24 Mart 2016 Perşembe

Kokuşmuş düzenin; kokuşmuş dindarları!

Aradan 14 yıl geçti.
AKP Türkiye'de iktidar olalı tam 14 yıl oldu.
14 yılda çok şeyler değişti.
Öylesine çok değişime uğradık ki, yaşam tarzlarımız bile tepe taklak oldu.
Hayatımızın her alanında değişim fırtınaları esti.
Fırtınalarda savrulduk.
Kafamız gözümüz yarıldı.

Yine de değişim rüzgarı peşinde koşmaya devam ediyoruz milletçe...
***
"İyi şeyler hiç mi olmadı?"
AKP'ye biat eden arkadaşlar hemen bunu soruyorlar.
Evet oldu.
Yol yapıldı.
Tünel yapıldı.
Metro hatları yapıldı.
Bazı trenler hızlandırıldı.
Başörtüsü serbest bırakıldı.
Belediye çalışanları artık sakal bırakabiliyor.
Başı örtülü kaymakam sahibi bile olduk.

***
Bunlardan başka "iyi şeyler" oldu mu anımsamıyorum.
Bütün milli değerlerimizi yitirdik.
14 sene önce futbol takımlarımız yabancı takımlarla oynarken hepimiz TÜRK olurduk, takımımızı desteklerdik. Bugün hepimiz Braga'lı, hepimiz Liverpool'lü, hepimiz Arsenal'li olabiliyoruz bir Türk takımının maçında.
Komşuluk ilişkilerimiz tükendi.
Mahalle kültürü kalmadı.
Esnaf dayanışması kalmadı.
Okullarda andımız okunmuyor.
Birileri TÜRK bayrağından rahatsız olduğunu açık açık söylüyor.
Birileri TV ekranlarında Atatürk'e olan kinini kusabiliyor.
Birileri ayrı bir devlet kurmaktan bahsedebiliyor.
Birileri bebek katilini önder olarak kabul edebiliyor.
Birileri sanki ayrı bir devlet varmış gibi değişik bir paçavrayı dalgalandırıyor TÜRK yurdunda.
***
Tam anlamıyla kokuşmuş bir düzenin içine girdik.
Bir zengin, tv kanallarında fakirleri aşağılayıcı sözler ederek kahkahalar atabiliyor.
Bunu yapan zengini Allah adının geçtiği sloganlarla alkış yağmuruna tutan fakirler var.
Yamalı hırka giyen Peygamber'in ümmeti olarak Mekke'ye gidip 7 yıldızlı otel odalarından Kabe manzarası seyreden Mü'min (!)lerimiz var!
Bir yanda ömrü fakirlik içinde geçmiş Peygamber kızı Hz. Fatma dururken, bir yanda Onun yolundan gittiğini söyleyip, en pahalı marka kıyafetlerle tesettür yaptığını zanneden bacılarımız var!
"Karım, kızım sana feda olsun uzun adam" diyen gavat dindarlarımız var!
Tecavüze uğrayan kadınlarımızı/kızlarımızı "efendim onlar da mini etek giymeselerdi" diyerek suçlayan ve tecavüz gibi insanlık ayıbı bir suçu makul karşılayan dindarlarımız var!
Bir Kur'n Kursu'nda 45 çocuğun tecavüze uğraması karşısında sessiz kalan, yetmezmiş gibi olayın yaşandığı vakfı koruma çabası içine giren dindarlarımız var!
Çocukların bir Kur'an Kursu hocası tarafından iğfal edilmesi olayı karşısında "Bir kere böyle bir olay yaşandı diye bir vakfımızı karalayamazsınız!" deme gafletini gösteren bir başı örtülü bakanımız var!
***
Rüşvet,
Yolsuzluk,
Adam kayırma,
Torpilcilik,
Partizanlık,
Adaletsizlik,
Ne arasanız var!
Ve işin asıl kötü tarafı bunların hepsinin içinde dindar (!) insanlar var fail olarak!
Kokuşmuş dindarlar!
Samimi dindar insanlarımızı utandıran, yavşak dindarlar!
***
Bütün kalbiyle Allah'a teslim olmuş samimi dindar Müslümanlar, bu kokuşmuşluk karşısında artık sessiz kalmamalıdırlar. Bir başörtüsü serbestisi uğruna İslam dininin temeline tahrip gücünü hayal bile edemeyeceğimiz bombaların yerleştirilmesine biz samimi dindarlar olarak artık sessiz kalmamalıyız. Hangi partiden olursanız olun, hangi cemaatten olursanız olun, bu kokuşmuş düzen karşısında sessiz kalırsanız biliniz ki, dinimizin temellerine yerleştirilen bombaların vebali sizin de üzerinize yüklenecektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder