HDP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HDP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Şubat 2019 Perşembe

CHP - HDP - İP İttifakı mı Yeni bir Çözüm Süreci mi!?

AKP'nin FETÖ ve Çözüm süreci gafletleri ülkemiz için ağır bedellere malolmuştur. Bu bedelleri milletçe çok ağır bir şekilde ödedik. 15 Temmuz sonrasında AKP, ''Kandırıldık'' diyerek düştüğü bu gafletten geri döndü. Teröre karşı çok sert tedbirler alındı, terörü ve teröristleri öven ve kollayanlar da terörist olarak görüldü ve cezalandırıldı. MHP'nin de verdiği destekle bugün ülkemizde terör eylemleri en az seviyeye getirildi, terör örgütleri bir bir çökertildi.
***
İstiklal Savaşı ve Cumhuriyetimizin kuruluşu aşamasında Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde ''Ne mutlu Türküm diyene'' esası üzerine inşa edilen son bağımsız Türk Devleti'ne karşı güç birliği yapana ''Dinci'' gruplar ve Kürt Teali Cemiyeti'nin bugünkü uzantıları olan ''Dinci'' yapılanmalar ve Pkk bağlantılı siyasi oluşumlar aynı amaç doğrultusunda, yani TC Devlet'inin bir TÜRK devleti olmaktan çıkarmak için güç birliği yapmaya devam etmektedirler.
***
''Din Kardeşliği'' safsatası ile AKP öncülüğünde yürütülen Çözüm Süreci ile bunu başaramayanlar şimdi ''AKP ve Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığı'' ile bunu başarma hevesine kapılmışlardır. Ortada yine kandırılan masum ve samimi insanlar vardır. Yanlıştan dönene düşmanlık edilmez. AKP'yi beğenmeyebiliriz. Ama bunun karşılığı asla ve asla AKP'nin o çokça eleştirdiğimiz tarihi yanılgılarına düşmek değildir.
***
Paylaştığımız fotoğraf CHP Beyoğlu Belediye Başkan adayı sayın Alper Taş'ın seçim çalışmalarını yansıtan iki fotoğraftan oluşuyor. Aynı gün içinde çekilmiş 2 ayrı fotoğraf. Birisi HDP ilçe binasında diğeri İyi Parti ilçe binasında. HDP ilçe binasında çekilen fotoğrafta arka planda duvarda asılı olan fotoğraflara dikkat ediniz. O fotoğraf öldürülen teröristlere ait fotoğraflar mıdır acaba!? MHP'nin Türk Milliyetçiliği'ni yeterli görmeyip, MHP'den ayrılarak İP'e geçen samimi Ülkücü arkadaşlar bu 2 fotoğrafa bakarak nasıl bir gafletin içine düştüklerini anlarlar umarım.
***
Bugün bir siyasi parti üst düzey yetkilisi çıkıp alenen Türkiye Cumhuriyeti Devleti içinde kürdistan diye bir bölgeden bahsediyorsa bu sapına kadar BEKA MESELESİDİR! Öldürülen teröristlerin fotoğrafları bir siyasi partinin duvarlarını süslüyorsa bu alenen BEKA MESELESİDİR!
Öldürülen teröristlerin cenazelerinde bu ülkenin milletvekilleri boy gösterebiliyorsa bu devasa bir BEKA MESELESİDİR!
***
Bu fotoğraf devletimizin nasıl bir Beka sorunu ile karşı karşıya kaldığının açık göstergesidir. MHP bu beka sorunu sebebiyle içine düştüğü gaflet uykusundan uyanıp, MHP'nin ''Teröristle müzakere edilmez, mücadele edilir'' ilkesine dönen AKP, bu beka sorununu görmüş ve en sert tedbirleri alarak, terörle mücadelede büyük bir başarı kazanmıştır. Bu mücadele devam ettiği sürece ve AKP, FETÖ gibi Pkk gibi terör örgütlerinden uzak kaldığı sürece MHP, AKP'ye destek vermeye devam edecektir. Bu demek değildir ki, MHP, AKP'ye kayıtsız şartsız destek veriyor. Beka sorununun yanısıra milletimizin yaşadığı toplumsal ve ekonomik sorunların çözülmesi için de MHP, TBMM çatısı altında tüm demokratik mücadeleyi vermektedir, vermeye de devam edecektir. *** Netice itibariyle, bu fotoğraf bize içinde bulunduğumuz durumu net bir şekilde açıklamaktadır. Fetö ve Pkk yıllar önce AKP'yi düşürdüğü tuzağa şimdi CHP'yi düşürüyor. CHP'nin bugüne kadar ağzından ''Ne mutlu Türküm diyene'' sözünü işitemediğimiz lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun düştüğü bu gaflet uykusuna emaneten İyi Partili olan Ülkücüler de düşmemelidir. MHP ve Lider Devlet Bahçeli, ''Önce Ülkem ve Milletim, sonra partim ve ben'' ilkesi gereğince AKP ile olan ''hesaplaşmayı'' ertelemiş ve Anadolu'da Türk varlığının sürmesi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bekası için terör odaklarının cenderesinden kurtulup, terörle mücadeleyi tercih eden AKP'nin yanında olmaktadır. ''İttifak'' kandırmacasıyla 15 Temmuz öncesinde AKP'nin düştüğü tuzağa bugün düşen CHP'nin yanında olmak HDP ve dolayısıyla Pkk'ya destek vermekten başka hiç bir işe yaramayacaktır. Lider Devlet Bahçeli'nin davetine icabet edin, gaflet uykusundan uyanın ve yuvanıza geri dönün... NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

