Başbuğ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Başbuğ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mayıs 2018 Pazar

MHP ve Ülkücü Camia sokak kavgasına çekilmek isteniyor!

MHP'liler, İP'lilere saldırdı!
Dediler.
Bütün ulusal ve sosyal medyada olayın ilk sıcaklığıyla MHP ve Ülkücü kesim suçlu ilan edildi. MHP'yi bir kaşık suda boğmak için pusuda bekleyen bütün dinamik güçler YALAN VE İFTİRA dolu bu haberle yatıp kalktılar.
Kısa sürede olayın iç yüzü ortaya çıktı.
İP'li bir dangalak yoldan geçen bir kadına sözlü tacizde bulunuyor. Polis olan kadın durumu kocasına haber veriyor ve kocası da arkadaşlarıyla gelip gerekeni yapıyor.
Ortada ne MHP var ne de Ülkücüler var!
Peki olayın aslı ortaya çıktıktan sonra MHP'yi bir anda suçlu ilan edenler nerde?
Hani Hak hukuk adalet!?
***
MHP'liler SP'lilere saldırdı!
Evet saldırdı.
Ancak SP'lilerin saldırısına karşılık verdi MHP'liler.
Şu pusuda bekleyen kronik MHP düşmanları ise sadece ''MHP'liler SP'lilere saldırdı'' diyor.
Sen kalk MHP bayraklarını indirdi, buna müdahale edenlere karşı silah çek, yetmedi rast gele ateş et. Sonra sopayı yiyince ''MHP'liler bizi dövdü!'' diye kıyameti kopar!
***
Yapmayın efendiler yapmayın!
Bu milleti birbirine kinlendirmek için böyle yalan ve iftiralara sarılmayın.
Bu iki olay bize bir kere daha gösterdi ki MHP Genel Merkezi tarafından teşkilatların sürekli olarak provakasyonlara karşı uyarılması son derece isabetliymiş. Seçim dönemine girdiğimiz günden bu yana Ankara'da yaşanan tahrik girişimleri hemen hemen yurdumuzun her yerinde yapılıyor.
MHP bayrakları sökülüyor, pankartlar kesiliyor.
Amaç çok net ortada Ülkücü camia bir sokak kavgasının içine çekilecek ve milletimizin MHP'ye olan teveccühü ''MHP'liler anarşist'' algısıyla durdurulmak isteniyor. Durum çok açık ve net!
*** 
İstanbul Bağcılar'da yaşanan iftira olayı ve Ankara'da yaşanan tahrik olayı MHP ve Ülkücü camianın ne kadar dikkatli olması gerektiği hususunu bir kez daha ortaya koymuştur. Lider Devlet BAHÇELİ'nin 15 Temmuz'dan bu yana devlet idaresi ve hükümet icraatları üzerindeki etkisi, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin çözüm süreci çizgisinden tamamen ayrılıp Kızıl Elma çizgisine gelmesi bazı kesimleri fazlasıyla rahatsız etmiş durumdadır. MHP Lideri sayın Devlet BAHÇELİ'nin erken seçim süreciyle birlikte yaptığı hiç b,r hamleye karşılık veremeyenler şimdi MHP ve Ülkücü camiayı sokakların karanlıklarına çekerek sinsice bir plan kurmaktadırlar.
*** 
MHP Genel Başkanlığı için aday olarak ''MHP'yi iktidar yapacağım, Başbakan olacağım'' safsatasıyla yola çıkan ve İP'i kurararak ''Başkan olacağım'' safsatasıyla Milliyetçi - Ülkücü oy avcılığına soyunan ''DYP'nin çöpü ve hurdası'' sayın Akşener çıktığı meydanları dolduramayınca kirli ve basit oyunların kurgusunda rol oynamaya başladı. Sivas - Madımak katliamında oteli ateşe veren yobazlara ''Gazanız Mübarek olsun'' diye 'yol veren' Karamollaoğlu 3-5 vekillik kapabilmek için MHP üzerine kurulan oyunlara maşa oluyor. Merhum Erbakan Hoca'nın mirasını yiye yiye tüketemeyenler şimdi Fatih Erbakan bu mirasa el koyunca CHP ve HDP'nin tarafında MHP'ye tuzak kurmanın derdine düştü.
***
Kimin ne yaptığından ziyade MHP ve Ülkücü camianın ne yaptığı önemlidir. Mayası VATAN-MİLLET-BAYRAK-EZAN sevdası olan Milliyetçi Hareket'in mensupları bu dönemde daha da uyanık olmalıdırlar. Milliyetçi-Ülkücü Hareket'in Başbuğ'u Alparslan Türkeş'in ''Benim evlatlarım dik başlı değil; BAŞI DİK ANADOLU ÇOCUKLARIDIR!'' sözü bu dönemde daha çok önem kazanmıştır. 
''Bunlar bizim bayrağımızı yırttı''
''Bunlar bizim pankartımızı kesti''
''Bunlar bizim adayımıza ya da Liderimize hakaret etti'' diyerek onların istediğini yapmayalım. Unutmayalım ki, şu 1 aylık süreçte yapılan her türlü fiili ve sözlü saldırının tek amacı vardır; Ülkücüleri sokakların karanlığına çekerek, siyasetin aydınlığından uzaklaştırmaktır. MHP, Lider Devlet Bahçeli'nin yaptığı bilgece hamleler sonucunda milletimizin gönlünü fethetmiş ve 25 Haziran sabahı ''Ya Ülkücüler Devletleşecek, ya da Devlet Ülkücüleşecek!'' idealimize uyanacağımızı görenler bizi durdurmaya çalışıyor, Ülkücülerin Devletleşmesine engel olmanın yollarını arıyorlar.
*** 
Devletimizin Ülkücüleşmesi ya da Ülkücülerin Devletleşmesinin yolu karanlık sokaklardan değil siyasetin aydınlığından geçmektedir. Bir kesim tarafından kirletilen siyaset Atatürk İlkeleri ve 9 Işık'ın gücüyle, Lider Devlet Bahçeli'nin Lider Ülke Türkiye hedefiyle Ülkücüler tarafından temizlenecek, arındırılacak ve Atatürk'ün bıraktığı yerden Kızıl Elma yürüyüşümüz devam edecektir. Lider Devlet Bahçeli'nin dediği gibi; ''Tarihi bir fırsat önümüzde duruyor! Türk Milleti'nin sesi olarak, gönülleri fethetmenin zamanı gelmiştir! Gün doğmuş şafak sökmüştür! Tereddüt göstermeyiniz!''

4 Nisan 2018 Çarşamba

Başbuğ Türkeş'i ANMAK ve ANLAMAK!..

Bazen kavramların içini boşaltırız.
Bazen kavramların ardına saklanırız.
Bazen kavram kargaşası yaşarız.
Bazen kavramlar arasındaki farkı farkedemeyiz.
Ve bir süre sonra bakarız ki, kavramları işimize geldiği gibi kullanır olmuşuz...
Anlamını faklılaştırdığımız, içini boşalttığımız kavramların esiri oluruz toplumca...
İşte ANMAK ve ANLAMAK da bu haldeler!
***
Cumhuriyetimizin kurucusu Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk için onlarca yıldır belki onbinlerce kez anma törenleri yaptık.
Zorunlu anma törenleri yaptık.
Zorunlu olarak yapılan bu törenler bir süre sonra doğal olarak insanları zorladı ve bu anma tötenleri tüm anlamını yitirdi.
Belki de Atatürk'ün ilkelerini unutturmak isteyenlerin,
Atatürk'ü bir tabu haline getirerek itibarsızlaştırmak isteyenlerin bir oyunuydu bu.
Onlarca yıl boyunca Atatürk'ü anma programlarına, törenlerine harcanan enerji ve imkanlar Atatürk'ü millete anlatmak amacıyla harcanmış olsaydı eminim ki memleketimiz bugün çok daha gelişmiş bir ülke olurdu.
***
'' Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk'ün kurduğu gibi kalsaydı biz bugün Milliyetçi Hareket Partisi'ni kurmazdık!''
Ve bir gün bu cümleler döküldü vatan sevdalısı bir adamın dudaklarından...
Sıradan bir cümle değildir bu!
Bir siyasi oluşumun temelini oluşturacak bir söylem de değildir.
Cumhuriyet'in yeniden ilanı, Türk Milleti'nin yeniden uyanışı gibi bir cümledir bu cümle.
Bu cümleleri sarfeden 'ADAM' komünizm yanlısı cuntacıların sürgün ve işkencelerle sindirmek için yıllarca uğraştığı, ancak inandığı Türklük Davası'nın yaşaması ve gelecek nesillere aktarılması için direnen, büyük bir mücadelenin içine giren Alparslan TÜRKEŞ idi.
***
Osmanlı'nın son dönemlerinde başlayan Türk ve Türklük düşmanlığına karşı Nihal Atsız ve Ziya Gökalp gibi düşünce adamlarının başlattığı, Mustafa Kemal Atatürk'ün ''Ne mutlu Türküm diyene!'' sözleri ile zirveye ulaşan Anadolu'da Türklüğün Bekası mücadelesi Mareşal Atatürk'ün vefatı sonrasında gelen yönetimlerce durdurulmuş, yeniden Osmanlı'nın son dönemlerindeki düzeye çekilmişken Alparslan Türkeş çıkmış ve bu kutlu mücadeleyi ''CHP Atatürk'ün kurduğu gibi kalsaydı bir MHP'yi kurmazdık'' cümlesiyle yeniden başlatmıştır.
Bu cümle bir dava ateşinin yeniden yakılması, Türklüğün Beka mücadelesinin yeniden başlatılmasıdır.
***
ANMAK ve ANLAMAK!
İşte bütün meselemiz burada kilitlenmektedir.
Anmak elbette önemlidir.
Unutmamak için anmak gerekir.
Ancak anlamadan anmak bir nevi putperestlik olur.
Kişileri ululaştıran fikirleridir.
Atatürk yüce bir kimlik kazandıysa bunun tek sebebi verdiği kutlu mücadele ve savunduğumuz, inandığımız fikirleridir.
Bizim için aslolan Atatürk ya da Başbuğ Türkeş'in uğruna ömür harcadıkları toprağa dönüşen 'Naçiz bedenleri' bedenleri değil sonsuza kadar yaşatacağımız fikirleridir.
Bugün Ülkücü camia ve Türk Milleti Başbuğ Alparslan Türkeş'i layıkıyla anlayabilmiş olsaydı Türk'ün dünyaya açılan kapısı olan ülkemiz, halkın yaşam standartlarının en üst seviyede olduğu, bütün Türk dünyasına huzuru, barışı ve özgürlüğü götüren güçlü bir devlet olurdu.
***
Atatürk'ü anlamak yerine anmayı tercih ettik.
Çünkü böyle olsun istendi.
Atatürk'ü Türk Milleti'nin anlaması istenmedi.
Türk Milleti Atatürk'ü anlamış olsaydı onun zamanında açılan ve yurtdışına uçak satışı yapılan uçak fabrikası kapatılmaz, yerine yenileri açılır,
Otomobil fabrikalarımız gece gündüz yerli marka otomobillerimizi üretir,
Sanayide, tarımda, ekonomide ve demokraside dünya lideri olurduk.
Atatürk'ü anla(ya)madık!
Başbuğ geldi.
Atatürk'ün bizlere bıraktığı ve Türk düşmanlarının böğrüne saplamamızı istediği 6 OK'u anlayamadık, yaşatamadık, düşmanların böğrüne saplayamadık.
***
Başbuğ Alparslan Türkeş geldi.
Atatürk'ün 6 OK'unu geliştirip 9 IŞIK yaptı.
Atatürk'ten sonra yeniden karanlığa mahkum edilmek istenen Türk Milleti'nin yolunu aydınlatmak için 9 IŞIK yaktı yolumuza.
Bizler; bu 9 Işık'ın aydınlattığı yoldan yürüdüğümüz sürece Başbuğ Türkeş'i hiç unutmayacağız ki, analım!
Hep aklımızda,
Hep kalbimizde,
Hep yanımızda olacak!
9 Işık gönlümüzde ve beynimizde yandıkça Başbuğ Türkeş yaşayacak!


24 Ağustos 2017 Perşembe

Milliyetçi-Ülkücü Hareket'in Yakasından Düşün Artık!

Ülkücülük!..
Kutlu bir davanın neferi olabilmektir Ülkücü olmak.
Ülkü Ocakları'nda başlar.
Ülkü Ocakları kutlu bir inancın, kutlu dergâhlarıdır.
Her gelen giremez o kapıdan.
Yunus misali eşiğinde beklemeyi bilmeli.
Çilesine gönül vermeli.
Sabrı gönlünün eğlencesi eylemeyi öğrenmeli.
Vatanı sevmeli,
Bayrak için ölmeli,
Ezan için savaşmalı,
Hak, Hukuk, Adalet ilkeleri çerçevesinde insan olmalı.
Yaradandan ötürü yaradılanı sevmeli Ülkücü!
***
LİDER

