Şehit...
Hem bir melek hem de bir şehit...
Kaç insan evladına nasip olabilir ki; böylesine kutsal vasıflar...
Düşünün bir kere.
Bir insan hem günahsız bir melek kadar tertemiz, hem de bir şehit olacak!
Bizim kutlu davamızın bir neferinden başka kimseye nasip olmaz elbette...
TÜRK'ün Türk-İslam Davası'nın en güzel fertlerinden biridir Selim Bozkurt Fendoğlu.
Çoğumuz bilmedik onu.
Çoğumuz adını bile duymadık.
Çoğumuz bir Fatiha bile okuyamadık...
***
Henüz 2 buçuk yaşındaydı.
Adını BOZKURT koydu babası.
Bozkurt olsun dedi.
Yüreği Bozkurt olsun,
Bakışları Bozkurt olsun,
Duruşu Bozkurt olsun,
Hayatı Bozkurt olsun istemişti babası ve dedesi Hamido...
Bozkurtça yaşayamadı Selim Bozkurt Fendoğlu ama Bozkurtça bir şehadeti nasip etti ulu Tanrımız Allah-u Teala...
***
Bozkurt bebek babasını bilemedi.
Anasının kokusuna doyamadı.
Dedesi Hamido'nun elinden tutup sokaklarda gezemedi.
Bir Nisan ayında,
Çiçeklerin yeniden doğduğu, Hercailerin kahpelik ettiği, Kardelenlerin inadına yaşadığı bir mevsimde yiğitler diyarı Malatya'da kahpe yüreklerin, kahpe kurşunlarına hedef oldu Bozkurt bebek...
O kokusuna doyamadığı anacığının kucağında, anasıyla birlikte şehit düştü.
Dedesi Hamido'nun "Ya Allah, Bismillah, Allahuekber" nidaları arasında her kula nasip olmayan şehadet şerbetini içiyordu Selim Bozkurt Fendoğlu...
***
Malatya kan ağlıyordu!
Hercailer kahpeliklerinden utandı, Nisan gözyaşlarından boğuldu....
Ağlıyordu Malatya...
Kan ağlıyordu Ülkücüler!
Hamido'nun heybetinden bile korkan kahpeler, hain pusularda vurmuştu Hamido'yu, gelinini ve torunlarını...
Yüreğini dinsiz şeytanlara satanlar ancak böyle kahpece vurabilirdi bir Ülkücü'yü...
Ve bir Ülkücü 2 buçuk yaşında da olsa işte böyle yiğitçe şehit olabilirdi ancak Bozkurt bebek gibi....
Ulu Tanrımız Allah-ü Teala'nın günahsız bir melek olarak kabullendiği Bozkurt bebek bir de "Şehit" ünvanını takıyordu o cennet kokan bedenine...
***
Ülkücü unutur mu sandınız şehit Bozkurt bebeğini!
Unutmak bize ölümün en alçakcası olsun!
Unutursak Bozkurt bebekleri,
Unutursak Hamido gibi yiğitleri aldığımız nefes bize haram olsun!
Attığımız her adımda Bozkurt bebek gelmeli gözümüzün önüne.
Koltuk, makam, mevki hırslarımız bizi içinden çıkılmaz bir cendereye aldığı vakit Bozkurt bebek ve nice şehidimizin anısı sarsın kalplerimizi.
Selim Bozkurt Fendoğlu gibi adımız BOZKURT olmasa da;
Yüreğimiz BOZKURT olsun!
Bakışlarımız BOZKURT olsun!
Duruşumuz BOZKURT olsun!
melek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
melek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Nisan 2016 Pazar
11 Nisan 2014 Cuma
Meleklere tecavüz...
Çocuklar Tanrı nezdinde birer Melektir.
Ulu Tanrımız Allah-ü Teala onları belli bir yaşa gelene kadar melekler kadar temiz, melekler kadar saf yaşamakla ödüllendirmiştir.
Çocuklar çiçektir.
Allah-ü Teala Kehf suresi 46. Ayet-i Kerimesi'nde;
"Çocuklar dünya hayatının süsüdür" buyurmaktadır.
Yani dünya hayatında bizlere verilmiş en güzel nimetlerden biridir çocuklar.