14 Ocak 2018 Pazar

MHP, Nasıl AKP'nin Yedek Lastiği Oldu? (!)

Bu başlık sihirli bir başlık.
MHP, AKP'nin yedek lastiği!
MHP, AKP'nin kurtarıcısı!
MHP, AKP'nin koltuk değneği!

2002'de AKP'nin tek başına iktidar olmasından bu yana defalarca bu ve buna benzer söylemler bir kısım medyanın manşetlerini süsledi.
Bu "bir kısım medya" elbette Recep Tayyip Erdoğan ve AKP karşıtı medya.
Bu manşetleri siyaset lisanında kullananlar da CHP ve HDP.
Sürekli aynı şey!
Altını doldurmak yok!
Manşet yeterli!
Çünkü bu manşet sihirli!

Bunu okuyan, bunu duyan gerisine bakmıyor zaten.
Bakmak, okumak, duymak istemiyorlar.
Duymak istedikleri sadece bu!
***
Nedir bu ve buna benzer manşet ve söylemlerin vatandaşa anlattığı?
CHP, HDP ve bunları destekleyen medya aslında şunu demek istiyor:
"Ey vatandaş, AKP'nin iktidar olmasında bizim bir kabahatimiz yok. Biz hep milletimizin istediği politikaları üretiyoruz ama bu MHP her seferinde AKP'ye destek olup, sizin bize oy vermenize engel oluyor!"
Vay anasına sayın seyirciler!
Şimdi gelin tek tek bir bakalım 2002'den 2015'e kadar MHP, hangi konularda AKP'ye "yedek lastik" ya da "koltuk değneği" olmuş.
Bu yazacaklarımız ben uydurmuyorum.
En radikal AKP ve RTE karşıtı medya unsurlarından ODA TV'de 2015 yılında yayınlanan bir makaleden alıntıdır.
Makalenin başlığı şu:
"Tarih tarih, madde madde Devlet Bahçeli AKP'nin nasıl yedek lastiği oldu"
Ve başlıyor sıralamaya:
2002: Bahçeli, kolisyon ortağı olduğu 57. Hükümet'ten çekilerek erken seçime gidilmesini ve erken seçimde AKP'nin zafer kazanmasını sağlamış.
TC 57. Hükümeti MHP'nin en etkin olarak bulunduğu koalisyon hükümetidir ve Cumhuriyet tarihinin en uzun süreli koalisyon hükümetidir. Bu koalisyon 3.5 yıl sürmüştür. Bu koalisyon sonrasında sadece MHP baraj altında kalmamış hükümetin diğer ortakları DSP ve ANAP tarih olmuştur. Seçim sonucu göstermiştir ki, millet bu koalisyondan memnun değil ve MHP Lideri de "Halka rağmen" bir hükümet olamayacağı erdemini göstererek millete gitmiştir. Sonuçta kendi partisi de baraj altında kalmıştır.
Fakat bunu sürekli olarak "halka rağmen" siyaset yapanlar anlayamazlar!
Bu noktada şunu da sormak gerekiyor:
MHP'nin erken seçim kararı alması AKP'ye "koltuk değneği olmak" ise CHP'nin Recep Tayyip Erdoğan'ın milletvekili seçilmesini sağlaması ne oluyor!?
***
2007: Buradaki "yedek lastik" olma durumunu aynen ODA TV'deki yazıdan alıyorum: "AKP, “Anayasa Mahkemesi’nin 367 Kararı” ile krize girerken, Devlet Bahçeli ve MHP'nin desteğiyle kurtarıldı. Seçim kararıyla barajı aşıp Meclis’e giren Devlet Bahçeli, Abdullah Gül’ü Çankaya’ya çıkarma planına destek verdi. O dönemde Gül’ün seçilebilmesi için toplantı yeter sayısı olan 367’nin sağlanması gerekiyordu. Bahçeli Genel Kurul’daki oylamaya katılacaklarını açıklayınca AKP ve MHP’lilerin toplam sayısı 440’ı aştı ve Gül Köşk’e çıktı."
Bu bir siyasi tercihtir.
Burada ODA TV şunu atlıyor: Aynı günlerde TBMM başkanlık seçimi yapıldı. Son turda MHP ve AKP adayı mücadele etti. CHP ve HDP'nin desteği ile AKP'nin adayı Cumhuriyet tarihinin en yüksek oyunu alarak TBMM Başkanı seçildi. Eğer MHP'nin Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda ülkeyi yeni bir krize sokmamak adına Cumhurbaşkanı'nın seçilmesini sağlamak "KOLTUK DEĞNEĞİ" olmak ise CHP ve HDP'nin TBMM Başkanlığında AKP'yi desteklemesi ne oluyor!?
***
2008: ODA TV'de yayınlanan makaleye göre MHP, 2008 yılında da partilerin kapatılmaması ile ilgili yasaya destek vermiş ve AKP'nin kapatılmasına engel olmuş. Böylece AKP'ye bir kez daha "yedek lastik" olmuş. Her zaman demokrasi havarisi durumunda olan HDP ve CHP partilerin kapatılmasından yana mı!?
HDP ve CHP o dönemde AKP'nin kapatılması durumunda aynı siyasi mekanizmanın kuracağı yeni parti ile meydanlarda yapacağı "mağdur edebiyatı" ile milletten daha büyük oy alacağının hesabını yapamayacak kadar aciz mi!?
2008'de MHP'nin Başörtüsü Yasağı'nın kalkması konusunda da AKP'ye koltuk değneği olduğunu yazıyor Oda Tv.
İyi ki de olmuş.
12 Eylül darbecilerinin getirdiği başörtüsü yasağı gibi diğer tüm yasakların da kaldırılmasında koltuk değneği olabilseydi keşke MHP.
Yasakçı zihniyet, darbecilerin yasaklarına bile destek olmaktan kaçınmıyorsa varsın bu yasaklardan bir tanesinin bile kalkmasına destek olan MHP, koltuk değneği olsun!
***
Oda Tv'deki makaleye göre MHP 2008'den sonra 2012'ye kadar hiç koltuk değneği olmamış.
2012: MHP 2012 yılında yeni eğitim sistemi ile daha önceden kapatılan İmam Hatip Liseleri'nin orta kısımlarının açılmasına destek olmuş. Türban da bu yıl yapılan yasal düzenleme ile eğitimde serbestlik kazanmış. YASAKLAR KALDIRILMIŞ! Yasakların kaldırılmasını en çok savunan da "özgürlükçü" CHP ve HDP değil mi!? Yasakların kaldırılmasına destek olan MHP olunca mı kötü oluyor!
2013: MHP bu kez de yıllardır geçerli olan 12 Eylül Cunta yönetiminin anayasasının değiştirilmesine destek oldu. Sürekli olarak askeri darbe karşıtı söylemlerde bulunan Oda TV, askeri cuntanın anayasasının sivil anayasa ile değiştirilmesine "koltuk değneği" yakıştırması yapıyor.
Sebep!?
Çünkü "özgürlükçülük" nutukları atanlar aslında cunta yönetimlerinin şaklabanlarıdır!
***
2014: Oda TV'de yayınlanan makaleye göre MHP 2014 yılında da terör örgütlerine karşı sınır ötesi harekat için hazırlanan tezkereye destek vermiş. Bu sınır ötesi harekat neden ve kime karşı yapılacak?
Terör örgütlerine karşı.
Bu durumda CHP ve HDP bu tezkereye neden karşı çıkıyor?
Efendim komşu ülkelerle aramız bozulur ve savaşa girermişiz.
Tezkere çıktı.
Yıllar geçti.
Kimseyle savaşa falan girmedik!
***
Evet makale 2015 yılında yazılmış.
Buraya kadar ortaya konulan gerçekler işte bunlar!
Toplasanız bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar bir mesele.
Pekala bu süreçte, CHP ve HDP'nin AKP'ye verdiği destek yok mu!?
Ergenekon,
Balyoz,
Çözüm süreçleri,
Analar ağlamasın süreçleri,
Yeni Türkiye süreçleri,
Habur süreçleri
Akil insanlar süreçleri...
Buralarda kimler kimlere destek verdi!?

***
CHP, HDP ve diğer siyasi partiler ile bunları destekleyen medya ve cemaat unsurları "MHP, AKP'nin yedek lastiği" sihirli cümlesiyle kendi destek ve başarısızlıklarını örtbas edip, memleketin bu hale gelmesindeki tek suçu MHP'ye yükleme sanatlarındaki ustalığı göstermektedir.
Sizlere bu yazımızda kendileri tarafından ortaya konulan "yedek" olma sebeplerini aktardım. CHP ve HDP'nin dolaylı ya da dolaysız desteklerini de tartıya koyun ve kimin asıl koltuk değneği olduğuna karar verin.
Şu noktayı da kaçırmayalım.
Türkiye demokrasi ile yönetilen bir ülkedir.
Demokrasilerin anahtarı da seçimlerdir.

İstanbul ve İstanbul'un bir çok ilçesini gösterdiği başarısız yönetimler sonrasında seçimde AKP'ye kaptıran MHP değil CHP'dir.
Ankara ve ilçeleri...
Adana...
Mersin...
CHP Genel Başkanlığı yapan Baykal'ın memleketi Antalya...

Ve daha bir çok ilimiz CHP'li belediyelerin elinden AKP'ye geçmiştir.
Deniz Baykal'ın memleketi Antalya'da CHP kurulduğundan bu yana başka hiç bin partinin seçim kazanamadığı Akseki ilçesinde bugün AKP'li belediye varsa bunun kabahati MHP midir!?
Eskişehir ve İzmir de sıradadır!
MHP ise, bu süreçte Adana, Mersin ve Manisa gibi büyükşehirleri kazanarak tarihinde ilk kez Büyükşehir belediyesi kazanma başarısı elde ederek, AKP'ye karşı başarı elde etmiştir.
MHP'nin TBMM'deki oylamalarda verdiği desteklerin tamamı "Millet ve Devlet" merkezli konulardır.
CHP ise seçimlerde başarısız olarak AKP'nin en büyük KOLTUK DEĞNEĞİ olmaya devam etmektedir!

