hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Temmuz 2018 Cuma

Çocuk ve İnsan...

Her insan bir çocuktu aslında...
Çocuklara tecavüz eden,
Çocuklara cinsel istismarda bulunan,
Çocukları köle gibi kullanan,
Çocuklara şiddet uygulayan,
Çocukları, çocukluklarını yaşamadan daha çok kazanmak için karın tokluğuna çalıştıran,
Ve çocuğu çocuk olarak göremeyen daha niceleri...
Hepsi çocuktu.
Çocuk kalamadılar.
Belki de çocukça yaşayamadan insan olmak zorunda kaldılar.
***
Bir insan, bir çocuğa nasıl şiddet uygular!?
Ne beynim, ne de gönlüm bu sorunun cevabını bir türlü bulamadı.
Yıllar önce Beşiktaş'ta bir çocuk ve iki insan...
Biri anne diğeri baba...
Çocuk bu ya, ağlıyor...
Belli ki, bir isteği var ama olmamış...
Anne kızgın.
Baba kızgın.
Çocuk ağlıyor.
Hayatta kendime hakim olamadığım tek şeydir bu durumdaki bir çocuk...
Her istedikleri olmalı çocukların.
Ağlamamalı çocuk!
Dövülmemeli.
Onca acizliği, onca savunmasızlığı ile bir çocuğu dövmek ne kolay değil mi!?
Önce anne olan insan vurdu çocuğa.
Hem de suratına.
O melek kadar güzel yüzüne vurdu anne denilen insan...
Çocuk daha çok ağladı.
***
Beynim zonklamaya başlamıştı.
Başım belaya girecek gibi görünüyordu.
Ben de bu belaya çok hevesliydim.
Bir çocuk ve iki insan önümde yürüyor.
Çocuk ağlıyor.
Anne vuruyor.
Baba çocuğu kolundan tuttu adeta sürüklüyor.
Dönüp elinde sürüklediği çocuğa öyle bir tokat vurdu ki, çocuğun kafası kopacak sandım.
Gözyaşlarıyla karışan sümükleri havada uçuyordu çocuğun.
İki insan kendi yavrularına sokak ortasında alenen işkence ediyor ve diğer insanlar da hiçbir şey olmuyormuş gibi hayatlarına devam ediyorlar.
Ben 'insan olamamıştım' henüz.
İçimdeki çocuk halen dimdik ayaktaydı.
Ve bir lokantanın önündeki kasalardan birinden kaptığım cam su şişesini bütün hıncımla baba olan insan evladının kafasında kırmıştım...
***
Çocuk yine ağlıyordu ama ona işkence eden insan kanlar içinde yere yığılmıştı.
Aradan belki 35 yıl geçti.
Bugün aynı şeyi yine yaparım sanırım.
Çünkü ben halen çocuğum.
İnsan olmuş olabilirim ama içindeki çocuğun yok olmasına müsaade etmeyen bir insan...
Bir insanın içindeki çocuk yaşamıyorsa onunla mezara kadar o insan ''İnsan'' olamamıştır...
Anne babaların çocuklarına uyguladıkları şiddetin boyutunu toplumda hepimiz biliyoruz.
Okula gidemeyip çalışmak zorunda kalan çocukların ustalar ve patronlar tarafından maruz kaldıkları şiddeti de biliyoruz.
Okullardaki, kurslardaki şiddeti de gördük, bildik, yaşadık...
Nasıl bir insanlıktır bu!?
Çocuk bu sonuçta!?
Sana karşılık veremez!
Sen ona bir okkalı tokat vurduğunda o da sana vuramaz.
Bu kadar aciz ve savunmasız!
***
Dövüyorlar!
Sövüyorlar!
Doğurup sokaklara atıyorlar!
Ve
Tecavüz ediyorlar...
Öldürüyorlar!!!
Çocuk ve insan...
Çocuk melektir...
Tertemiz, günahsız, lekesiz...
İnsan!?
Vahşi!
Günahkâr!
Katil!
İnsanlar, çocukları öldürüp; şeytanın askeri yapıyorlar!
***
İdam istiyoruz.
Çocuk katillerine, çocuklara tecavüz edenlere idam istiyoruz.
Suçüstü yakalananlara idam!
Adli tıp raporları ile suçu sabit görülenlere idam istiyoruz.
İdam için yeterli delil olmayanlara ağır cezalar istiyoruz...
Olmuyor, olmuyor!
Yasalar çocukları koruyamıyor!
Çünkü yasaları insanlar yapıyor!
Savaşları insanlar çıkarıyor ama ölenler çocuklar!
Gelir dağılımında eşitsizliği insanlar yapıyor ama çileyi çeken çocuklar!
Eğitimde fırsat eşitsizliğini insanlar yaratıyor ama eğitimsiz kalanlar çocuklar!
Sağlıkta eşitsizliği emperyalist insanlar yaratıyor ama sağlıksız yaşamak zorunda kalan çocuklar!
***
Çocuk ve İnsan...
Ne garip bir haldir yahu!
Her insan önce bir çocukken, insan olduktan sonra çocuklara bunca zulmü nasıl yapabiliyor bu insan denen yaratık!?
Örneğin;
İlk çocuklar...
Habil ile Kâbil!..
Çocuktu ikisi de...
Sonra Kâbil insan oldu.
Kıskanç bir insan oldu.
İçindeki çocuğu yok etmeyen Habil'i kıskandı ve katil oldu Kâbil!
İnsan katil oldu!
Katil insan!
***
Çocuk yaşarsa yüreklerimizde,
Dünya daha güzel olacak.
Öldürmeyin, Tanrı tarafından hepimize lütfedilen çocukluğumuzu öldürmeyelim.
Biz yaşadıkça, beynimizde, gönlümüzde o çocuk hep yaşasın.
Yaşasın ki, dünya daha yaşanabilir bir hale gelsin.
YAŞASIN ÇOCUK!
Yaşasın ki; çocuklar da yaşasın!