TEŞKİLAT
DOKTRİN
Başbuğ'un Ülkücü neferlere verdiği başarı reçetesi.
Bu reçeteyi anlamayan, anlayamayan, anlamamakta ısrar eden başarısızlığa ve yenilmeye mahkumdur.
Bu reçeteyi anlamazdan gelen MHP ve Ülkücü Hareket'in başarısını engellemeye çalışan şer odaklarının bilinçsiz ajanlarıdır.
Ülkücü olmak kolay değildir.
"Dünya bir yana Ülkümüz bir yana" diyemiyorsanız,
"Benim için en büyük makam Ülkücü olabilmektir" diyerek koltuk derdinden uzak kalamıyorsanız,
"Günahıyla sevabıyla Liderimin yanındayım" diyemiyorsanız,
Lütfen gidin!
***
Ocak terbiyesi ile edeplenen Ülkücüler vatana ve Türklük davasına hizmet edebilmek için MHP'ye terfi eder.
Ülkücülük Milliyetçi Hareket Partisi'nde devam eder.
Ülkücülük düşüncesinin iktidarını sağlamak için elinden gelen her türlü hizmeti MHP çatısı altında yapabilirsin.
Haksızlıklara uğrayabilirsin.
Koltuk sevdalılarının çiziklerine maruz kalabilirsin.
Üzülüp, yorulabilirsin.
Ancak bu davadan dönmek gibi bir lüksün asla yoktur.
Bu davadan dönenin adı Türkeş de olsa dava için ölmüştür o!
Ferman Ebedi Lider Başbuğ'undur!
***
Ülkücülük'ten istifa edilmez!
Ne o istifanın dilekçesi icat edilmiştir, ne de o dilekçeyi kabul edebilecek bir makam vardır!
Ülkücülük, Ülkü Ocakları'nda başlayıp, MHP'de devam etmişse bitiş noktası MUSALLA'dır!
Bir tabutun içinde musalla taşına uzanmadığın sürece Ülkü Ocakları ve MHP mensubu bir Ülkücüsündür.
Musalla'nın dışında bu davadan ayrılanlar, Ülkücü olamamışlar;
LİDER - TEŞKİLAT - DOKTRİN esasını anlayamamışlar,
Başbuğ'un "Bu davadan dönen Alparslan Türkeş de olsa VURUN!" sözünü kavrayamamışlar,
MHP içinde istedikleri makam ve mevkiye ulaşamamışlar ve kendi davaları olan "Koltuk Davası"ndan istifa etmişlerdir.
Artık koltuk davalarını başka partilerde sürdüreceklerdir.
MHP'nin ve Ülkücü Hareket'in sırtında kambur olmaktan vazgeçmişlerdir.
***
Miliyetçi Hareket Partisi arınma sürecindedir.
Bu süreçte, Lider - Teşkilat - Doktrin ilkemiz doğrultusunda Lider Devlet Bahçeli'ye itaat etmeyip, partide kalmayı düşünenlere dikkat edilmelidir.
Bu kişiler parti içinde fitne belasının devamı için partimizde kalacaklardır.
Bu süreçte parti içinde sürekli fitne kazanına odun atanlar bilinmektedir ve bu zevat derhal partiden uzaklaştırılmalıdır.
Bu yapılmazsa bir arınma olmayacaktır.
***
Samimiyetle MHP ideolojisine bağlı olan "ÜLKÜDAŞ"larımız "falanca niye gitti", !filanca neden istifa etti" gibi söylemleri derhal terketmelidir.
Gidenlerin gidişi bizleri mutlu etmiştir çünkü bu hareket büyük bir fitne belasını daha bertaraf etmiş oldu.
Bu kez arınma sürece kökten yapılmalı, temizlik tepeden tırnağa gerçekleştirilmelidir.
Her fitne döneminin sonunda kendini kamufle eden kerkenezler yeni bir fitne kazanını ateşe koymakta geç kalmıyorlar.
Kısa süre içinde de bu kazanı kaynatıp, partimizin seçim çalışmalarına sekte vurmaktadırlar.
MHP'nin iktidarından korkan şer odakları da bu fitnecileri besleyip, semirtmektedir.
"Parti içi demokrasi" ya da "denge hesapları" masalılları devam ederse yakın zamanda yeni bir fitne kazanı sacyağının üzerine konulacak ve kepçeciler kazanın başına geçerek karıştırmaya devam edeceklerdir.


8 Ocak 2017 Pazar

MHP Ne Yapsın, Bahçeli Ne Yapsın?

MHP onu yapmasın!MHP bunu yapmasın!
MHP şunu yapmasın!
Bahçeli öyle yapmasın!
Bahçeli böyle yapmasın!
Bahçeli şöyle yapmasın!
Bir yanda CHP,
Bir yanda HDP,
Bir yanda Perinçek medyası, ve cemaati,
Bir yanda Yeni Cumhuriyetçiler,
Bir yanda Fetöcüler,
Bir yanda kronik Bahçeli düşmanları,
Bir yanda Başbuğ'a ihanet eden zümre...
Hep bir ağızdan bu emirlerini sıralayıp duruyorlar...
***
Bu ülkede MHP hiçbir zaman iktidar olmadı.
Sayısız belediyeler kazanmadı.
Buna karşılık CHP yıllarca iktidar oldu.
Yüzlerce, binlerce belediyenin sahibiydi.
Ve CHP'nin kalesi olan bir çok şehir, ilçe, kasaba şu an AKP'nin kalesi durumuna geldi.
Bu nasıl oldu?
CHP nasıl oldu da ülkeyi bu AKP'ye kaptırdı?

MHP, Başbuğ Alparslan Türkeş döneminde ülke din tüccarlarının eline düşmesin diye Pkk'nın siyasi temsilcilerini bünyesine alan SHP (CHP'nin yasaklı olduğu dönemdeki adı)'ye bile destek olmadı mı?
***
MHP, Devlet Bahçeli genel başkan olduğundan bu yana barajı aşabilmeyi başarıyor. 

Devlet Bahçeli döneminde alınan yüzde 18'lik oy ile MHP bu ülke bu din tüccarlarının eline geçmesin diye CHP'nin ideolojisine bağlı olan DSP'ye bile destek vermedi mi?
Ülkenin bekası için yıllarca mücadele ettiğimiz sol ideolojiye bile destek olmadık mı!?
MHP kendi içindeki parçalanmaya ve muhalefete rağmen size destek vermedi mi!?
Peki siz ne yaptınız!?
12 Eylül darbe cuntasının başörtüsü yasağını can siperane savunarak bu milleti din tüccarlarının kucağına itmediniz mi?
***
MHP atlattığı tüm bu badirelere rağmen bugün yüzde 12 oy alabilmeyi başarmış bir partidir. Buna rağmen ülkenin yönetiminde söz sahibi olabilmek, ülkenin sivil bir anayasaya kavuşabilmesi için elinden geleni yapabilmenin derdindedir.

Peki CHP nerede?
CHP, FETÖ davalarının peşinde!
CHP Pkk davalarının peşinde!
CHP, KCK davalarının peşinde!
CHP, Pkk leşlerinin cenazesinde!
***
Peki bir de HDP var!
HDP nerede?
HDP sırtını Kandil'e dayamış askerimize polisimize, vatandaşımıza, korucumuza yapılan kahpece saldırıları keyifle izliyor.
***
MHP ne yapsın!?
Yüzde 12'lik oyu ile tek başına bir şeylerin mücadelesini veriyor.
Efendim HAYIR desin!
MHP "HAYIR" dese ne olacak!?
RTE, hemen istifa mı edecek!?
RTE tek adam olmaktan mı vazgeçecek?
***
MHP ne yapsın!?
Bebek katili ile sarmaş dolaş pozlar veren dönek Perinçek'in kayığına mı binsin!?
Yıllarca milletin başındaki örtü ile mücadele ederek, milleti AKP'nin kucağına iten CHP ile birlikte mi olsun.
Her seferinde vatan hainliğini açıkça beyan eden HDP ile birlikte mi olsun?
Türk düşmanlığı tescilli Fetö ile birlikte mi olsun?
***
Ne yapsın MHP?
Sizler MHP'ye yüzde 50 oy verdiniz de MHP ülkeyi dikta rejimine mi sürükledi?
Ama bu millet CHP'yi iktidar yaptı be kardeşim.
Gidin onlara sorun hesabınızı.
Bu ülkeyi bunlara nasıl teslim ettiniz siz diye sorun hesabınızı!!!

2 Ekim 2015 Cuma

BİRLİK - İNANÇ - İKTİDAR (1) "Gelin canlar BİRLİK olalım…"

Bir olmak, birlik olmak…
Aynı davaya inananlar için davanın temel yapısıdır birlik olmak. Aynı davaya aynı inançla bağlı olan insanlardan oluşan cemiyetler içindeki bireyler birbirini sevemiyorsa, birlik ve beraberlik içinde olamıyorsa ne yapılırsa yapılsın o cemiyet başarılı olamaz. Bu sebepledir ki, iktidara giden yol BİR olmakla başlar…
***
Bir olacağız, Birlik olacağız…
Tanrı Dağı kadar Türk, Hira dağı kadar İslam olabilmek, bu duygu ve inançta birleşenlerin Birlik olabilmesiyle bir değer kazanacak ve bize iktidar yonunu açacaktır…
***
Bir olacağız, Birlik olacağız…
Anayurt’tan çıkıp, Anadolu kapılarını Türk – İslam medenyetine açan ve 1000 yıldır bu coğrafyada Türk – İslam medeniyetinin hakim olmasını sağlayan Sultan Alparslan’ın ordusundaki şehitler ve gaziler yüzü suyu hürmetine birlik olacağız.
***
Bir olacağız, Birlik olacağız…
Mekke’nin üzerine bir güneş gibi doğup, bizleri ve tüm alemleri İslam güneşi ile aydınlatan, bizleri ulu Tanrımız Allah-ü Teala’nın yolunda gitmekle şereflendiren, kalplerimize İslam’ın nurunu saçan, gönül kapılarımızı sevgi, kardeşlik, rahmet ve berekete açan, alemlere rahmet olarak dünyamızı şereflendiren yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (SAV)’in ve bu ilahi davanın ilk şehit ve gazilerinin aziz ruhlarını şadetmek, onların sancağını yere düşürmemek için birlik olacağız…
***
Bir olacağız, Birlik olacağız…
Sadakatin abidesi Hz. Ebu Bekir için;
Adaletin abidesi Hz. Ömer için;
Cömertlik abidesi Hz. Osman için; 
Allah’ın arslanı, Kur’an-ı Kerim’in hizmetkarı Hz. Ali için;
Birlik olacağız…
***
Bir olacağız, Birlik olacağız….
Bir çağ açıp, bir çağ kapatan, Türk – İslam sancağını Bizansın kalesine diken, Üç Hilal’li bayrağımızı üç kıtada adaletin simgesi olarak yüzyıllarca dalgalandıran, bütün dünya milletlerine Türk milletinin gücünü gösteren, İslam toplumunun halifeliğini yapan Osmanlı İmparatorluğunu, kuran ve yücelten tüm padişahlarımız, komutanlarımız, şehit ve gazilerimizin aziz ruhları için, birlik olacağız…
***
Bir olacağız, birlik olacağız…
Yedi düveli dize getirip, tarihin en büyük Kurtuluş Destanı’nı yazarak, bizlere onlarca yıldır huzurlu bir yaşam sürdürdüğümüz bu güzel ülkemizi armağan eden büyük Komutan Bozkurt Mustafa Kemal Atatürk ve tüm silah arkadaşları ile, şehit ve gazilerimizin aziz ruhlarını şadetmek için, birlik olacağız…
***
Bugün Milliyetçilik Bayrağı’nın gönüllerimizde dalgalanmasını sağlayan, Türk – İslam davasını tüm zorluklara rağmen sonsuza dek muhafaza ve müdafaa edeceğimiz bir yapıyı bizlere armağan eden, “Tanrı dağı kadar Türk, Hira dağı kadar Müslümanız” sözleriyle bizlere güç veren kimliğimizi en güzel şekilde anlatan, 9 Işık doktrini ile yolumuzu aydınlatan, bu dava uğruna türlü işkencelerden başı dik çıkan, kahpelerin kahpelikleri karşısında boyun eğmeyen, davamızın önderi Başbuğ Alparslan Türkeş’in aziz ruhu için birlik olacağız…
***
Bir olacağız, birlik olacağız…
Ülkemizin karanlık bir dönemden geçtiği yıllarda, sokaklarda İslam ve Türklük düşmanlarının cirit attığı dönemlerde, bu kutlu davayı sırtlayan, bu dava için can verip, can alan, ömrünün baharında karanlık sokaklarda Türk – İslam davası uğruna şehadet şerbetini içen Ülkücü şehitlerimizin aziz ruhları için, Zindanlarda, Tabutluklarda türlü işkencelere maruz kalan, gün ışığı yerine 9 Işık’ın aydınlığına sığınan Yusufiyeliler’in çektikleri çilelerin yüzü suyu hürmetine birlik olacağız…
***
Bir olacağız, birlik olacağız…
İnancımızın iktidara yürümesi için birlik olacağız….