğrafla yaşayacak.
Her fotoğrafa baktığımızda o gözümüzün önüne dikilecek.
Ömrünü adadığı bu kutsal davanın hizmetkarı olarak yıllarca çalışan değerli ağabeyimize yüce rabbim şehadet şerbetini içmeyi de nasip etti.
Mekanın cennet olsun Yusuf yüzlü, Yusuf yürekli, Yusufiyeli....
Bir masal gibi...
Rüyada mıyız yoksa!?
Hani birisi gelse omzumuzdan sallasa ve biz uyanıversek...
Her şey bir rüyaymış "Allah uzun ömürler versin" deyiversek...
Öyle olmuyor.
Bir kahpe kurşun yine adres sormadan saplanıverdi Yusufiyeli Cengiz'in yüreğine...
Bir garip adam...
Bir Allahlık adam...
Kahpece vurdular.
Tanımadan,
Bilmeden...
Böyle kahpece bir pusunun sonunda gitmek varmış ebediyete...
***
İstanbul'da MHP saflarında siyaset yapıp da onu tanımayanımız var mıdır?
Hangimizin fotoğrafını çekmemiştir ki...
Hangi mahallede,
Hangi ilçede,
Hangi salonda,
Hangi sokakta
Hangi meydanda
Bir MHP etkinliği varsa Yusufiyeli Cengiz elinde fotoğraf makinasıyla mutlaka oradadır.
Çoğu zaman fotoğrafınızı çektiğinden haberiniz bile olmamıştır.
Teşkilatımızla ilgili haberleri hep onun sitesinden okuduk.
Fotoğraf ihtiyacımız olsa onun sitesine başvurduk.
İstanbul'daki MHP camiasının can damarı gibiydi...
***
Yine yollardaydı Yusufiyeli Cengiz.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Rasim Acar'ın seçim gezilerini takip ediyor fotoğraflar çekiyordu.
Yolu bu kez Esenyurt'a düşmüştü...
Yine aynı coşkuyla, aynı fedakarlık duygularıyla bu soğuk havada üşenmeden, yorulmadan yollara düşmüştü...
Nerden bilebilirdi ki, kahpelerin pusu attığını...
İşini yapıyordu...
Ailesinin rızkının peşindeydi...
En temiz yerinden;
En sağlam yerinden vurdular Yusufiyeli Cengiz'i...
O kahpe kurşun;
Kahpe ellerden çıkan kahpe kurşun...
***
İstanbul'un her köşesinde görev yapan Yusufiyeli Cengiz'in son durağı oldu Esenyurt...
Çektiği fotoğrafla yaşayacak.
Her fotoğrafa baktığımızda o gözümüzün önüne dikilecek.
Ömrünü adadığı bu kutsal davanın hizmetkarı olarak yıllarca çalışan değerli ağabeyimize yüce rabbim şehadet şerbetini içmeyi de nasip etti.
Mekanın cennet olsun Yusuf yüzlü, Yusuf yürekli, Yusufiyeli....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
