Kemal Kılıçdaroğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kemal Kılıçdaroğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Temmuz 2017 Salı

Kılıçdaroğlu memleketi değil; kendini kurtardı...

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu siyasi yaşamının en büyük başarısını Maltepe Adalet Mitingi ile gerçekleştirdi.
Ankara'dan İstanbul'a yürüyerek Maltepe'de final mitingi yapan Kılıçdaroğlu yıllardır kendisinden beklenen sandık başarısını gösterememiş ve son referandum yenilgisi ile topun ağzına gelmişti. CHP'nin kronik iç muhalif dinamiklerinin harekete geçmesine bile müsaade etmeden, son derece kıvrak bir zeka ürünü olarak bu yürüyüşü düzenledi ve siyasi yaşamındaki en büyük hamleyi yaptı.
***
Deniz Baykal'a karşı düzenlenen kaset darbesi sonrasında büyük umutlarla CHP'nin başına getirilen "Gandi Kemal" aradan geçen yıllara rağmen o başarıyı gösteremedi. CHP, Deniz Baykal'dan sonra bir adım bile ileri gidemedi.
Bazı seçimlerde geri gittiği dahi görüldü.
Örneğin 7 Haziran seçimlerinde özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki bir çok ilde CHP seçmeninin oyları HDP'ye gitmiş ve bu illerin bir çoğunda CHP 3. parti olma özelliğini MHP'ye kaptırmıştı.

***
CHP'nin Genel Başkanı olarak girdiği tüm seçimleri kay.betmiş olmasını bir yana bırakalım, Deniz Baykal'dan aldığı oy oranını 1 puan bile arttıramayan Kılıçdaroğlu son olarak anayasa referandumunda da kendisine verilen büyük desteğe rağmen yenilen taraf oldu,
HDP bir yandan, kronik Devlet Bahçeli düşmanları bir yandan, oylarının toplamı yüzde 5'in altında kalan bir çok siyasi parti bir yandan, çok sayıda sol örgüt bir yandan CHP'nin HAYIR kampanyasına destek oldu.
Genel beklenti yüzde 54-55 civarında HAYIR çıkacağı yönünde iken, sandıktan yüzde 51 EVET çıktı.
***
Kemal Kılıçdaroğlu bir kez daha CHP seçmeninin hayallerini yıkmış, kendisinden en azından yüzde 5 oy artışı bekleyen tabanın umutlarını bir kez daha boşa çıkarmıştı.
Böyle bir ortamda CHP içindeki muhalif mekanizma işlemeye başlamıştı.
Özellikle eski genel başkan Deniz Baykal ve diğer parti yöneticileri bu durumdan rahatsızlıklarını dile getirmeye başlamış, parti örgütü içinde homurtular yükseliyordu.
İşte tam da böyle bir ortamda Enis Berberoğlu tutuklandı ve Kemal Kılıçdaroğlu için kurtuluş yolu açıldı.
Ankara'dan İstanbul'a yürüme fikri son derece zekice bir fikir ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlık koltuğunda kalmasını sağlayacak tek çözüm yoluydu belkide...
***
Sonuçta Kılıçdaroğlu büyük bir başarıya imza attı.
Koltuğunu koruduğu gibi sağlamlaştırdı.
Yıllardır süren başarısızlık karşısında adeta patlama noktasına gelen iç muhalif mekanizma sessizliğe gömüldü.
Katılımcı sayısının 175 bin ile 3 milyon arasında gidip geldiği Maltepe Mitingi Kılıçdaroğlu'nun 2019'a da CHP genel başkanı olarak girmesi anlamını taşıyordu.
***
Ankara - İstanbul yürüyüşü ve Maltepe Mitingi'nin bize verdiği bir önemli mesaj da HDP'nin ilk milletvekilliği seçimlerinde baraj altı kalacağıdır. HDP'nin bu yürüyüş ve mitinge destek vermesinin tek sebebi ilk milletvekili seçimlerinde CHP ile ittifak yapılacak olmasıdır.
CHP'nin oylarıyla barajı aşan HDP artık bunun mümkün olmayacağını gördü. Daha önceden de olduğu gibi ya bağımsız seçime girecekler ki bu da CHP'nin yeni sistemde işine yaramaz ya da SHP örneğinde olduğu gibi bu kez de CHP listelerinden seçimlere girecekler hem CHP'nin oylarını arttıracaklar hem de milletvekili seçilmiş olacaklar.
Kılıçdaroğlu, HDP'yi de yanına alarak belki de siyasi yaşamındaki ilk seçim başarısını bu şekilde elde etmeye çalışıyor. HDP'nin yüzde 9 civarındaki oyu CHP'ye gelirse Kılıçdaroğlu CHP'nin oyları yüzde 9 oranında arttırmış olacak...

7 Mayıs 2016 Cumartesi

Bahçeli Başbakanlığı elinin tersiyle itmiş (!)

Alayı saldırıyor MHP Lideri Devlet Bahçeli'ye.
Her gün yeni bir sihirli cümle kurup, yeni saldırılar başlatıyorlar.
7 Haziran sonrası MHP lideri Devlet Bahçeli adeta yoğun top atışı altında tutuluyor.
Maksatları MHP lideri Bahçeli'yi köşeye sıkıştırmak ve geri dönüşü olmayan hatalara sürüklemek.
HDP, CHP, AKP, Cemaat ve yandaş basın...
Hepsi bir arada.
Hedefleri tek: MHP Lideri Devlet BAHÇELİ...
Onlar yetmiyor MHP ve Ülkücü camia içindeki kronik Bahçeli düşmanları da katılıyor bu haçlı ordusunun yoğun saldırılarına.
***
TBMM Başkanlık seçimleri hakkındaki düşüncelerimizi iletmiştik.
Bir de bu süreçteki sihirli cümlelerden birisi "Devlet Bahçeli kendisine altın tepside sunulan Başbakanlık görevini elinin tersiyle itti" cümlesi
Ne kadar hoş geliyor değil mi kulağa.
"MHP Lideri Devlet Bahçeli Başbakan oldu!"
Nasıl başbakan olacaktı Devlet Bahçeli?
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve HDP eşbaşkanı Selahattin Demirtaş Bahçeli'yi başbakan yapacaklardı.
Aklı başında çocukların bile neticesiyle güleceği bu öneri Kılıçdaroğlu'ndan geldi.
Kim verdi Kılıçdaroğlu'na bu yetkiyi?
Herhalde gökten zembille inmişti sayın Kılıçdaroğlu'na bu yetki.
***
Kendisine hükümet kurma yetkisi verilmemişken böyle bir öneri yapan Kılıçdaroğlu ya hayal dünyasında yaşıyordu ya da bir yerlerden talimat almıştı.
Toplum Mühendisleri "Çık böyle söyle" demiş olmalılar CHP liderine.
Hadi diyelim ki, CHP liderine bu yetki gökten zembille indi ve Devlet Bahçeli'ye bu teklifi yaptı.
Teklifin ayrıntıları nedir?
CHP ve MHP'nin milletvekili sayıları hükümeti kurmaya yetiyor mu?
CHP 132 milletvekili kazanmış, MHP ise 80 vekil kazanmış.
Hükümet kurmaya yetmiyor.
Bu tabloda Devlet Bahçeli nasıl Başbakan olacak?
İşte Çapanoğlu orada çıkıyor ortaya.
Bebek katili terör örgütü Pkk'nın TBMM'deki uzantısı HDP dışardan destek verecek!
Vay anasına sayın seyirciler!
İşin garip tarafı buna herkes inanıyor.
İşin daha da grip tarafı kronik Bahçeli düşmanları da bu büyülü cümlenin ardına takılıp, o gün bugündür "Bahçeli başbakanlığı bile elinin tersiyle itti, AKP'nin koltuk değneği olmayı tercih etti" şeklinde edepsizce ve gafilce propaganda yaptılar MHP lideri Devlet Bahçeli hakkında.
***
1 Kasım seçim sürecinde "Bu adam kendisine verilen başbakanlığı bile kabul etmedi AKP'yi iktidar yapmak için" şeklindeki sözlerle sokaklarda dolaştılar. "Bahçeli olduğu sürece MHP'ye oy vermem" diyerek ve dedirterek 1 Kasım seçimlerinde MHP'nin oy kaybetmesinde en önemli etken oldular.
Pekala neydi bu başbakanlık meselesinin iç yüzü?
Bu meseleyi ortaya atanların hedefi, amacı neydi?
Aslında olayı çözmek çok basit!
YENİ TÜRKİYE projesini emin adımlarla yürüten toplum mühendisleri MHP liderinin böylesine saçma bir teklifi elinin tersiyle iteceğini biliyorlardı.
Yaratmak istedikleri hava "Bahçeli başbakanlığı kabul etmedi" havası idi ve bunu başardılar.
Yıllarını MHP'ye adamış insanlar bile bu katakülleye geldiler.
CHP+HDP+AKP+Cemaat ittifakının en büyük algı operasyonlarından biri olan başbakanlık kurgusu tutmuştu ve MHP tabanından bile büyük bir kesim bu oyuna inanmıştı.
***
Diyelim ki, MHP lideri Bahçeli bu teklifi kabul etti.
Hükümet kuruldu.
HDP dışardan güvenoyu verdi.
Bu noktadan sonra olacak olan şuydu:
3-4 ay sonra HDP bir arıza çıkaracak.
Egemen güçler ekonomik kriz oluşturacak ve tıpkı MHP+DSP+ANAP koalisyonunda olduğu gibi hükümet bozulacak yapılacak ilk seçimlerde de Yeni Türkiye senaryosunun baş rol oyuncusu RTE seçim meydanlarında "Eyyyyyyyy benim Mehapeli kardeşlerim, bakın gördünüz değil mi bu Bahçeli'nin yaptığını! Gitti teröristlerle ortak oldu hükümet kurdu ve ülkeyi batırdılar!" tarzı büyülü sözlerle MHP tabanından oy devşirecek ve MHP nihayet baraj altında bırakılmış olacaktı. Yapılacak bu olası seçim sonrasında MHP'siz bir TBMM'de anayasadan TÜRK kimliğini silmek de çok kolay olacaktı.
***
Bahçeli'nin böyle bir tufaya düşmeyeceğini onlar da biliyordu.
Bu nedenle ne yaptılar?
Yaptıklarını hep birlikte yaşadık.
Öyle mükemmel bir oyun oynadılar ki, kronik Bahçeli düşmanları bile PKK'nın siyasi uzantısı HDP'ye güvendikleri kadar 19 yaşından beri ÜLKÜCÜ olan Devlet Bahçeli'ye güvenmediklerini açıkça gösterdiler.
HDP'nin MHP'li bir hükümete ve Ülkücü Devlet Bahçeli'nin başbakan olmasına rıza göstereceğine inandılar!
İşte bu şartlar altında 1 Kasım seçimlerine girdik.
Kronik Devlet Bahçeli düşmanları da dahil olmak üzere alayı bunca yoğun saldırının sonrasında MHP'nin baraj altında kalmasının kesin olduğunu düşünüyorlardı.
Ama başaramadılar çok şükür!
Sandıktan 5 buçuk milyon ÜLKÜCÜ İRADE çıktı ve MHP tarihinde 5. kez yine Devlet Bahçeli liderliğinde baraj sorunu yaşamadan TBMM çatısı altında Anadolu'daki Türk varlığının son kalesi olarak mücadele etme başarısını gösterdi.