11 Temmuz 2017 Salı

Kılıçdaroğlu memleketi değil; kendini kurtardı...

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu siyasi yaşamının en büyük başarısını Maltepe Adalet Mitingi ile gerçekleştirdi.
Ankara'dan İstanbul'a yürüyerek Maltepe'de final mitingi yapan Kılıçdaroğlu yıllardır kendisinden beklenen sandık başarısını gösterememiş ve son referandum yenilgisi ile topun ağzına gelmişti. CHP'nin kronik iç muhalif dinamiklerinin harekete geçmesine bile müsaade etmeden, son derece kıvrak bir zeka ürünü olarak bu yürüyüşü düzenledi ve siyasi yaşamındaki en büyük hamleyi yaptı.
***
Deniz Baykal'a karşı düzenlenen kaset darbesi sonrasında büyük umutlarla CHP'nin başına getirilen "Gandi Kemal" aradan geçen yıllara rağmen o başarıyı gösteremedi. CHP, Deniz Baykal'dan sonra bir adım bile ileri gidemedi.
Bazı seçimlerde geri gittiği dahi görüldü.
Örneğin 7 Haziran seçimlerinde özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki bir çok ilde CHP seçmeninin oyları HDP'ye gitmiş ve bu illerin bir çoğunda CHP 3. parti olma özelliğini MHP'ye kaptırmıştı.

***
CHP'nin Genel Başkanı olarak girdiği tüm seçimleri kay.betmiş olmasını bir yana bırakalım, Deniz Baykal'dan aldığı oy oranını 1 puan bile arttıramayan Kılıçdaroğlu son olarak anayasa referandumunda da kendisine verilen büyük desteğe rağmen yenilen taraf oldu,
HDP bir yandan, kronik Devlet Bahçeli düşmanları bir yandan, oylarının toplamı yüzde 5'in altında kalan bir çok siyasi parti bir yandan, çok sayıda sol örgüt bir yandan CHP'nin HAYIR kampanyasına destek oldu.
Genel beklenti yüzde 54-55 civarında HAYIR çıkacağı yönünde iken, sandıktan yüzde 51 EVET çıktı.
***
Kemal Kılıçdaroğlu bir kez daha CHP seçmeninin hayallerini yıkmış, kendisinden en azından yüzde 5 oy artışı bekleyen tabanın umutlarını bir kez daha boşa çıkarmıştı.
Böyle bir ortamda CHP içindeki muhalif mekanizma işlemeye başlamıştı.
Özellikle eski genel başkan Deniz Baykal ve diğer parti yöneticileri bu durumdan rahatsızlıklarını dile getirmeye başlamış, parti örgütü içinde homurtular yükseliyordu.
İşte tam da böyle bir ortamda Enis Berberoğlu tutuklandı ve Kemal Kılıçdaroğlu için kurtuluş yolu açıldı.
Ankara'dan İstanbul'a yürüme fikri son derece zekice bir fikir ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlık koltuğunda kalmasını sağlayacak tek çözüm yoluydu belkide...
***
Sonuçta Kılıçdaroğlu büyük bir başarıya imza attı.
Koltuğunu koruduğu gibi sağlamlaştırdı.
Yıllardır süren başarısızlık karşısında adeta patlama noktasına gelen iç muhalif mekanizma sessizliğe gömüldü.
Katılımcı sayısının 175 bin ile 3 milyon arasında gidip geldiği Maltepe Mitingi Kılıçdaroğlu'nun 2019'a da CHP genel başkanı olarak girmesi anlamını taşıyordu.
***
Ankara - İstanbul yürüyüşü ve Maltepe Mitingi'nin bize verdiği bir önemli mesaj da HDP'nin ilk milletvekilliği seçimlerinde baraj altı kalacağıdır. HDP'nin bu yürüyüş ve mitinge destek vermesinin tek sebebi ilk milletvekili seçimlerinde CHP ile ittifak yapılacak olmasıdır.
CHP'nin oylarıyla barajı aşan HDP artık bunun mümkün olmayacağını gördü. Daha önceden de olduğu gibi ya bağımsız seçime girecekler ki bu da CHP'nin yeni sistemde işine yaramaz ya da SHP örneğinde olduğu gibi bu kez de CHP listelerinden seçimlere girecekler hem CHP'nin oylarını arttıracaklar hem de milletvekili seçilmiş olacaklar.
Kılıçdaroğlu, HDP'yi de yanına alarak belki de siyasi yaşamındaki ilk seçim başarısını bu şekilde elde etmeye çalışıyor. HDP'nin yüzde 9 civarındaki oyu CHP'ye gelirse Kılıçdaroğlu CHP'nin oyları yüzde 9 oranında arttırmış olacak...

