3 Ekim 2012 Çarşamba

Hz. Muhammed öldürmekle savunulmaz...

Facebook mesaj kutuma bir dostumuzdan mesaj geldi. Dostumuz Kasımpaşa ARMAsı için bile birçok yazı yazmış olmama rağmen Müslümanlara ve Hz. Muhammed'e yapılan saldırı nitelikli film konusunda hiçbir şey yazmamış olmamı eleştirmiş. Elbette bu eleştiriye saygı duyuyorum. Son derece haklı bir eleştiri olabilir. Bu eleştiriyi göz önünde bulundurarak geç de olsa bu konudaki düşüncelerimi de sizlerle paylaşmak istedim.
***
Öncelikle hepimizin bildiği bir gerçeği belirtmek istiyorum. Dünya var olduğundan bu yana iki cephe vardır.
1- İyiler
2- Kötüler
Tanrı'nın kurmuş olduğu ilahi nizam bu iki gerçeklik üzerinden gitmektedir.
"Müslümanların Masumiyeti" adlı filmi yapanlar Habil ile Kabil arasında başlayan İyi-Kötü cepheleşmesinde kötüler tarafında yer alanlardandır. Allah (CC) bizlere iyilerin ve kötülerin mutlaka ödüllerini alacakları vaadinde bulunmaktadır. İyiler cennet bahçelerinde sefa sürerken kötülerin cehennem ateşini güçlendirmek için cehennem odunu olacaklarını vaad ediyor ulu Tanrımız...
Cehenneme odun olmak için elinden geleni yapanlar için bizim elimizden bir şey gelmiyor ne yazık ki...
***
Bahsi geçen film ile ilgili hiçbir haberi okumadım...
Hiçbir yoruma göz atmadım...
Hiçbir konuşmacıyı dinlemedim...
Hiçbir tartışma programını da izlemedim...
Bazı haber başlıklarından öğrendiğim kadarıyla protesto gösterileri olmuş ve bu gösteriler sırasında öldürülenler, yaralananlar olmuş...
Tam bu noktada Tanrımız Allah-ü Teala'nın "Habibim" yani "Sevgilim" diye hitap ettiği, yaratılmışların en ulusu olan Hz. Muhammed aklıma geldi...
Taif'te yaşadıklarını düşündüm bir an...
Taifli serseri ve başıbozukların attığı taşlarla yaralanan Hz. Muhammed...
Kendisini ve yol arkadaşı Zeyd'i yaralayan Taiflileri Tanrı'nın gazabından koruyan Hz. Muhammed...
İstediği takdirde Taif'i ters çevirerek onları helak edeceğini bildiren Allah'a "Ya Rabbi! Sen onları helak edersen ben senin dinini kime anlatacağım" diye yakaran Hz. Muhammed...
Ayağındaki yaraya aldırış etmeden yol arkadaşının yarasını iyileştirmek için çabalayan Hz. Muhammed...
Uğradığı bu saldırı karşısında bile Allah'ın dinini yaymak için uğraşan ve yaralı vaziyette Ninovalı birinin Müslüman olmasını sağlayan Hz. Muhammed...
***
Evet bu gün bizim öldürerek, yarayarak, yakıp yıkarak savunmaya çalıştığımız Hz. Muhammed kendisine yapılan işkenceler ve hakaretler karşısında bile güzelliği, iyiliği emretmekten başka bir şey yapmamıştı...
Eğer biz Müslümanlar onu savunacaksak, O'nu O'nun savunduğu gibi savunmalıyız...
Müslümanlar Hz. Muhammed'in vefatından sonra iktidar kavgası içine düşüp, Allah'ın dinini yaymak yerine birbirleriyle savaşmasalardı...
Kerbela yaşanmasaydı...
Hz. Ömer...
Hz. Osman...
Hz. Ali...
Hz. Hasan...
Hz. Hüseyin
Ve daha niceleri iktidar kavgası içinde şehit edilmeselerdi...
Yani Müslümanlar Hz. Peygamber'in vefatından sonra iktidar kavgası yerine O'nun yolunu takip etselerdi bugün bu cehennem odunları olur muydu acaba!?
***
Ben halen Allah'ın sevgilisi Hz. Muhammed'in vefatından sonra Müslümanların birbirlerine yaşattıkları acıları yaşıyorum...
Bu cehennem odunlarının yaptıkları hakaretlerin acısını yaşamaya fırsat bulamıyorum...
Hz. Muhammed'i savunmak Onu anlamakla başlar...
Hz. Muhammed'i savunmak Onun yolundan gitmekle olur...
Hz. Muhammed'i savunmak BÜYÜK GÜÇ'e değil HAKKA tapmakla olur...
Bir müptezel çıkmış, "Ben cehenneme odun olacağım" diye yırtınıp duruyor...
Bırakın o da odun oluversin arkadaş...
Şu gösterilerde can alanlara sormak istiyorum ben...
Acaba canlarını aldığınız o insanlara Hz. Muhammed'in yolunu anlatmak için ne yaptınız!?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder