4 Aralık 2023 Pazartesi

ESVAK İstanbul Buluşmaları’nda teknoloji konuşuldu


Eskişehir Mezunları ve Eskişehir’den Yetişenler Vakfı (ESVAK) tarafından geleneksel olarak düzenlenen ‘’İstanbul Buluşmaları’’nın üçüncüsü 2 Aralık Cumartesi günü Boğazın Kırmızı Şimşekleri Derneği’nde gerçekleştirildi. Boğazın Kırmızı Şimşekleri Derneği’nin kurucularından, Eskişehir İTÜ Mezunları (EsİTÜM) Derneği Kurucu Başkanı ve Uzay Keşif Topluluğu (UKET) Genel sekreteri Saffet Erde Turan’ın konuşmacı olarak katıldığı toplantı Boğazın Kırmızı Şimşekleri Derneği’nin Ateş Ülker salonunda gerçekleşti. Vakıf üyeleri ve hemşehrilerimizin yoğun katılım sağladığı toplantıya Eskişehirli Yönetici ve İş Adamları Derneği Başkanı Orhan Barda, Eskişehirliler Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Orhan Aktepe, Boğazın Kırmızı Şimşekleri Derneği Başkanı Selahattin Erdoğan ile ESVAK Merkez Mütevelli Heyeti Başkanı Sabahaddin Sarı da katıldılar.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan toplantının sunucusu İsmail Özgür Uzun ilk olarak ESVAK Genel Başkanı Sedat Rıfat Doyum’a söz verdi. Sedat Rıfat Doyum’um kısa selamlama konuşması sonrasında toplantıya katılan dernek ve vakıf başkanları da kısa birer selamla konuşması yaptı.


Geleneksel “İstanbul Buluşmaları’’nın Aralık ayı konuşmacısı Eskişehir İTÜ Mezunları (EsİTÜM) Derneği Kurucu Başkanı Saffet Erde TURAN konuşmasında Eskişehir’den yetişen ve yetişecek yeni neslin ülkemizin teknolojik gelişmelerine öncü, icracı karaktere sahip olması gerekliliğini vurguladı. Turan konuşmasına İstanbul Teknik Üniversitesi Makina Mühendisliği tahsili sırasında 2014 yılında öğrenci arkadaşları ile kurduğu ve takım kaptanlığı görevini üstlendiği elektrikli araç projesi ile başladı. İstanbul Teknik Üniversitesi’ni Doğu Avrupa’nın elektrikli araç teknoloji merkezi yapma hedefiyle çıktıkları yolda ekibin bilimsel araştırma projelerini başarı ile tamamlayarak teslim etmesinden, ulusal ve uluslararası yarışmalarda elektrikli araç takımının yarışmalara kendi tasarımı özgün komponentleri içeren arabalar ile katılmasından, elektrikli araç teknolojisinin yüksek lisans ve doktora projeleri haline dönmesinden duyduğu gururu paylaşarak bir elektrikli aracın tasarımdan üretime geçirdiği süreci sunumunda detaylıca aktardı. Eskişehirli mühendis Turan, Kıbrıs barış harekatı döneminde ülkemizin maruz kaldığı ambargolar sonucu yerli savunma sanayii gerekliliğinin nasıl doğduğunu, aradan geçen 50 yıllık sürede günümüz savunma sanayiinin hangi noktaya geldiğini örnekler ile açıkladı. Turan; “Tarih tekerrürden ibarettir, geçmişten aldığımız derslerimize iyi çalışarak kendine yeten, özgün ürünlerini geliştiren ve dost ülkelere ihraç eden bir Türkiye’yi hep birlikte daha iyi noktalara taşımak için çalışacağız.” dedi. Turan, konuşmasında Eskişehir’in havacılık sektöründe yeri ve önemine de değindi. Saffet Erde TURAN konuşmasının kalanında özetle şu görüşlere yer verdi: 


“Genel sekterlik görevini yürüttüğüm Uzay Keşif Topluluğu ile birlikte güzide şehrimiz Eskişehirimiz'i havacılığın yanı sıra uzay için de uluslarası bir merkez haline getirmek için çalışmalar yapıyoruz. Ülkemizin Uzay vizyonunu başarı ile devam ettirebilmesi için kritik öneme sahip konulardan bir tanesi olan uzay hukuku çalışmalarında Eskişehir’de bir birim kurulması, ulusal ve uluslararası çapta konferansların yapılması için çalışmalara başladık. Bu çalışmalarımızın çıktılarının Türkiye Uzay Ajansı ve TÜBİTAK UZAY gibi kurumlarımızın ihtiyaçlarına yönelik olmasını arzuluyoruz. Mutluluk ve gururla belirtmeliyim ki uzay hukuku alanında nitelikli insan kaynağını da UKET bünyesinde kurduğumuz Uzay Hukuku komitesi ile yetiştirmekte, yetişmiş değerli hukukçularımı da ekibimize katmaktayız. Eskişehirli ve Eskişehirsporlu bir hemşehriniz olarak Eskişehirimizin havacılık ve uzay teknolojisinde uluslararası düzeyde bir merkez olması zaruri bir ihtiyaçtır. Bu husustaki çalışmalarımıza sizlerden destek beklemekteyiz.” Turan konuşmasını “İz izleyenlerden değil, iz bırakanlardan olacağız. Genç arkadaşlarımızın da bu hedef ile şehrimiz ve ülkemiz için var güçleri için çalışmasını istiyorum.” diyerek sonlandırdı.

23 Kasım 2023 Perşembe

Eskişehir ve Eskişehirspor derneklerinden Ankara Çıkarması


İstanbul ve Kocaeli'de faaliyet gösteren Eskişehir ve Eskişehirspor dernekleri Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Eskişehir Milletvekilleri ve Eskişehirli milletvekillerine hayırlı olsun ziyaretinde bulundular. Kuruluşunda son aşamaya gelinen Eskişehir ve Eskişehirspor Dernekleri Federasyonu (ESFED)'nu oluşturan Eskişehirli Yönetici ve İşadamları Derneği (ESYİAD), Eskişehirliler Kültür ve Yardımlaşma Derneği (ESKÜYAD), Darıca Eskişehirliler Kültür ve Yardımlaşma Derneği ve Boğazın Kırmızı Şimşekleri Derneği başkan ve yöneticileri milletvekillerimizle görüşüp hayırlı olsun dileklerini ilettiler.
***
ESFED heyeti TBMM'de Eskişehir AKPARTİ milletvekilleri, İdris Nebi HATİPOĞLU, Ayşen GÜRCAN CHP Milletvekilleri Utku ÇAKIRÖZER, Jale Nur SÜLLÜ, ve İbrahim ARSLAN ile görüştüler. AKPARTİ Milletvekili Fatih Dönmez Eskişehir'de olduğu için görüşemeyen ESFED heyeti ayrıca MHP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter ve İYİ PARTİ İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir ile de görüştü. Heyet son olarak da Büyük Birlik Partisi lideri hemşehrimiz Mustafa Destici'yi de ziyaret ederek hayırlı olsun dileklerini ilettiler.
***
Ziyaret ile alakalı bir açıklama yapan ESYİAD Başkanı Orhan Barda yeni yasama döneminde TBMM çatısı altında Eskişehir'i temsil eden milletvekillerimize hayırlı olsun dileklerini iletmek için böyle bir program yaptıklarını vurgulayarak şunları söyledi:
''İstanbul ve Kocaeli'de faaliyet gösteren derneklerimizle başlattığımız federasyon çalışmalarında son aşamaya geldik. Yaptığımız bir dizi toplantı neticesinde Eskişehir ve Eskişehirspor Dernekler Federasyonu'nu kurma kararı aldığımız derneklerimizle birlikte TBMM'ye giderek tüm vekillerimizi ziyaret ettik ve kendilerine tebriklerimizi ilettik. Bununla birlikte Eskişehir'in sorunlarını da en yetkili makamlara iletme imkanı bulduk. Sivil Toplum Kuruluşları ve milletvekillerimizin gayretleri ile Eskişehir'in sorunlarının en kısa zamanda çözüleceğinden eminiz.''
***
AKPARTİ Eskişehir Milletvekili İdris Nebi Hatipoğlu'nun Eskişehirspor ile ilgili son derece önemli ve değerli projeleri olduğunu da belirten Orhan Barda ''Sayın Hatipoğlu hepimizin bildiği gibi bizlerle aynı sevdanın yolcusu. Eskişehirspor'a olan bağlılığını hepimiz biliyoruz. Umut ediyoruz ki, bu sevda ile sayın Hatipoğlu, Eskişehirspor'u yeniden layık olduğu yerlere çıkaracaktır.''

6 Kasım 2023 Pazartesi

ESVAK İstanbul Buluşmaları Kasım ayı konuğu Süleyman Soyer


Eskişehir Mezunları ve Eskişehir’den Yetişenler Vakfı (ESVAK) tarafından geleneksel olarak düzenlenen ‘’İstanbul Buluşmaları’’nın  ikincisi 4 Kasım Cumartesi günü gerçekleştirildi. Uzay Keşif Topluluğu  Derneği Başkanı Süleyman Soyer'in konuşmacı olarak katıldığı toplantı Boğazın Kırmızı Şimşekleri Derneği’nin Ateş Ülker salonunda gerçekleşti. Vakıf üyeleri ve hemşehrilerimizin katıldığı toplantıya Eskişehirli Yönetici ve İş Adamları Derneği Başkanı Orhan Barda, Eskişehirliler Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Orhan Aktepe, Eskişehir İTÜ Mezunları Derneği Kurucu Başkanı Saffet Erde Turan, Boğazın Kırmızı Şimşekleri Derneği Başkanı Selahattin Erdoğan ile Esvak Merkez Mütevelli Heyeti Başkanı Sabahaddin Sarı da katıldılar.

***

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan toplantının sunucusu İsmail Özgür Uzun ilk olarak ESVAK Genel Başkanı Sedat Rıfat Doyum’a söz verdi. Sedat Rıfat Doyum’um kısa selamlama konuşması sonrasında toplantıya katılan dernek ve vakıf başkanları da kısa birer selamla konuşması yaptı.

***

Geleneksel ‘’İstanbul Buluşmaları’’nın Kasım ayı konuşmacısı Uzay Keşif Topluluğu Derneği (UKET) Başkanı Süleyman Soyer, ‘’Ülkemizin uzay çalışmalarına destek olmak ve askeri havacılık konusunda ülkemizin başkenti olarak tabir edebileceğimiz kentimiz Eskişehir’in uzay çalışmalarında da öncü olması için elimizden geleni yapacağız’’ dedi.

***


Eskişehirli bilim insanı Süleyman Soyer konuşmasında özetle şu görüşlere yer verdi: ‘’UKET Derneği olarak 2 yıllık bir geçmişimiz olmasına rağmen ülkemizde çok önemli uzay çalışmaları yaptık. Uluslararası yarışmalar, uzay hukuku çalışmaları, uygulamalı uzay eğitimleri, söyleşiler, seminerler gibi pek çok çalışmayı 2 yıllık kısa bir zamanda gerçekleştirmiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu çalışmalarımızdan en önemlisi de Türkiye Uzay Ajansı, TÜBİTAK UZAY, İTÜ, ODTÜ gibi ülkemizin uzay alanında öncü kurumlarının desteği ile iki yıldır UKET Derneği'nin düzenlediği Uluslararası  Anadolu Gezegen Gezgini Yarışması’dır. Bu yarışmayla 2030'lu yıllarda ülkemizin Ay'a göndereceği keşif aracının temelleri atılmaktadır.  Şunu büyük bir mutluluk ve gururla belirtmeliyim ki, bu alanda nitelikli insan kaynağı yetiştirilmektedir.’’

***


Ülkemizde halk arasında çok yaygın olarak kullanılan ‘’Ay sonunu zor getiriyoruz, aya mı çıkacağız?’’ sözünün yıllarca ülkemizin uzay çalışmalarında önünü tıkayan bir algı oluşturduğunu söyleyen Süleyman Soyer,  ‘’Artık halkımız arasında çok yaygın olan bu düşünce yıkılmalı ve gençlerimizin uzay konusuna daha çok ilgi göstermesi sağlanmalıdır. Gelişmiş ülkeler uzayda egemenlik mücadelesi verirken biz gençlerimizi bu tür söylemlerle uzay gerçeğinden uzaklaştırmamalıyız. Gelecek uzaydadır, vatan ve millet sevgisi artık uzaya kadar uzanmalıdır.’’ Dedi ve sözlerini şöyle tamamladı.  ‘’Bir Eskişehir'li olarak Askeri Havacılığın Başkenti olan Eskişehirimiz’in uzay çalışmalarına destek vererek görgü bilgi ve alt yapısıyla ülkemizin uzay başkenti de olması gerekmektedir. Biz UKETDER olarak bu konuda elimizden geleni yapacağız. Şehrimizin yatırımcı ve yöneticilerinden de bu konuda destek olmalarını bekliyoruz.’’  

29 Ekim 2023 Pazar

Kutlu bir mirastır şehadet....


Cumhuriyetimizin 100. yılı arefesinde Eskişehir'de bir toplantıya katıldım.
Eskişehir Mezunları ve Eskişehir'den Yetişenler Vakfı (ESVAK) Eskişehir Şube Başkanlığı tarafından tertip edilen toplantıda sayıları giderek azalan 68 kuşağı Ülkücü büyüklerimiz ve aynı dönemin Ülkücü şehitlerinin aziz anıları ile duygu dolu saatler geçirmek nasip oldu bizlere de.
***
Yüzbinlerce şehidimizin kanlarıyla süslenmiş Anadolu topraklarında kurulan son Türk devleti Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılını coşkuyla kutladığımız böylesi anlamlı ve duygu yüklü bir günde Ülkücü şehitlerimizin aziz hatıralarını yad etmek için bir araya gelen dava büyüklerimizin arasında yer bulabilmek bizler için paha biçilmez bir lütuf oldu.
***
Toplantının açılışı şehitlerimiz ve Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk anısına saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunarak yapıldı. Hepimiz coşkuyla İstiklal Marşımızı okuduk ve ardından tüm şehitlerimiz ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün aziz ruhları için Kur'an-ı Kerim tilaveti yapıldı. Kutsal kitabımızın ayetleri ruhumuza dokunurken yapılan slayt gösterisinde şehitler geçidi vardı. Kutlu bir dava uğruna canlarını vermekten geri durmayan kahramanlar. Her türlü dünyevi varlıklarını şehadete feda eden, vatan için, bayrak için, namus için tüm kutsal değerler için feda eden isimleri altın harflerle tarihin tozlu sayfalarına yazılan kahramanlar geçidini izlerken gönül dünyamız alt üst oldu.
***
İşte Eskişehir'deki Ülkücü Hareket'in şehitler kervanı:

YILMAZ KESKİNDEMİRCİ
İSMAİL İKİZ
MEHMET KIYAK
OSMAN GÜÇLÜ
BİLAL AKBEL
ŞERAFETTİN KARCI
HALİS ÖZTÜRK
YAŞAR KANMAZ
YUNUS ŞAHAN
LEVENT GÜLPINARLI
CENGİZ MASIR
FARUK FERAH
GÜN SAZAK
NİHAT AKSU
MUSA TAŞ
MUSTAFA KARACAOĞLU
MEHMET ÖZDAL
SÜRAP ŞAHAP ESEN
NURETTİN YILDIZ
NAHİT BULUT ***

Kur'an-ı Kerim'in ruhumuzu okşayan kutsallığı ve şehadetin gönüllerimizi titreten yüceliği bir aradaydı. Zaman zaman gözlerimiz doldu, zaman zaman göğsümüz kabardı. Anadolu'da Türk varlığının bekası için Çanakkale'de şehit düşen Kınalı Kuzular'ın saf saf cepheye koşuşlarını izler gibiydik. Yavrularını vatana kurban etmek için kınaladıkları saçları, şehadet şerbetinin cennet kokusunu da alıp, esen rüzgarlarla Anadolu'nun her karış toprağını dolaştığı gibi ruhlarımızın ta derinliklerinde dolaşıyordu o anlarda. *** Şehit arkadaşlarının anılarını kutsal bir görev ile yaşatmak isteyen ESVAK kurucuları gururluydu. ESVAK'ın üniversite öğrenimlerini sürdürebilmeleri için burs verdiği öğrenci kardeşlerimiz de bizimle aynı duyguları yaşıyor, paylaşıyordu. Üniversite öğrenimlerini tamamlayamadan canlarını vatan için feda eden şehitlerimizin geçit töreni defalarca gözlerimizi nurlandırırken onların anısını yaşatmak için mücadeleye katılan bu öğrenci kardeşlerimizin gözlerindeki ışık 9 Işık gibi parlıyordu. *** Eskişehir'in şehitleri bir bir perdeye yansırken ESVAK'ın sıradan bir vakıf kuruluşu olmadığını iyice anladım. Üniversite öğrenimlerini tamamlayamadan şehit düşen dava erlerinin bıraktığı bayrağı genç öğrenci kardeşlerimiz devralıyor ve nice mezunlar yetiştirerek vatan hizmetine ömürlerini adıyorlar. Bu vakfı kuran insanlar da alelade insanlar değiller. Böylesi kutsal bir davaya adanmış bu insanlar en az Eskişehir'in şehitleri kadar saygıyla ve minnetle anılması gereken insanlardır. *** Böylesine yüce bir vazife ile hayatlarını kutlu bir davaya adayan tüm ESVAK kurucu ve yöneticilerini kutluyorum, şükranlarımı sunuyorum. Ahirete göçen büyüklerimi de saygı ve rahmetle anıyorum. Şunu herkes bilmelidir ki, ESVAK nesiller boyu yaşamalı ve kutlu bir davanın temelleri üzerine kurulan bu yapı asla ve asla kişisel çıkarlar ve menfaatlere alet edilmelidir. Bugüne kadar tertemiz bir geçmişle buralara getirilen ESVAK bundan böyle de aynı ilkeler doğrultusunda sonsuza kadar yaşatımalıdır...

8 Ekim 2023 Pazar

ESVAK ''İSTANBUL BULUŞMALARI'' EKİM TOPLANTISI


Merkezi Ankara'da bulunan Eskişehir Mezunları ve Eskişehir'den Yetişenler Vakfı (ESVAK), İstanbul'daki faaliyetlerine devam ediyor. ''İstanbul Buluşmaları'' adı altında yapılması planlanan toplantıların ilki Boğazın Kırmızı Şimşekleri Derneği (BKŞDER) lokalinde yapıldı. Konuşmacı olarak Kıyı Emniyet Genel Müdür Yardımcısı ve Eskişehirli Yönetici ve İşadamları Derneği (ESYİAD) Başkanı Orhan Barda'nın katıldığı toplantıya Ak Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Özlem Yalçın, Eskişehirli işinsanı Kerem Apaydın, Eskişehirliler Kültür ve Yardımlaşma Derneği (ESKÜYAD) başkanı Orhan Aktepe ve BKŞDER Başkanı Selahattin Erdoğan da konuk olarak katıldılar. 



İstanbul Buluşmaları'nın ilk toplantısının açılış konuşmasını yapan ESVAK Genel Başkanı Sedat Doyum, katılımcılara teşekkür ederek ''İstanbul'da her ayın ilk Cumartesi günü yapmayı planladığımız bu toplantılar ile Eskişehirliler ve Eskişehir'den mezun olup, Eskişehir'den yetişenleri bir araya getirmeyi, genç kardeşlerimizin daha iyi bir eğitim dönemi geçirerek, ülkemizin yarınlarının daha aydınlık olmasına'' katkıda bulunmak olduğunu vurguladı.

Çok sayıda Eskişehirli hemşehrimizin katıldığı toplantıda konuşmasına ''İstanbul'da son derece anlamlı bir buluşma programı tertip ederek bizleri bir araya getiren ESVAK ve bu toplantılara ev sahipliği yapacak olan BKŞDER'e teşekkür ederim. Ümit ediyorum ki bu toplantılar kesintisiz devam edecek ve oldukça faydalı gelişmeler olacak'' sözleriyle başlayan Orhan Barda konuşmasında özetle şunları söyledi:

''İstanbul gibi bir çok ülkenin nüfusundan daha fazla bir nüfusa sahip olan İstanbul'da Eskişehirliler olarak biraraya gelebilmek ve sosyal faaliyetlerin içinde olmak çok zor. Özellikle İstanbul'a en az göç veren illerden birine mensup olan Eskişehirliler olarak İstanbul'un pek çok ilçesine ve semtine dağılmış durumdayız. hal böyle olunca da dernekler kurulması ve devam ettirilmesi zorlaşıyor. Buna rağmen İstanbul'da şu an faal olarak çalışan 3 derneğimiz bulunuyor. Zaman zaman bir araya geliyor ve yeni çalışmalar yapmak için çabalıyoruz. İlk hedefimiz de Darıca ve Gebze'deki derneklerimizin de katılımları ile Eskişehir ve Eskişehirspor Dernekleri Federasyonu adı altında bu derneklerimizi bir araya getirmek. Bunun için çalışmalarımız son aşamaya gelmiş durumda. Bunun dışında başkanlığını yürüttüğüm ESYİAD'ın yıllardır proje aşamasında tuttuğu ''Odunpazarı Evi''ni de İstanbul'da yapmak ve tüm STK'larımızı bu çatı altında toplama fikrimizi de yakın zamanda mutlaka gerçekleştireceğiz.''

Orhan Barda'nın konuşmasından sonra Özlem Yalçın, Sedat Doyum, Orhan Aktepe, Selahattin Erdoğan ve Kerem Apaydın da kısa birer konuşma yaparak düşüncelerini paylaştılar.

10 Eylül 2023 Pazar

ESKİŞEHİRSPOR İÇİN OLMAK YA DA OLMAMAK SEZONU


Mister Hoşcan marifetiyle başlayan düşüş serüvenimiz en alt seviyeye kadar geldi. Bundan sonrası yok oluş sürecine girer. Yani bir diğer deyişle bu sezon Eskişehirspor için olmak ya da olmamak sezonu olacak. Böylesi hızlı bir düşüş süreci yaşamış olmamıza rağmen bir çok kent takımı gibi kapımıza kilit asılmadı, yönetimsiz kalmadık, Eskişehirspor gerçek sahipleri olan taraftarlarımız yönetim oluşturarak varolma mücadelemizi başarıyla sürdürdüler.