7 Mayıs 2016 Cumartesi

Bahçeli Başbakanlığı elinin tersiyle itmiş (!)

Alayı saldırıyor MHP Lideri Devlet Bahçeli'ye.
Her gün yeni bir sihirli cümle kurup, yeni saldırılar başlatıyorlar.
7 Haziran sonrası MHP lideri Devlet Bahçeli adeta yoğun top atışı altında tutuluyor.
Maksatları MHP lideri Bahçeli'yi köşeye sıkıştırmak ve geri dönüşü olmayan hatalara sürüklemek.
HDP, CHP, AKP, Cemaat ve yandaş basın...
Hepsi bir arada.
Hedefleri tek: MHP Lideri Devlet BAHÇELİ...
Onlar yetmiyor MHP ve Ülkücü camia içindeki kronik Bahçeli düşmanları da katılıyor bu haçlı ordusunun yoğun saldırılarına.
***
TBMM Başkanlık seçimleri hakkındaki düşüncelerimizi iletmiştik.
Bir de bu süreçteki sihirli cümlelerden birisi "Devlet Bahçeli kendisine altın tepside sunulan Başbakanlık görevini elinin tersiyle itti" cümlesi
Ne kadar hoş geliyor değil mi kulağa.
"MHP Lideri Devlet Bahçeli Başbakan oldu!"
Nasıl başbakan olacaktı Devlet Bahçeli?
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve HDP eşbaşkanı Selahattin Demirtaş Bahçeli'yi başbakan yapacaklardı.
Aklı başında çocukların bile neticesiyle güleceği bu öneri Kılıçdaroğlu'ndan geldi.
Kim verdi Kılıçdaroğlu'na bu yetkiyi?
Herhalde gökten zembille inmişti sayın Kılıçdaroğlu'na bu yetki.
***
Kendisine hükümet kurma yetkisi verilmemişken böyle bir öneri yapan Kılıçdaroğlu ya hayal dünyasında yaşıyordu ya da bir yerlerden talimat almıştı.
Toplum Mühendisleri "Çık böyle söyle" demiş olmalılar CHP liderine.
Hadi diyelim ki, CHP liderine bu yetki gökten zembille indi ve Devlet Bahçeli'ye bu teklifi yaptı.
Teklifin ayrıntıları nedir?
CHP ve MHP'nin milletvekili sayıları hükümeti kurmaya yetiyor mu?
CHP 132 milletvekili kazanmış, MHP ise 80 vekil kazanmış.
Hükümet kurmaya yetmiyor.
Bu tabloda Devlet Bahçeli nasıl Başbakan olacak?
İşte Çapanoğlu orada çıkıyor ortaya.
Bebek katili terör örgütü Pkk'nın TBMM'deki uzantısı HDP dışardan destek verecek!
Vay anasına sayın seyirciler!
İşin garip tarafı buna herkes inanıyor.
İşin daha da grip tarafı kronik Bahçeli düşmanları da bu büyülü cümlenin ardına takılıp, o gün bugündür "Bahçeli başbakanlığı bile elinin tersiyle itti, AKP'nin koltuk değneği olmayı tercih etti" şeklinde edepsizce ve gafilce propaganda yaptılar MHP lideri Devlet Bahçeli hakkında.