İnanan - inanmayan herkes için geçerlidir bu ayet.
Tüm insanlığı kabullendiği bir ayet.
Çocuklar çiçektir.
Çocuklar melektir.
Çocuklar dünya hayatının en güzel süsüdür.
***
Günlerdir, yüreğimiz yanıyor.
Öylesine büyük vahşetler yaşıyoruz ki, inanmak, acısına katlanmak mümkün değil.
İnsanlık ayıbı desek yetersiz kalır.
Vahşet desek yetersiz kalır.
Küfür etsek yetersiz kalır.
Elimize geçirip lime lime doğrasak yüreklerimizdeki yangın yine de sönmez.
Kars'ta bir vahşet yaşandı.
9 yaşında bir melek önce tecavüze uğradı.
Sonra işkence edildi.
Yetmedi kafası taşma ezildi
Ve sonunda o vahşi yaratık o meleği elleriyle boğarak öldürdü.
***
Kaç gündür yazmaya bile utandım.
Şu satırları yazmak bile bana işkence gibi geliyor.
O melek yüzlü Mert'in tebessümü gözümün önünden gitmiyor.
Kars ayağa kalkmış durumda.
Esnaf kepenk kapattı.
Öğrenciler okullara gitmiyor.
Halk her gün protesto yürüyüşleri yapıyor.
Katil bulunsun cezası idam olsun deniliyor.
Küçük Meleğimizin katilinden halen haber yok.
Hiç bir iz bulunamadı.
Utancımız,
Yürek yangımız devam ediyor.
***
9 Yaşındaki melek yüzlü Mert'in acısını yaşarken yeni bir haber ilişti gözüme.
Yine bir melek.
12 yaşında bir kız çocuğu.
Tecavüze yeltenen deyyus bu kez suçüstü yakalanıyor.
Öyle bir savunma yapılıyor ki, aklımızdan şüphe ediyoruz.
Tecavüzcü "mağdur" olduğunu söylüyor.
Bir heyet, 12 yaşındaki çocuğun bu tecavüzden dolayı "ruh ve beden sağlığında bozulma olmadığı" olmadığı ve tecavüzcü deyyusun cezasını hafifletme yönünde rapor verebiliyor.
Yazıklar olsun.
Yazıklar olsun.
Yazıklar olsun...
Bir tecavüzcünün "iyi hal"den ceza indirimi aldığı bir hukuk sisteminde bunlar şaşırtıcı olmamalıydı.
***
Bitmiyordu bu çocuk tecavüzü haberleri
Hemen ertesi gün bir haber daha.
Yine 12 yaşında bir erkek çocuk.
12 Yaşında bir melek.
Günahsız, tertemiz, saf...
Dünyanın en güzel süslerinden biri.
Anne-babası ayrıldığı için devlet tarafından koruma altına alınmış.
Dayısı denen kahpe, çocuğu hafta sonları kaldığı yurttan alıp gezmeye götürüyor.
Her seferinde çocuk tecavüze maruz kalıyor.
Sadece o gavat değil, arkadaşlarını da toplayıp onlara da tecavüz ettiriyor.
***
Daha fazla yazamayacağım.
Burası "dindar nesiller yetiştireceğiz" nutuklarının atıldığı bir ülke değil miydi yahu!
Burası kız-erkek öğrencilerin aynı merdiveni kullanması bile sakıncalı görülen bir ülke değil miydi?
Bu insanlık dışı olaylar bizim bildiklerimiz.
Ya bilmediklerimiz?
korkudan sesini çıkaramayan o melekler?
Kim bilir kaç melek böylesi bir vahşete maruz kalıyor da korkudan sesini çıkaramıyor.
Bırakın artık nutuklar atmayı.
İnsanları ayrıştırmayı bırakın.
İnsanların yüreklerine kin ve nefret tohumları atmayı bırakın.
Şu deyyusları hadım mı edeceksiniz, idam mı edecekseniz?
Ne yapacaksanız yapın.
Bizi bu utançtan kurtarın artık!
Ulu Tanrımız Allah-ü Teala onları belli bir yaşa gelene kadar melekler kadar temiz, melekler kadar saf yaşamakla ödüllendirmiştir.
Çocuklar çiçektir.
Allah-ü Teala Kehf suresi 46. Ayet-i Kerimesi'nde;
"Çocuklar dünya hayatının süsüdür" buyurmaktadır.
Yani dünya hayatında bizlere verilmiş en güzel nimetlerden biridir çocuklar.
İnanan - inanmayan herkes için geçerlidir bu ayet.
Tüm insanlığı kabullendiği bir ayet.
Çocuklar çiçektir.
Çocuklar melektir.
Çocuklar dünya hayatının en güzel süsüdür.
***
Günlerdir, yüreğimiz yanıyor.
Öylesine büyük vahşetler yaşıyoruz ki, inanmak, acısına katlanmak mümkün değil.
İnsanlık ayıbı desek yetersiz kalır.
Vahşet desek yetersiz kalır.
Küfür etsek yetersiz kalır.
Elimize geçirip lime lime doğrasak yüreklerimizdeki yangın yine de sönmez.
Kars'ta bir vahşet yaşandı.
9 yaşında bir melek önce tecavüze uğradı.
Sonra işkence edildi.
Yetmedi kafası taşma ezildi
Ve sonunda o vahşi yaratık o meleği elleriyle boğarak öldürdü.
***
Kaç gündür yazmaya bile utandım.
Şu satırları yazmak bile bana işkence gibi geliyor.
O melek yüzlü Mert'in tebessümü gözümün önünden gitmiyor.
Kars ayağa kalkmış durumda.
Esnaf kepenk kapattı.
Öğrenciler okullara gitmiyor.
Halk her gün protesto yürüyüşleri yapıyor.
Katil bulunsun cezası idam olsun deniliyor.
Küçük Meleğimizin katilinden halen haber yok.
Hiç bir iz bulunamadı.
Utancımız,
Yürek yangımız devam ediyor.
***
9 Yaşındaki melek yüzlü Mert'in acısını yaşarken yeni bir haber ilişti gözüme.
Yine bir melek.
12 yaşında bir kız çocuğu.
Tecavüze yeltenen deyyus bu kez suçüstü yakalanıyor.
Öyle bir savunma yapılıyor ki, aklımızdan şüphe ediyoruz.
Tecavüzcü "mağdur" olduğunu söylüyor.
Bir heyet, 12 yaşındaki çocuğun bu tecavüzden dolayı "ruh ve beden sağlığında bozulma olmadığı" olmadığı ve tecavüzcü deyyusun cezasını hafifletme yönünde rapor verebiliyor.
Yazıklar olsun.
Yazıklar olsun.
Yazıklar olsun...
Bir tecavüzcünün "iyi hal"den ceza indirimi aldığı bir hukuk sisteminde bunlar şaşırtıcı olmamalıydı.
***
Bitmiyordu bu çocuk tecavüzü haberleri
Hemen ertesi gün bir haber daha.
Yine 12 yaşında bir erkek çocuk.
12 Yaşında bir melek.
Günahsız, tertemiz, saf...
Dünyanın en güzel süslerinden biri.
Anne-babası ayrıldığı için devlet tarafından koruma altına alınmış.
Dayısı denen kahpe, çocuğu hafta sonları kaldığı yurttan alıp gezmeye götürüyor.
Her seferinde çocuk tecavüze maruz kalıyor.
Sadece o gavat değil, arkadaşlarını da toplayıp onlara da tecavüz ettiriyor.
***
Daha fazla yazamayacağım.
Burası "dindar nesiller yetiştireceğiz" nutuklarının atıldığı bir ülke değil miydi yahu!
Burası kız-erkek öğrencilerin aynı merdiveni kullanması bile sakıncalı görülen bir ülke değil miydi?
Bu insanlık dışı olaylar bizim bildiklerimiz.
Ya bilmediklerimiz?
korkudan sesini çıkaramayan o melekler?
Kim bilir kaç melek böylesi bir vahşete maruz kalıyor da korkudan sesini çıkaramıyor.
Bırakın artık nutuklar atmayı.
İnsanları ayrıştırmayı bırakın.
İnsanların yüreklerine kin ve nefret tohumları atmayı bırakın.
Şu deyyusları hadım mı edeceksiniz, idam mı edecekseniz?
Ne yapacaksanız yapın.
Bizi bu utançtan kurtarın artık!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