30 Kasım 2012 Cuma

Hayatı Dilimleme Makinası...

O günleri özleyeceğim hiç aklıma gelir miydi!?
Akçaoğlu Fırını'nın önünde ekmek kuyruğu beklediğim günler...
Saatlerce beklemekten usandığım o günleri özlemek...
Aklımın ucundan bile geçmezdi...
Kafam karman çorman...
Hani "kafam bi milyon" derler ya!
Sanki öyle bir haldeyim...
Duygularım bir acayip!
Öylesine bir keşmekeşin içine düşmüşüz ki;
Biz nasıl bu hale geldik diye durup düşünmeye bile vakit bulamıyoruz...
Yaşamımızdaki bütün güzellikleri doğrayıp atmışız bir kenara meğerse...
***
Efendim Akçaoğlu Fırını, Kasımpaşa'da,  Kızılay Meydanı'nda...
Çocukluğumun önemli bir bölümü bu fırının önünde kuyruk beklemekle geçti...
Az ilerisinde tüpçü var...
Bir bölümü de o tüpçünün önünde geçti...
Şimdi meydan haline getirilen yerde de Tanzim Satış vardı...
Orada hayatımın ilk jopunu yemiştim...
Beyaz miğferli Toplum Polisleri'nden...
Bir paket sana yağı almak için üç gün beklemiştik...
Üçüncü gün sana yağı kamyonu gelince arbede çıkmış,
Ve ben o arbede sırasında henüz 9 yaşındayken ilk jopumu yemiştim...
Hani özledim dediğim günler öylesine güzel günlerde değildi ki,
Niye bu kadar özledim ben o günleri!?
***
Fırından ekmek aldık evvelsi gün...
"Dilimyelim mi!? dedi adam...
Nasıl ya!?
O günlerde saatlerce bekleyip alabildiğimiz ekmeği şimdi bir de dilimleyerek mi veriyorlar!?
Evet aynen öyle...
Bir Ekmek Dilimleme Makinası icat etmişler...
Ekmeği koyuyorsunuz makinaya, sonra kolu indiriyorsunuz ve diğer taraftan ekmek dilimlenmiş vaziyette çıkıyor...
Artık ekmeği bile dilimlemekten erinir hale mi geldik biz!?
Ekmeği evimizde dilimlerken,
Masaya ya da mutfak tezgahına dökülen kırıntıları parmağımızı yalayarak tek tek toplayamayacak mıyız artık!?
Soframıza bağdaş kurup, ekmeğimizi elimize alıp, ortadan ikiye bölüp, sonra bir parçasını koparıp kuru fasulyeye banamayacak mıyız!?
***
Biz ne yapıyoruz böyle!?
Hayatımızın her alanını makinalaştırıp nereye varmaya çalışıyoruz!?
Yürüyen merdivenler,
Yürüyen yollar,
Dilimlenen ekmekler,
Bu nasıl hayat yahu!?
Bunu bari yapmasaydınız!
Ekmeğimizi bari dilimsemeseydiniz!
***
Ey ahali bi durun yahu!
Farkında mısınız hayatımızı makinalaştırıyoruz...
Artık insan gibi yaşamıyoruz...
Makina gibiyiz...
Makinalaştırdıkça hayatımızı biz de makina gibi yaşıyoruz...
Düşmüşüz bir Hayatı Dilemleme Makinası'nın içine...
Dilim dilim ayrılıyoruz birbirimizden...
İnsanlığımızdan...
İnsani duygularımızdan....