***
1 Kasım seçim sürecinde "Bu adam kendisine verilen başbakanlığı bile kabul etmedi AKP'yi iktidar yapmak için" şeklindeki sözlerle sokaklarda dolaştılar. "Bahçeli olduğu sürece MHP'ye oy vermem" diyerek ve dedirterek 1 Kasım seçimlerinde MHP'nin oy kaybetmesinde en önemli etken oldular.
Pekala neydi bu başbakanlık meselesinin iç yüzü?
Bu meseleyi ortaya atanların hedefi, amacı neydi?
Aslında olayı çözmek çok basit!
YENİ TÜRKİYE projesini emin adımlarla yürüten toplum mühendisleri MHP liderinin böylesine saçma bir teklifi elinin tersiyle iteceğini biliyorlardı.
Yaratmak istedikleri hava "Bahçeli başbakanlığı kabul etmedi" havası idi ve bunu başardılar.
Yıllarını MHP'ye adamış insanlar bile bu katakülleye geldiler.
CHP+HDP+AKP+Cemaat ittifakının en büyük algı operasyonlarından biri olan başbakanlık kurgusu tutmuştu ve MHP tabanından bile büyük bir kesim bu oyuna inanmıştı.
***
Diyelim ki, MHP lideri Bahçeli bu teklifi kabul etti.
Hükümet kuruldu.
HDP dışardan güvenoyu verdi.
Bu noktadan sonra olacak olan şuydu:
3-4 ay sonra HDP bir arıza çıkaracak.
Egemen güçler ekonomik kriz oluşturacak ve tıpkı MHP+DSP+ANAP koalisyonunda olduğu gibi hükümet bozulacak yapılacak ilk seçimlerde de Yeni Türkiye senaryosunun baş rol oyuncusu RTE seçim meydanlarında "Eyyyyyyyy benim Mehapeli kardeşlerim, bakın gördünüz değil mi bu Bahçeli'nin yaptığını! Gitti teröristlerle ortak oldu hükümet kurdu ve ülkeyi batırdılar!" tarzı büyülü sözlerle MHP tabanından oy devşirecek ve MHP nihayet baraj altında bırakılmış olacaktı. Yapılacak bu olası seçim sonrasında MHP'siz bir TBMM'de anayasadan TÜRK kimliğini silmek de çok kolay olacaktı.
***
Bahçeli'nin böyle bir tufaya düşmeyeceğini onlar da biliyordu.
Bu nedenle ne yaptılar?
Yaptıklarını hep birlikte yaşadık.
Öyle mükemmel bir oyun oynadılar ki, kronik Bahçeli düşmanları bile PKK'nın siyasi uzantısı HDP'ye güvendikleri kadar 19 yaşından beri ÜLKÜCÜ olan Devlet Bahçeli'ye güvenmediklerini açıkça gösterdiler.
HDP'nin MHP'li bir hükümete ve Ülkücü Devlet Bahçeli'nin başbakan olmasına rıza göstereceğine inandılar!
İşte bu şartlar altında 1 Kasım seçimlerine girdik.
Kronik Devlet Bahçeli düşmanları da dahil olmak üzere alayı bunca yoğun saldırının sonrasında MHP'nin baraj altında kalmasının kesin olduğunu düşünüyorlardı.
Ama başaramadılar çok şükür!
Sandıktan 5 buçuk milyon ÜLKÜCÜ İRADE çıktı ve MHP tarihinde 5. kez yine Devlet Bahçeli liderliğinde baraj sorunu yaşamadan TBMM çatısı altında Anadolu'daki Türk varlığının son kalesi olarak mücadele etme başarısını gösterdi.