***
20 Yıl önce Hacıbaba çay bahçesinde Altes tribün grubunun lideri olarak sohbet ettiğim bıyıkları yeni terlemiş bir delikanlı olan Erkan Koca bugün kulübümüzün başkanlık görevini üstlenmiş ve ekibiyle birlikte bu varoluş mücadelesine devam ediyor. Yine Eskişehirspor'un gerçek sahipleri olan taraftarlarımızı temsilen Eskişehirspor Taraftarlar Birliği başkanı sevgili Murat Diri de bizleri temsilen bu mücadeleye yönetimle birlikte çalışarak destek veriyor.
***
Hepimiz çok iyi biliyoruz ki kulüp başkanlığı her şeyden evvel ekonomik güç ister.
Hele ki geçmiş dönemlerdeki yönetimler tarafından borç batağına itilmiş ve kaderine terkedilmiş bir Eskişehirspor'un hem başkanı hem de yönetimi ekonomik olarak çok güçlü olmalı.
Fakat yine hepimiz çok iyi biliyoruz ki, ekonomik olarak güçlü olan hiç bir Eskişehirli bu göreve talip olmadı. Bazı isimlere taraftar yoğun baskı yaptı yine de talip olan çıkmadı.
Eski başkanlar, eski yöneticiler talip olmadı.
Siyasetçiler, tesislere baklava tepsisi taşımaktan, maçlarda kaşkol sallamaktan öteye gitmedi.
Durum böyle olunca da taraftar liderleri ''ESKİŞEHİRSPOR YAŞAYACAK!'' diyerek göreve talip oldu.

***
Yeniden ümitlendiğimiz Göztepe vakası sonrasında oluşan ve taraftar ağırlıklı olan yönetimler dönemin4e baktığımız vakit belki sportif anlamda çok büyük başarılar göremedik fakat Eskişehirspor'un yaşaması adına çok büyük bir başarı elde edilmiştir. Kulübümüzün sırtına yüklenen borç yükü kur farkı dışında yükselmemiş, kur farkına rağmen azaltılmış belki de bizim gibi olan kulüpler arasında en ödenebilir durumda tutulan borç miktarı bizim borcumuz olmuş. Taraftarın kulübe üyeliği üzerindeki kota uygulaması kaldırılmış, kulüp kongre salonlarına alınmayan taraftar yeri geldi kulübün divan başkanlığını yaptı, yerine geldi kulüp başkanlığını yaptı. Artık Eskişehirspor kulübü birilerinin rantiye alanı olmaktan çıktı, gerçek Eskişehirspor'luların yönettiği bir kulüp haline geldi.

***
Şimdi yepyeni bir döneme başlayacağız.
Olmak ya da olmamak...
1965'ten bu yana bozuk düzene karşı verdiğimiz mücadele bugün bir kez daha yeniden başlıyor.
Ve bu mücadelenin başarıya ulaşabilmesi için şu an ihtiyacımız olan tek şey bütün kentin birlik ve beraberlik içinde bu mücadeleye destek olmasıdır.
Birbirimize karşı olan dargınlıklarımızı küskünlüklerimizi bir yana bırakarak, ihanet boyutuna varmayan hatalarımızı birbirimizi kırmadan dökmeden bizzat dile getirerek, eleştirilerimizi yerin dibine sokma amacıyla değil de yapıcı olmak amacıyla dile getirerek bu birlik ve beraberlik iklimini bizler yaratabiliriz.
***
Tıpkı 1965'te olduğu gibi.
Bir seferberlik ruhu ile.
Bir imece ruhu ile biz bu yükün altından kalkarız.
Eskişehirspor'u gerçekten sevenler, birbirlerini de Eskişehirspor'u sever gibi severse Eskişehirspor yeniden Bizans dükalığının korkulu rüyası olmaya devam edecektir. 
Şahsi hesaplaşmalarımızı kulüp üzerinden sürdürürsek, fitne kazanını kaynatan ateşin karşısında erirsek, fitne kazanının başındaki kepçecilerin lakırdılarına boyun eğersek, Eskişehirspor'u kendi ellerimizle tarihin tozlu sayfalarına gömeriz.
***
Ben Selahattin Erdoğan...
1972 yılından bu yana Eskişehirspor'a Eskişehirspor'a aşığım.
Eskişehirspor için döktüğüm ilk gözyaşımı anımsıyorum.
Lise çağlarındaydım.
Eskişehirspor olaylı BJK maçından sonra ilk kez 2. lige düşmüş ve İstanbul Vefa Stadı'nda maçı vardı.
Eskişehirspor maça çıkarken bir rüzgar esti ve toprak sahadan kalkan toz bulutu oyuncularımızın üzerine çullandı.
O an gözümden yaşlar akıverdi.
Türkiye'nin en iyi çim sahalarından birine sahip olan Eskişehirspor şimdi toz toprak içinde maç yapıyordu. Öylesine zoruma gitmişti ki, hıçkıra hıçkıra ağlamıştım.
***
Gelin bu büyük sevdayı öldürmeyelim.
Türk futbolunun yaşayan efsanesini kendi ellerimizle yok etmeyelim.
Aziz Bolel'in, Yalçın Kılıçoğlu'nun ve daha nicelerinin kemiklerini sızlatmayalım.
Onların bizlere bıraktığı bu kutlu mirasa sahip çıkalım.
Ölümcül hastalığın pençesinde yaşam mücadelesi verirken bile tek düşüncesi Eskişehirspor olan merhum Necdet Yıldırım'ın, mezar taşına ESKİŞEHİRSPOR yazdıran merhum Abdullah Gegiç'in kemiklerini sızlatmayalım.
Aldığı astronomik transfer tekliflerini elinin tersiyle itip sadece Eskişehirspor forması giyen İsmail Arca'nın 17 yıl boyunca şerefle taşıdığı formayı layık olduğu yere taşıyalım. İsimlerini tek tek saymakla bitiremeyeceğim efsane futbolcularımızın, Eskişehirspor'u ANADOLU YILDIZI ünvanıyla taçlandıran futbolcularımızın emeklerine ihanet etmeyelim. 
***
Eskişehirli olmayan, Eskişehir ile uzaktan yakından bir bağı olmadan Eskişehirspor'a aşk ile bağlanan binlerce Eskişehirspor sevdalısı olarak bütün Eskişehir halkına sesleniyorum.
ANADOLU YILDIZI'nı söndürmeyin!
Hayat ışığımızı karartmayın!
Şampiyonluk hayallerimizi yıkmayın!
Çalınan şampiyonluklarımızın intikamının alınacağı umutlarımızı bitirmeyin!
Bir olalım Birlik olalım, sevelim sevilelim, Eskişehirspor'u tahtına oturtmadan ölmeyelim!

2 Ağustos 2023 Çarşamba

Bir baba ne zaman ölür ki!?


Bu sabah da metroya bindim.
Tıpkı 1 yıl önce olduğu gibi.
Bir iş yetiştirmenin telaşı ile, alel acele hareket etmek üzere olan trenin kapısından atıverdim kendimi.
Aciliyeti olan işi yetiştirmiş olmanın rahatlığına, trene son anda yetişmiş olmanın rahatlığı da eklenmişti ki, telefonum çaldı.
İşte o an her şey değişti.
Elim ayağım, dolaştı.
Panikledim.
Kalbimin çırpınışları hızlandı.
***
1 Yıl önce yine bir metro seyahatim esnasında yine telefonum çalmıştı.
''Amca dedem ölmüş'' deyiverdi telefonda ağlayan yeğenim Elif.
Ne diyeceğimi bilememiştim.
- Dur bi dakika kızım, yanlıştır o kim dedi sana bunu
Diyebildim.
Olacak iş değildi. Mutlaka bir yanlışlık vardı.
Bir insanın babası nasıl ölebilir ki?
Telefon kapandı.
O an ne yapılmalıydı ki!?
***
Etrafıma bakındım.
Benden başka kimsenin babası ölmemişti herhalde.
Ya da birilerinin de babası öldü de benim gibi miydiler.
Yani kabullenmiyor, inanmıyor, şaka falan mı sanıyorlardı?
Bir insanın metrodayken babası ölürse ne yapardı ki?
Nasıl davranırdı?
''Metroda babanız ölürse'' başlıklı bir uyarı levhası var mıydı acaba trenin duvarlarında?
Hepsini geçtim bir insanın babası nasıl ölür ki?
Babalar ölümsüz değil miydi?
***
Trenden nasıl indim, metronun yürüyen merdivenlerinden hangi haleti ruhiye ile çıktım yeryüzüne bilemiyorum.
Anımsamıyorum.
Metro girişinde kalakalmışım.
Genç bir adamın omzuma dokunduğunu hissettim.
''Abi iyi misiniz!?'
Cevap veremedim.
Omzumdan salladı genç.
''Abi gel şuraya otur bi dakka''
Oracıkta bir kaldırıma oturttu beni. Sonra bir su içirdi.
''Abi noldu? İyi misin?''
- Babam öldü! diyemedim.
- İyiyim kardeşim, sağ ol.
Dedim teşekkür ettim. Bir şişe daha açtı delikanlı ''Abi yüzünü bi yıka iyi gelir sıcaktan oldu herhalde'' dedi.
Sonradan anladım ki, bu delikanlı sıcak havada yoldan geçen araçlara suı satanlardan biriydi.
Delikanlı iyi olduğumu görünce yine işinin başına gitti.
***

Bugün de öyle oldu.
Aradan tam 1 yıl geçmişken yine metroda yine telefonum çaldı.
Ve ben babamın ölüm haberini aldığım 1 yıl öncesinde hissetmediğim korku ve panikle telefona bakamadım bile.
***
Son dönemlerinde eskisi kadar diri olmasa da öyle yataklık olacak bir hastalığı da yoktu babamın.
Hiç ölmeyecek gibiydi sanki, yani ölümsüzdü babam.
Hep aklımda öyle kaldı.
Hayatı boyunca helal kazanç peşinde koşturan babam hep böyle ölmek için dua ederdi.
''Allahım, el ayak muhtaç etmeden, yataklık etmeden al emanetini''
Duaları kabul oldu.
Ölürken bile dimdik ayaktaydı.
***
Aradan 1 yıl geçmesine rağmen alışabilmiş değilim babamın öldüğüne.
Ona dair korkularım, çekincelerim ve özlemlerim hep olduğu yerde duruyor.
Ömrümüzün çoğunu birbirimizden uzakta, gurbet kıvamında yaşadığımız içindir belki, halen babamın köyde kozalak sepeti yaptığı düşüncesi beynimden uzaklaşmadı.
Uzaklaşacağını da sanmıyorum.
Babamla bir baba evlat ilişkisine dair yaşayamadığımız çokça şey var.
Hep özlemini çektiğimiz duygularımız, düşüncelerimiz, birbirimize söyleyemediğimiz güzel sözlerimiz hep zihnimin merkezinde duruyor.
***
Resmi kayıtlara göre 87 yıllık ömrünü helal rızık peşinde geçiren babam bir kere olsun namerde muhtaç olmadan göçüp gitti. Fakat sadece gitti. Uzak bir yere gitti. Telefonu da çekmiyor.
Ömrüm boyunca özlediğim elleriyle saçlarımı okşadığı o son anı hep yaşıyorum.
Köyden İstanbul'a dönme vaktimiz geldiğinde, yerinden kalktı ve ilk defa iki eliyle başımı tutup, saçlarımı okşadı.
''Oğlum kendine dikkat et, çocuklarına iyi bak.'' deyip yanaklarımdan öptü ve sarıldı.
Hiç böyle sarılmamıştı.
Sanki uzun bir hasretin sonu gibi sarılmıştı.
Hem saçlarımı okşadı hem de sırtımı sıvazladı.
Bu hal bir kavuşmanın neticesi miydi, yoksa bir veda mıydı anlayamamıştım.
***

Bir veda olmadığını bu 1 yıl içinde anladım.
Babamın dünya sürgünü bitmiş, özgürlüğüne kavuşuyordu.
Babam da bunu aylar öncesinden hissetmişti.
Ölmeden birkaç gün öncesinde eşime ''Eeeee kızım ben de yolun sonuna geldim galiba'' demiş.
Hani bu tür şeyler ölüm döşeğinde ya da ölümcül hastalığın pençesinde olanlardan duyulur da babamın hiç öyle bir hali yoktu.
Son anında bile ayaktaydı.
***
Babamın gidişi üzerinden 1 yıl geçti ve ben bu 1 yıllık süre içinde anladım ki, babam ancak ben ölünce ölecek.
Yani evlat ölmeden baba ölmüyormuş.
Evlat yaşadıkça baba da onula birlikte hep yaşıyormuş.
Mekanın cennet olsun babam.
Belki bu fani dünyada birilerinin dediği gibi ''Bir baltaya sap olup'', hep kendime yontamadım ama senin gibi helal rızık peşinde koştum, koşacağım. Her daim senin gibi en büyük korkum evlatlarıma ve eşime haram lokma yedirmek olacak.
Aslında ne kadar zengin olduğumun cenazemde anlaşılması için yaşayacağım son nefesime kadar.
Tıpkı senin gibi.
Bir insanın ne kadar zengin olduğunu ancak cenazesinde anlarız.
Cenazesinde ne kadar çok insan varsa, ne kadar çok insan ''İYİ BİLİRDİK!'' diye haykırırsa tabutun başında ve ne kadar çok insan dünya imtihanı sonunda ''Hakkımız helal olsun'' diye seslenirse göklere işte o kadar zengindir bu dünyadan göçen insan.
***
Bizlere en büyük gururu da işte o son yolculuğuna giderken yaşattın babam.
O çok sevdiğin köyünde en kalabalık cenaze namazı kılındı.
Kaymakamlar, belediye başkanları, komutanlar, amirler, memurlar ve çevre köylerden, uzak diyarlardan senin için koşup gelenleri gördük ve senin evladın olmaktan bir kere daha gurur duyduk.
Teşekkür ederim babam...
Bizleri alın terinle büyüttüğün için,
Bana helal rızkın en güzel örneği olduğun için,
Arkanda bizlere miras olarak bıraktığın bütün güzelliklerin için teşekkür ederim.
Ve helal rızkın nişanesi olan o mübarek ellerinle saçlarımı okşadığın için teşekkür ederim babam.
Mekanın cennet olsun babam.
***
Merhum babam Hasan Erdoğan ve tüm ölmüşlerimizin ruhları için El-Fatiha!